Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #81  
Alt 09-04-2012, 18:01
endulus endulus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Mar 2011
Mesajlar: 231
Standart

Abiler böyle uzun uzun yazınca kendini haklı çıkarmaya çalışan ve konuyu kestirip atmaya çalışan ve de konu hakkında en ufak bilgisi olmadan cahil cahil konuşan arkadaşlara birkaç lafım var.

1. si güneş aya yetişebilir mi evet yeti,şebilir. Her yıldız gibi güneşte birgün süpernova olup patlayabilir ay da dahil olmak üzere herşeyi içine çekebilir. Bakın olabilir yapabilir derken fantezi kurduğumu zannetmeyin. Bunlar bilimsel araştırmalardan takip edebilirsiniz. Ama onlarda elbette şu ana kadar ellerindeki araştırmalarının sonuçlarına göre konuşmaktalar.

2. si ay dünyadan kopmuş olması muhtemel ve dünyanın ilk zmanlarda dünyaya oldukça yakınken şu an ki uzaklığa erişmiştir ki dünya üzerinde yaşamayı elverişli kılan en büyük sebeplerdn biridir. Çünkü ay olmasaydı dünya mars gibi olabilirdi ve yine bilimsel araştırmalar sonucu her geçen gün de dünyadan uzaklaşmaktadır ve dünya üzerinde herşey normal gitse bile yıllar sonra ay birgün dünyayla çekim etkisinden kurtulup dünyayı eliptik dengesini kaybettirecek ve dünya jüpiterin çekim etkisi ile mars gibi fırıl fırıl dönmeye başlayacaktır. Tabii bunların hepsi şu ana kadar ki bilimin ortaya koyduğu veriler.

Sonuçta kuran her türlü çürütülebilir o konuya girmeye bile gerek yok.
Alıntı ile Cevapla
  #82  
Alt 09-04-2012, 21:59
eminmisin eminmisin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Aug 2011
Mesajlar: 101
Standart

Bismillah,

1. si güneş aya yetişebilir mi evet yetişebilir. Her yıldız gibi güneşte birgün süpernova olup patlayabilir ay da dahil olmak üzere herşeyi içine çekebilir. Bakın olabilir yapabilir derken fantezi kurduğumu zannetmeyin. Bunlar bilimsel araştırmalardan takip edebilirsiniz. Ama onlarda elbette şu ana kadar ellerindeki araştırmalarının sonuçlarına göre konuşmaktalar.
Düşündüğünüzü doğru algıladıysam, ancak Ay Güneş'e yetişebilir. Güneş Ay'a yetişemez. Güneş'in çekim kuvveti baskın gelir. Yok eğer takvimsel olarak bakacaksanız Ay Güneş'ten daha hızlı bir zaman ölçeği üzerine kurulmuştur. Bu bakış açısıyla da Güneş Ay'a yine yetişemez.

Süpernovaya değinmişsiniz. Aşağıdaki ayeti size bir şeyleri hatırlatması için verdim. Bu arada size bir başlık konusu daha vereyim. Kararan iyice kararsın, iman eden iyice iman etsin. Başlık "Yıldızlar dökülür mü?". Unutmadan iman edenlerden öyle soru soranlar vardır ki, sorunun derinliğinden çıkamazsınız.

