Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #71  
Alt 23-05-2006, 09:15
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Dincilerin Pehlivanları Gelsin!

Arkadaş bulunan en eski insan fosili 3 milyon yıllık.Sen 3 milyon yıl ile 4.5 milyar yıl arasındaki zaman dilimine ne cevap vereceksin,doğrusu merak ediyorum.
Salladın Hiramusta.. Bulunan en eski insan fosili yaklaşık 120 bin yıllık. Bu dönemden öncesine dair bulunanlar insandan bir hayli uzak. İnsanın atası ama bildiğimiz insan değil. 3 Milyon yıllık fosillerin canlılarını da sokakta görsen maymun diye seyrederdin. İnsandan çok maymuna benzerler. İnsan gibi duran ilk fosil 3.2 Milyon yıllık Lucy. Bunun özelliği dik yürürken sallanmaması. 4.5 Milyar yıllık zaman dilimi için neyi merak ediyorsun?

Haa, dersen ki, şudur veya budur, boş laf edersin. Çünkü, insanın evrimle geliştiğinin kanıtı fosillerde değildir, yaşayan insan ve diğer primatlardadır. Fosiller sadece spesifik canlıların evrimsel çizgisini gösterirler. Bulduğun fosile göre bu böyle olmuş dersin. Devran döner başka bir fosil bulunur, öyle değil böyleymiş dersin. Evrim olayı bir gözlemdir, yaşayan canlılar üzerinde yapılır, yapılmıştır ve evrim teorisi bu gözlemlerde elde edilen bilgilerle canlıların neden çeşitlendiğini izah etmeye çalışır..
Alıntı ile Cevapla
  #72  
Alt 23-05-2006, 09:29
hiramusta hiramusta isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
Standart Re: Dincilerin Pehlivanları Gelsin!

Pardon Psiko abi yanlış anlamışım.
Alıntı ile Cevapla
  #73  
Alt 23-05-2006, 23:44
soro soro isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
soro - MSN üzeri Mesaj gönder soro - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Re: Dincilerin Pehlivanları Gelsin!

arkadaslar kainatin Allahin ilminden kudret sahasina yani,su anki durumuna gecmesi,sonra yerkuremizin olusmasi,sonra hayatin olusmasi ,sonra insanin yerkureye gelmesi zamanlari hakkindaki bahis soyledir.

"Nasılki Nur-u Muhammedî ve hakikat-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm, divan-ı nübüvvetin hem fâtihası hem hâtimesidir. Bütün Enbiya, onun asıl nurundan istifaza ve hakikat-ı diniyenin neşrinde onun muînleri ve vekilleri hükmünde oldukları ve nur-u Ahmedî (A.S.M.) cebhe-i Âdem'den tâ Zât-ı Mübarekine müteselsilen tezahür edip neşr-i nur ederek intikal ede ede tâ zuhur-u etemle kendinde cilveger olmuştur."

((Yani:Hz. Muhammedin ifade ettigi hakikat nubuvvet (peygamberlik) kurumunun hem baslangici hem de sonudur.Butun nebiler Onun nurundan ve faziletinden nurlanarak din hakikatinin ifade edilmesinde Onun yardimcilari ve vekilleridir.ve nur-u Muhammedi de denen peygamberlik muhru isareti hz Ademden Hz Muhammede dek peygamberlerden naklolunarak Onda son bulmustur.))
"Hem mahiyet-i kudsiye-i Ahmediye, Risale-i Mi'rac'da kat'î bir surette isbat edildiği gibi, şu şecere-i kâinatın hem çekirdek-i aslîsi, hem âhir ve en mükemmel meyvesi olmuş. Öyle de hakikat-ı Kur'aniye, zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar hakikat-ı Muhammediye (A.S.M.) ile beraber müteselsilen Enbiyaların suhuf ve kütüblerinde nurlarını neşrederek gele gele tâ nüsha-i kübrası ve mazhar-ı etemmi olan Kur'an-ı Azîmüşşan suretinde cilveger olmuştur."

