Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 12-07-2006, 18:06
M.onur M.onur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Jul 2006
Mesajlar: 222
Standart Re: Ahzap 37

Muhammedin ahlaki açıdan nasıl bir çöküntü içine düştüğünü gösteren bu ayet başlı başına dinden şüphe etmek ve hatta çıkmak için yeterlidir.

Ahzab 37 henüz inmemişken, Muhammed Zeynebi istemesi için Zeydi gönderiyor, Zeyneb istişare için süre isteğinde ise ayet iniyor. O halde, Muhammed Allahın emri olduğu için değil, Zeynepten hoşlandığı için bu evliliği istiyor. Ayetin kök salmış adetlere son verip vermediği bilinmez, ancak Muhammedin derdine son verdiği kesindir. Ayrıca Müslümanların kendilerine Allah neden böyle bir emir veriyor, neden bu güzel geleneği kaldırıyor veya verdiği bu emri neden Muhammed üstünde tatbik ediyor diye sormaları lazım.

Muhammed Hatice öldükten sonra uçana kaçana yan gözle bakmaya başlamış, hatta Kurana kadın konusunda nasıl aç gözlü olduğunu gösteren birde ayet koymuştur. Bu ayette açıkça kendini hibe etmek isteyen kadınlara çağrı yapan Muhammed, hepiniz gelin, hepinize yeterim diyor. Ganimet olarak elde ettiği kadınlara da değinen Muhammed bu konuda da kendisine sınır getirmiyor. Aişenin de dediği gibi Allah Muhammedin istediklerini hemen yerine getiriyor. Çünkü Allah için önemli olan savaş ganimeti olarak tecavüze uğrayan kadınların hisleri değil, Muhammedin hisleridir.

Ahzab 50 Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

Bizler bu ayetleri bu şekilde değerlendirirken, Fethullah Hoca gibiler nasıl değerlendiriyor bir de ona bakalım.

Alabildiğine asil ve o kadar da ince, iç derinliğine sahip Hz. Zeyneb, Sultân-ı Enbiyâ’nın yakın akrabası ve yanı başında büyüyen, gelişen bir kadındı.Ne var ki, Zeyneb gibi çok yüce fıtratlı bir kadın, emre imtisâlden ibaret olan bir evliliği, uzun sürdüremeyecek gibiydi. Bu evlilik, Zeyd için de bir şey getirmemiş ve sadece bir ızdırap ve hasret olmuştu.

Nihayet boşama hâdisesi oldu; fakat Efendimiz Zeyd’i vazgeçirmeye ve evliliğin devam ettirilmesine çalışıyordu. Tam o esnada, Cibrîl (as) geldi ve semâvî fermanla, Zeyneb’in Peygamber Efendimiz’le izdivaç etmesi emrini getirdi. Efendimiz’in mâruz kaldığı imtihan oldukça ağırdı; zira, o güne kadar, kimsenin cesaret edemediği bir şey yapılıyor ve yerleşmiş, kök salmış âdetlere karşı, ilân-ı harp ediliyordu. Bu çok çetin bir mücadeleydi. Ancak Allah emrettiği için yapılabilirdi. Ve işte Efendimiz, derin bir kulluk şuuruyla, nezih şahsiyetine karşı çok ağır gelen bu işi yaptı. Hz. Âişe’nin dediği gibi, muhâl-farz, Peygamberimiz’in, vahy-i münzelden bir şeyi ketmetmesi câiz olsaydı Zeyneb’le izdivacını emreden âyetleri ketmederdi. Evet, bu Zât-ı Risâlet Penâhiye o kadar ağır gelmişti...


