Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Anket Sonucuna Bak: Müslümanlar en çok hangi savunmayı yapar?
Bu ayetler zamanaşımına uğradı yani bugün geçersiz! 24 15,38%
Bu ayetleri her okuyan anlayamaz yani yanlış anlaşılmaya müsait! 120 76,92%
Bu ayetler çağdışı yani İslam'da reform yapılması lazım! 15 9,62%
Bu ayetlere inanmak mümkün değil ama yine de müslümanım! 14 8,97%
Birden fazla seçeneğe oy verilebilir. Katılımcı sayısı: 156. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #461  
Alt 15-03-2015, 14:26
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
Standart

Nana Buluku´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu şekilde düşünenlerin sadece dinsizler olmadığını görmen için söyledim. Kimin görüşünü kabul etmek istersen et.

Zeki olmak önemli değil. Akıl önemli.

Soruya da cevap vermemişsin.

Akla mantığa uymayan ayetleri Tanrı nasıl göndermiş olabilir ?

Ayetler ve arapça dili yoruma açık geniş anlamlara müsait olduğu için mantıkız görünen ayetler mantığa sokulabilir.

Hem mantıklı hem mantıksız görünüyor olmasını da ''imtihan'' kavramıyla açıklayabiliriz.

Ayetlerde çelişki var olabilmesi için bu çelişkinin net ve kesin olması gerekir. Bana göre sana göre değişen bir durum varsa, ortada çelişki de yoktur.
Alıntı ile Cevapla
  #462  
Alt 15-03-2015, 17:15
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

zfr87´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Rabbine ibadet et falan diyor, sorun ne ?
Hani ... "Beni müslümanlıktan çıkartacak bir ayetle karşılaşmadım henüz." demiştinya, bu henüz senin böyle bir şeyle "karşılaşmaya" hazır olmadığın anlamına geliyor, yoksa kuran zaten tezatlıklarıyla meşhur bir kitaptır.
Algın değiştiğinde, hayat tüm kumpaslarını kuracaktır merak etme.
Yani aradığın neyse onu görürsün, başka bir şeyi göremezsin.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #463  
Alt 19-03-2015, 22:52
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
Standart

Obi Wan;

Şu 5 eder yoksa cehenneme atar konusuna değineyim.

Zaten özgür iradenin teizmdeki sıkıntılı yanı bu.
Allah bize cennet-cehennem baskısı kurarak kendisine inanmamızı sağlıyor. Öyleyse kendi özgür irademizle seçim yaptığımızı tam olarak söyleyemeyiz. Çünkü baskı var.

Burası sıkıntılı elbette. Fakat senin bahsettiğin kadar büyük mantıksızlık da yok. Mantığa sokulabilen yoruma açık kısımlar, bir şekilde sembolik anlatımlarla değiştirilebilir.

Akla aykırı mantıksızlıklar değil, aklı aşan mantıksızlıklar.

Kapasitemizin aştığı yerde çözüm bulamadığımız için ''mantıksız'' olarak değerlendiriyoruz belki de.
Tabi bu açıklama kolay bir açıklama. Kolaya kaçmak.

Ben kuranda önemli bir sıkıntı bulamadım açıkçası. Ama dinlerin felsefesinde büyük sıkıntılar var.
Alıntı ile Cevapla
  #464  
Alt 01-04-2015, 20:17
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
upuaut - İCQ üzeri Mesaj gönder upuaut - AİM üzeri Mesaj gönder upuaut - YAHOO üzeri Mesaj gönder upuaut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Obi-Wan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Mantik nedir, zafer87?



Seni imtihan edeyim madem;

"1+2, 5 eder, kabul etmezsen cehenneme atarim"

Yukaridaki bilgi dogrultusunda; 1+2 asagidaki siklardan hangisine esittir?

a)3
b)1
c)12
d)5

Cevapla.



'Ayet' diye bir ogenin varligi basli basina mantiksal celiski degil mi? Ayet ne yahu? =) Her zaman yazi mi vardi, diller mi vardi? Insan dedigin tur ne zaman sembol cizip kavram yaratmaya basladi, pek gozleminde degil herhalde.

