
15-12-2010, 23:31
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2010
Mesajlar: 33
|
|
Bir Soru
|
1. Dünya tarihi boyunca, bütün kültürlerdeki insanlar, bir Tanrı'nın varlığını kabul etmişlerdir.
Bir kişi, bütün tarih boyunca gelmiş geçmiş bütün insanların, bütün ulusların ve kültürlerin hatalı, kendisinin haklı olduğunu nasıl söyleyebilir? Milyarlarca insan, çeşitli sosyolojik, zihinsel, duygusal ve eğitimsel çeşitliliği içeren milyarlarca insan, tek bir ağızdan bir Yaratıcı, bir Tanrı olduğuna karar kılmışlardır.
Antropolojik araştırmalar, günümüzde en uzaklardaki, en izole olmuş ve en ilkel kabilelerde bile evrensel bir Tanrı inancı olduğunu gösterir. Dünya üzerinde yazılmış en eski, en antik tarihi eserlerde veya efsanelerde, orijinal bir Yaratıcı, Tanrı konsepti görülmektedir. Günümüzde veya antik çağlarda çok tanrılı inançlara sarılmış, birbirinden bağımsız ve alakasız toplumların bile kökenlerinde en yüksek ve en yüce olan bir Tanrı bilinci olduğu görülür.
|
bende yukardaki metinden yola çıkarak
bir soru soruyorum
bu kadar az ateist varken
yaratıcıya inanan milyarlarca insan varken
siz ateistler nasıl
hala ateist olarak kalabiliyorsunuz
|

15-12-2010, 23:42
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
|
|
|
Çünkü üç büyük din, aslında tek bir din sayılır. Hıristiyanlık ve Müslümanlık Tevrat'ı referans alır. Toplumdan topluma biraz farklılık gösteren bu inanç sistemi toprağa dayalı büyük imparatorluklar ortaya çıkmaya başladığında, bu imparatorluklarla birlikte yayıldı. Bu inanç sisteminin mensubu olan toplumlar, tarihte siyasi ve askeri açıdan daha başarılı oldular ve bu yüzden de inançları yayıldı. Eğer başka bir dinin mensupları Hıristiyan Avrupa ve Müslüman Türk ve Araplar kadar yayılmacı ve gaddar olsalardı, şu anda birileri eğer bu söz konusu din doğru değilse neden bu kadar kişi ona inanıyor diye soracaktı.
Cennet, cehennem, Allah, Şeytan, Adem, Havva fikirlerine dayalı bu inanç sisteminin bu kadar yaygınlaşmasının sebebi odur. Fakat, "Neden tüm toplumların şu ya da bu şekilde bir dini vardır ve neden tümü doğaüstü güçlere, ruhlara, Tanrı ya da tanrılara inanır?" diye sorulursa, o zaman cevap değişir.
Bunun sebebi dünyanın neresinde doğarsa doğsun, tüm insanların aslında bu evren denen bilinmezde aciz oluşu. Neden varolduğumuzu bilmiyoruz. Hayattaki amacımızı bilmiyoruz. Hayatta bir amacımız olup olmadığını bile bilmiyoruz. Kökenimizi zaten bilmiyoruz. Hele de geleceğimizi, ölümü ve ölümden sonrasını hiç bilmiyoruz. Dolayısıyla bu kadar boşluk içindeki bireyleri bir araya getirebilmek, bir amaç etrafında toplayabilmek ve onlara hayatta sağ kalıp bir şeyler yaratma ve bir şeyler başarma mücadelesinin içine çekebilmek için fikirsel olarak tutunacakları dallar göstermek gerekiyordu. Bazı ruhani liderler ve karizmatik toplum önderleri de insanlara bu tür gerekçeler verdiler. İşte dinler bundan ibarettir diyebiliriz.
Bu başka işlere de yaradı toplumda. Çünkü din öyle bir kontrol mekanizmasıdır ki, normalde bir amaç etrafında toplanamayacak binlerce değişik kişi ve karakteri kontrol etme imkanı veriyor. Dünya nimetlerinin haksız bölüşümünü de insanların kolay kabul etmelerini sağlayacak bir psikolojik kontrol mekanizmasıdır din örneğin. Bu amaç için idealler zaten. Hatta bazılarına göre dinlerin ortaya çıkış sebebi de odur, yeryüzündeki tek fonksiyonları da.
|
bende sana burayı gösteririm
Benim yorumum : Dinlerin yayılma yöntemleri savaşladır.Bir devlet/beylik vb yapılar kabul edince halkta otomatikmen kabul eder.
Ayrıca dinleri ortaya çıkaranlar hep tek kişi olmuşlardır.
Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
|

