Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Dil, Mantık & Zihin Felsefesi

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #61  
Alt 09-12-2014, 09:58
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Her insanın iki kolu, iki gözü, bir burnu olması ortak özellik değil mi? Beyinlerimizdeki nöron hücreleri, görme bölgesi, amigdalası, korteksi ortak özellik oluyor da "nedensellik" algısını oluşturan nöral bir yapı neden ortak olamıyor?
Sevgili Dialectics;
Olmaz, cunku kollektif bilinclerimiz, istisnasiz birlikte hareket etmemektedir.
Yani zihnimiz degil primary olan, dusuncelerimiz ne yazik ki, otesinde de, ortamda bulunan, ortam unsurlari ile iliski icindeki komple beyin.

Yani deriz ki misal; Muzik evrenseldir.
Ama demeyiz ki; Jazz, uzun hava, bozlak vs. evrenseldir.

Iste bu yuzden nedensellik algisini olusturan, noral bir ortak yapi olamaz. Degiskenlerimiz var cunku.

Lackoff onca sayfada fazla birsey anlatmamis acikcasi. Orneklemek gerekirse anlasilabilmesi icin;

Buyuk buyuk ebeveynlerimiz, dogurdugu cocuklardan bahsederken acik tarih kullanmaz.../../.. seklinde. Dahasi zamani, daha detaysiz sekilde kullanir.

Atiyorum zemheri'de dogmustun, hasat zamaninda dogmustun vs. seklinde izah eder. Veya ayni kisiler, o zamanlarda dahi, bugun galiba yagmur yagacak, dizlerim sizliyor cocuklar diye tahminde de bulunabilir. Gercekten onun bulundugu yere degilde, atiyorum 30 km. oteye yagmur yagmistir, dogal olarak romatizmal agrilari tetiklenmistir.

Bakin bu ebeveynlerimiz bile, su oznel konusmalarina iliskin, Lackoff'dan(!) cok daha bilimsellige yakindir.

Nedir ki hafizalari gucludur, kolayca geri cagirirlar, soyutlamalari gayet pratiktir. Cunku gayet saglikli sekilde temporal metafor yaparlar, ancak metafordan temporal'in bir parcasini cikarmaya, yuceltmeye azimle ugrasmazlar.

Yesil kusak projesi, Tony Blair Foundation, Tertullian Project vs. gibi yapilar, 20 yuzyildan cok once yapilanan gruplar oldugundan mutevellit, Berkeley'in kopyalarini hazirlamak zorundalar zaten..

Resmi bilim son gunlerde, yapilan bu beyin yikamalarini tartisiyor.

Biz ulkeye dair, nasil ki bir takim yapilanmalardan rahatsizsak, dine, dindarliga, dindar nesil yetistirme, baski vs. ayni sekilde baska ulke halkinin bir kismi da ciddi rahatsiz bir sureden beri.

Tam da bu yuzden, farkli bir baslikta size hak vermistim, dinlerin iyi birer afyon olduguna yonelik.

Konu Neva tarafından (09-12-2014 Saat 10:12 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #62  
Alt 09-12-2014, 10:41
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

Neva´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Dialectics;
Olmaz, cunku kollektif bilinclerimiz, istisnasiz birlikte hareket etmemektedir.
Yani zihnimiz degil primary olan, dusuncelerimiz ne yazik ki, otesinde de, ortamda bulunan, ortam unsurlari ile iliski icindeki komple beyin.

Yani deriz ki misal; Muzik evrenseldir.
Ama demeyiz ki; Jazz, uzun hava, bozlak vs. evrenseldir.

Iste bu yuzden nedensellik algisini olusturan, noral bir ortak yapi olamaz. Degiskenlerimiz var cunku.
Sayın Neva,

Aynı şeyden mi bahsediyoruz netleştirmek adına şu açıklamayı yapayım:
Burada ortak yapıdan kasıt kollektif bilinç değil. Yani hepimiz bir yerlerdeki kollektif bilince erişim sağlayıp oradan nedensellik ilişkisi kuruyoruz değil "ortak yapı"dan kasıt.