Bismillahirrahmanirrahim
Yıldızlar döküldüğü zaman - Meal-i İnfitar / 2

2. si ay dünyadan kopmuş olması muhtemel ve dünyanın ilk zmanlarda dünyaya oldukça yakınken şu an ki uzaklığa erişmiştir ki dünya üzerinde yaşamayı elverişli kılan en büyük sebeplerdn biridir. Çünkü ay olmasaydı dünya mars gibi olabilirdi ve yine bilimsel araştırmalar sonucu her geçen gün de dünyadan uzaklaşmaktadır ve dünya üzerinde herşey normal gitse bile yıllar sonra ay birgün dünyayla çekim etkisinden kurtulup dünyayı eliptik dengesini kaybettirecek ve dünya jüpiterin çekim etkisi ile mars gibi fırıl fırıl dönmeye başlayacaktır. Tabii bunların hepsi şu ana kadar ki bilimin ortaya koyduğu veriler.
Allah'u Teala c.c. ayetlerinde Ay'a yemin etmiyor mu? Ay'ın varlığının nedenleri olduğuna işaret etmiyor mu? Ve ayetlerde Güneş ve Ay'ın birleştirilmesinden bahsetmiyor mu? Haliyle kıyamet kopuyor olacak. Allah kıyametin dehşetini iman edenlerden uzak eylesin. Amin.
Alıntı ile Cevapla
  #83  
Alt 09-04-2012, 22:42
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
upuaut - İCQ üzeri Mesaj gönder upuaut - AİM üzeri Mesaj gönder upuaut - YAHOO üzeri Mesaj gönder upuaut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Kuran Astronomisi'ne ait kanıtlar 1

Arkadaşlar, bu mesajımdan itibaren konuya esaslı bir şekilde eğilmeye başlıyorum. Çünkü kaçamak yanıtlar vermek hem bizi yoruyor, hem de yaptığımız çalışmalar boşa gidiyor.

İnanması zor ama bu mesajımda bir ikinci Puin keşfi geliyor...

1. Puin, İslam Öncesi kaynakları anlatırken "Kuran Coğrafyası"ndan bahsediyor!



Sana palimpsestindeki teorileriyle büyük sansasyonlar yaratan Alman araştırmacı Dr. Gerd-R. Puin, "Report" adlı programda Kuran hakkında,

"Kur'an’ın tamamı Hz. Muhammed zamanında bile anlaşılamayan metinlerin bir çeşit kokteylidir. Onların birçoğu, İslamın kendisinden bile daha eski, yüzlerce yıldır varolmalıdır."

sözlerini söyledikten sonra, Kuran'ın Hz. Muhammed daha ortaya çıkmadan yazılmaya başlandığını ve zaman içinde yenilendiği tezini ileri sürdü. Fakat Puin’in esas ses getirecek teorisi, Kuran’ın İslam öncesi kaynaklardan beslendiğine ilişkin Kuran Coğrafyası'na ait bulguları idi. Kuran’da geçen “Es-sahab er-Rass (İyinin yoldaşları)” ile “Es-sahab el-Ayka (Dikenli çalıların yoldaşları)” kabilelerinin Arap geleneğine ait olmadığını söyleyen Puin, Ptolemy’nin haritası üzerinde çalışarak er-Rass’ın İslam öncesi Lübnan’da, el-Ayka’nın da M.S. 150’de Mısır’da Aswan bölgesinde yaşadığını ortaya çıkardı!!!

Puin sözkonusu bu bölgeler hakkında detaylı bilgileri Campus dergisinin bir yazarının “Tahmininizin ispatlanması mümkün gözüküyor mu?” sorusuna karşılık şöyle vermiştir:

“Bir örnekle açıklayayım. Kuran’da bazı yer isimlerinden bahsedilir. Mesela “errass (kurumuş su kaynağı, vaha)” anlamına gelir. Şimdi bir düşünün. Arabistan’da kaç tane kurumuş su kaynağı vardır? Sanıyorum, en azından 1000 tane. Nasıl bulunur bu yer? Kuran’da geçen ayette “kurumuş kaynaktaki insanları düşün. Onlar Allah’a boyun eğmediler.” şeklinde geçer. Kimdir bu insanlar? Bu kuruyan kaynak neresidir? Kuran coğrafyası vardır. Bu coğrafyayı anlatan haritalarda ilgili yerler gösterilir. Bu yerler İslam gelmeden önce varolan yerleşim yerleridir. Yine “Akaba bis maskad” geçer. Burası da bir yerleşim yeridir. Neresi olduğu bu haritalarda bulunabilir. Bu yerleşim yerleri İslam’dan önce varolan bölgelerdir. Kuran’a nereden intikal ettiği sorulması gereken sorudur...”

