Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 07-12-2013, 14:43
Erdem Alaca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Erdem Alaca Erdem Alaca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
Standart "Dördüncü Nesil Savaş" doktrini

Soğuk Savaş'ın (1947-1991) sona ermesiyle birlikte savaş ve barış kavramlarına, savaşla siyasetin iç içeliğine ilişkin bazı değişiklikler gelmiştir.

Dördüncü Nesil Savaş (Forth Generation Warfare) olarak adlandırılan bu yeni doktrin; aralarında William S. Lind'in de bulunduğu bir Amerikalı analist takımı tarafından ilk olarak 1989 yılında ortaya atılmıştır.

Bu doktrine göre savaş ile siyaset, asker ile sivil, barış ile çatışma, cephe ile emniyetli bölge, dost ile düşman kavramları arasındaki hatlar bulanık ve belirsizdir. Bu savaşta devlete bağlı olmayan aktörler yaygın biçimde kullanılır.

Bu doktrin, "terörizm" ve "asimetrik savaş" kavramlarıyla benzerlik gösterse de, onlara göre çok daha geniş kapsamlıdır.

Böyle bir savaş türüne ihtiyaç duyulmasının en önemli nedeni konvansiyonel (geleneksel) güçlerle ve askeri birliklerle yapılan savaş ve işgallerin maliyetinin çok yüksek olmasıdır.

Bu doktrini ortaya atan William S. Lind ve diğer Amerikalılar, bundan önceki üç savaş neslini şöyle tanımlarlar:
1.Nesil Savaşlar: Hat ve kol düzenleri taktikleri ve ağızdan barut doldurmalı silahlar çağı. Yoğun ateş gücü yerine insan gücü ve süngü harbi bu savaş türündeki muharebelerde esas taktik unsurdur.

2.Nesil Savaşlar: Görmeyerek atış ile desteklenen doğrusal ateş ve hareket taktikleri çağı. Havan atışı ile desteklenen ve yoğun ateş gücünün yıkıcı tesirinden faydalanmayı esas alan taktikler içermektedir.

3.Nesil Savaşlar: Düşman muharip kuvvetleriyle göğüs göğüse muharebe etmek ve onları yoketmek yerine hatlarına sızmayı, etrafını sarmayı ve kendini savunması güç küçük parçalara bölmeyi esas taktik olarak kullanan ve düz bir hat üzerindeki cepheler yerine derinlikte savunma taktikleri çağı.

Kurtuluş Savaşındaki Sakarya Meydan Muharebesi'nde düşmanı bir hat üzerinde karşılamak yerine coğrafi derinliğe çekmek ve cephe derinliğinde satıh üzerinde gerçekleşen çarpışmalarda yıpratarak Sakarya Nehri içinde çember içine almayı ve lojistik destekten mahrum halde yoketmeyi amaçlamıştı. İkinci dünya savaşında Rommel'in çölde gerçekleştirdiği tank muharebeleri de 3ncü nesil savaşa bir örnektir.
Aynı ekip, "Dördüncü Nesil Savaşlar" doktrinini şöyle özetler:
Savaş ve barış arasındaki ayrımın bulanıklaşıp ortadan kalkacağı savaş.

Bu savaş, muhtemelen belirlenmiş muharebe alanlarının veya cephelerinin olmadığı doğrusal olmayan bir hususiyeti olacaktır.

Siviller ve askerler arasındaki fark ortadan kalkacaktır.
Dördüncü Nesil Savaşlar'ın en önemli özelliklerine bakacak olursak:
1. Karmaşık olması, tek bir merkezden yönetiliyor olmaması ve hedeflerine ulaşmayı uzun zaman dilimi içinde planlıyor olmasıdır.

2. Psikolojik harekat yaygın ve hayli teferruatlı olarak kullanılır. Karşı tarafın savaşa devam azim iradesi bu yolla yıkılmaya çalışılır. Zihin kontrolü, beyin yıkama, düşünce kontrolü ve zorlayıcı ikna, yöntemlerden bazılarıdır. Ele geçirilen/ehlileştirilen medya, bu psikolojik yöntemlerin uygulanmasında çok önemli bir enstruman olmaktadır.

3. Hukuk bu savaşta bir operasyon silahı olarak kullanılır.

4. Bu savaşın ekonomik, politik, sosyal ve askeri cepheleri vardır. Ancak, ateş ve manevra gücü savaşın esas unsuru olmaktan çıkmıştır.