((Yani:Hz. Muhammedin mahiyeti kainat agacinin hem cekirdegi hem en son ve mukemmel meyvesidir.Kur'an hakikatlari ise,Hz Adem zamanindan simdiye kadar hakikat-i Muhammediye ile beraber muteselsilen diger peygamberlerin sayfa ve kitaplarinda o nurlari nesrederkgele gele en sonunda en mukemmel bir tarzda kur'an-i kerim olarak gorunmustur.))

"Bütün Enbiyanın usûl-ü dinleri ve esas-ı şeriatları ve hülâsa-i kitabları Kur'anda bulunduğuna, ehl-i tahkik ve ehl-i hakikat ittifak etmişler. Bu sırra binaen, fetret-i mutlakanın zamanı ihraç edildikten sonra, rivayet-i meşhure ile zaman-ı Âdem'den tâ kıyamete kadar, eyyam-ı şer'iye ile tabir edilen 7000 seneden fetret-i mutlakanın zamanı tarh edildikten sonra 6666 sene kadar Din-i İslâm'ın sırrını neşreden hakikat-ı Kur'aniye Küre-i Arz'da
ayrı ayrı perdeler altında neşr-i envâr edeceğine, âyâtın adedi işaret ediyor, demektir.'

((yani: hadise gore Hz Ademden kiyamete dek eyyam-i ser'iyye denilen kur'anda kullanilan gun ifadeleri ile 7000 sene olan insanlik omrunden din tebliginin olamadigi fetret devri zamanlari cikarilirsa 6666 sene kadar aslinda hep islami anlatan ama degisik suretlerde tezahur eden kur'an hakikatlari yerkuremizde nurunu nesredecegine meshur ayet sayisi olan 6666 isaret ediyor. ))


"ikinci Esas: Malûmdur ki, Küre-i Arz'ın mihveri ((ekseni)) üstündeki hareketiyle gece-gündüzler ve medar-ı senevîsi ((senelik yorunge))üstündeki hareketiyle seneler hasıl oluyor. Güneşle beraber her bir seyyarenin belki sevabitin (( sabit yildiz)) ve Şems-üş Şümus'un ((samanyolu)) dahi her birinin mihveri ((ekseni)) üstünde eyyam-ı mahsusalarını ((kendilerine ait eksenlerinde bir turdan olusan gunlerini)) gösteren bir hareketi ve medarı ((yorungesi))üzerinde deveranı dahi bir nevi seneleri gösteriyor. Hâlık-ı Arz ve Semavat'ın hitabat-ı ezeliyesinde o eyyam ve seneleri dahi irae ettiğine delili şudur ki:
Furkan-ı Hakîm'de (32:5) (70:4)
gibi âyetler isbat ediyorlar. Evet kış günlerinde ve şimal ((kuzey)) taraflarında gurub ve tulû' ((gunesin batmasi ve dogmasi)) mabeyninde ((arasinda)) dört saatlik günden ve bu iklimde kışta sekiz-dokuz saatten ibaret eyyamlardan ((gunlerden)) tut, tâ Güneş'in mihveri ((ekseni))üstünde bir aya yakın yevminden,((gununden)) hattâ Kozmoğrafya'nın rivayetine göre tâ "Rabb-üş Şi'ra" tabiriyle Kur'an'da namı ilân edilen ve şemsimizden ((gunesimizden)) büyük "Şi'ra" namındaki diğer bir şemsin ((gunesin)) belki bin seneden ibaret olan gününden, tâ Şems-üş Şümus'un ((guneslerin gunesi denen cok buyuk bir yildiz)) mihveri ((kendi ekseni)) üstündeki ellibin seneden ibaret bir tek yevmine ((gunune)) kadar eyyam-ı Rabbaniye ((gun deyince Allahin kasdedecegi,ki Allah hepsinin yaraticisidir.ve hepsi Allahin koydugu kanunlara tabidir)) vardır.