16-12-2010, 00:06
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2010
Mesajlar: 33
|
|
AteistSOL´isimli üyeden Alıntı
bende sana burayı gösteririm
Benim yorumum : Dinlerin yayılma yöntemleri savaşladır.Bir devlet/beylik vb yapılar kabul edince halkta otomatikmen kabul eder.
Ayrıca dinleri ortaya çıkaranlar hep tek kişi olmuşlardır.
|
Dinlerin yayılma yöntemleri savaşlardır
ama tanrı inancı savaşla yayılmaz o zaten vardır
dinlerin yayılmasından önce de sonrada
sadece kostüm değiştirir
sorum şu yeryüzündeki insanların çoğu tanrıya inanırken
ateistler nasıl kendi düşüncelerinden emin olabiliyorlar
|

16-12-2010, 00:36
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
Çok eskiden takip ettiğim bir dergi vardı. Bu derginin bir sayfasında espriler, şakalar, fıkralar yer alırdı. "Duvar yazısı" köşesinde, her hafta komik bir laf bulunurdu.
Başlık yazısını okuyunca, o duvar yazılarından birini hatırladım. Şöyle diyordu:
"500000000000000000000000000000000000000000000 000 sinek yanılıyor olamaz. İnsanlar, b.k yiyin!"
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
|

16-12-2010, 01:29
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.212
|
|
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
Başlık yazısını okuyunca, o duvar yazılarından birini hatırladım. Şöyle diyordu:
"500000000000000000000000000000000000000000000 000 sinek yanılıyor olamaz. İnsanlar, b.k yiyin!"
|
Ne varsa mizahta, düşünen adamda var
Öncelikle çok eski zamanlardan bu yana tanrı inancı mevcut değildir bunu bilelim. Bu binlerce kez konuşuldu, tartışıldı, araştırıldı bunlarla ilgili kitaplar, dergi yayımları var alın okuyun. Böyle olmayan şeyler üzerine teori bina etmeyin. İşe en basitinden sitemizde mevcut şu yazıları okumakla başlayabilirsiniz.
Tanrı kendi varlığının nüvesini insana yerleştirdi ve kendisinin var olduğunu bildirdi diyorsanız bende size şunu söyleyeyim kesinlikle "becerememiş". Zira binlerce yıldır hala insanlar birbirini kesiyor, hemde ilkel düşünceler, ayrımlar uğruna. Bu evren, herşeyi yarattığı iddia edilen bir varlığın geliştirebileceği bir sistemden çok kendiliğinden sallan yuvarlan gelişen bir kaoslar sistemini andırıyor.
Ve ben tanrı olsaydım, sistemimi bilginin yolunu izleyerek keşfetmeye uğraşan insanları cehennemde yakacağıma, sabah akşam ibadet ibadet diyip boş işlerle uğraşan ve iki yüzlülüğü karakter edinmiş insanların icabına bakardım. Adaletli olmak bunu gerektirirdi. Zira ortada tanrının bir bilimi, bilgisi varsa bunu dindarlar değil kesinlikle bilim insanları arıyor.
|

16-12-2010, 13:18
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2009
Bulunduğu yer: Bermuda Allah Üçgeni
Mesajlar: 910
|
|
FİLOZOF´isimli üyeden Alıntı
bende yukardaki metinden yola çıkarak
bir soru soruyorum
bu kadar az ateist varken
yaratıcıya inanan milyarlarca insan varken
siz ateistler nasıl
hala ateist olarak kalabiliyorsunuz
|
insanların çoğunluğunun bir fikri doğru kabul etmesi gerçekten o fikrin doğru olduğunun ispatı mıdır? bir örnek de ben vereyim: galileo'dan önceki bir çok insan evrendeki her şeyin dünyanın etrafında döndüğüne, dünyanın evrenin merkezinde olduğuna inanıyordu. gayet doğal olaran kuran da böyle bir evren modelini iddia eder (bunun en açık ispatı için bkz: kehf suresi 85-86-89-90). o insanlar elbette ki aptal değildi ama yanıldıkları da şüphe götürmez bir gerçek değil mi  o yüzden insanların çoğunluğunun ne düşündüğünü bir kenara bırakarak düşünmeli
|

16-12-2010, 13:34
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Saçma bir soru olmuş.
Önemli olan nicelik değil niteliktir.
Bunu en iyi bilmesi gerekenlerde esasında iman edenler olmalıydı.
Yoksa peygamberleri açıklamak bir hayli güç olurdu.
Saygı, herşeyden önce...
|