Evet Fethullah Hocanın dediğine göre bu çok çetin bir mücadeleymiş ve kök salmış adetlere harp ilan edilmiş. Hatta Allahın bu emri Muhammede çok ağır gelmiş ve bir imtihan niteliği taşıyormuş

Hoca ayete kılıf uydurayım derken olayı abartmış, ancak kıvırma açısından bakarsak kaliteli bir çalışma olmuş diyebiliriz. Asena bile kıskansa şaşırmam o derece yani.
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 12-07-2006, 21:46
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Ahzap 37

Ahzab 37 henüz inmemişken, Muhammed Zeynebi istemesi için Zeydi gönderiyor, Zeyneb istişare için süre isteğinde ise ayet iniyor. O halde, Muhammed Allahın emri olduğu için değil, Zeynepten hoşlandığı için bu evliliği istiyor

Çok doğru M. Onur kardeşim, işte böyle çok basit bir mantıksal çıkarım ile konu anlaşılabilir aslında...

Bizim Mehdi müsveddesinin sözlerini buraya alman iyi olmuş şimdi bu altını çizdiğim yerlerini dikkatle okuyalım.

Alabildiğine asil ve o kadar da ince, iç derinliğine sahip Hz. Zeyneb, Sultân-ı Enbiyâ’nın yakın akrabası ve yanı başında büyüyen, gelişen bir kadındı.Ne var ki, Zeyneb gibi çok yüce fıtratlı bir kadın, emre imtisâlden ibaret olan bir evliliği, uzun sürdüremeyecek gibiydi. Bu evlilik, Zeyd için de bir şey getirmemiş ve sadece bir ızdırap ve hasret olmuştu.

Nihayet boşama hâdisesi oldu; fakat Efendimiz Zeyd’i vazgeçirmeye ve evliliğin devam ettirilmesine çalışıyordu. Tam o esnada, Cibrîl (as) geldi ve semâvî fermanla, Zeyneb’in Peygamber Efendimiz’le izdivaç etmesi emrini getirdi. Efendimiz’in mâruz kaldığı imtihan oldukça ağırdı; zira, o güne kadar, kimsenin cesaret edemediği bir şey yapılıyor ve yerleşmiş, kök salmış âdetlere karşı, ilân-ı harp ediliyordu. Bu çok çetin bir mücadeleydi. Ancak Allah emrettiği için yapılabilirdi. Ve işte Efendimiz, derin bir kulluk şuuruyla, nezih şahsiyetine karşı çok ağır gelen bu işi yaptı. Hz. Âişe’nin dediği gibi, muhâl-farz, Peygamberimiz’in, vahy-i münzelden bir şeyi ketmetmesi câiz olsaydı Zeyneb’le izdivacını emreden âyetleri ketmederdi. Evet, bu Zât-ı Risâlet Penâhiye o kadar ağır gelmişti...


Yerleşmiş kök salmış adetlere karşı "ilan-ı harp". Peki neymiş bu uğruna ilan-ı harp edilen kökleşmiş alışkanlıklar ? Yani kız çocuklarının diri diri gömülmesi olsa mevzu anlarım ama burada oldukça doğru ve güzel olan bir adet yıkılıyor. Yani üvey evlat-öz evlat ayırımı yapmayan cahilliye döneminin bu güzel adeti Muhammed tarafından yerle yeksan ediliyor. Ne uğruna ? Eeee tabii 40 erkek gücüne sahip olunca kolay değil böyle adetlere, geleneklere uymak...

"Ve işte Efendimiz, derin bir kulluk şuuruyla, nezih şahsiyetine karşı çok ağır gelen bu işi yaptı"

Hadi oradan üçkağıtçılar sizi....Nezih şahsiyetmiş... Üvey oğlunun karısı ile evlenen adamda nezih şahsiyet arıyorlar. Bu resmen siyah'a beyaz demektir. Burada çoluk çocuk mu kandırıyorsun Mehdi efendi ?

