Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kadın & İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 06-09-2009, 01:07
lolepet lolepet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 Aug 2009
Bulunduğu yer: cehennem
Mesajlar: 365
Standart Hiçbir Din Kadın-Erkek Eşitliğini Övmüyor!!

Paris -Köktendincilerin baskıyla önce kendi ülkesi Bangladeş’i terk edip Hindistan’a sığınmak, daha sonra oradan uzaklaşmakve şimdi de Fransa’ya yerleşmek zorunda kalan, yeryüzünde “Köktendinciliğe karşı verilen mücadele”nin önde gelen çehrelerinden kadın yazar Teslime Nesrin Fransa’da geçtiğimiz 4 Nisan’da katıldığı “Saint-Denis Uluslararası Laikler Buluşmalar”ından tüm sol ve ilerici güçlere seslendi: “Dünyanın neresinde olursanız olun ilerleyen her türlü ‘köktenciliğe’ karşı laik ve kadın hakları kavgası için bentler kurun !”
(9 Nisan 2009 tarihli L’Humanité gazetesinde yayımlanan söyleşiyi Dominique Bari ve Rosa Moussaoui gerçekleştirmiş. Çeviren Uğur Hüküm)

L’HumanitéKöktendinciliğe karşı mücadeleniz İslamcılıkla sınırlı değil. Hıristiyan, Musevi, Hindu köktenciliklerini de mahkum ediyorsunuz. Ortak noktaları neler ?

Teslime Nesrin – Her boydan ve soydan köktenciliğe karşı çıkıyorum. Şahsen hayatım boyu İslam köktenciliğinden çektim. Müslüman bir ülkede doğup büyüdüm. Köktencilikleri Hinduizm, Hıristiyanlık, Musevilik, Budizm olsun kadınlara baskı yapan dinleri eleştirdiğim zaman hiç kimse beni ölümle tehdit etmiyor. Ama sözkonusu din İslam oldu mu, İslamcı köktendinciler hakkımda derhal fetvalar çıkartıp öldürülmemi, asılmamı istiyorlar. Kelleme fiyat biçiyorlar. Bu nedenle kendi memleketim, Bangladeş’ten atıldım. 10 yıl Avrupa’da yaşadıktan sonra Hindistan’a, Kalküta’ya gittim. Orada da fetvalar boynuma yapıştı. Kitaplarım meydanlarda yakıldı. Haydarabat’ta bir kitabımı tanıtırken bir İslamcı köktendincinin saldırısına uğradım. Sınırdışı edilmem için yürüyüşler düzenlediler. Solcu Hindistan hükümeti cevaben, beni sınırdışı etmezden önce Yeni Delhi’de bir evde gözhapsine aldı. Bu köktendincilerden ötürü şimdi bir kez daha itica etmek zorunda kaldım. Yaşaması çok zor bir durum. Ben her şeyden önce Bangladeşli bir yazarım. Ülkemden uzakta kalmak bana çok acı veriyor. Halbuki orada kadınların özgürlük hakkı için mücadelelerini teşvik edip güçlendirebilirdim.

L’HKöktendinciler kadın haklarını niçin ayrıcalıklı hedefleri olarak seçiyorlar?

T.N. – Onlara göre erkeklerin gücü kadınlar üzerinde kurabildikleri baskıyla orantılı ölçülüyor. Köktencilik kaynağını dinden alıyor. Yani hiç bir din kadın-erkek arasında eşitliği övmüyor, öğütlemiyor. Tüm dinler kadınlara düşman. Hepsi kadına baskıyı teşvik ediyor, hepsi kadınların erkeklerle aynı haklardan yararlanmasını engelliyor. Hiç bir biçimde kadının özgürlüğüyle bağdaşmayacak ataerkil sistemlerin ilelebet sürmesini istiyor.

sansursuz.com dan alıntıdır (kısaltılmıştır)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 06-09-2009, 07:26
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

azrael´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yani hiç bir din kadın-erkek arasında eşitliği övmüyor, öğütlemiyor. Tüm dinler kadınlara düşman. Hepsi kadına baskıyı teşvik ediyor, hepsi kadınların erkeklerle aynı haklardan yararlanmasını engelliyor.

