
15-06-2015, 20:10
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.552
|
|
Koalisyon görüşmeleri henüz resmi olarak başlamadı, eski muhalefet partilerinde şimdilik bir şaşkınlık/şımarıklık hakim, eski iktidarın kafasında ise kırk tane tilki dolaşıyor.
Şimdiye kadar CHP yönetimi hariç, bilinçli halkın beklentilerini karşılayacak tutarlı söylemleri olan bir parti çıkmadı.
1- CHP bu yönüyle takdirimi kazandı.
MHP hep bildiğimiz gibi, neye/kime hizmet ettiği açıkça belli olan "kırmızı çizgiler" türküsünü tutturmuş gidiyor.
2- MHP şaşırtmadı, umarım ilerleyen günlerde halk yararına kararlar vererek bizleri şaşırtır.
HDP içinde, barıştan/demokrasiden/eşitlikçilikten yana olduğunu, artık çözümün mecliste aranması gerektiğini idrak edememiş milletvekilleri var. Altan Tan denen yobaz ilk fırsatta kapının önüne konmalı. HDP bazı nihai hedeflerini şimdilik ertelemek zorunda. Örneğin Öcalan'ın serbest bırakılmasını kırmızı çizgi olarak ortaya koymamalı, PKK ile ilişkilerini kesmeli. Sosyalist tabanın halk yararına olan ilkelerine/beklentilerine öncelik vermeli. Çünkü bu beklentiler karşılandığında Kürt sorunu zaten çözülecektir. Şahsen ben Apo olsam, "beni çıkarmaya uğraşmayın, halk için bir şeyler yapmaya öncelik verin" derdim.
3- HDP'nin önceliklerini belirlemede rehberliğe ihtiyacı var. Yanlış önceliklerle yürümeye kalkarsa benden tekrar oy alamaz.
--/--
CHP bir restorasyon hükümeti kurmak istiyor. Ana muhalefet partisi olmasına rağmen dönüşümlü başbakanlık, eşit sayıda bakanlık öneriyor. Bu oldukça yapıcı bir tutum. Ana fikir ise restorasyon, yani AKP'nin tahrip ettiği kurumları, kanunları yenilemek, ve iddiaya göre "darbe anayasasını da kapsayan adaletli, eşitlikçi, özgürlükçü yeni bir anayasa" yapmak. YSK'yı da, seçim barajını da, dokunulmazlıkları da, basın özgürlüğünü de kapsayan yepyeni bir anayasa yapmak. Bence çok olumlu ve desteklenmesi gereken bir yaklaşım.
--/--
Tuhaf bir şekilde CHP AKP ile koalisyon yapsın diyenler var. Yani bu kişilere göre CHP AKP ile koalisyon yaparsa restorasyon yapabilirmiş, sanki bu tahribatı AKP yapmamış gibi birlikte el ele verip AKP'nin anasını bellediği her şeyi düzeltebilirlermiş. La havle.
MHP'nin AKP ile koalisyon şartı da 17-25 aralık faillerinin yargılanması, Tayyip'in kaçak saray'dan çıkması ve çözüm sürecinin sonlandırılmasıymış, sanki 4 bakanı Yüce Divan'a yollamakla memleketin bütün sorunları hallolacak. La havle.
--/--
Hepimiz elimizdeki imkanlarla bu partilere baskı yapsak iyi olur diyeceğim ama nihayetinde biz bir avuç kişiyiz.
--/--
Benim önceliklerim şunlar:
- Adaletli, halkçı, eşitlikçi, özgürlükçü yeni bir anayasa yapılması. Devletin din/dil/ırk/etnik köken ayırt etmeyen bir konum alması. Laikliğin tam anlamıyla uygulanması.
- Bağımsız yargının yeniden dizaynı, mevcudun çoğunun kovulup yeniden oluşturulması.
- Kolluk kuvvetlerinin yeniden dizaynı, mevcudun çoğunun kovulup yeniden oluşturulması.
- Milletvekili maaşlarının asgari ücrete düşürülmesi, ekstraların kaldırılması, dokunulmazlıkların kaldırılması.
- Üniversite öncesi öğretim kurumlarının yeniden dizaynı, mevcudun çoğunun kovulup yeniden oluşturulması, parasız hale getirilmesi, yurt genelinde eşit imkanlara kavuşturulması.
