zfr87´isimli üyeden Alıntı
Evrenin ve insanın oluşumu doğa kanunları çerçevesinde uzun süreçler veya sürekli denemeler sonucunda kendiliğinden oluşabilir.
Evren ve biz burada olduğumuza göre zaten o süreçler kesinlikle gerçekleşmiş demektir.
Esas sorulması gereken soru, bigbang, evrim teorisi, kutlecekimi vs. gibi olayları yöneten doğa kanunlarının nereden geldigidir. Şimdilik bu sorunun cevabına tanrının zihni dışında verilebilecek alternatif cevap yok.
|
Hareketi sağlayan ilişki(dolayısıyla etki-tepki, çelişkiler), başka alternatife gerek yok ki, tanrının zihni gibi bir alternatif söz konusu olsun. Tanrı nın zihnine alternatifiniz var mı asıl soru bu? Evrende gayet ortada olana gelince tövbe bu tanrının zihni denmesi, yani burnumuzun ucunda gerçekleşene imkansız gözüyle bakıp(yahu gerçekleşiyor, gözlemliyor, deneyliyorsun) kabul etmeyip(gerçekleşiyor, görüyorsun), gidip nedenlerinin dahi anlamsızlaştığı, gaipten bir tanrıya(zihni uydurma) yaslanmak eni sonu peki tanrı'nın zihnini var eden nedir sorusuna yanıt bulmak durumunda, her şeyden önce tanrıyı var kılan ne? tanrı gibi bir kurgu bunca heybeti ve olağanüstüğüyle nasıl oluyorda bu kadar rahat kabullenilebiliyor(metafizik, ol dedi mi oluyor????, her şeyin salisesini dahi biliyor(katrilyonlarca kez katrilyon üstü katrilyon....n sayıda şeylerin, hareketi, bir sinek vızlasa vızıltısını, trilyon sinek vızlasa trilyonunu bilebilen, yoktan var, vardan yok edebilen, geçmişi ve geleceği(!!!) noktası, virgülüne değin bilebilen!! vs).
Ortada olana, varlığa gelince kolay burun kıvıran, hiç bir olasılık tanımayan insan, çeşit, çeşit metafizik dahi içerebilen bir olağanüstü uydurmaya, tanrıya gelince cart diye kabulleniyor. Şaşmamak elde değil. Evrenin varlığı(ortadalığı) mı, yoksa tanrının varlığı mı(zihinlerde olmasına rağmen) daha çetrefilli? Kısaca masallarda dahi olmasına neredeyse imkansız gözüyle bakılan şeylerin, tanrı gibi bir kelimeye yüklenmiş olması, masalımsı ve metafizikliği(abra kadabra) dahi zihinlerde koca bir soru işareti iken, zamanın, hareketin, değişimin, oluşumların maddi süreçlerin ürünü olduğu ortada iken, böylesine doğal, hiçte abartısı olmayan varlığa gelince kabullenemeyen insan, tanrı gibi bir uydurmayı nasıl olurda sorgusuz, sualsiz kabullenir.
Başlık zaten şartlı değil mi? Bizi kim yarattı! yaratıldığımız kanısına nasıl varıyorsun, yaratılmış olduğumuzu neye göre sabitliyorsun? İki uçlu değnek, bizi kim yarattı diye bir soru sorup ardından tanrı demek kadar anlamsız bir akıl yürütümü olamaz. Bizi kim yaratmadı? Hiç kimse gibi...