Mesela dün bir tartışmada şu iç içe geçmiş kaplar ile ilgili bir örnek vermiştim. Eğer X nesnesi, A nın içinde ise ve A da B nin içinde ise hepimiz X, aslında B nin de içindedir çıkarımı yaparız. Ancak bu ise beyinlerimizdeki "sınır" kavramsalından kaynaklanır. Yani iç ve dış kavramları ancak bir "sınır" kavramı ile anlamlıdır. Ve anladığım kadarıyla George Lakoff'un iddiası da evrimsel süreçte beynimizin bir kısmının bu "sınır" kavramını geliştirecek şekilde yapısallaşmış olması nedeniyle, Xin B'nin içindedir çıkarımını yapabiliyor oluşumuzdur...

http://ematos.info/public/linguistic...e%20lakoff.pdf

Sayfa 24 ve 25i incelemenizi öneririm...

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #63  
Alt 09-12-2014, 19:44
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Zannedersem kimse herhangi bir seyin nedeninin "uyduruldugunu" soylemiyor.

Sadece her aciklanan nedenin bilimsel olmayacagini, bilimsel olaninin gozlem vermesi, test edilmesi ve tartismasiz bir olgu olarak gecerliligi ve de yanlislanabilmesi gerekiyor.

Ayrica her bir gozlem veren sonucun, nedeninin tek olamayabilecegi; ya da her bir nedenin sonucunun gozlem vermedigi soyleniyor.

Bunun yaninda nedenselligin bir ilke olarak felsefi olmasi ve de bunyesinde oznel ve de teleolojik bir anlam ve icerik tasiyabilecvegi soyleniyor.

Diger bir konuda kisisel ideolojik inancsal her turlu nedenin sonucunun sadece bu bagi kuranca dogrulugu oldugu ve bu dogrulamanin sadece dogrulayani bagladigi soyleniyor.

Sonucta kimse nedensellik ilkesine bilimsel yontem ve verdigi bilgi olarak karsi cikmiyor.

Endise nedensellik ilkesinin getirecegi felsefi, ideolojik, inancsal ve izmsel cikarimlarin sanki bilimselmis gibi algilanmasi.

En basta degismez, mutlak ve ilk nedenler acisindan. Bilimde bilimsel olarak bir ilk neden aranmiyor, En basta ilkligin oncesi sorunu var.

Ayrica bilimde gecerliligin tartismasizligi deneysel/gozlemsel yanlislanabilene kadar.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #64  
Alt 09-12-2014, 22:54
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.688

Onur Üyeliği 

Standart

Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet, sayın idealizm-fobik Spartacus kalemi eline almış. Ancak belli ki ne verdiğimiz linke tıklayıp bu George Lakoff 350 sayfada neler anlatmış diye kabaca bir göz gezdirmeye gerek duymuş ne de tartışma esnasında yaptığımız bazı yorumları incelemiş. İdealizm çağrışımı kokusu alır almaz, almış kalemi başlamış giydirmeye.
Yine yanlış yerlerden anlamışsın, bir tane alıntı yap ona göre eleştir bakalım neye göre ifadelerim..
Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Halbuki üstün materyalist sorgulamacı yetisi ile en azından 20. yüzyılda bir akademisyen ne diye çıkıp da Berkeley'in ya da başkalarının idealist görüşlerinin bir kopyasını hazırlasın ki diye sorması gerekirdi...
Sevgili dialectics bak bu safasata olur, o yüzden demiyorum. Ben sen bu başlığa ne koyduysan ona göre yorum yaptım, banane adamın 300 sayfa kitabından? Kitabı eleştirmedim, bariz safsata olan ifadelerini eleştirdim. Ortamı ret etmeyip, ortamsız bir sonuç-yargı üretmek akıla da, mantığa da ters!
Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın Spartacus, indirgemeciliği ağzınızdan düşürmüyorsunuz ama şu tip yaklaşımlarınız da indirgemecilikten başka bir şey değil. Köpek kokuyu yaratıyor ya da insan nedenselliği yaratıyor gibi birşeyden mi bahsetmişiz biz. Açtığım konu başlığına çevirip koymuştum ancak bir de ingilizcesini alıntılayım. Ya da aşağıdaki linki açıp, 11. sayfayı en azından bir inceleyin.
Kediye, kedi demekten dolayı olmasın? İndirgeme yoksa, indirgeme demem zaten, ve günlerdir bu metod ile neler yapılacağına dair görüşlerimi yazıyorum. İndirgeme ile dilersen kafesi, kuşa sokarsın, mümkün!! Yapman gereken indirgeme metodunun kullanıldığını ifade ettiklerim adına,, indirgeme olmadığını göstermek, hayıflanmak değil.
Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yani ortamı reddetmemiş. Boşuna gerilmişsiniz...
Bak yine anlamamışsın, ortamın reddi nerede benim ifadem de? Neye göre ortam dışlanmış? Sanırım anlamak için değilde spartacus yine ne yazmış açısıyla okuyorsunuz? Size göre o deneyde balonun şişmesi, sebep/sonuç ilişkisi insanların ortak bir özelliği mi, yoksa deneye tabi tutulan nesnelerin nitelik/özellikleri mi? Demek ki neden sorunsalı, sebep/sonuç ilişkisi salt insana has ve insanların ortak özelliği değilmiş! Gördün mü indirgeme neredeymiş ve ben neye göre ifade etmişim! Sağ gösterip sol vurmakta(şu ya da buraları eleştirilmeye kapatayım, ama sonuç/yargı sürecinde dilerse çelişsin) bir şeydir, lakin herkesin razı geleceğini beklememek gerekir.
Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın Spartacus,

