
01-10-2006, 14:19
|
|
|
Re: Kutsal Taşlar
Yok diğerlerinin hepsi çalışıyor. Teşekkürler
|

01-10-2006, 17:42
|
|
|
Re: Kutsal Taşlar
Sevgili Sargon verdiğin linkleri inceleyince ilgi çekici bilgiler edindim.
Öncelikle bu taş 3 dinde de kutsal bulunmakta. Yahudi ve hristiyanlar senin de bahsettiğin gibi İbrahim oglu İsmail'i bu taşın altında tanrıya kurban etmek istediği ve bundan dolayı Süleyman meşhur tapınağı buray inşa ettiği için kutsal addediyor bu kayayı.Ayrıca İsa'nın çarmıha gerilmesi olayının da gene aynı tepelerde gerçekleştiği düşünülüyor. *Bu kayaya Süleyman'ın tapınağı bir kaç kez inşa edilmiş ve çeşitli medeniyetler tarafından tekrar tekrar yıkılmış.
En son Müslümanlar tarafından üstüne Kubbet-üs Sahra inşa edilmiş. Bu makalelerde de senin de dediğin gibi bu inşanın politik amaçlı olduğu soyleniyor. Çevresinde özellikle kilise ve sinagog varlığına izin verilmiş ki Kubbet- üs Sahran'ın ustunlugu yani İslam'ın üstünlüğü vurgulansın. Yani 'Sizin kutsal varlığınızda İslam tapınagı hüküm sürüyor'mesajı verilmek istenmiş.
Süleyman'ın tapınağı yahudiler ve hristiyanlar için çok önemli, çünkü inançlarına göre bu tapınak tekrar inşa edileceği zaman, mesih gelecek, ve müridleriyle dünyaya hüküm sürecek. Taşın kutsallığı da buradan geliyor. Bu mesih beklentisini bitirmek için de müslümanlar kendi kutsal mabetlerini inşa etmişler. Zaten filistin'deki en büyük çekişmelerden birinin kaynagı da bu.
Müslümanlar için bu taşın kutsallıgı ise Mirac sırasında Muhammed'in bu taş uzerinde yukselerek cennete çıkması ve bir kaç yıl boyunca kıble olarak bu taşın bulundugu yonun seçilmiş olması.
İlginç bir nokta daha, buradaki dağlara Moriah dağları deniyor. (İsim benzerliği dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama Tolkien'in yüzük serilerinde ismini çıkaramdığım kötü karakterin şatosunun bulunduğu tepelerin adı da Moriah idi. )
Taşın yükselmiş oldugu sadece bir söylenti ama bu söylenti sadece müslümanlara ait değil, aslında aynı söylenti daha çok Yahudiler arasında dolaşmakta.
Şimdilerde ise, yahudilerin ve hristiyanların kubbet- üs sahra'yı bombalayıp Süleyman'ın tapınağını aynı kaya üzerinde inşa etme isteklerinden bahsediliyor. Tabi, bu şimdilik bir komplo teorisi sadece. Ama bunu gerçekten isteyen insanların sayısı hiç de az değil.
Demiş olduğun gibi 3 dinin tarihi bu taş ve kudüs'te birbirine dolanmış durumda. Hepsi de farklı nedenlerden ötürü bu taşı *kutsal buluyor ve üzerinde tartışmlar kavgalar savaşlar çıkıyor. Ugruna kan dökülüyor.
Benim merakımı çeken bir nokta ise, 3 dinin birden farklı nedenlerle aynı noktayı kutsal bulması. Bu olayların hepsinin aynı kayada gerçekleşmiş olması bana pek mantıklı gelmiyor. Kendi düşünceme göre bu kutsalıklar sonradan bu nesneye kondurulmuş. Amaç dinlerin bir diğerini ezip geçmeye çalışması. Hepsi farklı bir kaya bulup onu kutsal bilse ve ugruna bunca kavga cıkmasaydı keşke *
|

01-10-2006, 17:58
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Re: Kutsal Taşlar
Soyle bir goz attim, haklisin, Kudusun tarihcesinden bahsediyor. Ilk firsatta ozet olarak yazarim onemli noktalari.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

