Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #131  
Alt 02-03-2010, 11:15
milomanara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
milomanara milomanara isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
Standart

theisticevolutionist´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Richard Dawkins Uzaylıların İnsanları Yarattığını Söylüyor

http://vindir.org/downloads/0301eb6e...17967230c7e9c/
Bu saçmalıkları yuttuğunuz gibi, yaymanızı anlayamıyorum. söz konusu video, Ben STEIN denen, evrimin akışkanlar mekaniği, yer çekimi, termodinamik, hayatın başlangıcı gibi konuları açıklayamadığını! söyleyen ama evrimin bu konularla alakası olmadığını bilmeyen kara cahil bir geri zekalının Expelled[1] adlı filminden alıntıdır. Bu görüşmede yine Dawkins'e baştan gerçek niyetler söylenmemiş, yaratılışçı oldukları gizlenmiştir. Adamcağız görüştüğü insanların yalancı ve iki yüzlü olduklarını görüşmelerin ortasında öğrendiği için zaman zaman şaşırıyor tabi.

Konu şu: Stein geri zekalısı Dawkins'e Akıllı Tasarım hayatın başlangıcını açıklmaz mı diye sorar, Dawkins de, Akıllı Tasarımla, Dünya'daki hayatın uzaydan geldiğini önermenin aynı saçmalık olacağını, çünkü ikisinin de "tasarımcı"nın nereden geldiğini açıklayamadığını ve bilimsel olamayacağını söyler.

Ve akıl almaz şekilde, bu ifade "Dawkins yaşamın uzaylılılar tarafından başlatıldığını söylüyor" şeklinde çarpıtılıyor. Yuh!

Yaratılışıçı, Akıllı Tasarımcı, her ne haltsanız, utanın kendinizden! Aczinizi göstermektesiniz. Belden aşağı vurmaktan başka yapabilceğiniz bir şey kalmadı anlaşılan...
Alıntı ile Cevapla
  #132  
Alt 02-03-2010, 12:21
theisticevolutionist theisticevolutionist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 43
Standart

İsterlerse ilaç vermiş olsunlar.Komik bir video.Köpürmeye hacet yok.Paylaşmaya devam edeceğim.Harun Yahya'nın komikliklerini paylaşmaya devam edeceğim gibi.
Alıntı ile Cevapla
  #133  
Alt 02-03-2010, 12:45
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
Standart

milomanara, yaratılışçıların evrendeki herşey hakkında izahatlı bilgi veren kitaplarını, ve herşeyi yoktan var edip yarattıklarını zevkle izleyen tanrılarının nasıl bir güldürü müzikaline benzediğini bir kenara bırakırsak, Richard Dawkins te çoğu zaman çekim yapacağı yaratılışçı elemanlara sürpriz yapmaktadır. Bunda şaşılacak birşey yok. Zira insanlardan gerçekte ne düşündüklerini başka türlü öğrenemezsin. Kişiler birbirinin amacını bilir durumda olduğunda kendi doğal yaşamını çevreleyen ideolojisinin demagoğu kesilecektir ve o beklediğin gerçekten içteki yansımayı göremeyeceksindir.

Örneğin camiye, kiliseye giden insanlar orada birçok dini konuda konuşurlar, öyle uçuk öyle metafizik mevzular yaşanmış gibi anlatılır ve bundan feyz alınır ki bu insanların fasulye sırığıyla çıkılabilen bulutlar ülkesinde bir kabile vatandaşı olduğunu bile düşünebilirsin. Fakat ben x bilim dergisinden x mevzuda x sorular sormak istiyorum dediğinde ve bu masallarla ilgili soru yönelttiğinde alacağın cevap muhtemelen "bunlar mana aleminde olan olaylardır, insanlar anlasın diye böyle tasvir edilmiştir" gibi olacaktır.