KABAK gibi ortada olan materyalist gerçekleriniz tarihler boyu en temel sorularımızı oluşturan düşünce ve etkileri, evrenin ortaya çıkışı, dna ve formlar gibi şeyleri cevaplayamadığı sürece o açıya meyledilecektir. Sizin mevcut eleştirel materyalist yaklaşımınıza göre belki de bu forumdan "felsefe" alanını bile kaldırmak lâzımdır. Çünkü gözlenemeyen ya da açıklanamayanlar sadece fizikçilerin lablarına mı konu olmalı? Zaten felsefeye artık gerek kalmadığını çünkü zamanında felsefenin problemi olan pek çok şeyi bilimin açıkladığını iddia edenler de var. Herhalde siz de bu görüştesiniz...
Aksine Harun Yahya gibilerin ordan burdan ç-aldığı, şeyleri eleştirme hakkımı kullanıyorum. Beni eleştir, benim yaptığım da zaten bir eleştiri, öyle bir eleştir ki, yazdıklarım üzerinden hiciv bile yapabilirsin, hatta o dereceki mal herif bile diyebilirsin, yeterki objektif ol, yeterki eleştiri olsun.... Felsefe kategorilerinde eleştiri yapılmasından hayıflanıyorsun, farkında mısın?
Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Her insanın iki kolu, iki gözü, bir burnu olması ortak özellik değil mi? Beyinlerimizdeki nöron hücreleri, görme bölgesi, amigdalası, korteksi ortak özellik oluyor da "nedensellik" algısını oluşturan nöral bir yapı neden ortak olamıyor?
Şu sözü bilir misin? Dam üstünde saksağan. Neye ortak özellik denir/denmez ele aldım ya da eleştirdim mi hiç! Ya anlamıyor ya da anlamamızlıktan geliyorsun, neden sorunsalının insanların evrensel, ortak özelliği olması iddiasını eleştirdim ben, aynı şey mi. Nereden yaklaştığımı ifade ettim, ifadelerime ise dayanak olarak link ve 2 tane video koydum! Sen o videoyu izlerken şunu mu diyorsun, ısınan havanın genleşmesi, insanın ortak özelliğidir?! EL CEVAP. Yoksa bu maddenin, havanın bir özelliği/niteliği mi? Demek ki sebep/sonuç ve neden sorunsalı, nesnel zeminlerden yalıtılamaz(indirgenemez) ve salt insanların ortak özelliği noktasına indirgenemez, zira ortada SOYUTLAMA VAR(!!!, yazım da dile getirdim mi? Getirdim!), İnsanların bu konudaki ortak özelliği SORGULAMAKTIR ve neden, nasıl, kim, niçin, için, çünkü düzlemindeki neden sorusu da sadece bunlardan birisidir. Peki NEDEN sorusu üzerine yapılan bunca edebiyatın, ayrıcalığın(?!) temeli nedir, birazdan ifade ederim. özünde daha geniş temellere dayanıyor, ama temelde maksat değişmiyor sorgulamayan bir bilim egemenliği/hakimiyeti yaratmak, yani bilimi kendilerini onaylayan, sebeplere(nedenlere) eğilmeyen ve bu işi başkalarına(teoloji ve öznel idealizm, idealizm) devreden, sadece buyrulunca kafa sallayan(emme basma tulumba gibi) bir duruma/konuma getirmek..
Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ve de idealist yaklaşımı olanları hemen şu teist görüşlere sahip olanlarla aynı kefeye koymaya çalışmak da bir çeşit İNDİRGEMECELİK değil midir? Senin düşünce tarzına ya da metoduna şu şu hurafeciler de sahipti demek bir tartışmayı çürütmek adına bilimsel bir yöntem mi sizce???
Yahu felsefe kategorisinde bana idealizm dedim diye hayıflanıyorsun! İdealizm demek, karşıdak kişinin temel/dayanak noktasından, bakış açısından ibarettir, şahsına yönelik değil ki. Bu bakış açısını sayfalarca temeliyle açıklamam mı gerekir, yoksa idealizm demem yeterli değil mi? Örneğin matrix bakış açısı, örneğin o Harun yahya'dan alıntıladığım link, örneğin bu başlığa eklediğin kişinin indirgeme(idealist metod yahu!!!!) yapmasını dile getirmeyecem, o halde ben neyi eleştirecem, hangi çerçeve/açıya göre? Hem neden hayıflanıyorsun ki? Ben idealizm ve idealist söylemlerini, açı/çerçeve/temel çerçevesinde kullanıyorum, forumda bir dolu materyalist söylemi, kelimesi var hiç adı geçti diye hayıflananı gördün mü? Hem elbette benim de biraz tepki verme hakkım olduğunu düşünüyorum. Böyle kapan ya da kapılan yazarlara, neden mi? Çünkü 30 yıldır bilimi lafazanlıkla meşgul edip, bir sürü genci bilimden soğutuyor, kendisine yabancılaştırıyorlar, insanları alıklaştırıyor, uyuşturuyorlar, metafizik, hayali, kurgusallıkalrını bilimin yerine ikame etmeye çalışıyorlar. Yani kısaca bir türlü dindiremedikleri kuyruk acıları denebilir.. Bir falcının bilimde görmek istediği şeyler gibi, sürekli bilime don giydirmeye kalkıyorlar. İlla diyorlar bilim sorgulamasın! Sebep/sonuç ilişkisi, neden sorunsalı bilimin işi değil, olmasın! Nedeni ne olabilir? Çünkü sebep/sonuç, neden sorunsalı, birilerinin tabularna, inançlarına, çöken fikirlerine, açılarına dokunuyor olabilir mi?! Neden sorusu ile oynanan bu oyunlar tabi ki eleştiriyi hak ediyor ve hatta gerekirse hicivi de.

