
22-09-2006, 10:18
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
|
|
Re: -niye islam bilim ile celissin ki.-
|
"Ama, hala atom ayvada farklı diyosun"
saçmalama liop efendi.ben bunu nerde dedim.ben farklı bünyelerde aynı ve tek atom ,herbünyenin kendi farklı yapılış ve işleyiş programını bilircesine fakat bilmeden,amabir bilenin sevkiyle işliyordiyorum.
farklı şeyler yazma.
|
Keh keh.. Oturup senin yazdığını tekrar niye yazayım? Diyorsun ki, aynı atom, ayvada farklı, insanda farklı görev yapıyor.. Yanılıyor muyum:
|
bir atom,hem ayva meyvesinde calisip bir zerresi oluyor,
hem lahana sebzesini *bir parcasi olup islev goruyor
hem insanin beyin hucresinde bir zerre oluyor
hem toprakta bir zerre oluyor ve calisiyor
ayni ve tek atom heryerde calisabiliyor.
e hepsinin programi farkli '
simdi 2 ihtimal var ya hepsinin ve herseyin programini biliyor
veya Allah sevkediyor.
herseyi biliyor dersen bilemem.
|
İşte senin yanılgın. Bir atom her zaman ve heryerde aynı şeyi aynı şekilde yapar. Kimsenin duruma özel sevkiyle bir şey yaptığı görülmemiştir. Dediğin şey şu. Suya çinko atarsan, Allah ona "dur orada" der. Ama çinkoyu tuz ruhuna atarsan "Ey tuzruhu, içine çinko salındı. Göster bana hidrojenlerini. Ey hidrojenler, siz şimdi derhal sıvının yüzeyine gidiyorsunuz.."
Etme gözünün yağını yiyeyim.. Güya basit bir akıldan maddeyi münezzeh etmek adına bu kadar zorlama.. Üstüne birde atomlara "emir dinleme" gibi daha kallavi bir akıl yükleme çabası..
Evet, sorunun cevabının neden önemli olduğunu görüyorsundur sanırım. Hidrojen neden çıkar? Sen diyorsun ki, allahın sevk etmesiyle.. Hayır, öyle çıkmaz. Bir kimya kitabı al, oku, öğren. Ha, işte hidrojenin çıkmasına yeterli olan imkan ve kabiliyetler, gördüğün tüm kainatın tam olarak böyle olması için yeterlidir.
Hala, 235 bininci yılda bu yola gitmeyelim dememiş.. Sen hala atomları allahtan filan emir alan akıllı şeyler sanmakta direniyorsun. Atomlar veya bir canlı böyle edelim, şöyle edelim demez, diyemez. Ve gözlerinin belirli bir safhada evrimi kalmış tonla tür vardır. Mesela, tam ortada kalmış olan nautilus gözleri. Bak, basitleştirilmiş olarak göz oluşumunun 6 adımı:
Bak, bu bir palanaryanın gözü:
Bak buda bir nautilus'un gözü:
Bilmem anlayabildin mi? Bunların gözleri işte bu noktada kalmış. Neden, bilmek zor. Ama tahminen, gözlerini daha geliştirecek varyasyonlar yaşamadılar. Yaşadılarsa da, doğal seleksiyona onlara avantaj sağlamadı.
Senin derdin, "Atomlar duruyormuş, durun bir göz yapalım demişler. Az gitmişler uz gitmişler" gibi, olayıa fabla çevirmek. Masallar için biraz büyümedik mi? Evrim teorisi, bu gözün evrimi vs. öyle oturup masa başında ortaya konan şeyler değil. İşte canlılardaki bu göz kombinasyonlarına vs. bakarak, bu işin aşama aşama evrimle ortaya çıktığının görülmesinin sonucu. Bir türlü bunu anlayamadınız..
