Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #131  
Alt 28-07-2006, 02:13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

İTTİHAD'I-İSLAM Arkadaşım,

Maşallah çok hızlısın. Umarım sitemizde kalıcı olursun. Yanlız Deniz sitedeki seviye düşürücü yazılarından dolayı aramızda yok. Burda bir kaç hadis seni bekliyor. Özellikle kuyudaki pislikler üzerine yazılmış hadis hakkında düşüncelerini merak ediyorum. Sevgiyle kal arkadaşım.

Not:Bir arkadaşımız Benu Mustalık Gazası hadisi ile ilgili yorum yapacak birini arıyor.Haberin olması açısından söylüyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #132  
Alt 28-07-2006, 04:28
İTTİHAD'I-İSLAM İTTİHAD'I-İSLAM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Mesajlar: 25
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

"Ben de onu diyorum işte. Benim yazdığım o yazıda o cümleyi bulup şuraya kırmızı harflerle kopy paste yapın bakalım.
Öyle bir cümlem yok ki. Bakın, bana izafe ettiğiniz cümle şu: Siz müslümanlar Allah'ı korktuğunuz için seviyorsunuz hatta sevmiyorsunuz Bu cümleyi deniz'e cevap olarak yazdığım yazıda bulun bakalım bulabiliyor musunuz?"

Anlatamıyorum galiba.Ben böyle birşey dediniz demedim ki.Sizin yazdığınız yazıda böyle bir anlatım mutazammın dedim.Bilmiyorsanız yanınızda lugat bulundurun.Yani yazınızla bunu ima ediyordunuz demek istedim.


"Size soru: Siz Kur'an'daki korkutmalara bakarak mı inandınız?
Bir ateist veya gayrı müslim Kur'an'da korkutma var diye, inanmadığı cehenneme atılmakla korkutularak iman eder mi?"

Bir aralar bende müslümandım demiştiniz.Peki sizin o zaman ki imanınız korkuyamı müstenid idi.Bir çocuk babası tarafından şiddetli bir azar işitse sence o çocuk babasından nefret eder mi?Bence etmez.Babasına şefkatle sarılır.Etrafında peyk olduğunun farkına varır.Yapacağı birtakım kötü şeyleri de babasından korktuğu için değil onu üzemmek için yapmaz.Allah'ın keyfiyetine(realite) vakıf olamadıkça bu sırrı kavraman zor(Bunu sürekl tekrarladığımın farkındayım)İlkokulda okuduğum sıralarda çok kötü bir müdürümüz vardı,ondan çok korkardım,o kadar korkardım ki huzurunda iki kelimeyi yanyana getiremezdim.Bana bir keresinde bir görev vermişti.Çocukluk bu ya.Bende onu unutmuştum.Hatırladıktan sonra iş işten geçmişti.Temiz bir sopa yemiştim.O hocayı hiç sevmemiştim.
Ama kimi zaman oluyor,sabah namazlarına kalkamıyorum.Elimden geleni yaptıktan sonra yaptığım şey ELLERİMİ AÇIP;"YA RABBİ HATA ETTİK,AFFEYLE...demek oluyor.Çünkü rahmeti gazabına galebe etmiştir.
Söylenecek çok şey var ama bu kadar kafi...
Haa...Birde,Bir ateist veya gayrı müslim Kur'an'da korkutma var diye, inanmadığı cehenneme atılmakla korkutularak iman eder mi? demişsin.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu konuda insanlara tebliğin umdelerini bildirmiştir.Korkutmak asla bir işe yaramaz.Zaten Kuranı Kerim'de o ayetler takbih içindir..Yani korkuyla imana davet değildir.
Saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #133  
Alt 31-07-2006, 02:37
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Hadislerden İnciler(24)

(Peygamberin kalp ameliyatı. Hani surenin birinde biz senin kalbini yarıp da genişletmedik mi diyen sure.(İnşirah) Bu hadis de onu tasdik eden hadis. Siz bakmayın o ayeti yorumlayanlara. Onların ki takiyyecilik. Burada ne olduğu açık bir şekilde belirtilmiş. Devamında miraç olayı anlatılıyor. Hele miraçtaki *namaz pazarlığı umarım ki hoşunuza gidecektir. Biraz uzun ama okumaya değer...)

