Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Tarih

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 01-03-2012, 10:36
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Albatros


Bu bilgilerin hiçbiri Umumi müfettişlik ve istihbarat raporlarında ''isyan niteliğinde bir kalkışmadan bahsedilmediği'' gerçeğini çürütmemekte.

Hangi kaynağa dayandırıyorsun bunu. Farklı şeyler söyleyeceğim. Ama senin bilginin kaynağını öğrenmek istiyorum.
bu mesajı göremedin sanırım.

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 01-03-2012, 11:01
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Neva'dan.

Tesekkurler kaynak icin.

Belgelerde anlamadigim birsey var.

Ekrad eskiyasi diye anilanlar;

Bunlarin Dersim'le bir alakasi va mi?. Daha cok orta Anadolu ve guney bolgesine vs. denk duser seklinde okumustum. Ekrad-i lek kazasi, Corum-Yozgat vs. civari. (Lek Kurtleri yani, ama koken olarak Iran/Horasan diye isimlendiriliyorlar.)

Ustelik bunlar sadece Kurt degil, Turkmen de var.
Carsancak zaten o tarihlerde Dersim'in gozde yeridir. Dersim kurtleri ne diye Carsancak'i, kendi yorelerini dumduz etsinler???????

Bu kismi anlamadim dogrusu.
Alakası hem de çok var.

İsmail beşikçi, haluk gerger, fikret başkaya (mesela Paradigmanın İflası kitabı) yazılarında ısrarla bazı fikirlerini hakikat gibi anlatıp dururlar.

* Cumhuriyetin Kürtlerle bir derdi olduğu,

* Atatürk'ün özerklik sözü verdiği ama sözünde durmadığı

* Osmanlıda Kürtlerin rahat ettiği hakkının teslim edildiği bu yüzden de pek huzurusuzluk çıkmadığı

* Atatürkün Kürtlerin elinden yerini yurdunu gasp ettiği

* Kürtlerin vatandaşlık haklarının da gasp edildiği

* Kürtlerin mazlum ve mağdur ve de illa ki masum olduğu...

......bitmez bu anlatımlar..

* Kürtlerin bir özgürleşme savaşımı verdiğini, bu savaşımın faşizme karşı silahlı direnişin, serhildanın haklı bir ''uyanış

Bunları yüz defa yazdığınız zaman kendinizde inanmaya başlarsınız doğal olarak. Zikir ayini denen şeyde zaten budur.

Bakın şu cümleyi yüz kez tekrarlayın: Türkler ermenileri kesmiştir, Türkler ermenileri kesmiştir,Türkler ermenileri kesmiştir,Türkler ermenileri kesmiştir,Türkler ermenileri kesmiştir,Türkler ermenileri kesmiştir,.........

Artık bu cümle gerçeklik boyutundan tamamen kopar ve bir ZİKİR haline gelir.. Müslümanın günde 3000 kere 'sübhanallah' çekmesi de budur. Bu tarih okuması değil, ZİKİR ayinidir.

Komiktir, çok komik hemde..

İslamcıların paradigmalarını -Kuran ve hadis çerçevesinde- pratiklerini lanetleyip alay edenler kendi tezlerini delillendirmek için Zikr'e başvurmaları hem tezlerin kofluğunu, hem de çaresizliklerini gösterir.

Osmanlı döneminde Kürtlerle sorunlar, daima sorunlar, hem de büyük sorunlar yaşandığını biliyoruz:

Serhildan geleneği 'Kürtlere Özgürlük' şiarından falan değil, emperyalist kışkırtmalardan hareketle, destekle de çıkmıştır.

18. yüzyılda tanık olduğumuz basit yağma ve talan dürtüsünden de çıkmıştır. Bu basit gerçekliği örtbas etmeye çalışanlardan bazıları yukarıda adı verilenlerdir.

Nasıl ki Türk, Rum eşkıya olduysa Kürt eşkıya da vardır. Alınganlık gösterecek mevzu bu değil zaten.