Benim bu şeriatçı milletine söyleyeceğim şey şudur ki : Akıllı olun, o da olmaz ise vicdanlı olun oda yok ise ahlaklı olun o da yok ise yalana dolana kanmayacak kadar uyanık olun eğer hiç birşey olamıyorsunuz bari efendi olun da devleti ele geçirme planları yapmayın ve çevreye de rahatsızlık vermeyin...
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 13-07-2006, 15:50
M.onur M.onur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Jul 2006
Mesajlar: 222
Standart Re: Ahzap 37

Sevgili Sodomo bizler senin de dediğin gibi mantıksal çıkarımlar yapmaya çalışırken. Müslüman kardeşlerimiz kıçlarını pek yormadan huzur içinde uyumayı tercih ediyorlar.

Peki bu kardeşlerimizi uyku halinde tutan nedir? Benim yaptığım araştırmalara göre bu şekilde uyumak isteyenler düşünülerek piyasasa farklı uyku ilaçları sürülüyor. Bu ilaçları üreten firmaların yelpazeleri oldukça geniş olduğu için her kesime ulaşmayı başarıyorlar.

Örneğin laik demokratik bir Müslüman gibi uyumak isteyenler Yaşar Nuri Öztürk ve Zekeriya Beyaz gibi Hocaların piyasaya sürdüğü uyku ilaçlarını kullanıyorlar. Bu kesim, insan haklarına bağlı olduğu için şiddete özelliklede kadınlara uygulanan şiddete karşı çıkar. O yüzden bu kesimin ihtiyacı olan uyku haplarına hadis maddesi katılmaz. Çünkü hadis maddesi bunların uykularını kaçırır, rüyalarını kabusa çevirir. Bunlar sadece Kuran maddesi katılmış uyku ilaçlarını tercih ederler, ancak bu kesimin bazı elementlere karşı hassasiyetleri göz önünde bulundurularak Kuran maddesinin içindeki bir takım elementler değiştirilir.(Nisa34) Bu kesim hayvan haklarınıda savunduğu için kurban kesmeye karşıdır. Bunun içinde uyku haplarının içine Kuranda bulunmayan yabancı maddeler katılır.

Düzen karşıtı, insan haklarına saygısı olmayan, eşlerini kıskanan kesimdeki uyku ilacı talepleri ise Fethullah Hoca ve Hayrettin Karaman gibi hocaların piyasaya sürdüğü ilaçlarla karşılanır. Özelliklede Fethullah hoca gibi üreticilerin piyasaya sürdüğü ilaçların içine sosyal hayatı öldüren, kadınları aşağılık bir mahluk olarak gösteren ve tepeden tırnağa örtünmesini sağlayan şeriat maddesi katılır. Bu kesim şeriat katkılı uyku ilacını kullandığı vakit gözleri kimseyi görmez, hatta kendisiyle aynı uyku ilacını kullanmayanları uykudan uyanmış farzeder ve onlara cihat ilan eder. Yalnız bu kesimi uyutabilmek için tek başına şeriat maddesi yetmeyebilir. Uyanma tehlikesinin olabileceği gibi durumları dikkate alan üretici firmalar reklam çalışmalarına ağırlık vererek duygu sömürüsü taktiği kullanırlar. Bu taktiklerden en çok işe yarayanı ise salya sümük ağlayıp kendini yerden yere vurmaktır.

Yukarıda bahsettiğim üretici firmalar bazen birbirlerinin müşteri kitlesine göz dikip ayartsalar dahi yinede hepsi aynı derneğe bağlıdır. Bu derneğin adı Uyku İlacı Üretenler Derneği yani UİÜD' dir.

UİÜD gibi derneklere karşı koyabilmemiz için uyku halindeki kardeşlerimizi uyandıracak uyarıcı maddeler kullanmalıyız. Ben Ahzab 37' nin böyle bir madde olduğuna inanıyor ve açtığın başlık içinde sana teşekkür ediyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 14-07-2006, 00:08
soro soro isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
soro - MSN üzeri Mesaj gönder soro - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Re: Ahzap 37

sodomo,
"Ama sen tabii bunu kabul etmezsin çünkü Kuran'ı kendi ahlaki değerlerine göre yorumlamak yerine kendi ahlaki değerlerini Kurana uygun hale getirmeye çalışıyorsun *"