Hadis No : 5554
Ravi: Enes
Tanım: Enes (ra) Malik İbnu Sa'saa (ra)'dan naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) onlara, Mirac'a götürüldüğü geceden anlatarak demiştir ki, "Ben Ka'be'nin avlusundan Hatim kısınında -belki de Hıcr'da demişti- yatıyordum, -bir rivayette şu ziyade var: Uyku ile uyanıklık arasında idim- Derken bana biri geldi, şuradan şuraya kadar (göğsümü) yardı. -Bu sözüyle boğaz çukurundan kıl biten yere kadar olan kısmı kasdetti.- Kalbimi çıkardı. Sonra bana, içerisi imanla [ve hikmetle] dolu, altından bir kap getirildi. Kalbim [çıkarılıp su ve zemzem ile] yıkandı. Sonra içerisi (imanla) doldurulup tekrar yerine kondu. Sonra merkepten büyük katırdan küçük beyaz bir hayvan getirildi. Bu Burak'tı. Ön ayağını gözünün gittiği en son noktaya koyarak yol alıyordu. Ben onun üzerine bindirilmiştim. Böylece Cibril aleyhisselam beni götürdü. Dünya semasına kadar geldik. Kapının açılmasını istedi. "Gelen kim?" denildi. "Cibril!" dedi. "Beraberindeki kim?" denildi. "Muhammed (sav)!" dedi. "O'na Miraç daveti gönderildi mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hoş gelmişler! Bu geliş ne iyi geliştir!" denildi. Derken kapı açıldı. Kapıdan geçince, orada Hz. Adem aleyhiselam'ı gördüm. "Bu babanız Adem'dir! Selam ver O'na!" dendi. Ben de selam verdim. Selamıma mukabele etti. Sonra bana: "Salih evlad hoş gelmiş, salih peygamber hoş gelmiş!" dedi. Sonra Hz. Cebrail beni yükseltti ve ikinci semaya geldik. Kapıyı çaldı. "Bu gelen kim?" denildi. "Ben Cibril'im!" dedi. "Beraberindeki kim?" denildi. "Muhammed!" dedi. "O'na Miraç daveti gönderildi mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hoş gelmişler! Bu geliş ne iyi geliş!" dediler. Derken bize kapı açıldı. İçeri girince, Hz. Yahya ve Hz. İsa aleyhimasselam ile karşılaştım. Onlar teyze oğullarıydı. Hz.Cebrail: "Bunlar Hz. Yahya ve Hz. İsa'dırlar, onlara selam ver!" dedi. Ben de selam verdim. Onlar da selamıma mukabelede bulundular. Sonra: "Hoş geldin salih kardeş, hoş geldin salih peygamber" dediler. Sonra Cebrail beni üçüncü semaya çıkardı. Kapıyı çaldı. "Bu gelen kim ?" denildi. "Cibril'im!" dedi. "Yanındaki kim?" denildi. "Muhammed'dir!" dedi. "O'na Miraç daveti gitti mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hoş gelmişler! Bu geliş ne iyi geliş!" denildi. Kapı bize açıldı. İçeri girince Hz. Yusuf aleyhiselam'la karşılaştık. Cebrail: "Bu Yusuf tur! O'na selam ver!" dedi. Ben de selam verdim. Selamıma mukabele etti. Sonra: "Salih kardeş hoş gelmiş, salih peygamber hoş gelmiş!" dedi. Sonra Cebrail beni dördüncü semaya çıkardı. Kapıyı çaldı. "Bu gelen kim ?" denildi. "Cibril'im!" dedi. "Beraberindeki kim?" denildi. "Muhammed!" dedi. "Ona Miraç davetiyesi indi mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hoş gelmişler! Bu geliş ne iyi geliş!" dediler. Kapı açıldı, içeri girdiğimizde, Hz. İdris aleyhisselam ile karşılaştık. Hz. Cebrail: "Bu İdris'tir, O'na selam ver!" dedi. Ben selam verdim. O da selamma mukabele etti. Sonra bana: "Salih kardeş hoş geldin, salih peygamber hoş geldin!" dedi. Sonra Hz. Cebrail beni yükseltti. Beşinci semaya geldik. Kapıyı çaldı. "Kim bu gelen ?" denildi. "Ben Cibril'im!" dedi. "Beraberindeki kim ?" denildi. "Muhammed!" dedi. "O'na Miraç daveti indirildi mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hoş