bursali68´isimli üyeden Alıntı
Bu konuda her ikisinin de kıyımından sorumlu olan bugünkü iktidarımız....En azından bu kıyımda " çorbada tuz " misali katkısı ve desteği vardır...
Sağlıcakla kalınız...
|
Sevgili bursalı, çorbada tuz değil, çorbanın kendisi olarak düşünüyorum... Bundan sonraki hiç bir ifadem sana dönük değil.
Hali hazır soygun iktidarı, Suriye yi evvelden beri hedefliyordu, Kuzey Irak ve Suriye'de İŞİD gibi hiç bir tanıma sığması mümkün olmayan o yüzden şerefsiz bile diyemediğim (ki şerefsizlerin bile bir onuru vardır) kuduz köpek sürüsünü, besleyen, palazlayan, eğiten, lojistik ve silah desteği veren AKP iktidarıdır.
1.) Yaptıkları mezhepçilik ile Ortadoğuda öteden beri durulmasına müsade etmedikleri sünni-şii çatışmasında bir tarafı galabe çalmak(ve sürekli çatışma ortamı yaratmak, mümkünse 100 yıl), nemalanmak(ve tabi hilafet hayalleri, ardından kendi soygun takımı için inşaatlar, konfeksiyonlar, gıda ürünleri, soygunlar, tarihi geçmiş ürünler....... heleki savaş sonrası aç bir pazar).
2.) Esad düşecek ve böylelikle petrol bölgesinde yüzünü ABD ve Batıya değil Rusya ve Çin'e dönmüş bir Suriye kalmayacaktı.
3.) Suriye ve Irak'ın kuzeyinde yüz yıldır yok sayılan bir halk(kürtler) soluk-alıp verebilme şansı yakalamış olacaklardı, buna engel olmanın tek ve temel yolu, İŞİD ya da benzeri çetelerin, soyguncu, gaspçı(kutsal ganimetçi!? meşru??) yapıların Suriye ve Irak üzerinde ve bilhassa Kuzey bölgelerde etkin olması, kaos yaratması, terör* estirmesi, katliamlar yapması böylelikle batı dahil tüm dünyanın gözünün bu ülkelerin kuzeyinde hakim alanlar oluşturulmasına çevirmesine yol açacaktı. Kısaca İŞİD'e Kobani'de göstermelik ABD müdahaleside gerçekçi değildir, AKP iktidarının amacı iki ülkenin kuzeyinde Türkiyenin hakimiyetinde bölgeler oluşturmak ve böylelikle oradaki Kürt halkını(kalanı) sustrumak, dizginlemek ve Suriye de gerekli iktidar değişimini yapmak, böylelikle Suriye'ye karadan girişinde yolu açılacaktı vs... Kısaca bu iki ülkenin bilhassa kuzeyindeki halklar(kürt ya da başka farketmiyor, farklı inançlar ya da mezhepler) bilinçli bir biçimde katledilmektedir....
Neyse kısaca, milyon dolarlarla, yer altı kaynakları ve sömürüsüyle oynayan kuruluşlar için eğer milyon dolarların devamı milyon insanın ölümüne bağlı ise, milyon insan anlam ifade etmiyor, zira bu tür bir yaşam ve düşünce tarzında olanların cennet hayatından vazgeçmeyeceği gibi, bunu 1 derece düşürecek olana imkan vermek istemezler, bu milyon insanın ölümüne dahi mal olsa.
Neyse bana kızanlar olacak biliyorum, ama dinler iktidarlar içindir ve onlar için vazgeçilemez bir araçtır, askere dönüşebilir, silaha dönüşebilir, toplumları dünyadan habersizce yüzyıllarca yaşatabilir, insanları siz hayal alemlerinde mutlu olacaksınız diye kandırırken kendi gerçeklerini gizlemeyi, örtülemeyi başarabilir, nasıl diyeyim 10 parmağında 10 marifet din le mümkün...
