Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 08-03-2010, 02:20
Alchindus Alchindus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Jul 2009
Mesajlar: 702
Standart

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Niçin örnek sunamıyorsunuz? Ben size yutulan elif içeren iki örnek sundum.
Muhterem, senin sunduğun örnekler zati var olan bir kaideye ait örneklerdir amma nazarından kaçan husus bu örneklerin lafza-i celal içün izah edici olmasının anca lafza-i celaldeki "el" in lam-ı tarif olması halindedir! Halbuki kahir eskeriyet ve benim kabulüm lafza-i celaldeki "el" lam-ı tarif değildir!

Bundan mütevellid idğam-ı şemsiyye bahsinde verdiğin örnekler anca zikronulan görüş doğru kabul edilir ise izah edicidir!

Konuya girer iken iktibasta bulunduğum makalede nakledilen allame görüşlerinde sarahaten zikredilen misaller var!

Onlara göre bu takı kelimenin aslındandır. Bunun isbatını şöyle yapmışlardır: Eğer Allah isminin başındaki “el” lamı tarif olsaydı, başına direk nida harfi getirilemezdi. يالرحيم, يالرحمن diyemediğimiz gibi. Halbuki bu ismin başına direk nida edatı getirilip يَااَللهُ denmektedir. Bu söyleyişe göre “el” lam-ı tarif olmadığından başındaki hemze de, hemze-i vasıl değildir. Çok kullanıldığı için cümle ortasında bulununca – nida edatıyla kullanılışı hariç- dile kolaylık olması için, hemze-i vasıl muamelesi görmüştür.
Kaçıncı zikredişim bu misali bende unuttum gayrı, bu kadar sarih açık anlatıma rağmen muhterem anlamamazlık yapman hayra alamet değildir!

Zikronulan allameler er-rahim, er-rahman isimlerini misal verip "bunların başına nida harfi getiremiyoruz amma يَااَللهُ diyebiliyoruz" demişlerdir!

İşte misal, işte kamil örnek işte sarih ispat budur!

Tabi bu işten anlayana!

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sen diyorsun alihe sözcüğü ilahın çoğuludur ançıp allahın çoğulu değildir. Bu sav(ifade), arap tanrısının yanında taraftar olan için anlaşılır bir durumdur. Gerçekte ise alihe sözcüğü, el-ilahın rakiplerinin çoğuludur.
Yahu muhterem, anlıyoruz internet allameliği sıkışınca laf cambazlığını kişi içün zaruri kılabilmektedir amma bu hal aynı kişinin gerçeğe sadakatinin olmadığını vuzuhada kavuşturur bundan hiçmi sakınmazsın!

-Alihe "ilah" ın cemiisi çoğulu mudur, evet öyledir!
-Allah ismi celalinin cemiisi var mıdır, yoktur!
-Sana gore Allah ismi celali "el-ilah" tan mı türemiştir, sana göre öyledir!

Pekiiyi bu halde "alihe sözcüğü, el-ilahın rakiplerinin çoğuludur" lafı neyi izhar ediyor

"Alihe" nin müşriklerin ubudiyette bulundukları sahte tanrıları içün zikredildiği ortada iken ve Allah ismi celalinin cemiisi yok iken sen benim söylediğimden başkaca ne söylemiş oldun!

Sarfettiğin cümledeki "el-ilah" yerine Allah izmi azamını kullanır isek cümlen şöyle olacaktır!

"Gerçekte ise alihe sözcüğü, Allahın rakiplerinin çoğuludur."

İmdi tekrar sual ediyorum, bu kelamın manası nedir!

"İlah" tanrı demektir, bunun çoğulu arapçada vardır amma Allah ismi celalinin cemiisi çoğulu yoktur diyen Alchindusa karşı muhterem Engse Hohol yukarıdaki sözü söylüyor

Pekiiyi bu söz kimi tasdik ediyor!

Bizi tasdik ediyor!

Çünki söylenen söz "İlah" ın çoğulu olduğunu itiraf etmek amma Allah ismi celalinin çoğulu olmadığını itiraftan ictinab etmek haricinde bir manaya gelmiyor!

Söylenen söz Allah haricinde varolduğu kabul edilen ilah cinsini gösterir kelimenin çoğulunun Allah a rakip ilahlar olduğunu söylemektir!

Bu kabule zati şirk diyoruz

Amma muhterem sözünü öyle bir telaffuz ediyorki bu telaffuz edişi itiraz makamında ediyor ve sanki farklı bir istinadı var, delili var gibi garip acayip bir yol izliyor!

Ah gerçeğe sadakat, neredesin!

Bundan sonar söylediklerinde üzüntü ile söyleyeyim, konuştuğun meselede ne kadar nakıs olduğunu göstermekte!

Evvela putperestlikte paganlıkta put, tapınılan ubudiyet ifa edilen ilahı remzeder, o ilahın bir nevi sureti sembolüdür put!

