8- Harbde Kadınlarla Çocukları Öldürmenin Haram Kılınması Babı
24- (1744) Bize Yahya fa. Yahya ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Leys haber verdi. H.
Bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Leys, Nâfi'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti ki, Resûlüllah (Sailallahü Aleyhi veSeUem)'m gazalarından birinde bir kadın öldürülmüş olarak bulunmuş. Bunun üzerine Resûlüllah (Sailallahü Aleyhi ve Selam) kadınlarla çocukların öldürülmesini yasak etmiş.
25- (...) Bize Ebû Bekir b. EM Şeybe rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Muhammed b. Bişr ile Ebû Üsâme rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Ubcydullah b. Ömer, Nâfi'den, o da tbni Ömer'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş:
Bu gazalardan birinde bir kadın Öldürülmüş olarak bulundu. Bunun üzerine Resûlüllah (Sallaltahü Aleyhi ve Sellem) kadınlarla çocukları öldürmeyi yasak etti.
Bu hadîsi Buhâri ile Ebû Dâvûd «Kitâbu'l-Cihad»da tahrîc etmişlerdir.
Ulemâ bu hadîsle amel hususunda ittifak etmişlerdir. Harbe iştirak etmeyen kadın ve çocukları Öldürmek haramdır. Harbe iştirak ederlerse cumhûr-u ulemaya göre öldürülürler.
Küffarın ihtiyarlarına gelince:
Şayet harp hakkında fikirlerinden istifade edilirse onlar da öldürülür. Aksi takdirde ihtiyarlarla rahipler hakkında ihtilâf olunmuştur. İmam Âzam 'la, îmam Mâlik öldürülmeyeceklerine kail olmuşlardır. İmam Şafiî 'nin esah olan kavline göre öldürülürler.
9- Kadınlarla Çocukların Gece Baskınlarında Kasıdsız Olarak Öldürülmelerinin Cevazı Babı
26- (1745) Bize Yahya b. Yahya ile Saîd b. Mansur ve Amru'n-Nâkıd, toptan İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Yahya (Dedi ki) : Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Ubeydullah'dan, o da İbni Abbas'dan, o da Sa'b b. Cessâme'den naklen haber verdi. Sa'b şöyle demiş: Peygamber (SallaUahü Aleyhi ve Seltem)'c müşriklerden gece baskınına uğrayan zürriyetlerin hükmü soruldu. Bu suretle müslümanlar onların kadınlarına ve çocuklarına isabet ediyorlardı. Peygamber [SaUaUahü Aleyh'ı ve Sellcın):
«Onlar onlardandır.

buyurdular.
27- (...) Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Abdür-razzâk haber verdi. (Dedi ki) : Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Ubeydullah b. Abdillâh b. Utbe'den, o da Ibni Abbâs'dan, o da Sa'b b. Cessâme'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş) :
— Yâ Resûlâllah! Biz gece baskınında müşriklerin zürriyetlerine isa*bet ediyoruz! dedim,
«Onlar onlardandır.» buyurdular.
28- (...) Bana Muhammed b. Kâfi' de rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dedi ki) : Bize İbni Cüreyc haber verdi. (De*di ki) : Bana Amr b. Dînâr haber verdi. Ona da İbni Şihâb, Ubeydullah b. Abdillâh b. Utbe'den, o da İbni Abbâs'dan, o da Sa'b b. Cessâme'den naklen haber vermiş ki, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e : Bir su-vâri gurubu geceleyin baskın yapsa da müşriklerin çocuklarından bazılarına isabet etse ne buyurursun? demişler.
«Onlar bobalarındandır!» buyurmuş.
Bu hadîsi Buhârî, Ebû Dâvûd ve İbni Mâce «Kitâbü'l-Cihâd»da; Tirmizî ile Nesâî «Kitâbü's-Siyer»de olmak üzere bütün «Sünen» sahipleri tahrîc etmişlerdir.
Nevevî diyor ki : «Bu hadîs memleketimizin ekseri nüshalarında burada olduğu gibi (Peygamber (Sallallahü Aleyhi veSellem)'e müşriklerin zürriyetleri soruldu) şeklindedir. Bir rivayette harp edilen beldenin yerli müşrikleri sorulmuştur. Kaadî Iyâz bu rivayeti Sahîh-i Müslim râvilerinin cumhurundan nakletmiş : Doğrusu da budur; birinci rivayet bir şey değildir: Belki tasniftir, hadîsin sonu, ondaki hatâyı açıklamaktadır, diyor.