01-10-2006, 18:36
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Kutsal Taşlar
Teşekkürler Merwe, olayın anlaşılmasını sağlayacak şekilde gayet güzel özetlemişsin. Bu kaya herhalde gelmiş geçmiş en politik kayadır. Bir kayanın bu kadar büyük bir politik soruna dönüşebilmesinin kökeninde ise izeri derinlerde olan taş tapımları var tabii. Bu kökleri de yeni ortaya çıkan dinler büyük bir hırsla kullanmışlar.
Olayı senden okuyunca bazı yerlerde gülme tuttu. Hani derler ya güleriz ağlanacak halimize. Şundan dolayı: Samilerde taş tapımının ne kadar güçlü olduğunu biliyoruz. Yahudileri örnekledik zaten. Hala bir duvara gidip ağlıyorlar. Araplar'ın da Hacer-ül Esvet'leri var. Dediğin gibi güzel güzel kendi kayalarına ibadet ederlerken niye gidersin onun kayasının üstüne kurulursun. Var mı böyle bişey. Zaten senin bir taşın var, ikinciyi niye zorluyorsun. Tipik bir Emevi zorbalığı yani. Üstelik o zamanlar İslamiyet bu adamların gözü dönmüş saltanat düşkünlüklerine öyle bir güç katmış ki, servet akıyor resmen. Kubbet-us Sahra'nın *o Kudüs'ün sembolü haline gelen geniş kubbesi bir zamanlar altındanmış. Şimdi alüminyyum'dan tabii, ama Emevi'lerin iktidar için dökebildikleri para da ortada. Ve herşey, yani bir dinin diğerine üstünlüğü için verilen bu azgın kavganın asıl nedeni ise siyasi iktidar, servet ve güç hırsı.
Bütün bunları öğrendikten sonra bir de dönüp insanlarımızın nasıl ulviyet, huşu ve sukünet yalanlarıyla aldatıldığını düşünüyorum. Bakın bir vatandaşımız Kudüs'e gitmiş ve bu kutsal mekanı ziyaret etmiş. Duygularını da yazıp bize aktarmış:
Annem Camiden çıktığında çok duygulanmış olacak ki, bana ağlayarak çok mutlu olduğunu ama, doyamadığını söyledi. Ben de kendisini beklediğimi ve bir kez daha camiye girmesini teklif ettim. Galiba Hz. Muhammet’in Miraçça çıktığı yeri görebilmiş olmanın verdiği bir duygu ile, nedense buraya her gelişimde, gittikçe artan ve sebebini bilmediğim bir ağlama başlar bende. Galiba bu sefer dozunu iyice arttırmış olacağım ki, omuzuma bir elin değdiğini hissetim. Döndüğümde yaşlı bir Arab’ın bozuk bir İngilizce ile ‘’Türk müsün?’’ diye sordu. Nasıl anlamıştı bilmiyorum. Acaba, diğer Müslümanlar benim gibi salya sümük değiller miydi? Büsbütün ağlamam arttı. Büyük bir gururla başımı salladım. Derken adımı sordu. Ona Fatoş’un asıl anlamının ‘’Sütten kesilmiş mahsum kız çocuğu olduğunu kırk saat anlatamayacağım için’’ Fatma’nın kısaltmışı’’ dedim. Adam pek sevindi ve beni kolumdan tuttuğu gibi her tarafı gezdirmeye başladı. Derken etrafımızı insanlar sardı. Beni; hele hele adımı, pek sevdiler sanırım. Gruptan ayrıldıktan sonra kendimi yine Muallak Taşı’nın yanına attım. İki şey için şükrettim Allahım’a: Birincisi beni Türk ve ikincisi de Müslüman yarattığı için... *
http://mintltd.com/1/best/arsiv/kuduste_turk.htm
|