Demek ki alaka varmış dersimle.

Eşkıyalık yapmak, yağma ve talan etmek coğrafi, topoğrafik özelliklerle mi mahdut olmalıydı sizce?

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 01-03-2012, 22:19
rastaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
rastaman rastaman isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2009
Bulunduğu yer: kocaeli
Mesajlar: 649
Standart

Katliamların varlığını ispatlamak pek kolay değildir,ama onların günümüzde de devam eden en önemli etkilerini;zorunlu göç ve sürgünleri birebir takip edebiliyoruz.

Bugün Türkiyenin neresine giderseniz gidin Dersim katliamının ''kalıntılarına'' raslarsınız;Sivastan İzmir'e,Eskişehire,Erzincan'a Muşa kadar koca bir halk yerlerinden yurtlarından edilmiş,kaybettikleri,katliama kurban verdikleri bir yana herşeye sıfırdan başlamak zorunda kalmıştır.

Dersim T.C. ve Osmanlının Kürdistan coğrafyasındaki ne ilk nede son katliam ve sürgünüdür.Herşey 300 sene önce başlar,aynı şekilde Türkiyenin heryerinde 300 yıl önce sürgün edilen Kürtlere raslarsınız;Haymana,Cihanbeyli,Polatlı,Aydın vb.

İlginç bir tesadüftür ki İran'ın neresine giderseniz gidin 300 sene önce topraklarından sürülen,dağıtılan Kürtlere raslarsınız,Gulestan,İsfehan,Belucistan vs.

Her iki devlette tarih boyunca iyi-kötü birçok konuda birbirini taklit eder,Kürt varlığının tehlike olarak görülmesi ve her iki devlette aynı yıllarda sürülmeye başlanması tesadüfle açıklanamaz.

Dersimi ''bastırılan isyan sonrası olağan prosedür''gibi takdim etmek birçok tarihsel kanıtla çelişir,geçtiğimiz yüzyıla aittir,uzak olmayan bir tarihtir ve meclis görüşme tutanaklarından görgü tanıklarının şahitliğine kadar birçok delile ulaşılabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 02-03-2012, 08:06
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Mutezile´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Neva'dan.

Nasıl ki Türk, Rum eşkıya olduysa Kürt eşkıya da vardır. Alınganlık gösterecek mevzu bu değil zaten.


Demek ki alaka varmış dersimle.

Eşkıyalık yapmak, yağma ve talan etmek coğrafi, topoğrafik özelliklerle mi mahdut olmalıydı sizce?
Sayin Mutezile;

Alingan olacak bir durum soz konusu degil. Madem eski tarihten girdiniz konuya, hop diye bugune atlamayin bence.

Eskiyalik, yagma, talan sadece Kurt'lere has bir durum degildir. Aksine insana ozgu bir durumdur.

Ustelik Osmanli'da Turkmen ve Kurt oldukca karisiktir.

Topografik veya cografik ozellikler maalesef onemlidir tarihsel olarak.

Onlari ayirmassaniz sayet, atiyorum Ankara'daki eskiyalik olayini, kalkar Dersim'e yapistirmis olursunuz.

Size ozellikle bu yuzden sordum.Yoksa onunuze gelen eskiyalik olayini , ister Osmanli'da, ister Cumhuriyet sonrasinda Dersim'e yapistirmaniz mumkundur.


Nasilsa zikir saglamdir, kurulmustur, bolge mimlidir.

Yoksa boyali basinin ve karsi gorusun fikir ve dusuncelerinden haberimiz var. Her ne kadar Turkiye disinda yasiyorsak da, olan bitenden haber alabiliyoruz.