İyi düşünmek gerekir, sözde müslümanlardan oluşan bir hükümet var, yalan, dolan, sabah dediğini akşami akşam dediğini sabah bile inkar edecek kadar onursuzlaşmış, bir dediği diğerini tutmayan güvensiz, acımasız, insanları sadece oy ve para olarak gören aç gözlü bir takım .... Ama bakınız, hatta topluma göre bile herkesten daha müslüman ve herkesten daha dindarlar ve güvenilirler değil mi? Bunu sağlayan ne ise Ortadoğuda yıllardır milyonlarca insanın ölümünde kulalnılan araçta(din ve mezhepleri) o dur... Araçlardan birisi din ise araç edinen kim? Sistem ve sistemin egemen sınıfı,
iktidarın gerçek sahipleri..
Böyle insanların başta olduğu bir dünya....
* koymuştum açıklayayım
*Terör nedir?
Terör kapalı, açık savaşlarda, iktidarların sitediği sonucu elde etme stratejilerinde, rakip mücadelelerinde, çeşitli insan ya da kurumların hatta aile içlerinde sürekli başvurulan bir CAYDIRMA, YILDIRMA, KABULLENDİRME yöntemi-taktiğidir. Bu iktidarlarca olduğu gibi bir çok alanda hatta kurumlarda dahi kullanılır. Örneğin bir eğitim sisteminde bir dersi(ki bu ders akademik değilse) tüm öğrenciler almak zorunda demek ayrı, almayanlar sınıfta kalacak demek ayrıdır, niyet kötü bile olsa, onu yaptırmak için başvurulan yöntem örneklediğim gibi ise bu yönteme terör denir. Korkut, yıldır kabullendir, hangi araçları kullandığının önemi yok! İsrail örneğin sürekli teröre başvuran bir devlettir, Türkiye'de sürekli teröre başvuran bir devlettir, ve işin açıkcası bu iktidarlar teröre başvurarak hem istediği sonucu alırlar hem de kurbanları terörist ilan ederler, yaşama hakkının dah olmadığı insanlar olarak lanse ederler, nefret-ayrım politikalaerı üretirler, 1 taş ile 2 kuş...
İŞİD neden boğaz kesiyor, savaş esirinin dahi haklarının olduğu bir dünya da, neden yüzlerce insanı toplu katledip(ki bu insanlar sıradan halkın fertleri) video çekip kanlı, kanlı gösteriyorlar? Çünkü, işte tamda terör buna deniyor ve İŞİD'in
başarısının altında yatan en önemli faktör bu terör. Çünkü yerleşimlerde direnecek kapasitedeki halklar, tükürseler boğacakları kadar bir salyalı, kuduz sürüsüden kaçıyor!! Terör de amaç neydi? Korkut, amaca ulaş....
Neyse oldu olası yerlerde daha anlamını bilmeden terörden bahsedenler umarım yazımı okur ve sap ile samanı karıştırıp, içinde üç kuruş akıl, düşünce, bilinç faktörü olmayan, papağanın bile yapabileceği 3-5 ezber kelimeyi burada bize pompalarken biraz düşünürler, düşünmezlerse de sorun değil, bu kafayla nasılsa gelecek onlar içinde pek aydınlık olmayacak, açlık sınırının 1250 TL yi geçtiği ülkelerinde, 800 küsür asgari ücretle, üstelik ev kirası, enerji vs de eklediğimizde asgari
geçim kaynaklarının açlık sınırı altında olduğunu fark etmeyen, ot gelip saman giden, başkalarının hayatları uğruna, sistemin, iktidarların ve yiyicilerin, cennet hayatı uğruna heba olmaya, kul, köle olmaya devam ederler, bir gün gidin ölün denir ölürler, geberin denir geberir, birbirinizi doğrayın denir doğrarlar, çünkü dağarcıkları bir papağandan daha fazla değil...