01-10-2006, 19:44
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Re: Kutsal Taşlar
Yapilan arkeolojik arastirmalarda, ilk sehir, M.O 3000 yilinda, Moriah daginin guneyinde kurulmus. Bu sehrin adi Urusalem'mis (tanrinin temeli manasin tasiyor), Jebusite adinda karisik bir toplum yasarmis o zamanlar.
* M.O 1000 yilnda,yahudi krali David bu sehri zaptetmis, Yahudi kralliginin bassehri ilan ederek adini Jerusalem'e cevirmis. ( ibranice, sulh sehri manasina geliyormus, tam adina layik bir sehir degil mi?)Icinde, Sina daginda Musa'ya inen on emir tabletlerini tasiyan( buyrun , bir kutsal tas daha) ve yahudilerce, ordan oraya tasinan Ark, M.O 955 yilinda bu sehire tasinmis.
* *Moriah dagi, eski bir sami inanisi olan, dagin tepesindeki ciplak kaya, "Tahum"adini verdikleri bir yilanin agzinda durur ve yeralti ve yer ustu dunyasinin gecit yeri oldugu inanci , ayrica Ibrahimin de oglunu (Isaac) kurbana goturdugu tas oldugu inanci *yonunden kutsal sayilirmis.
* Isaac'in oglu Jacob, gine ayni yerde, babasinin kurban edilecegi tasi yastik yaparak uyudugunu ve ruyasinda gorduklerine dayanarak yag ile tasi kutsadiktan sonra, tasin yere gomuldugu, ve Suleymanin tapinaginin temel tasi oldugu inanci da buradan kaynaklanmaktadir. (Uf be amma da zormus tercume etmek, helal olsun su kitaplari dilimize cevirenlere).
* Sevgili Sargon, simdilik ara veriyorum, ilgini cektiyse devam ederim.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

01-10-2006, 21:07
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Kutsal Taşlar
Sevgili Vartor, eline sağlık. Bence bunlar çok ilginç konular ve haklarında da Türkçe olarak az şey yazılmış. Yazılanlar da daha çok batıl inanışlar biçiminde şeyler gerçekten. *Bir konuda hayal kırıklığına uğradım doğrusu. Hep türkçedeki kaynak sayısının diğer İslam ülkeleriyle kıyaslanınca oldukça fazla olduğunu düşünürdüm. Ancak bu konuda bilimsel sayılabilecek birşey bulmak *ne kadar zor. Halbuki ortalık taşın yerden yükselmesi, peygamberin onu durdurması yada Cebrail'in tutması ve parmağının izinin çıkması gibi uyduruk hikayelerle dolu. Demek ki insanımız bunları talep ediyor, birileri de talep edileni sunuyor.
Bence şu ana kadar epey bir malzeme çıkarıp koyduk ortaya bu konuda. Yağmur taşlarını sağolsun Pate işlemiş. Bundan sonra geriye delik taşlar ve kadınlarımızın taşıdığı süs taşları, inci, elmas, laciverttaşı ve nazar bocuğu gibi konular kaldı.
|

02-10-2006, 22:56
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Kutsal Taşlar
Bir taş üzerinden yapılan din kavgasını düşününce aklıma nedense hep bir zamanlar yaşadığım şu hikaye geliyor. Bu olay bizim ailede yıllardır anlatılır.
Benden küçük kuzenlerim - ki o zaman daha 7-8 yaşlarındalardı- birbirleribi sürekli kıskanırlardı. Çocuklarda her zaman olan, bildiğimiz birşey. Bir gün birinin okulunda bit salgını yaşanıyor. Tabii benimn küçük kuzenimde de bit buluyorlar. Annesi saçını temizlerken, bir bit buluyor, tam o sırada biti öbür kuzenim elinden kapıyor. Saçından bitin alındığını gören diğer kuzen kıyameti koparıyor: "Benim bitim, benim bitim" diye. Sen onun bitini nasıl alırsın.. *  Yıllardır bu tür olaylar yaşanınca aklıma gelen hep bu söz olur: "Benim bitim, benim bitim"
Amaç bit değil, gördüğünüz gibi. Kıskançlık, çekememezlik vb. 7-8 yaşındaki çocuklar için bunlar çok normal şeyler. Tersine bunları yaşamayan çocuktan şüphelenmek lazım. Peki koca dinlere ne diyeceğiz. Dünyanın en çok etkili olmuş üç dini birbirine girmişler: "Benim taşım, benim taşım" diye. Var mı böyle bişey ya.
|

03-10-2006, 03:14
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Re: Kutsal Taşlar
O tas baslarinda paralanirdi gercekten tanri sifatina yakisacak bir tanri olsaydi. Demek ki hala tas devrinden kurtulamamis bazilari...
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