Neden anlayamadınız? Şahıs olarak siz, akıllı, zeki, görgülü vs. olabilirsiniz. Ama size dayatılan disiplin, yani din müessesesi daha büyük bir disiplinin parçasıdır. Kölelik disiplini. Detaylara girmeyelim şu anda. Ve kölelik müessesesinin sürmesi için, kölelerin cahil kalması zorunludur. İşte sizin önünüze, din kalıbıyla cahillik konmakta, bu kalıba girip kıt akıllı olmaya zorlanmaktasınız. Ama, öyle değilsiniz. Tek gereken, silkinip kendinize gelmeniz. Din derken, islam filan diye özelleştirmiyorum. Tüm dinler böyledir. Ne zaman ki, mesela hristiynalık bundna silkinmeyi başarmıştır, o zaman hamle yapmıştır hristiyanlar. Dünyanın güneşin etrafında döndüğünü, katolik kilisesisinin 1992 yılına kadar kabul etmediğini, bu sebeple ABD'nin %40'ının dünyanın düz olduğuna ve güneşin dünyanın etrafından döndüğüne inandığını biliyor muydunuz?
Uzatmayalım. Cahil olmanız ve öyle kalmanız sizden beklenen şeydir. İşte o yüzden bilimsel kıpırdanmalar olduğunda hemen bunlara taarruza geçilir. Aslında, dinleri reddetmek için, Tanrıyı reddetmek için evrime, big banga filan ihtiyaç yoktur. Ama, siz inanmayı tercih ediyorsanız, bir şeyi aklınızda tutmanız gerekiyor. Bu bilimsel sonuçlar, bilim adamlarının doğaya dayattığı şeyler değil. Bilakis doğanın açıkca gösterdiği şeyler. Bilimsel verileri ve bilgiyi kabul ederekte inanabilirsiniz. Ama o zaman, sorgulayan adam olursunuz ve dini sizin uzaktan kumandanız olarak kullanmak isteyenlerin işine gelmez.
Neymiş.. Bilimin sonuçları, doğanın gösterdikleridir. Evrimde, Termodinamikte bunlardan biridir. Bunları reddetmeye çalışmak, yeldeğirmenlerine savaş açmaktan ibarettir. Eğer, inanmak istiyorsanız, evrim de yeterince mucizevidir. Gene tanrınıza inanın. Ama, bilimden, yani gerçeği bulmak için sorgulamadan taviz vermeyin. Fakat, tanrı nedir? Karbon yerine baryum tabanlı bir mahluk mudur? Tanımı gereği tanrı madde değildir. O halde, onu bilimsel olarak anlamak durumumuz olamaz. Bu halde, bilimsel bir şeylere bakarak bundan tanrıyı çıkartamayız. Sonuçta, tanrıya iman edilir, inanılır sadece. Ve bu inanç madde/doğa üstü bir mefhuma olan inanç olarak bilime uyması zaten beklenmez.
Demekki, inanacaksanız gene inanın. Ama bu inanca saplandığınız için, bilimsel düşünmeyi, bilhassa şüpheciliği bırakıp zarara girmeyin. İnançlardaki bu gibi hurafeler, sizin düşünmenizi engellemek için konmuş cevaplardır. İlk insan nerden geldi, Adem ile havvadan.. Bitti işte, artık bunu düşünmeniz gerekmez. Ama, asıl sorun, sizin düşünüp ilk insanın kim olduğunu keşfetmeniz tehdidi değildir. Sizin sorgulayıcı olmayı öğrenmeniz, düşünmeyi öğrenmenizdir. Çünkü, kölelikten kurtuluşun ilk adımı, düşünmeye başlamaktır.
Bizim topiğimiz açısından, ortaya çıkan şudur. Sizin düşünmemize, sorgulamanıza pranga vuran zihniyet, sizin bilimsel çalışma yetinizi dumura uğratır. İşte bu yüzden, bilimde, sanatta vs. geri kalmaya mahkumsunuz.
