
05-09-2012, 16:15
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 08 Aug 2012
Mesajlar: 1.085
|
|
PEXMANQ´isimli üyeden Alıntı
bence boyle yuzeysel ıftıra atmak yerıne dırekt olarak su su kuranda yanlıstır olmaz falan gıbı seyler soylede bızım gıbı ınananlarda cevap verelım...
dıger mesajları okumadan dırekt kaderle ılgılı bırseyler yazayım dedım..kaderı anlamak ıcın budunyayı hayatı Allahı ve zamansızlıgı bılmenız gerekır..zamanın ne olduguna nasıl varolduguna daır fıkrınızın olması lazım..oncelıkle sunu bılmek gerke zaman kavramı bızım ıcın var Allah ıcın yok..sadece bu evren ıcn var..ornegın teorık olarak ısık hızının gecıldıgınde zamanda yolculuk yapılabılecegıne ınanıyor bazı bılım adamları...pekı su dusunulebılır eger zamanda yolculuk olsaydı kader gelecek gecmıs nasıl degısırdı...o yuzden belkıde 300000 km lık bır hız var ..ve su anda ınsanoglu sadece bunun %1 ınden daha azına ancak ulasmıs vaziyette.
kader konusu ıslamda sonradan saptırılmıs bır konu...saptırmalar nedenıyle sankı ınsanın hıcbır ıradesı yokmus gıbı kullanılması ateıstlerede cok saglam malzeme vermıstır..soylekı bır ınsan alır da kendı bogazını makınayla testereyle keserse aaa bu kaderımde varmıs dıyebılırmı..yada su anda bunları yazıyor olmam benım ıradem dısımdamı olmustur..tabı benım ırademle..
pekı Allah ın bu konuda dahlı nerede?Allah mudahale etmez Allah zaten her zaman dahildir.yanı hersey onun kontrolundedır.su anda benım kalkıp ıckı ıcmemle ılgılı ıkı secenegım var ya ıcerım ya ıcmem Allah bana 2 secenek vermıs secmek benım tercıhım..sonrasında bunun hesabı Allah tarafından sorulur..bu cıft kutuplu dunyada herseyın tersının oldugu sıstemde Allah ıyı ve kotuolarak her zaman olayları durumları yaratmıs secmeyı ıse bıze bırakmıstır.ıstedıgımızı secerız ve sonunda bunun hesabını verırız..
kader ınancı bıraz zor bi konu oldugu ıcın peygamber zaten bu konunun cok fazl konusulmasını ıstemıyor..belkıde cahil ınsanlıgın bu konuda yanlısa dusebılecegını taa o zamandan goruyor...ama yınede kafanıza takılan konular varsa elımden geldıgınce cevap verebılrm
|
Sitede çok çeşitli argümanlar var bütün argümanları tek bir başlık altında toplamak mümkün değil, siteyi daha ayrıntılı araştırmanızı tavsiye ediyorum.
|

06-09-2012, 09:28
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 30 May 2009
Mesajlar: 657
|
|
PEXMANQ´isimli üyeden Alıntı
yuzeysel ıftıra
|
Sen Kuranını açıp ne yazıyor diye okumadıysan, tabii kısas ayetinde "hüre hür, köleye köle, dişiye dişi" yazdığını göremezsin, gelir burda iftiradan bahsedersin.
Önce aç Kuranını bir oku! İftira olmadığını o zaman görürsün!
Bu Kuranda hukuk dışı, insanlık dışı ayetlere sadece bir örnek. Daha yığınla var...
|

06-09-2012, 10:26
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 25 Jun 2008
Bulunduğu yer: Rift Valley
Mesajlar: 354
|
|
PEXMANQ´isimli üyeden Alıntı
bence boyle yuzeysel ıftıra atmak yerıne dırekt olarak su su kuranda yanlıstır olmaz falan gıbı seyler soylede bızım gıbı ınananlarda cevap verelım...
|
Sayın PEXMANQ, bu sefer kaşındığınızı ben de kabul ediyorum.
Siz istediniz buyrun. Hemen cevaplamaya başlayabilirsiniz.