Burada mühim konu Richard Dawkinsin kekelemesi, yutkunması, karşısındakinin ya da berideki adamın bu kekelemele, yutkunmaya mukabil attığı cin bakışlar, evreka! gülümsemeleri değildir. Konu, gerçekten uzaydan geldiğimizi düşünmek ile bir tanrı tarafından hiç yoktan yaratıldığımızı düşünmek arasında hangisinin daha gerçeğe yakın olabileceği bence.

Biz yalnızca evrenin oluştuğunu düşündüğümüz andan günümüze, evrenin şekillenmesi ve bu dünyada canlılığın evrim sürecinde geldiği noktanın farkındayız, birileri bir yerlerde uzaylı gördüğünü iddia etsede bu bir zamanlar İstanbul sinemalarında vampir filmleri yaygınlaştıktan bir süre sonra ortalığı saran "cihangir vampiri, fatih canavarı, kadıköy kurt adamı" efsaneleri gibidir. Halbuki filmler gelene kadar kimse ne vampir bilirdi ne de kurt adam değil mi?

Şahsi fikrim, evrende ya da şu an bilgisine vakıf olmadığımız bir yerlerde bizden daha ileri bir yaratıklar zümresinin mevcut olabilmesi olasılığı elbette tanrının yaratması olaslığından güçlüdür. Ama onlara ait elde gerçekçi ispatlanabilir bir delilimiz olmadığından olasılıklar o denli küçüktürler ki, bunlardan yola çıkarak mutlak çıkarımlar yapmak gerçekçiliği reddetmek olur. Fakat bu olasılığın hiç değerlendirilmediği anlamına da gelmiyor, olasılık var ise devinim de vardır. (SETI)
--
Konuyla alakalı olarak bilim ve gelecek dergisinde Prof. Kenneth Miller in "Finding Darwin's God" makalesi ve Alaeddin Şenel' in ona getirdiği eleştiriyi okumanızı tavsiye ederim. Gerçi "bulmak" yerine dergi "aramak" olarak çevrilmiş ama olsun
Alıntı ile Cevapla
  #134  
Alt 13-04-2010, 18:19
troyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
troyya troyya isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 19 Aug 2008
Mesajlar: 1.186
Standart

Da Vinci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ne eksiği? Ne halkası? Heralde bir yanlış anlaşılma var ortada
senin eksik halka anlayısın buysa evrime gider inanırsın...bununla kimse tasarımı çürütemez merak etme..rahat ol sen...
Alıntı ile Cevapla
  #135  
Alt 10-05-2010, 19:00
theisticevolutionist theisticevolutionist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 43
Standart

Kenneth Miller'ın Evrim Mahkemesi



Prof. Dr. Âdem Tatlı

Bazı kimseler tarafından, Amerika Ohio eyaletinde geçtiğimiz yıl görülen evrim mahkemesi ile ilgili internete verilen bir video kaydıyla ilgili sorular soruluyor. Konu aşağıda kısaca takdim edilmiş ve değerlendirmesi yapılmıştır.
Sözü edilen eyalette, Evrim Teorisi’nin yanında Akıllı Tasarım Teorisi de eğitim programında yer alınca, konu mahkemeye intikal ediyor. Akıllı Tasarım’ın okutulmamasını savunanlardan biyoloji uzmanı Kenneth Miller, avukatlarıyla birlikte taraf olarak mahkemeye iştirak ediyor.
Mahkemenin iki safhası var. Birisi, konunun bilimsel yönü, diğeri de hukuki veçhesi.
a-Konunun bilimsel yönü:

Akıllı Tasarım teorisinin bilimsel olmadığı iddiası ile ilgili olarak;
1- Akıllı Tasarım Teorisinde; tüycüklerin indirgenemez karmaşıklıkta olduğu, bu tüycüklerin vazife görebilmeleri için, tek tek evrimleşerek değil, mutlaka karışık yapıda olmaları gerektiği nazara verilir. Miller mahkemede, mevcut sayıdan bir noksan olan ve görev yapan tüylerin de bulunduğu belirtiyor.
2- Akıllı Tasarımda kanın pıhtılaşması için pek çok faktörün bir arada olmasının zaruri olduğuna dikkat çekilir. Faktörlerden birisinin noksan olması halinde insanda kanın pıhtılaşmayacağını, dolayısıyla insandaki kanın, evrimleşmeyle daha aşağı yapılılardan geldiğine delil olamayacağı belirtilir. Miller, insanda bulunan kan pıhtılaştırma faktörlerinde birisinin yokluğunda deniz canlılarından balinalarda bu pıhtılaşmanın varlığını belirtmektedir.
3- Miller, insanın atası olan maymunda 48 kromozom bulunduğunu, insanda ise 46 kromozomun yer aldığını belirtir. Maymundan insana geçişte iki kromozomun mutasyona uğrayarak parçalara ayrıldığını ve diğer kromozomlarla birleştiğini, böylece insanda kromozom sayısının 46 olarak hâsıl olduğunu iddia etmektedir.
4- Miller ve avukatları tarafından mahkemeye sunulan bir delil de, evrimci biyologların kaleme aldığı, ve insanın daha aşağılı yapılı canlılardan hâsıl olduğuna ait 50’ye yakın kitaptır.
Değerlendirme:

Miller’in gerek tüycüklerde ve gerekse kanın pıhtılaşmasındaki faktörlerle ilgili iddiası, tüycüklerde ve kanın yapısında bir plan ve programın olmadığı manasına gelmez. Bu teorinin esprisi, her şeyin belirli bir plana ve gayeye göre tasarlanıp yapıldığı ve mutlaka bunu yapan ve planlayan birisinin varlığıdır.
İnsandaki 46 kromozomun, maymunun 48 kromozomundan meydana geldiği iddiası, sonsuz ihtimalden bir ihtimaldir. Bu konuda çok farklı görüş ve değerlendirmeler ileri sürülebilir. İnsan doğrudan 46 kromozomla meydana gelmiş olması da mümkündür. Miller’in bu iddiasını doğru kabul etmek peşin hükümlü, ateist bir yaklaşımdır.
Kaldı ki, canlılarda kromozom sayısı önemli değildir. Aşağı yapılı organizmalarda fazla kromozom bulunabildiği gibi, aynı kromozom sayısında yüksek yapılı organizmalar da bulunmaktadır. Esas olan kromozomun mahiyetidir. Yani, kromozomu teşkil eden genler ve genlerin yapısını teşkil eden kimyasal bileşenlerdir. Genlerin kontrol ettiği karakterler önemlidir. Değil kromozom sayısının aynı olması, bir genin bile farklı olması, canlılar arasında çok büyük farklılıklar hâsıl etmektedir. Bazen genetik yapıdaki çok küçük bir farklılık, o canlının yapısını tamamen değiştirmektedir.
Mahkeme evrimin bilimsel olduğu, Akıllı Tasarım’ın bilimsel olmadığı iddiası ile yapılıyor. Delil olarak evrimcilerin eserleri sunuluyor. Bu peşinen evrim teorisine özel bir konumun verildiğini ve onun mutlak doğru olarak kabul edildiğini göstermektedir.

b- Konunun hukuki yönü:

Mahkeme üyeleri elbette biyolog değildir. Dolayısıyla bu sunulanların ne dereceye kadar bilimsel bir değer taşıdığı onların konusu dışındadır. Mahkeme üyelerini, ileriye sürülen görüşlerin bir yaratıcının varlığını belirtip belirtmediği, yani dini bir değer taşıyıp taşımadığı ilgilendirmektedir. Çünkü kanunlar, belirli bir dini yaklaşımla hazırlanmış veya böyle bir görüşü çağrıştıran teorilere müsaade etmemektedirler.
Miller kendisi de bunu belirtiyor. Akıllı Tasarım Teorisinin eski baskısını avukatların bulduğunu, aynı delillerin orada da kullanıldığını nazara veriyor. O ilk baskılarda Yaratıcının kullanıldığı yerde, yeni baskıda Akıllı Tasarım ifadesinin konduğunu ifade ediyor. O ilk baskıların 1987 yılında Arkansas mahkemesi tarafından bir yaratıcının varlığını ihsas eden veya açıkça belirten bu kitabın okutulmasına izin verilmediğini, dolayısıyla mahkemenin aynı kitabın kısmen değiştirilen bu yeni baskısının da okutulmaması gerektiğini belirtiyor. Mahkeme de bu yönde karar veriyor.

Sonuç olarak,

Bir fikrin veya düşüncenin bilimsel olup olmadığı, kendi ölçüleri içerisinde ve kendi kanunlarına göre değerlendirilmelidir. Hele evrim teorisi gibi, pek çok felsefî düşünceyi ve metafizik değerlendirmeleri içerisinde barındıran bir görüşün bilimsel bilgi olarak sunulması, bilimsel kıstaslara uygun değildir.
Ateist evrimcilerin, bütün canlıların tesadüfen, tabiatın eseri olarak ve gelişigüzel ortaya çıktığı düşüncesiyle hazırlanmış kitapların mahkemede evrimin bilimsel delilleri olarak kullanılmasını anlamak mümkün değildir.
Evrim teorisi, tamamen ateizm üzerine bina edildiği için, mahkemenin onun lehinde olması gayet normaldir. Çünkü mahkemenin üzerinde durduğu, teorinin konunun ne kadar bilimsel olduğundan ziyade, dini muhteva taşıyıp taşımadığıdır.
İleri sürülen delil ve değerlendirmelerin bir yaratıcının eseri olması, onun bilimsel olmadığı manasına gelmez. Tam aksine, eser varsa ve o eserler belirli bir ilim, irade ve kudretin ürünü ise, mutlaka bir ustası ve yaratıcısı, planlayıp hayat sahnesine çıkaranı olmalıdır.
Amerika’da bir eyalet mahkemesinin Akıllı Tasarım Teorisinin aleyhine karar vermesi, onun bilim dışı olduğu manasına gelmez. Zaten burada konunun bilimsel olup olmadığından çok, bir yaratıcının varlığını ihsas edip etmediği üzerinde duruluyor. Bir bakıma kanunla, bilim adı altında, dinsizliğe özel bir ayrıcalık tanınıyor.
Bu, şu demektir. Evrendeki varlıkların ve özellikle insanın nasıl ortaya çıktığı ve bunları kimin yarattığı sorusuna cevap aranıyor. Bu soruların cevabı, dini içerikli olacağı için, bir yaratıcıya verilmiyor. Kanunların gölgesinde, şimdiki evrim teorisinin yaptığı gibi, tesadüf ve tabiata veriliyor. Bu ise, kanunlarla ateizme ve dinsizliğe özel bir konumun atfedilmesidir. Yani işin daha başında, pozitivist felsefenin öngördüğü tamamen ateist ve materyalist görüş tartışmasız kabul edilmektedir. İşin daha da vahim olanı, bu evrim görüşünün kritiğinin yapılmaması ve üstelik bunun bilimsel bir bilgi olduğunun tartışmasız kabul edilmesidir.
Alıntı ile Cevapla
  #136  
Alt 10-05-2010, 19:25
theisticevolutionist theisticevolutionist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 43
Standart

Yukarıdaki makalenin kaynağı

http://www.sorularlaevrim.com/makale...emesi-202.html
Alıntı ile Cevapla
  #137  
Alt 19-07-2010, 12:09
Hüdai ÇAKMAK Hüdai ÇAKMAK isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Jul 2010
Mesajlar: 138
Standart Evrim mi? Tersinim mi?