Burada bir şerh koyuyor ve sevgili Psiko'dan da bir teşekkür belkiyorum.


Türkiye Bahai Toplumu'nun sitesinden:
Kadın - Erkek Eşitliği
Güvercinin kanatlarından birinin tüylerini yolarsanız diğer kanadı ne kadar kuvvetli olursa olsun uçamaz. Çünkü kuş uçmak için iki kanada gereksinim duyar.
"İnsanlık iki kanadıyla - biri erkek, diğeri kadın - kuşa benzer. Her iki kanadı da kuvvetli olmadıkça ve aynı kuvvette gönderilmedikçe kuş göklere uçamaz."
Tanrı hepimizi insan olarak yaratır. O'nun için erkek veya kadın olmamızın hiç bir farkı yoktur. Seven bir anne ve baba için kız veya erkek evlatlar eşit değerdedirler.
"İnsanlık dünyasında dişi cins aşağılık muamelesi görüyor, eşit hak ve imtiyaza sahip olmasına izin verilmiyor. Bu durum tabiattan dolayı değil, eğitimden dolayıdır. İlahi yaratılışta böyle bir ayrım yoktur. Tanrı yanında hiç bir cinsin diğerine üstünlüğü yoktur."
=> kaynak



saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06-09-2009, 17:49
pervane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pervane pervane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
Standart

Sevgili ulpian, bu satırları okuduğumda bolca tebessüm ettim. Ona kalsa Aleviler kadar kadının yüceliğinden dem vuran yok ama her zaman madalyonun diğer yüzü pratikte farklıdır derim. Psiko abi ne der bu konuda bilmiyorum ama bu konuda toplumların çok da dini yorumlara riayet etmediğini düşünüyorum. Kadının binlerce yıl önce düşüşüne hiç bir dinin bu güne kadar çözüm üretme çabası olduğunu düşünemiyorum nedense!!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 06-09-2009, 18:01
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

ulpian´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Burada bir şerh koyuyor ve sevgili Psiko'dan da bir teşekkür belkiyorum.


Türkiye Bahai Toplumu'nun sitesinden:


=> kaynak



saygılarımla

Tüm içtenliğimle,
çok çok ettim bile sevgili ulpian

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 06-09-2009, 18:07
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

pervane´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili ulpian, bu satırları okuduğumda bolca tebessüm ettim.
Ona kalsa Aleviler kadar kadının yüceliğinden dem vuran yok ama her zaman madalyonun diğer yüzü pratikte farklıdır derim.
Psiko abi ne der bu konuda bilmiyorum ama bu konuda toplumların çok da dini yorumlara riayet etmediğini düşünüyorum.
Kadının binlerce yıl önce düşüşüne hiç bir dinin bu güne kadar çözüm üretme çabası olduğunu düşünemiyorum nedense!!
Sevgili pervane ;

Bir babanın iki evladı var ve bunlardan sadece birini okutabilme gücü var ise,
o güç "Kız çocuğu" yanında

Ve
bu da,
"Söz" de değil,
"Öz" de
bir kültür olarak yaşamımıza geçmiş durumdadır

Tüm ailemizde erkeklerden bazıları hayta çıkmış olsa da,
kızlarımızın büyük çoğunluğu "Üniversite" mezunudur

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 06-09-2009, 18:13
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

8 Eylül 2006 (BWNS) –
Kadınlara karşı küresel çaptaki şiddet artışını durdurmak, genel olarak kültürü ve ulusal sınırları aşan kökleşmiş davranışlarda değişimler gerektirecektir.
Bu, 8 Eylül 2006 tarihli, “Şiddeti Önlemenin Ötesi: Kadınların Güvenliğini ve Gelişimini Mümkün Kılacak Bir Kültür Yaratma” konulu bir panel tartışmasının ortak fikri oldu.
Uluslararası Bahai Toplumu ve Uluslararası Sunum Birliği tarafından ev sahipliği yapılan tartışma, 59.Yıllık Birleşmiş Milletler Halkla İlişkiler Departmanı/Sivil Toplum Kuruluşu konferansının bir parçası olarak düzenlendi.
Panelistler kadınlara karşı şiddetin hemen hemen her ulus ve kültürde büyük bir sorun olarak kaldığı konusunda hemfikir oldular.
Birleşmiş Milletler Kadın Fonu’nun (UNIFEM) Afrika kısmı program uzmanı olan Letty Chiwara,
Hepimiz biliyoruz ki dünyadaki her üç kadın arasından en az biri hayatında dövülmekte, cinsel ilişkiye zorlanmakta veya başka türlü kötü muameleye maruz kalmaktadır” dedi.