Bundan mütevellid müşriklerin "ilahlarımız" dedikleride putlarının sembolü oldukları sahte ilahlarıdır!

Kurandaki zikirde böyledir ve zati put isimleri ile birlikte ayrıca "alihe" denmeside bunu gösterir!

Sonra bizim zikrettiğimiz üzerinde durduğumuz ve missal verdiğimiz put kelimesi ve cemiisi değil bizzat "ilah" kelimesidir!

Arapçada bunun cemiisi var mıdır yok mudur!

Vardır!

Sonra esnam ve evsan bahsinde de malumat eksiğin var!

Esnam ve evsan diye tesmiye olunan putlar ekseriya, taştan tahtadan madenden yapılmadır!

Birde ensab diye tesmiye olunanlar vardırki onlarda hususi şekli olmayan putlardır!

Evvelkilere kırmızı akikten yapılma hubel putu misal verilebilir, ensab içün ise lat putu zikrolunabilir!

Bundan mütevellid bu kelimelerin geçtiği yerde bu özellikteki putun kastolunduğu anlaşılabilir!

İnternet ile ve sahih olmayan islam muarızı kaynaklar ile bir yere kadar gelinmekte muhterem, sonra yaya kalmak mukadder son olmata!

Gerçeğe sadakat şart!
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 08-03-2010, 11:42
Engse Hohol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Engse Hohol Engse Hohol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
Standart

Bundan mütevellid idğam-ı şemsiyye bahsinde verdiğin örnekler anca zikronulan görüş doğru kabul edilir ise izah edicidir!
Birşeyin cuk diye oturması vardır; işte idğamı şemsiyye, Allah adının, el artikeli(harfi tarifi) ile ilah sözcüğünün kaynaşmasını tam olarak yansıtmaktadır. Sizin bunu kaul etmemenizde şaşılacak bir durum yok.

Eden, yapan, eylemi işleyen özne (fail), eğer ki yalın bir sözcük olsaydı (allah adı yalın sözcük olsaydı), sözcüğün başına harfi tarif (artikel) gelmezdi. Eğer ki, Allah yazısı, el-ilahtan gelmiyor ise, yani baştaki elif ile lam harfleri, harfi tarif değil de, allah sözcüğünün yalın harfleri ise, niçin, birinci lam okunmayıp, ikinci lam şeddeleniyor?

Buna karşı ileri sürdüğünüz el artikelindeki lam ile yan yana gelen lamın hemze-i vasıl işlemi gördüğü iddianızı, Arapça öğeler ile örnekleyemiyorsunuz. Biliyorsunuz ki idğamı şemsiyye kuralına uyumlu olan sözcükler, yalın birer ad değildirler. Yani allah yazımı, katışıksız değildir. "El" artikeli ile yalın "ilah" sözcüğünün kaynaşımıdır.

Zikronulan allameler er-rahim, er-rahman isimlerini misal verip "bunların başına nida harfi getiremiyoruz amma يَااَلله diyebiliyoruz" demişlerdir!
Oraya "ya allah" yazıyor.
Ayrıca "Ya erhamer rahimin" sözcüğüne de aynı çağırış ilgeci konulur.

Soyut ilahların nesnel/somut putlar aracılığıyla gösterdikleri etkye daha sonra değineceğim.
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 08-03-2010, 17:42
Alchindus Alchindus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Jul 2009
Mesajlar: 702
Standart

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eden, yapan, eylemi işleyen özne (fail), eğer ki yalın bir sözcük olsaydı (allah adı yalın sözcük olsaydı), sözcüğün başına harfi tarif (artikel) gelmezdi. Eğer ki, Allah yazısı, el-ilahtan gelmiyor ise, yani baştaki elif ile lam harfleri, harfi tarif değil de, allah sözcüğünün yalın harfleri ise, niçin, birinci lam okunmayıp, ikinci lam şeddeleniyor?
Suali soran sualinde samimi mi acaba!

Acaba bu sualin sorulmasına daha mahal bırakılmadan evvela cevabı verilmedi mi başlık içinde!

Verildi!

Allah ismi celalindeki "el" in lam-ı tarif olmadığının kamil delili taa ilk mesajımda iktibas ettiğim makalede zikronulduğu gibi başına nida harfinin gelebilmesidir!

Çünki "yannasü" diyemiyoruz, "ya eyyühennasü" diyoruz!
Çünki "ya errehman" diyemiyoruz, "ya rahman" diyoruz!
Çünki "ya errahim" diyemiyoruz, "ya rahim" diyoruz!
Amma "Ya Allah" diyebiliyoruz!

Meseleye birde allame Elmalılıdan iktibas ile nazar edelim!

