Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Ateizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 26-02-2015, 15:38
Sundance Sundance isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2014
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 590
Standart İnanmak mı zor yoksa inanmamak mı?

Başka bir deyişle kulluk mu zor yoksa kafirlik mi?

İlk öncelikle bu konuyu inanan veya inanmayan arasında bir seviye farkı olduğunu, inananları küçümsemek, aşağılamak gibi bir amaçla açmadığımın bilinmesini isterim.

Başlığı açmamdaki sebep, "Kulluk zor, namaz var, oruç var, zekat var beğenmiyorsunuz tabii" şeklinde bir yaklaşıma sık sık rastlıyor olmam. Bir nevi iç dökme amaçlı kendi görüşümü dile getirmek istedim.

Benim kendi görüşüm, kafirliğin daha zor olduğu yönünde.

Bir kere psikolojik açıdan daha zor çünkü beyin bir merak motoru, olayları algılayabilmek için devamlı sınıflama ve kıyas yapıyor. Bu değerlendirmeler sonucu yaşamını idame ettirebileceği bir harita yaratıyor kendine. Bu haritaya uygun olarak da karar veriyor. Haritanın ne kadar başarılı olduğu veya tehlikelerden ne kadar uzak tuttuğu konumuz değil ancak harita olmadığı zaman bilinmezlik insan için kabus oluyor.
Dinin en büyük işlevi bana göre bu haritada bilinmeze sınır çizmek. Bilinmezlikten doğan korkuyu bir kutsal yaratarak sınırlandırmak. Sınırlamasa zaten bilinmezden kaynaklanan dehşet beyinin sağlıklı çalışmasına izin vermez. Yani mağarada uzun dişli kaplanın bu gece gelip diğerlerinin arasından seni mi götüreceğini bilemiyorsan burada başlıyor bana göre dinin temeli.
İnsan ilk atalarından itibaren gelişip bilinmezlik faktörünü azalttıkça dini de geliştirmek zorunda kalıyor. Fanatikçe belirli bir dini değil de, tüm dinleri aynı gözle gördüğünüzde, ilk kutsalların nasıl basitlikten zamanla daha karmaşık ahlaki temelleri olan dinlere geçiş yaptığını görebiliyorsunuz.
İnanan ile inanmayanın farkının da burada başladığını düşünüyorum. Zira bilinmezlik ile baş etmenin yolu bilmekten geçiyor. Her şeyi bilmek değil elbette ancak beyinin sağlıklı değerlendirme yapabileceği kadar çok verisi olması gerekiyor elinin altında. Bu sebeple inanmayan bir kişinin zihnindeki neden, nasıl, ne zaman soruları karşısında temel bir bilgi edinmesi gerekiyor. Örneğin bir insanın yaşamın başlangıcını anlayabilmesi için biraz kimya, biraz fizik bilmesi gerekiyor. Veya evrimi anlayabilmesi için, biraz biyoloji, biraz olasılık bilmesi gerekiyor. Bu temeli almayan bir insanın "tanrı yoksa bunlar nasıl oluştu?" kavramını anlaması, dört işlem bilmeden iki bilinmeyenli denklem çözmeye çalışması gibi bir şey oluyor. Bu da okuyarak, öğrenerek gerçekleşiyor. Zorluk kısmı da buradan geliyor. Çünkü temel bir noktaya ulaşmak için edinilmesi gereken bilgi bile oldukça karmaşık bir düzeyde.

İkinci olarak olayın sosyal yönü var. Geneli inanan ve inanmayana ağır bir negatif tepkide bulunan bir toplumun içinde yaşayan inanmayan bir insan ciddi bir dezavantaj yaşıyor. Gerek sosyal ilişkilerde, gerek ekonomik ilişkilerde açık açık "dinsiz" etiketi bulunması ciddi zorluklar getiriyor.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 26-02-2015, 16:00
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.350
Standart

Bence de inanmamak daha zor.