- Diyanetin ya feshedilmesi, ya tüm inanç/inançsızlık gruplarının temsil edildiği bir kurum haline gelmesi ve artık devlet bütçesinden pay almaması.
- Gösteri/yürüyüş/sendikal hakların yeniden dizaynı, mevcut sarı sendikaların feshi.
- Basın özgürlüğünün yeniden dizaynı. TRT'nin, AA'nın özerkleşmesi.
- YÖK'ün feshi, üniversitelerin özerkleşmesi, akademik ünvan şartlarının en az Avrupa normlarına yükseltilmesi, parasız hale getirilmesi, yurt genelinde eşit imkanlara kavuşturulması.
- SGK'da yapılan tahribatların düzeltilmesi, sağlık kurumlarının moderleştirilmesi, sayılarının arttırılması, personel ücretlerinin arttırılması.
- Tüm devlet kurumlarının şeffaflaşması ve vatandaşlar tarafından denetlenebilir olması. Devlete dava açılabilir hale getirilmesi.
Listeyi uzatabilirim. Hayal gördüğümün ben de farkındayım.
--/--
Bana göre bu maddeleri arayan partiler iyi niyetle halk yararına bir şeyler yapıyordur, desteklerim.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

15-06-2015, 21:44
|
|
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
|
|
Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı
Koalisyon görüşmeleri henüz resmi olarak başlamadı, eski muhalefet partilerinde şimdilik bir şaşkınlık/şımarıklık hakim, eski iktidarın kafasında ise kırk tane tilki dolaşıyor.
Şimdiye kadar CHP yönetimi hariç, bilinçli halkın beklentilerini karşılayacak tutarlı söylemleri olan bir parti çıkmadı.
1- CHP bu yönüyle takdirimi kazandı.
MHP hep bildiğimiz gibi, neye/kime hizmet ettiği açıkça belli olan "kırmızı çizgiler" türküsünü tutturmuş gidiyor.
2- MHP şaşırtmadı, umarım ilerleyen günlerde halk yararına kararlar vererek bizleri şaşırtır.
HDP içinde, barıştan/demokrasiden/eşitlikçilikten yana olduğunu, artık çözümün mecliste aranması gerektiğini idrak edememiş milletvekilleri var. Altan Tan denen yobaz ilk fırsatta kapının önüne konmalı. HDP bazı nihai hedeflerini şimdilik ertelemek zorunda. Örneğin Öcalan'ın serbest bırakılmasını kırmızı çizgi olarak ortaya koymamalı, PKK ile ilişkilerini kesmeli. Sosyalist tabanın halk yararına olan ilkelerine/beklentilerine öncelik vermeli. Çünkü bu beklentiler karşılandığında Kürt sorunu zaten çözülecektir. Şahsen ben Apo olsam, "beni çıkarmaya uğraşmayın, halk için bir şeyler yapmaya öncelik verin" derdim.
3- HDP'nin önceliklerini belirlemede rehberliğe ihtiyacı var. Yanlış önceliklerle yürümeye kalkarsa benden tekrar oy alamaz.
--/--
CHP bir restorasyon hükümeti kurmak istiyor. Ana muhalefet partisi olmasına rağmen dönüşümlü başbakanlık, eşit sayıda bakanlık öneriyor. Bu oldukça yapıcı bir tutum. Ana fikir ise restorasyon, yani AKP'nin tahrip ettiği kurumları, kanunları yenilemek, ve iddiaya göre "darbe anayasasını da kapsayan adaletli, eşitlikçi, özgürlükçü yeni bir anayasa" yapmak. YSK'yı da, seçim barajını da, dokunulmazlıkları da, basın özgürlüğünü de kapsayan yepyeni bir anayasa yapmak. Bence çok olumlu ve desteklenmesi gereken bir yaklaşım.
--/--
Tuhaf bir şekilde CHP AKP ile koalisyon yapsın diyenler var. Yani bu kişilere göre CHP AKP ile koalisyon yaparsa restorasyon yapabilirmiş, sanki bu tahribatı AKP yapmamış gibi birlikte el ele verip AKP'nin anasını bellediği her şeyi düzeltebilirlermiş. La havle.
MHP'nin AKP ile koalisyon şartı da 17-25 aralık faillerinin yargılanması, Tayyip'in kaçak saray'dan çıkması ve çözüm sürecinin sonlandırılmasıymış, sanki 4 bakanı Yüce Divan'a yollamakla memleketin bütün sorunları hallolacak. La havle.