Nahiv âlimi tefsirci Endülüslü Ebu Hayyan diyor ki: Bilginlerin çoğuna göre; " " yüce ismi hemen söylenmiş bir sözdür ve türememiştir. Yani ilk kullanıldığında yüce Allah'ın özel ismidir. İmam Fahreddin Râzî de "Bizim seçtiğimiz görüş şudur: Allah kelimesi yüce Allah'ın özel ismidir ve aslında başka bir kelimeden türememiştir. İmam Halil b. Ahmed ve Sibeveyh, usul alimleri ve İslam hukukçularının hepsi bu görüştedirler. " diyor. Gerçekten çağırma kipinde Allah kelimesinin başındaki hemzenin düşmeyişi ve araya bir şey girmeden çağırma edatı ile birleşmesi bu hemzenin, kelimenin aslından olduğunun bir delilidir. Bundan dolayı "el" belirleme edatı değildir. Ancak kullanmayı kolaylaştırmak için çoğunlukla bu edat gibi kullanılmıştır ve Allah kelimesinin sonuna tenvin getirilmemiştir. Gerçi hemzenin hazf edilmesi, kelimede kalmasından daha çoktur ve daha fazladır. Fakat " = yâ" ile " = el" belirleme edatları bir araya gelmedikleri ve bundan dolayı "yennecmü" v.s. denilemeyip (Yâ eyyühennecmü), yâ hâze'l-Harisü, yâ eyyühennâsü gibi araya veya gibi kelimeler konduğu halde (yâ Allah) diye hemzenin yerinde kalması ile yetinilmesi ve sonra bu kelimenin Allah'tan başka hiç kimse için asla kullanılmamış bulunmasından dolayı "en-Necmü, en-nâsü ve'l-ünâsü" cinsinden olmadığını gösterdiğinden kelime ve mânâ itibariyle bu özelliğin tercih edilmesi gerekmiştir.

Özetle " " ismi türemiş veya başka bir dilden Arapça'ya nakledilmiş değildir. Başlangıçtan itibaren özel bir isim olarak kullanılmıştır.
Bu noktada birde Elmalılı haklı olarak Allah lafzı celilinin arapçaya başka bir lisandan geçtiği yani muarreb olduğunu iddia edenlere karşı şunu demektedir!

Böyle olsaydı mutlaka dil bunu bize bildirirdi. Çünkü her şeyden önce kelimenin ucme ve özel isim olmasından dolayı gayri munsarif ve belki mebni olarak kullanılması gerekirdi. Çünkü Ba'lebek, İsrail, Cebrail, İbrahim, İsmail ve benzeri özel isimlerin hepsi gayri munsarifdirler. Halbuki " " ismi mureb ve munsariftir.
Aslında işten anlayan ve gerçeğe sadakati olan içün herşey sarih ortadadır!

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Buna karşı ileri sürdüğünüz el artikelindeki lam ile yan yana gelen lamın hemze-i vasıl işlemi gördüğü iddianızı, Arapça öğeler ile örnekleyemiyorsunuz.
Defaatle zikrettiğim gibi bu kullanım dilde kolaylık olması keyfiyet ve hikmeti ile alakalıdır, idğam-ı şemsiyye kuralı içün lam-ı tarif gerekir bu olsa nida harfi ismin başına gelmez idi amma görülüyorki "Ya eyyuallah" değil "Ya Allah" denmekte!

Esasen arapça konusunda bir eksiğini kapatabilmen içün, çok kullanım vesilesi ile kaide haricine çıkılmasına misaller vererek sana yol göstereyim!

Misalen

-Ehaze aldı
-Ekele yedi
-Emera emretti

fiillerine nazar edelim!

Bu fiillerin kaide olarak şöyle gelmesi icab eder!

-Uhüz
-Ukül
-Umur

Halbuki hüz kül mur diye gelmektedir!

Bundaki keyfiyet dilde çok kullanılması hikmeti ise kolaylıktır!

İşte lafza-i celalde görülende budurki taa başında iktibas yaptığımız yerde zikredildiği gibi

Çok kullanıldığı için cümle ortasında bulununca – nida edatıyla kullanılışı hariç- dile kolaylık olması için, hemze-i vasıl muamelesi görmüştür[8].
Hakikat budur!

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ayrıca "Ya erhamer rahimin" sözcüğüne de aynı çağırış ilgeci konulur.


Ah muhterem, bak işte sana "internet allameliği" diye çıkışmamın boşa olmadığının bir emaresi daha!

Bilmiyorsun, amma kulaktan dolma ve bazı islam muarrızı kaynaklar ile nahivci olmaya kalkıyorsun!

"Erhamerrahimin" de hemze lamı terif değildir, bu ismi tafdilin hemzesidir!

Yani bu hususu dahi bilmeden bu konuda nasıl kelam edebiliyorsun hayrettir!