5. Sivil Toplum Kuruluşları bu savaşın olmaz ise olmazlarıdır.
Bugün ülkemizin de bulunduğu Büyük Ortadoğu coğrafyasında planlanan emperyalist hedeflere ulaşmak için "Dördüncü Nesil Savaş" yapılmaktadır. Aralık 2013 itibarıyla Türkiye, Suriye, Irak ve İran bu savaşın merkezindedir.

Bu savaşta kullanılan askeri unsurlara bakacak olursak; Özgür Suriye Ordusu, Cihatçılar, El Kaide, El Nusra, PKK, PYD, Blackwater gibi örgütler karşımıza çıkmaktadır.

Hukukun bu savaşta bir silah olarak kullanıldığını söylemiştik. Ülkemiz açısından Ergenekon ve Balyoz davaları; Türkiye'ye karşı uygulanan savaşın ulusal hukuk bölümünü teşkil eder.

İşin psikolojik harp kısmına baktığımızda; "Camilerimizi bombalayacaklardı, kendi uçağımızı düşüreceklerdi" söylemlerini ve TSK'ya yönelik sayısız itibarsızlaştırma operasyonlarını (örnek: Kozmik odanın aranması, ya da "İyi ki bunlarla bir savaşa girmemişiz" söylemi - B. Arınç) görebiliriz. "Bir enstruman olarak Medya" konusunda da; "Yandaş TV" ve "Yandaş Gazeteler" dersek, herhalde başka bir şey söylemeye lüzum kalmayacaktır.

Dördüncü Nesil Savaş'ın ateş altına alınması ve imha etmesi gerekli olan hedefleri de en başta şunlar olmaktadır: Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu ideolojisi, Türk üst kimliği, üniter yapı ve laiklik.

Son olarak; emperyalizm için "içerideki işbirlikçileri" adlı, olmazsa-olmaz bir kavram vardır. Günümüze baktığımızda; meclisteki dört partinin de (AKP-CHP-MHP ve BDP) bu kavramın hakkını çok güzel bir şekilde verdiğini görüyoruz.

___________________________

faydalanılan kaynaklar:
Aydınlık Gazete - Türker Ertürk
wikipedia

1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07-12-2013, 16:21
marcos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
marcos marcos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2011
Mesajlar: 1.341
Standart

Abdullah Öcalan Bir Halkı Savunmak adlı eserinde aynı şeylerden bahsediyor. Hatta 3.dünya savaşının planlanan bir savaş olduğunu ve başladığını 11 Eylül saldırılarının da 3.dünya savaşının ilanı olduğunu iddia ediyor. Aynı zamanda PKK nin üst yönetimi ortaya koyduğu tezlerde Suriye savaşının 3.dünya savaşının en önemli halkası olduğunu amacın savaşı Türkiye'nin sınır boyuna taşımak olduğu iddia ediliyor.

Hal böyle iken her fırsatta PKK yi ve BDP yi emperyalizmin maşası olarak göstermek olsa olsa akıl tutulması olabilir.

http://bizimsokagincocuklari.com/wp-...EMES%C4%B0.pdf

" Şüphesiz eğer ki hayvanların dini olsaydı, şeytanı insan şeklinde hayal ederdi." / W. Ralph Inge
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 07-12-2013, 16:50
Erdem Alaca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Erdem Alaca Erdem Alaca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
Standart

Sizin dediğiniz gibi olsa sn. marcos, bu PKK'nın 30 senede 30 defa kökünün kazınması gerekirdi...

Alt tarafı 8-10.000 gayrı nizami harp taktiğiyle savaşan terörist. Kalaşnikof AK47 ve RPG-7 roketatardan başka doğru dürüst silahı bulunmayan bir çete.

Osman Paşa'nın dediği gibi kurarsın 20.000 gönüllüden oluşan bir özel birlik, "Ara-Bul-Yoket" kuralıyla dağın taşın altını üstüne getirirsin ve bu belayı bitirirsin.

Ama 30 senedir bu yaptırılmadığı için, pek rahat söyleyebiliriz ki PKK ve BDP emperyalizmin maşasıdır, onun kanatları altında varlığını sürdürebilmektedir.