EVRİM Mİ? TERSİNİM Mİ?

…..Non-lineer dinamik yapılar….Stokastik süreçler…. Kendi kendine organize eden yapılar….
Sonuç evrim(miş)…
Dostlar sevinin. Her gün bir parça daha gelişip güzelleşiyor(muş)uz. Ohhh! Ne güzel…
Evrim amca her gün bir kaç kuruş atıyormuş kumbaramıza… İleride kullanılmak üzere..
Her gün bir parça daha da zenginleşiyor(muş)uz.
Bunu genlerimize işleyip diğer nesillere aktararak…
Babadan evlatlara kalan miraslar gibi.
Bu daha da güzel…..
Diline sağlık evrimci….
………………….
Fakat gerçek amca öyle demiyor….Yüzü asık; sert ve inatçı… Asla taviz vermiyor. İsteğe göre değişmiyor.
Gerçek şunu der ki ey kardeş:
Zaman her birimizden bir şeyler koparıp alıyor. Yıpranıp bir şeylerimizi kaybediyoruz.
Kazandığımız bir şeyse yok. Evrim amca yalan söylemiş..
Her güzel çirkinleşecek, her yeni eskiyecektir. Bu bir doğa kanunudur. İşte tersinim budur.
Ömrümüz varsa ihtiyarlamak kaçınılmaz akibetimiz.
Ölümden ise kurtulan var mı?
…………………………….
Tersinim mi? Evrim mi? Artık bir karar verin.
Önümüzde güneş misali duran mı? Yoksa Kaf dağı ardında olan mı?
Gökte yıldız ararken önündeki çukuru görmeyen aptal alim misali…
Bu mesel kulağımıza küpe olsun.

Hüdai ÇAKMAK

Alıntı ile Cevapla
  #138  
Alt 04-09-2010, 20:42
taylan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
taylan taylan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.271
Standart

Videoyu tekrar izledim. Şunu kesinlikle anlamış bulunuyorum ki kompleks gibi görünen her yapı aslında işlevleri olan parçalardan oluşuyor. Bu parçalar eklendikleri bütüne uyum sağlayarak eski hallerinden daha farklı bir yapıya bürünüyor ve bütünün parçası oluyor. Dolayısıyla parçalar çıkarılsa dahi yapı tamamen olmasa da çalışmaya devam edebiliyor.

Kompleks bir yapıya bakarken olayı bir tasarımcıya havale etmek yerine bu bütünü oluşturan parçaların tek başına çalışıp çalışmadığını kontrol etmek sınamak ve bu parçaların kökenlerini araştırmak gerekir.

Ateist evrimcilerin, bütün canlıların tesadüfen, tabiatın eseri olarak ve gelişigüzel ortaya çıktığı düşüncesiyle hazırlanmış kitapların mahkemede evrimin bilimsel delilleri olarak kullanılmasını anlamak mümkün değildir.

Adem Tatlı'yı sürekli olarak izlediğim sansürsüz deki tartışmalardan biliyorum herhangi bir olguyu açıklamada yetersiz biri. Sadece önündeki notları okuyarak kısır bir tartışmacı olduğunu gösteriyor. Doğru düzgün cümle bile kuramıyor. Sürekli ateist vurgusu yaparak olaya nerden baktığını göstermiş oluyor. Çünkü Ken Miller videoda deist ve roman katolik olduğunu vurgulamakla beraber hile yapan bir tasarımcıya karşı olduğunu söylüyor.

Binlerce kez söylenmiş olmakla beraber evrim kuramı doğadaki çeşitliliği ve yaşamı asla gelişigüzelliğe bağlamaz. Tabiatın eseri derken taibata verilen insani nitelikler aslında bir süreci tarif etmekte kullanılan terimlerdir.

http://evrimteorisi.org
Hayat Değişimdir...