"İşte Semavat ve Arz'ın Rabbi, o Şems-üş Şümus ve Şi'ra'nın Hâlıkı hitab ettiği vakit, o Semavat ve Arz'ın ecramına ve âlemlerine bakan kudsî kelâmında o eyyamları zikreder ve zikretmesi gayet yerindedir."

((yani;semavat ve arzin ve icindekilerin ve enbuyuk yildizlarin ve komple uzayin Yaraticisi unvaniyla kur'an diliyle kudsi konusmasiyla Rabbimiz;bunlarin yaratilmasindan mevzubahis ederken elbette bunlarin kendilerine ait gunlerdende bahseder ve kullanir.))
Madem eyyamın lisan-ı şer'îde böyle ıtlakatı ((genis manali)) vardır. İlm-i Tabakat-ül Arz ((jeoloji)) ve Coğrafya ve Tarih-i Beşeriyet ülemasınca nev-i beşerin ((insanligin)) yedibin sene değil belki yüzbinler sene geçirdiğini teslim de etsek, Âdem'den kıyamete kadar ömr-ü beşer yedibin senedir olan rivayet-i meşhurenin ((hadis-i serif)) sıhhatına ve beyan ettiğimiz 6666 sene nur-u Kur'an hükümferma olduğuna münafî olamaz, cerhedemez. Çünki eyyam-ı şer'iyenin ((ser'i gunler dedigimiz Allahin kiu'anda da gecen gun ifadeleri)) dört saatten elli bin seneye kadar hükmü ve şümulü var. Fakat nefs-ül emirdeki eyyamın ((hakiki manada hangi gunun kasdedildigi)) hakikatı o rivayet-i meşhurede hangisi olduğu şimdilik bu dakikada kalbime inkişaf ettirilmedi. Demek o sırrın inkişafı münasib değil.
Şu mes'elede şimdilik delilini gösteremeyeceğim bir müddeayı ((iddia)) beyan ediyorum. Şöyle ki: Şu dünyanın bir ömrü ve şu dünyadaki Küre-i Arz'ın dahi ondan kısa diğer bir ömrü ve Küre-i Arz'da yaşayan nev-i insanın daha kısa bir ömrü vardır. Bu birbiri içinde üç nevi mahlukatın ömürleri, saatin içindeki dakika, saniye, saatleri sayan çarkların nisbeti gibidir. Nev-i insanın ömrü, Küre-i Arz'ın iki hareketiyle hasıl olan malûm eyyam ((bizim gunlerimiz)) ile olduğu gibi; zîhayatın ((hayat sahibi olan her yaratilmis)) vücuduna mazhar olduğu zamandan itibaren Küre-i Arz'ın ömrü ise merkez-i irtibatı olan Şems'in ((gunesin)) hareket-i mihveriyesiyle hasıl olan eyyam((kendi ekseninde donmesiyle olusan gunes gunu)) ile olması hikmet-i Rabbaniyeden uzak değildir. Ve dünyanın ömrü ise Şems-üş Şümus'un hareket-i mihveriyesi ile hasıl olan eyyam iledir.
Şu halde nev-i insanın ömrü yedibin sene eyyam-ı malûme-i Arziye ile olsa, Küre-i Arz'ın hayata menşe' olduğu zamandan harabiyetine kadar eyyam-ı Şemsiye ile ikiyüzbin seneden geçer. Ve Şems-üs Şümus'a tâbi' ve âlem-i bekadan ayrılıp Küremize bakan dünyaların ömrü -Şems-üs Şümus'un işarat-ı Kur'aniye ile her bir günü ellibin sene olmasıyla- yedibin sene o eyyam ile yüz yirmialtı milyar (126.000.000.000) sene yaşarlar. Demek eyyam-ı şer'iye tabir ettiğimiz eyyam-ı Kur'aniyede bunlar dâhil olabilirler. Evet Semavat ve Arz'ın Hâlıkı, Semavat ve Arz'a bakan bir kelâmıyla, Semavat ve Arz'ın sebeb-i hilkati ve çekirdek-i aslîsi ve en mükemmel âhir meyvesi olan bir zâta hitabında, o eyyamları istimal etmek, Kur'anın ulviyetine ve muhatabın kemaline yakışır ve ayn-ı belâgattır.
(Sene 360 gün hesabına göredir, kusur varsa bakılmamak gerektir)
Alıntı ile Cevapla
  #74  
Alt 24-05-2006, 00:30
Gastropoda Gastropoda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 May 2006
Mesajlar: 15
Standart Re: Dincilerin Pehlivanları Gelsin!