"Ya erhamerrahimin" diyebiliriz çünki ismi tafdilin başına nida harfi gelebilir amma

-Ya errahman
-Ya errahim

diyemeyiz!

Maksadın hakikati aramak öğrenmek ise Alchindus sana yardımcı olacaktır, amma maksadın hakikatı örtmek gizlemek ise burada görüldüğü üzre Alchindus örtülen saklanmak gizlenmek isteden hakikati ortaya koymaya daima gayret edecektir!

Görmekteyimki sağda solda bir çok yerde buradaki nakıs yorumlarını neşretmişsin, bir gözümde oralarda olacaktır ve yeni öğrendiklerinden sonra durumu düzeltmek içün neler yapıp yapmadığında gerçeğe sadakatini ortaya koyacaktır!

Gerçeğe sadakat şart!
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 09-03-2010, 11:15
Engse Hohol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Engse Hohol Engse Hohol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
Standart

Kaçıncı zikredişim bu misali bende unuttum gayrı, bu kadar sarih açık anlatıma rağmen muhterem anlamamazlık yapman hayra alamet değildir!
Ben size Arapça örneklemeler sunarak yazıyorum; buna karşılık siz, aynı şeyleri yineleyip duruyorsunuz. Dayandığınız tek argümanı Arapçası ile henüz örneklemediniz. Lütfen örnekleyiniz!

Ben size yutulan eliften iki örnek, [Ve(e)mrain/Ve(e)msehü] gösterdim. Ayrıca El ilah böyle iken (ال اله) böyle اَلله oldu diyorum ulayu(ve) bunu Arapça ile örnekliyorum. Siz de arapçasözlük.net yerliğinin arapça kılavyesini kullanarak örnekleme yapabilirsiniz.

İdğamı şemsiyye ile allah adının açıklanması, Arapların kabul ettiği bir gerçektir ançıp(fakat) arapdışı müslümanlar, Araplardan çok arapçı olduklarından dolayı arap tanrısının yıkıma uğramasını önlemek için onların yapmadığı savunmayı yapıyorlar. Muhammet, lam ile elif harfinin bütünleşerek, tek seslemde lamelif (لا) harfinin oluşumuna tanık olsaydı, belki el ilah'ı bu (الاله ) biçime getirecekti.

Allah adı özel ad olduğunda bile allah, putların üst betimi niteliğinden kurtulamaz.
Ayrıca "rahman" sözcüğünün nereden arapçaya katıldığına bir bakıversen iyi olur.

"İslam öncesi Arabistan'da "Rahman" Kureyş'in kullandığı bir isim değildi. Rahman sözcüğü, güney Arabistan'da kullanılan Tanrı ismiydi. Kuzeyde ise Allah kullanılırdı. 19. yüzyılda bu bölgede bulunan Himyeri krallığına ait tabletlerde, kitabelerde "Rahman" ismine rastlanmıştır. Himyeri kitabeleri British museum'da sergilenmektedir.

Yemameli Müslim, İslam'daki adıyla Müseylimetül kezzab da Rahman'a inananlardı. Kur'an'ın ilk sureleri de Rahman ağırlıklıdır. Mekki ayetlerde 55-56 kez Rahman geçerken, Medeni ayetlerde sadece 1 kez Rahman geçer. Bu da İslam'ın kuruluşunda tanrı ismindeki 23,5 yıllık isim evrimini gösteriyor. Sonunda üstün gelen kuzeylilerin yani Kureyş putperestlerinin kullandığı isim olmuştur." (Kaynakça)

Konu Engse Hohol tarafından (09-03-2010 Saat 11:23 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 09-03-2010, 14:52
Alchindus Alchindus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Jul 2009
Mesajlar: 702
Standart

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben size Arapça örneklemeler sunarak yazıyorum
Bak muhterem, konuya vukufiyeti olmayanlar şu dediğine inanabilir, amma meseleyi bilenler senin tatbik olunması içün lam-i tarifin elzem olduğu bir kaideyi başka örneklerle sunduğunu halbuki bizim gösterdiğimiz deliller mucibince lafza-i celaldeki "el" in lam-i tarif olmadığını bundan mütevellid gösterdiğin misallerin konumuz ile münasebeti olmadığını bilir, idrak eder!

Bu halde seni epey kötü bir duruma düşürür!

Kendine bu haksızlığı niçün yapmaktasın!

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dayandığınız tek argümanı Arapçası ile henüz örneklemediniz.
Bu kadar gerçeğe sadakatsizlik, yazılıp çizilip herkesinde gördüklerini inkar olabilir mi, bu ne haldir

İnternet allameliği ile ismi tafdilin hemzesini lam-ı tarif sanan ve başlıkta bundan daha da büyük hatalar yapan ve bu hataları yüzüne vurulduğunda sukut eden Engse Hohol, benim batıl iddianı red içün tek değil pek çok delilim var hepsini serdettim!