Ama böyle olması, sizde cevher olduğu gerçeğini değiştirmiyor. İnsansınız, yaratılışınızda bu var, ister evrimle gelmiş, ister gökten inmiş olun bu kesin. İşte şu "nasıl oluyorda hidrojen çıkarması gerektiğini biliyor" sorusunun cevabı, sizdeki cevheri açığa çıkarak anahtarı içeriyor. Bu yüzden defalardır, soruyorum. Ama, siz, size empoze edildiği şekilde, düşünmekten, sorgulamakta büyük bir itinayla kaçarak, size sunulan öğretiyi savunmaya çalışıyorsunuz..
|

22-09-2006, 10:24
|
|
|
Re: -niye islam bilim ile celissin ki.-
[quote:478f276bbb="sorogrenv2.0"]biz sadece perde arkasındaki Allahtan bahsederiz[/quote:478f276bbb]
Sayın sorogren, perde arkasında ne olduğunu kimse bilemez sadece "zan" eder. Ne güzel demişsiniz bir perde var, iyi ya işte perdenin arkasında ne olduğunu nerden biliyorsun? Bakın Hayyam ne güzel ifade etmiş bunu:
Varlığın sırrı saklı senden, benden;
Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben.
Bizimki perde ardında dedikodu:
Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben
Sende bilemezsin perdenin arkasını ben de bilemem. "Bilmiyorum, iman ediyorum" diyorsan, o imana temeli nerden alıyorsun? İşte koca bir doğma! Bilgi olmadan inanç olmaz. Olursa da buna inanç değil doğmatik inanç denir. Birisi de çıkar o perdenin arkasında Zeus var der, biri de Apollon, için içinden çıkılmaz.
Ayrıca, bir an için yukarıda bahsettiğin Allahın gerçekten de varolduğunu farzedelim, bilim gene çelişir! Çünkü yukarıda anlattım gene anlatayım: tanrı yoktan varedebildiğini söyler, bilim ise yoktan varolmaz der. daha en başında çelişirler. Burada anlaşılmayacak bir şey olduğunu sanmıyorum.
|

22-09-2006, 10:41
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2006
Bulunduğu yer: konya
Mesajlar: 1
|
|
Re: -niye islam bilim ile celissin ki.-
şimdi anti bilmem ne kardeş mesela seni annemle veya eşimle aynı yatakta görürsem nasıl bi tepki veririm hani affediciyim ya o bakımdan
şimdi soruyorum sizce ALLAH (C.C) yokta bu kadar düzenli bir dünyayı kim yarattı.nasıl oluştu çağdaş(dinsiz) arkadaşlar hadin baalım
YAŞAMIN YANKISI
..........Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlar.Birden genç takılıp
düşüyor ve canı yandığı için "ah!"diye haykırıyor.İleriki dağın tepesinden
"ah!" diye bir ses duyuluyor ve şaşırıyor.Merak ediyor ve "sen kimsin?" diye
bağırıyor.Aldığı cevap "sen kimsin?" oluyor.Yine bağırıyor "Sen bir korkaksın"
Dağdan gelen ses "sen bir korkaksın" diye cevap veriyor. Bunun
üzerine genç babasına dönüp "baba ne oluyor böyle ?" diye soruyor. "oğlum"
der adam dinle ve öğren! Dağa dönüp "sana hayranım" diye bağırıyor.Gelen
cevap " sana hayranım " oluyor. Baba tekrar bağırıyor, "sen muhteşemsin!"
oluyor. Oğlan çok şaşırıyor ama halen ne olduğunu anlamıyor.Baba
açıklamasını yapıyor:Oğlum insanlar buna "Yankı" derler, ama aslında bu
"Yaşamdır." Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir, yaşam yaptığımız
davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev! Daha
fazla şefkat istediğin zaman daha şefkatli ol! Saygı istiyorsan insanlara
daha çok saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan sen de daha
sabırlı olmayı öğren! Bu kural yaşamımızın bir parçasıdır, herkes için
geçerlidir. Yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarınızın aynada yansımasıdır
|

22-09-2006, 10:48
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
|
|
Re: -niye islam bilim ile celissin ki.-
sayın liop,
"Ha, işte hidrojenin çıkmasına yeterli olan imkan ve kabiliyetler, gördüğün tüm kainatın tam olarak böyle olması için yeterlidir. "
imkan ve kabiliyet dediğini kim nereden almış ve verene de kim nereden vermiş.bu kanun ve kuralların tüm kainatta geçerli olması ancak tüm kainata hükm etmekle olabilir.çinko istanbulda öyle yapıyorsa mozambikte de aynısını yapıyorsa oranın çinkoları hepsi birden bu ortak aklı nereden bulacak.çinko dinlese hidrojen dinlemez.hem de kim dikte edecek öyle yapın böyle yapın diye.her yerde aynı sonucun olması yer yere hakim olmakla olur.