Konu taylan tarafından (04-09-2010 Saat 20:51 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #139  
Alt 10-10-2010, 10:50
mengutuncbilen mengutuncbilen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Oct 2010
Mesajlar: 2
Standart

Olta Haber Ajans: "Meleklere inanan adam evrim teorisinin ispatlanamadığını belirtti"

Yanda: Vefat edince ruhunun cennete uçup ebediyen sütten nehirler ve bakire huriler arasında yaşayacağına inanan Hacı Ömer Akay

KONYA – 53 yaşındaki bakkal Hacı Ömer Akay, Allah'ın melek ve peygamber vasıtasıyla insanoğluna vahiyler içeren kutsal kitap yolladığına dair hiçbir şüphesi olmamasına rağmen, dünyanın tüm bilimadamları ve biyologların fosil ve DNA bulgularından yola çıkarak topyekun kabul ettiği evrim sürecinin halen kanıtlanamadığını söyledi.

‘Yok efendim biz maymundan türemişiz de hepimiz bir mikroptan çıkmışız da falan filan,' dedi sayın Akay. ‘Yahu ben maymuna benziyormuyum? Maymun kim, ben kim?'

Hafif çıkık kulakları, yakın gözleri ve yuvarlak suratını saran topsakalı sayesinde aslında biraz şenpanzeye benzeyen sayın Akay, sözlerine şöyle devam etti:

‘Gerçekler bellidir, güpegündüz ortadadır, hepsi de bir kitapta yazılıdır. Allah başmelek Cebrail aracılığıyla Hazreti Muhammed S.A.S.'ye Kuran-ı Kerimi nakletmiştir. Hiçbir fosil veya kemik parçası bu gerçeği değiştiremez.'

Kendi inandıklarının ne kanıta dayandığı sorulduğunda ise sayın Akay biraz sinirlendi.

‘Ateistmisin sen kardeşim, Kuran-ı Kerim Kuran-ı Kerim'dir, ispatlayacak kanıtlayacak ne var? Birini Allah yazdı, diğerini bir takım ateist kafır yazdı, kime inanacaksın? Kanıt ortada: Allah! Hem bizim bilimadamlarımız da bunu ispatladı... bende bir kitap var, belediye binasının orada halka bedavaya dağıtılıyordu, Harun Yehya'nın Yaradılmış Atlası, o kitap herşeyi ortaya koyuyor.'

Dünyanın tüm bilimadamlarının ve biyologlarının artık evrim sürecini teori değil, gerçek olarak kabul ettiğini, DNA ve fosil bulgularının evrim sürecini şüphe edilmeyecek derecede ispatladığını, Harun Yehya isimli yazarın bilimadamı olmadığını, ve Yaradılmış Atlasındaki ‘bilimsel' bulgularının ciddiye alınmayacak derecede yanlışlıklar içerdiğini belirten bilimadamları hakkında ne düşündüğünün sorulması üzerine, sayın Akay şu şekilde yanıt verdi:

‘Hepsi Müslümanlığı çökertmek için masonlar, Yahudiler ve kafir ateistler tarafından ortaya atılan yalan bunlar. Ortada besbelli ki bir komplo var. Fosillerin hepsi sahte. Bunlar laboratuarlarda eşcinseller ve sapıklar tarafından üretiliyor, sonra CİA tarafından, MOSSAD tarafından, KGB tarafından oraya buraya yerleştirilip yok efendim "kazılarda çıktı" diye bizi kandırmaya yönelik "keşfediliyor", çocuklarımızın beyni yıkanıyor, edindikleri parayla PKK'yı finanse ediyor, yemeğimize suyumuza bizi kısırlaştıracak maddeler IMF yetkilileri tarafından konuyor.'

Sayın Akay etrafında toplananlar arttıkça şöyle devam etti.