--/--
Hepimiz elimizdeki imkanlarla bu partilere baskı yapsak iyi olur diyeceğim ama nihayetinde biz bir avuç kişiyiz.
--/--
Benim önceliklerim şunlar:
- Adaletli, halkçı, eşitlikçi, özgürlükçü yeni bir anayasa yapılması. Devletin din/dil/ırk/etnik köken ayırt etmeyen bir konum alması. Laikliğin tam anlamıyla uygulanması.
- Bağımsız yargının yeniden dizaynı, mevcudun çoğunun kovulup yeniden oluşturulması.
- Kolluk kuvvetlerinin yeniden dizaynı, mevcudun çoğunun kovulup yeniden oluşturulması.
- Milletvekili maaşlarının asgari ücrete düşürülmesi, ekstraların kaldırılması, dokunulmazlıkların kaldırılması.
- Üniversite öncesi öğretim kurumlarının yeniden dizaynı, mevcudun çoğunun kovulup yeniden oluşturulması, parasız hale getirilmesi, yurt genelinde eşit imkanlara kavuşturulması.
- Diyanetin ya feshedilmesi, ya tüm inanç/inançsızlık gruplarının temsil edildiği bir kurum haline gelmesi ve artık devlet bütçesinden pay almaması.
- Gösteri/yürüyüş/sendikal hakların yeniden dizaynı, mevcut sarı sendikaların feshi.
- Basın özgürlüğünün yeniden dizaynı. TRT'nin, AA'nın özerkleşmesi.
- YÖK'ün feshi, üniversitelerin özerkleşmesi, akademik ünvan şartlarının en az Avrupa normlarına yükseltilmesi, parasız hale getirilmesi, yurt genelinde eşit imkanlara kavuşturulması.
- SGK'da yapılan tahribatların düzeltilmesi, sağlık kurumlarının moderleştirilmesi, sayılarının arttırılması, personel ücretlerinin arttırılması.
- Tüm devlet kurumlarının şeffaflaşması ve vatandaşlar tarafından denetlenebilir olması. Devlete dava açılabilir hale getirilmesi.
Listeyi uzatabilirim. Hayal gördüğümün ben de farkındayım.
--/--
Bana göre bu maddeleri arayan partiler iyi niyetle halk yararına bir şeyler yapıyordur, desteklerim.
Sevgiler
|
Kusura bakma, Şüpheci Dinsiz. Siyasette endişeler ile endişelerden kaynaklanan komploları birbirine karıştırmamak gerekiyor.
Misal, Doğu Perinçek de bugünkü köşe yazısında senin gibi aynı endişeleri taşıyor ama, o bununla yetinmemiş, işin içine komplo teorilerini yerleştirmiş: Yok, AKP ile CHP bir olmuşlar, HDP'yi Meclis'e taşımışlar ve böylece her ikisi de ABD'nin kontrolünde (güneydeki koridor tamamlandığında) Kürdistan'ı kuracaklarmış!
Güzel. Ama bu söylenenlerin yakın gerçeklerle örtüşmesi gerekiyor, değil mi?
Bir bakalım.
AKP, 7 Haziran 2015'teki Genel Seçimler'den tek başına iktidar olacak şekilde oy alamadı. Yandaş ve Candaş medya bunun için ter ter tepinmiyor mu? Yani AKP HDP'ye CHP ile birlikte barajı atlatmak için neden kendisini (Meclis'te iktidar olamayarak) riske soksun?
Doğu Perinçek'e göre, AKP ve CHP bu sonuçtan memnun. Ama gerçekte, ikisinin de mutsuz olduğunu, dışavurumlarından, çok iyi biliyoruz.
İki: CHP salak mı? Bir sonraki seçimde silineceğini bile bile yani intihar eder mi? Bu durumda CHP, neden altın yumurtlayan tavuğunu kessin?
Daha bunun gibi bir sürü gelişme var!
|

15-06-2015, 22:02
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
|
|
Şüpheci Dinsiz; HDP için söylediklerin muhtemelen HDP'nin kendini inkârı olur, üstelik Kürdistan genelinde Kürd'lerin HDP'ye bakışı da olumsuz yönde değişir. Bu seçimlerde etnik milliyetçi Kürdistan uluscusu, HDP'yi neredeyse Kemalist ilân eden kesimler bile bir şekilde HDP''ye destek verme eğilimindeydi.