devam edecem de.meşgulüm biraz.
yalnız sizi bilime ve bilimadamına saygılı olmaya davet ederim.
|

22-09-2006, 11:29
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
|
|
Re: -niye islam bilim ile celissin ki.-
|
imkan ve kabiliyet dediğini kim nereden almış ve verene de kim nereden vermiş.bu kanun ve kuralların tüm kainatta geçerli olması ancak tüm kainata hükm etmekle olabilir.
|
İmkan ve kabiliyetler, maddenin ta kendisi zaten. Maddenin bu yapsısı, sana imkan ve kabiliyet olarak aksediyor, yani algı sistemin onu öyle anlıyor. Önemli olan, olaya hangi sevyiede baktığın. Çıplak gözle bakarsan, tuzruhu çinko ile biraraya gelince, hidrojen çıkarma imkan ve kabiliyetine sahiptir diyorsun elbet. Ama daha altına bakınca bu olay böyle olmuyor işte.
Peki nasıl bir durum oluyor? Akıl, irade, kabiliyet vs. hususları, iki yoldan birini seçebilme mantalitesine dayanır. Ama, hidrejen çıkarırken tuzruhunun böyle bir seçeneği yoktur. Maddenin yapısı bunun böyle olmasını zorunlu kılar. Tıpkı tüm kainatta olduğu gibi. bir yıldızın oturup emekliliğini kara delik, nötron yıldızı, süper nova olmak gibi seçeneklerle değerlendirme şansı yoktur. Kütlesi vs. ne diyorsa, o olacaktır.
İşte, senin bir seçim, akla dayalı vs. gibi gördüğün şeyler aynen bunlardır. Maddenin başka bir yolu yoktur. Tohum toprağa düşmüşse, ağaç olacaktır. Başka bir alternatif yoktur. Siz, bu zorunlu tek yolu, sanki bir seçim gibi görmek halindesiniz.
Kim, nereden almış.. Kimse almamış. Bu zaten maddenin ta kendisi. Çünkü, madde burada gözle gördüğün toprak tanesi gibi bir şey değil ki. Atom seviyesine indiğinde, madde dediğin şey, bir enerji ve kütle dengesi demek. Enerjinin kütleye etkisi değişince, atomun da durumu değişir ve madde başka bir hale girmeye zorlanır. Ortamdaki temel kütle ve enerji değişmediği sürece, atomda durumunu değiştirmez. İşte tüm mesele bu. Bu taa ilk maddenin ortaya çıkış anından beri böyle. Bunu görmek istemediğiniz için, açıklamaları yeterli bulmuyorsunuz. Ve maalesef safsataya kayıyorsunuz. Neden, maddenin bu hali nerden aldığı gibi bir şey yok. Bu hali maddeden ayıramazsınız. Madde budur, bu hali, fizk kuralı, enerjisi vs. ile bir bütündür. Sanki bir madde var, birde buna etki eden bir kuvvet, şuur var gibi bakıyorsunuz. Ama, böyle bir şey asla bulunamadı, gözlenemedi. Tersine, görülen şey, maddenin bir bütün olarak bu yapıyı sağladığı. Nasıl dersen, çok, ama çok daha aşağılara, atom altı parçacıklara inersen o zaman bunların aslında maddeden ibaret olduğunu görürsün. Tıpkı, hidrojen yanıcı, oksijen yakıcı iken, bir araya gelince su gibi aziz bir şey çıkması gibi, alt düzeydeki bir kaç parçacık biraraya gelince bambaşka bir yapı ortaya çıkarır. Ve biz bu yapıları çoğu zaman enerji, kuvvet vs. gibi algılarız. Hepsi bundan ibarettir.