A- Kur’an’ın Kendi İçindeki Dinî Çelişkiler:
1- Hesap gününde Allah’tan başkası şefaat edebilir mi?
Edemez / Bakara-48: Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korunun.
Edebilir/ Meryem-87: Rahman’ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.
Edebilir diyen diğer Ayetler: Enam-51, İnfitar/ 18-19
Edemez diyen diğer ayetler: Bakara-123, Zuhruf-86, Secde-4
2- Kötülük Allah’tan mı gelir?
Nisa -78. Nerede olursaniz olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size yetişecektir. Onlara bir iyilik gelirse: “Bu Allah’tandır” derler, bir kötülüğe uğrarlarsa “Bu, senin tarafındandır” derler. De ki: “Hepsi Allah’tandır”. Bunlara ne oluyor ki, hiçbir sözü anlamaya yanaşmıyorlar?
Nisa-79. Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik, şahid olarak Allah yeter.
3- Müslüman olmayanlar cennete gidebilir mi?
Gidebilir/ Bakara-62. Şüphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, Hıristiyanlar ve Sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe inanıp yararlı iş yapanların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlar için artık korku ve üzüntü yoktur. (Ayrıca Maide-69 )
Gidemez/ Ali İmran-85. Kim İslam’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır. (Ayrıca tevbe-30)
4- Cennetin genişliği ne kadardır?
Göklerle yer kadar/ Ali İmran -133. Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.
Gökle yer kadar/ Hadid-21. Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
5- İlk müslüman kimdir?
Enam-163′e göre Muhammed.
Araf-143′e göre Musa.
Ali İmran-67′ye göre İbrahim.
6- Kur’an’daki Gaflar: (Allah’a ait olmadığı açık olan Ayetler)
Hud-2. Allah’dan başkasına kulluk etmeyin. Ben size O’nun tarafından müjde vermek ve uyarmak için gönderilmiş gerçek bir peygamberim.
Şura-10. Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah’a aittir. İşte bu, Rabbim Allah’tır. Yalnız O’na tevekkül ettim ve ancak O’na yöneliyorum.
Tevbe-30. Yahudiler, “Uzeyir Allah’ın oğlu” dediler, Hıristiyanlar da “Mesih Allah’ın oğlu”, dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkara sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!
Zariyat-51. Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Zira ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
En’am-104. Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.
En’am-114. Allah’tan başka bir hakem mi arayayım ki size, her muhtaç olduğunuz şeyi bildirip açıklayan kitabı, o indirmiştir. Kendilerine kitap verilenler de bilirler ki o, senin Rabbin tarafından gerçek olarak indirilmiş bir kitaptır; artık şüphe edenlerden olma.
Bu ayetlerden Kur’an’ı yazanın Muhammed olduğu açıkça belli oluyor. Hitap eden Allah değil, Muhammed. Belli ki gaf yapmış, “De ki” ekini unutmuş.
http://ateistforum.biz/mybb/archive/...?thread-2.html
Alıntı yaptığım Serdar Kaangil' e içten teşekkürlerimle.
Konu Neva tarafından (07-09-2012 Saat 12:37 ) değiştirilmiştir.
Sebep: mesajlar duzenlenip birlestirildi.
|

06-09-2012, 11:13
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 06 Jul 2012
Mesajlar: 140
|
|
Adam belgelerle konuşmuş bundan sonra hala aksini ispatlamaya çalışmak hokkabazlarin işidir ancak.
|

06-09-2012, 12:44
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18 May 2012
Mesajlar: 832
|
|
nebukadnezar´isimli üyeden Alıntı
Sayın PEXMANQ, bu sefer kaşındığınızı ben de kabul ediyorum.
Siz istediniz buyrun. Hemen cevaplamaya başlayabilirsiniz.
A- Kur’an’ın Kendi İçindeki Dinî Çelişkiler:
30- Büyüyünce hayırsız evlat olacağı sanılan çocuğun öldürülmesi:
Kehf-80. ” Oğlana gelince, onun ana-babası mümin kimselerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkara sürüklemesinden korktuk.”
Hiçbir suçu olmayan bir çocuğu, ilerde anne-babasına karşı kötü davranma ihtimali nedeniyle öldürmek ne derece haklı bir gerekçedir?