Merhaba,
Ilk olarak fosil denince neden sadece insan fosili anlasildi onu anlamis degilim.Ama aciklamalar dogrultusunda bu konunun üstünde durmaya gerek yok sanirim.Konu, -Panteidar kusura bakmasin dincilerin pehlivanlarindan degilim,konuyu biraz dagitmis oldugumu hissettim- Insan yasi ile dünyanin yasinin ayni olup olmadigi.Bir muhterem söyle demis:

"Yeryüzünde bilinen en eski kayaçlar 3.8 milyar yıl öncesine ait. Bu zamandan önceki kayaçlar jeolojik olaylar sırasında aşınarak ya da yeniden magmaya karışarak yok olmuş. Dünyanın 4,5 milyar yıl olarak biçilen yaşı, jeolojik etkinliğin olmadığı Ay'dan getirilen taşların ve yeryüzüne düşen meteorlar üzerinde yapılan çalışmalarla bulunmuştur".

Evrenin yasi konusuna girmeye gerek var mi bilmiyorum ama Dünya'nin yasi bu yüzden 4.5 milyar yil olarak kabul ediliyor. Insani birakin, insanin atasi olan Lucy'i insanligin baslangici olarak kabul edersek 3.2 milyon yildan bahsetmemiz mümkün.Diyoruz ki, hadislerde bu belirtilmis ve yaratilma tarihi *7000 yil olarak ( hem dünyanin hem insanin ) ayni kabul ediliyor.Bu aradaki ucurum nedir?...

.....Diye yaziyordum ki sayin sorögren bizi aydinlatip, 7000 yil degilde 126 Milyar yildan bahsetmis.Iyi de yapmis.Bunu yaparken de simdilik delilini gösteremeyecegim bir beyanda bulunuyorum diye de bastan uyarmis.
Ben de bu 126 milyar seneyi 6 devire nasil bölerim diye düsündüm ama beceremedim.Sonra aklima birden sihirli 19 sayisi geldi ve dedim ki belki bir mucizede ben eklerim ama maalesef 126 milyar 19'un tam kati degilmis.
Sayin sorögren bu yaziyi nerden aldiniz bilmiyorum ama bunu yazan matematik bilmiyor desem umarim bana kizmazsiniz.
Gazete arsivlerini karistirirken su yaziya rastladim ( fosil dedik ya bilgi tazelemek maksadiyla ) :

"Çinli bilim adamları dünyanın en eski ‘‘çok hücreli’’ canlı fosiline sahip olduklarını açıkladılar.

Nanjing Jeoloji ve Paleontoloji Enstitüsü profesörlerinden Chen Junjuan, dünyanın eski hayvanı olan ellerindeki fosilin 580 milyon yaşında olduğunu söyledi. Junjuan yeni bulunan fosilin, Avustralya'da ortaya çıkartılan ve en eski canlı olarak kabul edilen fosilden 20 milyon yıl daha yaşlı olduğunu belirtti."

Dünyanin 4.5 milyar sene öncesinden sonra *soguyup, fotosentetik canlilarin oksijen üretmesi, oksijenli ortamin olusmasi ve canlilarin evrimi ile gelisip insana kadar uzana bu zaman diliminin nasil olustugu zaten dinci cevrelerce kabul edilmedigi icin detaya girmeye gerek yok.
Soru askida kaldi hala.Nedir bu daldaki durum sayin yaradilisci dostlar?
Saygilarimla...
Alıntı ile Cevapla
  #75  
Alt 24-05-2006, 10:16
soro soro isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
soro - MSN üzeri Mesaj gönder soro - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Re: Dincilerin Pehlivanları Gelsin!

sevgiliGastropoda,
yazımı daha dikkatli okumanı rica ediyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #76  
Alt 24-05-2006, 10:50
hiramusta hiramusta isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
Standart Re: Dincilerin Pehlivanları Gelsin!

