Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Fizik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 15-02-2016, 18:18
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

errata´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
spartacus, bence teorileri oluşturan argümanları denklemsel ve gözlemsel modellerin doğruladığı şekliyle anlamak yerine insanların onları tarif ederken kullandığı yüzeysel dile, kestirimlere fazlaca "hurafe" yüklüyorsun. Bu yüzeysel bilim dili, popülerleşen tüm bilim dallarında bulguların insanlara aktarılması için şart. Ve evet popülerleşen bilimin menfaat sağlamak isteyeni çok olur.

Bilim adamları kütleçkimini tarif ederken çarşaf modeliyle açıklıyor. Sen, "yahu uzay çarşaf gibi değil ki" diyorsun. Uzayın çarşaf gibi olmadığı aşikâr, ancak zaman + üç fiziksel boyutu herkesin idrak edebilmesi güç. Bunların denklemlerinin herkesin anlayabileceği şekilde görselleştirilmesi de oldukça güç. Çoğu matematiksel denklemi simüle etmek bile büyük kaynak gerektiriyor. 4-5 yıl önce SETI@Home la ilgili bir başlık açmıştım hatırlayanlar vardır belki. O projenin amacı elde edilen denklemsel verileri bizim gibi düz adamların bilgisayarı vasıtasıyla çözümlemek. O kadar büyük verilerden bahsediyoruz yani. Adamlar koca matematiksel verileri, modelleri bildiğin iki boyutlu koordinat düzlemine indirgiyor, ortaya da çarşaf çıkıyor. Konu bu. Buna benzer onlarca şekilde, slayt var. Hepsi sadeleştirilmiş şeyler. Halbuki pek çoğu bir denklemde bilinmeyeni ifade ediyor.

Bigbang'de üç-dört tane fenomen gözlemleniyor. Bunlar, şimdiki verilerimizle evrenin bir noktadan patladığını ve genişlediğini söylüyor. Hatta bu fenomenleri ölçen antenlerle mesafe tahmini yapıyoruz, aslında varlığı gözlemlenmemiş nesnelerin varolması gerektiğini düşünüyoruz ve haklı çıkıyoruz. Bu haklı çıkmalarımız Hubble ile patlama yaptı.

Evet Hawking'in Bigbang ile "hiçlikten evren" tasavvuru çöktü. Ancak Bigbang'in gözlemlenebilir etkileri, bilim adamlarının yaptığı kestirimler hâlâ geçerli görünüyor.

Bigbang'den önce ne var? Evren dediğimiz şey aslında evrenler okyanusunda bir zerre mi? Evrenin dışında ne var?

Bunlar muhtemelen hiç bir zaman gözlemlenemeyecek, çözümlenemeyecek çok farklı sorular, Bigbang ile de doğrudan ilintili değil. Ancak bu soruları sormak ve üzerine kafa yormak gerekiyor. Sürekli perspektifi değiştirmek gerekiyor. Elimizdeki matematiksel modelleri farklı açılardan güncelleyerek değerlendirmek gerekiyor vs.

Bilimsel yöntemde kimin ne dediğini tartışabilmemiz için dahi teorik fizikçi olmak lâzım spartacus. "Bigbang bence yok, Kuantum çok metafizik o hâlde yoktur muhakkak" demek insanın ideolojik avuntusudur. Kuantum teorisinin ya da ona bağlı bazı acayip teorilerin metafizik olduğunu düşünmek, bilim adamlarının metafizik dogmalarına bağlı olarak bunları ürettiğini söylemek bilimsel aklı reddetmektir. Bilim, her devirde protestan saldırılara uğramıştır ancak metod ortadadır. Küresel bilim cemiyeti her zaman galip gelir.

Takdir edersin ki biz popüler bilim kitaplarını takip etmekten başka kaynağa sahip değiliz. Matematiksel model üretemeyiz, gözlem ve sınamada bulunamayız. Bir şeyi savunurken de izânı zorlamamakda fayda var.

---

Bu tür karanlıkta kalan yeni fenomenlere "metafizik yanlılık" yaftası yapıştırmak bana göre "Ay'a inilmedi, Amerika herkesi kandırıyor", "Evrim yok, bilim adamları bizi şey ediyor" gibi birşey.

Bu bakış açısı çok şüphecilikten, çok biilmsel olmaktan kaynaklanmıyor. Bu düpedüz komplo teoriciliği.

Ben senin komplo teorisi ile işin olmadığını biliyorum, ancak insanların bilimsel kavramları açıklayışında hep bir "aha metafiziğe kaydı" denecek yer arıyorsun gibi geliyor bana.
haklısın, kuantum düzeyde henüz açıklanamayan şeylere dayanıp, alakasız makro ölçekler,(makro iddialar makro zeminde GÖZLEM, DENEYE TABİDİR, kim komplo teorisi üretiyor?), sicim, dalga aslında madde yoktur demek değilde, en bilimsel SORULARI yine bilimsel veri ve birimlerle ele alıp irdelemek komplo teorisi oluyor...
Üstelik kendinde gözlemlenemeyen belkide hiç gözlemlenemeyecek olan deyip, o halde bilimin de öngöremediği ölçeklerde sana sunulan her senaryoyu yut diyorsun. hayli bilimsel... zaten açıklamıştım ancak KABUL noktasıdır ki bu da tartışmaya açıktır... Ay'a inilmedi vb örneklerin ise irrite edici, örnek değil, ama o düzeyde bayağılaştırmayı senden beklemezdim... Buradan okuduğunu anlayamayacağını ve aslında değerlendiremeyeceğini anlıyor ve aslında değerlendirmediğini, işe NİYET SORGULAMAK olarak girmekle zaten keseri çoktan taşa vurduğunu görüyorum(ne metafiziği ya hu?)...

Mikrodan, makro iddialarda bulunmak demek, makro düzeyde deney, gözlem, veri desteği demektir, neden kartılmıyorsun? Çünkü hem meseleyi bir niyet meselesi olarak alacak kadar bilimden uaklaşmış hem de bilismel öngörüde makro düzeyin yine makro düzeyde gözlem tabanı içermesi gerektiğinden yan çizmişsin, sonuç -> ben komplo teorisi üretiyorum yoksa aslında makro düzeyde hiç bir gözlemi olmayan şeyleri kurgu düzeyidne öne sürmekte hiç bir sorun yok, öyle mi? Ölçütün ne? Niyetimi sorgulamak... Bu mudur bilimsel eleştiri ve analizden anladığın? Niyet srogusu ve ifşaası çabası mı?