Neymiş, maddeyi atom seviyesinde incelersen, biraz kabiliyet gibi bir şeyler görürsün. Ama daha altına inersen, kabiliyet filan ortadan kalkar, daha saf maddeye ulaşırsın.
Ama, bu maddenin ve daha saf alt bileşenlerinin ne zaman ne yapacağı bellidir. sen, bunu kim vermiş diyorsun. Birincisi, biz bunun verildiğini bir şekilde görmedik. Alt kattaki komşun, acından helaya gidemezken, bir ev ve araba sahibi oluverirse, o zaman düşünürsün. Ama neyi? Sen hemen çıkıyorsun, arka bahçede hazine buldu, o hazineyi kim koydu? Dur, bir nefes al.. Maddenin zaten ortaya çıkışında o temel yapının ta kedisinden ibaret. O yapı varsa madde ve kabiliyetleri var olacak zaten. Ve bu yapıda, taa big bang öncesi kainattan bugüne geliyor. Hani, bu kabiliyetlerden yoksun bir madde olsa, bir zamanda onun bu kabiliyetlerle donatıldığını bilsek, bu kabiliyetlerin neden böyle ortaya çıktığını araştırırız. ama burada gene "bunları kim verdi" diyemeyiz. Çünkü, bunu diyebilmek için, "birini" bunları verirken görmemiz gerekir öncelikle. Yani, bunların birisi tarafından verildiğini sorglamak, safsata, yanlış soru olacaktır. tıpkı, hazineyi kim gömdü diye sorgulamak gibi.. Tek ihtimal bu mudur? Adam banka soymuş olamaz mı? Piyango çıkmış olamaz mı? Karısının mısırdaki teyzesinden miras kalmış olamaz mı? yok, sizde böyle bir sorgulamacılık olmaz. Siz hemen, "kim verdi".. Yahu önce birinin verdiğini bir ortaya koy, ondan sonra bunu araştır..
Bilmem hatanı anladın mı? Biz, maddenin zaten ta kendisi, ayrılamz bir parçası olan bu mekanizmaları sanki maddeye sonradan eklenmiş gibi düşünmeye çalışıp bunun oraya nasıl geldiği gibi, abes bir konuyu tartışıyoruz. Evet, maddenin böyle bir durumu, yani bu kabiliyetlerden münezzeh bir hali bilinmiyor. Ve elimizdeki veriler, böyle bir şeyin olamayacağını söylüyor. Madde ilk ortaya çıktığında, ne zaman, nerde ortaya çıktıysa, bu vasıflara zaten sahipti. Ve maddenin kendiliğinden ortaya çıkamayacağını, hiç bir şekilde öyle birden ortaya da çıkmadığını da biliyoruz. O halde, madde bu işte. Bu vasıflara ezelden beri sahip, ebediyende sahip olacak.
Mesele, determinizm ve diyalektik yaklaşımların tartışılması değil. Benim kırmızı kalemle altını çizmek istediğim şey, senin, birinin verdiği vs. gibi bir keyfiyet yokken, "Bu kabiliyeti kim verdi" gibi bir saplantıya düşmen. Neden? Neden olacak, sorgulama kabiliyetin yok. Olayı sorgulayamıyorsun, bunu yapacak yetin güdük kalmış. Neden? Çünkü, din denen garabet, senin sorgulamadan kabul etmeni gerektiriyor ve sende o kalıba uymuşsun. Bak, basitçe bir maddenin nasıl öyle olduğunu bile sorgulayamıyorsun.
