
15-10-2006, 20:52
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
|
|
Re: Uhud ve Allah'ın yardıma gelmeyen melekleri
evet ölüm ve sonrası şu ufacık örnekte anlamayan insanlar için (anladıklarını sananlar) kandırmacadan başka bişey yoktur.
cennet rüşvettir, cehennem ise korku salmak için bahanedir.
asıl cennet ve cehennem yoktur. ama bizler istersek var edebiliriz.
ellerin kabesi var benim kabem insandır
kur anda kurtaranda dünyayı insanlardır..........
haaaa yardıma gelmeyen melekler grevdelermi acaba * neden gelmemişler emir demiri kesmiyormu????
http//dolfen.blogcu.com/
Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
|

15-10-2006, 20:56
|
|
|
Re: Uhud ve Allah'ın yardıma gelmeyen melekleri
ölüm ve sonrası rumuzlu insan(!) demişki.
*
* *Allah da biz insanları imtihan için yaratmış ve dediklerini yaparsak mükafat verecek , yapmaz isek ceza vericektir.
* *Şimdi allah sana eğer git o sitede tebliğ yap dediyse başımızın üstünde yerin var abi,ama öyle bişey demediyse sen git dinle bakalım ne diycek dediklerini yaparsın,mükafatı alırsın,bayram üstü belki prim bile alırsın.bizde bak bayram temizliği yapıcaz,telaşımız var üstüne basmıyalım arada.
|

15-10-2006, 21:05
|
|
|
Re: Uhud ve Allah'ın yardıma gelmeyen melekleri
Dolfen abim melekleri sormuş,bunlar söylemez abi,ben sana anlatayım,nedenini
Mearic *4 * *Melekler ve Ruh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.
Daha yola çıkalı 1400 yıl oldu meleklerin 50,000 yıl olsun gelicekler,sende mucizeyi görücen o zaman,kalırsa eğer kemiklerin bile ters dönücek
|

15-10-2006, 23:22
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Oct 2006
Mesajlar: 6
|
|
Re: Uhud ve Allah'ın yardıma gelmeyen melekleri
Burada anlatılmak istenen mesele şudur. Şayet bir savaş esnasında iseniz komutanızının verdiği emirleri yerine getireceksiniz. Peygamber efendimizi anlamak için yaşamına ve kafirlerle yaptığı savaşlara bakmanız yeterlidir.
Uhud Savaşında , aynı zaman müslümanların komutanı olan Peygamber Efendimiz okçulara ne olursa olsun yerlerinden ayrılmamasını istedi. Bu emire riayet etmeyen okçular savaşı kazandık sandılar ve ganimet toplamak için yerlerinden ayrıldılar. Durumu gören atlı birlik okçuların olduğu bölümü geçip müslümanlara arkadan saldırdı.
Demekki neymiş ?
komutanının verdiği emiri yerine getiricen. Komutanına güveniceksin. Nu hadise bütün müslümanlara ders olmuştur. Allah bazen bir sinekten ders verir bazen böyle bir savaştan ders verir. *Osmanlı İmparatorluğu *savaşlarının çoğunu peygamber efendimizin savaş taktiklerini örnek alarak kazanmıştır.
Anlayana sivri sinek saz , anlamayana davul zurna az.
Başka sorusu olan.
|

15-10-2006, 23:25
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: Uhud ve Allah'ın yardıma gelmeyen melekleri
Açıklamanı yaptın mı ? İyi, güzel, harika...
Şimdi defol git bu topicten bi daha da uğrama !
|