bu tabii ki,dogrudur ve dogru olmalidir bizim icin.
bunun adi sadakattir ve kulluktur.Alemlerin Rabbine kul olmayacagim da baskasina mi kul olacam.
benim ahlakimin mensei nedir ki,kendi basima ben nasil ahlaki deger olusturuyum,herkesin degerlendirmesi farkli olurdu zaten.neyse bu bence bir takdir kelimesidir ve dogru olabilmesini cani gonulden dilerim.takdirlerin icin de tesekkur ederim.insaallah Allah da bu sekilde kabul eder.


"kızı olan bir kadın ile evleniyorsun ama onunla gerdeğe girmiyorsun kızı ile gerdeğe giriyorsun ."


bunu diyen sensin.

bunu diyen ben veya din degil.bak ben yukarda yazdim oku,gor.senin yazdigin baska benim yazdigim baska.

boyle saptirirsan art niyet ararim sende,yoksa sen de mi yonetici olmak istiyorsun bu sitede. zira gorunen o ki,istisnalar haric *ne kadar cok atak yaparsan islama karsi bir iki hafta icinde yonetici oluyorsun.yaniliyorsam duzelt.
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 14-07-2006, 01:02
Tunca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tunca Tunca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Mar 2006
Mesajlar: 18
Standart Re: Ahzap 37

Simdi bu olaylar milattan sonra 7.yuzyilda gerceklesiyor. Batida ve doguda buyuk sosyal olaylar oluyor. Hiristiyanlik batida hakimiyet kurmaya basliyor. Papalar hanedanlarla koltuk didisine giriyorlar. Persler ve Bizanslar orda burda savasip duruyorlar. Cinde yeni hanedan is basina gelip Turklere savas aciyor. Bizansta bugunun hukukunun temelleri atiliyor. Romada senato kuruluyor. Anglosaksonlar Britanyayi tamamen ele geciriyorlar. Normanlar iskandinavyayi fethediyorlar. Japonlar Cin anayasasini reddedip bagimsizliklarina kavusuyorlar. Orta Amerikada yeni kralliklar kuruluyor. Vizigotlar Bizanslari Ispanyadan suruyor. Avrupada ilk ansiklopedi yaziliyor...Ve bu sirada kainati insanlar ve cinler kendine ibadet etsin diye yaratan allah isi gucu birakmis mekkelilerin uckur isleriyle ugrasiyor.

THANK GOD I'M AN ATHEIST !
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 14-07-2006, 01:48
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Ahzap 37

(Sorogren)
boyle saptirirsan art niyet ararim sende,yoksa sen de mi yonetici olmak istiyorsun bu sitede. zira gorunen o ki,istisnalar haric *ne kadar cok atak yaparsan islama karsi bir iki hafta icinde yonetici oluyorsun.yaniliyorsam duzelt.

Sevgili Sorogren,
Düzeltmek bana düştü.Evet yanılıyorsun Sorogren kardeşim. Bir kere olaylara böyle ön yargılı yaklaşmayın. Böyle yaklaştığınız sürece yanılgılara yol açıyor. Aynı K.C. arkadaşımızda olduğu gibi. Anımsa Sorogren. O arkadaş için neler demediniz. Ne oldu sonunda. Yapmayın. Bir bayan olsun istedik aramızda. Olay bundan ibarettir. Burası bir sanal alem. Lütfen iyi niyetimizi suistimal etmeyin. Sınırları zorlamayın. Saygı ve sevgi temelinde kardeşçe farklı düşüncelerimize rağmen bu işi beraberce götürelim. Değil mi Sorogren kardeşim. Sevgiler...
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 14-07-2006, 03:08
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Ahzap 37

Nisa 23- Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız.Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidir. (Elmalılı Hamdi)