Tekrar zikredecek olur isek!

-Allah ismi celalinin muarreb olmadığını, yani arapçaya başka bir lisandan geçmediğini, bu hususta elde aksi hiçbir delilin olmadığını, elmalılıdan iktibas ile arap lisanının hususi özellikleri ile yabancı dilden geçmiş isimleri bize bildirdiğini, lafza-i celal bahsinde böyle bir bildirimin olmadığını!

-Yabancı lisandan geçme iddiasında mahreç olduğu söylenenlerin hepsinin cemiisi çoğulu olduğunu ama Allah ismi celalinin çoğulunun olmadığını!

-Arapçada tanrı manasına "İlah" cins isminin olduğunu bununda çoğulu olduğunu!

-Lafza-i celaldeki "el" in lam-ı tarif olmadığını çünki lafza-i celalin başına nida harfi getirebildiğimizi!

Ve daha pek çok hususu sarahat ile zikrettim!

Tekrar bu kısım içün evvel yazdıklarıma nazar edelim!

Alchindus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah ismi celalindeki "el" in lam-ı tarif olmadığının kamil delili taa ilk mesajımda iktibas ettiğim makalede zikronulduğu gibi başına nida harfinin gelebilmesidir!

Çünki "yannasü" diyemiyoruz, "ya eyyühennasü" diyoruz!
Çünki "ya errehman" diyemiyoruz, "ya rahman" diyoruz!
Çünki "ya errahim" diyemiyoruz, "ya rahim" diyoruz!
Amma "Ya Allah" diyebiliyoruz!

Meseleye birde allame Elmalılıdan iktibas ile nazar edelim!

Nahiv âlimi tefsirci Endülüslü Ebu Hayyan diyor ki: Bilginlerin çoğuna göre; " " yüce ismi hemen söylenmiş bir sözdür ve türememiştir. Yani ilk kullanıldığında yüce Allah'ın özel ismidir. İmam Fahreddin Râzî de "Bizim seçtiğimiz görüş şudur: Allah kelimesi yüce Allah'ın özel ismidir ve aslında başka bir kelimeden türememiştir. İmam Halil b. Ahmed ve Sibeveyh, usul alimleri ve İslam hukukçularının hepsi bu görüştedirler." diyor. Gerçekten çağırma kipinde Allah kelimesinin başındaki hemzenin düşmeyişi ve araya bir şey girmeden çağırma edatı ile birleşmesi bu hemzenin, kelimenin aslından olduğunun bir delilidir. Bundan dolayı "el" belirleme edatı değildir. Ancak kullanmayı kolaylaştırmak için çoğunlukla bu edat gibi kullanılmıştır ve Allah kelimesinin sonuna tenvin getirilmemiştir. Gerçi hemzenin hazf edilmesi, kelimede kalmasından daha çoktur ve daha fazladır. Fakat " = yâ" ile " = el" belirleme edatları bir araya gelmedikleri ve bundan dolayı "yennecmü" v.s. denilemeyip (Yâ eyyühennecmü), yâ hâze'l-Harisü, yâ eyyühennâsü gibi araya veya gibi kelimeler konduğu halde (yâ Allah) diye hemzenin yerinde kalması ile yetinilmesi ve sonra bu kelimenin Allah'tan başka hiç kimse için asla kullanılmamış bulunmasından dolayı "en-Necmü, en-nâsü ve'l-ünâsü" cinsinden olmadığını gösterdiğinden kelime ve mânâ itibariyle bu özelliğin tercih edilmesi gerekmiştir.

Özetle " " ismi türemiş veya başka bir dilden Arapça'ya nakledilmiş değildir. Başlangıçtan itibaren özel bir isim olarak kullanılmıştır.
Bununla da iktifa etmedik, lafza-i celalde görüldüğü gibi arapçada çok kullanım vesilesi ile dilde kolaylık içün kaide haricine çıkılmasına misaller verdik!

Alchindus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Esasen arapça konusunda bir eksiğini kapatabilmen içün, çok kullanım vesilesi ile kaide haricine çıkılmasına misaller vererek sana yol göstereyim!

Misalen

-Ehaze aldı
-Ekele yedi
-Emera emretti

fiillerine nazar edelim!

Bu fiillerin kaide olarak şöyle gelmesi icab eder!

-Uhüz
-Ukül
-Umur

Halbuki hüz kül mur diye gelmektedir!

Bundaki keyfiyet dilde çok kullanılması hikmeti ise kolaylıktır!

İşte lafza-i celalde görülende budurki taa başında iktibas yaptığımız yerde zikredildiği gibi
Yani muhterem "yapmadın" dediğin herbir hususu kamilen yaptık, sana hatalarını gösterdik, batıl iddianı çürüttük!

Hakikat budur!