Şu halde Puin, Kuran Coğrafyası'na ait, Ptolemy’nin haritası üzerinde çalışarak, er-Rass’ın İslam öncesi Lübnan’da ve el-Ayka’nın da M.S. 150’de Mısır’daki Aswan bölgesinde olduğunu keşfettiğine göre, Kuran'da astronomiyle ilgili verilen ayetlerden yola çıkarsak bir "Kuran Astronomisi"nin mevcut olması gerekir.

2. Kuran Astronomisi

İslam astronomları Batlamyus (Ptolemy)’u okumaktan fazla bir şey yapmadılar. Grekler’den aldıkları Cebir ve Trigonometri’yi geliştirerek kurdukları yeni matematikle astronomiyi geliştirdiler. Aslında İslam matematikçileri ve astronomları Cebir’i Grekler’den aldıkları gibi yani fazla bir değişiklik yapmadan Avrupalılar’a teslim ederlerken (ki Cebir’de Arşimet’in seviyesi geçilememişti), Trigonometri alanında

1. Düzlem Trigonometrisi,
2. Küresel Trigonometri

yi kurarak birçok yeniliğe imza atmışlardı. Günümüzde trigonometride kullanılan ve kullanım şekli o günden bu yana hiç değişmeyen temel formüller onların zamanında ortaya konuldu.

2.1. Kuran'daki Astronomi Konsepti: Günmerkezlilik (Geocentrism)

Onlar Batlamyus’un klasik ilkelerini sorguladılar ve bir “Alternatif Kozmoloji” yarattılar. Ancak onlar “Yer Merkezli (Geocentric)”liği asla sorgulamadılar. İslam astronomları Orta Çağ’da çok iyi tanınırdı. Kopernik, 1543’te “De Revolutionibus” adlı eserinde örneğin İbn-i Rüşd, El-Battani, El-Zarkali, Sabit İbn-i Kurra ve El-Bitruji (Latince’de “Alpetragius” olarak anılır, 1204’de İspanya’da öldü) isimlerini anar. El-Tusi’nin “Almagest”indeki klasik kritizm ve diğerleri Kopernik’in çalışmasında birer araç oluyordu. Ahmad Sabiq bin Abdul Lathif Abu Yusuf Endonezya’da 2006’da, İslam’a göre Dünya’nın Güneş (heliocentrism) etrafında dönmediğine ilişkin doğru bir astronomik konsept hakkında açıklamalar bulunan “Metahari Mengelilingi Bumi” adlı bir kitap yayımladı, ama Güneş Dünya (geocentrism) etrafında dönüyor. Bu kitap “Yer Merkezli Konsept (Geocentric Consept)” destekli birçok web sitesi tarafından takip edildi. Ve böylece Kuran’daki “Bilimsel Mucizeler (Scientific Miracles)”e karşı bir akım başladı ve günden güne büyüdü. Bu konuda detaylı bilgi almak için http://syawal88.wordpress.com/2010/03/ linkini tıklayabilirsiniz. Ahmet Sabik bin Abdul Latif Ebu Yusuf’un takipçileri şunları ilan ettiler:

"Günmerkezlilik (heliocentrism) müslümanları yanlış yollara saptırmak için müslüman olmayanlar (Hristiyanlar ve Yahudiler, diğerleri günmerkezliliğin orijinal olarak Eski Yunan (Grek) Pagan inancından geldiğini söyler) tarafından yaratıldı- Günmerkezli astronominin tüm kanıtları hatalıdır. Dış uzaya seyahat etmek bir şaka idi- Müslümanlar günmerkezli konsepti reddetmek zorundadır, çünkü Kuran, doğru konseptin yermerkezli olduğunu söyler. Müslümanlar, ki günmerkezliğin küfür olduğuna inanan, kimselerdir."

Kaynak: Islamic Defense of Biblical Geocentrism.

Şimdi, Kuran'daki astronomi konseptin bu olduğuna göre, Kuran'da günmerkezliliğe ait ilk bulguma geçmek istiyorum.