Son OLARAK NEDEN SORUNSALINA BAKIŞ AÇIM GAYET AÇIK DEĞİL Mİ? 1 LİNK 2 TANE DE DENEY KOYDUM! Daha sebep/sonuç ilişkisi lafzının, nesnel bir zemine ait olduğunu bilmeyen insanalr var ne yazık ki!

Kimse insanın gaye, niyet aramaklı aynı soruyu sorması ile karıştırmasın, karıştırdığımı da iddia etmesin, ifade edilen sebep/sonuç ikişkisi gaye dışı bir ilişkidir, gaye çerçevesinde bakacaksak gayemiz olduğu için sonuçlar ortaya çıkmıyor, sebep/sonuç ilişkisinden dolayı gayelerimizi gerçekleştirebiliyoruz, yani bu meselede(sebep/sonuç) gaye öncül değil, ardıldır. Canınız çay isterse bunu amaç edinebilirsiniz, ama ısınan suyun kaynamasına gereksiniminiz olacak. Suyun ısınmasında gayeniz değil belirleyici olan, aksine sebep/sonuç ilişkisidir ve bu ilişkiyi, nitelikleri, çeşitli özellikleri içeren-taşıyan nesnelerdir, biz ise amacımızla ancak bu ilişkisel düzeyin getirilerine yönelir veya kullanır, ve ya kullanabileceğimiz ortamı hazırlarız! Şimdi birisi çıkıp sebep/sonuç ilişkisi gözlemlenemez bu insanların ortak özelliği, doğada yoktur vs derse susup, kabullenmek mi gerekiyor? ve ayrıca sebep/sonuç çıkar ilişkisi ile karıştırılmasın. Ve yine bizim açımızdan (materyalizm ve bilim) NEDEN sorunsalı öznenin, nesneye yönelimiyle(bu yüzden gözlemler, deneyler) ve özellikle gözlemlenen ilişkiler de, sebep/sonuç düzleminde açığa çıkan sorgulama sorusudur, o halde sadece sorgulayanın sorgulamışlığı değil, burada öncelikli mesele sorgulanan ne? Bu önemli!