gelmişler! Bu geliş ne iyi geliş!" denildi. Kapı açıldı, içeri girince, Harun aleyhisselam ile karşılaştık. Cebrail aleyhisselam: "Bu Harun aleyhisselam'dır. O'na selam veri" dedi. Ben selam verdim, o da selamıma mukabelede bulundu ve: "Salih kardeş hoş geldin, salih peygamber hoş geldin!" dedi. Sonra Cebrail beni yükseltti ve altıncı semaya geldik. Kapıyı çaldı. "Bu gelen kim?" denildi. "Ben Cibril!" dedi. "Beraberindeki kim?" denildi. "Muhammed!" dedi. "O'na Miraç daveti indirildi mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hoş gelmişler! Bu geliş ne iyi geliş!" denildi, içeri girince, Hz. İbrahim aleyhisselam ile karşılaştık. Cebrail: "Bu baban İbrahim'dir, O'na selam ver!" dedi. Ben selam verdim. O da selamıma mukabele etti. Sonra: "Salih oğlum hoş geldin, salih peygamber hoş geldin!" dedi. Sonra Sidretü'l-Münteha'ya çıkarıldım. Bunun meyveleri (Yemen'in) hecer testileri gibi iri idi, yaprakları da fil kulakları gibiydi. Cebrail aleyhisselam bana: "İşte bu Sidretü'l-Münteha'dır!" dedi. Burada dört nehir vardır: İkisi batıni nehir, ikisi zahiri nehir. "Bunlar nedir, ey Cibril?" diye sordum. Hz. Cebrail: "Şu iki batıni nehir cennetin iki nehridir. Zahiri olanların biri Nil, diğeri Fırat'tır!" dedi. Sonra bana el-Beytü'l-Ma'mur yükseltildi. Sonra bana bir kapta şarap, bir kapta süt, bir kapta da bal getirildi. Ben süt aldım. Cebrail aleyhisselam: "Bu (aldığın), fıtrat(a uygun olan)dır, sen ve ümmetin bu fıtrat (yaratılış) üzeresiniz!" dedi. Resulullah devamla dedi ki: "Sonra bana, her günde elli vakit olmak üzere namaz farz kılındı. Oradan geri döndüm. Hz. Musa aleyhisselam'a uğradım. Bana: "Ne ile emrolundun?" dedi. "Gece ve gündüzde elli vakit namazla!" dedim. "Ümmetin, her gün elli vakit namaza muktedir olamaz. Vallahi ben, senden önce insanları tecrübe ettim. Beni İsrail'e muamelelerin en şiddetlisini uyguladım (muvaffak olamadım). Sen çabuk Rabbine dön, bunda ümmetine hafifletme talep et!" dedi. Ben de hemen döndüm (hafifletme istedim, Rabbim) benden on vakit namaz indirdi. Musa aleyhisselam'a tekrar uğradım. Yine: "Ne ile emrolundum ?" dedi. "Benden on vakit namazı kaldırdı!" dedim. "Rabbine dön! Ümmetin için daha da azaltmasını iste!" dedi. Ben döndüm. Rabbim benden on vakit daha kaldırdı. Dönüşte yine Musa aleyhisselam'a uğradım. Aynı şeyi söyledi. Ben, beş vakitle emrolunmama kadar bu şekilde Hz. Musa ile Rabbim arasında gidip gelmeye devam ettim. Bu sonuncu defa da Hz. Musa'ya uğradım. Yine: "Ne ile emredildin ?" dedi. "Her gün beş vakit namazla!" dedim. "Senin ümmetin her gün beş vakit namaza da takat getiremez. Rabbine dön, hafifletme talep et!" dedi. "Rabbimden çok istedim. Artık utanıyorum, daha da hafifletmesini isteyemem! Ben beş vakte razıyım. Allah'ın emrine teslim oluyorum!" dedim. Musa aleyhisselam'ı geçer geçmez bir münadi (Allah adına) nida etti: "Farzını kesinleştirdim, kullarımdan hafiflettim de!" [Bir rivayette şu ziyade geldi: "Namazlar (günde) beştir. Ve onlar ellidir de. İndimde hüküm değişmez artık!"] *
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 6, Enbiya 22, 43, Menakıbu'l-Ensar 42; Müslim, İman 264 (164); Tirmizi, Tefsir *
(Devam edecek)
Alıntı ile Cevapla
  #134  
Alt 02-08-2006, 19:13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Hadislerden İnciler(25)