2.2. Upuaut, Puin gibi, Kuran'daki "Yörünge" kavramını Ptolemy'nin haritasından keşfediyor!

Kuran'da "Yörünge" kavramının geçtiği ayetler günmerkezlilik inancına göre yazılmıştır. Bu konuda The Rationalizer'ın Youtube'a 6 Haziran 2010'da koyduğu "The Quran-Muhammad's geocentric universe" adlı


son çalışmasında Güneş, Ay ve yıldızlar ve bunların yörüngeleri 14:33, 21:33, 31:29, 35:13, 36:37-38, 36:40 ve 39:05 ayetlerinde geçer. The Rationalizer hiç üşenmemiş bu ayetleri Kuran'dan teker teker tespit etmiş.

Diyanet'in mealine göre bu ayetler şu şekilde geçer:

İbrahim-33 (14:33): O, âdetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir.

Enbiya-33 (21-33): O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.

Lokman-29 (31:29): Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.

Fatır-13 (35-13): Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay’ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu, Allah’tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O’nundur. Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

Yasin-37 (36:37): Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.

Yasin-38 (36:38): Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri (düzenlemesi)dir.

Yasin-40 (36:40): Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

Zümer-5 (39:05): Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

Bu ayetlerde geçen Güneş, Ay ve yıldızların yörüngeleri Ptolemy'nin "Almagest (Almagestum)" adlı yapıtında yer alan ve 1515'te Latince olarak basılan "Yermerkezli Evren Modeli (Ptolemy's Model or Geocentric Model)"nden gelir.


Ptolemy'nin Evren modeline göre merkezde Dünya olmak üzere, onun etrafını birer yörüngeyle çeviren ve iç içe geçmiş yörüngelerden oluşan gezegenler sırasıyla şu şekilde yer alır:


1. Lvnae (Moon, Ay)
2. Mercvrii (Mercury, Merkür),
3. Veneris (Venus, Venüs),
4. Solis (Sun, Güneş),
5. Martis (Mars),
6. Iovis (Jupiter),
7. Satrvni (Saturn, Satürn)
8. Sphere of fixed stars (Çakılı yıldızlar küresi).

Gördüğünüz gibi, Ptolemy'nin yukarıdaki planetaryumundaki herbir gezegene ait yörünge tektir ve bu yörüngeler gezegenlerin kendi etraflarındaki hareketlerini değil, diğerlerinin etrafındaki hareketlerini gösterir. Hz. Muhammed zamanında ve Orta Çağ'da gezegenler için bu harita kullanılıyordu ve bu harita tüm dünyaya yayılmıştı. Yani o günlerde astronomide bu harita kullanılıyordu.

2.3. Kilise'nin Ptolemy Haritası Hakkındaki Düşüncesi

Kilise'nin Ptolemy Haritası hakkındaki düşüncesi açıktır; aksi kanıtlanmadıkça varolan bilgiler geçerlidir. Örneğin, Galileo’yu suçlayan Kardinal Roberto Bellarmine 12 Nisan 1615’te kaleme aldığı bir mektupta Güneş merkezli sistemi reddetme sebebinin kanıt eksikliği olduğunu belirtir. Eğer Güneş’in merkezde olduğu yönünde güçlü kanıtlar verilirse, İncil’in Dünya’nın merkezde olduğu yönünde yorumlanan pasajlarını yeniden gözden geçirmeye hazır olduğunu ifade eder. Ne var ki günümüzde, o dönemlerde Güneş merkezli modelin, Dünya merkezli modeli açıkça saf dışı bıraktığı, din adamlarının buna rağmen kanıtları görmezden geldiği izlenimi hâkimdir.

