
28-11-2006, 16:45
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Re: aynüd gezegeni
Sevgili mhhmd:
Bu seriye başladığında bazı kaygılarımı iletmiştim. Biz ve onlar ikilemine düşmemek gerektiği konusunda. Yazını genellikle okuyorum. Bazı noktalara tekrar dikkat çekme gereği duyuyorum. Bahsedilen " hikaye " insanın hikayesidir. Kimliklerinde ne yazarsa yazsın..
Yazın dinsel bir çarpıtmanın , tahrifatın (incil ve tevrat ) insana nelere mal olduğunun anlatması gibi başlamıştı. Ancak giderek bizden olmayan " batının " kan dökücülüğünü kayıt altına almaya doğru evrildi gibi ...
“Berlin’de egemenlik sürmüş olan Töton ve German kabileleri yüzyıllarca, öldürdükleri rakiplerini pişirerek yemişlerdir.” demişsin. Senin de kolaylıkla kontrol edebileceğin gibi Töton ve German kabileler avrupada en geç "uygarlaşan" kavimlerdir. Yani bu yamyamlığın tahrif edilmiş tevrat ya da incille alakası yoktur.
Son sahnede ise Sovyet dönemine ait tuhaf bulgulara ve epeyce abartılı " katliam " sayılarına yer vermişsin. Yanlış hatırlamıyor isem 1993 yılında Gorbaçov tarafından sovyet gizli arşivleri batılı araştırmacılara açıldı...Ortaya çıkan şey ;2.Dünya savaşından önce bir Nazi propagandası olarak başlayan ve amerikalı zengin gazeteci (ki zenginliğinin hatırı sayılır bir kısmı bu propagandaya dayanmaktadır) William Hearst'ün yürüttüğü anti-sosyalist ropagandanın tamamen yalana dayandığıdır. Bu abartılı ve yanlı iddialar Nicolas Werth ve G. T. Rittersporn isimlerinde iki akademisyenin bu konuda kaleme aldıkları makalelerde baştan aşağı yıkılmıştı.(bu konuda türkçeye çevrilmiş bir makale okuduğumu hatırlıyorum.İstersen senin için biraz araştırıp bulabilirim.) Senin verdiğin rakamlar da bu propagandanın bir parçasını içeriyor. Kaynakların artık dünyanın unuttuğu bu propagandaya dayanmışlar , güncellenmemiş..
sevgilerimle...
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

28-11-2006, 23:12
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: aynüd gezegeni
Sn. Frodo,
Öncelikle, size olan sitemimi dile getirmem lazım.
Hani sokakta tanımadığınız bir insanın size küfrü size dokunmaz ya!
Hani dost kabul ettiğiniz kişilerin mimiğinden bile sitemkar oluruz ya! İşte öyle.
Hiramusta’ya yapılan işlemi uygun görmediğimi ve sizin imzanız ile silindiğinden dolayı üzgün olduğumu yine size bildirmek istedim.
Size duyduğum saygı dolayısı ile. *
Size teşekkür etmem lazım.
Çizgiden çıktığını düşündüğünüz yazım için ön uyarı ve hatırlatma yaparak, gerekli gördüğünüz yerlerin aşırılıkları hakkında uyarınız için,
Asmadan önce yargılamaktan da öte insan onurunu düşünüp sorguladığınız için teşekkür ederim.
Dizime gösterdiğiniz ilgi dolayısı ile.
Dönelim uyarınız hakkındaki düşüncelerime;
“Bu seriye başladığında bazı kaygılarımı iletmiştim. Biz ve onlar ikilemine düşmemek gerektiği konusunda” demişsiniz.
Gerçekten de kaygılarınızı dizimin hemen başında ulaştırarak değerinizi göstermiştiniz. Kaygılarınızı anlayışla karşılıyor ve diyorum ki; Anlattıklarımın biz tarafını bu sitede herkesler anlatmakta. Onlar tarafını bırakın da bari bir kişi anlatsın.