Hadis No : 2225
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da onu üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim birşey asarsa, o astığı şeye havale edilir." *
Kaynak: Nesai, Tahrim 19, (7, 112) *
(Benim anlayamadığım bu hadise rağmen *büyü, sihir, üfürükçülük niye halen devam etmektedir.)

Hadis No : 2227
Ravi: Aişe
Tanım: Hz. Peygamber (sav)'e (yahudiler tarafından) sihir yapıldı, öyle ki, Resulullah (sav) yapmadığı bir şeyi yaptım vehmine düşüyordu. Bir gün benim yanımda iken Allah'a dua etti, sonra tekrar dua etti. Ve dedi ki: "Ey Aişe, hissettin mi, sorduğum hususta Allah bana fetva verdi?" "Hangi hususta Ey Allah'ın Resulü?" dedim. "İki kişi bana gelip, biri başucumda, diğeri de ayak tarafımda oturdu. Biri diğerine: "Bu zatın rahatsızlığı nedir?" dedi. öbürü: "Büyüdür!" dedi. Önceki tekrar sordu: "Kim büyüledi?" Diğeri: "Lebid İbnu'l'A'sam adındaki Beni Züreykli bir yahudi" diye cevap verdi. Öbürü: "Büyüyü neye yaptı?" dedi. Arkadaşı: "Bir tarakla saç döküntüsüne ve bir de erkek hurma tomurcuğunun içine" cevabını verdi. Diğeri: "Pekala, şimdi nerede?" diye sordu. Arkadaşı: "Zervan kuyusunda!" cevabını verdi." Bunun üzerine Resulullah (sav) Ashabından bir grupla birlikte (ra) kuyuya gitti, ona baktı, kuyunun üzerinde bir hurma vardı. Sonra benim yanıma dönüp: "Ey Aişe! Allah'a yemin olsun, kuyunun suyu sanki kına ıslatılmış gibi (bulanık) ve (o kuyu ile sulanan) hurma ağaçlarının başları da sanki Şeytanların başları gibiydi!" dedi. Ben: "Ey Allah'ın Resulü! Onu (kuyudan) çıkardın mı?" diye sordum. "Hayır!" dedi ve ilave etti: "Bana gelince, Allah bana afiyet lütfetti ve şifa verdi. Ben ondan halka bir şer gelmesine sebep olmaktan korktum!" Resulullah onun gömülmesini emretti ve yere gömüldü." *
Kaynak: Buhari, Tıbb 47,49,50, Cizye 14, Edeb 56; Müslim, Selam 43, (2189)
(Peygamber büyüye inanırsa kulları niye inanmasın ki...Ondan sonra da başlar muska...üfürme...)