'Bilim' yoruma acik degildir zafer87, gozlem sonrasi kimse bu gezegende suyun 10 celciusta buharlastigini iddia edemez, etmeye kalkarsa da kendi deluzyonudur, kendini baglar.


Mantık mı dediniz; Grekler'i tek geçerim. Günümüzdeki tüm mantık kuralları Grekler tarafından 2500 yıl önce konulmuştur. Örneğin Pisagor'un bir kenarı 1 birim olan karenin köşegeni Karekök[2] birimdir ve bunun ölçülemez olduğu "Olmayana Ergi Yöntemi" ile ispatlanmıştır.

İşte bu yüzden eski Yunanca yazılan tüm İnciller mantık kuralları içinde içersinde yazılmış, dolayısıyla anlaşılmayan bir tek kelimesi bile kalmamıştır. Oysa aynı durum KURAN için geçerli değildir. Bu sonuç da taraflı tarafsız herkesin Grekler'e şapka çıkartmasına neden olur!

Bilirsiniz; Romalılar askerlikte yetenekliyken Grekler sanat ve bilimde öndeydi. Öyle ki KURAN'ı yazan 7. y.y. Arapları bile Grekler'den fersah fersah geride idi!

Şimdi KURAN'dan mantık ile ilgili şu probleme bir bakınız: Bir adam ölür ve geriye karısı (1/8), 3 kız çocuğu (2/3) ve anne-babası (1/6) kaldığına göre,

(1/8) + (2/3) + (1/6) + (1/6) = 9/8 = 1.125

sonucu çıkar ki, bu da, 7. y.y. Arapları'nın mantık bakımından mevcut durumunu gösterir.

Bu problem yukarıda verilen probleme benzer ve bunların hepsi sizi saçma sapan sonuçlara götürür!
Alıntı ile Cevapla
  #465  
Alt 01-04-2015, 20:52
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
upuaut - İCQ üzeri Mesaj gönder upuaut - AİM üzeri Mesaj gönder upuaut - YAHOO üzeri Mesaj gönder upuaut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Doğu Perinçek konuşuyor: "6. y.y., hatta M.Ö.'ye gidersek..."

Arkadaşlar, bir önceki mesajıma ek olarak Vatan Partisi'nin Genel Başkanı Doğu Perinçek'in 2 gün önce Bilkent Üniversitesi'nde öğrencilerin sorularını yanıtlarken, KURAN'da mantık arayanlara programın sonunda sarfettiği şu sözler kafaya çakılması gereken sözler olarak karşımıza çıkar:


Doğu Perinçek (2:27:08-2:27:42): "Yobazlık şeyi de, onu da söyleyeyim. Tabii herkes inancında özgür olmalıdır. Ben de sonuna kadar saygılıyım; inançlara, mezheplere ve bu konudaki tercihlere... Herkes ibadetini özgürce yapmalıdır; vicdanlar özgür olmalıdır ama biz dünyayı, toplumu ve devleti din kurallarına göre düzenleyemeyiz. Çünkü bu din kuralları 6. y.y., hatta Yahudiliğe Milattan önceye gidersek 1000, 2000..."

İşte bu sözler Müslümanları çileden çıkartır!
Alıntı ile Cevapla
  #466  
Alt 06-04-2015, 07:06
AvniSinanoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AvniSinanoglu AvniSinanoglu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Sep 2010
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 429
Standart

tardu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Diyanet Vakfı Meali:

"Beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın." (Nisa Suresi 3. Ayet)
Yetimler hakkında adaletli davranamamaktan korkuyorsanız uygun gördüğünüz kadınlarla ikişer, üçer, dörder evlenebilirsiniz.
Adaletli davranmak olabilecek durum degildir !!
Onlara eşit davranamamaktan korkuyorsanız bir taneyle veya yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi olduklari ile yetinin. Sapmamanız için en uygunu budur.
Ikinci kalemde Kuran Türklerin neden sadece bir kadinla evlendigini ve Kurani kendi cinsi azginligi icin kullanmadigini iman sahibi oldugunu göstermektedir.