Ve evet, sana göre köpek yemek tercihin değildir, ama köpek, kedi yiyen insanlar içinde gayet doğaldır, tercihidir, sebep? Kültür, ama ben buna ve ETKİSİNE değinirsem komplo teorisi üretmiş olurum... Etki ve etken faktörlere girersek komlo olur... haklısın, bütün kaynakalrımızı Evren nasıl başlamıştır sorunsalına ayırmalıyız, bundan daha öncelikli hiç bir konu yok.(Daha Samanyolunda keşfettiğin galaksi, öngörülenin milyonda biri bile değilken, sırf popüler kültür ve popüler bilim namına her kurgusal ifade ve varsayımı, heleki mikrodan, makroya bütünü ve makroyuda görmezden gelen, yok sayan ama makro düzeyde kurgular üfüren her ifadeye sorgusuz teslim olmalıyız, olmazsak ya komplocu ya da bilim düşmanıyız, öyle mi? yani Allah'ı inkar eden...)

komplo teorisi değil analiz, objektif bir aksi tezin varsa elbette sunmalısın,oysa yazdığından hiç olmazsa bir çıkış, dayanak noktası olacak ve sorunun gerçekten de benim KURGUSAL zeminleri aşamayan(gözlemi olmayan) konulara farklı yaklaşımımı değiştirmemi gerektirecek heleki meselenin NİYET meselesi olduğuna dair önyargılı, şartlı girişinle, önemli bir dayanak, sebep, yeter ilke göremedim.

Misal çarşaf Modeli, benim ifadem de neyi sorun buldun? çarşaf modelli açıklama ayrıdır, GERÇEĞE uymadığının ifadesi ayrı? itirazın neye? Oysa ifadem, çarşaf model açıklamasının getirdiği LİNEER düşünme modeline düşmemek üzerine ve doğrusu tartışılan bir konuda karşılıklı anlayış üzerine, yani bilim ya da modeli değil ki karşıya alınan, YOL AÇABİLDİĞİ YANLIŞ ÇIKARIMLAR. Sen bunu nasıl yorumladın peki? ya da bu konuya neden soktun, sütelik herkesin anlaması güç diyerek! zaten konu edilmesinins ebebi herksin anlaması güç olduğu, o nedenle de lineer düşünme modellerine düşülmemesi meramından doğmuştu... hayır anlamadığım benle aynı şeyi söyleyip, sonra bundan ne gibi bir sonuç çıakrtıyorsun? Niyetim, gerçeğin modelle ifadesinin yetersiz ve anlaşılamsının güç olmasının YANLIŞ ANLAŞILMAYA vardığına değini değilse ne? Komlo teorisi üretmek mi, sana göre modeller karşıtlığı filan mı, konya neden dahil ettin, gereği ne?

Sicim, Hologram, Dalgayız, Big bang, katılmıyorum, bu beni ne komplocu ne de bilim dışı yapmaz, ama andığım etkenlerden dolayı bilimde ÇİFTESTANDARD ve SEÇKİNCİLİK yapılması da, böylesi bir gerçekliğin ifadesini komplo teorisi yapmaz ve bağıl sürü psikolojisi umrumda bile değil... Niyetimi sorgulayacaksan da, yanlış yerden başladın, kabule dayalı hale gelmiş tüm varsayımalr benim için sorgu ve irdelenmeye mahkumdur, özel bir karşıt niyetten değil, böyle olduğu için sorgularım...

Peki Plazma Evren modeline neden hiç yanaşmıyorsun? Ben cevap vereyim;
Sürü psikolojisi popüler kültür etkisi ve andığım etken faktörler, güdülenme...

bu faktörleri safdışı tutma çabam bana bir şey kaybettirmiyor, size de pek bir şey kazandıracağını sanmam(rüzgarda savrulmaktan başka), dolayısıyla Big Bang model yerine Plazma Modeli tercih ederim ve çiftestandardın da bilime sığmadığını biliyorum(sen bilmiyor musun? bilmiyorsun çünkü yukarıda andığım popüler kültür şartlanmaları ve sürü psikolojisi ağır basıyor)... Hologram, Sicim üfürklerini benim metafizik temelli bir şartlanma, niyetimden gelmiyor, edindiğim veri, bilgi böyle olduklarına dair güçlü kanılara varmama yol açtığı için oluyor, mikrodan, makroya fiziksel bağı yok sayan ve tamamen idnirgemeci, yalıtık her çıkış elbette nazarımda kabul problemi olacak...

makro iddilar, ancak makro düzeyde ispatlanabilir. hasılı ve özeti bundan ibaret.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 15-02-2016, 18:19
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Üçüncü kere tekrarlayayım evrenin big bang esnasındaki kuantum ölçeğindeki halinden bahsediyorum.
Bende bir daha tekrar edeyim, sen bahsediyorsun, ben değil... bana göre oluşumların temelinde kuantum değil, plazma yoğunlaşması var, bu konuda, bu tür sorunlarda Big Bang değil Plazma Evren modelini esas alıyorum (varlığı herhangi bir boyutta üstelik sonsuz hacimlerde ancak tekil noktalarda öngörmek için ne gibi bir gözlem, veri, şartlanma açımız var ki?)... dahi kuantum ölçekli değişimden söz edebilmenin de zaten verili koşulda bütünsel ilişki ağında anlamlı olduğunu, ilişkisel ve bütünsel ağı safdışı bıraktığımzıda ise ancak bunu laboratuvar ortamalrında, iradi bir biçimde yalıtmak vasıtasıyla(YAPAY) olarak yaptığımızı söylüyorum... O yalıtık koşulda hiç bir oluşum da anlam kazanamaz değil mi? O halde bütünsel anlamda tüm ağı, ilişki ve muhtevayı dahil ederek düşünmek gerekir, safdışı tutarsak bir şeylerden de -oluşumdan da -zaten söz etme şansı kalmaz, zira biz yapay olarak oluşumu, imkansızlaştıracak boyutlarda mikroya inmiş ve tamamen yalşıtmışız. Sonradan ekleme: elmanın atomlarını ayırıp, bir yalıtık kaba koyup sonrada o atomların elmayı oluşturacağını iddia etmeye benziyor(indirgeme metodu geçerli bir metod değil, benim için geçersizliği kaidedir), bende diyorum ki elma ancak onu ortaya çıartan tüm bileşim, lişki, çevre ve bağıl ilişkileriyle oluşabilir, birini safdışı kıldığınız an artık makrodan söz etmek imkansızdır veya farazilere kalır...
spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Dialectics

"Eğer evrenin zamanında kuantum ölçeğinde bir boyutta olduğunu öngörüyorsak" Öngörmüyorum dahi öngörülemez olduğunu düşünüyorum

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 15-02-2016, 19:17
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.350
Standart

Ben bigbangin bir karadelik olduğunu düşünüyorum. Bigbang olayında tek bir noktada yoğunlaşma var, karadelikte de tek bir noktada yoğunlaşma var. Bu yoğunlaşmaların içeriği henüz tam bilinmediği için ona tekillik denilmiş.

