soru´isimli üyeden Alıntı
sevgili dostumlar
ben celal şengür hocanın katıldğı programı izlemiştim.bu programda hoca şöyle bir şey demişti.ama önce kendim biraz felsefe ile ilgilendiğim için şunu söylemek isterim ^'basit akıl düşünür ve sorar teknik akıl ise basit akılla sorulan soruya bilim tekniğiyle cevap verir. şimdi sormak istediğim soru basit akılla ;
bu programda celal şengür hoca en son oluşan organın göz olduğunu söyledi ve (kısaca anlatıyorum) amip bakterisinin karanlık ortamda ışığa doğru haraket eettiğini,aynen bu şekilde de söz konusu evrim geçiren organızmanın gözü oluşturabilmek için amip benzeri bir organızmayı doğal seçimlik yoluyla seçtiğini bu şekilde göz organın oluştunu söyledi.hatırladğım kadarıyla anlatımı aşağı yukarı bu şekildeydi.şimdi samimiyetle soruyorum bu soruyu çevremdeki ateist ve biyolog arkadaşlara da soruyorum fakat cevap alamıyorum .eğer kendimi gözü oluşturacak olan evrim geçiren canlı gibi düşünerek (aklın varlığını geçiyorum bu başka bir tartışmanın konusu) basit akıl şunu bilmek istiyor
eğer ben evrim geçirmekte olan bir canlı olsaydım ve bilinç ve akıl sahibi olmuş olsaydım,yaşamımı gözüm++++ (kör)++++ olmadan tecrübe etmiş ve bu şekilde yaşadığım ortamı algılamış olsaydım ve bu şekilde hayatımı idare ettirmiş olsaydım sanırım beslenme şeklimi de gözüm olmadığı için farklı bir biçimde sağlıyacaktım.
bu nedenle kör olan ve ışığın ne olduğunu bilmeyen ben neden bir göze ihtiyaç duyarak doğal seçim yapım ki.zaten ışığı bilmiyorum.yani öncelikle ihtiyaçıma cevap verecek olan olgunun varlığını bilmek zorundayım yani ışığın ne olduğunu bilmek zorundayım.diyelimki gözüde olşturdum bu sefer tüm hayat tarzımı artık gördüğüm için buna uyarlamak zorundayım.bu durum benim tüm yaşamsal fonksiyonlarımı etkilemez mi?bu durumda daha önceki yaşam tarzımı değiştir diğim için hayattta kalabilirmiyim?
bu sorularım cevap bulmaya yönelik soruladır asla sizi test etmeye yönelik değildir. ben kendimce dinda bir insanım fakat benimde kendimce kendime sorduğum sorular var. saygıyla
|
Sayin soru;
Oncelikle evrim geciriyor olusunuz bitmis ve noktalanmis degildir, halen evrim devam etmekte.
Madem inanclisiniz, imaninizin zedelenmemesi acisindan soyle aciklayalim.
Annenizin karninda iken, basit evrim(degisim) diye tanimlayabilecegimiz surecte, belli bir sure boyunca gormezsiniz.(gormek eylemi)
Surecin sonuna dogru, gormeye baslarsiniz, ancak
su'yun varligi(bulundugunuz mekan) sebebi ile organlariniz normalden daha fazla sis durumdadir, cok net sekilde goremessiniz.
Bunu banyoda, su icinde cok uzun surec kalarak kendiniz de deneyimleyebilirsiniz.
Bedeninizi kaplayan
teniniz, tipki bir kumas parcasi gibi elastiktir, kendini ceker(toplar) ve gereginde birakir.
Ancak deri, insan vucudunda bolgesel baglamda yer yer kalinlasir veya incelir .
Iki basit ornek verelim;
Mesela ayaginizin topuk kismindaki deri ile elinizi yuzunuze dogru actiginizda, bas parmaginizin koku boyunca giden deri ayni kalinliga sahiptir.
Oysa bileklerinizdeki veya parmak uclarinizdaki deri daha incedir.
Goz bolgeniz de boyledir.
Goz'un
gorme eylemini yerine getirmesiyle, beslenme
sekli arasinda
direkt bir iliski yoktur. Dolaylidir.
Mesela su halinizle,
toprak yermisiniz? Yemessiniz. Niye?
Cunku yuklediginiz bir anlam var.
Ama rahatsiz olmadan
kan iciyorsunuz. Niye?
Cunku icmek kavramina, sadece agiza iliskin anlam yukluyorsunuz.
Oysa basit sekilde bir serum takip
litrelerle kan icirebiliriz size.
Evrimi anlamakta zorlanilan
en buyuk sorun, olaylara vs. yuklenen anlamlardir.
Yani sizin yasaminizi
kor olmaksizin tecrube etmenizle, bir
gorme ozurlunun, veya hem gorme, hem duyma ozurlunun tecrube etmesi arasinda
hicbir fark yoktur.
Hepiniz ayni sekilde beslenir, sindirir ve diskilarsiniz.
Siz sadece gorme eylemi neticesinde algilamiyorsunuz dis dunyayi, dokunma, tatma, duyma, koklama sayesinde de hayatininizi goturebildiginiz gibi, ondan da onemli genetik gecisle aldiginiz
omurga refleskleriniz de mevcut.
Bu sebeple,
isigi bilmeyen siz,
isik ozlemi ile goz sahibi olmazsiniz sorunuza iliskin.
Bunu ortaya koyabilmeniz icin(ki dogal olarak soruyorsunuz), once karanlik ve isigi aciklamaniz gerekir.
Isik nedir? Karanlik nedir?
Karanlik isigin azalmasidir.
Isigin tamamiyla yok olmasi demek degildir.
Bu yuzden siz, su halde dahi zifiri karanlik tabir ettiginiz bir odada yuruyebilir, yiyebilir, icebilirsiniz, hayatiniza engel teskil etmez.
Karanlik ve aydinlik/isik diye
mutlak kavramlar yoktur.
Olmus olsaydi
ates bocekleri diye isimlendirdigimiz hayvanlar olmazdi.
Ayrica,
su an goruyor olmaniz, gelecekte
gerek icsel, gerekse cevresel bir sebeple
kor olmayacaginiz garantisi olabilir mi?
Insan beyni de ayni sekildedir.
Gorme ozrune de sahip olsaniz, motor noronlarinizin yolladigi sinyaller ve cevresel sinir sisteminiz sayesinde, cakisma saglandiginda, siz cok kisa sureligine
de olsa isik gorursunuz.
Cunku vucudunuz tamamiyla,
istisnasiz madde'den olusuyor.
Mesela sizin dini inancinizda
ruh diye tabir ettiginiz kavram,
hormonlarinizdir. Ve
dolasim sisteminizdir.
Hormonlariniz olmadan, siz
duygu/hissedis dedigimiz kavramlardan (nese, huzun, aglamak, gulmek,acimak, iman etmek vs.) bir haber yasarsiniz. Dolayisiyla
anlam yukleme ozelliginiz olmaz.
Hormon ve sinir islevsellik acisindan ayrilmaz bir butundur.
Biri bir sebeple devre disi kalsa, digeri hayatta kalmanizi saglar.
Bu yuzden ornegin, agir komada 8 ay kalan insan, kalkip normal ve saglikli sekilde hayata aktif olarak tekrar dahil olabilmekte.
Ancak
beyin kendi kendine haritasini tamamiyla bozarsa, siz olursunuz. (yani bir daha kalkmassiniz)