İnsan beyni ile ilgili gelişmeler ve onun yaydığı sinyallerin algılanması ve bir miktarda çözümlenmiş olmaları konusu bizim açımızdan yeni bir konu. Daha işin başındayız. Bir sinyal çıkıyor, biliyoruz. Bu sinyalde bizim gördüklerimiz, düşündüklerimiz, söylediklerimiz, duyduklarımız bilgileri mevcut.. Bu sinyal deşifre edilebildimi tamamen, hayır..
Evet yeniyiz, ama bir şeylerde gördük.
Bu nun bir arkadaşımızın dediği gibi auro boyutu da var, bunlarla ilişki lendirebilmemiz zor.
Çünkü bir rus bilim adamı beynin veri olarak kopyalanmasının günümüz veya daha sonraki nesiller için imkansıza yakın zorlukta olduğunu beyan etti. Bir gramındaki veri bile, avrupada bilgisayarların tamamının bir yıl çalışmasına eşit veri demekmiş..
Bunlara bakıldığında sahip olduğumuz ve her insan da olan bu beynin ne kadar muazzam bir bilmece olduğunu düşünüyorum..
Evet nasıl karışmıyor..
Bu konuda zaten benzer teknolojimiz var.. Örneğini vermeye çalıştım:
Mobese kameraları ve mobese merkezleri.
Örneğin istanbul da kaç adet mobese kamerası var ?
Yada soruyu iyice genelliyeyim, dünyada bir mobese merkezi maximum kaç adet mobese kamerasına hizmet verebilir ?
Ve hiç karışmadan bu görüntüler nasıl geliyor ?
Bence zor değil, şu teknolojimiz ile..
Bir mobese merkezi :
http://www.haberaktuel.com/images/news/24328.jpg
Bu soruyu cevaplayacak bir bilgim yok, ama merkezin kapasitesi artırıldıkça yani büyüklüğü, destekleyeceği mobese kamera sayısıda artırılabilir..
|
ayrıca ay dünyanın o yüzüne bakmıyor iken iyice zorlaştırmaz mı durumu?
|
Bu sorunu anlamadım ? açıklar mısın ?
Saygılar..