Bak sorogren kardeşim dikkatli oku altını çizdğim kısmı. Şimdi burada ki anlam gayet açık hiç konuyu sağa sola çekme. "Eğer üvey kızın annesi ile zifafa girmemişseniz....." demek evlendiğin kadının senden önceki eşinden olan kızı yani o kadının öz kızı ile evlenebilirsin velevki annesi ile bir gerdeğe girmemiş olasın demektir. Yani sen bu kızın annesi ile gerdeğe girmemişsin (ki bu nasıl olur onuda anlamış değilim) kardeş kardeş aynı yatakta yatmışsınız bir süre ama sonra kadın senden boşanmış veya ölmüş sende bunu fırsat bilerek daha önce "üvey kızın" olan kızcağız ile evleniyorsun ve onunla gerdeğe giriyorsun.
Haa bak şurada haklısın tabii ki aynı anda hem anasını al hem kızını al durumu yok bu ayette (zaten bu hareketi yapacak adamı bütün mahalle halkı taşa tutar alimallah) ama BOŞANMA ve ÖLÜM ile ilgili bir vurgu da yok yalnızca "ZİFAF" vurgusu yapılıyor, hadi senin dediğin gibi olsun yani boşanma ve ölüm şartı olsun, bu nasıl bir iştir ki anasına çalışmayan uçkur kızına gelince faal hale geçer ve dahası kim gerdeğe girmeden evli kalır bir kadınla ve dahası daha önce sana üvey bile olsan "BABA" demiş bir kızı nasıl nikahlarsın yakışır mı ben insan evladıyım diyen birine ? Ayıp değil mi ? Yazık değil mi ? Olur mu ? Yapılır mı?

Bir de getirip konuyu "yöneticilik" falan istediğime bağlamışsın ki gülerim ben buna hemde kahkalar ile gülerim. Ben hayatımda hiç bir zaman yöneticilik yapmadım kendi işim hariç ki onda bile işi yönetsin diye yönetici aradım. Kaldı ki şu anda site yönetimi harika gidiyor bir çok arkadaş birlikte güzel çalışmalar yapıyor ve edepsizliklere yerinde müdahalelerde bulunuyor bize de "aman nazar değmesin" demek düşüyor sadece..Site hacklenmesinde başka bir isteğim yok sen merak etme.



Birde seninle ilgili şu yazdıklarıma , "Ama sen tabii bunu kabul etmezsin çünkü Kuran'ı kendi ahlaki değerlerine göre yorumlamak yerine kendi ahlaki değerlerini Kurana uygun hale getirmeye çalışıyorsun "

şöyle bir yorum yapmışsın :

bu tabii ki,dogrudur ve dogru olmalidir bizim icin.
bunun adi sadakattir ve kulluktur.Alemlerin Rabbine kul olmayacagim da baskasina mi kul olacam.
benim ahlakimin mensei nedir ki,kendi basima ben nasil ahlaki deger olusturuyum,herkesin degerlendirmesi farkli olurdu zaten.neyse bu bence bir takdir kelimesidir ve dogru olabilmesini cani gonulden dilerim.takdirlerin icin de tesekkur ederim.insaallah Allah da bu sekilde kabul eder.


maalesef yine derdimi anlatamamışım. Sorogren kardeşim bak şimdi diyorum ki; ahlak, fazilet, dürüstlük, akıl, fikir, vicdan vb. bir çok güzel değer senin doğanda yaratılışında, mayanda, hamurunda zaten var. Yani bunlar sana nakşedilmiş ve eğer iyi bir aile, okul ve sosyal çevre desteği de almışsan bütün bu güzel özelliklerin kendilerini ortaya koyar ve senin kişiliğini oluştururlar. Şimdi soruyorum neden bu kendi mayanda var olan değerlerine ihanet ediyorsun ? Sen bu değerleri Kuran dan öğrenmedin ki... Kuran yok iken insanlar da güzel değerler yok muydu ? Ve dahası senin Kuran'ın senin kendi ÖZ DOĞANA ait bir çok değer ile çatışıyor ken sen nasıl olurda bu çatışmadan KURANI galip çıkartırsın.... Sen ki hiç bir insanın ellerini ve ayaklarını çaprazlama kesmeyecek kadar vicdan sahibisin nasıl olurda Maide 33 'ün peşine takılırsın ? Sen ki üvey opğlunun karsısı ile evlenmeyecek kadar ahlaklı bir insansın nasıl olur da Ahzap 37'e takılır kalırsın ? Senki 9 yaşında bir kıza yan gözle bakmayacak kadar ahlaklı bir insansın nasıl olurda bunu yapana peygamber dersin ?