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İdğamı şemsiyye ile allah adının açıklanması, Arapların kabul ettiği bir gerçektir ançıp(fakat) arapdışı müslümanlar
Buda gerçeğe sadakatsizlik!

Bazı arap dilcileri lafza-i celalin müştak olduğunu söyler bu doğrudur amma kahir ekseriyet zikrettiğim görüştedir ve zati delilleri katidir!

Benim zikrettiklerim içinde de ekseriyet araptır ve zati bu husustada ilk söz söyleyenler arap nahivciler idi, sonradan başka kavimlerden dilciler bu meselelere dahil oldu!

Bir diğer husus, başlıkta birkaç kez "farz-ı muhal lafza-i celalin müştak olduğunu kabul edelim, buradan varılmak istenen ne ola!" deyu sual ettik, amma derin bir sukut haricinde cevap alamadık!

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ayrıca "rahman" sözcüğünün nereden arapçaya katıldığına bir bakıversen iyi olur.
Bu gibi ana esas meseleleri tetkik, iyice öğrenme işlerini hamdolsunki yerine getireli çok olmakta muhterem!

Bundan mütevellid oriantallerin batıl tefsir ve yorumları ile islam muarrızlığı yapmaya kalkan memleketim insanı ile ne zaman tesadüf etsek kendilerini bu husustaki hatalarından kurtarmaya gayret ederiz!

İşte bir misali buradadır!

Orada bulacağın bilgiler, tanıdık bir dosttan naklettiklerindeki hataları düzeltmen içün sana yardımcı olacaktır!

Meseleye birde suat yıldırım hocanın makalesinden nazar eder isek tekrar orientallerin ipi ile kuyuya inmenin yanlışlığı sarahate kavuşur!

Bazı müsteşrikler, esma-yı hüsnadan "Rahman" isminin, vahyin 2. Mekke dönemine has olduğunu söylemişlerdir. Nöldeke, Gaudefroy-Demambynes, Chelhod, L. Gardet, R. Caspar, J. Jamier, R. Blachere bunlardandır. Bu ilk nazarda önemsiz bir ayrıntı zannedilir. Halbuki onlar önce bu faraziyeyi kurarlar. Sonra malzemeleri bu peşin hükme göre değerlendirerek bu tesbitin kesin bir kıstas olduğunu ileri sürerler. Nihayetinde ise bundan önemli bir dinî sonuç çıkarırlar. Kronolojik sıraya göre inceleme neticesinde: "Kur'ân'ın Tanrısı Kendisini 1. Mekke devresinde Rabb, 2. Mekke devresinde Rahman, 3. Mekke devrelerinde Allah diye isimlendirir" derler. Biri çıkıp, bundan, "Hz. Muhammed' in Tanrısını tavsif etme işinde tereddüt geçirdiği" mânâsını çıkarır. Bir başkası, Rahman'ın Cahiliye Araplarınca bilinmediğini, Yemame bölgesinde yaşayan ve Hıristiyanlık etkisinde bulunan bir topluluğun tesiri ile kullanılmış olabileceğini, binaenaleyh İslâm'ın kaynağında Hıristiyanlık bulunduğunu iddia eder.

Halbuki bu tesbit doğru değildir ki ona dayanılarak birtakım spekülasyonlar yapmakta da isabet bulunabilsin. Zira Rahman ismi 2. Mekke dönemine mahsus değildir. Hem daha önce, hem de daha sonra kullanılışına dair örnekler vardır. Kendi sıralamalarından bu örnekleri gösterelim: Mesela Rahman suresi 1; Fatiha 1 ve 3; Nebe, 37 ve 38 örnekleri Blachere ve Nöldeke'ye göre de 1. Mekke devresinde yer alırlar. Ra'd 30; Bakara 163 ve Haşr, 22 ise 2. Mekke ile Medine dönemi vahiyleri arasındadır.

Kaldı ki Allah ismi 3. Mekke döneminden sonraya mahsus değildir. 2. Mekke dönem vahiylerinde Rahman ile birlikte, hatta bazen ayrı âyetle kullanılmıştır.


ÂYETLERİN KRONOLOJİK SIRALANMASI-Prof. Dr. Suat Yıldırım
Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Muhterem panteye selamlarımı söyleyiniz lütfen!

Gerçeğe sadakat şart!
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 10-03-2010, 13:02
Engse Hohol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Engse Hohol Engse Hohol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
Standart

yani arapçaya başka bir lisandan geçmediğini, bu hususta elde aksi hiçbir delilin olmadığını, elmalılıdan iktibas ile arap lisanının hususi özellikleri ile yabancı dilden geçmiş isimleri bize bildirdiğini, lafza-i celal bahsinde böyle bir bildirimin olmadığını!
O bildirimin olmamasının nedeni, mistik inançaların yıkıma uğramasını, yalan-dolanla allahı egemen kılmaya yarayan yalanlardır. Yunanca'dan bile arapçaya geçmiş sözcükler vardır. Üstelik aralarında, kur'anda kullanılan sözcükler de vardır.