Muhtemelen milyarlarca karadeliğin birleşmesi bigbange neden oluyor.

Evren, kütleçekiminin etkisiyle bazı noktalarda aşırı yoğunlaşıyor ve bu yoğunlaşma bir yerden sonra saçılıp genişlemeye başlıyor. Biz buna bigbang demişiz. Karadelikler her yerde çok sayıda var olduğuna göre başka bigbangler de var. Bu bigbangler ezeli olan ''mega uzayın'' içerisinde gerçekleşiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 15-02-2016, 19:21
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
Standart

spartacus, şurası net ki anlamadığın kavramları gargaraya getirip çarpıtıyorsun ve herşeyde "dinsel/ideolojik yanlılık" arıyorsun.
Açıkçası yaptığın şeyi burada tartıştığım müslümanların yaptığından ayırmakta zorluk çekiyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 15-02-2016, 19:43
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

Sn. Spartacus,

Açıkçası plazma evren modelini daha önce duymamıştım. Elbette ki onu da inceleriz, bu konuda ille bu dogrudur gibi bir önyargim yok.

Ancak sunu sormak isterim: kuantum fiziginin uygulamalarini nasil acikliyorsunuz? Örnegin elektron mikroskoplari elektronun dalga gibi davranmasi prensibiyle calisir, cesitli lazer uygulamalari da buna dayanir.

Kuantum bilgisayarlari da atomun ya 1 ya 0 gibi bir durumda olacagindan hareketle degil hem 1 hem 0 olacagi prensibi ile calisir

Örnegin bakin burada cok zor bir matematik problemini 270ms de çözen bir bilgisayardan bahsediliyor:
https://www.technologyreview.com/s/4...ses-84-qubits/

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 15-02-2016, 20:39
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn. Spartacus,

Açıkçası plazma evren modelini daha önce duymamıştım. Elbette ki onu da inceleriz, bu konuda ille bu dogrudur gibi bir önyargim yok.

Ancak sunu sormak isterim: kuantum fiziginin uygulamalarini nasil acikliyorsunuz? Örnegin elektron mikroskoplari elektronun dalga gibi davranmasi prensibiyle calisir, cesitli lazer uygulamalari da buna dayanir.

Kuantum bilgisayarlari da atomun ya 1 ya 0 gibi bir durumda olacagindan hareketle degil hem 1 hem 0 olacagi prensibi ile calisir

Örnegin bakin burada cok zor bir matematik problemini 270ms de çözen bir bilgisayardan bahsediliyor:
https://www.technologyreview.com/s/4...ses-84-qubits/
Sevgili Dialectics

Bunu ifade edeceğini tahmin etmiştim, o sebeplede aklıma Plazma TV'ler gelmişti... Eğer Plazma Evren Modeli geçerli, Big Bang geçersiz değilse, plazma teknolojisini nasıl izah edebiliriz? Misal şu an kullandığın monitör bile muhtemel plazma, hatta odanın aydınlanmasıda... Keza yine kütle çekime dayalı, hatta yer çekimi dahi, örneğin her şeyin dalga olduğu, sır dayanak olarak kuantum'u aldı diye doğrulanmış olmaz, aksine yanlışlar...

Bu tarz BAĞINTI kurmak, bilim değil sahte biliminbağıntı biçimi, senin öne sürdüğünde... hani dini-teolojik konularda hep kullanırız, bu ya da şunun böyle olması, şu ya da bu inancı doğrulamaz veya şu ya da bununda öyle olduğu anlamına gelmez...

Kuantum Fiziği ayrı, buna dayanarak üretilen kurgular ayrı kategorilerdir. İndirgeme alanında herşeyi söylemek mümkün, gerçekten mümkün, ancak hangisinin oalsı gerçek olduğu ya da gerçekten olabilir mi meselesi gayet doğal, anlaşılabilir bir durumdur... Elbette teknolojide faydalanılacak, özellikle Kuantum Fizik alanında çalışma yürüten bir bilim insanından ilgili başlığında alıntı yaptım, ne diyordu, özel, yalıtık ortamlar....
"İnsanlar sık sık bilime dayandırarak haklı çıkarmaya çalıştıkları şeyleri satmaya çalışıyorlar."

"Ama bizler klasik objeler gibi belirli bir sebepten dolayı hareket ederiz: Boyutumuz büyük, birçok partikülümüz var, ve birbiriyle etkileşim halindeler."

"Kuantum mekaniğin gariplikleri laboratuvarda özel koşullarda, ya da inanılmaz derecede küçük ölçeklerde geçerliliğini gösterir. Evrene yer-çekimi ile de bağlıyız, ve gezegenlere yer-çekimi ile bağlıyız. Ama bu astrolojinin doğru olduğunu göstermiyor."

"Kuantum mekanik korelasyonları, kuantum mekaniğin bir mesafede gösterdiği korkutucu davranış, sadece dünyanın geri kalanından (tamamen) izole edilerek özel olarak hazırlanmış sistemlerde geçerlidir. Bizler kesinlikle dünyanın geri kalanından izole edilmiş değiliz. Günün her saniyesinde birçok şey ile bombardıman ediliyoruz. Sonuç olarak özel olarak hazırlanmış kuantum mekaniksel sistemler değiliz ve cisimler üzerinde garip kuantum güçleri uygulayamayız."

Lawrence Krauss
Ne kadar açık ve dürüstçe dile getirilmiş bir ifade değil mi? (muhtemel bir çoklarının da ekmeğindeki tereyağını eksiltiyor)

Bizde öteden beridir diyoruz ki;
1. İndirgeme -> Mantık yanlışına dayalı hatadır ve tüm ilişkisel ağ ve bütüne dair yanlışalrı bir yana, başlı başına izoledir, farazidir -> Bizim için kaidedir bu, kimseye ayrıcalık tanıyamayız, bunu yapabilmemiz için indirgenmiş izolasyonlardan, izolasyonun dışında belirleyici olduğuna dair gözlemimizin olması şart, var mı bu gözlem yok ama aksi yönde milyonlarca örnek sunulabilir...
2. Mikro parçacıklar üzerinden makro teoriler İMKANSIZDIR, çünkü teori ancak pratikle ve ölçeğinde sınanmışlıklarla elde edilebilir, her varsayım, kurgu, akıl yürütme teori olamaz...
3. Kuantum Fziği konusunda gördüğümüz henüz çok ilkel düzeyde gözlem yaptığımızdır dahası gözlem dahi yapamadığımızdır(gözlemcinin, göleme etki etmesi)...