1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08-12-2013, 03:04
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Insanlik tarihinde, insanin ortaya cikmasindan beridir degisen hicbir sey yok. Sadece biraz daha modernlestirerek doktrinler uretmeye basladi insanlik hepsi bu.

Bir ornek;

http://tr.wikipedia.org/wiki/Sava%C5%9F_Sanat%C4%B1
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08-12-2013, 23:05
postalmarx postalmarx isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 28 Nov 2013
Mesajlar: 957
Standart

Erdem Alaca sen Hasan Cemal'in "Türkiye'nin Asker Sorunu" kitabını okudun mu? Okursan bu ülkede o "4. nesil savaş teknikleri" dediğin şeyi kimler nasıl kullandı biraz öğrenirsin. Artık karşımıza bu "emperyalizm" masalıyla gelmeyin. Bayatlamadı mı bunlar daha?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 08-12-2013, 23:24
Erdem Alaca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Erdem Alaca Erdem Alaca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
Standart

Hasan Cemal kimdir hocam? Bölücü terör örgütünün paralı kalemşoru...

Emperyalizm masal? Bunu ancak ya bölücüler ya da şeriatçılar söyler. Gir Sinan Meydan'ın internet sitesine, belgeleriyle emperyalizm nasıl oluyormuş öğren...

1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 10-12-2013, 13:52
marcos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
marcos marcos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2011
Mesajlar: 1.341
Standart

Sayın Erdem ALACA sizin kafanızda yarattığınız emperyalizm sadece mit. İşgal, ulusların üzerinde egemenlik, geri bırakma ve benzeri kavramlar emperyalizmi tam olarak tanımlamaz. Emperyalizm kavramsal olarak iktisadidir.

PKK ve benzeri hareketler pek çok şeyle suçlanabilir. Ama emperyalist olmakla yada emperyalizme hizmet etmekle suçlanamazlar.

Herşeyden önce PKK nin emperyalist olabilmesi için en azından SSCB nin varlığını devam ettiriyor olması gerekir. Ya da PKK nin uluslararası bir şirketin çıkarları uğruna faaliyet göstermesi gerekir.

http://bizimsokagincocuklari.com/wp-...EMES%C4%B0.pdf

" Şüphesiz eğer ki hayvanların dini olsaydı, şeytanı insan şeklinde hayal ederdi." / W. Ralph Inge
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 10-12-2013, 14:52
Erdem Alaca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Erdem Alaca Erdem Alaca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
Standart

Sn. marcos, ben de diyorum ki; madem bu örgütün emperyalizme hizmet eden bir yanı yok - o zaman nasıl oluyor da 30 senedir varlığını devam ettirebilmektedir?

Devletin bölünmez bütünlüğü için bir tehdit midir PKK? Elbette, sormaya gerek yok.

Türkiye Cumhuriyeti aciz bir devlet midir? Hayır; askeri, polisi, jandarması, silahı, vb. mevcuttur.

Bakın Dersim İsyanında ayaklananların sayısı 15.000 civarında olarak geçiyor, PKK hiç bir zaman bu sayıya ulaşamamıştır yurtiçinde. Devlet n'apmıştır Dersim'de? Gereğini yapıp olayın kökünü kazımış, elebaşlarını astırmıştır.

Şimdi sormak istiyorum, bu Abdullah Öcalan'ın ne özelliği vardır da hal böyleyken bir nevi devleti yönetebilmektedir? Koskoca devletin MİT'i onun ayağına gitmektedir? 40.000 kişinin kanı ellerindeyken, sanki bir barış/demokrasi havarisi gibi insanlara sunulmak istenmektedir, yıllardır hemde...

Bu meclisteki kravatlı/döpiyesli PKK'lıların (BDP) ne özellikleri vardır da, -yemin ettikleri halde- meclis içinde bile utanıp arlanmadan bölücülük yapabilmektedirler? Dağa çıkıp teröristlerle fotoğraf çektirebilmektedirler?

Daha dün PKK 4 askerimizi kaçırmıştır, TC sınırları içinde yolda kimlik kontrolleri yapabilmektedir. Ondan önceki gün PKK yandaşları güvenlik güçlerine uzun namlulu silahlarla ateş açmıştır. Özel harekatçı polisler 2 kişiyi öldürmek durumunda kalmıştır. Siz, ben, ya da bir başkası böyle bir cesareti bulabilirmiyiz devletin polisine ateş açacak şekilde? Adamlar buluyor işte, belli ki güvendikleri bir şey var...