Kandil'in HDP tarafından görmezden gelinmesi mümkün değildir. Çok açık bir şekilde, Kürd hareketi bakımından süreç, İmralı, Kandil ve HDP ile sürdürülmekte. Burada temel unsur Abdullah Öcalan'dır. Kandil, Öcalan'ın geliştirdiği projeleri HDP aracılığyla Türkiye hükümetiyle müzakere etmektedir.
Altan Tan meselesi çok karışık. Kendisi Kürd hareketinin sosyalist kanalından gelmediği için pek çok konuda bocalıyor. Sanırım Kürdistânî düşünceyle dindar kesimin oylarını alabilmek adına partide bulunuyor. Ancak HDP, Altan Tan'ın neden olacağı olumsuz durumlardan çok fazla rahatsız olabilecek bileşene sahiptir. Muhtemeldir ki Altan Tan'ın etkinliği bir yerden sonra azalacaktır. Bunu Altan Tan'ı susturma manasında değil, Altan Tan'ın durumu kabullenerek işine bakması manasında kullanıyorum. Ancak Altan Tan, HDP tarafından çok ciddi olarak tercih edilmiş bir aktör idi. Herkese söylenmese de parti içinde görünmeyen eş başkan gibi bir vasfı bile olabilir.
|

15-06-2015, 23:17
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.552
|
|
Sevgili Shibumi,
Shibumi´isimli üyeden Alıntı
Şüpheci Dinsiz; HDP için söylediklerin muhtemelen HDP'nin kendini inkârı olur, üstelik Kürdistan genelinde Kürd'lerin HDP'ye bakışı da olumsuz yönde değişir. Bu seçimlerde etnik milliyetçi Kürdistan uluscusu, HDP'yi neredeyse Kemalist ilân eden kesimler bile bir şekilde HDP''ye destek verme eğilimindeydi.
Kandil'in HDP tarafından görmezden gelinmesi mümkün değildir. Çok açık bir şekilde, Kürd hareketi bakımından süreç, İmralı, Kandil ve HDP ile sürdürülmekte. Burada temel unsur Abdullah Öcalan'dır. Kandil, Öcalan'ın geliştirdiği projeleri HDP aracılığyla Türkiye hükümetiyle müzakere etmektedir.
|
Söylediklerinize hak veriyorum.
Ben de iyi biliyorum ki, bu konular bu memlekette tabudur, konuyu dile getiren herkes ya öldürülmüştür, ya hapsedilmiştir, ya işkenceden geçmiştir, ya -en hafif ifadeyle- tehdit edilmiştir. Ben de iyi biliyorum ki, bu devlet, Cumhuriyet Tarihi boyunca Türk milliyetçiliğine/Sunni mezhepciliğine yol vermiş, koruyup kollamış, katliamlarını örtmüştür.
--/--
Ne var ki, halktan, meclisten gizli bir şekilde hükümetle kapalı kapılar ardında görüşülen, uzlaşılan, konusu/çizgisi belirsiz olan bir süreç sözüdür gidiyor.
15 milyonu aşan (iddialara göre 18 milyon) Kürt yurttaşı ve diğer yurttaşları ilgilendiren çok çok önemli bir konunun gizli tutulması, içeriğinden bağımsız olarak o konunun meşruiyetine, davanın haklılığına gölge düşürür.
Çözüm süreci denen kara kutunun içeriğinin ne olduğunu bilmeyen halk spekülasyonlarla, provokasyonlarla çabuk kutuplaşır. Bu kutuplaşmalar ülkeyi iç savaşa/parçalanmaya sürükleyebilir.
Zaten, PKK ile ilerlemiş bir kan davası hali var. Halk PKK'nın veya devletin haklılığına/haksızlığına bakmıyor. Devletin basını, olayları halka yıllarca istediği gibi yansıtmış, PKK'nın terörist olduğunu kanıksatmış, kanlı senaryolarla filmler düzüp/çevirip izletmiş, bak bu PKK tu kaka demiş, halk inanmış.
--/--
Ben şeffaflaşmaktan, konunun insan hak ve hürriyetleri tabanında ortaya konulmasından yanayım. Bu yüzden adaletin/yargının bağımsız olmasını, eşitlikçi/özgürlükçü bir anayasanın olmasını, devletin şeffaflaşmasını, din/mezhep/dil/ırk/etnik köken ayırt etmeyen bir konuma getirilmesini çok önemsiyorum. Bunların önceliği ise yıllardır kandırılan halkın gerçekleri görmesi, artık ayılması açısından çok önemli.