Düşünülen her şey yapılabilir.
"Bağnaz ateist" gördüğüm anda, sorduğum ilk soru nedir biliyor musunuz?"
"gönül nedir, gönül ne demek?"


Alıntı ile Cevapla
  #467  
Alt 06-04-2015, 07:11
AvniSinanoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AvniSinanoglu AvniSinanoglu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Sep 2010
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 429
Standart

tardu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Diyanet Vakfı Meali:


"Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli emreder." (Nisa Suresi 11. Ayet)
Burada kimin ne anlamak istedigi önemli.

ALLAH size çocuklarınız hakkında öğütte bulunuyor. Erkek, kadının iki katı pay alır. Mirasçılar sadece kadın olup iki kişiden fazla iseler terekenin üçte ikisi onlarındır. Çocuk sadece bir kadınsa terekenin yarısı onundur. Ölen kişi ardında çocuk bırakmışsa, ana ve babasının her birisine altıda bir düşer. Çocuğu yok da kendisine sadece ana ve babası varis oluyorsa bu durumda annesine üçte bir pay düşer. Kardeşi varsa bu durumda annesine altıda bir düşer. Tüm bu paylaşma oranları, ölenin yaptığı vasiyetten ve borçların ödenmesinden sonra gelir. Analarınız, babalarınız ve çocuklarınızdan hangisinin size daha yararlı olduğunu bilemezsiniz. Bu ALLAH'ın yasasıdır. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

Surenin 11. ayetinde çocukların paylarına yer verilmiş, erkek ile kızların birlikte oldukları veya kızların bir yahut da birden fazla oldukları zamanki miras durumları detaylı bir şekilde belirtilmiştir. Ayrıca bu ayette ölen kişinin -çocuklu veya çocuksuz; kardeşli veya kardeşsiz olması durumunda - anne ve babanın alacağı farklı miras paylarına yer verilmiştir.

Surenin 12. ayetinde ise, çocuklu veya çocuksuz olmaları durumunda eşlerin birbirinden alacakları miras paylarına işaret edilmiştir. Ayrıca kimsesiz manasına gelen "Kelale"nin durumu gibi diğer bazı detaylara da yer verilmiştir.

Bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, her iki ayette de eşler söz konusudur. "Miras konusunda, Allah çocuklarınız hakkında şöyle emreder."(Nisa, 4/11) mealindeki ifadenin muhatabı çocukların anne babası olan eşlerdir.

"Eşlerinizin çocukları yoksa terikelerinin yarısı siz kocalarındır. Eğer çocukları varsa dörtte biri size aittir… Sizin de çocuğunuz yoksa terikenizin dörtte biri eşlerinizindir. Eğer çocuğunuz varsa terikenizin sekizde biri onlara aittir."(Nisa, 4/12) mealindeki ifadenin muhatabı zaten açıkça eşler olduğu vurgulanmıştır.

Ayetlerin mealleri ve açıklaması:

"Allah size, çocuklarımı hakkında erkeğe, iki kadın payı kadar (vermenizi) emreder. İkiden fazla kadın iseler bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuşlarsa anasının hakkı üçte bîrdir. Ölenin kardeşleri varsa anasının payı, vasiyetten ve borçtan sonra altıda birdir. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş paylardır; şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.

Yapacaktan vasiyetten ve borçtan sonra, eşlerinizin, çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, anası, babası ve çocukları bulunmadığı halde malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kız kardeşi varsa, vasiyetten ve borçtan sonra her birinin payı altıda birdir. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. Kimse zarar görmesin; Allah'ın hükmü budur. Allah her şeyi bilendir, hilim sahibidir." (Nisa, 4/11-12)

İslâm hukukunda mirasın (terike) nasıl taksim edileceği geniş ölçüde Kur'ân-ı Kerîm'de, bu âyetlerle aynı sûrenin sonundaki 176. âyette açıklanmıştır. Sünnet ve icmâ delilleri de bu âyetlerde yeterince açıklanmamış olan kısımların hükmünü açıklığa kavuşturmuştur.