Sanki bütün hayırlı anne-babaların hayırsız çocukları öldürülüyormuş gibi aktarılan bu maval doğru mudur?
|
burada celişki bahsettiğiniz olay sizin beyninizin çelişkisidir,hastalık haline gelmiş olan ayetleri önceki ayetleri dayandırmadan tek tek ele almanız durumu sizin beynininzin hakikatlere karşı örümcekleşmiş olduğunun kanıtıdır tıpkı bu ayeti ele almanız gibi,diğer mevzuları zaten cevap verildi,onlarıda tek tek cevap veririm sıra ile
Şimdi burdaki ayeti taaaaa konunun en başından yazmaya başlayalım bakalım,çelişki sizdemi yoksa ALLAHU TEALADAMI,okuduğunuzda acaba kabullenecekmisiniz
bahsi konu KEFH suresinde gecmektedir buyrun okumaya
54. Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.
60. Hani Mûsâ beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim." 61. Onlar iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti. 62. Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi. 63. Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi. 64. Mûsâ: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisin geri döndüler. 65. Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik. 66. Mûsâ ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi. 67. Adam şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin." 68. "İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"
69. Mûsâ, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi. 70. O da şöyle dedi: "O halde eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın." 71. Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Mûsâ, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.72. Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi. 73. Mûsâ, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi. 74. Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi. 75. Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi. 76. Mûsâ, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi. 77. Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Mûsâ, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi. 78. Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir" dedi. "Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım." 79. "O gemi, denizde çalışan bir takım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı." 80. "Çocuğa gelince, anası babası mü'min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk." 81. "Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik."
.................................................. ...........................................
Musa aleyhisselam ile bir kişinin konuşması anlatılmaktadır,80.ayeti tek olarak nasıl ele aldınızda ALLAHU TEALA cocuğu öldürdü demeye getirdiniz,utanmıyormusunuz yalancılığa,iftiracılığa soyunmak,
insan ateist olmayı görsün içeriden adeta kendini yöneten başka bir irade olduğunu farkeder. O irade kişinin aklına Allah ile ilgili ipucları gelse hemen devreye girer ve esir edilmis o kişiyi kendi istikametine cevirir. Ateist mantığı yoktur.Herşey tesadüfün işidir
|

06-09-2012, 13:55
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 25 Jun 2008
Bulunduğu yer: Rift Valley
Mesajlar: 354
|
|
kurtulusislamda´isimli üyeden Alıntı
burada celişki bahsettiğiniz olay sizin beyninizin çelişkisidir,hastalık haline gelmiş olan ayetleri önceki ayetleri dayandırmadan tek tek ele almanız durumu sizin beynininzin hakikatlere karşı örümcekleşmiş olduğunun kanıtıdır tıpkı bu ayeti ele almanız gibi,diğer mevzuları zaten cevap verildi,onlarıda tek tek cevap veririm sıra ile
Şimdi burdaki ayeti taaaaa konunun en başından yazmaya başlayalım bakalım,çelişki sizdemi yoksa ALLAHU TEALADAMI,okuduğunuzda acaba kabullenecekmisiniz
bahsi konu KEFH suresinde gecmektedir buyrun okumaya
54. Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.
60. Hani Mûsâ beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim." 61. Onlar iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti. 62. Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi. 63. Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi. 64. Mûsâ: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisin geri döndüler. 65. Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik. 66. Mûsâ ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi. 67. Adam şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin." 68. "İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"
69. Mûsâ, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi. 70. O da şöyle dedi: "O halde eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın." 71. Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Mûsâ, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.72. Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi. 73. Mûsâ, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi. 74. Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi. 75. Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi. 76. Mûsâ, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi. 77. Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Mûsâ, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi. 78. Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir" dedi. "Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım." 79. "O gemi, denizde çalışan bir takım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı." 80. "Çocuğa gelince, anası babası mü'min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk." 81. "Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik."
.................................................. ...........................................