Devletin halk üzerindeki ayrımcı sultası biterse, devletin geçmişteki ayrımcı/baskıcı/ezici politikaları deşifre edilebilirse, halk gerçeği görüp ayılırsa zaten Kürt sorunu kalmayacak.
Bunlar elbette bir anda olmayacak. Onyıllar sürecek.
Bu mücadelede Kürt temsilcilerin halkın ön yargılarını kırmak için göstereceği uzlaşmacı/eşitlikçi/barışçı çabalar çok önemli.
Benimki hayal tabi. Su akacak yolunu bulacak. Olması gereken değil, olan olacak.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

16-06-2015, 07:20
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı
HDP içinde, barıştan/demokrasiden/eşitlikçilikten yana olduğunu, artık çözümün mecliste aranması gerektiğini idrak edememiş milletvekilleri var. Altan Tan denen yobaz ilk fırsatta kapının önüne konmalı.
|
Sevgili Supheci Dinsiz;
Altan Tan bahsi, Shibumi'nin de dedigi gibi hayli karisiktir, yine de HDP icinde, bu sahsin icraatlerine(yobazca icraatler) iliskin rahatsiz olup, tavir koyacak bir kitle muhakkak vardir. Altan Tan siyasi koken olarak karisik oldukca, eski haberlere zaman zaman goz gezdirmekte fayda var. Iclerinde yandas/karsit olanlar dahi de olsa, yazilan, soylenenlerin icindeki, hic degilse birkac cumlenin %100 tamami da yalan dolan degildir neticede.
Bana kalirsa Tan, siyaseten HDP icin bilinclice secilmis biridir, karsi kanatlara istinaden.
Konu Neva tarafından (16-06-2015 Saat 09:50 ) değiştirilmiştir.
|

16-06-2015, 17:17
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 28 Nov 2013
Mesajlar: 957
|
|
10 sene önce AKP'nin karşısındaki laik muhalefetin (çünkü henüz sol muhalefet diyemiyoruz ne yazık ki) muhalefet konuları şu şekildeydi: BOP olacak eşbaşkan Musa'nın çocukları, bunlar gizli ajan, Sorosçular var, Atatürk TC, vs vs
Allaha şükür bugünleri de gördük ki insanlar artık ayakları yere basan gerçek mevzuları konuşmaya başlıyor.
Belki de AKP ve Cemaat'in organize olup asker-yargı vesayetini kırması sonrası devlet tüm kurumlarıyla bir anda görünür olduğu için insanlar da artık ne hakkında konuşacaklarını bilir oldu. Önceden büyük harfle "Devlet" ürkütücü kutsal muamma birşeydi. "Solcuların" da muhalefeti "BOP oluyor, Soros, işte değişik komplolar var, dış mihraklar yapıyor" falan minvalindeydi.
Şimdi maşallah yeni anayasa yapılması, Kürtlere de eşit vatandaşlık, vatandaşı devlet karşısında korumak, yargı bağımsızlığı vs vs "solcuların" konuları farklı olmaya başladı.
Bu bence bir toplumun çocukluktan nihayet çıkıp büyümeye başlamasının ilk adımlarıdır. Upuaput bile Perinçek'in yazısını okuyup "biraz uçmuş bu, komplo teorilerine gerek yok" diyorsa umut var demektir bence.
Ben diyorum ki bu ülkenin muhafazakarlarında ve faşistlerinde problem yok. Onlar her ülkede muhafazakarlar veya faşistler ne yapıyorsa onu yapıyor. Bu ülkenin solcularında problem var. Solculara solculuğu öğretmeliyiz.
Gezi Gençliği eğer ki sol bir oluşum ise o zaman Batı'dan solculuk neymiş okuyup gelsinler bize de öğretsinler. Atatürk Nutuk falan değil, mesela Fransız solcuları bugünlerde ne okuyor, Almanyada İngilterede neler okunuyor, neler tartışılıyor. Bunları görelim. Bu ülkeye sol lazım. Tabii 1960 model sol değil, 2015 model sol lazım.
Konu postalmarx tarafından (16-06-2015 Saat 17:24 ) değiştirilmiştir.
|

16-06-2015, 23:19
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
|
|
|
Solculara solculuğu öğretmeliyiz.
|
Gerçekten öğretmelisiniz eğer biliyorsanız.