Konu Neva tarafından (02-03-2012 Saat 08:12 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 02-03-2012, 11:05
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 1.606
Standart

Mutezile´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Albatros




bu mesajı göremedin sanırım.
CHP MİLLETVEKİLİ Hüseyin Aygün'ün kendi web sitesinde de Baskın Oran'ın makalelerinde de bu belgeler ve kaynakları mevcut:

http://www.huseyinaygun.org/makalele...ilgiler-2.html

Genelkurmay ‘isyan' demiyor
Bu tavsiye üzerine Genelkurmay yayınına gidiyoruz. E. Kur. Albay Reşat Hallı'ya yazdırılan ‘Türkiye Cumhuriyeti'nde Ayaklanmalar'da (Kaynak Yay., 1992) Dersim olayının adı: "Tunceli (Dersim) Tedip Harekâtı 1937-1938" (s. 153-319). Tedip, "edep" kökünden; "terbiye verme".

Peki, niye "isyan" diye takdim ediliyor? Çünkü aşağıda anlatacağım büyüklükteki bir katliamı başka türlü izah edemezsiniz. Öyleyse, isyan yok da ne var? Çok "farklı" olan insanlara Türk ulus-devletinin tahammül edememesi var: Halkı Zaza, dili Dımılî, dini Alevi. 1915'te 20 bin Ermeni'yi katliamdan kurtardıkları hâlâ dillerde. Ama Cumhuriyet'le bir sorunları yok. 1926'da Ankara'daki buluşmaya tüm aşiret liderleri katılmış. 1936'da 9 bin küsur silah teslim etmişler. Hepsinin kafasında foter şapka.

Alışılmış asayiş hadiseleri
Bugün "isyan" deyip çıktıklarımızın birçoğu daha, o günlerin Genelkurmay terminolojisinde isyan/ayaklanma diye geçmiyor. Mesela, yine aynı resmi kitaptan: "Raçkotan ve Raman Tedip Harekâtı (9-12 Ağustos 1925)", "Bicar Tenkil Harekâtı (07 Ekim-17 Kasım 1927)", "Savur Tenkil Harekâtı (26 Mayıs-09 Haziran 1930)". Bunların hepsi asayiş hadiseleri.

Sebepleri muhtelif. Fakr-u zaruret yüzünden eşkıyalıktan başlıyor, "belden aşağı"ya kadar iniyor. Mesela Korg. Cemal Madanoğlu, hatıralarında (Anılar 1911-1953, Evrim Yay., tarihsiz, s. 150-151) anlatıyor: Vergi toplamak için askerlerin desteğinde bir heyet Sason'a gidiyor. Tatari Batik ismindeki bir ağanın evine konuk oluyor. Ertesi sabah herkes çıkmışken yüzbaşı evin gelinine "yaklaşmak" istiyor, gelin feryadı basıyor, yüzbaşı havaya ateş ederek askerin bulunduğu tepeye doğru kaçıyor, köylüler heyetteki diğer memurları öldürüyor. Yüzbaşı rapor ediyor. Harekât emri çıkıyor. Ve oluyor sana, bu resmî kitaptaki 16 "isyan" arasında 4. sırada geçen "Sason Ayaklanmaları"ndan biri (s. 211-225).

Ben demiyorum, devlet diyor: Dersim olayı, bırakın isyanı, asayiş olayı bile değil. Aralık 1936'daki "Umumi Müfettişler Toplantı Tutanakları"ndan okuyoruz (Hazırlayan B. Varlık, Dipnot Yay., 2010): "1934-36 yıllarına ait istatistikler üzerinde yapılan tetkikler, umumi müfettişlik bölgelerinde olguların [olayların] gittikçe azaldığını, hatta bazı yerlerde asayiş istatistiklerinin 1936 sütunlarının rakamsız hale gelmiye başladığını… göstermiştir." (s. 71); "Tunceli mıntıkası: Şükranla arzederim ki asayiş noktasından % 99 salah bulmuştur." (s. 180).
http://www.demokrathaber.net/tarih/b...urk-h5267.html


O büyüklükte bir katliamı başka bir şeyle izah etmek zor tabi. Yanlış anlaşılmasın, ''DEVLETE İSYAN ETMEK'' kötü bir şey, Dersim ahalisi de bu kötülüğü yapmadılar... demek için söylemiyorum bunu. BİLAKİS devletlere ''meşru taleplerle'' isyan etmeyi desteklerim. Meşru taleplerle devlete karşı girişilmiş her türden isyanı vicdanımda desteklerim:

- Hes direnişleri.