Musa aleyhisselam ile bir kişinin konuşması anlatılmaktadır,80.ayeti tek olarak nasıl ele aldınızda ALLAHU TEALA cocuğu öldürdü demeye getirdiniz,utanmıyormusunuz yalancılığa,iftiracılığa soyunmak, 
|
Sevgili kurtulusislamda! Şimdi lütfen altta yazılanların tamamını okurmusunuz.
Hani Mûsâ beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."
Onlar iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.
Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.
Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.
Mûsâ: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisin geri döndüler.
>>>>Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik. <<<<<
Mûsâ ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.
Adam şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."
"İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"
Mûsâ, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi.
O da şöyle dedi: "O halde eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."
Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Mûsâ, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.
Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi.
Mûsâ, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.
Yine yola koyuldular. >>>>Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında adam (hemen) onu öldürdü.<<<< Mûsâ, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi.
Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi.
>>>Mûsâ, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi.<<<
Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Mûsâ, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi.
Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir" dedi. "Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım."
"O gemi, denizde çalışan bir takım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı."
"Çocuğa gelince, anası babası mü'min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk."
"Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik."
___________________
Kur'an ı bu şeklide okursanız daha iyi anlarsınız.
Şimdi gel beraberce bi kritik yapalım.
Burada Allah buyuruyor ki: >>>>Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik. <<<<< Şimdi bu buyruğa çok dikkat edelim. Bu Allah'ın bir buyruğu. Allah bu kuluna çok güvendiğini, asla Allah'ın sözünden çıkmayan, her yaptığı ve yapacağı Allah'ın rızası üzere olacağına Allah kendisi kefil oluyor. Ondan sual olmaz.
Şimdi, burasını çok iyi anladık mı?
Gelelim diğer satıra:
>>>>Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında adam (hemen) onu öldürdü.<<<< Buna bir itirazınız var mı? Var. Çünkü esas konumuz buydu değil mi? Ama siz Burada resmen Ayet'i kabul etmemiş oluyorsunuz. Çünkü Allah tarafından gönderilen o kul'a siz inanmamış oluyorsunuz. Onu bir katil gibi görüyorsunuz. Burada dikkat edin lütfen: Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" Diyor. Onun sadece bu şekilde cevabı da manidar değil mi? Sanki Allah'ın burada verebilecek bir cevabı yok muş gibi değil mi? Sanki kendisini savunamıyor gibi görünüyor. Aslında mesele o değil, mesele Allah'ın, benim dediğim dedik, sen közü kapalı sorgulamadan bana inanacaksın zorlaması var.
Burada sadece Musa aleyhisselam ile bir kişinin konuşması anlatılmıyor.
Burada, Kayıtsız şartsız Allah'ın her sözüne inanmanız gerektiği de anlatılıyor. Size ne kadar abes görünse de, aslında siz bu abesliği görmüyorsunuz. Çünkü Onun her dediğini yargılama gibi bir şansınız yok.
Hikayede okuduğumuz gibi, o çocuğu o şahıs Allah'ın emriyle öldürüyor.
Demekki neymiş: Anası babası mü'min olanların, Büyüyünce hayırsız evlat olacağı sanılan çocukların, onları azgınlığa ve küfre sürüklemesin diye öldürmek lazımmış.
"Böylece, Rableri onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk verebilir miş... Hoş Ayette "vermesini diledik."
diledik diyor ama? O da ayrı bir tartışma konusu...Allah diliyor? Kimden diliyor? Üstelik, diledik diyor? Allah başka birileriyle diliyor bunu??????
Ben bu sözlerde simgesel veya imalı anlatımlar değil, direk hayal gücünün hakim olmasından dolayı saçmalamış kişi veya kişilerin sözleri olarak görüyorum.
Sevgiler.
Hoşça kalın Loşça kalın...
Konu nebukadnezar tarafından (06-09-2012 Saat 14:01 ) değiştirilmiştir.
|

06-09-2012, 14:34
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Sep 2012
Mesajlar: 96
|
|
benı copy paste ıle suclayanların kendı dusuncelerini yazmasından dolayı sızlere oncelıkle tesekkur edıyorum..
oncelıkle sunu belırteyım..