Sn.Chiwara kırsal Etiyopya gibi bazı yerlerde kadınların yaklaşık yüzde 71’inin kötü muameleye maruz kaldığını söyledi.
Sn.Chiwara, “Zararlı geleneksel uygulamalar—kadınları sünnet etme, çeyiz cinayeti, sözde namus cinayetleri ve erken evlenme—milyonlarca kadın için ölüme, sakatlığa ve psikolojik anormalliğe sebebiyet vermektedir” dedi.
Rutgers Üniversitesi’ndeki Kadınların Küresel Liderliği Merkezi’nin yöneticisi olan Charlotte Bunch, kadınlara karşı şiddeti katı bir biçimde bir kültürel problem olarak görme eğilimine karşı uyardı.
Sn.Bunch, “Biz sadece birkaç güney ülkesinde arta kalmış kültürel uygulamalardan bahsetmiyoruz. O hem tüm Batı dünyası hem de dünyanın geriye kalanı için yapısal olarak merkezidir. Genel olarak şiddet ve kadınlara karşı şiddet birçok seviyede kültürel olarak kabul edilmektedir” dedi.
Sn.Bunch, kadınlara karşı şiddetin karşısındaki yasal ilerlemelere rağmen birçok insanın “kadınlara karşı biraz şiddetin büyük bir mesele olmadığını” düşünüyor göründüklerini söyledi.

Uluslararası Bahai Toplumu’nun Birleşmiş Milletler temsilcilerinden Fulya Vekiloğlu, Kadınlara Karşı Tüm Ayrımcılık Şekillerinin Giderilmesi Anlaşması (CEDAW) ve Milenyum Gelişme Hedefleri (MDGs) gibi kadınları korumak ve ilerletmek için tasarlanan o geniş uluslararası çerçevelerin yeni bir küresel sosyal ortamla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Panele başkanlık eden Sn.Vekiloğlu, “Yasal ve kültürel uygulamalar arasında hala büyük bir engel olduğu açıktır. Uluslararası toplumun önündeki meydan okuma, kadınların ruhani ve fiziksel gelişimini besleyecek olan sosyal maddi ve yapısal koşulların nasıl yaratılacağıdır” dedi.
Sn.Vekiloğlu, “Bu gibi çabalar sadece toplumun yasal siyasi ve ekonomik yapılarını değiştirme maksatlı girişimleri değil aynı zamanda eşit derecede önemli olarak toplumdaki bireylerin değişmesini de gerektirecektir” dedi.
20 yıldır Afrika’daki çeşitli ülkelerde yaşamış ve çalışmış bir Katolik rahibe olan Joan Burke, kadınlara zarar veren çoktandır devam eden kültürel uygulamaların—kadınları sünnet etme gibi—eğer öncelikli değerlere hitap edilirse değiştirilebileceğine inandığını söyledi.
Sn.Burke, “Bu gibi pek çok uygulama gerçekte kadınların kendilerinin kültürel değerler adına başka kadınlar üzerindeki baskısıyla sürdürülüyor. Bu değerlerin sahipleri—birçok durumda hem erkekler hem de kadınlar—onları diğer derin tutulan değerlerin ışığında yeniden incelemeye ve sorgulamaya başlıyorlar. Gerçek değişimin ancak nihayetinde daha geniş grupla paylaşılan yeterli bir bilinç seviyesi olduğu zaman meydana geleceğini bekliyorum” dedi.