Dünya gençliği bu dünyada yaratılan bütün değerlerde bütün insanlığın hakkı olduğunu okuyor. İşte Gezi,de gençlik bunu bütün türkiye insanlarına duyurmak için meydana çıkan insanların haykırışı.Anlamıyanlara işine gelmeyenlere bilipte bilmemezlikten gelenlere sesleniştir Gezi Devrimciliği.
Fransız Alman İtalyan ABD solcuları hepsi bunları okuyor.Türkiye solcuları da bunları okuyor. Artık yıl 1990 değil dünyada iletişim çok hızlı oluyor ABD deki isyanla Tunustaki arasında seneler geçmiyor Danimarkadaki anarşist hareketlerle yunan isyancıları arasındada çok uzun zaman oluşmuyor Fransız gençliği de aynı kitabı türkiye gençliği ile aynı anda okuyor. Zaman hızlı iletişim çağı ve her kes aynı dili konuşuyor.
Özgürlük talebi bütün gençliğin aynı anda hep bir ağızdan haykırışı Çokmu zor anlamak çokmu zor duymak.
Kendileri için dünyayı isteyenler başkası için küçük şeylere bile tahammül edemiyor .Kendi kuyrukları kıstığında haksızlığa uğradığında bağırarak söyleyenler yaptıkları haksızlıklara sağır oluyor.
Solculuk adalet demek hak demek insana insan gibi bakmak demek üretilenlarin paylaşımı demek.
İşte o değersizlaştirilmek istenen Gezi hep bunları anlattı tabi anlayana. Anlamayana davul zurna bile yetmedi.
Bu ülkenin solcularında ne problem var istedikleri belli ve içte hak etmedikleri bir şey istemiyorlar.
Bence sorun solcularda değil kulaklarını kapatanlarda sağır kör numarası yapanlarda. İşte onlar insanı insan görmüyor.
Vesayeti kaldırmışlar ha yuttuk sanki. Bütün darbelerin arkasında siyasi krizler var askerden talepler var biraz tarih bilenler bunları bilir. Askeri diktatörlük sanki sivil diktatörden daha yumşak yutturabilirsen yuttur.Sanki diktatör sivil olduğunda haksızlık olmuyor hukuk çok normal işliyor ceza evlerinde sinekler uçuşuyor.Hakimler savcılar işsizlikten uyukluyor hatta hiç korku olmuyor.Sivil diktatörlükte basın özgür tehditin esamemesi yok.
Ha hasan arap, Ha arap hasan
Bütün sorunların çözümü insana yaraşır bir hukuk sistemi ve insanca paylaşımdır. İşte bütün dünyada olduğu gibi Türkiyedeki solcularda bunu istiyor. Kulakları olup duyana gözleri olup görene yoksa sen çal sen oyna
|

16-06-2015, 23:41
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Nov 2011
Mesajlar: 555
|
|
Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı
MHP hep bildiğimiz gibi, neye/kime hizmet ettiği açıkça belli olan "kırmızı çizgiler" türküsünü tutturmuş gidiyor.
2- MHP şaşırtmadı, umarım ilerleyen günlerde halk yararına kararlar vererek bizleri şaşırtır.
|
Hizmetin belli olduğu kişiler kimler?
Halk yararı teröristlere şakşakçılık edince mi oluyor?
Kuzey Irakta Kuzey Suriyede neler oluyor?
Türkiyedeki medyanın tutumu nedir?
Abd'nin ortadoğuda ve Türkiyedeki taşeronluğunu yapan ırk kim, siyasi oluşumlar hangileri?
Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı
HDP içinde, barıştan/demokrasiden/eşitlikçilikten yana olduğunu, artık çözümün mecliste aranması gerektiğini idrak edememiş milletvekilleri var. Altan Tan denen yobaz ilk fırsatta kapının önüne konmalı. HDP bazı nihai hedeflerini şimdilik ertelemek zorunda. Örneğin Öcalan'ın serbest bırakılmasını kırmızı çizgi olarak ortaya koymamalı, PKK ile ilişkilerini kesmeli. Sosyalist tabanın halk yararına olan ilkelerine/beklentilerine öncelik vermeli. Çünkü bu beklentiler karşılandığında Kürt sorunu zaten çözülecektir. Şahsen ben Apo olsam, "beni çıkarmaya uğraşmayın, halk için bir şeyler yapmaya öncelik verin" derdim.