7-Sana bu muazzam kitabı indiren O'dur. O'nun bir kısmı anlamları kesin olup kitabın temelini oluşturan ayetlerdir. Diğer bir takımları da anlamları benzeşik olanlardır. Ama kalplerinde bir yamukluk bulunanlar fitne aramak ve keyiflerince yorumlamak için sadece anlamı benzeşiklerin ardına düşerler. Halbuki, onun gerçek yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar da: "İnandık, hepsi Rabbimizdendir. " derler. Bunları özü temiz olanlardan başkası düşünemez.
bu ayetle baglantılı olarak ben buyuk bır dın alımı olmadıgımdan dedıklerınıze bılgım dahılınde cevap vereyım..daha hala kurandakı cogu ayetın tam olarak ne demek ıstedgı alımlerce tartısılıyor..ornegın ;1400 sene once gunesın dunyanın her yıldızın dondugu yazıyor kuranda..gunesın dondugu daha son 40-50 yılda anlasıldı..bunun gıbı ..herneyse;
1.Sefaat konusu ıslamda zaten tartısmalı bır konu..ancak copy-paste yapmak yerıne egerkı cok bu ıslerden anlıyorsan bıraz daha derinden arastırma yapsan farkı anlyabılırsın..soylekı..Kuranda sefaat konusu 2 turlu gecer..sefaat ne demektır oncelıkle yardım etmek anlamına gelır genelde..Kuranda sefaat dunyada ve ahirette olmak uzere 2 baglamda gelir..detaylı acıklama burada;
http://halissdin.blogspot.se/2012/05...at-konusu.html
dırekt copyalasam buraya cok yer kaplar
2.Iyılık ve ser Allah'tandır..Ama burada yine dıkkatlı olmak gerek..Yıne ınsan ıradesını gozardı etmeyin..Sız eger Allah yolunda gıderseniz Allah size kotuluk yapmaz ama Allah ın zıttına gıdersenız Allah size cezasini ya burada ya otekı tarafta ıllakı verecektır..Sonucta hersey Allahtandır ancak Kurandada dedıgı gibi--Allah sadece yoldan sapmayı ısteyenlerı yoldan saptırır--
3.Musluman olmak nedir?Muslumanlar kımlerdır?Muslumanlar acaba sadece arabıstanda turkıyede yasayan ben H.z Muhammede ınanıyorum dıyenlermıdır? Hayir..Islama tabi olmak ıcın Allahı tanımak onun peygamberlerine ıman etmek onun gosterdıgı yolda gıtmek yeterlidir.Islam zaten kelıme koku olarak su andakı musluman tebayi ıcıne almaz tum dınlerı iseviligi ve museviligide alır(hrıstiyanlık ve yahudilik degil ..farkı bılmek gerek)..Onun ıcın ıslama mahsus herkes cennete gıdecektır..
4.Cennetin genıslıgını metrekare ıle olcmek ne kadar sacmaysa zaten buna cevap vermekte o kadar sacma bence.Cenneti cehennemi maddesel olarak nasıl dusunecegiz?Dunyada beraber yasadıgımız cinler bile maddesel yaratıklar degiller..Biz maddeyiz onlar ates veya baska birşey...Pekı Allah nie boyle dıyor sizce?Kuranda Allah herseyi cenneti tasvir ederken maddesel semboller kulalnmıstır..Cunku boyle olmasaydi gozumuzde nasıl canlandıracaktır nasıl bir fikrimiz olacaktır..Ornegın cok basit evrenın oncesıne dair zamansızlıga dair bir dusuncemız varmı?Zamanın olmadıgı bir ana dair...
5.Cevap 3 le aynı dogrultuda
6.Onlar gaf degildir.Eksık yazmayin.O ayetlerın hepsinin basında..De ki! fiili vardir..Arapcayi az cok bılen biriyim..orda bir hitap vardir peygambere
7.Meleklere, Âdem'e secde edin demiştik. İblis'ten başka hepsi secde etmişti. O, cinlerden idi. Rabbinin emrinin dışına çıktı. Ey insanoğulları! Siz Beni bırakıp onu ve soyunu dost mu ediniyorsunuz? Halbuki onlar size düşmandır. Kendilerine yazık edenler için bu ne kötü mübadeledir, takastır) [Kehf 50]
Ateşten yaratılan İblis, nurdan yaratılan melekler arasında idi, onlara hocalık ediyordu. Melekler topluluğunda olduğu için, (Bu topluluğa, secde edin emri verdik, cin taifesinden olan İblis, secde etmedi) deniyor.