- Madenciler

- Öğrenciler

- Devrimciler

- Anarşistler

- Kürtler

...

Ama yok işte... Bir tür ''iç fütuhat planı'' olduğu her halinden belli ve o tarihlerde MEDENİYETLEŞTİRME(UYGARLAŞTIRMA)'dan anlaşılan şey ''göç ve iskan politikaları, asimilasyon, toplu kırımlar, bolca karakol ve kışla yapmak''...

Yeni dünya'nın sömürgeci güçlerinden modern sömürge devletlerine kadar hemen hepsinin temel taktiğidir bu. Bir tane aksi örnek bulamazsın kolay kolay.

Hoş, Dersim'in bir ''sömürge vilayeti gibi yönetilmesi''ni ben değil, devlet-i şahanemiz diyor o tarihlerde.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 02-03-2012, 11:33
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 1.606
Standart

Mutezile´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Neva'dan.



Alakası hem de çok var.

İsmail beşikçi, haluk gerger, fikret başkaya (mesela Paradigmanın İflası kitabı) yazılarında ısrarla bazı fikirlerini hakikat gibi anlatıp dururlar.

* Cumhuriyetin Kürtlerle bir derdi olduğu,

* Atatürk'ün özerklik sözü verdiği ama sözünde durmadığı

* Osmanlıda Kürtlerin rahat ettiği hakkının teslim edildiği bu yüzden de pek huzurusuzluk çıkmadığı

* Atatürkün Kürtlerin elinden yerini yurdunu gasp ettiği

* Kürtlerin vatandaşlık haklarının da gasp edildiği

* Kürtlerin mazlum ve mağdur ve de illa ki masum olduğu...

......bitmez bu anlatımlar..

* Kürtlerin bir özgürleşme savaşımı verdiğini, bu savaşımın faşizme karşı silahlı direnişin, serhildanın haklı bir ''uyanış

Bunları yüz defa yazdığınız zaman kendinizde inanmaya başlarsınız doğal olarak. Zikir ayini denen şeyde zaten budur.

Bakın şu cümleyi yüz kez tekrarlayın: Türkler ermenileri kesmiştir, Türkler ermenileri kesmiştir,Türkler ermenileri kesmiştir,Türkler ermenileri kesmiştir,Türkler ermenileri kesmiştir,Türkler ermenileri kesmiştir,.........

Artık bu cümle gerçeklik boyutundan tamamen kopar ve bir ZİKİR haline gelir.. Müslümanın günde 3000 kere 'sübhanallah' çekmesi de budur. Bu tarih okuması değil, ZİKİR ayinidir.

Komiktir, çok komik hemde..

İslamcıların paradigmalarını -Kuran ve hadis çerçevesinde- pratiklerini lanetleyip alay edenler kendi tezlerini delillendirmek için Zikr'e başvurmaları hem tezlerin kofluğunu, hem de çaresizliklerini gösterir.

Osmanlı döneminde Kürtlerle sorunlar, daima sorunlar, hem de büyük sorunlar yaşandığını biliyoruz:

Serhildan geleneği 'Kürtlere Özgürlük' şiarından falan değil, emperyalist kışkırtmalardan hareketle, destekle de çıkmıştır.

18. yüzyılda tanık olduğumuz basit yağma ve talan dürtüsünden de çıkmıştır. Bu basit gerçekliği örtbas etmeye çalışanlardan bazıları yukarıda adı verilenlerdir.

Nasıl ki Türk, Rum eşkıya olduysa Kürt eşkıya da vardır. Alınganlık gösterecek mevzu bu değil zaten.


Demek ki alaka varmış dersimle.