|

22-09-2006, 21:05
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
|
|
Re: -niye islam bilim ile celissin ki.-
Sayin Cem,
”Sende bilemezsin perdenin arkasını ben de bilemem. "Bilmiyorum, iman ediyorum" diyorsan, o imana temeli nerden alıyorsun? İşte koca bir doğma! Bilgi olmadan inanç olmaz. Olursa da buna inanç değil doğmatik inanç denir. “
-------Demisiniz.Efendim sayin liopla olan yazismalarimiza dikkat ederseniz o kadar da dogma olmadigini gorursunuz imanimizin.Hatta asil dogmanin muhalif taraf olduguna bile sahit olabilirsiniz.---------
“Birisi de çıkar o perdenin arkasında Zeus var der, biri de Apollon, için içinden çıkılmaz. “”
------Demisiniz.Efendim birinin demesi o kadar muhim degil.O zeusun veya apollonun ne dedigi muhim.kendilerinin oyle bir iddiasi var mi.Varsa iddialarini duymak isterim.yani kendine yakistirip da kainati ben yarattim diyen,her kim varsa iddiasini ortaya koysun.-----------------
“Ayrıca, bir an için yukarıda bahsettiğin Allahın gerçekten de varolduğunu farzedelim, bilim gene çelişir! Çünkü yukarıda anlattım gene anlatayım: tanrı yoktan varedebildiğini söyler, bilim ise yoktan varolmaz der. daha en başında çelişirler. Burada anlaşılmayacak bir şey olduğunu sanmıyorum.”
----------------Demissiniz.Eger Allahi farzen de olsa hesaba aldi isek,bu sefer dogaldir ki,bilimin kendini bir check etmesini isteyebiliriz.hem yani din Allah yoktan var eder demesi bilime neden zit olsun ki.bilim gordugune hukmeder.zaten Allahin yoktan varetmesine bir iliski ve algilama yapamiyorsa o konuda bilim ne diyebilir ki.o konu bilimi asmis demektir.bir calisma sahasi bulamadigi mevzuda bilim birsey diyemez.ayrica da bilim henuz yoktan varedilen birsey kesfedemedi ise,bu daha sonraki gelismeler cercevesinde de kesfedemeyecek demek degildir.dolayisiyla su an icin bilimin yoktan var edilemez demesini acele verilmis bir karar olarak goruyorum.gelecegimizi ipotek altina almalarina bence izin vermemeliyiz.----------
|

23-09-2006, 12:09
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
|
|
Re: -niye islam bilim ile celissin ki.-
sayın liop,
sen işi iyice içinden çıkamayacağın bir hale getirdin.ayıkla pirincin taşını bakalım şimdi.ben alıntı yapmıyım senden zira yoruldum.hepsi küllen mantık dışı.
|

24-09-2006, 13:56
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 31 Mar 2006
Bulunduğu yer: şirrinmişirrin egemino canlıuzurlu bi sayilgassabasının şirim bi beldesimden tefrişediyom sitteye.
Mesajlar: 1.168
|
|
Re: -niye islam bilim ile celissin ki.-
sARoGEn abim,
çok şükürüme abim nahayet yoruldun..  yanı bu perfomasa ne *V.2bin ford dayanır nede mercedes..
sen ayrı yoldasın*-liYOP abim ayrı yolda..ha babam gaza basıyonuz ona geççeem diye..matorlar patlıcak abim..günah yanim..
halbukim , birbirinize görüyonuz ama..otobanda olduunuz için yanyana farklı yollarda gidiyonuz.Hanı amarikan filimlerinde varya alatüste yetmiş tane yol yanyana -içiçe gözüküyo..onuniçün hanı arada biriniz obirine *-geçtim sana yaaa.. baak..*- deyip korna basıyonuz yaa*- alakası yok abim..aynı yolda olmayan yarışta geçen olmaski..hedef*-bitme noktasından ilk geçen yarışa kazanır.Siz aynı yolda deilsinizki..aynı ipe çarpıp geçesiniz.ben öndeyim diyesinis.
Çok bilimsel bi açıklama oldu.. 8O
yanı annaşılamamış olabilir.. :mrgreen:
yanı ..tabi herkeş böle pırof gimi doçet gimi bilimsel unvana saip deilki..
ve normeldir..neyseme..Liyop abim *bilim diyo..başlatanı kıçlatanı annamam daş gimi bilim var başkasına bakmam abey diyo..başlıyo..ilim öle..bilim böle..çinkoya asit at..fidrojen çıkar..onu genneriyle oyna bu çıkar..falaca filece.hepicii doru bilisel şeyler..Ama işin başıynan ilgili bi şey yok..
hep vardın..hep varolcek..