Biraz kendin ol Sorogren, senin peygambere, dine, imana ihtiyacın yok yalnızca kendi içindeki güzel değerleri kılavuz edin kendine. Asıl inanç insan kendisine inanmaya başladığında vardır gerisi sadece birer avuntudur, kendini kandırmadır, kuruntudur, palavradır ve nitekim görüyoruzda nasıl palavradan şeyler olduğunu değil mi ?

Ne ararsan kendinde ara Mekke de, Kabe de Hac da değildir.
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 14-07-2006, 06:02
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Ahzap 37

Sevgili M.Onur haklısın tamamen uyku ilaçları, ağrı kesiciler ve baz morfinlerle yürütülüyor bu işler. Bir de benden olsun "Kuran mucizeleri" uyku ilacı var ki bu da gizem ve mucize meraklıları için biçilmiş kaftan. Özellikle StarTv de Kadir Çelik çok sever bu konuyu ve ha babam Ömer Çelakıl'ı çıkartıp programına verir damardan bu ilacı. Her ayet şifrelidir icabında, şifresiz gizem mi olur ? Nostradamus haltetmiş yanında bizim büyük şifre çözücümüz Ömer Çelakıl çıkar ortaya gelecek bin yılın önemli olaylarını sıralar tabii ki geçmiş bin yılın önemli olaylarını da deşifre etmiştir kendisi mesela Nahl (Arı) suresi ile helikopter'in icat tarihi arasında ilişki kurar arkadaş ve karşısındaki usta televizyoncu hiç de sormaz "ulan arı ile helikopter arasında ne gibi bir ilişki var ? "diye... Şu Ö.Çelakıl'ı görsem soracağım "şu Ahzap 37'nin mucizesi nedir ?" diye hatta Ahzap 50 (ki benim favori ayetimdir) , Maide 33 Maide 38 , Nisa 23, Nisa 34 ve Tahrim 3-4-5 (ki bunlarda favori ayetlerimdir) sormak isterim "hangi ilmi mucizeye delalet eder" diye...

Vallahi gülüyoruz eğleniyoruz ama adamlar Kuran'ı yeryüzüne olmasa bile Türkiye'ye hakim kılma konusunda bayağı mesafe katetmiş bulunuyorlar. Yakındır Kuran T.C Anayasası olacak ve o zaman bu ayetleri bize yedirir bunlar...Ben hiç de uzak bir ihtimal olarak görmüyorum bunu...Şimdilik mücadeleye devam kardeşim...
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 14-07-2006, 09:50
soro soro isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
soro - MSN üzeri Mesaj gönder soro - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Re: Ahzap 37

hocam,dedin ki,
"Sevgili Sorogren,
Düzeltmek bana düştü.Evet yanılıyorsun Sorogren kardeşim. Bir kere olaylara böyle ön yargılı yaklaşmayın. Böyle yaklaştığınız sürece yanılgılara yol açıyor. Aynı K.C. arkadaşımızda olduğu gibi. Anımsa Sorogren. O arkadaş için neler demediniz. Ne oldu sonunda. Yapmayın. Bir bayan olsun istedik aramızda. Olay bundan ibarettir. Burası bir sanal alem. Lütfen iyi niyetimizi suistimal etmeyin. Sınırları zorlamayın. Saygı ve sevgi temelinde kardeşçe farklı düşüncelerimize rağmen bu işi beraberce götürelim. Değil mi Sorogren kardeşim. Sevgiler..."