Eşkıyalık yapmak, yağma ve talan etmek coğrafi, topoğrafik özelliklerle mi mahdut olmalıydı sizce?
Kemalistler emperyalizden bahsedince bir tuhaf hissediyorum: Ma'lum Osmanlı İmparatorluğu'dan değil, OSMANLI SOVYET HALK CEMARİYESİNDEN bahsediyoruz güya.

Osmanlı ve hükümdar ailesi dünyaya iyilik ve adalet dağıtmakla görevli MELEKLER, diğerleriyse bu görevin icrasını engele koşulmuş emperyaliss cadılar, şeytanlar, iblisler, cinler ...

Kurucu Kemalist ideoloji de aynen bu minvalde devam etti ya:

-Türk milliyetçiliği ''medeni, teknolojik, uygar, ileri, gelişmiş ve anti emperyalist''... diğerleri ''ilkel, gelişmemiş, cahil, geri ve emperyalist uşağı''...

- Demokrasi, özgürlükler ve hak nosyonları çerçevesinde düşündüğümüzde BAĞNAZ BİR DEVLET İDEOLOJİSİ'nin kavramın toplumsal ve siyasal bağlamı içerisinde MODERN sıfatına haiz olduğunu iddia edebilmemiz mümkün değildir oysa.

- Kendi dönemi ve koşulları içerisinde dahi değerlendirecek olsak, Kemalist entelejiyansiyanın gerek felsefi-siyasal misyon olarak gerekse ideallleri ve dönemin gelişmiş toplumlarının entelektüel birikimi açısından çağdışı bir entelektüel fukaralık ve bağnazlığın içerisinde sürüklendiğini görmemek mümkün değildir.

- Kaldı ki Kemalist entelejansiyanın ''modernist bir sıçrama'' yaratacak zerre kapasitesi yoktu. Var olan unsurlar da siyasal operasyonlarla tasfiye edilmiş, toplumun siyaseti kendine mal edecek refleks ve gelişim kapasitesi yer altına itilmiş ve adeta HAVA KANALLARI tıkanmaya çalışılmıştır.

- Bir toplumun muhalefet etme ve siyasal iktidara koşut kendi siyaset araçlarını eline alma çabalarına engel olunarak MODERNİST BİR DÖNÜŞÜM yaratmak mümkün müdür?

- Toplumu ''özne'' kılmadan, topluma RAĞMEN böyle bir gelenek olabilir mi?

- Bir devlet düşünün ki kendinden önceki rejimin ''olumlu'' yanlarını dahi törpüleyip engelleyerek İLERİ adımlar atması mümkün müdür?


Kemalist ideoloji elitist-bürokratik orta sınıf bağnazlığı, ilkelliği ve KİBRİ'nin adıdır. Siyasal bağlamda yapılan tüm modernist retoriklerin aksine, bilakis çürümeye mahkum, gerinin de gerisi bir CEHALET ideolojisidir. Bugün bile ''özgürlükler, haklar ve demokrasi teamülleri'' ile TARTIŞMAKTAN-KONUŞMAKTAN imtina eden, her şeyi birtakım komplo teorileri ve provokasyonlarla izah etmeye çalışan bağnaz bir düşüncedir.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 03-03-2012, 01:44
rasti - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
rasti rasti isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Dec 2009
Mesajlar: 2
Standart

tanrının kölesi olmayanlar m. kemalin kölesi olmaya dünden hazır. beşer kendi putunu kendi yapınca o put olmaktan çıkmıyor. ha bağnaz olmuşsun ha dindar arada bir fark kalmıyor. laik milliyetçilik en az din kadar insanlığın düşmanıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 05-03-2012, 01:12
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

tanrının kölesi olmayanlar m. kemalin kölesi olmaya dünden hazır. beşer kendi putunu kendi yapınca o put olmaktan çıkmıyor. ha bağnaz olmuşsun ha dindar arada bir fark kalmıyor. laik milliyetçilik en az din kadar insanlığın düşmanıdır.
İçeriksiz, boş laflar; etrafını, üstünü de çamurla bir güzel sıvayınca ortaya bu tür laf salatası çıkar ancak. Başka ne çıkacaktı?