Hâlbuki bu izlenim gerçeği yansıtmamaktadır. Her şeyden önce Dünya hareket ediyorsa paralaks olarak bilinen yıldız hareketlerinin gözlemlenmesi gerekirdi. Paralaks o dönemlerde gözlemlenmemişti. Yine Dünya hareket ediyorsa, Dünya’daki cisimlerin neden savrulmadığı, neden göğe bırakılan balonun hızla bizden uzaklaşmadığı açıklanamıyordu. O dönemde Newton’un hareket yasaları daha ortada yoktu. Teleskopa güvenilip güvenilemeyeceği de aynı derecede tartışmalıydı, zira o dönemlerde gelişmiş bir optik teorisi yoktu. Optik teorisi için de Newton’u beklememiz gerekmekteydi. Dolayısıyla Galileo’nun yaptığını iddia ettiği gözlemler de kuşkuluydu. O dönemde bir insan rasyonel nedenlere dayanarak Dünya merkezli Evren’i pekâlâ savunabilirdi. Nitekim söylenilenin aksine Dünya’nın merkeze yerleştirilme sebebi tamamen teolojik değildi. Aristo fiziğine göre toprak ile su, Evren’in merkezine doğru gider, hava ve ateş ise Evren’in merkezinden uzaklaşır. Dolayısı ile bu inanca göre toprak ve su, Evren’in ortasında birleşip Dünya’yı oluşturmuştu, Güneş ise ateş olduğu için merkezden uzaktaydı. Dolayısı ile Dünya’nın neden merkezde olması gerektiği o dönemin fiziği ile açıklanabiliyordu.

Diğer taraftan o dönemin fiziğiyle Güneş’in neden merkezde olduğunu açıklamak mümkün değildi. O dönemin fiziğine güvenen birinin, hatta ateist bir bilim adamının bu nedenden dolayı Dünya merkezli bir modeli savunması normaldi. Nitekim Güneş’in neden merkezde olması gerektiğini, Dünya’nın neden merkezde olmadığını açıklayan kişi Newton olacaktı. Galileo’nun modeli zaten kendisinden önce yaşayan Kepler’inki kadar karmaşık da değildi, yörüngeler daireseldi, hız sabitti. Kepler haklı olarak gezegenleri eliptik yörüngelere yerleştirmiş, gezegenlerin hızlarını doğru olarak ve kesin matematiksel denklemlerle Galileo’dan önce ifade etmişti. Dolayısıyla sanılanın aksine Kilise bilimsel kanıtları görmezden gelip dinî nedenlerden dolayı Güneş merkezli modeli reddetmemişti. Dünya merkezli model bilimsel ve akli olarak savunulabilirdi.

Sonuç olarak Galileo’nun yargılanması yanlış olmakla birlikte, Galileo’nun teorisini eleştiren din adamlarının da haklı bilimsel gerekçeleri vardı. Bununla birlikte, Kuran'daki "yörünge" kavramının Ptolemy'nin haritasından geldiği açıktır ve yukarıdaki ayetlerde geçen "yörünge" kelimesi için bunun Ptolemy'nin yukarıdaki haritasındaki gibi anlamak zorundayız.

Devam edeceğim...

Konu upuaut tarafından (09-04-2012 Saat 22:49 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #84  
Alt 07-09-2012, 13:35
PEXMANQ PEXMANQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Sep 2012
Mesajlar: 96
Standart

demirefe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu saçma ötesi uyduruk iddiayı kanıtlamaya bir çalış bakalım gör başına neler gelecek... Denemeye bile kalkışabileceğinizi sanmıyorum. Çünkü siz müslümanlar Kuranda ne yazdığını hiç ama hiç bilmezsiniz. Birileri şöyle böyle yazıyor diye kulağınıza bir sürü uyduruk saçmalık üfler, üfürüğü gerçek sanırsınız. Açıp bir gerçekten yazıyor mu diye bakmak sizin aklınızın ucundan bile geçmez.
39:5 - O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneşi ve ay'ı emrine âmade kılmış,her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O'dur.

6:40 - Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler

36:38 - Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.

31:29 - Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze sokuyor, gündüzü geceye sokuyor. Güneş ile ayı da emrine boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gidiyor. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

21:33 - Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O'dur. Bunların her biri kendi dairesinde dolaşmaktadır.