İnsanın ortaya çıktuğı tarihle 6 gün arasında bir alaka kurarken bilimi mi referans alacağız yoksa birilerinin uydurmalarını mı?Bilim ilk insan türevlerinin 3 milyon yıl önce ortaya çıkmaya başladığını söyler.Allah göökleri,yeri ve arasındakileri 6gün (6 zaman dilimi-6 evre)de yaratmışsa.Allah insanı 6.günün (yuvarlak hesapla 4.2 milyar yıl/6=700 milyon yıl onuda saat dilimi olarak hesaplarsak 1 saat 30 milyon yıl eder.30 milyon yılıda 10 ar dakikalık dilimlere bölersek,bir saatte 6 tane 10 dk.olduğuna göre 5 milyon yıl eder.Onuda 5 dk.ya bölelim 2.5 milyon yıl eder) son 5 dakikasında yaratmış olamaz mı?Alın size bi taş çıkartın çıkartabilirseniz.
Alıntı ile Cevapla
  #77  
Alt 24-05-2006, 12:29
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Dincilerin Pehlivanları Gelsin!

Hac/47. Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla vaadinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

Bu ayete göre;

1 gün = 1000 yıl
6 gün = 6.000 yıl (Yaratma safhasının süresi)
Hicri takvime göre;
1 yıl = 354 gün
7000 yıl = 354 x 7000 x 1000 = 2.478.000.000 yıl insanlığın tarihi

Mearic/4. Melekler ve Ruh ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.


Bu ayete göre ise;

1 gün = 50.000 yıl
6 gün = 6 x 50.000 = 300.000 yıl (Yaratma safhasının süresi)
7000 yıl = 354 x 7000 x 50000 = 123.900.000.000 yıl insanlığın tarihi

Evrenin yaşı 14-15 milyar yıl olarak tahmin edildiğine göre, her iki ayete göre de arada uçurumlar var.

Soröğren'in hesabında sonuç 126.000.000 sene değil gün olmalı.
Hiramusta'nın hesabında ise, taş yanlış yere konmuş. Bilimin 4.2 milyar yılından yola çıkılarak , yaratmanın 6. günü hesabı yapılmış. Bilime göre bu süre 14-15 milyar yıldır, 4.2 milyar değil.
6. gün insanın yaratılışı ise, yuvarlak hesap 4.2 milyar değil milyon olmalıydı.
Sonuç olarak, nereden hesaplarsanız hesaplayın, çarpın , bölün. Maalesef bilimle uyuşmuyor.
Alıntı ile Cevapla
  #78  
Alt 24-05-2006, 14:12
hiramusta hiramusta isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
Standart Re: Dincilerin Pehlivanları Gelsin!

Ayetlerdeki ifadeler mutlak değil muğlaktır.Mutlak olsaydı heriki ayette de aynı rakam verilirdi.Farklı olması Allah indinde ki bir günün (ki Allah zaman'dan bağımsız olduğuna göre,Allah indinde gün diye bir zaman birimi yoktur.Bu sadece biz insanlar için isimlendirilmiş müteşabih bir tabirdir)bizim içinde yaşadığımız zaman birimi olan günlerden sayamayacağımız kadar çoktur,anlamına gelmektedir.Önceki yazımda hesabımı dünyanın yaratılmasından itibaren başlatmıştım.hadi Panteidar kırmayayım,evrenin yaratılmasından itibaren başlatalım.(Hesap kolay olsun diye rakamları yuvarlayalım.)Evren 14 milyar yıl önce yaratılmış olsun.14 milyar bölü 6=bir gün 2.400 milyar yıl eder.2.400 milyar yılı 24 saate bölersek o da 100 milyon yıl eder.100 milyon yılı 60 dakikaya bölersek 1.6 milyon yıl eder.Demekki Allah insanı faraza son 2 dakikada yaratmış oluyor.Dünyanın yaratılmasını baz alırsak 5 dk. evrenin yaratılmasını baz alırsak 2 dk. oluyor.Bütün bunlar bir yorumdur.Kesinlikle kesin değildir.Biz müteşabih ayetlerde yorumumuzu yaparız *en sonunda da doğrusunu Allah bilir deriz.


