NUR:2. Zina eden kadın *ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dininde (hükümlerini uygularken) onlara acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir gurup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.
* 4. Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu isbat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkârdırlar
SAFFAT:37.43. Naîm cennetlerinde .
* * *37.44. Tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.
* * *37.45. Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.
* * *37.46. Berraktır, içenlere lezzet verir.
* * *37.47. O içkide ne sersemletme vardır ne de onunla sarhoş olurlar.
* * *37.48. Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri * gözlü eşler vardır.
* * *37.49. Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır. *
* * *37.50. İşte o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar.
DUHAN:
44.41. O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, kendilerine yardım da edilmez.
44.43. Şüphesiz zakkum ağacı,
44.44. Günahkârların yemeğidir.
44.45. O, karınlarda maden eriyiği kaynar.
44.46. Sıcak suyun kaynaması gibi .
44.47. (Allah zebânilere emreder): Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin!
44.48. Sonra başına azap olarak kaynar su dökün!
44.49. (Ve deyin ki

Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin!
44.50. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.
BAKARA:2.223. Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah'tan korkun, biliniz ki siz O'na kavuşacaksınız. (Yâ Muhammed!) müminleri müjdele.
NİSA:4.34. Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
ZARİYAT:51.56. Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
51.57. Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
BAKARA:2.178. Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür). Ancak her kimin cezası, kardeşi (öldürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkaniyete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir. Bu söylenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra haddi aşarsa muhakkak onun için elem verici bir azap vardı.
AHZAP:33.37. (Resûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.
Sevgili Sonsuz,
Yazına katılmamak mümkünmü? Ben de unuttuğun bazı hususlara katkı amacıyla ayet
lerden alıntılar yaptım. Bu nasıl dindir ki sopasını insanların üstünden indir-
miyor.Bu nasıl dindir ki cenette kullarına iri gözlü, gün görmemiş yumurta gibi
bembeyaz huriler vaad ediyor. Bu nasıl dindir ki kullarının başına kaynar su döküyor.Bu nasıl dindir ki kullarının bir kısmını bir kısmından üstün tutuyor.
Bu nasıl dindir ki ben sizleri bana kulluk yapasınız diye yarattım diyor. Bu
nasıl dindir ki insanların birbirlerini öldürmesine kıssas getiriyor. Üstelik
sınıflara ayırarak. Bu nasıl dindir ki oğuluğunun karısını bir ayetle kendisi-
ne nikahlıyor. Bahane olarak da kullarıma güçlük olmasın diyor.
Evet onlar işte bu kitapla ülke yönetiyorlar. Ama bu kitapla yönetilen ülkeler
ne durumda her kes görüyor. Bir bu kör gözler görmüyor. Neymiş onlar yanlış
yönetiyorlarmış. Halbuki şunu bilmezler ki orta çağda yazılmış bir kitapla
yönetilse yönetilse ancak bu kadar olur gerçeğini. Dinle yönetilen bir ülkenin
hiç bir zaman çağdaş, uygar bir ülke olamayacağı gerçeğini. Tüm bu gerçekleri
görseler ve dinin bir inanç ve ibadet olduğu bunun allah ile kul arasında
olması gerektiği ve bundan hareketle dinlerinin gerçek değerine ulaşacağını
anlarlar.Bunu anladıkları zaman da laik ve demokratik bir ülkenin değerini daha
iyi anlayacaklardır. Atatürk'ü daha iyi anlayacaklardır.Ve tüm bunlardan daha
önemli olarak da insan olduklarını daha iyi anlayacaklar.