Albatros; Umum müfettişleri raporları kaynakların:

0. Hüseyin Aygün; kaynak değil. alıntılıyor.

1. kaynağın Kaynak Cemil Koçak imiş.

2. kaynağın da Oran, Baskın.

Neler diyor Baskın Oran?



Bu arkadaş e-posta rumuzu olarak “papillonlapin”i (kelebek-tavşan) seçmiş nedense. Oysa herkesin malumu at ve kelebek ilişkisini seçse rumuz olarak, daha anlamlı olacaktı.
B.O.
http://www.demokrathaber.net/tarih/b...urk-h5267.html

Pardon, bu ayıp oldu farkındayım. Sayın Oran bazen seviye sorunu yaşıyor (muş meğer).
Neyse.


Baskın Oran, Cemil Koçak, Oral Çalışlar.....bu kadroyu iyi tanıyoruz. Ama Baskın Oranı oldukça iyi tanıyoruz.

Demek ki KAYNAKLARIMIZ aslında KONU hakkındaki ana kılavuzumuz oluyor. Bakalım Nasıl bir kılavuz BASKIN ORAN?!

Önce ama Dersim isyanı esnasında olanlardan bir kaç enstantane:


A-) Ayaklanma büyürken isyancılar Ankara Hükümeti’ne bir muhtıra yollarlar. Telgraf yoluyla iletilen muhtıra şu maddelerden oluşmaktadır:

1-İstanbul Hükümeti’nce kabul edilen Kürdistan özerkliğinin Ankara Hükümeti’nce de tanınıp tanınmayacağının açıklanması

2-Kürdistan özerk yönetimi konusunda Mustafa Kemal hükümetinin ivedi yanıt vermesi

3-Elazığ, Malatya, Sivas ve Erzincan cezaevlerindeki Kürtlerin hemen salıverilmesi

4-Kürt çoğunluğu bulunan illerden Türk memurlarının çekilmesi

5-Koçgiri yöresine gönderilen birliklerin geri alınması.”


B-) 25 Kasım 1920 de Dersim Aşiretleri reisleri TBMM’ye şu şekilde başvurur:

“Sevr Antlaşması gereğince Diyarbakır, Elazığ, Van ve Bitlis illerinde bağımsız bir Kürdistan kurulması gerekiyor. Bu nedenle bu oluşturulmalıdır. Yoksa, bu hakkı silah zoruyla almaya mecbur kalacağımızı beyan ederiz.”


C-) Başka bir enstantane:

Yunan ordusu Büyük İlerleyişe geçmeden hemen önce Kürtler isyan eder. Yunan ordusu Bursa’ya doğru ilerlerken Kürtler Sivas’a doğru yürümeye başlar.


D-) Dersim isyanın liderleri de olayı böyle değerlendirmektedir:

“Koçgiri, Kürt İstiklal Savaşı’nın bir merhalesidir, onunla bir meydan muharebesi kaybettik, fakat harp bitmedi. Biz son zaferi kazanacağız.”


Şimdi Baskın Oran'a dönebiliriz:

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 05-03-2012, 01:28
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Baskın Oran'ın Demir yolları yalanı VARAN 1-)
1923 Yılında Türkiye’deki Demiryolları


Hattın Adı Genişliği (m) Uzunluğu (km)
Anadolu Hattı1 Normal (1.435) 1032
Bağdat Hattı Normal (1.435) 966
Adana-Mersin Hattı Normal (1.435) 68
İzmir-Kasaba Hattı Normal (1.435) 703
İzmir-Aydın Hattı Normal (1.435) 609
Şark Demiryolları Normal (1.435) 337
Mudanya-Bursa Hattı Dar( 1.050) 41
Erzurum-Sarıkamış Hattı Dar (0.750) 232
Sarıkamış-Sınır Hattı Geniş (1.524) 124
Toplam 4112

** Askeri amaçlarla inşa edilen Ankara-Yahşihan-İzzettin arasındaki 127 km.’lik dar demiryolu tabloya dahil edilmemiştir.