Esen kalınız.
Alıntı ile Cevapla
  #79  
Alt 24-05-2006, 14:43
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Dincilerin Pehlivanları Gelsin!

Hiramusta, asıl yanlışlık bilimin tahmini zamanını alıp, Kur'an'da ve Tevrat'ta geçen 6 güne-evreye göre hesaplamakta.
Bak ben olsam şöyle bir açıklamayı daha uygun görürdüm:

Rabbin nezdinde bir gün, bizim hesabımızla bin yıldır. Bu Tevrat'ta da, Kur'an'da da böyle bildirilmiştir.
Diğer ayetteki bir günün 50.000 yıla tekabülü meleklerin hızıyla ilgilidir.
Şimdi, insanlığın tarihi Tevrat'a ve hadis'e göre 6500-7000 arasında olduğuna göre, eğer insanlığı evrime inanarak düşünecek olursak ve insanın kökenini evrimci islam alimlerinin düşüncesine göre ilk canlılık olarak farzedersek;

dünya yaşamının başlangıcı = 7000 x 354 x 1000 = 2.478.000.000 yıl eder ki, bu dünya yaşamının başlangıcı olarak iddia edilebilir. Yani yaklaşık 2,5 milyar yıl önce.

Peki bilimle bu rakam çok çelişir mi? Bana göre diğer hesaplara göre en az çelişenidir.


Bakalım bilim ne diyor bu konuda;

En eski Kambriyum fosilleri 600 milyon yaşındadır ve bu rakam insanı yaşamın *yaklaşık olarak bu zamanlarda başladığı varsayımına yöneltmektedir. *Gezegenimizin 4,6 milyar yaşında olduğunu bildiğimize göre, demek ki Dünya 4 *milyar yıl boyunca yaşamsız var olmuş demektir. Ancak Amerikalı botanikçi Elso Sterreberg *Barghoorn 1960'larda çok eski kayalar üzerinde çalışırken belli belirsiz karbon *izleriyle karşılaştı ve araştırma sonucu bunların mikroskopik canlıların kalıntıları *olduğunu gördü. Bu yaşamın bulanık kanıtları 3,7 milyar yıl öncesine *dayanmaktadır. Yaklaşık olarak dünyamız 1 milyar yaşındayken yaşamın *başlamış olabileceği sonucuna varabiliriz.

Aradaki fark;
3,7 - 2.5 = 1.2 milyar yıl. Bilimin tahmini rakamına göre bu fark çok da büyük sayılmaz.
Alıntı ile Cevapla
  #80  
Alt 24-05-2006, 15:35
hiramusta hiramusta isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
Standart Re: Dincilerin Pehlivanları Gelsin!

Kardeş o ayetler müteşabihtir.hangi yorumu yaparsanız yapın en doğrusunu ancak Allah bilir.Benim yaptığım da bir yorumdu.Gün kelimesinden anladıklarımla,bilimsel verileri sentezleyip ortaya bi yorum koydum.Bilimsel veriler değişken olabileceğinden,zayıf bir yorumdur.Bu yüzden hataları ve eksikleri çoktur.Zaten ayetteki gün kelimesi bizim ne ibadi alanımıza ne de itikadi alanımıza girer.ayeti olduğu gibi alır üzerine fazlaca yorum yapmayız.Bu ayetler de cennet-cehennem ayetleri gibi müteşabihtir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:35 .