“Bahsedilen " hikaye " insanın hikayesidir. Kimliklerinde ne yazarsa yazsın” demişsiniz.
Evet sayın hocam asıl nokta, biz ve onlar değil bir insanlık hikayesi olmasıdır. Bahsi geçenler ve kimlikleri ne yazarsa yazsın dünyanın sonuna kadar kalacak olan bildiğiniz kimlikleridir.
“Yazın dinsel bir çarpıtmanın , tahrifatın (incil ve tevrat ) insana nelere mal olduğunun anlatması gibi başlamıştı. Ancak giderek bizden olmayan " batının " kan dökücülüğünü kayıt altına almaya doğru evrildi gibi” demişsiniz.
Bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum sayın hocam. Ben gerçekten de insanoğlunun inançları (din, felsefe, ahlak, sosyal) gereği yaptıklarının yanlış kısımlarını almaya çaba sarf ettim. Bu; yeri geldi yanlış dini inanış oldu, yeri geldi yanlış ülke politikası, yeri geldi yanlış toplum güdüsü. Hepsinden bir miktar almak istedim, yanlışın, cinayetin, insanlık dışı olayların görüntülerini yansıtmak adına.
“Berlin’de egemenlik sürmüş olan Töton ve German kabileleri yüzyıllarca, öldürdükleri rakiplerini pişirerek yemişlerdir.” demişsin. Senin de kolaylıkla kontrol edebileceğin gibi Töton ve German kabileler avrupada en geç "uygarlaşan" kavimlerdir. Yani bu yamyamlığın tahrif edilmiş tevrat ya da incille alakası yoktur.” Demişsiniz.
Bir üst paragrafta anlatmak istediğim, yanlış ahlak ve yanlış toplumsal davranış örneği idi. Birini başkasına yamama değildir.
“Son sahnede ise Sovyet dönemine ait tuhaf bulgulara ve epeyce abartılı " katliam " sayılarına yer vermişsin. Yanlış hatırlamıyor isem 1993 yılında Gorbaçov tarafından sovyet gizli arşivleri batılı araştırmacılara açıldı...Ortaya çıkan şey ;2.Dünya savaşından önce bir Nazi propagandası olarak başlayan ve amerikalı zengin gazeteci (ki zenginliğinin hatırı sayılır bir kısmı bu propagandaya dayanmaktadır) William Hearst'ün yürüttüğü anti-sosyalist ropagandanın tamamen yalana dayandığıdır.” Demişsiniz.
Osmanlı arşivlerini hatırladım birden. Arşivcilik ve propaganda ilişkisi başlı başına bir dizilik konudur. Zamanım olursa bunun üzerinde de durmak isterim. Benim kaynağım der 100, karşı taraf 30. Ne bana ne karşıya güvenmemek lazımsa o zaman alınır bir ortalama.
Laf aramızda bunca milyonları yazmak yazının özünden öte kişisel tarihi paylaşımlarım nedeni ile olmuştur.
Dedem 15 yıl Rusya’da kalmış, çalışmış, *Lenin ve Stalin geçiş döneminde orada şahsen bulunmuş bir insandı. İnanın anlattıklarının yanında verdiğim istatistikler oldukça modern kalır. *
Sonuç;
Yazdıklarımın arkasında olmama rağmen bundan sonraki bölümlerde daha objektif ve konunun özünden vermeye gayret sarf edeceğim.
Nazik uyarınız için tekrar teşekkür ederim. Büyüklük lafla olmuyor, bizlere hissettirdiniz değerli hocam.
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın
|

29-11-2006, 11:39
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Re: aynüd gezegeni
Sevgili Mhmmd:
* * * * * Öncelikle dünden beri içimde "ukte" olan bir konuyu ilgisiz bir başlıkta da olsa açtığınız için teşekkürler. Size özel mesaj bile atmayı düşünmüştüm. Forum yönetiminde "demokrat" olmayı kendime verilmiş bir görev kabul ediyorum. Diğer yandan kişisel düşüncem " yüz çiçek açsın bin fikir yarışsın " sözünde kendini buluyor. Bu tartışma ortamında yüz çiçek açabilmesi için ön gereklilik, tartışmaların düzeyidir. Fikir özgürlüğü muhatabına hakaret, nerdeyse tehdidi içeren beddua olabilir mi?