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (09-12-2014 Saat 23:08 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #65  
Alt 09-12-2014, 23:35
vishnu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vishnu vishnu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jan 2012
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 834
Standart

nedensellik yanılgı ise doğal seleksiyon düşüncemizde bu mantığın sonucu değil mi ? evrim hatta herşey. eğer nedensellik ve mantık yanlış olabiliyorsa doğal seleksiyon evrm herşey yanlış olabilir.

insan olsak yeter
Alıntı ile Cevapla
  #66  
Alt 09-12-2014, 23:47
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.588
Standart

vishnu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
nedensellik yanılgı ise doğal seleksiyon düşüncemizde bu mantığın sonucu değil mi ? evrim hatta herşey. eğer nedensellik ve mantık yanlış olabiliyorsa doğal seleksiyon evrm herşey yanlış olabilir.
Evrim teorisinin genisleyecegi, degisecegi ortada. Daha cok kazi yapilacak, cok bitki hayvan turu bulunucak, yeni hipotezler olusturulacak. Yanlis olabilir degilde eksik olabilir desek daha dogru olur.

Science is not only compatible with spirituality; it is a profound source of spirituality.
-Carl Sagan

All ideology is toxic because ideology is a kind of insult to the gift of human free thinking.
-Terence McKenna
Alıntı ile Cevapla
  #67  
Alt 09-12-2014, 23:50
vishnu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vishnu vishnu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jan 2012
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 834
Standart

ereninthenature´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evrim teorisinin genisleyecegi, degisecegi ortada. Daha cok kazi yapilacak, cok bitki hayvan turu bulunucak, yeni hipotezler olusturulacak. Yanlis olabilir degilde eksik olabilir desek daha dogru olur.
kazıları fosilleri hep mantıkla inceliyoruz. neden sonuç ilişkisine bakıyoruz. eğer mantık yanlış olabilir dersek evrim de kuantumda herşey çöker. mantık yanlış olabiliyorsa artık bilime de güven kalmaz.

insan olsak yeter
Alıntı ile Cevapla
  #68  
Alt 10-12-2014, 00:05
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.588
Standart

vishnu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
kazıları fosilleri hep mantıkla inceliyoruz. neden sonuç ilişkisine bakıyoruz. eğer mantık yanlış olabilir dersek evrim de kuantumda herşey çöker. mantık yanlış olabiliyorsa artık bilime de güven kalmaz.
Var olan seyler var olmaya devam edecek. Evrenin isleyisi hakkinda gorusuzlerimiz birazcik degisecek sadece.

Makina/materyal gibi mi isliyo yoksa canli gibi dil gibi mi isliyor?

Quantum fizigi kendi icinde 3-4 cemaate ayrildi bile bu arada. Bir paralel evrenciler var, bir unified field'cilar var.

Mantik olgulari degistirmeyecek.

Mantik dunya gorusumuzu sekillendiriyo iste sadece. Mesela Cin'liler ayni anda hem kapitalist hem komunist olabiliyorlar. Taoizm ve Taoist mantigin boyle faydalari var.

Biz ya kapitalist olabiliyoruz ya da komunist Aristocu mantigin eksisi budur.

Science is not only compatible with spirituality; it is a profound source of spirituality.
-Carl Sagan

All ideology is toxic because ideology is a kind of insult to the gift of human free thinking.
-Terence McKenna
Alıntı ile Cevapla
  #69  
Alt 10-12-2014, 00:14
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yine yanlış yerlerden anlamışsın, bir tane alıntı yap ona göre eleştir bakalım neye göre ifadelerim..
Sayın Spartacus,

Yazdığınız cevaba dair yaptığım alıntıları farketmediniz mi? Ta Berkeley'in idealizmine kadar getirmişsiniz konuyu üstelik... Onu da alıntıladım varsayın..

Sevgili dialectics bak bu safasata olur, o yüzden demiyorum. Ben sen bu başlığa ne koyduysan ona göre yorum yaptım, banane adamın 300 sayfa kitabından? Kitabı eleştirmedim, bariz safsata olan ifadelerini eleştirdim. Ortamı ret etmeyip, ortamsız bir sonuç-yargı üretmek akıla da, mantığa da ters!
George LAKOFF'un KIÇINDAN uydurduğunu bastıra bastıra yazan da siz değildiniz muhtemelen...