Hadis No : 2228
Ravi: Zeyd İbnu Erkam
Tanım: Resulullah (sav)'a sihir yapıldı. Bu yüzden günlerce hasta düştü. Sonunda Cebrail aleyhisselam gelerek: "Seni yahudilerden bir adam sihirledi. Yaptığı sihir düğümünü falanca kuyuya attı" dedi. Resulullah (sav) Hz. Ali (ra)'yi (bu maksadla oraya) gönderdi. Ali (ra) düğümü oradan çıkarıp çözdü. (Sihir çözülünce) Aleyhissalatu vesselam, bağdan kurtulmuş gibi kendine geldi. Resulullah (sav) bunu, o yahudiye zikretmedi ve onun yüzünü de hiç görmedi." *
Kaynak: Nesai, Tahrim 20, (7,112-113)
(Sen istediğin kadar sihiri yasakla. Kulların seni örnek almayacak mı?...Hem de nasıl aldılar!...)

Hadis No : 4009
Ravi: Avf İbnu Malik
Tanım: Biz cahiliye devrinde afsunlama yoluyla tedavide bulunurduk. Bu sebeple: "Ey Allah'ın Resulü! Bu hususta ne dersiniz?" diye sorduk. Bize: "Okuduğunuz duaları bana arzedin bakayım!" buyurdular. (Biz de okuyup arzettik. Dinledikten) sonra: "İçerisinde şirk olmayan dua ile rukye yapmada bir beis yoktur!" buyurdular. *
Kaynak: Ebu Davud, Tıbb 18, (3886); Müslim, Selam 64, (2200)
(Ben olsaydım rukye mubah değildir der keser atardım. Çaresizlik işte...)Rukyekunan dua,muska vb.

Hadis No : 4016
Ravi: Sabit İbnu Kays İbni Şemmas
Tanım: Resulullah (sav), ben hasta iken yanıma gelip şu duayı okudu: "Ey insanların Rabbi, Sabit İbnu Kays İbni Şemmas'tan acıyı kaldır." Sonra (Medine'nin) Buthan (nam vadi)'dan toprak alarak bir kadehe koydu, üzerine su döküp nefes etti, sonra (su ile karışan bu toprağı) üstüme serpti. *
Kaynak: Ebu Davud, Tıbb 18, (3885)
(Tedavi dediğin işte böyle olur...)

Hadis No : 4018
Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri
Tanım: Cibril aleyhisselam Resulullah (sav)'ın yanına geldi ve: "Ey Muhammed, hasta mısın?" diye sordu, "Evet!" cevabını alınca, Cibril aleyhisselam şu duayı okudu. "Bismillahi erkike, min külli dain yü'zike ve min şerri külli nefsin ev aynin hasidin. Allahu yeşfike, bismillahi erkike, (Seni Allah'ın adıyla, sana eza veren bütün hastalıklara karşı, bütün kötü nefis ve hasedce gözlere karşı sana okuyorum. Allah sana şifa versin, ben Allah'ın adıyla sana dua ediyorum)." *
Kaynak: Müslim, Selam 40, (2186); Tirmizi, Cenaiz 4, (972) *
(Bu her şeye kadir olan rab teala niye ki cibrile ihtiyacı duyar...O her yerde değil mi?...)

Hadis No : 4020
Ravi: Osman İbnu Ebi'l'As
Tanım: Resulullah (sav)'a müslüman olduğum günden beri bedenimde çekmekte olduğum bir ağrımı söyledim. Bana: "Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve şu duayı okur buyurdu. Dua şu idi: Üç kere: "Bismillah" tan sonra yedi kere, "Euzu bi-izzetillahi ve kudretihi min şerri ma ecidu ve uhaziru." "Bedenimde çekmekte ve çekinmekte olduğum şu hastalığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınıyorum" diyecektim. Bunu birçok kereler yaptım. Allah Teala hazretleri benden hastalığı giderdi. Bunu ehlime ve başkalarına söylemekten hiç geri kalmadım. *
Kaynak: Müslim, Selam 67, (2202); Muvatta, Ayn 9, (2, 942); Ebu Davud, Tıbb 19, (3891); Tirmizi, Tıbb 29, (2
(Doktora ne gerek. Hastalandığınız zaman bu duaları okuyun ...Denemesi bedava...)