* * * * *Hiramusta'ya *omurgalı düşünsel duruşunun gereği sükunetini koruyan - ki bu onun genel tavrıdır - bir cevap yazması, dolayısı ile yazısını editlemesi gerektiğini söyledim. Çünkü kendisi de kabul edecektir ki o post'u düşünsel bir meydan okumaktan başka her şeydi.Üstelik kişisel bir tahrik sözkonusu değilken...Hiramusta bazı kelimeleri .......... işaretleri ile sansürleyerek postunu yeniden astı. (bir başka topicte sodomo'ya da benzer bir uyarı yaptım o gereğini yerine getirmişti.)
* * * * *Şimdi bir site üyesi olarak şu soruya açık yüreklilikle cevap vermek durumundayız. Tartışmalarımız belgelerin ortaya konduğu fikirlerin bu belgelerle biçimlendirildiği, gerektiğinde hiciv ,gerektiğinde tadında bir alay içerebilecek düzeyde mi olmalı, yoksa fikir özgürlüğü adına küfrün, hakaretlerin taraftarı mutlu edecek şekilde sunulması mı olmalı ?
* * * * *Bazı standartlarımız olmalı mhmmd . Bir çok inanan arkadaş bu sitenin din karşıtı bir site olduğunu unutuyorlar. Doğal olarak dinsel semboller bu karşıtlık çerçevesinde eleştirilecek didik didik edilecektir. Bu haliyle bile “kutsal”a hakaret olarak algılanılabilir. Bu ince çizginin farkındayız. Ancak var oluş gerekçemiz bu zaten...Bu noktada yapabileceğimiz tek şey eleştirinin, değerlendirmenin argo , aşağılayıcı, küfür içermemesi gibi subjektif kriterler *içermesini sağlamak...Buna da tüm yönetici arkadaşların özen gösterdiğini biliyor olmalısınız.
* * * * *Dün bir arkadaşımızın bir yazısını copy/paste kuralının ihlali nedeniyle kaldırdım. Üstelik yazı içerik olarak benim düşüncelerimle genel olarak örtüştüğü halde..Bu *site kurallarına uyma adına yapmam gereken bir şeydi.
* * * * *Din karşıtı arkadaşların ise belgelere dayalı eleştiri ile, hiç bilgi kırıntısı içermeyen ancak chat odalarına yakışacak bir uslupla forumlara yazmalarını istemiyoruz. Onlardan da ricamız “ inançlara saygıdır” inanandan ötürü....
* * * * *Başlığının ve yazılarının eleştirisi ise bir başka yazıya kalsın sevgili mhmmd.
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

01-12-2006, 12:13
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: aynüd gezegeni
XIV. Sahne
Yorum;
Sn. Frodo’nun uyarıları ile biraz daha az kanlı bir Aynüd serimize devam ediyorum.
Dedik ya burası Aynüd gezegenidir. Buralarda her şey biraz farklıdır. Görüntüsü farklıdır, gölgesi farklı, adı farklıdır, şanı farklı.
Güzel dünyamızın aksine burada tüm değerler de bir farklı görünür; aydın, batılı ve modern yerleşiklere.
Aynüd gezegenimizdeki yerleşikler de aynen dünyamızdaki gibi iki cinsten oluşmaktaymış. Biri dominantmış, devamlı testosteron salgılar ve kendisi için yaratıldığını düşünürmüş her bir şeyin. Diğeri ise ressesif takılır, östrojenleri ile tali yollarda kaybolup gidermiş.
Batılı düşünce; bacaklarının altına araba lastiği yerleştirdiği bir reklam aksesuarı ve sevimli seks oyuncağı olarak görürmüş bu cinsleri.