Bir örnek; Gayya (غيا) sözcüğü
. Meryem 19 ncu ayette kur'rana girmiştir.


ve ittebe'ü el şehevati, fe sevfe yelkavne Ğayyen
وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا
ve kapıldılar şehvetlere, böylece yakında karşılaşacakları gayya'dır.

Yutulan elif tamgasına(harfine) yine dikkatinizi çekerim; Ve ittebe'ü yerine, "i" sesini veren esreli elif yutularak ve(i)ttebe'ü okunur. Siz, işinize gelmediği için bunları yanıtlamaktansa gene aynı şeyleri tekrar etmişsiniz. Her yeni iletiniz, bir önceki iletiniz ile 50% aynı içerikte. Müslümanlığın farzı gibi birşey bu; taklit ulayu tekrarcılık. Neyse; biz, kur'ana giren yabancı sözcüklerden bahsedelim.

Cehennem; Kökeni Ge Hinnom'dur yani Hinnom Irmağı. (Tıklayınız) Aramca'dan Arapçaya geçerken "g" sesi "c" sesine dönüştüğü için tamgası da bu gerekçe doğrultusunda deşişerek, Ge'den dönüşümle Ce olmuştur.

Yeri gelmişken söyleyeyim; Arapçaya geçen Türkçe sözcükler de vardır.

Tamam sözcüğü ile Turab sözcüğü, Türkçe'den Arapçaya geçmiştir.

Bu konuya devam etmek umuduyla;
Uğrola. (Garamond 4 ilen yazıldı.)

islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 10-03-2010, 15:38
Alchindus Alchindus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Jul 2009
Mesajlar: 702
Standart

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
O bildirimin olmamasının nedeni, mistik inançaların yıkıma uğramasını, yalan-dolanla allahı egemen kılmaya yarayan yalanlardır. Yunanca'dan bile arapçaya geçmiş sözcükler vardır. Üstelik aralarında, kur'anda kullanılan sözcükler de vardır.
Yalan dolan ile müslüman olsun olmasın insan olanın adam olanın bir münasebeti olamaz, olmamalıdır!

Amma biz bazen bazı dostlarda bu hali görmekteyiz!

Gerçeği itiraf etmek bazen bazı arkadaşlara o kadar giran gelirki, söylenen sözü alıp çarpıtırlar ve işin içinden sıyrılmaya gayret ederler!

Tabiiki bunlar beyhude işlerdir!

Allah lafz-ı celalinin arapçaya başka bir lisandan geçmediğini, bu hususta elde aksi hiçbir delilin olmadığını, elmalılının zikrettiği gibi arap lisanının hususi özellikleri ile yabancı dilden geçmiş isimleri bize bildirdiğini, lafza-i celal bahsinde böyle bir bildirimin olmadığını, ismin gayr-ı munsarif değil mureb ve munsarif olduğunu zikretmemize cevaben gelen şey arapçaya başka lisanlardan kelime girdiğinin söylenmesi mi olmalıdır

Bunu reddeden mi olmuştur, veyahut konumuz "arapçaya başka lisanlardan kelime girmediği" midir yoksa "Allah lafz-ı celilinin arapçaya başka bir lisandan geçmediği" midir!

Tabii ki Allah lafz-ı celilinin arapçaya başka bir lisandan geçmediği bahsidir!

Gerçeğe sadakatsizlik ve konuşulan mevzuya vukufiyetsizlik kişiyi ne hallere düşürmekte!

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Bir örnek; Gayya (غيا) sözcüğü
. Meryem 19 ncu ayette kur'rana girmiştir.
İki yanlışı birden düzeltelim, zati dikkat eder isen hep yanlışlarını düzeltmekle uğraşmaktayız!

Evvela meryem suresi ondokuzuncu ayet şöyledir!


قَالَ إِنَّمَا أَنَا رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا
Senin zikrettiğin ayet ellidokuzuncu ayettir!

Bu buradaki ilk hatan!

İkinci hatan gayya içün muarreb demendir!

Halbuki biz bu kelimenin kuranda ''rüşd'' ün zıttı olarak geçen


لاَ إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ


Bakara 256
''ğayy'' kökünden türediğini bilir idik!

Muhim değil amma yinede bu "ğayy" acaba arapçaya hangi lisandan geçmiş ve bunun delili nedir diyerek merak etmekteyiz!

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Siz, işinize gelmediği için bunları yanıtlamaktansa gene aynı şeyleri tekrar etmişsiniz. Her yeni iletiniz, bir önceki iletiniz ile 50% aynı içerikte.
Kabahatlarını nasılda bize yüklemektesin muhterem

Eğerki gündüzün aydınlığı sarahatinde yazılanları idrak edemez veyahut anlamamazlıktan gelir isen tabiiki anlamadığın veyahut anlamamazlıktan geldiklerini tekrar edeceğiz!