Hadis No : 4026
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav)'a taundan sual edilmişti. Şu cevabı verdi: "O, sizden öncekilere Allah'ın gönderdiği bir azabtı. (Şimdi) Allah onu mü'minlere bir rahmet kıldı. Taun çıkan memlekette bulunan bir kul, kendisine Allah'ın takdir ettiği şeyin ulaşacağını bilip, sevap umuduyla sabredip orada kalır ve dışarı çıkmazsa, mutlaka ona şehid sevabının bir misli verilir." *
Kaynak: Buhari, Tıbb 31, Enbiya 50, Kader 15
(Demek ki vebadan ölenler de şehit oluyormuş!...

Hadis No : 3969
Ravi: Ukbe İbnu Amir
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hastalarınızı yeyip içmeye zorlamayın. Zira Allah Teala Hazretleri onlara yedirir içirir." *
Kaynak: Tirmizi, Tıbb 4, (2041); İbnu Mace, Tıbb 4, (3444)
(Bu hastayı resmen öldürmek anlamına gelmiyor mu?...)

Hadis No : 4031
Ravi: Aişe
Tanım: Göze değene (ain) abdest alması emredilir, onun abdest suyu alınır, bununla göz değmesine uğrayan (mani) yıkanırdı. *
Kaynak: Ebu Davud, Tıbb 15, (3880)
(Ne güzel çözüm değil mi!...)

Hadis No : 3973
Ravi: Ebu Sa'idi'l-Hudri
Tanım: Bir adam Resulullah (sav)'a gelerek: "Kardeşim ishal oldu (ne yapayım?)" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Ona bal (şerbeti) içir!" ferman buyurdu. Adam içirdi. Bilahare aynı şahıs tekrar gelip: "Ben bal (şerbeti) içirdim. Ancak, bu onun ishalini artırmadan başka bir şeye yaramadı" dedi. (Adamın bu gidip gelmeleri) üç kere tekrar etti, Sonunda Aleyhissalatu vesselam: "Allah doğru söyledi. Kardeşinin karnı yalan söyledi (hata etti)" buyurdu. Sonra bir kere daha içirdi. Bu sefer kardeşi iyileşti. *
Kaynak: Buhari, Tıbb 4, 24; Müslim, Selam 91, (2217); Tirmizi, Tıbb 31, (2083
(Bu karınlar ne zamandan beri yalan söylemeye başladılar...Bunu söyleyen de allah!...)

Hadis No : 3974
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "ölüm dışında hiçbir hastalık yoktur ki çörek otunda onun için bir deva bulunmasın." *
Kaynak: Buhari, Tıbb 7; Müslim, Selam 89, (2215); Tirmizi, Tıbb 5, (2042), 22, (2071)
(Bu çörek otu böyle neymiş!...)

Hadis No : 4006
Ravi: Cabir
Tanım: Sa'd İbnu Mu'az (ra) kolundaki (can) damarından isabet aldığı zaman Resulullah (sav) onu elindeki uzunca bir demir çubukla bizzat dağladı. Ancak yarası tekrar şişti. Resulullah da ikinci sefer dağladı. *
Kaynak: Müslim, Selam 75, (2208); Ebu Davud, Tıbb 7, (3866)
(Ben sonucu merak ettim. Sizce iyileşmiş midir?...)