Çünkü insan fizyolojisi ve psikolojisi inanmaya programlanmıştır.
İnanmamak için bu doğal psikolojiyi yıkmak adına inkar politikaları geliştirmek gerekiyor.Yani doğal durumdan çıkıp yapay duruma geçiş yaptığı için inanmamak daha zorlu bir eylemdir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26-02-2015, 16:02
gur91 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
gur91 gur91 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Oct 2014
Mesajlar: 834
Standart

Okumazsan ve bilmezsen inanması kolay , okuduktan sonra inanması zorlaşıyor gerçi içine bir kurt düştü mü artık geri dönülmez bir yola giriyorsun , gerçek olmayan bir şeye insanın hayatını bağlaması oldukça zor bir durum diğer açıdan inanmayanlar içinde zor , yaşadığımız toplum belli ister istemez baskı hissediyorsun , daha doğru düzgün kimse bilmiyor dinsiz olduğumu söylemek istemiyorum karşındakine ne anlatırsan anlat değişmeyecek zaten , onun düşünüp anlaması gerekiyor bu işleri aileden uzağım 5-6 aydır şimdi yanlarına gideceğimi düşününce ne yapacağımı bilmiyorum , çevremi felan düşününce sıkılıyorum daha geçen seneye kadar sakallı dolaşıyordum ortalıkta ama kendime kızıyorum o kadar şeyi görmeme rağmen inatla ben devam ettirdim , din çok acayip bir şey kolay kolay kopamıyor insan konudan biraz bağımsız oldu ama içimi döktüm kıyas ve sınıflama derken ne demek istediğini anlamadım
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 26-02-2015, 17:57
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Insanoglu inanc temelinde neden boyle bir ikileme ve bunun tekini secime ihtiyac duysun?

Bir seye inanmak ya da inanmamak bir eylemdir. Onemli olan bu eylem secimini ve birinin digerine zit oldugu secimi veren temeli inanci algilamaktir.

Inanc tamamenb insanoglunun, sorusuna yanit veremedigi durumda aklini rahat ettirmek Adina, kendine dogrulayarak saptigi yoldur.

Bu yolun en buyuk tehlikesi sorgulanmamasi zaman ile dogmalasmasi gerilesmesi yobazlasmasi ve cag disi kalmasi ve bir de insanoglunu inanc temelinde teslim almasi ve caresiz birakmasidir.

Ayrica inanc kisinin sadece kacisidir. Yani ogrenmek bilmek degerlendirmek sorgulamak v.s. gibi beynin fonksiyonlarini kulklanmamak sadece kolayini secmektir.

Insanoglu bilgilendikce bilinclendikce ve firkin farkina vardikca inanc yoluna olan muracaati zayiflar.

Sadece kisinin kendi bilincindeki bir yorum olarak kalir.

"ben senin dogru soyledigine inaniyorum/inanmiyorum" gibi.

Buradaki inancta kisinin inanci uzerine kullandigi kisi ile ilgili gecmis iliski tecrubeleri temelindedir.

Yani yukaridaki cumleyi aciklayabilir.

Dolayisi ile bir kavrama inanc yolu secmekten ve kendini kisir teke indirgeme dongusune sokmaktan ziyade, o kavramin ne oldugunu algilamak sorgulamak bilmek ve bilincine varmak olmasi gerekendir.

Basliga gore burada bahsedilen kavram tanridir.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 26-02-2015, 18:12
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Insanoglu "dogustan kendisine verilene, soylenene, istenene v.s. inan" emir kipi yerine, eger beyninde bir emir kipi sececekse "sana bugune kadar verileni, soyleneni, senden isteneni sorgula, degerlendir v.s. yani bil" emir kipini beynine verse; iste o zaman belki once bireylesme sonar da insanlasma yoluna girer.

Tabiki ikinci "bil" emir kipi, ilki gibi "hazirlop" degildir. Kisinin kendini beyni uzerinde dusundurmesini beyni ile iletisim kurmasini v.s. kisaca caba gayret azim ve kararliligi gerektirir.