16-10-2006, 15:08
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: Uhud ve Allah'ın yardıma gelmeyen melekleri
Uhud savaşından 1 gün sonra. Muhammed yaralı ve morali bozuk ashabının moralini düzeltmek için bir gazve daha organize ediyor ve bu ahvalde ayetler indiriyor. İlk başta Abdullah İbn Ubey (ki Muhammed kendisine "müşrik" demesine rağmen ondan yardım bekliyordu) kendisine ait 300 kişilik birliğini geri çekerek Muhammed'i terkeder ve ona yönelik Ali İmran 167 ayeti iner (!)
Ali İmran 167. İki birliğin karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmuştur ki, bu da, müminleri ayırdetmesi ve münafıkları ortaya çıkarması için idi. Bunlara: "Gelin, Allah yolunda çarpışın; ya da savunma yapın" denildiği zaman, "Harbetmeyi bilseydik, elbette sizin peşinizden gelirdik" dediler. Onlar o gün, imandan çok, kafirliğe yakın idiler. Ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Halbuki Allah, onların içlerinde gizlediklerini daha iyi bilir
Ali İmran 168. (Evlerinde) oturup da kardeşleri hakkında: "Bize uysalardı öldürülmezlerdi" diyenlere, "Eğer doğru sözlü insanlar iseniz, canlarınızı ölümden kurtarın bakalım!" de.
Yukarıda göreceğiniz gibi Uhud'a katılmayan Abdullah İbn Übey için inmiş (!) iki ayet mevcuttur.
Ve artık sırada Muhammed'in oldukça morali yıkılmış olan ashabına moral verme zamanı gelmiştir.
Ali İmran 169:Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar
Ali İmran 170:Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.
Ali İmran 171 :Onlar, Allah'tan gelen nimet ve keremin; Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesinin sevinci içindedirler
Ali İmran 172 :Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takva sahibi olanlar için pek büyük bir mükafat vardır.
Evet, herzaman yaptığı gibi Muhammed yine cennet vaadi ile adamlarını toparlamaya çalışır.
İlginçtir ki, Uhud savaşından kesin bir galibiyetle dönen Ebu Süfyan 2900 kişilik ordusu ile geri dönerken Muammed 500 kişilk ordusu ile onların peşine düşüyor. Burada amaç tamamıyla "psikolojik" ve Muhammed düşman ordusunu "önüne katıp kovalayan" bir görüntü vermek istiyor. Böylelikle kendi ashabına bir nevi "düşmanı kovalayarak kaçırdık" görüntüsü vermiş olacak. Zaten Kureyşlilerin atları ile değil de develeri ile ayrılmasından onların Medine'ye girmek için değil Mekke'ye geri dönmek için savaş meydanından ayrıldıklarını anlayan Muhammed burada da oldukça akıllıca davranarak moralmen yıkılmış ashabına şevk veriyor ve Medine halkınında gözünden düşmemek için "onları kovaladık" görüntüsü çiziyor. Burada Uhud'da yaralananlar da bu sefere katılıyor, nitekim Ali İmran 172'de bahsedilen yaralılar bunlar.
Medine'ye 3 mil mesafede bulunan Hamrau'l-Esed'e varırlar. Burada üç gün kalırlar. Muhammed'in uyugladığı "psikolojik harp" teknikleri burada da devam eder. Huzâ kabilesinden Ma'bed isminde bir genci Ebu Süfyan'ın yanına gönderir ve bu genç ona şöyle der :
--Muhammed ve adamları o kadar büyük bir kuvvetle seni takip ediyorlar ki, bu derece büyük bir topluluğu ömrümde görmedim. Uhud'a katılmayanları da yaptıklarından pişman olmuşlar ve hepsi birden toplanıp gelmişler"
Nasıl ama ? "Psikolojik harp" diye ben buna derim...
Bunun üzerine Ebu Süfyan oradan geçen ve Medine'ye giden bir kervanın adamlarını Muhammed'e elçi olarak göndererek (ki karşılığında onlara kuru üzüm vermiştir)
"Gelip oraya onların kökünü kazıyacağız" diye mesaj gönderir.
Ali İmran 173 :Bir kısım insanlar, müminlere: "Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!" dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!" dediler.
Bu ayetten anladığımız kadarıyla Ebu Süfyan'ın elçisinin sözlerine (ki aynı Muhammed'in sözleri gibi tamamıyla psikolojik harp amaçlı) Muhammed ayet ile karşılık vererek ashabının moralini yükseltiyor.
Ali İmran 175. İşte o şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Şu halde, eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın, benden korkun
Ebu Süfyan'dan "işte o şeytan" diyerek giriş yapan bu ayette de Muhammed onun "kökünü kazıyacağız" mesajına karşı verdiği cevap vardır ama bu cevap kendi ashabına yöneliktir.
Muhammed birliklerini Hamrau'l-Esed'de yerleştirdikten sonra geceleri binlerce ateş yaktırararak kalabalık bir görüntü veriyor ve 3. gün de geriye dönüyor. Muhammed'in çatışma olmadan döndüğü gazvelerine bir yenisi daha ekleniyor.
Not : Yolda giderken Muhammed'in gözcü olarak önden gönderdiği iki kardeş (Süfyan kardeşler) Kureyşliler tarafında öldürülüyor.
Evet buradan da anlaşılacağı gibi Kuran ayetleri yaşanmış olaylar üzerine inmiştir. Hatta anlaşılacağı gibi o dönemde Muhammed ile muhattab olan bazı kişilerin söylediklerine karşılık inen birçok da ayet vardır.
Hal böyle iken hala Kuran'ın mesajları tüm zamanlar ve tüm insanlık içindir diyen var mı ? "Kuran zamandan muaftır" diyen birisi bu sözlerine Kuran'dan bir dayanak bulamaz.
İnsanlar çoğu kere kendi sözlerini ve isteklerini gerçek zannetme yanılgısına düşüyorlar. Halbuki sadece sen öyle olmasını istiyorsun ve senin bu kendi isteğin gerçeği zorlama yorumlar ile çarpıtmana neden oluyor.
Şimdi koca Türk milletini Abdullah İbn Ubey denilen bir Arap kabilesi liderine söylenmiş ayetler ile kandırmanın bir alemi var mı ? Gerçek ne ise o dur ve Kuran tamamıyla Muhammed'in kendi ihtirasları, hırsı, kini, düşmanlıkları, ganimet sevdası, kadın düşkünlüğü ile dolu ayetlerden oluşur.
Aksini savunacak olan var mı?
|