Kediye, kedi demekten dolayı olmasın? İndirgeme yoksa, indirgeme demem zaten, ve günlerdir bu metod ile neler yapılacağına dair görüşlerimi yazıyorum. İndirgeme ile dilersen kafesi, kuşa sokarsın, mümkün!! Yapman gereken indirgeme metodunun kullanıldığını ifade ettiklerim adına,, indirgeme olmadığını göstermek, hayıflanmak değil.
E göstermemiş miyiz? Konu başlığını açarken çevirisini koyduğumuz metnin bir de ingilizcesini alıntıladım ve burada "nedenselliği insan uyduruyormuş" çıkarımı var mı diye de sormadım mı size? Hatırlatayım siz "kokuyu da köpek uyduruyor" gibi bir çıkarıma varmıştınız o başlıkta yazdıklarımdan...

Bak yine anlamamışsın, ortamın reddi nerede benim ifadem de? Neye göre ortam dışlanmış? Sanırım anlamak için değilde spartacus yine ne yazmış açısıyla okuyorsunuz? Size göre o deneyde balonun şişmesi, sebep/sonuç ilişkisi insanların ortak bir özelliği mi, yoksa deneye tabi tutulan nesnelerin nitelik/özellikleri mi? Demek ki neden sorunsalı, sebep/sonuç ilişkisi salt insana has ve insanların ortak özelliği değilmiş! Gördün mü indirgeme neredeymiş ve ben neye göre ifade etmişim! Sağ gösterip sol vurmakta(şu ya da buraları eleştirilmeye kapatayım, ama sonuç/yargı sürecinde dilerse çelişsin) bir şeydir, lakin herkesin razı geleceğini beklememek gerekir.
Nedenselliği algılayış biçimimiz morfolojimizle, yapımızla, beyinsel kavramlarımızla sınırlı diyor bu bilişsel bilimci. Nasıl ki düşünce beynin ürünüdür, tüm düşünce beyindeki nöral aktivitenin ve bedenin çevreyi nasıl algıladığının bir sonucudur; kurduğumuz nedensellik bağları da bu şekilde yapımıza bağımlıdır diyor(reason is embodied).

Bilişsel bilim nedir?

"Bilişsel bilim, zihin ve zekânın işleyişini ele alan, zeki sistemlerin dinamiklerini ve yapılarını araştıran disiplinler arası bir yaklaşımdır. Çok geniş bir alanı kapsamasından ötürü bilişsel bilim alanında çalışan araştırmacıların bilişsel psikoloji, dilbilim, sinirbilim (neuroscience), yapay zekâ, dilbilim, antropoloji ve felsefe gibi alanlarda temel bilgilere sahip olması beklenir. "

Nasıl ki görme, duyma, dokunma vb. algılarımız beynimizdeki nöronların yapısallığı ile sınırlı (örneğin kadınların %25'i, erkeklerin algılayamadığı bir beyaz tonunu algılar, örneğin kulaklarımız sadece belli desibel aralığındaki sesleri duyar), bu algıladıklarımız arasındaki ilişkileri de yine nöral yapılarımıza bağlı olarak gelişen bazı kavramsallar sayesinde kurarız diyor.
Örnek mi: sayfa 23-26 arasında spatial-relations concepts diye bir başlık var. Uzak-yakın, içinde-dışında, kaynaktan hedefe hareket vb. tip ilişkileri kurarken beyin tarafından kullanılan nöral aktivitelere bağlı örnekler var.

Yani siz hani balonun neden şiştiğini açıklıyorsunuz ya ve buna da insanlardan bağımsız bir "mutlak"lık atfediyorsunuz ya; bir alternatif görüş o açıkladığınız nedenin sandığınız gibi "mutlak" olmadığı, beyninizde başka bir kavramsal özellik nöral olarak gelişmiş olsa belki o olayı başka şekilde açıklayabiliyor olacağınız çıkarımı... Ki buna da diğer arkadaşlarla tartışma esnasında değindim ve bizim olaylarda kullandığımız nedensellik ilişkilerindeki yöntemlerimiz "mutlak" mıdır sorusunu yönelttim.. Neticede George Lakoff'un avukatı değiliz, tartışıyoruz...