Bak görülüyorki hala "yanıtlamadığın" demekte açıkça gerçeğe sadakatsizlik etmektesin!

Buda hatanı gördüğünde bunu kabul edemeyen ve bundan mütevellid gerçeğe sadakati olmayan birisi olduğunu bize göstermekte!

Allah ismi celalinin muarreb ve müştak olmadığını gösterir onca delilden sonar elinde mesnet diye sunduğun çürük tek dal içünde sana misaller verdik!

Böylece arap dilinde çok kullanım sebebi ve dilde kolaylık hikmeti ile kaide dışına çıkıldığının bedihi bir hakikat olduğunu gösterdik!

Yani Allah ismi celalindeki "el" in lam-ı tarif olmadığını bundan mütevellid başındaki hemzenin de hemze-i vasıl olmadığını, çok kullanım vesilesi ve dilde kolaylık hikmeti sebebi ile hemze-i vasıl muamelesi gördüğünü verdiğimiz misaller ile ispat ettiğimiz gibi bu şekilde kaide dışına çıkılmış başkaca misallerde vererek samimi bir insan içün bu misallere kadar baki kalabilecek tek sıkıntı noktasınıda izah etmiş olduk!

Amma eğerki ortada samimiyet ve gerçeğe sadakat yok ise bittabi verilen misallere ve dilin bedihi gerçeklerine rağmen hiçbir şey yazılıp söylenmemiş gibi aynı nakaratlar tekrar edilir ve "cevap vermediniz yanıtlamadınız" denilir!

Efendim işte bu sebep ile ve gerçekle tesadüf edildiğinde daha evvel "gerçek" diye bilinenin "gerçek olmadığı" anlaşıldığı halde hakikate teslim olmama, "gerçek gerçeği" kabul etmeme gibi sahibi içün utanç verici haller münasebeti ile bendeniz daima gerçeğe sadakat şart derim!

İşte görülmekteki bu sözümüzde çok haklıyız!

Gerçeğe sadakat şart, bu olmadan olmamakta!
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 10-03-2010, 15:45
cin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cin cin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Jan 2010
Mesajlar: 460
Standart



Tevsir kaynakları konu hakkında yorum yapmamış mı hiç, siz böyle senelerce tartışıp duracaksınız yoksa,

Kur'anı en iyi anlayan, Tevsir'lere bakının lütfen belki konu ile alakalı bir açıklama mevcuttur,

Cevabı Bilinmeyen oLanın Çözümü, Teoride Sonsuzdur,,
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 10-03-2010, 15:55
Alchindus Alchindus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Jul 2009
Mesajlar: 702
Standart

Meselede tartışılacak bir husus yok esasında, bunu ortaya koyduk!

Başlığı okumadan "tefsir kaynakları yorum yapmamış mı" diye sual edildiği görülüyor, halbuki mevzuya türkçe yazılmış tefsirlerin zirvesi, halan aşılamamış allame elmalılının tefsirinden de katkı sunduk!

http://www.turandursun.com/forumlar/...114#post293114

Gerçeğe sadakat şart!
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 10-03-2010, 16:12
cin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cin cin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Jan 2010
Mesajlar: 460
Standart

Alchindus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Meselede tartışılacak bir husus yok esasında, bunu ortaya koyduk!

Başlığı okumadan "tefsir kaynakları yorum yapmamış mı" diye sual edildiği görülüyor, halbuki mevzuya türkçe yazılmış tefsirlerin zirvesi, halan aşılamamış allame elmalılının tefsirinden de katkı sunduk!

http://www.turandursun.com/forumlar/...114#post293114

Gerçeğe sadakat şart!
Konu zaten biz arapça bilmeyenler için çok karmaşık, sizlerde aynı karmaşalıkta birbirinize karşı üstünlük sağlamaya çabalarken kendi adıma birçoklarımıza bir bilgi yardımı olmayan konuyu uzatmanızın pek anlamı olmadığı yönündedir,

kimin haklı olduğunuda bir taraf pes edip gidince anlamayı umuyorum yani Yoksa konunun ağırlığı ve karmaşıklığı içinde kayıp bir haldeyim

Saygılarımla

Cevabı Bilinmeyen oLanın Çözümü, Teoride Sonsuzdur,,
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
allah yazılışı, allah yazımı, allah yazısı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
"allah korusun", "allah nazardan saklasın", "allah esirgesin", "allah belanı versin dolfen Konu-dışı 5 07-06-2012 00:06
Konuşan Aslan, Ademin İskeleti, Yapraktaki allah yazısı vs. exclusive İslam 46 24-01-2007 02:34
Veda Yazısı Yeni Üyeler 11 08-08-2006 22:59

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:36 .