09-06-2007, 14:04
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Kutsal Taşlar
Taş tapımı ve kutsallığını değişik örneklerle açıkladık. Bir de simgesel özelliği olan ve dolaylı olarak din ve büyüyle ilgili olan taşlar sözkonusu. Örneğin Çin'de yeşimtaşı oldukça önemli bir yere sahipmiş bu açıdan. Eski Çin'de bu taşın toplumsal düzende hükümdarlık ve güç anlamına geldiği, tıpta ise her derde deva olduğu ve bedenin yenilenmesi için yutulduğu biliniyor. Yeşimtaşı ruhların besinidir.
Benim asıl değinmek istediğim ise incidir. İncide de kutsal bir özellik olduğu düşünülmüş hep. Bu konuda Mircea Eliade'nin bir çalışması varmış, onu okumadım ama "Dinler Tarihine Giriş" kitabında bu çalışmasının küçük bir özetini yapıyor. Buna göre inci üç temel kutsal özelliği barındırır. Bunlar su, ay ve kadındır. Daha önce su, yılan,ay ve kadın kutsallıklarına ilişkin bazı açıklamalar yapmıştım.
İnci, Hindistan'da her derde devadır; kanamalara, sarılığa, deliliğe, zehirlenmeye, göz hastalıklarına,frengiye vb. iyi gelir. Avrupalıu doktorlar inciyi özellikle melankoliyi, sarayı ve deliliği iyileştirmek için kullanmışlardır; görüldüğü gibi sözünü ettiğimiz hastalıkların çoğu "ayla" ilgili hastalıklardır (melankoli, sara, kanama vb.) Zehirlenmelere iyi gelmesinin başka bir açıklaması olamaz: ay tüm zehirlenmelere iyi gelir. Ama Doğu'da inci özellikle cinsel gücü, bereketi artırıcı ve tılsımlı olarak bilinir. Bir mezara inci konulduğunda, hatta cesede inci takıldığında, ölü, incinin simgelediği kozmolojik ilkeyle bütünleşir. Başka bir deyişle, inci, ayın evrelerinin simgelediği doğum, yaşam, ölüm ve yeniden doğum döngüsünden oluşan kozmik ritim içine sokarak ölüyü yeniler. Ölü incilerle kaplanır böylece "ayın" kaderine sahip olur, kozmik devreye dahil olabilir; çünkü ayın, canlılar yaratan gücünü paylaşır. (M. Eliade, "Dinler Tarihine Giriş", s.419)
|

09-06-2007, 14:20
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Kutsal Taşlar
Bir başka değerli taş da elmastır. Bu konuda da Eliade'den bir alıntı yapacağım. Buna "yılan taşı" da deniyor. Neden böyle adlandırıldığını ve bu inancın arkasında nasıl bir mantığın yattığını bir alıntıdan anlamaya çalışalım.
Pekçok bölgede, değerli taşların, yılanların yada ejderhaların başından düştüğüne inanılır. Örneğin, elmasın zehirli olduğuna inanılır ve dudaklara değdirilmemesi gerektiği söylenir çünkü yılanların boğazından çıkmıştır (Bu inanışın kökeni Hindistan'dır, buradan Helen ve Arap uygarlıklarına geçmiştir.) Değerli taşların yılanların salgısından türediğine olan inanç, Çin'den İngiltere'ye kadar uzanan oldukça geniş bir bölgeye yayılmıştır. Hindistan'da naga'ların, kursaklarında ve kafalarında göz kamaştırıcı çok değerli büyülü taşlar bulunduğuna inanılmaktadır. Plinius, Doğu kökenli bu inanışları, ejderhaların beyninde oluşan, dracontia yada draconties adını taşıyan bir taş olduğunu söyleyerek mantıklı bir biçimde açıklamaya çalışır. Aynı türden mantıklı açıklamalara Philosratus'ta rastlıyoruz, ona göre, bazı ejderhaların gözü "göz kamaştıran" parlaklığa sahip bir taştır ve büyülüdür; Philostratus, büyücülerin sürüngenlere taptıktan sonra, onların kafasını kestiklerini ve değerli taşları topladıklarını anlatmıştır.(agy. s. 426)
Eliade bizdeki "nazar boncuğu" örneğine girmemiş. Halbuki ilginç bir değerlendirme olabilirdi. Ortada nazar var, göz var, kadın var, büyü var, hem de koruyucu bir "taş" var. Üstelik bir yerde Muhammed'in kızı "Fatma'nın gözü" olarak değerlendirildiğini de gördüm. Bu konuda katkı yapacak olan var mı?
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:01 .
|