Ölenin anası, babası, oğlu, kızı, kardeşi gibi bazı yakınlarının hisseleri bu âyetlerde ve birkaç hadiste belirlendiği ve açıklandığı için bunlara "belli payların sahipleri" mânasında ashâbü'l-ferâiz denilmiştir. Tek başlarına olunca mirasın tamamını, bunlarla beraber olunca geri kalanı alan akrabaya ise asabe denir. Meselâ ölenin oğlu tek başına bulunsa mirasın tamamını alır, ölenin karısıyla (oğulun anası veya analığı) bulunduğu takdirde ise bunun sekizde bir hissesinden geri kalan sekizde yediyi alır. Ashâbü'l-ferâizin birbirine ve asabeye göre değişen ve paylarını etkileyen durumlarına hal denir ve böyle kırk hal vardır.

11. âyette tek kızın ve ikiden fazla kızın payları belirlenmiş, ancak iki kızın payı ifade edilmemiştir; müctehidler ve müfessirler iki kızın payının da -ikiden fazlası gibi- üçte iki olduğu sonucuna varmışlardır. Çünkü âyetin başında "Erkeğe iki kadınınki kadar pay vardır" buyurulmuştur, erkeğin bu payı (ölenin bir kızı ve bir oğlu olsa oğlunun alacağı pay) üçte iki olduğuna göre -erkek bulunmadığında da- iki kadının payının üçte iki olduğu buradan anlaşılmaktadır, öteden beri uygulama da böyle olmuştur.

Aynı surenin başka bir ayetinde iki kız kardeşin payı açıklanmıştır. "...Eğer iki kızkardeş kalmışsa, bıraktığının üçte ikisi onlaradır..."(Nisa, 4/176) Cenab-ı Hak bu âyette, «iki kızkardeş için terekenin üçte ikisi» ne hükmetmiştir. Madem ki, iki kızkardeş tereke*nin üçte ikisini alırlar, ölünün öz iki kızı terekenin üçte ikisini alma*ya daha uygun ve daha elverişlidir.

İlgi çekici bir husus da miras taksiminde kadının payının esas alınması ve erkeğin alacağı payın buna göre belirlenmesidir. Bu açıklama şekli bize, kadının mirastan pay almasını sağlayan önemli inkılâbın pekiştirilmesine yönelik gibi gözükmektedir.

"Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz" ifadesi, İslâm'da miras taksiminin şahsî duygulara ve tercihlere göre değil, akrabalık bağına ve bu bağın cemiyet ve aile hayatında sağladığı faydalara göre belirlendiğini göstermektedir. Mirasın akrabalık bağına dayanması ve bunun da akraba fertleri arasında farklı bulunması, payların da buna göre az veya çok olmasını gerektirmektedir. "Aralarında rahim bağı bulunanlar Allah'ın hükmüne göre birbirlerine daha yakındır."(Enfâl 8/75) mealindeki âyet de, usul veya fürû olma bakımından aynı çizgi üzerindeki (aynı derecedeki) yakın akrabanın uzağını mirastan mahrum edeceğine (hacb kaidesi) ışık tutmaktadır.

Miras hakkında ya kandan ve doğumdan ya da evlenmeden oluşan yakınlık esas alındığı için evlât edinme, kardeşlik sözleşmesi, sırf vasiyete dayalı miras paylaştırma usulleri ortadan kaldırılmıştır.

Miras paylaşımında kadınların yarı erkek hissesi kadar pay almaları ilk bakışta bazı kimselere ters gelmiş, "Kadının daha fazla pay alması gerekildi" gibi düşünülmüş, Müslüman olmayan bazı yazarlar da bu bakımdan İslâm miras hukukunu tenkit etmişlerdir. Halbuki konuya, İslâm'ın getirdiği yükümlülükler bütünü, nimet-külfet dengesi gibi başka unsurlar göz önüne alınarak bakıldığında, bu dağıtım şeklinin adalet ve hakkaniyete daha uygun olduğu görülmektedir. Şöyle ki:

a) Bütün durumlarda kadının payı erkeğinkinin yarısı kadar değildir. Çocukları da bulunan bir ölünün mirası paylaştırılırken anası ile babası hayatta iseler bunların payları altıda birer olmak üzere eşittir. Dede ve nine de böyledir. Anası bir olan kardeşler birden fazla iseler mirasın üçte birini -erkek ve kadın- eşit olarak paylaşırlar. Bu eşit paylaştırmada ya mirasçının ölü ile ilişkisi ya da onu ölüye bağlayan vasıta göz önüne alınmıştır.