hocam,
söylediklerim farklı değerlendirmelere göre farklı yorumlara yolaçabilir.kimine göre yanılmışımdır,kimine göre yanılmamışımdır.bilemiyorum.
yaklaşımımın önyargılı olmasını yaklaşımımın doğru olmasına yeğlerim.sizler islama hücum etmediğinizi mi iddia ediyorsunuz.olabilir zaten istisnaları hariç tutmuşum.
kc olayında benim bir hatamolup olmadığını hiçbir zaman bilemeyeceğiz.dolayısıyla mevzu etmeye gerek yok.burada aynı tarz söylemleri aynı edebi tarzda söyleyen insanlar bana belki de bunların aynı kişiolduğunu hissettiriyor.ayrıca kc deki değişimin farkındamısınız bilemiyorum.kimin bayan kimin bay olduğunu ben bilemiyorum.ama siz sanal dışı ortamda görüşüyrsanız ve eminseniz birşey diyemem.
iyi niyetinizi nasıl sui istimal ettim anlamadım doğrusu.hiç bizim iyiniyetimizin *nehalde olduğunu düşündünüz mü.
benim saygı ve sevgimde bir eksiklik yok bunu farketmiş olmalıydınız.ama dut yemiş bülbül gibi susacak da değilim.
hocam sınırlarınız zorlandığı noktada, her bilgim sizde var zaten.kesin sesimi uyarmanıza gerek yok.ben uyarılacak birşey yapmam.yaptığım işten sonra da uyarmanız bir işe yaramaz.tartarak konuşur,azkonuşur ama ikiyüzlülük yapmam.
dinimden eminim,sadece sizlerin ölçü ve değerlendirme hataları yaptığınızı biliyorum.zaten bu da normaldir,herkesin iman mahalli olan kalp ve kalpteki vicdanı farklı çalışır.iyi insan olmak başka birşeydir ki,zaten iyi insan olmanın özellikleri zaten dince de övülmüştür.o bakımdan dindar sayılırsınız.ama imani eksiklikler de kabul edilebilse de ,ekstradan dine düşmanlık yapılınca mecburen bildiğimizce karşı çıkıyoruz.bizlerde düşmanlık olmaz,sizin neye inandığınızın bizi ilgilendirdiğini mi,sanıyorsunuz.hayır ilgilendirmiyor.sadece dine karşımüdaafa için yazıyoruz.yoksa sizin dinsiz olma özgürlüğünüze saygılıyız.nasıl siz bizim dindarlığımıza saygılı iseniz.
neyse uzun oldu.
beğenmediğin yerde banla hocam beni.Ama içindeki körpe beyinli yavruları doğru yola getirme,öğretme,öğretmenlik yapma özverisi ile beni de akıl alan makamına indirip düşük görme.

bu kadar hucüma karşı ben bu dini savunuyorsam bu,

benim açıklayamadığım doğa olaylarından dolayı bir ilaha inanma ve sığınma ihtiyacımdan değil,(açıklanmamış doğa olayı yok gibi)

anamın babamın beni küçük yaşta zorlamasıyla bazı hurafelere inanmamdan değil,(annem babam dindar değil)

arapların türkleri zorla müslüman yapmalarından değil,(bin sene geçmişbana ne o zamanki türklerden,onların aklına mı uyup da müslüman olıcam)

maddi bir çıkar aldığımdan değil,(üste ben zekat veriyorum)

huri aşkıyla değil,(ne kadar çabaşlarsan çabala sadece Allahın vermesiyle cennete girersin,ibadetle sen kazanamazsın)

cehennem korkusuyla değil,

vs
vs


sadece ve sadece sizlerle aynı olayları ölçme ve değerlendirme yaparken benim bilimsel bulgularla açıklanan olaylara sadece niçin böyle olsun ki,sorusunu sormamla beraber o bilimsel açıklamanın ardında bir irade ve ilim ve kudret sahibini hissetmemdir.
durduk yerde niye olsun.mesela güneş meyvelere niye fayda sağlasın ki,bozması daha kolay değil mi.meyveler güneşten aldığını bana niye gıda olarak versin ki,beni düşünürler mi,o gıdalar vucuduma niye faydalı olsun ki,nerden bilecek beni.............
bilim bunların nasıl olduğunu çözer ama niye olduğuna dikkate almaz.ben ise bunu önemsiyorum.
olay budur.