Aksine Harun Yahya gibilerin ordan burdan ç-aldığı, şeyleri eleştirme hakkımı kullanıyorum. Beni eleştir, benim yaptığım da zaten bir eleştiri, öyle bir eleştir ki, yazdıklarım üzerinden hiciv bile yapabilirsin, hatta o dereceki mal herif bile diyebilirsin, yeterki objektif ol, yeterki eleştiri olsun.... Felsefe kategorilerinde eleştiri yapılmasından hayıflanıyorsun, farkında mısın?
Bu eleştirileri o zaman Harun Yahya'nın mevzu olduğu bir konu başlığında yapsanız...


Yahu felsefe kategorisinde bana idealizm dedim diye hayıflanıyorsun! İdealizm demek, karşıdak kişinin temel/dayanak noktasından, bakış açısından ibarettir, şahsına yönelik değil ki. Bu bakış açısını sayfalarca temeliyle açıklamam mı gerekir, yoksa idealizm demem yeterli değil mi? Örneğin matrix bakış açısı, örneğin o Harun yahya'dan alıntıladığım link, örneğin bu başlığa eklediğin kişinin indirgeme(idealist metod yahu!!!!) yapmasını dile getirmeyecem, o halde ben neyi eleştirecem, hangi çerçeve/açıya göre? Hem neden hayıflanıyorsun ki? Ben idealizm ve idealist söylemlerini, açı/çerçeve/temel çerçevesinde kullanıyorum, forumda bir dolu materyalist söylemi, kelimesi var hiç adı geçti diye hayıflananı gördün mü? Hem elbette benim de biraz tepki verme hakkım olduğunu düşünüyorum. Böyle kapan ya da kapılan yazarlara, neden mi? Çünkü 30 yıldır bilimi lafazanlıkla meşgul edip, bir sürü genci bilimden soğutuyor, kendisine yabancılaştırıyorlar, insanları alıklaştırıyor, uyuşturuyorlar, metafizik, hayali, kurgusallıkalrını bilimin yerine ikame etmeye çalışıyorlar. Yani kısaca bir türlü dindiremedikleri kuyruk acıları denebilir.. Bir falcının bilimde görmek istediği şeyler gibi, sürekli bilime don giydirmeye kalkıyorlar. İlla diyorlar bilim sorgulamasın! Sebep/sonuç ilişkisi, neden sorunsalı bilimin işi değil, olmasın! Nedeni ne olabilir? Çünkü sebep/sonuç, neden sorunsalı, birilerinin tabularna, inançlarına, çöken fikirlerine, açılarına dokunuyor olabilir mi?! Neden sorusu ile oynanan bu oyunlar tabi ki eleştiriyi hak ediyor ve hatta gerekirse hicivi de.
Dikkat ederseniz benim ifadem yazdığımız görüşlerden Harun Yahya ile ilişki kurma maksadınıza idi. Link filan vermişsiniz. "Al işte senin savunduğun görüşleri, bu üçkağıtçı da savunuyor" a getirmişsiniz bir nevi. En azından en sonda böyle bir örnek verince, o ilişkiyi ima etmiş olursunuz.

Elbetteki idealist bakış açısını eleştirebilirsiniz. Ancak bu tartışmada da olduğu gibi spesifik konuyu eleştirirken sonrasında konuyu genelleyip idealizmin bilime nasıl don giydirmeye kalktığına, idealizmin zaten hep bu tip yöntemler kullandığına, yüzyıllar önce zaten idealist görüşlerin tarihe karıştığına vb. getiriyorsunuz.

Ancak hep ortamdan, herşeyin birbirleri ile ilişkisinden, etki-tepkisinden, hareketinden bahseden biri olarak materyalist bakış açısını "mutlak" olarak mı görüyorsunuz? İdealizm, evet çürümüş olabilir, ama bu idealist bir emare taşıyan her fikri ya da düşünceyi reddetmeyi gerektirir mi? İnsanlığın bilgiye dair olan arayışında muhtemeldir ki materyalist bakış açısı da bir son değil, bir geçiş noktasıdır. Belki bundan sonrakiler çıtayı bir adım yukarı taşıyacak ve belki idealist görüş ile materyalist görüşlerin en güçlü yanlarını birleştirdikleri yeni bir felsefi bakışa ulaşacaklardır. Olamaz mı?