Yani senin öne sürdüğünle, benim ifadelerim arasında dağlar kadar fark var, sen DALGAYIZ denmesini mantıklı buluyor olabilirsin, çünkü hangi meselene çözüm ürettiğine bağlıdır, ben ise meseleyi senin gibi koymuyorumdur, o halde senin meselenin çözümü, benimkini çözmüyor demektir...

Öyle çoğunluğun görüşü, birilerinin teknolojiye parsa kopartma namına çiftestandard uyguladığı çalışmaların milyarlarca dolar olması da benim için bir ölçüt olamaz, çünkü bilimsel ölçütler, ancak bilimsel değer ve verilerle kurulabilir, kişilerin kabulü, inancı ya da koro halindelik durumu değil(etken olamaz). Evrim teorisi konusunda bile yarım yüzyıl yok sayılıp ret edilen bilim insanları, şimdi temel önemde kabul görüyorlar, çünkü onlar öyle insanı cezbedip, peşine takacak, olağanüstü şeyler söylemiyorlardı, gayet anlaşılır ve basit olguları ifade ettikleri için de tutulmuyorlardı, illa bir gizemlilik, uçuk, kaçıklık aranıyor ve tabi sistemin ideolojik kaprislerinin etkisi de ayrı aam bir o kadar da baskın bir faktör..

Plazma Evren modelini öne süren bilim insanından sonra o modelde çalışmalar model sahibiyle sınırlı kalmadı ki, lakin sorun şu, o model üzerine çalışmalar, gönül vermiş bir kaç bilim insanının kendi kişisel kaynaklarıyla olurken, öte yanda hiç bir şeyi DOĞRULANMAMIŞ big bang model, sırf başlangıçı ve başlatancı çarpık kurgusu ve şartlı bağımlılığından dolayı, sistemin tüm olanaklarının sarfına dönmüş. yetmemiş, Plazma modelin ilk ayakları üstüne oturtan bilim insanına, dergide yazmaktan tutunda, teleskopla gökyüzünü izlemesine dahi engel olunmuş... Nedir bu? Bilim mi? Din mi? Komplo teorisi mi? gerçek mi? GERÇEK.... Çoğunluğun bu kanıda ve davranışta olduğu ve bilhassa teknolojinin baskısı sonrası ÖZERKLİĞİNİ yitirmiş bilimsel pratiğin güvenirliğide tartışmalıdır...

İnsan mantığı neye meyilli ise ona göre sonuç alır, üretir bir yapıya sahip ve yöntem İNDİRGEME, YALITMA, İZOLASYON olursa, dilediği her sonuca ulaşması veya bağıl öngörmeside mümkündür... Plazma Model için Big bang'e harcananın milyonda birisi harcansa belkide şimdi Plazma Modeli tartışıyor olacaktık ve evet tüm çalışmalarda doğruluyor görünecekti. Oysa Big Bang en çok yanlışlanan ama buna rağmende elinde sadece başlangıç mefhumu dışında hiç bir verisi kalmamış, gözlemlede doğrulanmayan(aksine gözlemle de, simulasyonlarla da doğrulanan Plazma Modelidir) bir teoriye döndüğü halde bile, hala sürdürülüyorsa bu bana göre her çağda yaşandığı gibi bir raydan çıkma durumu(mekanizm dönemi etkisi daha geçen yüzyılda kırılabildi)

sanırım kedi deneyine döndün, oysa o konu parçacığın momentum ile konumunun aynı anda tam doğrulukla ölçülemeyeceği idi, bir şeyin niteliğine dair değildi ki...

meseleye bakıyorum bir de meseleden yapılan çıkarımlara, değil bilim en basit ama tutarlı bir olguya dayalı felsefik düzlemde dahi, faraziyi tespit edebiliyorsunuz, alakasızlığı görebiliyorsunuz, alakasız çıkarımların, alakasızlığını göz, göre, göre kabul edebileceğimizi beklemek, inanç değilse nedir?

Kuantum fiziğindeki garipliklerin varlığı, Evrenin gali belada, bir elektron ebadından saçıldığını gösterir mi? Göstermez, dalga olduğunu gösterir mi? Göstermez... bilim bu kadar ucuzladı mı?(belkide, ama kime neye göre) ya da böyle bir gözlem, bütünsel maddenin, illa ama illa elektron ebadlı, kuantum dünyadan(tekil, minicik, yalıtık ve çok özel hazırlanmış-yukarıdaki alıntıda ifadesi gibi) fışkırdığının öngörüsü olabilir mi? bana göre hayır, elmalar, elmalara, armutlar, armutlara, koyunlar bacaklarına... Sonra o öngörü, aslında varlığın herhangi özel bir tekillikten fışkırması gerektiğini zorunlu kılmadığı gibi ya gerçekte o kuantum hal, varlığın en temel biriminde, gayet doğal idiyse? Bunu da dışlamamıza olanak veriyor mu? hayır, yani Big bang'in düzleminden çıkın çünkü Big bang'i referans almıyorum, almak zorunda da değilim, dolayısıyla bizlerin bakış açısı elbette diğerlerinden farklı, o nedenle de farklı yorumlamamız kaçınılmaz(niyetten değil, usülden! ve nedenkatılmadığımızı açıklama derdinden başka bir derdimizde olmadı ve yine diyorum, ilkel verilerle, salt mikro verilerle, makro düzeyde teori öngörülemezve sırf Plazma TV kullanıyorum diyede Plazma Evren Modeli geçerlidir denemez, plazma maddeyi kullanman ayrıdır, evren modellemen apayrı, maddeyi en küçük birimlerinin de altında gözlemlemen ayrıdır, buradan yola çıkarak madde yok -o halde kuantum fiziğide yok, kuantum ortamda-, her şey dalga-ilizyon demek apayrıdır!)...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 16-02-2016, 03:22
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

Meseleyi farklı almak-koymak üzerine...

Örneğin dalga çözümü üzerinden gidelim...

