Erdem Alaca´isimli üyeden Alıntı
Sn. DEMAN, imzanızdaki "4 MAYIS: DESİM JENOSiDiNi ANMA GÜNÜ " kısmında "R" harfi eksik kalmış/unutulmuş.
Saygılarımla,
Erdem.
|
Duyarliligin icin tesekkürler, sevgili Erdem can. Zannettigin gibi unutulmadi, bilerek böyle yazdim
Sevgiler...
Desim nasıl deRsim oldu?
DESİMLU AŞİRETİ'NDEN DERSİM SANCAĞI'NA
Mehmet Yıldırım
(...)
Desim Nasıl Dersim Oldu?
Tunceli ili dahilinde yaşlılarla konuşulduğunda, "r"siz olarak "Desim"
ismini telaffuz ettikleri görülecektir.4
Bu telaffuz genelde "Dêsım"
biçiminde olup, "e" sesi ince biçimde verilmektedir. Civar illerdeki halkın
da – örneğin Bingöl ve Karakoçan - "Desim" şeklinde telaffuz ettikleri
görülmektedir5
. Bunun, konuşma dilindeki bir harfin düşüşünden kaynaklı
olabileceği akla gelebilir. Özellikle özel isimlerin telaffuzunda, harf
düşmeleri sıkça karşılaşılan bir durumdur. Örneğin yöredeki Şıh Hasanlı
aşireti için "Şıhsanu (Şexsenu)", Şah Hüseyin Bey ailesi için "Sa Uşen
(Soşen)" denilmektedir. Ama arşiv kayıtlarına bakıldığında, Osmanlının bu
isimleri hep gerçek şekliyle kaydettiği görülmektedir; "Şıh Hasananlar"6
ve
"Şah Hüseyin" gibi.
Arşiv belgelerine bakıldığında Dersim adının da birkaç istisna
dışında, Tanzimat öncesi kayıtlarda "Desim(lu)" şeklinde kaydedildiği
görülecektir. Örneğin 1518 ve 1523 yıllarındaki ilk tahrir kayıtlarında,
Desimlu (dal, sin, ye, mim harfleriyle), 1541'de ise (dal, sin, mim harfleriyle)
kaydedilmiştir.7
Halaçoğlu'nun yaptığı geniş kapsamlı çalışmada da 16.
yüzyılın başında Desimlü olarak kaydedildiği görülmektedir.8
Aşağıda, süreç içinde Desim isminin arşiv kayıtlarında nasıl
kaydedildiği, rastgele seçilmiş bazı belge görüntüleriyle ve tarih sırasına
göre verilmiştir. Yanında parantez içinde ise kayıtta hangi harflerin
kullanıldığı sırasıyla gösterilmiştir. Belgelerin arşiv kodları ise dipnotta,
sırasıyla verilmiştir9
.
1- Desimli (dal, sin, mim); 1722
2- ve Desimlu (dal, sin, ye, mim); 1751
3- Desimlu (dal, sin, mim); 1765
5
Bingöllü olup Bingöl'de görev yapan öğretmen Osman Aydın ve Karakoçanlı doktora
öğrencisi Hacı Sarı, kendi yaşlılarının da "Desim" şeklinde telaffuz ettiklerini
söylemektedirler.
6 Şıh Hasanlı aşiretinin bazı belgelerde "Şeyh Hasanlı" olarak da kaydedildiği
görülmektedir.
7 Mehmet Ali Ünal, XVI. Yüzyılda Çemişgezek Sancağı, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 1999, s. 281
8
Yusuf Halaçoğlu, Anadolu'da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650), Türk Tarih Kurumu,
Ankara, 2009
9 C.. TZ.. 155/7704, C. ZB. 41/2047, C..DH.. 21/1006, C..DRB. 41/2039, C..ML..
729/29794, HAT 300/17874C, C. DH. 76/3766, C..DRB. 59/2937, KK.d. 848, İ..MSM. 50-
1278, A. MKT. MVL. 10/85, A. MKT. 119/72, BEO. VGG.d 686, İ. MSM. 14/311, A. MKT.
MHM. 34/24.
(...)
YAZININ TAMAMI...
http://www.tunceli.edu.tr/akademik/f...D1/2Mehmet.pdf