14:33 - Sürekli olarak yörüngelerinde hareket eden ay ve güneşi, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verdi.


havaya bak bir kapak geliyor yakala onu..siz ateistlerin sorunlarından birisi inananların kuranı okumadıkları tezidir..bi siz zekisiniz ya okudunuz..benkı Kuran mealini 3-4 defa tefsiriyle beraber okumusumdur.benki bu ayetleri gorunce ne alaka gunes donmez sabittir bu yanlıstır diyerek arastırma yapmıs ondan sonra gunesınde dondugunu ogrenmısımdır..sakın olun ıman edeceksiniz elbet bir gun sinirlenmeye gerek yok..cumadan sonra gorusuruz...:=)

+birsey daha Kurana Allaha kufredeceksen birsey yazma cevap olarak cunku ben sana yazmayacagım..veya dogru durust elestırı yaz kufretme

Konu PEXMANQ tarafından (07-09-2012 Saat 13:41 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #85  
Alt 07-09-2012, 13:44
idontneedagod - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
idontneedagod idontneedagod isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 May 2012
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 1.053
Standart

PEXMANQ´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
39:5 - O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneşi ve ay'ı emrine âmade kılmış,her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O'dur.

6:40 - Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler

36:38 - Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.

31:29 - Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze sokuyor, gündüzü geceye sokuyor. Güneş ile ayı da emrine boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gidiyor. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

21:33 - Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O'dur. Bunların her biri kendi dairesinde dolaşmaktadır.

14:33 - Sürekli olarak yörüngelerinde hareket eden ay ve güneşi, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verdi.


havaya bak bir kapak geliyor yakala onu..siz ateistlerin sorunlarından birisi inananların kuranı okumadıkları tezidir..bi siz zekisiniz ya okudunuz..benkı Kuran mealini 3-4 defa tefsiriyle beraber okumusumdur.benki bu ayetleri gorunce ne alaka gunes donmez sabittir bu yanlıstır diyerek arastırma yapmıs ondan sonra gunesınde dondugunu ogrenmısımdır..sakın olun ıman edeceksiniz elbet bir gun sinirlenmeye gerek yok..cumadan sonra gorusuruz...:=)

+birsey daha Kurana Allaha kufredeceksen birsey yazma cevap olarak cunku ben sana yazmayacagım..veya dogru durust elestırı yaz kufretme

Bu ayetlerle kanıtlamaya çalıştığınız nedir? Gece ve gündüzün varlığı mı kapak olan?

altyazılandırdığım videolar

Herşey incelikten kırılır, insan ise kabalıktan kırılır.
Alıntı ile Cevapla
  #86  
Alt 07-09-2012, 13:46
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.676

Onur Üyeliği 

Standart

PEXMANQ

Orada yazanlar çıplak gözle görülüp, dile gelecek şeyler.

Yerden gökyüzüne bakınca, Güneşin hareket ettiğini Kur'an'dan öğrenmen büyük bir mucize. Muhtemel görme sorununuz var...

Yukarıdaki ayetler yer merkezli ifadedir, bu ifadeyi yapmak için uzman olmaya gerek yok, 10 yaşında bir çocukta bunları söyleyebilir. Sabah güneş aşağıda, öğlene doğru yukarıya yükseliyor, bir daire çizip batıya yöneliyor ve batıyor(bir balçığın içine, bunu göremez tabi, Kur'an'ı yazanlar da bunu ekler).

Gece ile gündüz farkını da aynı şekilde özetleyebilir. Gayet basit, muğlak ifadeler.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #87  
Alt 07-09-2012, 13:50
qlause - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
qlause qlause isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 08 Aug 2012
Mesajlar: 1.085
Standart

Gece ışığın yokluğu gündüzde varlığıdır. yani gece ile gündüz aslında var olan şeyler değil.

Var olan şey ışıktır, ben ışığı yarattım dahi demiyor, gece ile gündüz sanki yaratılacak bir şey.
Hayır zaten olmayan bir şeyi nasıl yaratmış ortada gece ile gündüz diye bir şey yok ki! bunlar sadece iki kelime.


Gece bir şeyin olmamasıdır yani yaratılıcak değil eksik bırakılacak bir şey.
Alıntı ile Cevapla
  #88  
Alt 07-09-2012, 14:25
kurtulusislamda kurtulusislamda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 18 May 2012
Mesajlar: 832
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
PEXMANQ

Orada yazanlar çıplak gözle görülüp, dile gelecek şeyler.