Her şey aynı anda hem ölü hem de diridir, bunu bilemeyiz.
Yanlış, kuantum alanın gariplikleri üzerinden yola çıkıp, sonrada her şeyin hem ölü, hemde diri olduğunu öne sürmek, üstelik bunuda evrenin merkezi yapılmış insanın gözlemine-kadere- teslim etmek hatadır, sonrada yine bu hataya çözümü yine kuantum dünyasının garipliklerine yönelerek çözmekte devam eden hatasıdır. Gerçekte bir şey ya ölüdür, ya diri, ya da ortası çünkü şeyler atomaltı dünyanın, yalıtılmış, deforme edilmiş ve gözlemin ilkelliğine de takılmış atom sistemleri veya parçacıkları değil...

Bir şey hem 1 hem de 0'dır.
Yanlış, ya 1'dir, ya da 0... Yine Kuantum yani Atomaltı(atomunda altında artık), ortama dayanakla makro düzeyde kanı üretilmiş, oysa bizler atomaltı parçacıklar değiliz, o nedenle de garip davranışlar sergileyemyiz, Evrene fizik yasalarıyla bağlıyız, atom altı parçacık değil atomlardan meydana gelen dev kütleli parçalarız... ne 1 nede 0 değiliz, 1 ve 0 tümüyle insanın fiziksel kuvvet veya fiziki etkileşimleri çeşitli farklı durumlarına, nitelik, özellik yansıtmalarına göre sembolik olarak soyutlamasından ibaret... hepsi bir yana, bir şey ne 1 ne de 0 olamaz, lakin etkileşim, kuvvet, ilişkisel zeminde pekala sembolik ifadeler kullanılabilir, ama bu kullanım kapsamları açısında kalır, bizler sembolik rakamlar ya da salt maksada dönük tek bir özelliğe-niteliğe indirgenebilir yapılar değiliz...

Belirsizlik İlkesi
Bir şeyin A ya da B olduğu bilinemez ve sebep-sonuç ilişkisi çökmüştür(safsata), çünkü belirsizdir. Yanlış, bir şeyin A ya da B olup olmadığını bilebiliriz çünkü belirsizlik ilkesi bir şeyin ne olup-olmadığı(içeriğe) değil, biçime dönük bir ifadedir, o biçimde yine kuantum düzeyde, yani atomaltında, atomaltı parçacığın aynı ANDA, konumu ve momentumunun tam doğrulukla ölçülemiyor olmasından kaynaklıdır, ya ölçebilecek yeni bir yöntem bulunmalı veya bu durum böyle kabul edilmelidir. Oysa biz ne atomaltı parçacığız nede A mı B mi olduğumuz momentum ve konumumuzun doğru ölçülmesine bağlı.. Bu ifadelerde 2 türden yanlış var, birisi belirsizlik ifadesinin atomaltı parçacığın momentum ve konumunun aynı anda tam doğrulukla ölçülememesi iken diğer yanlış ise ciddi bir mantık hatasıdır, buradan yola çıkıp niteliği(ne olup olmadığı diyelim) belirsiz olarak almaktır... Çöken ise mekanizm deliliği çağında kalmış olan, determinizmin belirlenebilirlik-belirlenmişlik ve dolayısıyla her şey belirlenmiş ise her bir şeyi ölçerek bir sonraki adımını belirleyebilirim ilkesidir(ve sadece deterministleri kapsar,dışında kalanlar zaten o zaman da bu ilkenin tutarlı olmadığını sebepleriyle açıklamışlar, Kuantum Fiziğinin bulunmasına gerek duymamışlardı)

Teknolojide yararlanılıyor
Teknoloji mekanik, kimyasal ve bir çok enerji, fiziki ilişkilerden de yararlanıyor, plazmadan yararlanması bizim plazma olduğumuzu düşünmemiz gerektiği, buhar enerjisinden, sıvıların sıkıştırılamazlığından yararlanması bizim ve tüm evrenin buhar veya salt sıvı olduğumuz, elektrik(buda aslında çeşitli maddeler arasında etkileşimdir) enerjisinden yararlanmamız, kendimizi salt elektron yükü olarak düşünmemiz gerektiği, ısı enerjisinden yararlanmamız kendimizin salt ısı enerjisi olduğu vb anlamına gelmediği açık değil mi? Teknolojik cihazlar veya bir hayli yalıtık ortamlar eliyle teknolojiden yararlanılabilir, çünkü belirli düzeyde ÖZEL oluşturmuş ve hem maddi ilişkilerin belirli ölçekte yoğunlukla kullanımı, hem ilişkisel bağın doğal değil, kullanım temelli oluşturulması, özel maksata yönelik bir araya getirme, salt kabaca maddeyi değil, etkileşim ağı böylelikle iş kapasitesinide amaç doğrultusunda kullanma ortamlarına bakarak ne kendimizi, ne doğayı ne de evreni özel maksatla üretilmiş robotlar gibi göremeyiz. Kuantum bilgisayarların ortamında kaç saniye hayatta kalabilirsiniz? Atomaltı parçacıkların veya atom düzeyindeki hareketin, iş kapasitesinin özel amaçla kullanımı elbette muazzam sonuçalr getirir, 1 atom saniyede milyonlarca kez titreyebilir, ama biz bunu parmağımızla yapamayız, o halde teknolojik alanda o hareketi, o az şeye bağlılığı, yalıtık ve maksata dönük kullanımı, o parçacık serbestliğinin kullanmak, bizimde atomaltı parçacık olduğumuz ve dilersek aynı şekilde hareket edebileceğimiz anlamına gelmez...

Meselenin ÖZÜ

Eğer yukarıda özetlenen maddelerde yanlış olarak ifade ettiğim şeyleri, ESAS, ÖNCÜL alsa idim, ben şahsen kendim bünye olarak hem aynı anda burada hemde başka yerde nasıl olabilirim? Dünya, Evren, oturduğum ev, her şey, hem burada hemde aynı anda nerede olduğumu-zu bilmediğimiz yerlerde olabilir ki diye sorardım. Sonrada hazır üretilmiş ama temelde yanlış çıakrıma dayalı dalgayız, yansımayız, scim teorisi elbette bize bir çözüm gelirdi, çünkü sorunu üretiş biçimimizde, dolayısıyla yanlış sorular ve zeminler üzerinden öngördüğümüz çıkışta, farazilere veya yanlış eşleştirdiğimiz çıkarımlara, zanlara dayanıyor..

Oysa ne ben ne bir başkası ne de evren ve katrilyon üssü katrilyonlarca parça, aynı anda ne hem burada ne de hem bir başka yerde değiller... O halde sorun ne? neden öyle olduklarını, atomaltı parçacık olduklarını ya da olduğumuzu düşünüp birde çözüm arayım ki?

