|
"benu kureyza yahudi katliamı-------
7 yaşındaki kızla evlenip 9 yaşında gerdeğe girmek-----
şeytan ayetleri olayı----------
benu mustalık gazası---------
15 kişilik Müellefetü'l Kulub listesi-----
evlatlığının karısıyla evlenmesi---------"
|
Müslümanların neredeyse tamamına yakını Deli Cevat'ın verdiği örneklerin hiç birini bilmez.
Yüz müslümandan belki 3-5 tanesi bu konularda bilgi sahibi olabilir tahminimce.
Efsaneleştirilmiş, kutsallaştırılmış, mucizeleştirilmiş biçimiyle tanırlar İslam peygamberini.
Yaşadığı dönemin insanlarının çoğunluğu ise kendisine inanmamıştır. Savaşlarla, fetihlerle halklar, iman etmese de İslam'a teslim olmuşlardır. Bu teslimiyet nesilden nesile yerini imana terketmiştir.
Üstelik bu halklar, Deli Cevat'ın verdiği örnekler nedeniyle değil, daha basit nedenlerle kendisine inanmamışlardır. Neden?
Peygamberin ifadesiyle " Ana-babalarının, atalarının yolunda gittiklerinden"
Bu yol ne kadar saçma, ne kadar hurafelerle dolu olursa olsun, alternatif olarak sunulan daha doğru gibi gözükse dahi aile etkisi, çevre etkisi, itibar, şeref, dışlanma, toplumdan soyutlanma korkusu ile din değiştirme imkansız gibidir.
Bugün kendi toplumumuz için de durum aynıdır. Üstelik topluma sunulan bir alternatif de yoktur. Sahip olduğu din hakkında çelişkileri varsa da bunu pek açık etmez. Şeytanın kalbine girdiğini düşünür ve bu çelişkili düşüncelerden kurtulmaya çalışır.
Dolayısıyla bu bilgiler, örnekler topluma sunulsa dahi güçlü bir alternatif olmadığı için pek etkili olamaz. Çelişkiler büyür, inançlar azalır ama bu açık açık dile getirilmez.
Sanal ortamda ise, bu konularda bilgilenenlerin bir kısmı dinlere karşı tavır alsa da bir kısmı çelişkilerini açık etmez ve inançlarını savunmayı sürdürür.
Mehmet arkadaşımız için, "peygamberliği sahte olan mal-mülk düşkünü olurdu" teoremi ne derece doğrudur?
Dünyadan, mal-mülk düşkünü olmayan hatta hayatını insanlık için feda eden nice insan gelmiş geçmiştir. Bunlar içinde belki başarılı olamayan yüzlerce peygamberliğe aday olmuş insan vardı.
Başarılı olamayanlar ya öldürüldü ya da yurtlarını terketti. Başarılı olanlar ise baştacı edildi.
Hiramusta için hadisleri, tarihi kaynakları doğruluğu yönünden şüpheli gördüğünden bu bilgilere itibar etmiyor. Ama diğer taraftan "adalet" dediği bilgilere inanıyor. Bu çelişki ise onun karakteristik yapısından kaynaklanıyor. İnsanlığa örnek olması gereken 53 yaşındaki bir peygamberin 9 yaşındaki kız çocuğu ile gerdeğe girmesini kabullenemiyor. O yüzden reddediyor. Ama akıncı, fetihçi özelliği nedeniyle kabilelere yapılan baskın ve katliamlar, tarihi dönem itibarıyla ona gayet normal geliyor. *
Bu şunu gösteriyor. Eğer barışçı, hümanist bir topluma "Muhammed'in Savaşları" nı anlatırsanız nefret duyacaktır. Ama küçük çocuklarla evliliğin sık yaşandığı bir topluma " Peygamberin 9 yaşındaki Ayşe ile evliliğini" anlatırsanız normal karşılayacaktır.
Kur'an'dan önceki kitaplarda yazılanları kabullenemeyenler "Tahrif edilmiş" "Aslı yokedilmiş, değiştirilmiş" iddiasında bulunabiliyorsa, elbette kendi peygamberleri için kabul edilemeyecek düzeydeki bilgilerin kaynağını da reddedeceklerdir.
Gün gelir, Kur'an'daki kabul edilemeyecek düzeydeki çelişkiler için de " Halife Osman zamanında tahrif edilmiş, aslı yokedilmiş, bu çelişkiler ilave edilmiş" denilebilir.
Halbuki normalde tek başına bir "Tebenni hadisesi" dahi yeterlidir nübüvveti değerlendirmeye...