Cem'in ötenazi konusunda ki düşüncelerine katılıyorum. Ama zannedersem dinsel önyargılar buna engel oluyor. Ölecek kişi intihar etmiş olmak istemiyor, ötenazi yapacak doktorlar da cinayet işlemiş olmak istemiyor.
Mesela organ nakli konusunda da böyle dinsel önyargılar rol oynuyor. Geçenlerde bir ilahiyat prof'u "Caiz değildir" gibi bir laf etti ve bu yüzden merhumun ailesi vazgeçti ve organ bağışı bekleyen 5 kişi'nin umutları yıkıldı.
Bir şeye "haram-helal" ikileminden bakarsanız olacağı budur ama "doğru-yanlış", "iyi-kötü" vb. vicdani bir açıdan yani "insan" gibi bakarsanız o zaman neyin doğru olduğu sorusunu "insanca" cevaplarsınız. Bizim asıl problemimiz bir türlü "dünyevi" bir vicdana sahip olamamak. Hala safsata kitapların peşine takılıp kendi vicdanına ihanet edenlerin son sözü söylediği bir ülkede yaşıyoruz, yazıktır bize.
Bı ölüm konusuna gelince, olayı çok depresif bir boyuta taşımaya gerek yok. Ölüm ölenden daha çok ölenin yakınlarına acı veriyor. Sonuçta ölüm herkese "adil" davranıyor, ne padişah dinliyor ne zengin ne fakir.
Ama yaşam öyle mi ya ?
Şahsen ölmeden birkaç saniye önce eğer mümkün olursa bir espri patlatacam.
Mesela şöyle olabilir: "Ey varlık ve yokluk alemi ! Topunuzun..........
Veya şöyle : "Geldim, gördüm ve gidiyorum "
Veya şöyle : "Oğlum borçlarımı ödeyiver"
Neyse, zannedersem espri yapmaya bile fırsatım olmaz.
Hayat mısın, ölüm müsün nesin
Demin candaydın, şimdi tendesin
Öyle karışık ki belli değil
Ben mi sendeyim ? Sen mi bendesin ?---Ümit Yaşar---