Sonuç Olarak
Meseleleri üretmediğim sürece bu konuda dile getirilmiş hiç bir MESELEYE SAHİP değilim, dolayısıyla bir çok yanlış çıkarımla farazi üretilmiş her meselenin çözümüde, üfürükten öteye geçmeyecektir, bir bağıl zemini, bir bağlamı, bir nesnel zemini yok ki... Mesele salt gözlemlenmiş atomaltı parçacıkların garip davranışlarından yola çıkıp, kendisini atomaltı parçacık görmek üzerinden, yine insanın kendi eliyle yaptığı yanlış eşleştirme, çıkarım ve indirgeme metodunun gayet normal üretebileceği hata ve yanlışlara düşmesinden peyda olmuş...

Neden farklı düşünüyoruz? Çünkü benim böyle gerçekten yanlış ve üfürğe dayalı dediğim meselelerim yok, dolayısıyla buradaki yanlışı görmek yerine, bu yanlışları dile getirmek yerine, ya aynı yanlışa düştüğü için ama ya da bu işten bir şeyler devirdiği için kaynak tüketen veya harcayanalrı da ciddiye alacak ne zamanım nede kaynağım yok...

Konuya girdiği için açıklayayım;
Şu çarşaf modeli ve solucan deliği macerasından yapılan bir çok çıakrımda(yukarıdakilere benzer nitelikte) YANLIŞTIR, bir zamanların modelidir kabul, ama şu anda bilgisayar ve çizim ortamı o kadar ilerledi ki, çok kaba yanlış düşünce ve şartlanmaya yol açan modelin değişmesi gerekiyor, çünkü mesele bilim insanalrının ne düşündüğü meselesi değil, ardına milyonalrı takmış sözdebilimin, dinsel metinlerin, bilim karşıtı enstitülerin bu tür model eksikleri veya hatalı çıakrıma dönen durumları sonuna kadar kullanıyor, madem bilim diyeceğiz, bilim salt laboratuvarlarda üretilen bir iş, eylem değil ki, ne kadar çok sayıda insan bilim mecrasına katılır bilim o denli yüksek oranda hem kaynak yönünden hem de emek yönünden daha yüksek potansiyel kazanır...

Bilimsel ögörü ayrı bir şeydir, mantıksal yanlışlardan -üstelik elde destekleyen hiçbir veri yokken- yola çıkarak bilimsel öngörü yapmaya kalkmak ayrı, bilimsel öngörü yapılacaksa, ilkin meselelerin ortaya konuş biçimlerindeki yanlışlar görülmelidir, yoksa, teolojik çözümler veya teolojik tarz iddiaları farklı biçimlerde ortaya atıp, kafa patlatmanın pekde bir anlamı yok.

Katılmıyorsanız lütfen, benim ne olduğum veya NİYETİMİN ne olduğu açı-zeminine düşmeyin, kuantum fiziği üzerine veya karşıt yazmıyorum, çünkü konular kuantum fiziğini kapsamıyor, daha farklı biçimde kuantum fiziğine dayanan apayrı çıkarımlar olduğu için dahil oluyorum-karıştırılmasın... Katılmadığınız neresiyse orasını, neden katılmadığınızla yazın... Kısaca tomaltı parçacık değiliz ki, ben öyleymişim gibi düşünüp, tamam yaa, dalga teoremi, sicim teoremi sorunumu çözüyor diyebileyim, öyle bir sorunumda, meselemde yok, olmayan meselenin çözümüde haliyle üfürük olur...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 17-02-2016, 01:28
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Dialectics

Bunu ifade edeceğini tahmin etmiştim, o sebeplede aklıma Plazma TV'ler gelmişti... Eğer Plazma Evren Modeli geçerli, Big Bang geçersiz değilse, plazma teknolojisini nasıl izah edebiliriz? Misal şu an kullandığın monitör bile muhtemel plazma, hatta odanın aydınlanmasıda... Keza yine kütle çekime dayalı, hatta yer çekimi dahi, örneğin her şeyin dalga olduğu, sır dayanak olarak kuantum'u aldı diye doğrulanmış olmaz, aksine yanlışlar...
Sn Spartacus,

Okuduğum kadarı ile Plazma evren modeli ile plazma Tv'ler arasında hiçbir alaka yok. Plazma evren modeli nereden geldiği belli olmayan, evreni kaplayan bir plazma durumunu önkabulle işe başlıyor. Halbuki Big bang teoremcileri bugün Big bang'in ışımalarına bakarak, bigh bangin öncesindeki koşulları keşfedebilmeyi tartışıyor.

Işığın yeri geldiğinde parçacık gibi davrandığı (elektronları atomların yörüngesinden koparabilmektedir), yeri geldiğinde de dalga gibi davrandığı (odanıza perdeden yansıyan ışık dalga değildir de nedir?) aşikardır. Keza size verdiğim örnekler de hep dalga etkisini ispatlayan uygulamardır. Labaratuar deneyleri değil, gerçek hayat uygulamalarıdır.

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu tarz BAĞINTI kurmak, bilim değil sahte biliminbağıntı biçimi, senin öne sürdüğünde... hani dini-teolojik konularda hep kullanırız, bu ya da şunun böyle olması, şu ya da bu inancı doğrulamaz veya şu ya da bununda öyle olduğu anlamına gelmez...

Kuantum Fiziği ayrı, buna dayanarak üretilen kurgular ayrı kategorilerdir. İndirgeme alanında herşeyi söylemek mümkün, gerçekten mümkün, ancak hangisinin oalsı gerçek olduğu ya da gerçekten olabilir mi meselesi gayet doğal, anlaşılabilir bir durumdur... Elbette teknolojide faydalanılacak, özellikle Kuantum Fizik alanında çalışma yürüten bir bilim insanından ilgili başlığında alıntı yaptım, ne diyordu, özel, yalıtık ortamlar....
Ne kadar açık ve dürüstçe dile getirilmiş bir ifade değil mi? (muhtemel bir çoklarının da ekmeğindeki tereyağını eksiltiyor)
Katılmıyorum. Kuantumun temelleri 1900'lerde atıldı ve 100 yılı aşkın bir süredir bilim insanları bunun üzerinde çalışıyor, deneyler yapıyor ve giderek daha da derine dalıyor. Sizin kuantumun safsata olduğunu iddia etmeniz, 100 yılı aşkın süredir bu fiziğe emek veren bilim adamlarını şapşal yerine koymakdır. Kanımca şapşal oldukarını algılayabilecek kadar IQ sahibidir bu fizikçiler...