Bu emperyalizm değildir de nedir sn.marcos?

1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 10-12-2013, 18:19
marcos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
marcos marcos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2011
Mesajlar: 1.341
Standart

Erdem Alaca´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn. marcos, ben de diyorum ki; madem bu örgütün emperyalizme hizmet eden bir yanı yok - o zaman nasıl oluyor da 30 senedir varlığını devam ettirebilmektedir?

Devletin bölünmez bütünlüğü için bir tehdit midir PKK? Elbette, sormaya gerek yok.

Türkiye Cumhuriyeti aciz bir devlet midir? Hayır; askeri, polisi, jandarması, silahı, vb. mevcuttur.

Bakın Dersim İsyanında ayaklananların sayısı 15.000 civarında olarak geçiyor, PKK hiç bir zaman bu sayıya ulaşamamıştır yurtiçinde. Devlet n'apmıştır Dersim'de? Gereğini yapıp olayın kökünü kazımış, elebaşlarını astırmıştır.

Şimdi sormak istiyorum, bu Abdullah Öcalan'ın ne özelliği vardır da hal böyleyken bir nevi devleti yönetebilmektedir? Koskoca devletin MİT'i onun ayağına gitmektedir? 40.000 kişinin kanı ellerindeyken, sanki bir barış/demokrasi havarisi gibi insanlara sunulmak istenmektedir, yıllardır hemde...

Bu meclisteki kravatlı/döpiyesli PKK'lıların (BDP) ne özellikleri vardır da, -yemin ettikleri halde- meclis içinde bile utanıp arlanmadan bölücülük yapabilmektedirler? Dağa çıkıp teröristlerle fotoğraf çektirebilmektedirler?

Daha dün PKK 4 askerimizi kaçırmıştır, TC sınırları içinde yolda kimlik kontrolleri yapabilmektedir. Ondan önceki gün PKK yandaşları güvenlik güçlerine uzun namlulu silahlarla ateş açmıştır. Özel harekatçı polisler 2 kişiyi öldürmek durumunda kalmıştır. Siz, ben, ya da bir başkası böyle bir cesareti bulabilirmiyiz devletin polisine ateş açacak şekilde? Adamlar buluyor işte, belli ki güvendikleri bir şey var...

Bu emperyalizm değildir de nedir sn.marcos?
Emperyalizm değil ona Maoizm deniyor.

http://bizimsokagincocuklari.com/wp-...EMES%C4%B0.pdf

" Şüphesiz eğer ki hayvanların dini olsaydı, şeytanı insan şeklinde hayal ederdi." / W. Ralph Inge
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 10-12-2013, 19:26
ahura mazda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahura mazda ahura mazda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Sep 2010
Mesajlar: 438
Standart

Efendim pkk çok karışık bir mevzu, bu örgütü de desteklemiyorum. Evet Marcos doğru bir noktaya parmak basıyor maoizm ideolojisi temelinde kurulmuş bir örgüttür pkk ve ilginçtir kurucuları arasında Yalçın küçük ve Doğu Perinçek'te vardır. Hatta Yalçın Küçük ideolojik anlamda militanlara nutuk verirken resimleri vardır. Pkk karışıktır çünkü kuruluşunda derin devletin desteği yadsınamaz bir gerçektir. Uğur Mumcu neden öldürülmüştür ? Kürt realitesinden bahsettiği için değil herhalde.

Eskiden jitem denildiğinde herkese komplocu, paranoyak deniyordu maalesef öyle bir yapılanma olmadığını söylüyorlardı karşıt görüşteki insanlar bugün biliyoruz ki kesinlikle var ve varlığı bir kesinlik kazandı. Pkk'nın as kadrosu ve Doğu Perinçek tayfası diyebileceğimiz kesim hiçbir zaman sol görüşlü insanlar tarafından sempati ile karşılanmamıştır bu enteresandır. Apocular olarak adlandırılan tayfa ve Perinçek zamanında devlet ile ortak iş yapma, sol içinde ajan olduklarında yönünde ithamlar ve ağır eleştirilere hedef olmuşlardır. Mesela Abdullah Öcalan Abd tarafından Türkiye'ye teslim edildiğinde Ecevit neden teslim ettiklerini anlayamadım ? Demiştir. Teslim edildikten sonra biliyoruz ki ABD'nin isteği ile idam edilmemiştir. Aslında böylelikle örgütün kontrollü büyümesi sağlanmıştır. Örgütlerde liderler hususi önem arz eder.