3- HDP'nin önceliklerini belirlemede rehberliğe ihtiyacı var. Yanlış önceliklerle yürümeye kalkarsa benden tekrar oy alamaz.
--/--
CHP bir restorasyon hükümeti kurmak istiyor. Ana muhalefet partisi olmasına rağmen dönüşümlü başbakanlık, eşit sayıda bakanlık öneriyor. Bu oldukça yapıcı bir tutum. Ana fikir ise restorasyon, yani AKP'nin tahrip ettiği kurumları, kanunları yenilemek, ve iddiaya göre "darbe anayasasını da kapsayan adaletli, eşitlikçi, özgürlükçü yeni bir anayasa" yapmak. YSK'yı da, seçim barajını da, dokunulmazlıkları da, basın özgürlüğünü de kapsayan yepyeni bir anayasa yapmak. Bence çok olumlu ve desteklenmesi gereken bir yaklaşım.
--/--
Tuhaf bir şekilde CHP AKP ile koalisyon yapsın diyenler var. Yani bu kişilere göre CHP AKP ile koalisyon yaparsa restorasyon yapabilirmiş, sanki bu tahribatı AKP yapmamış gibi birlikte el ele verip AKP'nin anasını bellediği her şeyi düzeltebilirlermiş. La havle.
MHP'nin AKP ile koalisyon şartı da 17-25 aralık faillerinin yargılanması, Tayyip'in kaçak saray'dan çıkması ve çözüm sürecinin sonlandırılmasıymış, sanki 4 bakanı Yüce Divan'a yollamakla memleketin bütün sorunları hallolacak. La havle.
|
Oldukça komik yorumlamalar. Kürt milliyetçiliği yapan partiler daha en başından beridir batının taşeronluğunu yapıyorlar. Bu konuda onlarca yüzlerce kaynak söylem gerçekler var ama hala bir aklama çabasıdır devam ediyor.
Çözüm süreci denen zırvalık türk halkının uyutulmasından başka bir halt değil. Akp denen partinin üst kademesinin ekseriyeti türk kökenli değil ve Atatürk'e ve Türk kimliğine alerjisi var. Kendi medyası da amerikan projesi olduğunu belirtmişti. Kemal Kılıçdaroğlu da amerikan güdümlü bir siyasetçi. Atatürk'ten ve onun kurduğu ülkeden dersimin intikamını almaya çalışıyor. Kendisinin foyası da çıkartılmış durumda zaten ama medya da amerikan güdümlü olunca ölü taklidi yapılıyor. hdp -bdp türevleri direkt olarak amerikanın tetikçisi partiler.
Hal durum bu iken mhp'nin çözüm süreci isimli ihanet sürecinin bitmesini istemesi gayet normal. Biraz şeref haysiyeti beyni olan her Türk vatandaşı bunu ister.
|

17-06-2015, 00:29
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 28 Nov 2013
Mesajlar: 957
|
|
Nevandaar´isimli üyeden Alıntı
Çözüm süreci denen zırvalık türk halkının uyutulmasından başka bir halt değil. Akp denen partinin üst kademesinin ekseriyeti türk kökenli değil ve Atatürk'e ve Türk kimliğine alerjisi var.
|
Çözüm süreci ile "Atatürk ve Türk kimliğinin" ne alakası var? Çözüm süreci olmasaydı, PKK olmasaydı da bu ülkenin demokratik olması için Atatürkün ve Türk kimliğinin özelleştirilmesi gerekmez miydi? Çoğunluk olmak baskı rejimi kurmayı haklı çıkarsaydı o zaman Müslüman diktası da meşru olurdu.
Kimse Atatürk unutulsun demiyor. Veya Türk kimliği devlet tarafından inkar edilsin demiyor. Ya da diyen varsa bilemem, Şüpheci Dinsizi de savunamam, ben sadece biz liberaller ne diyoruz onu söyleyeyim: vatandaşlık ve devlet Atatürke veya Türklüğe atıf yapmadan tanımlansın. Ki bence özgür bir toplumda insanlar vergi verme kavramı etrafında vatandaşlığı tanımlamalı. Devleti de insanların ortak bir savunma fonu ve böylece bir toplumsal sözleşme olarak görmeli. Bu sadece demokratik olarak arzu edilen özgür toplumlara yakışan şey değil, aynı zamanda Kürtçü ayrılıkçılığın önünü kesecek olmasından dolayı artık acil olan birşeydir fikrimce. Kimse sana özelinde Türkçülük veya Atatürk tapımı yapma demiyor.