Yoksa beyinde yerlesmisi kullanmak zaten her bir beynin yaptigidir.

Onemli olan beyindekini kullanmak degil, beyni isletmek ve calistirmaktir.

Bunu yapmiyan kendine ne bahane sunuyorsa, bunun bir "kolaya kacis ve teslimiyet" oldugunu bilmelidir.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26-02-2015, 20:03
Nana Buluku Nana Buluku isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 21 Oct 2014
Mesajlar: 1.030
Standart

Sundance´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Bir kere psikolojik açıdan daha zor çünkü beyin bir merak motoru, olayları algılayabilmek için devamlı sınıflama ve kıyas yapıyor. Bu değerlendirmeler sonucu yaşamını idame ettirebileceği bir harita yaratıyor kendine. Bu haritaya uygun olarak da karar veriyor. Haritanın ne kadar başarılı olduğu veya tehlikelerden ne kadar uzak tuttuğu konumuz değil ancak harita olmadığı zaman bilinmezlik insan için kabus oluyor.
İnsan beyni sürekli neden sorusunu sorar. Mesela bir doğal afet olduğunda neden diye sorar. Aynı zamanda cevapta bulmaya çalışır. Eğer insan doğal afetlerin bilimsel nedenini bilmezse, verilen cevap Tanrı olur. Bugün bile doğal afetlerin bilimsel nedeni bilinmesine rağmen insanların bir kısmı cevap olarak Tanrı derler.


Sundance´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dinin en büyük işlevi bana göre bu haritada bilinmeze sınır çizmek. Bilinmezlikten doğan korkuyu bir kutsal yaratarak sınırlandırmak. Sınırlamasa zaten bilinmezden kaynaklanan dehşet beyinin sağlıklı çalışmasına izin vermez. Yani mağarada uzun dişli kaplanın bu gece gelip diğerlerinin arasından seni mi götüreceğini bilemiyorsan burada başlıyor bana göre dinin temeli.

Korku verilen cevaptan sonra başlıyor. İnsanın bilmemesinden korku oluşmaz. Kaplan'ın gelme nedenine Tanrı dersek ortaya şu sorular çıkar.Tanrı neden bu Kaplan'ı gönderiyor ? Bir başka soruda. Tanrı ne zaman bu kaplanı gönderiyor ? Asıl korku işte bu sorudan sonra başlar. Çünkü hayatınız bir hiç görmediğiniz, iletişim kuramadığınız bir varlığa bağlı. En iyi örnek Minos uygarlığıdır. Bu insanlar depremlerden bezmişti. Depremden korkuyorlardı. Çünkü depremin ne zaman olacağını bilmiyorlardı. Ne zaman öleceklerini bilmiyorlardı. Ama onları kimin öldürdüğünü biliyorlardı. Tanrıları. Hayatları tanrıya bağlıydı.

Dinin işlevi korkuyu dindirmek değildir. Dinin işlevi korkunun kaynağı olan Tanrıyla iletişime geçip insanların hayatlarını kurtarmaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26-02-2015, 20:33
Nana Buluku Nana Buluku isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 21 Oct 2014
Mesajlar: 1.030
Standart

zfr87´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Çünkü insan fizyolojisi ve psikolojisi inanmaya programlanmıştır.
Bunu kanıtlamak için en iyisi bir deney yazmak olur. Az önce bu konuyla ilgili bir belgesel izledim. Hemde konuya açıklık getirmiş oluruz.

Deney 4-6 yaş arası çocuklarda üzerinde yapılıyor.

Deneyde çocuklar hedef tahtasına top atıyor. Ancak belirli kurallar var.
Kurallar şunlar.

1- Topu, hedef tahtasına arkalarını dönerek atmak zorundalar.

2- Belirli bir uzaklıktan atılmak zorunda. Bu beyaz bir çizgiyle belirlenmiş.