Yani örgüt lideri öldürülürse örgüt dağılma noktasına gelir veya bölünerek farklı amaçlar için uğraşırlar. Zaten Abdullah Öcalan'nın konuşmalarını dinlerseniz Önderlik meselesi üzerine Mehmet Ali Birand ile güzel bir röportajı vardır. Pkk tam olarak Amerika güdümlü bir örgüt değildir, örgüt belli bir ideoloji çerçevesinde kürt realitesinden güç alır aslında yani bir ulusun özgürleştirilmesi, haklarını kazanması vs. Çok açık bir gerçektir ki Abdullah Öcalan yakalandıktan sonra örgütün fiili faliyetlerinin durma noktası gelmesi ancak Akp iktidarı döneminde daha güçlü bir şekilde filizlenmesi ve artık şehir bombalamadan ziyade Asker - Gerilla çatışmasına savaşı sürüklemesi de enteresandır böylece batı'dan destek almış ve ciddi ölçüde kamuoyu yaratmayı başarmıştır. Yani Teröristlikten - Ulusu kurtarmaya çalışan gerilla imajına bürünmeyi başarabilmiştir.

Bu hususta Güneydoğu bölgesini ideolojik olarak eğitmiş ve bir ulus yaratmayı başarmıştır artık kürt diye bir ırk var, kürt diye bir millet var ve bunu herkes kabul etmek mecburiyetinde kaldı. İllegal bir örgüt olarak Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında belirtilen Kürdistan sınırları içerisindeki Kuzey Kürdistan bölgesinde ki kürt topluluklarını kürt ulusu akımına katmayı da başardı. Rojava'da yaşananlarda bunun parçası Suriye iç savaşı neticesi ile Esad kuzey bölgeleri boşalttı böylece Pyd o bölgeyi özerkleştirdi ve oradaki Suriye kürtlerini ulus bilincinin içine dahil etmeyi başardı. Ancak tüm bu yazımlarından anlaşılmasın ki Cia için çalışıyorlar veya Amerika için çalışıyorlar hayır onlar için çalışmadıkları aşikar ancak büyük bir planın küçük parçasını oluşturuyorlar. Başbakanın Diyarbakır önemli bir başkent dediğini ben Büyük ortadoğu Projesinin eşbaşkanıyım dediğini unutmayın. Bu süreçte Barzani ile ittifak kurulması ise ayrı bir önem taşıyor. Barzani tam bir Amerika müttefiki. Keza Akp'de öyle. Bu hususta ileride bir Kürdistan kurulacağı gerçeği gözümüze sokuluyor. Zaten Maliki yönetimi ile Barzani'nin arası açık. Kuzey Irak yani Güney Kürdistan'ın da bağımsızlığına az kaldı diyebiliriz. Ve bizim hükümetinde Maliki ile değil de daha çok Barzani ile temas kurması Irak Hükümeti ile temas yerine Barzani ile temas kurması da önem arz ediyor. Tüm bu süreçte Pkk'nın durumu ise apayrı bir merak konusu. Rojava'da Kürt kimliği mutlakiyet kazandırıldıktan sonra artık pkk'nın merkezi kürt devletinde işi ve görevi ne olacak ? Kısmı ise apayrı bir merak konusu olacak. Kürtlerin birleşmeleri nasıl gerçekleşecek neler olacak ? Tüm bunlar muamma.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
"Barış", "Kardeşlik", "Karşılıklı Yardım" ve "Sevgi" Sadece Yahudiler İçin ALKA İlhan Arsel & Arif Tekin Makaleleri 0 19-11-2012 04:08
"allah korusun", "allah nazardan saklasın", "allah esirgesin", "allah belanı versin dolfen Konu-dışı 5 07-06-2012 00:06
"tanrı" varlığı/yokluğu" ve bunları "bilmek/inanmak" paslıçivi İslam 36 28-02-2011 08:41
RTE ile K.K. "Bahar Havasi'nda Bulusup", "Turban Sorunu'nu" "Cozeceklermis" evrensel-insan Politika 4 29-09-2010 17:09
bazı ateistler "din olmasa savaş da olmazdı" derle cevher, Konu-dışı 24 20-01-2007 06:42

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:30 .