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bizde öteden beridir diyoruz ki;
1. İndirgeme -> Mantık yanlışına dayalı hatadır ve tüm ilişkisel ağ ve bütüne dair yanlışalrı bir yana, başlı başına izoledir, farazidir -> Bizim için kaidedir bu, kimseye ayrıcalık tanıyamayız, bunu yapabilmemiz için indirgenmiş izolasyonlardan, izolasyonun dışında belirleyici olduğuna dair gözlemimizin olması şart, var mı bu gözlem yok ama aksi yönde milyonlarca örnek sunulabilir...
2. Mikro parçacıklar üzerinden makro teoriler İMKANSIZDIR, çünkü teori ancak pratikle ve ölçeğinde sınanmışlıklarla elde edilebilir, her varsayım, kurgu, akıl yürütme teori olamaz...
3. Kuantum Fziği konusunda gördüğümüz henüz çok ilkel düzeyde gözlem yaptığımızdır dahası gözlem dahi yapamadığımızdır(gözlemcinin, göleme etki etmesi)...

Yani senin öne sürdüğünle, benim ifadelerim arasında dağlar kadar fark var, sen DALGAYIZ denmesini mantıklı buluyor olabilirsin, çünkü hangi meselene çözüm ürettiğine bağlıdır, ben ise meseleyi senin gibi koymuyorumdur, o halde senin meselenin çözümü, benimkini çözmüyor demektir...
Kübit denilen şeyi lütfen araştırınız. Kuantum bilgisayarları, kuantum teorilerinin doğruluğunun ispalayacak kadar etkileyicidir.



spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kuantum fiziğindeki garipliklerin varlığı, Evrenin gali belada, bir elektron ebadından saçıldığını gösterir mi? Göstermez, dalga olduğunu gösterir mi? Göstermez... bilim bu kadar ucuzladı mı?(belkide, ama kime neye göre) ya da böyle bir gözlem, bütünsel maddenin, illa ama illa elektron ebadlı, kuantum dünyadan(tekil, minicik, yalıtık ve çok özel hazırlanmış-yukarıdaki alıntıda ifadesi gibi) fışkırdığının öngörüsü olabilir mi? bana göre hayır, elmalar, elmalara, armutlar, armutlara, koyunlar bacaklarına... Sonra o öngörü, aslında varlığın herhangi özel bir tekillikten fışkırması gerektiğini zorunlu kılmadığı gibi ya gerçekte o kuantum hal, varlığın en temel biriminde, gayet doğal idiyse? Bunu da dışlamamıza olanak veriyor mu? hayır, yani Big bang'in düzleminden çıkın çünkü Big bang'i referans almıyorum, almak zorunda da değilim, dolayısıyla bizlerin bakış açısı elbette diğerlerinden farklı, o nedenle de farklı yorumlamamız kaçınılmaz(niyetten değil, usülden! ve nedenkatılmadığımızı açıklama derdinden başka bir derdimizde olmadı ve yine diyorum, ilkel verilerle, salt mikro verilerle, makro düzeyde teori öngörülemezve sırf Plazma TV kullanıyorum diyede Plazma Evren Modeli geçerlidir denemez, plazma maddeyi kullanman ayrıdır, evren modellemen apayrı, maddeyi en küçük birimlerinin de altında gözlemlemen ayrıdır, buradan yola çıkarak madde yok -o halde kuantum fiziğide yok, kuantum ortamda-, her şey dalga-ilizyon demek apayrıdır!)...
Spartacus hocam,

Big bang ile olan sorununuzu anlayabiliyorum, size göre Big Bang bir ilk neden, dolayısıyla bir yaratıcı filan dayatıyor. Bense böyle bir şey düşünmüyorum. Big Bang'in de bir nedeni var. Düşünün zaman bile bükülebiliyor, zaman dahi göreli. Bugün fizikçiler dediğim gibi Big Bang'in nedenini dahi sorgulayabilecek deneyler geliştirmeye çalışıyorlar.

Üfürük diye nitelediğiniz sicim kuramı bugün Einstein'ın teoremleri ile kuantum teorilerini birleştirebilen elimizdeki tek teori. Evet sicim kuramını reddetmenizi de anlıyorum, çünkü tamamen matematiksel. Ve size göre matematik insan tarafından geliştirilmiş bir dil. Haklı da olabilirsiniz ancak öte yandan haksız da olabilirsiniz. Örneğin en son arkadaşların şu şişme teorisini ortaya koyan ve kütleçekim dalgalarının keşfiye ispatlanan Andrei Linde'nin teorisinin doğrulandığını gösteren videoda da anlaşıldığı üzere, bir kez daha matematiksel modellemelerin başarısını ispatladı. Öyleyse kuantum ve einstein teoremlerini birleştiren matematiksel sicim teorisinin doğru olmasını engellleyecek şey nedir? Üst boyutarın alt boyutlara yansımasını (kuantum ve einstein'ın görelilik teoremleri olarak) açıklayan bir denklem "safsata" ya da "üfürük" diye indirgenemez bence...

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 17-02-2016, 02:40
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn Spartacus,

Okuduğum kadarı ile Plazma evren modeli ile plazma Tv'ler arasında hiçbir alaka yok. Plazma evren modeli nereden geldiği belli olmayan, evreni kaplayan bir plazma durumunu önkabulle işe başlıyor. Halbuki Big bang teoremcileri bugün Big bang'in ışımalarına bakarak, bigh bangin öncesindeki koşulları keşfedebilmeyi tartışıyor.
nereden okudun? Yanlış biliyor olmalısın, heleki bazı ifadelerin? Plazma TV ile aynıdır demedim, teknolojide plazmanın kullanılması dedim! Ve evet yanlış biliyorsun, zira ne öngörüdür ne de varsayım, gerçektir, olgudur ve o modelin sahibide başlangıç saplantısına dayalı kilise değil, o konuda Nobel Ödülünü almış bir bilim insanıdır ve sen şimdi teknolojide kuantum fiziğinden daha fazla alanda kullanıyorsun, o yazını yazarken bile kullandın... Nereden geldiği öngörülemeyen plazma ne demek Dialectics? İlla bir yerlerden bir şey farazide hazırlanıp sonrada getirilmeli mi? Zeus şart mı? Geldiğini kim iddia etti ki, kabak gibi ortada. Evrende bilinen maddenin %99'u plazma, bildiğin çorba yani ve tüm gözlemlerimiz OLUŞUMLARIN ana rahmi olarak o çorbayı gösteriyor, öngörü değil, varsayım değil, Dünyanın dönmesi kadar gerçek. Elimde olgu var, faraziyi önceleyemem, hem derdim neki, ortada olanı bırakıp, kurguda kalanı tercih edeyim?. Ne zamandan beri gözlem ile ortada olanı öngörü olarak yorumlar oldun? ne zamandır bugüne değin gözlemlenmiş yıldız ve galaksi oluşumlarının, Plazma Modelle örtüşmediği görülmüş?