zamannan itiyaç ola ola -*matte *-denişe denişe herşey oldu.Allah mallah yok..yavaş yavaş madte herşeye yaptı diyo..ve bilimsel olarak ispat yapıyo kendi kendine..doçettir..bilim adamıdır .
saygı duymak lazım.Nası sen bi pırof olarak bana*-kendi yerimde **bilimsel *ve filosfik çalışmalarında başarılar dilerim (sn.pırof) Cemal(bey)im diyosun..Aynen öle abim.. bordaki arkadaşımızada başarılar dilicen.
hanı bende *-hernekadan bi bilim pırofu olsamda. 8O .
daşın gennerinin böle
..inatlan ve hırsnan..çalaşa çalaşa nası sonunda..
beste yapıp-şarkı söleyip-
*herkeşe duygulandıran Bİ MÜsnüm güRSEs olabildiini pek annıyamıyom ama..
oluyomuş decez mevzuya kapatcez abim..Bilim ne diyosa dorudur.
Yanı Musa alessam , elindeki asaya yılan yapıyoda..
Bilim daşı MÜsnüm GÜrses mi yapamıcak abim.. ölemi yanı..çık çık...
nütfen bilime biraz daa itibar et.hanı saygılı ol demiyom..*aırına gider-* sen sate saygılı bi abimissin..
Nası sen inanıyon kine "ALLAH ol deyince" herşey anında oluyo..
daş da..yanı matdede anında deil ama gayretinen.. yavaş yavaş..
14 milyar sekizyüz bin 500 yetmiş6 yılda..
sabırnan*-azimnen..genenere oynata oynata mÜSnüm olabilir.
*-*
Yıl hesabına o kadan net sölüyom.. *14 milyar kusur yıl diyene..çünküm hesap yaptım.tam o kadan yıl tuttu.aşaoka kessindir.(gününe kadan çıktıydın hesapta ama ..o kadan hava yapmıyım dedim..iste dakkasını söliyim abim..Bilim bu abim..bastınmı gaza..gider abim.Yeterkine V.2000 mator su kaynatmasın abim.*)
Bak cEM abimde güzel bi hayam şarkısı yazmış..Ben şöle annadım*-(ben böle annadıysam dorusu böle annaşılmasıdır..  ) *diyoki:
Peenceereniiin açç perdeesiiini.
Gösteeeer yüüzüneeee..
sende *diyonkine..
aaaçmaammmm açaaaammaaaamm.
söööyliyemeeem deeerdiiime.. hiiiç kimseeeyeee...
(fazlasına bilmiyom*-eski bişarkı bu..şimdik sen gene başlarsın..nerden biliyon..baban vidoyamı çekti filece..saırlar konusuna dönmesin *abim..)
aRKAdaşlar..bilimsel konumuz burda bitmiştir.konu hakında gerenkli açıklamalar yapılmıştır.Artıkın herbişey annaşıldıından kavgaya*- mator zorlamaa lüzum yoktur.Bu kadan zorlamay dezel mesel dayanmaz abim.matora çok zorlama.yeni araba.günah..)
**************
yazdıknarımız şakaydın..arada maksat muabbet ossun.kırıcılık olmasın.zate tatsıslıklardan Aldostu amcamı kaybottuk gimi gözüküyo.sArogen abime kaybotmuyalım diye uraşıyoz.
hERkeşin inançı kendine..çahilde inanıyoki.
bilim hep doru*-ama kesinki başlatan ALLAHda görsekde var görmesekde.
herkeşe*-selamlar abim.
kardeşiniz cml.(pırof)
'Biri senin hakkında kötü bir şey söylerse
sakın kızma ama şöyle karşılık ver:
Hakkımda bunu söyleyen hiç şüphesiz başka kusurlarımı bilmiyormuş.