Muhafazakarların Atatürkü sevmemesinin sebebini de hala anlamadıysan sana ayıp. Bunun sebebi bu insanların "liderlerinin Türk olmamaları" değil. Bu insanlar Atatürkü Türkiyede Müslüman geleneğin önünü kesen, hatta yabancı kaynaklı bir unsur olarak görüyor. İçlerinde Atatürkün aslında Dönme Yahudi (Sabetay) olduğuna inananlar var. İngiliz ajanı olduğuna inananlar var. Bu konularda yazılmış yüzlerce kitap var sağcılar tarafından.
MHPliler içinde de Atatürk çok sevilmez aslında. Bu insanlar Orduya ve Askere karşı büyük bir saygıları veya korkuları olduğu için Atatürke saygı gösterirler. Ya da en azından yakın zamana kadar öyleydi. Yeni kuşak MHPliler içinde gerçekten Atatürkçü olanlar olabilir. Ama MHP tabanı 90larda mesela Yavuz Bahadıroğlu romanları falan okuyan insanlardı. Atatürke zımnen saygı gösterilirdi, ama geri planda Atatürkçü değil Osmanlıcı bir bakışa sahiplerdi. MHP tabanı ile AKP'nin asıl muhafazakar tabanı zaten kolayca geçişi olan hemen hemen aynı insanlardır. Ayrıldıkları tek konu var: Kürt sorununa nasıl yaklaşılacak. AKPli muhafazakarlar da Kürtlere bayıldığından falan değil. Sadece Tayyib'in bir bildiği var heralde diye bakıyorlar olaya.
Bahçeli'ye bakarak insan MHP tabanını anlayamaz. Bahçeli baya laik bir insan. Ülkücüler ise "ya allah bismillah allahu ekber" diye slogan atan adamlardır. Ya da yakın zamana kadar öyleydi.
|

17-06-2015, 00:40
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.552
|
|
Nevandaar´isimli üyeden Alıntı
Hal durum bu iken mhp'nin çözüm süreci isimli ihanet sürecinin bitmesini istemesi gayet normal. Biraz şeref haysiyeti beyni olan her Türk vatandaşı bunu ister.
|
Bunları okuyun.
Hüseyin Feyzullah (Alparslan Türkeş) başbuğunuz kimmiş.
http://gercekalparslanturkes.blogspo...gine-tank.html
http://www.aktifhaber.com/mhpyi-cia-...se-166798h.htm
http://www.ozgurlukdunyasi.org/arsiv...la-diplomasisi
Söyleyin bakalım vatan böyle ABD destekli mi seviliyor, pek şerefli pek haysiyetli mankurt(çuk)?
--/--
Başka başlıkta "neleri gizlemişler" demişsiniz.
iletişim çağında gözümüzün önünde olanları bile gizleyen bir devlet yapısından bahsederken, eskiden neleri gizlemişler diye sorulur mu?
Devletin katliamları.
http://www.yuksekovahaber.com/yazdir...tti-100350.htm
http://www.radikal.com.tr/turkiye/as...ruyduk-1159979
http://www.ozgur-gundem.com/haber/74...tle-oldurduler
Cumartesi anneleri.
Berkin öldürüleli 2 yıl geçti. Failleri aranmadı bile.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/t...erdesin__.html
Ayhan Çarkın'ın itirafları.
http://www.bianet.org/bianet/siyaset...l-biz-oldurduk
Cumhuriyet tarihi bunun gibi olaylarla dolu. Gücü elinde tutan diğerini ezmeye hakkı olduğunu düşünmüş, ezmiş. Tipik faşist devlet refleksi ve binlerce faili mechul, onbinlerce mağdur.
--/--
Kötü bir şey istemiyoruz. Diyoruz ki; adil, eşitlikçi, özgürlükçü bir anayasa olsun, şeffaf ve denetlenebilir bir devlet olsun. Kimse kimseyi ezemesin.
Ortada ne ABD var, ne başkası. Siz varsınız, ben varım, arkadaşlar var, tüm vatandaşlar var. Kendi aramızda anlaşalım, bu anayasayı yani toplumsal sözleşmeyi oluşturalım diyorum.
Buna bir itirazınız var mı?
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:22 .
|