“Ortaçağlarda Batının Paris’inde 50.000 i kayıtlı olmak üzere 100.000 den fazla fahişe yaşıyordu.”
Kaynak (Sen Kimsin, İlhan YARDIMCI)
Günümüzde ise bize tanıtılan Batılı kadın tiplemeleri ise Jacqueline Onassis, B.B., M.M., Monaco Prensesi, James Bond’un çevresindeki 7 dişi muhafızdır.
Batı kadını sarışındır, uzun boylu ve uzun bacaklıdır. Vücut hatları güzel, yeşil / mavi gözlü seks objeleridir der tüm reklamlar. Aslı bu değildi. Astarı dahi bu değildi.
Ama biz, Doğulu az gelişmişler, batı kapitalizmin öğretileri ışığında kadını böyle görmeli ve onları çağın örnek alınacak en üstün kadınları olarak bilmeliyiz.
Tanımamıza izin verilmeyen diğer batılı kadınlar kimler midir?
16 Yaşındayken Afrika’ya, Cezayir çöllerine ve Avustralya’ya gidip, tüm hayatını hastalıkların, ölümün ve kabilelerin tehdidi altında geçiren, ömrü boyunca karıncaların antenlerinden yayılan dalgaları inceleyen ve 50 yaşına geldiğinde de Fransa’da bir üniversitede ‘Karıncaların dilini keşfettim. Haberleşme işaretlerinden bazılarını öğrendim.’ Diyen Avrupalı kadını bilmeyiz.
Tüm hayatını felsefi düşüncelerin kökenlerini, İbni Sina’nın, Rüşd’ün, Molla Sadreddin ve Hacı Molla Hadi Sabzevari’nin eserlerini inceleyip, Aristo’nun eserleriyle karşılaştırın MADAMA GUASHAN’ı bilme hakkımız yoktur.
Bize Aristo hakkındaki eski Yunanca el yazması eserlerinden faydalanarak, İbni Sina’nın ‘Ruh Bilimi’ ni tamamlayan İtalya’lı bayan DE LA VİDA hakkında bilgi verilmemiştir.
Hz. Ali’yi incelemeyi hayatının amacı haline getiren, onun hakkında yazılmış en doğru el yazması eserleri bulup kişiliğini, en derin yönlerine kadar araştırın, Arap Müslümanların Muhammed Abduh aracılığıyla öğrenebildiği Nechü’l-Belağa’yı bir kitap haline getiren ve bu kitapta Hz. Ali’nin tüm yazılarını muhafaza edilmiş el yazmalarına varıncaya kadar toplayan ve onları tercüme edip açıklayan İsveçli MADAM CURİE’yi öğrenmemişizdir.
NOT: ÜST TARAFTAKİ YANLIŞ BİLGİ İÇEREN PARAGRAF; SN. FRODO'NUN PARAGRAFI İLE DEĞİŞTİRİLDİ. DOĞRUSU;
"Madame Curie isveçli değil Polonya asıllıdır.Asıl ismi Marya Sklodowska'dır, ve 7 Kasım 1867 de Varşova'da doğmuştur.
* * * * *Madame Curie fizikçidir ve Hz.Ali ile ilgili hiç bir çalışması yoktur. Sanırım Resase Du La Chahpele adlı isveçli araştırmacı ile karıştırmış gibisin.Bu isme Ali Şeraiti'nin bir makalesinde rastladığımı hatırlıyorum. Hatta Ali Şeraiti ondan dinsel inançları olmayan bir kişi diye bahsediyordu. Frodo"
BU BİLGİLERİN IŞIĞINDA HER İKİ BAYANI DA ANDIĞIMIZ İÇİN SN. FRODO'YA TEŞEKKÜR EDERİM.
Dünyanın tüm yaralı insanlarının ve iğrenç ırk ayrımı kurbanlarının ümidi haline gelmiş Amerikalı ANGELA’yı hapiste bilme hakkımız da yoktur.