burada da vicdan devreye girer.
ben bizi düşünen bir yaratıcıya bağlarım işi,
bazıları da herbir zerreye bir ilah özelliği varsayarak aklı fikri ilmi kudreti ve iradeyi herbir zerreye verir.
ben bir ilaha inanırım o arkadaşlar zerreler adedince ilaha inanır.
bence benimki daha mantıklı.

hocam seni tanımam ama,yanlış bulduğum taraflarınla beraber aslında tam bir hakperest olduğunu zaten öğretmenlikten gelme özverili olabilme özelliklerinden anlayabiliyorum.dolayısıyla
çalışmalarında başarılar dilerim.
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 14-07-2006, 10:06
soro soro isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
soro - MSN üzeri Mesaj gönder soro - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Re: Ahzap 37

sodomo,
"maalesef yine derdimi anlatamamışım. Sorogren kardeşim bak şimdi diyorum ki; *ahlak, fazilet, dürüstlük, akıl, fikir, vicdan vb. bir çok güzel değer senin doğanda yaratılışında, mayanda, hamurunda zaten var. "


canım abim,bunların benim doğama gelmesi için bir menba ve menşe gerek yani bir depodan alınıp bana verilmeli ve de bir veren olmalı.bunlar tohum halinde benim ruhumakonmuştur yaratıcı tarafından ve sonra senin dediğin dış etkenlerle değişerek olgunlaşır.bu süreçte ise ya tamamen dış etkilerin bağımlısı olursun veya yaratıp da sana o malzemeyi veren yaratıcının şeriatından da etkilenirsin.benim ve bir kulun yapacağı bu neşv ü nemalanmaesnasında yaratanın standartlarına uygun birgelişme sağlayabilmektir.hedefim budur.

"Sen ki hiç bir insanın ellerini ve ayaklarını çaprazlama kesmeyecek kadar vicdan sahibisin"

doğrudur.
kendi hesabıma bunu yapmam.zaten ben affedersem suçluya da yapmazlar.yine iş bende biter.
amma toplumdan bir büyük hastalığı kaldırmanın yolu da suçların cezalarının büyük ve caydırıcı olmasıdır.(önce sucu engelleme vardır,bu cezalar zaten islam hukukunun geçerli olduğu yer ve zamanlarda uygulanabilir otoritelerce fakar o otorite de hortum üçkağıt vs olmadan sosyal devlet özelliğini hissettirmelidir vatandaşına)

zaten bu ceza da suçu oldukca caydırmıştır diyebiliriz.zira şimdiki kadar hırsızlık olsaydı o zamanlardan beri şimdi yarı nufüsumuzun soydı çolak,çolakoğlu,çolakgiller falan olurdu osmanlıdan geçişte.

caydırıcı olmanın yolu budur.ayrıca mağdurun affetmeyeceği ölçüdebir hırsızlık yapılmışsa normal zamanda o mağdur adam onun sadece kolunu kesmekle de kalmaz.bir düşün istersen.belki de kuran bu tür cezalarla aslında hırsızın canını kurtarıyor.

hem şer,i cezada infaz memuru ve diğerleri hırs ve şşahsi düşmanlık gösteremezler.aksi halde zalim olurlar.sadece emr-i ilahi yerine geldiği için memnun olur fakat insaniyet itibariyle hırsıza acırlar ve de bu suçu işlememeleri gerektiğini anlarlar.



alttaki yazılarını zaten mevzu ediyoruz.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:40 .