‘Ama bizi kandıramazlar. Herkes biliyor ki dünya dört-beş bin yıl evvel Allah tarafından birkaç günde bütün hayvanlarıyla, bitkileriyle ve insanlarıyla hazır bir şekilde yaratıldı, sonra da Yüce Tanrı kendi yarattığı insanoğluna kendi varlığını ispatlamak için meleği Cebrail vasıtasıyla yedinci yüzyıl Arabistandaki okuma yazması olmayan Hazreti Muhammed'e bir mağaradayken sure şeklinde vahiyler ileterek Kuran-ı Kerimi nakletti, böylece insanoğlunun bilmesi gereken herşey bilinmiş oldu, bunu bilen öldükten sonra ilelebet cennete gidip mutlu olacak, hurisi olacak, şaraptan nehirlerden içecek, bunu bilmeyen de Şeytanın yanına gidip ilelebet acı içinde kıvranarak cehennem ateşinde yanacak. Bunda anlamayacak ne var? Bu apaçık ortada olan yüzde yüz bariz bir gerçek. Ama evrim teorisini falan kanıtlayacak birşey yok.'

Sayın Akay, etrafındaki kalabalığın alkışları arasında tekbir getirerek yoluna devam etti. Önüne çıkan bir köpeğe küfredip tekme atarak hayvanlar üzerindeki üstünlüğünü pekiştirdi ve kendinden memnun bir şekilde Cuma namazını kılmaya gitti.

(OHA)

http://oltahaberajans.blogspot.com/2...vastasyla.html
Alıntı ile Cevapla
  #140  
Alt 21-11-2011, 22:34
cimbombom cimbombom isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2011
Mesajlar: 109
Standart

mengutuncbilen´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Olta Haber Ajans: "Meleklere inanan adam evrim teorisinin ispatlanamadığını belirtti"

Yanda: Vefat edince ruhunun cennete uçup ebediyen sütten nehirler ve bakire huriler arasında yaşayacağına inanan Hacı Ömer Akay

KONYA – 53 yaşındaki bakkal Hacı Ömer Akay, Allah'ın melek ve peygamber vasıtasıyla insanoğluna vahiyler içeren kutsal kitap yolladığına dair hiçbir şüphesi olmamasına rağmen, dünyanın tüm bilimadamları ve biyologların fosil ve DNA bulgularından yola çıkarak topyekun kabul ettiği evrim sürecinin halen kanıtlanamadığını söyledi.

‘Yok efendim biz maymundan türemişiz de hepimiz bir mikroptan çıkmışız da falan filan,' dedi sayın Akay. ‘Yahu ben maymuna benziyormuyum? Maymun kim, ben kim?'

Hafif çıkık kulakları, yakın gözleri ve yuvarlak suratını saran topsakalı sayesinde aslında biraz şenpanzeye benzeyen sayın Akay, sözlerine şöyle devam etti:

‘Gerçekler bellidir, güpegündüz ortadadır, hepsi de bir kitapta yazılıdır. Allah başmelek Cebrail aracılığıyla Hazreti Muhammed S.A.S.'ye Kuran-ı Kerimi nakletmiştir. Hiçbir fosil veya kemik parçası bu gerçeği değiştiremez.'

Kendi inandıklarının ne kanıta dayandığı sorulduğunda ise sayın Akay biraz sinirlendi.

‘Ateistmisin sen kardeşim, Kuran-ı Kerim Kuran-ı Kerim'dir, ispatlayacak kanıtlayacak ne var? Birini Allah yazdı, diğerini bir takım ateist kafır yazdı, kime inanacaksın? Kanıt ortada: Allah! Hem bizim bilimadamlarımız da bunu ispatladı... bende bir kitap var, belediye binasının orada halka bedavaya dağıtılıyordu, Harun Yehya'nın Yaradılmış Atlası, o kitap herşeyi ortaya koyuyor.'