Doğu kültüründe kadının ne olduğunu unutturup yerine değişik görünüşler doldurmuşlar ve böylece kendilerinin Ortaçağdaki asıllarını unutturmuşlardır. O asıl ki; kadın şeytanla eşdeğer, uğursuz bir mahluk gözüyle görür, gemilere dahi bindirmezdi. Bindirildiği zaman tayfalar isyan ederdi. Niçin mi? Çünkü o uğursuz bir mahluktur ve bir kadın gemiye binerse o gemi mutlaka batardı. Aynüdde durumlar böyleydi.
Silinmez ise devam edecek…
|

01-12-2006, 16:41
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Re: aynüd gezegeni
Sevgili mhmmd:
* * * * * Kaygılarımı doğru anladığına emin olmak isterim. Kanlı bir tarihi anlatıyorsan ben kimin diye sormam.Bilirim "insan" ın tarihidir en kanlı tarih...Gerçekle ne kadar "doğru" yüzleşebilirsek yarınımızı daha güzel kurabilme umudunu taşıyabiliriz.
* * * * * XIV.Sahnede yazdığın bir isim dikkatimi çekti. Çekmemesi mümkün değil çünkü ben o kadına aşığım...Madame Curie'den bahsediyorum. Mademe Curie ile ilgili yazdıkların bütünüyle yanlış sevgili dostum.
* * * * * Madame Curie isveçli değil Polonya asıllıdır.Asıl ismi Marya Sklodowska'dır, ve 7 Kasım 1867 de Varşova'da doğmuştur.
* * * * * Madame Curie fizikçidir ve Hz.Ali ile ilgili hiç bir çalışması yoktur. Sanırım Resase Du La Chahpele adlı isveçli araştırmacı ile karıştırmış gibisin.Bu isme Ali Şeraiti'nin bir makalesinde rastladığımı hatırlıyorum. Hatta Ali Şeraiti ondan dinsel inançları olmayan bir kişi diye bahsediyordu.
* * * * * Madame Curie' de inançsız biriydi sevgili mhmmd.Belki de toplumsal sansüre uğrayışı bu nedenleydi kimbilir ?
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

01-12-2006, 17:14
|
|
|
Re: aynüd gezegeni
Sayın mhmmd,
Sizin aynüd gezegeninde bulunmuştum ben de, ama sanırım gördüklerimiz daha farklı...
Şöyle ki, hani bastırılan cins var ya size göre seks objesi görülen... İşte onlardan bahsedeceğim hepinize...
Aynüd'ün Batı kısmındaki fahişe çokluğundan bahsedip, kadının obje olarak görülmesinden bahsetmişsiniz. Aynı zamanda o kesimden çıkan, aynüd'ü etkileyen kadınlardan...
Şimdi düşünelim, bir Madam Curie neden aynüd'ün doğusundan çıkamamıştır?
Çünkü, aynüd'ün batısında kadına doğusundan çok özgürlük verilir. (Her ne kadar hala ressesif olsa da!). Orada kadın kendini teşhir de edebilir, isterse seks oyuncağı da olabilir, ama bir Madam Curie de olabilir! Kadın seçebilir. İki durumda da onu toplumdan dışlayan olmaz.
Şimdi doğusuna bakalım aynüd'ün. Burada kadının kendini teşhir etmesi sonlandırılmamış, sadece bunu kendi seçmesi engellenmiş ve teşhir edeceği yerler belirlenmiştir. *Kendini sadece sahibine (kocasına) teşhir edecektir kadın. Kendi istediği için değil, görevi ve borcu olduğu için yapacaktır. Çünkü testesteron dolu dominant yapı, eve ekmek getirmekte, kadına bakmaktadır.
Şimdi bunun fahişelikten ne farkı var? Kendini maddiyat karşılığında ha bir tek adama vermişsin ha 1000 tane, fark ne? En azından fahişe yatacağı adamı seçebilmekte, ya doğudaki köleleştirilmiş kadınlar, ömür boyu seks köleliği ve hizmetkarlık edecekleri erkeği seçebilmekte midirler?