Ben derim ki: Birinci rivayet Kaadî 'nin iddia ettiği gibi bâtıl değildir. Bilâkis onun bir vechi vardır. Takdiri şudur: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seliemfe gece baskınında vurulup öldürülen müşrik kadınları ile çocuklarının hükmü sorulmuş; o da : Onlar babalarından-dır; yâni bunda bir beis yoktur; çünkü babalarının hükümleri mîras, nikâh, kısas, diyet ve saire onlar hakkında da carîdir, demek istemiştir. Maksat : Zaruret yokken bunu kasden yapmadıkları zaman verilen hükümdür. Yukarıda kadm ve çocukların öldürülmemesine dair geçen hadîsten murat ise onları seçebildikleri zamandır.
Kadm ve çocukların gece baskınında öldürülebileceğini gösteren bu hadîs hem bizim mezhebimiz hem de Mâlik, Ebû Hanîfe ve cumhurun mezhebidir.
Beyâtm mânâsı: Düşmana geceleyin erkek, kadın ve çocuk birbirinden fark edilemeyecek bir şekilde baskın yapmaktır.
Zerârî: (Yânın teşdîd ve tahfifi ile) iki şekilde okunur. Teşdîdle okunması daha fasîh ve meşhurdur. Burada zerârîden murat: Kadm ve çocuklardır...» Fakat Nevevî’nin son cümlesine allâme Aynî i'tiraz etmiş : «Zerârî kelimesinden kadınlar nasıl murat edilebilir? Buhâri'nin rivayetinde gördüğün gibi zerârî kelimesi kadınlar üzerine atfedilmiştir?» demiştir. Aynî bu sözü ile şunu demek istemiştir :
Zerârî: Zürriyyetin cem'idir. Zürriyyet: Bir kimsenin çocukları ve nesli demektir. Hadîste de bu kelime kadınlar üzerine atfedildiğine göre ondan kadınları kasdetmeye imkân yoktur; çünkü atıf, iki şeyin birbirine mugayir olduğunu gösterir. Hâsılı, harbde bîçâre ihtiyarları, kadın ve çocukları, rûhânî şahısları kimseye bir zararları olmamak şartı ile göz baka baka kasden öldürmek bütün ulemânın ittifakı ile haramdır. Bu hususta birçok hadîsler vardır. Gece baskınlarında seçemeden, kasıd-sız olarak öldürülmelerinde ise beis yoktur.
Burada şöyle bir suâl hatıra gelebilir:
Yâ kâfirlerin arasında müslümanîar da bulunur veya kâfirler müslümanları kendilerine siper ederlerse?
Cevap:
Bu mesele ihtilaflıdır. İmam Mâlik'e göre içinde müslüman esirler bulunan bir kafir karasına veya gemisine ateş açılmaz. Evzâî dahî: «Küffâr müslüman çocuklarını kendilerine siper ederlerse onlara silâh atılmaz; içinde müslüman esirler bulunan gemi yakılmaz.» demiştir.
Sevrî, Ebü Hanîfe, Ebû Yûsuf, Muhammed/ İshâk, İmam Ahmed ve sahîh olan kavle göre îmam Şafiî: «Küffârın katline çocuklarla kadınların öldürülmesinden başka bir çâre yoksa bunda bir beis yoktur.» demişlerdir. Hattâ Hanefîler'le Sevrî'ye göre İçerisinde müslüman esirleri veya çocukları yahut müşriklerin çocukları bulunan kal'alara ve gemilere ateş açmakta da beis yoktur. Böyle bir harpte müslümarüardan ölen olursa diyeti ödenmez;" Hanefîler'e göre keffâret de lâzım gelmez. Sevrî keffâretin lüzumuna kail olmuştur.
Hadîs-i şerif, düşmana gece baskını yapılmasının caiz olduğuna, evvelce dine davet edilen kâfirlere bilâhare habersiz baskın yapılabileceğine ve küffann çocuklarına dünyada babalarının hükmü verileceğine delildir. Âhiret hakkındaki hükümleri babında ise üç kavil vardır :
a) Küffann çocukları bulûğa ermeden ölürlerse cennetlik olurlar.
b) Cehennemlik olurlar.
c) Bu hususta bir şey söylenemez; tevakkuf olunur. AUahu a'lem