b) Aynı derecede erkekle kadın akraba yan yana geldiğinde erkeğe, iki kadın hissesi kadar pay verildiği durumlarda aile ve kamu yararı ile malî yükümlülükler göz önüne alınmış ve buna göre bir denge kurulmuştur. Bugün daha ziyade Batı toplumlarında durumun kısmen değiştiği gözlenmekte olsa bile geçmiş zamanlarda erkekler, ticarî tecrübe, bilgi birikimi ve toplumsal aktivite gibi imkân ve konumları itibariyle servetin rasyonel kullanılışına kadınlardan daha yatkın olmuşlardır. Âyette, bu gibi objektif şartlar dikkate alınarak, içinde toplumun da hakkı bulunan servetin, daha çoğunun üzerinde tasarruf hakkı erkeğe verilmek suretiyle servetin korunması, iyi idare edilmesi, aile ve toplumun ondan âzami derecede istifade etmesi amaçlanmıştır.

c) Tasarruf ve idare bakımından mirasın çoğuna erkekler hükmetmekte iseler de, bizzat faydalanma bakımından kadınlar daha avantajlı durumdadırlar. Çünkü kadınlar, erkeklerin aldıklarının yarısını almakla beraber bu yanda başkalarının kadının malında -meselâ kocalarının, erkek kardeşlerinin- tasarruf, müdahale ve istifade hakları yoktur. Kadınlar bu hisseyi istedikleri gibi kullanırlar. Evlenirken düğün masrafı, mehir (kocanın karısına vereceği veya borçlanacağı teminat akçesi), evlendikten sonra ailenin geçiminin temini hep erkeğe yüklenmiştir ve bu vesileyle kadınlar, erkeklerin aldıkları mirastan da istifade etmektedirler. Hesaplandığında görüleceği üzere kadınlar, mirasın üçte birine mâlik oldukları halde faydalandıkları pay yaklaşık olarak üçte ikiyi bulmaktadır. Ayrıca erkeklerin askerlik, belli dereceye kadar muhtaç akrabanın nafakasını temin, kaza tazminatı (diyet) ödemesine katılma gibi -kadınlar için söz konusu olmayan- malî yükümlülükleri de vardır.

d) İslâm miras taksimini tenkit edenlerin dikkat etmeleri gereken bir husus daha vardır: Eski Roma, Yunan, Mısır, Hint, İran, Çin ve Arabistan'da kadınlar mirastan tamamen mahrum bulunuyorlardı; miras taksiminde ulaşılmak istenen amaç, servetin ailede kalması, başka ailelere intikal etmemesi idi. Ortaçağ'dan sonra Batı'da, kadınlarla erkeklerin mirastan eşit pay almaları için bazı hukukî düzenlemeler yapıldı, kanunlar çıkarıldı. Ancak bu defa kadınların, malları üzerinde serbest tasarruf haklarına sınırlamalar -özellikle erkeklerin izni şartı- getirildi. Buna karşı yeni zamanlarda yapılan mücadeleler sonunda genellikle elde edilen sonuç, mülkiyet ve tasarrufta eşitlik olabildi. İslâm'ın daha baştan verdiği hak ise mülkiyet bakımından kadına üçte bir olan, fakat tasarruf ve istifade bakımından üçte ikiyi bulabilen bir miras payıdır.

11 ve 12, âyetlerde birkaç kere tekrarlanan "vasiyet ve borçtan sonra" ifadesi hem bu ikisinin, taksime nispetle önceliğine hem de önemine işaret etmektedir. Bu talimata göre önce ölünün borçları ödenecek, sonra vasiyeti yerine getirilecek, daha sonra da kalan miras paylaştırılacaktır. Hadisler ve icmâ, vasiyeti mirasın üçte biri ile sınırlamış, vârislere vasiyet yoluyla mal bırakmayı da yasaklamıştır. Terikenin üçte ikisi vârislerin mahfuz hisseleridir. Ölen mâlik, malının üçte birinden fazlasını yabancılara (vâris olmayanlara) veya bir hayır kurumuna vasiyet etmiş olsa bile -vârisler razı olmadıkça- bu vasiyetin üçte biri aşan miktarı geçerli değildir.