Şimdi doğuda çıkması muhtemel Madam Curie'lere bakalım. Şimdi doğuda bir Madam Curie çıksa önce *fizik kimya erkek işi sen anlamazsın diyen çevreini aştıktan sonra, dinsiz olduğu için eserlerini basmayan veya kendini dışlayan yok sayan bir toplum ile başetmek zorunda kalacak.
Veya dielim ki, aynüd'ün batılı kadınlarının doğulu filozofları inceleyip onların dini görüşleri hakkında araştırma yapıp yayınlayanlarını ele alalım *Aynı işi aynüd'ün doğusundan bir kadın yapsa, batılı filozofları ve dinleri inceleyip onları sunan bir araştırma yayınlasa, doğu dinleri otoriterleri tarafından misyoner olarak suçlanacak, halk dışlayacak, yalnız kalacak.
Ne ilginç bir yer bu aynüd...
|

01-12-2006, 18:07
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: aynüd gezegeni
Sn. Frodo,
Değerli katkılarınız için teşekkürler.
Gerekli düzenlemeleri yaptım. Katkılarınızın devamını beklerim.
Sn. Merwe,
Şartlı reflex mi dersiniz, ön yargı mı bilmem ama; başlığımda sizin adınızı görünce yine gazaba uğradığımı düşündüm.
Batı kadınının seçme konusunu yazımın devamında daha da açıklığa kavuşacak.
Kadınların ayırımı konusundaki şahsi fikirlerinize katılmam mümkün değil. Çuvalın içinden çürüğü kurtarmak uğruna tüm çuvaldaki meyveleri nehre dökmek gibi geldi.
Yazı dizimin konusu Aynüdün batısı idi. Yoksa doğusu güllük gülistanlık olmadığının bilincindeyim. Niye yazmadığımı da sorarsanız, tüm arkadaşlar eşiyle, dostuyla, esiriyle, savaşıyla zaten didiklemekte.
Değerlendirmeleriniz için teşekkürler.
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın
|

01-12-2006, 18:22
|
|
|
Re: aynüd gezegeni
Sayın mhmmd,
Bir soru sorabilir miyim?
Hani bize anlatılmıyor denilen bahsedilen batı kadınları var ya, onları kim anlatmıyor? Batı mı, Doğu mu?
Batı'da Madam Curie'yi bilmemek imkansız, onları dinsiz, özgür oldukları için anlatmayan yoksa Doğu mu?
Ayrıca çürük bir elma için bütün çuvalı dökmek nehre demişsiniz. Anlattığım konuda istisnai olmayan veya doğu dininde veya örfünde olmayan noktayı gösterir misiniz?
Kişisel değerlendirme veya eldeki veri sonucu elde edilmiş bilgi mi ona bir bakalım...
Saygılar..
|

01-12-2006, 18:34
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
|
|
Re: aynüd gezegeni
bence de kadın bir erkekle, nikahlı kocamdır, helalimdir,çocuklarımın babasıdır , isteyerek irademle evlendim diyerek o adamla sex yapacağına,evlenmeden çoktan seçmeli olarak fahişe olabilmelidir.
yani zorlamak olmaz kimseyi.evetbiz müslümanlar bunu kabul etmeyiz amakabul edene de karışmamak lazım.keyfinin kahyası olamayız kimsenin.
|

01-12-2006, 18:41
|
|
|
Re: aynüd gezegeni
Sevgili Soro,
Yazımı bir daha okursan, doğuda irade dışı evlendirilen kadınlardan bahsetmişim. Ve bu iradedışı evlilikleri daha makbul gören dinleri... Fahişeliği övmekten çok başka bir şey yazıyor orada.
Ki bir kadının tercihi fahişe olmaksa buna kimse karışmamalı. Unutmamalı ki, her insanın ne isterse onu olmaya hakkı var. Benim dediğim teşvik değil. Sadece kimseyi bir hayat şekline zorlayamazsınız.
Sevgilerr...
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:13 .
|