Kaynak: istatistik Umum Müdürlüğü 1928 istatistik Yıllığı

Oran, Baskın ne diyordu?

1) Demiryolu politikası: Cumhuriyet döneminde yapılan tüm demiryollarının yüzde 78,6’sı Ankara’nın doğusuna döşeniyor (http://www.tcdd.gov.tr/genel/tarihce.htm ). Çok ilginç. Çünkü: a) 1915’te Ermeniler katledildikten sonra, Ankara’nın doğusunda nakledilecek üretim yok, ticaret yok. b) 1929 krizi dünyayı kavuruyor, Hazine tamtakır, demiryolu dünyanın en pahalı yatırımı. c) “İkinci Adam” Mareşal F. Çakmak, Kürtleri tamamen tecrit ettirmiş. Eylül 1930’da hazırladığı raporda “Dersim evvela koloni gibi nazara alınmalı” diyor.

Bu durumda hangi sebeple “Demirağlarla ördük Dersim’i dört baştan” olabiliyor? III. Napolyon, Paris Belediye Reisi Baron Haussmann’a bugünkü 70 m.’lik bulvarları niye açtırdıysa, aynı sebeple: Ordu sevkiyatı. Bu, fütuhatın maddi altyapı boyutu.
Saçma sapan ''argümanlarla'' bir abuk önermeyi, gerekçe haline getirmeye çabalamalar..

SONUÇ: Bütün yurdun değil de sadece Tunceli’nin demir ağlarla kuşatıldığı iddiası da düpedüz bir çarpıtmadan ibarettir. Atatürk dönemindeki demiryolları haritasını açıp bakan herkes, demir ağların memleketin bir ucundan diğer ucuna nasıl bütün yurdu sardığını görecektir.


Baskın Oran'ın Umum Müfettiş raporlarına göre ''Dersimde Asayiş Sorunu yok!'' yalanı VARAN 2-)


Dersim’in iç işleyişi ile ilgili birçok asayiş sorunu da vardı bölgede. Dersim’deki birçok aşiret, birbiri ile hasım idiler ve bunlar arasında ölümlü çatışmalar da oluyordu.

Dersim’de Osmanlı’dan itibaren bir asayiş sorunu olduğu bilinen bir şeydir. Bu durum, Osmanlı belgelerine dahi geçmiştir. Belgelerden anlaşıldığı kadarıyla Dersim’de faaliyet gösteren ve bazı aşiretlere bağlı olan eşkıyalar, hırsızlık, yağma, soygun, çocuk kaçırma ve ırza geçme de dahil olmak üzere bir çok kötülüğü yapıyorlardı.
(Cemal Şener-Ahmet Hazerfen, Osmanlı Belgelerinde Dersim Tarihi, (Osmanlıca-Türkçe 50 Adet Orijinal Belge), Etik Yayınları, İstanbul, 2003, s. 28 vd.)

http://www.21yyte.org/tr/yazi6092-De...l_Sevilir.html


SONUÇ: Güllük Gülistanlık halindeki Dersime
Dersim olayı, bırakın isyanı, asayiş olayı bile değil.
(baskın O.) devletin silahlı gücü kıyım ve itlaf için girmiş iftirasını savurmak artık vaka-i adiyeden Baskın Oran için.

Cemal Koçak verebildiği kadar omuz veriyor ona bu meyanda.

Devam edelim Baskına...

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 05-03-2012, 01:35
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Baskın ORAN'ın yalanlarına devam edecektim.

Mide bulandırıcı, Tuncelilerle empati yaparmış gibi sahte duygusallık ve varoş hamasetini harmanladığı bu sefil yazının diğer noktaları hakkında ne araştırma yapmaya değer, ne kıyaslamaya, ne analize, ne kaynak taramasına..

Adam zaman kaybı..

Al Taner akçamı vur Oran'a

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:44 .