Bilseydi, sadece bunu söylemekle kalmazdı!'
|

24-09-2006, 15:17
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
|
|
Re: -niye islam bilim ile celissin ki.-
cemalim,canim cigerim.
yanlis anlasmissin.beni yoran,kendi cebalarim degil,bilim hic degil.
bak yazdim yukarida bilim,bence,Allahin kaleminin yazdiklarini okuma sanatidir.ve boyle olunca bize de emir gibi olur.(ikra)yani
beni yoran sayin evrimci arkadasimizin artik,ayni laflari dondurmesi yani bilimsel aciklamanin bitmesi ve bilimsel mazemenin evrimi ispatlayamadigi gibi ,benim mantik zarureti olan evrimin olamayacagi tezimin de reddedilememesidir.Allahin yoklugunu ise sayin evrimci arkadas ancak ahan da goster katagorisinde reddedebilmistir.
mesele,atoma akil fikir karar merkezi ve bilinmeyeni daha bilinmeden once bilme ve yolunu takip etme gibi hususiyetlerin atoma izafe edilmesine dek vardirilmis ve dolayisiyla mantik harici anlatimlar artik yorgunluk vermistir.
sunulan resim slayt ve cizimler gercekmiscesine veri olarak kabul edilmek suretiyle bu verilere bina edilen izah ve teorilerle konuya katilim saglayabilmisler ama gercekler gizlenememizstir.
sen merak etme,ben v2.0 dizele modifiye yaptirdim.0-100 km 5,6 sn.
son surat 250 km. fren mesafesi 100-0 32 metre.
12 havayastigi var.
merak etme.
ben her zaman ki gibi her sozumun ardindayim.
ha unutmadan aldostunu ozledik.2 gunde olsa gormeyeli.insan sevdiklerini ozluyo.telefonlasirsan benden de selam et ve bekledigimi soyleyiver.ama bu geliste yine topiclerinde muslumanlar yazmasin,akillari ermez turu seyler yazip beni topic harici tutmasin.
|

24-09-2006, 19:17
|
|
|
Re: -niye islam bilim ile celissin ki.-
İslamda doğmatik inanç, sadece Allahın varlığı konusunda değildir sayın sorogren. Muhammedin miraca çıktığı iddiası, mağarasının girişinin örümcek ağıyla kapatılğı, ayın ikiye yarılıp ayrılması ve birleşmesi, hepsinden öte Muhammedin tanrının elçisi olduğu iddiaları doğmatik birer inançtır. Yani bu iddiaları doğrulayan bilimsel kanıtlar yoktur. Sadece Kuran böyle yazıyor veya hadis böyle diyor diye inanılır. Buna doğmatik inanç diyoruz, yani iddiayı "doğduğu gibi" kabul etme hali.
Örneğin Cebrail adlı meleğin varlığını hiç bir şekilde tesbit edebilme olanağımız yoktur. Onun varlığına ancak doğmatik olarak inanılabilir. Bu doğmatik inancın nedeni başka bir inançdır, Kuran'a olan inançtır. Kuran'a olan inancınız sizi doğmatik olarak Cebrailin de varlığına inanmaya zorlar. İşte bu doğmatik inançtır.
Doğmatik inanç bilimin ilkelerine uygun değildir. Bilimde her zaman şüphe vardır. Az veya çok ama şüphe vardır. Bu nedenle bilim görecelidir, mutlakçılık yoktur. Mutlakiyet dinde vardır. "Allah"ın emri mutlaktır, kesin doğrudur. Bu nedenle bilim ve din, bilhassa semavi dinlerin ilkeleri birbiriyle çelişir.
Evrim teorisi de, diğer teoriler gibi mutlak doğru değildir. Bilim bize evrim teorisi geçerlidir dediği sürece biz de buna inanırız. Ne zaman ki bilim dünyası (birkaç bilim adamı değil) evrim teorisinin yanlış olduğu kanıtlandı derse biz de o zaman öyle kabul ederiz. Bizim evrim teorisine inancımız bilim böyle dediği içindir. Bilim deney yapar, gözlem yapar araştırıp sorgular. Oysa Kuran "Cebrail adlı melek vardır" dediğinde bunu doğrulayacak deney, gözlem yapmaz, kanıt sunmaz. Sorgusuz inanmanızı ister, siz de inanırsınız. İşte bu doğmatik inançtır.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:38 .
|