Çocuklar deney gerçekleşirken odada hiç kimse bulunmuyor. Deney gizli kamera ile yan odadan izleniyor. Çocukların hepsi odada kimse bulunmadığı için kuralları çiğniyor.

Daha sonra deney başka çocuklar üzerinde tekrarlanıyor.
Ancak bir fark var. Odada bulunan sandalyede görünmez bir varlığın bulunduğunu söylüyorlar. Adı ise Prenses Alice. Daha sonra deney başlıyor. Çocukların hepside odada hiç kimse bulunmamasına rağmen kuralları çiğnemiyor. Bunun sebebi ise odada Prenses Alice'nin bulunduğunu düşünmeleri. Çocuklar görünmez bir varlığa inanıyorlar.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26-02-2015, 21:10
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.350
Standart

Nana Buluku´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bunu kanıtlamak için en iyisi bir deney yazmak olur. Az önce bu konuyla ilgili bir belgesel izledim. Hemde konuya açıklık getirmiş oluruz.

Deney 4-6 yaş arası çocuklarda üzerinde yapılıyor.

Deneyde çocuklar hedef tahtasına top atıyor. Ancak belirli kurallar var.
Kurallar şunlar.

1- Topu, hedef tahtasına arkalarını dönerek atmak zorundalar.

2- Belirli bir uzaklıktan atılmak zorunda. Bu beyaz bir çizgiyle belirlenmiş.

Çocuklar deney gerçekleşirken odada hiç kimse bulunmuyor. Deney gizli kamera ile yan odadan izleniyor. Çocukların hepsi odada kimse bulunmadığı için kuralları çiğniyor.

Daha sonra deney başka çocuklar üzerinde tekrarlanıyor.
Ancak bir fark var. Odada bulunan sandalyede görünmez bir varlığın bulunduğunu söylüyorlar. Adı ise Prenses Alice. Daha sonra deney başlıyor. Çocukların hepside odada hiç kimse bulunmamasına rağmen kuralları çiğnemiyor. Bunun sebebi ise odada Prenses Alice'nin bulunduğunu düşünmeleri. Çocuklar görünmez bir varlığa inanıyorlar.

Kısmen bağlantılı benim konumla ama tamamen değil.

Ben de bir deney görmüştüm.
Çocuklar herşeyde amaçsallık arıyorlar.
Bir hayvanın hareketinde suyun hareketinde amaç vardır diye düşünüyorlar.
Her olayın canlılara veya nesnelere amaç ve hizmet ettiğine inanıyorlar.

Bu inanç nereden gelmiştir öyleyse?
Biz cansız maddeden oluşmuş varlıklarız.Bu tarz amaçlar bizim doğal sürecimiz açısından gereksiz.Ama var.
Var olmasının amacı da var olabilir öyleyse.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26-02-2015, 21:13
Nana Buluku Nana Buluku isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 21 Oct 2014
Mesajlar: 1.030
Standart

zfr87´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kısmen bağlantılı benim konumla ama tamamen değil.
Neresi bağlantılı değil ?
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26-02-2015, 21:16
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.350
Standart

Nana Buluku´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Neresi bağlantılı değil ?
Görünmez güçlerin varlığına inanç var senin örneğinde.Bunun nedeni sonradan kazanılmış tecrübeler olabilir.

Yaratıcıya inanma arzusu yok yani örneğinde.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Inanmak inanmamak SiriusBLACK İslam 0 08-01-2015 23:11
inanmamak olan bir şeyi reddetmek midir? aysehatun İslam 42 08-08-2012 04:46
Tanrıya inanmamak saçmalıktır. OffSpring İslam 104 01-11-2011 03:51
inanmamak ibret İslam 16 14-06-2008 20:23
İNANMAK İÇİN GÖRMEK DEİL GÖRMEK İÇİN İNANMAK GEREK sade Konu-dışı 11 13-06-2007 06:01

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:40 .