Hadis No : 3967
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Şafi-i Kerim Allah Teala Hazretleri, her ne hastalık indirmişse onun devasını da indirmiştir." (Ebu Davud ve Tirmizi'de şu ziyade var: "Tek bir hastalığın ilacı yoktur" dedi. Kendisine: "O hangi hastalıktır?" diye soruldu da: "İhtiyarlık!" cevabını verdi.") *
Kaynak: Buhari, Tıbb 1, Ebu Davud, Tıbb 1, (3855); Tirmizi, Tıbb 2, (2039); İbnu Mace, Tıbb 1, (3436) *
(Rab Tealaya kalsaydı işimiz çok zordu. Baksanıza kanserden insanlar ölüyor. Rab tealanın kılı bile kıpırdamıyor. İyi ki bilim imdadımıza yetişiyor...)
(BİTTİ)
Alıntı ile Cevapla
  #135  
Alt 04-08-2006, 04:02
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Hadislerden İnciler Üstüne

Uzun bir suredir Kütüb-i Sitte'den alıntıladığım hadisler çalışmamı sonlandırmış bulunmaktayım. Ve bu hadisleri yazarken ve yorumlarken yer yer güldüm yer yer üzüldüm. Çünkü *düşünce ve yaşam biçimi olarak ortaçağ kültürünün bu hadislerdeki etkisini net bir şekilde gördüm. Bu beni güldüren yönüydü. Üzüldüğüm nokta ise bu safsataların ve masalların temel alınarak islamın tüm çağlara hitap eden kutsal ve yüce bir din olduğu olgusudur.

Benim amacım bu ayet ve hadislerle ülke yönetilemeyeceği gerçeğini ortaya koymaktı. Gördüğünüz gibi bu mümkün de değildir. Bu dinle yönetilen ülkelerin ne durumda oldukları ortadayken...Onun içinde islamı yanlış uyguluyorlar yalanına inanmayınız. İslam bu ülkelerin uyguladığı islamdır. Çünkü bu islam ilkel ve çağ dışı bir dindir. Çünkü ortaçağa ait araplara özgü bir dindir.Lütfen bu tespitimi bir hakaret olarak algılamayın. Bu doğru bir tespittir. İslam ülkelerinin içinde bulunduğu durum bunun kanıtıdır.

Beni islam düşmanlığıyla eleştiren müslüman arkadaşlarıma seslenmek istiyorum. Ben inançlara saygılı bir insanım. Hatta inançların tartışılmasından bile yana değilim. Benim mücadelem bu dini kişisel çıkarlarına alet edip din sömürüsü yapanlara karşıdır. Benim mücadelem cumhuriyetimizi hedef alıp şeriat devleti kurmak isteyenlere karşıdır. Benim mücadelem ülkemin geleceğini karartmak isteyenlere karşıdır. Benim mücadelem bu dini zorla bize dayatanlara karşıdır. Benim mücadelem demokrasiye olan inancımdır.

Bu gün çağdaş uygar ülkelere baktığımızda hepsinin laiklik ve demokrasi temelinde yönetildiklerini görüyoruz. Türkiye de laik ve demokratik bir ülkedir. Farklı düşüncelerin ve farklı inançların barış içerisinde ve kardeşce yaşayabileceği tek yönetim biçimi demokrasidir.

Lütfen laik ve demokratik cumhuriyetimize sahip çıkalım. İslam adı altında araplaştırılmaya karşı çıkalım. Çünkü biz arap değil Türküz. Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinde yaşamaktayız. Bu ülkenin yolu çağdaş uygarlık yoludur. Bizi bu yolumuzdan çıkarıp ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyen şeriatçı güçlere karşı cumhuriyetimize sahip çıkalım...Saygılarımla...
Alıntı ile Cevapla
  #136  
Alt 30-09-2006, 11:46
mep
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Mübarek ramazan ayında islam alemine bi kıyakta benden.
hayatında hadis ayet filan okumamış,müslüman abilerime hizmet olsun,hadisleri okusunlar inançları pekişsin allahın ipine daha bi sıkı sarılsınlar diye,ezkamo abimin bu hadis derlemelerini güncelliyorum.
* ateist ve diğer ist arkadaşlar,lütfen okurken yüksek sesle gülüp çevrenizde rahatsızlık yaratmayın.adamlar bunları okurken ağlıyolar be! biraz ciddi olun.
Alıntı ile Cevapla
  #137  
Alt 30-09-2006, 12:13
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