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #70  
Alt 10-12-2014, 00:16
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.688

Onur Üyeliği 

Standart

Nedensellik ifadesinden ziyade temel-zemin ifadesi, sebep/sonuç ilişkisidir. Zira nedensellik de özünde bu zemine dayalıdır ve genelde bu felsefik yanıdır.

Şöyle gidilebilir, diye düşünüyorum.

Hareket bir nesne midir? Yoksa nesnel mi? (gözlemlenebilir, soyutlanabilir mi?)
Sebep/sonuç ilişkisi nesne midir? ELBETTE değildir. Peki nesnel midir? Elbette ensneldir? Gzölemlenip, test edilebilir mi? Elbette, peki gözlemlenen nedir? Nesnel zemin/hareket/değişimdir ve faktörlerdir.

Şimdi doğada, evrende hareket var mı? Var.
Sebep/sonuç ilişkisi var mı var!

Sonuç itibariyle bilimde neden sorusu üzerinden gedik açma çaba/garetlerinin anlaşılabilir bir yönü var, o da bilimin sorgulamaması! Çünkü evrim teorisi yeterli bir düşman iken, şimdi bilim evren ölçeğinde de tamamiyle düşman hale geliyor. Kimler için? Teoloji ve idealizm. Haliyle günümüzde bilime baskı uygulanıyor, ve en temelde bilim sorgulamasın, neden sorusu, sebepler ve sonuçlar bilimin işi değil, bunu teolojiye ya da felsefeye bıraksın, bilim sadece, ama sadece fotoğraf makinesi işlevi görsün! Maksat bu.

Şimdi efendim spartacus maksat diyor, niyet okuyor yine fobik, mobik denecek, halbuki ifadelerim belirli bir zemin/temele dayalı(!), fobi filan değil!! Yani sanki ben uyduruyormuşum gibi yaklaşım, önyargılara ve ifadelerimde köken/zemin bakımından nedenleriyle değindiğim halde, görmezden gelinmesine, anlaşılmamaya, niyetten bağımsız çarpıklığa/çarpıtmaya yol açar. Bakalım bir örnek daha vereyim bu başlıkta; ve siz düşünün, sorgulama işini bilimden alıp teolojiye, felsefeye vermenin altında yatan ideolojik/politik çıkar çerçevesini de dilerseniz görmezden gelin, lakin kral çıplak..
http://www.derindusunce.org/2010/10/...-luzum-yoktur/
"Tabiat bilimleri NASIL?” sorusuna cevap verir. “NEDEN?” sorusu ise dinî, felsefî tartışmaların konusudur.(2)"

2 nolu olarak referanslamış ve şunu ifade etmiş;
"Bilim adamlarının cemaat liderliğine soyunmaları yeni bir olay değil"

Yani neden sorunsalı, sebep/sonuç ilişkileri bilimin işi olmamalı! Çünkü o zaman işin ucu tabulara/inançlara dokunuyor, haliyle bilim insanları da bu kafayla ancak cemaat lideri konumuna itiliyor(!). Ne güzeldi dünyanın yaşının 6.000 yıl ve düz olduğu ve evrenin merkezi olduğuna inanılan yıllar, ne güzeldi herkes kolayca uyuşturulabiliyor, koyun gibi güdülebilyor, insan emeğinden, kol ve beyin gücünden daha iyi faydalanılıyordu?! Bilimin işi mi evrenin merkezinin dünya olmadığını söylemek!? Bunun özünde, evvela NASIL sorunsalı değil, neden sorulası yatar! Eee madem neden sorunsalı var aman bilim bu işe el atmasın kaygısı var! Ama yine de soru açıktır, dünya neden evrenin merkezi olsun ki? Buna dair ne gibi verilerimiz, kanıtlarımız, gözlemlerimiz var? İşte ucu inanca dokunuverdi!

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kuran'ın insan ürünü olamayacağına kanıt argümanları Ascendent İslam 22 10-09-2017 22:30
Doğa Harikası Kanatlar Tasarım Ürünü Mü? hur-kus Hristiyanlık 13 29-05-2010 16:04
Sina Dağı'nda olanlar halüsinasyon ürünü müydü? sargon İslam 12 06-03-2008 11:14
Erdoğan Aydın Yazıları- Yeniçağ Fethin Ürünü mü? gozde-1 Tarih 0 17-06-2007 08:59
Mantık kaytaz İslam 14 03-02-2006 19:00

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:15 .