16-12-2010, 16:27
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2010
Mesajlar: 33
|
|
çok eski zamanda diyelim ki tanrı inancı yoktu
ne değişecek insanoğlunun ortak aklı şimdi diyor ki tanrı var
milyarlarca insan tanrıya inanıyor
hemde bin yıllardır
her doğruya karşı çıkanlar olduğu gibi
tanrının varlığı gerçeğine de karşı çıkan küçük bir grup var
benim de merak ettiğim buydu
bu azınlık yanlışı tercih etmesine rağmen buna nasıl tahammül edebiliyor
kimi savaşları bahane ediyor
kimi dünyanın şeklinin konumunun hareketinin önceden bilinmediğini
ancak sonradan öğrenildiğini söyleyerek teselli buluyor
bırakın bu bahaneleri
1 artık insanların neredeyse tamamı savaşların yanlış olduğuna ve barışa
inanıyor
2 dünyanın şeklinin konumunun hareketinin nasıl olduğunu da biliyor
eğer ateistler siz de haklı olsaydınız 1 ve 2 nolu örneklerdeki gibi
iddianızı şimdiye kadar kabul ettirmeniz gerekmez miydi
|

16-12-2010, 17:57
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.212
|
|
Hayır efendim konu bir azınlığın "apaçık gerçek" olan tanrıya inanmaması değildir.
Konu, bu apaçık gerçek sandığınızın milyarlarca kişi seviyesinde bile yapısal farklılıklarının olmasıdır.
Konu, ben inanıyorum dediğinizde elle tutulur hiç bir somut kanıta dayanmayışınızdır.
Neden ilahi dinler arası diyalog varda müslüman hindu, müslüman budist diyaloğu yok?
Siz bir milyar hindudan, bir buçuk milyar budistten daha iyi bir tanrıya mı inanıyorsunuz?
Siz neden iki milyar insanın inandığı kutsal üçlemeye inanmıyorsunuz?
Bakın bu dinlerin tanrı inancı ile sizinkiler arasında uzaktan yakından bir bağıntı yok. Hatta size göre hindu ve budist tanrıları put seviyesinde.
Yapısal olarak her tanrının "insandan üstün olması" ve bazı şartları yerine getiren insanları "iyi" olarak nitelemesi dışında bir benzerlik yok.
Siz bakın herkes inanıyor dediğinizde insanlığın üç buçuk milyarlık bir kesimi tamamen sizin kavrayışınızın ve algınızın dışında yarı put, yarı insan, yarı tanrı nesnelere, ineklere, maymunlara ve bazen kendine tapınıyor.
Ha ne şekilde olursa olsun birileri bir şeylere tapınıyor bakın herkesin tapınma ihtiyacı var diyorsanız size şu kadarını söyleyeyim.
-İnsanların gereksinim duyduklarından fazlasını yemeye de ihtiyacı yok. Ama insanların bazıları fazla yemekten ölüyor.
-İnsanların heyecan duymaya, delicesine seks yapmaya, maceracı olmaya da ihtiyacı yok.
-İnsanların dağa çıkmaya da dağcı olmaya da ihtiyacı yok.
-İnsanların birbirini katletmeye, savaşmaya da ihtiyacı yok. Eşit bir paylaşımla herkes hayatını sürdürebilir. Peki bunlar neden var? Sizin teorinize göre bunların hep bir nedeni olmalı ve bu neden tanrı inancı gibidir. Elbette bir neden var. Ama bu neden yalnızca dürtülerimiz ve çevre.
Kalıtımımıza kazınan istekleri kontrol edemeyişimizin cezasını çekmekteyiz. Ölüme karşı geliştirdiğimiz tanrıcılık teorisinin, hırsın cezasını dinlerle çekmekteyiz. Çünkü kendimize daha rahat bir dünya yaratabilmek için diğerlerini öldürmek, yok saymak, ötekileştirmek, hakir görmek bizim kalıtımımızda var. Buna ancak beynimizle, fikrimizle direnebiliriz.
Direnmeyip yalnızca aklımızdan geçenleri uygulamaya koyulduğumuzda, düşünmediğimizde dinler, tanrılar, savaşlar, krallar ortaya çıkar bu kadar basit.
İşte bu yüzden zulme karşı olduğunu söyleyen herkesin bilime, bilim adamına destek vermesi gerekiyor.
|

16-12-2010, 19:46
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
|
|
sevgili filozof, beşerin tamamı bülent ersoy'un. sapına kadar erkek olduğuna inansa durum değişirmiydi. dinlerde böyle .çok inanan olursa durum değişirmi .ayrıca islamiyet sayı olarak
ikinci din. o zaman sizin tanrınızda yok sayılmazmı.
sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
|
Benzer Konular
|
| Konu |
Konuyu Başlatan |
Forum |
Cevaplar |
Son Mesaj |
|
Bir soru
|
esron |
Öneri, Düşünce & Eleştirileriniz |
228 |
10-12-2009 01:26 |
|
soru
|
AGC |
Konu-dışı |
10 |
09-07-2009 02:08 |
|
Bir Soru?
|
Turdagi |
Evrim |
1 |
10-10-2007 23:28 |
|
bir soru
|
gameover |
Konu-dışı |
8 |
10-02-2006 01:47 |
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:32 .
|