kendim sildim.
Alıntı ile Cevapla
  #138  
Alt 30-09-2006, 13:12
sosyalist18 sosyalist18 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Sep 2006
Mesajlar: 169
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Hocam bu hadisler icin tesekkurler.Fakat dusunmesini bilmeyen beyinler icin bu hadisler kabul edilemez.Ben universitedeyken, masamin uzerinde Turan Dursun'un *"Din Bu 1" duruyordu.Enistem geldi(Kendisi cok inancli biridir) *beraber bir yerele cikacaktik,beni beklerken kitabi biraz karistirdi, muhammed'le ilgili kisimlardan birkac yeri okudu ve siddetle kitabi duvara carpti."Bunlara yalan!,bu adam yalan soyluyor!dogru olamaz diye!"Ve uzun sure benimle konusmadi.Ona bunun dogrulugunu isbatlamayada calismadim.Belliki hazir degil.Dusunmek istemiyor.Yine ayni sekilde aydin oldugunu idda eden bir cok arkadasimla tartisirken is Din' ve muhammede gelince cok rahatsiz oluyorlar,kabullenemiyorlar ve terkedip gidiyorlar.Hatta birkeresinde arkadasima "Lutfen Dusun! geceleri dusun! uyumadan once dusun!" demistim"Bana verdigi cevap :"bana izin verildigi kadar dusunurum daha fazla degil!"Hocam bu insanlara ulasmak icin nasil bir yol izlenmeli? Acik ve sert bir sekilde bu hadisleri kaynak gosterip yanlis yolda olduklarini gosterdigimizde ,(savunmayada gecmiyorlar) *cok buyuk tepki goteriyorlar.BEN BOYLE INANIYORUM SANANE diyorlar.Gelecek kusaklarin daha iyi olmasi icin insanlari dogmatik inanclardan kurtamak gerekir.Bunun icin nasil bir yol izlenmelidir?

Gunu gelir,
sanma hesap sorulmaz!
Dayanir kapina,
PIR SULTAN OLMEZ!
Alıntı ile Cevapla
  #139  
Alt 30-09-2006, 14:49
mep
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Sevgili sosyalist18
*Hadislerin ne denli saçmalık içerdiğini.ayetlerin ne denli çelişik ve tutarsız olduğunun onlarda farkında ancak kibirlerinden dolayı,kulp takıp kılıf geçirip,yarattıkları putlarına tapmaya devam ediyorlar.totemlere tapan insanlar için nasıl doğru ve vazgeçilmesse inançları.onlar içinde durum aynı.ancak bir kaç kuşak daha dayanabilirler sanıyorum bilgi çağına,akıl mutlak galip gelecek.bu kaçınılmazdır.
* ezkamo abim bu hadisler konusunun sıcak tutulmasının herkes için yararalı olacağını düşünüyorum.çalışmaya devam abi.
Alıntı ile Cevapla
  #140  
Alt 30-09-2006, 15:20
sosyalist18 sosyalist18 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Sep 2006
Mesajlar: 169
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Haklisiniz sevgili mephisto, bencede *bu sacmaliklarin gun yuzune cikmasinda fayda var.Benim sikintim henuz yakin cevremdeki insanlara dahi ulasamamis olmamdan kaynaklaniyor.En basta esimin saglik problemi olmasina ragmen oruc tutmaktan vazgeciremiyorum...Kendisi biliyor benim tanriya inanmadigimi ve soylediklerime fazla itibar etmiyor.Onu ateist yapma cabasinda degilim,ama pozitif dusunmesini dahi sagliyamiyorum.

Gunu gelir,
sanma hesap sorulmaz!
Dayanir kapina,
PIR SULTAN OLMEZ!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:09 .