Kendisi bir avukat ve Virginia’daki,Bahai Dini’nden ilham alan bir kadın avukatlık kuruluşu Tahire Adalet Merkezi’nin kurucusu olan Layli Miller-Muro, genellikle yasaların kökleşmiş davranışlara yeterince hitap etmediğini söyledi.
Annesini vahşice dövdüğü için üvey babasını polise teslim ettiğinden babasının intikam olarak tecavüz ettiği 12 yaşındaki bir kızın davasını anlattı.
Sn.Miller-Muro, bütün uygun yasaların yerli yerinde olduğunu, kızın ücretsiz avukatlarının bulunduğunu ve onun sempatik ve eğitimli bir polis kuvveti ile çevrelendiğini, ama bunların hiçbirinin bu çocuğun suiistimalini engelleyemediğini söyledi.
Sn.Miller-Muro, “Görünürde işleyen, ama bir kimsenin kapalı kapılar ardında kendi şiddet eğilimlerini serbest bırakmasını önleyemeyen bir sistemimiz var” dedi.
Sn.Miller-Muro, bu gibi davranışlara ancak hem toplumlar hem de bireyler için ruhani bir değişimle hitap edilebileceğini söyledi.
Sn.Miller Muro, “Din, gerçekten, ilham etme, harekete geçirme ve insan davranışını değiştirme kapasitesine sahiptir. İnsanlar daha yüksek bir güç için davranışlarını değiştirmeye isteklidir, bir Dünya Bankası kredisi için değil” dedi.

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.

Konu Psiko tarafından (06-09-2009 Saat 18:25 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 19-09-2009, 01:36
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart


SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 21-09-2009, 17:00
nefati nefati isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Aug 2009
Mesajlar: 23
Standart

Sevgili Yucemanitu,

Bu cehennem sahneleri en iyi korku filimlerinden daha etkileyici. Sevgili Müslüman kardeşlerimizn bu konudaki yorumunu merak ediyorum. Bunları buraya moralimizi bozmak için mi koydunuz?

Verdiğiniz adresteki resmi gördüm. Kadınların yaşadığımız dünyada din dışı alandaki sömürüsü ve aşağılanması da bir gerçek. Dini çevrede saygı duyulan bir kadın imajını resimde gösterdiğiniz yaklaşıma tercih ederim.

Herşey karşılıklı saygı ve sevgiye dayanıyor. İnsanlar çeşit çeşit. Özgürlük ahlak, saygı sevgiyle beraber değilse insan ilkel bir hayvana dönüşebiliyor. Din, içgüdüleri doğrultusunda davranma eğilimindeki insana içsel bir sınırlama getirebiliyor.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 21-09-2009, 17:08
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart

nefati´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Yucemanitu,

Bu cehennem sahneleri en iyi korku filimlerinden daha etkileyici. Sevgili Müslüman kardeşlerimizn bu konudaki yorumunu merak ediyorum. Bunları buraya moralimizi bozmak için mi koydunuz?
O Cehennem sahneleri iletimin devamı değil her iletimin altında olan imzam.

SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 21-09-2009, 17:10
nefati nefati isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Aug 2009
Mesajlar: 23
Standart

ulpian´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Türkiye Bahai Toplumu'nun sitesinden:
Kadın - Erkek Eşitliği

"İnsanlık iki kanadıyla - biri erkek, diğeri kadın - kuşa benzer. Her iki kanadı da kuvvetli olmadıkça ve aynı kuvvette gönderilmedikçe kuş göklere uçamaz."

"İnsanlık dünyasında dişi cins aşağılık muamelesi görüyor, eşit hak ve imtiyaza sahip olmasına izin verilmiyor. Bu durum tabiattan dolayı değil, eğitimden dolayıdır. İlahi yaratılışta böyle bir ayrım yoktur. Tanrı yanında hiç bir cinsin diğerine üstünlüğü yoktur."

saygılarımla
Ulpian,
Verdiğiniz Bahailik sitesine girdim. Yazılanlar çok insancıl ve akıllıca. Benim bildiğim bir konu değil. Konu din olunca bir süre sonra dogmalar iyice işin içine karışıyor. Bahailik'te de öyle olduğunu sanıyorum. Yoksa her dinin söylediği çok güzel sözler var. Bahailiği ana ilkeleriyle tanıyabilir misin? Tanıtım buranın adabına uygun değilse ben değişik yerlerden kaynaklar bulup inceleyebilirim.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:04 .