Yerden gökyüzüne bakınca, Güneşin hareket ettiğini Kur'an'dan öğrenmen büyük bir mucize. Muhtemel görme sorununuz var...

Yukarıdaki ayetler yer merkezli ifadedir, bu ifadeyi yapmak için uzman olmaya gerek yok, 10 yaşında bir çocukta bunları söyleyebilir. Sabah güneş aşağıda, öğlene doğru yukarıya yükseliyor, bir daire çizip batıya yöneliyor ve batıyor(bir balçığın içine, bunu göremez tabi, Kur'an'ı yazanlar da bunu ekler).

Gece ile gündüz farkını da aynı şekilde özetleyebilir. Gayet basit, muğlak ifadeler.
bak kahverengi söze,burdaki mecazi anlamı kavrayaman beyhude garibim düz mantığını devreye sokup cahil deme noktasına geliyor bizleri,

Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, (sanki) kara bir balçıkta batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir kavim buldu. Biz ona dedik ki: "Ey Zülkarneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi davranırsın."

hadi mantığımızı calıştıralım,yola cıkalım beraber güneşin batacağı zamana dek yürüyelim ve batışını seyredelim,eğerki bir tepenin önündeysek güneşin dağın içine girdiğini görürsün yada bir denize doğru batışı seyredersen güneşin suyun içine doğru gittiğini ve koybolduğunu görürüz o halde burdaki mantık mecazimi yoksa gercekte güneş suyun içinemi batıyor dikkat edersen ayette batıyor buldu diyor ,şimdi burdaki anlamı anlamamazlığa gelip dünyanın düz olduğu mantığını kurmak size mahsustur.

insan ateist olmayı görsün içeriden adeta kendini yöneten başka bir irade olduğunu farkeder. O irade kişinin aklına Allah ile ilgili ipucları gelse hemen devreye girer ve esir edilmis o kişiyi kendi istikametine cevirir. Ateist mantığı yoktur.Herşey tesadüfün işidir
Alıntı ile Cevapla
  #89  
Alt 07-09-2012, 14:35
idontneedagod - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
idontneedagod idontneedagod isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 May 2012
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 1.053
Standart

kurtulusislamda´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bak kahverengi söze,burdaki mecazi anlamı kavrayaman beyhude garibim düz mantığını devreye sokup cahil deme noktasına geliyor bizleri,

Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, (sanki) kara bir balçıkta batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir kavim buldu. Biz ona dedik ki: "Ey Zülkarneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi davranırsın."

hadi mantığımızı calıştıralım,yola cıkalım beraber güneşin batacağı zamana dek yürüyelim ve batışını seyredelim,eğerki bir tepenin önündeysek güneşin dağın içine girdiğini görürsün yada bir denize doğru batışı seyredersen güneşin suyun içine doğru gittiğini ve koybolduğunu görürüz o halde burdaki mantık mecazimi yoksa gercekte güneş suyun içinemi batıyor dikkat edersen ayette batıyor buldu diyor ,şimdi burdaki anlamı anlamamazlığa gelip dünyanın düz olduğu mantığını kurmak size mahsustur.
Buradaki sanki neden parantez içinde? Orjinalinde bu var mıdır? Güneşin battığı yer neresidir? Oraya nasıl ulaşılır da bir kavim bulunur? Yoksa anlatılan batı yönünde bir kavim olması mıdır?

altyazılandırdığım videolar

Herşey incelikten kırılır, insan ise kabalıktan kırılır.
Alıntı ile Cevapla
  #90  
Alt 07-09-2012, 15:12
qlause - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
qlause qlause isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 08 Aug 2012
Mesajlar: 1.085
Standart

Sanki kuranı okuyacak herkes şair edebiyatçı ben sözel bölümden mezun oldum mecaz ne diye sorsan sınıfın yarısı bilmez öyle bi sınıftı 1400 yıl önce okuma yazma bilmeyen insan ne bilsin mecazı başkaları ne derse ona inanıyodu gariplerim.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:54 .