Vâris olamayan akraba ile yetimlerin mirastan faydalandırılmaları, ayrıca nafaka, zekât, kurban, fıtır sadakası, üçte birle sınırlı vasiyet, ihtiyaç devam ettiği müddetçe -zekât ödenmiş olsa bile- yoksulların servet üzerindeki hakları ve bunlara ek olarak adaletli bir sekile sokulmuş olan miras taksimi, İslâm'ın öngördüğü sosyal adalet ve refahın sağlanmasında rol oynayan önemli kural ve kurumlardır.

13 ve 14. âyetlerde, yukarıda belirtilen buyruk, yasak ve tavsiyelerin Allah Teâlâ tarafından konulmuş sınırlar olduğu, Allah ve Resulü (asv)'e itaat edenlerin âhirette büyük mükâfatlara nail olacakları, onlara itaatsizlik edip Allah'ın koyduğu sınırları aşanların ise ağır cezalara çarptırılacağı vurgulanmıştır. (bk. Kur'an Yolu, Heyet, ilgili ayetlerin tefsiri)

Düşünülen her şey yapılabilir.
"Bağnaz ateist" gördüğüm anda, sorduğum ilk soru nedir biliyor musunuz?"
"gönül nedir, gönül ne demek?"


Alıntı ile Cevapla
  #468  
Alt 06-04-2015, 07:14
AvniSinanoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AvniSinanoglu AvniSinanoglu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Sep 2010
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 429
Standart

tardu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

"Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün." (Tevbe 5)
Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah yarlığayan, esirgeyendir.

Düşünülen her şey yapılabilir.
"Bağnaz ateist" gördüğüm anda, sorduğum ilk soru nedir biliyor musunuz?"
"gönül nedir, gönül ne demek?"


Alıntı ile Cevapla
  #469  
Alt 06-04-2015, 14:00
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

AvniSinanoglu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah yarlığayan, esirgeyendir.
tam tersindn gidelim.

kış ayları çıkınca müslümanları bulduğunuz yerde öldürün.onları yakalayın,onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin.eğer özür dileyip,burkadan,çarşafdan,takkeden,sakaldan, vaz geçerlerse artık onların yollarını serbest bırakın.insan yargılayan,esirgeyendir.

tefsirini de merak edenler için yaparız.

mecburmuyum demeyin.bizde mecbur deiliz..
Alıntı ile Cevapla
  #470  
Alt 11-04-2015, 02:03
AvniSinanoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AvniSinanoglu AvniSinanoglu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Sep 2010
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 429
Standart

kadem´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
tam tersindn gidelim.

kış ayları çıkınca müslümanları bulduğunuz yerde öldürün.onları yakalayın,onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin.eğer özür dileyip,burkadan,çarşafdan,takkeden,sakaldan, vaz geçerlerse artık onların yollarını serbest bırakın.insan yargılayan,esirgeyendir.

tefsirini de merak edenler için yaparız.

mecburmuyum demeyin.bizde mecbur deiliz..
Yukaridaki ayeti cimbizla almanin hatasini göstermeye calistim, Videoyu izlemediysen anlamassin.

Düşünülen her şey yapılabilir.
"Bağnaz ateist" gördüğüm anda, sorduğum ilk soru nedir biliyor musunuz?"
"gönül nedir, gönül ne demek?"


Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bu ayetler Allahtan mı? phantom İslam 15 29-04-2017 19:20
Hükümsüz Ayetler pante Önerdiğimiz Başlıklar 75 03-08-2015 02:54
Şükürler olsun Müslümanlıktan Kurtuldum Taklamakan Yeni Üyeler 139 05-07-2015 08:44
Müslümanlıktan Niçin Çıktım phantom Konu-dışı 37 06-08-2009 19:23

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:24 .