8. http://www.quran-miracle.info/islamda-miras.htm
burayı okuyalım.o sacma matematık ıftırasına da cevap var..orada zorunluluk degıl onerıden bahsediyor ve Allah sınır cızıyor..yani bir serbestlik var
9.cevap 4 le aynı dogrultuda..madde zaman ılıskısı
10.burda sacmaladıgınız belegsi var..Allah diyorki onlar ne kadar cok olursa olsun merak etmeyin Allahın yardımıyla galip geleceksiniz diyor..siz ne kafa bulandırıyorsunuz acıkcasi boyle seylerle?
11.Allah peygambere ayrıcalık tanımıs..Allaha gıdıp hesap mı soracagım nıe bana vermedın die..bana nıe vermedın peygamberligi,nie beni 1.90 yapmadın yada ben nie zengın olmadım die..onun takdırıdır..
12.sende zaten demıssın..Kuranda kapalı ayetler vardir.bunların bazısı zamanla ortaya cıkmıstır bazılarıda hala tartısmalıdır.Ne guzel bırsey iste 1500 sene oldu ve hala Kuran ıncelenıyor arastırılıyor..
digerlerinede biraz sonra cevap yazarım..biraz ısım var su anda
|

06-09-2012, 20:39
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 30 May 2009
Mesajlar: 657
|
|
PEXMANQ´isimli üyeden Alıntı
gunesın dunyanın her yıldızın dondugu yazıyor kuranda.
|
Bu saçma ötesi uyduruk iddiayı kanıtlamaya bir çalış bakalım gör başına neler gelecek... Denemeye bile kalkışabileceğinizi sanmıyorum. Çünkü siz müslümanlar Kuranda ne yazdığını hiç ama hiç bilmezsiniz. Birileri şöyle böyle yazıyor diye kulağınıza bir sürü uyduruk saçmalık üfler, üfürüğü gerçek sanırsınız. Açıp bir gerçekten yazıyor mu diye bakmak sizin aklınızın ucundan bile geçmez.
|

06-09-2012, 21:00
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 08 Aug 2012
Mesajlar: 1.085
|
|
Kuran-ı baştan sona okumamış ve İslam tarihini yalayıp yutmamış birisi daima kendi kafasında kurduğu dini yaşar bu bu kadar basittir.
Öğrenmedi isen, bilmiyorsundur, bilmiyor isen kendi kafanda düşündüklerini bilmediklerinin yerine koyarsın.
|

07-09-2012, 11:30
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 30 May 2009
Mesajlar: 657
|
|
PEXMANQ´isimli üyeden Alıntı
Kuranda kapalı ayetler vardir.
|
Doğru vardır. Uyanık geçinen yağmacı araplar Kuranı yazarken akıllarınca uyanıklık yapmışlar. Ne idüğü belirsiz, ne demeye çalıştığını kimsenin bilmediği, hatta kendilerinin de bilmediği abuk sabuk şeyler yazmışlar. Bunların ne anlama geldiğini yazanlar da bilmez.
"La uksimu bin nefsil levvame!" Şimdi bu ne demek, kim bilecek bunu yahu? Bunu anlamayışımız uzaylıca ya da allahça dilinde filan olmasından değil. Bildiğimiz Arapça! Ama kim bu yaptığından pişman olan, muhammed mi, allah mı, kim yahu? Kim bilecek bunu? Hiç kimse!
Kim ne yaptı da pişman oldu, bu cümlenin yazılmasına yol aççtı? Bunu bilmenin bir yolu var mı? Yok!
Ben de yazsam: Andolsun alev soluyan, duman püskürtenlere!
Yahu şimdi bu ejderha mı, benzin motoru mu, lav makinesi mi, ne bu yahu, kim bilecek bunu?
Salla salla yaz kitaba! Okuyan da bir şey sansın!
Kuranda güdülen taktik budur.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:18 .
|