16-10-2006, 21:40
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Oct 2006
Mesajlar: 95
|
|
Re: Uhud ve Allah'ın yardıma gelmeyen melekleri
var tabiki.
neden yapsınki?neden savaşmadan bu dediklerinin hepsine sahip olma şansı varken neden 23 yıl boyunca çok zorlu bir mücadeleye girişsinki?
|

16-10-2006, 23:43
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
|
|
Re: Uhud ve Allah'ın yardıma gelmeyen melekleri
ok
http//dolfen.blogcu.com/
Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
|

17-10-2006, 00:10
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Uhud ve Allah'ın yardıma gelmeyen melekleri
sodomo hocam,
çok güzel götürüyorsun konuyu, ama izninle ben mehmet arkadaşa bir cevap vermek istiyorum.
Bak mehmet kardeşim,
senin bu sorun kolay kolay kimse tarafından cevaplanamaz bir soru. Bu tür soruları açıklayan bir de fıkra vardır, şöyle bişey:
Dünyanın bütün alimleri toplanmışlar, bir büyük kompüter (yazıldığı gibi okunur) yapmışlar. Kim ne sorarsa sorsun cevap verebiliyomuş. Anlayacağın o kadar akıllıymış. Dünyanın her tarafından dünyanın en zeki adamlarını da getirtmişler, soru sorsunlar diye. Hepsi sorularını sormuş. Kompüter hepsine şakır şakır cevap veriyomuş. Bizden de Temel gitmiş oraya. Hadi sorunu sor demişler. Temel de "ne var ne yok" demiş. Kompüter çalışmış, çalışmış, sonunda cazırdamaya başlamış, üstünden dumanlar tüte tüte yanmış gitmiş.
İşte böyle. O yüzden, bu tür sorular, sorulması sakıncalı sorular listesindedir. *Şimdiye kadar kimsenin cevap veremediği bu canalıcı soruya biz nasıl cevap verelim ki.
|

17-10-2006, 12:00
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Oct 2006
Mesajlar: 95
|
|
Re: Uhud ve Allah'ın yardıma gelmeyen melekleri
can alıcı bir sorumu?kardeş dolanbaçlı yollara ne gerek var?bu kadar basit sorulara cevap veremezmi bir ateist?sizlerki peygamberin yaptığı tüm olayları yorumlayıp sonuçlar çıkarabiliyorsunuz.neden böyle bir şey yaptığınamı cevap veremiyorsunuz?yoksa gerçeklerle yüzleşmektenmi korkuyorsunuz?
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:56 .
|