Dünyanın tüm bilimadamlarının ve biyologlarının artık evrim sürecini teori değil, gerçek olarak kabul ettiğini, DNA ve fosil bulgularının evrim sürecini şüphe edilmeyecek derecede ispatladığını, Harun Yehya isimli yazarın bilimadamı olmadığını, ve Yaradılmış Atlasındaki ‘bilimsel' bulgularının ciddiye alınmayacak derecede yanlışlıklar içerdiğini belirten bilimadamları hakkında ne düşündüğünün sorulması üzerine, sayın Akay şu şekilde yanıt verdi:

‘Hepsi Müslümanlığı çökertmek için masonlar, Yahudiler ve kafir ateistler tarafından ortaya atılan yalan bunlar. Ortada besbelli ki bir komplo var. Fosillerin hepsi sahte. Bunlar laboratuarlarda eşcinseller ve sapıklar tarafından üretiliyor, sonra CİA tarafından, MOSSAD tarafından, KGB tarafından oraya buraya yerleştirilip yok efendim "kazılarda çıktı" diye bizi kandırmaya yönelik "keşfediliyor", çocuklarımızın beyni yıkanıyor, edindikleri parayla PKK'yı finanse ediyor, yemeğimize suyumuza bizi kısırlaştıracak maddeler IMF yetkilileri tarafından konuyor.'

Sayın Akay etrafında toplananlar arttıkça şöyle devam etti.

‘Ama bizi kandıramazlar. Herkes biliyor ki dünya dört-beş bin yıl evvel Allah tarafından birkaç günde bütün hayvanlarıyla, bitkileriyle ve insanlarıyla hazır bir şekilde yaratıldı, sonra da Yüce Tanrı kendi yarattığı insanoğluna kendi varlığını ispatlamak için meleği Cebrail vasıtasıyla yedinci yüzyıl Arabistandaki okuma yazması olmayan Hazreti Muhammed'e bir mağaradayken sure şeklinde vahiyler ileterek Kuran-ı Kerimi nakletti, böylece insanoğlunun bilmesi gereken herşey bilinmiş oldu, bunu bilen öldükten sonra ilelebet cennete gidip mutlu olacak, hurisi olacak, şaraptan nehirlerden içecek, bunu bilmeyen de Şeytanın yanına gidip ilelebet acı içinde kıvranarak cehennem ateşinde yanacak. Bunda anlamayacak ne var? Bu apaçık ortada olan yüzde yüz bariz bir gerçek. Ama evrim teorisini falan kanıtlayacak birşey yok.'

Sayın Akay, etrafındaki kalabalığın alkışları arasında tekbir getirerek yoluna devam etti. Önüne çıkan bir köpeğe küfredip tekme atarak hayvanlar üzerindeki üstünlüğünü pekiştirdi ve kendinden memnun bir şekilde Cuma namazını kılmaya gitti.

(OHA)

http://oltahaberajans.blogspot.com/2...vastasyla.html
dünyanın bütün bilim adamları derken başına "bir varmış bir yokmuş" gibi bir klasiği koymayı unutmuşsun
Evrim teorisi adı üstünde bir teoridir ve hiç bir zaman daha fazlası olamıyacaktır.Hatta evrimciler bu teoriye öyle at gözlükleriyle bakmaktadır ki bilim ne derse desin hala milyonlarca canlı türünün tesadüfler sonucu oluşmuş bir hücreye bağlayacaklardır.birde evrimcilerin herhalde gerçekten bilimle alakalı olan tüm insanlarca en çok gülünen cümlesi olan şu cümleyi hala söyleyebilmelerine hayretle şaşıyorum.
"önemli olan ilk hücrenin nasıl oluştuğu ondan sonrasını evrimle açıklamak çok kolay"

bizde kolay kısmından soralım "o hiç bir özelliği olmayan hücre bölünerek çoğalabilmeyi nasıl becerdi"
Keskin kayalara mı sürtündü şeklinde salak bir espiriyle bağlayayım
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:18 .