Big Bang hiç bir iddiasında-çıkış kaynağıyla- doğrulanmış değil... kaç kere daha söyleyelim...

Big Bang'in ışımalrı olduğunu iddia eden sensin belkide bu bir şartlanma. Koca evrende Güneş sistemi dışına çıkmamışsın, küçücük bir noktada nereye gitsem aynı sinyali alıyorum demişsin (samanyolunun plazma olmasından(%99 oranda) veya elektromanyetikten veya Samanyolunun oluşumundan veya ana sistemin oluşumundan, hatta maddi etkileşim ve kuvvetlerden, zayıf kuvvetlerden de olabilir veya miras da kalmış olabilir, olamaz mı? Sonra bakmışsın, o zaman plazmanın ışığı soğuracağı aklına gelmemiş, kızıla kayma demişsin, evren ışık hızında genişliyor(şimdilerde ışık hızının da üstünde! demek zorundalar), demişsin, sonra da bunun gibi daha henüz yeterli bir sonuca ulaşma-varma şansın yokken dahi, Elde olan veri BİR BAKIŞ AÇISI, DOĞRULTUSU sunmaya yetmiyorken, Evren'i doğrulanamış veya defalarca yanlışlanmış, üstelik evrene sınır bile tayin edemezken, sınırlandırmış, birde O'nu illa başlatma ve başlatan öngörüsüne sarılmışsınız... Neresdir Evrenin'in merkezi? madem 360 derece genişliyor, değil mi? Oysa dedim ki, 360 derece etrafına baktığında aaa aynı hızla genişliyor demen dahi çelişki olur, öyle çıkmasının sebebi tamda ışığın plazmaca soğurulması ve kızıla kayması, benden uzaklaşıyor dedikelrin aksine sana yakınlaşıyor bile olabilir...

Big Bang ile bir SORUNUM YOK! YOK! ne de bir YARATAN ŞARTLANMASI, o da değil! İlla başlangıç mefhumlu düşünmek, ya da illa bir başlatan, bu KURGUDUR VE EVET eldeki VERİ VE GÖZLEMLER de bu kurguyu YETER DÜZEYDE DESTEKLEMİYOR, aksine aksini düşünmemiz için eldeki veriler daha fazla! ne yapayım şimdi çiftestandard mı? ne için, teolojik miraslarım mı var, olmalı mı? Çok mu önemli diyorum, bilmemek, gerçeğin ret ettiği ama olumlamadığı şeyleri kabul etmekten iyi değil mi? Plazma Model'ide nereden okuduysan, Big bang'den çok daha fazla objektif veri ve doğrulamaya sahiptir Ötekisi ise doğrulanmış değil, öngörü, varsayım ağır basmış ve tercihimi Plazma Modelden yana yapıyorum, özgür iradem ve yanılmışlığı da peşinen kabulle(bilim mutlaklığı dayatmıyor ki, illa her varsayımı mutlak kabul edeyim)...

Evrende öyle galaksi sistemleri var ki, ancak 70-80 milyar yılda oluşabilecekleri öngürülebiliyor... yetmiyor, sözde ilk milyar yıl önceki galaksiyi gözlediğini iddia ediyor, ama o da nesi, gayet normal bir galaksi... Sonra 30 milyar ışık yılı uzakta galaksi gözlüyor, yok ilk 500 milyon yılının hali, bildiğimiz tipik bir aktif galaksi ve bir an için yıldızların oluşumu için yine kendisinin öngördüğü ortalama zaman dilimini de unutuverebiliyor, bunlardan söz eden olursa bilim insanı ise camiadan dışlanıyor(eşeğin aklına karpuz kabuğu getirdikelri için belki) ya da yaptığın gibi kuantum karşıtlığı vb olarak mahkum ediliyor, oysa bu tutumun o kadar bilim ve mantık dışı ki... Şartlanma olabilir mi?

ya başlangıç ve başlatan yoksa, olmak zorunda mı? İşte bu soruya yanıt vermesi gerken ben değilim ki sensin. İddia senin ispatla mükellef olanda sensin, ama kızıla kaymaya yaslanıp, böylesi bir iddiayı ispatlamış olmazsın... Nasıl ki gördüğümüz şeyler ve şu evrendeki sözde mükemmel sistem lafızları Allah2ın ispatı olmaması gibi, burada sorun teorilerle alıp verememek değil, mantığına dair...
Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Işığın yeri geldiğinde parçacık gibi davrandığı (elektronları atomların yörüngesinden koparabilmektedir), yeri geldiğinde de dalga gibi davrandığı (odanıza perdeden yansıyan ışık dalga değildir de nedir?) aşikardır. Keza size verdiğim örnekler de hep dalga etkisini ispatlayan uygulamardır. Labaratuar deneyleri değil, gerçek hayat uygulamalarıdır.
Işığın diyorsun ve bu davranış ışığa ait, buradan her şeyinde heleki ışığın kaynağı olan maddenin dalga olduğu sonucu ne çıkartılabilir, ne de o anlama gelir. kendin söylüyorsun DAVRANIŞI, pekala olabilir, ama bu demek değil ki, sende, her şey hatta ışığın kaynağıda bir dalga! Işığın dalga davranışını gördüm o zaman her şey dalgadır düşüncesi neden mantıklı olsun ki? Oysa sen bu sorumu, ışığın davranışına karşı olmak, kuantum karşıtlığı, yoksaymak vb gibi gerçekten absürd biçimde yorumlayabiliyorsun, böylesine kaba bir algı-anlam problemini neye borçluyuz?
Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Katılmıyorum. Kuantumun temelleri 1900'lerde atıldı ve 100 yılı aşkın bir süredir bilim insanları bunun üzerinde çalışıyor, deneyler yapıyor ve giderek daha da derine dalıyor. Sizin kuantumun safsata olduğunu iddia etmeniz, 100 yılı aşkın süredir bu fiziğe emek veren bilim adamlarını şapşal yerine koymakdır. Kanımca şapşal oldukarını algılayabilecek kadar IQ sahibidir bu fizikçiler...
Böyle bir iddiam olmadı, üstelik yazımda açıkladım, yukardıa yine değindim. Bu çıkışı neden yaptın Dialectics? belki yazıyı tekrar okuman gerekiyor, belkide biraz düşünmen...

bana resmen;
http://degisimehazirim.com/blog/kuan...rsek-o-oluruz/
Bunun gibi yüzlercesini ya da bunun gibileri
http://gizliilimler.tr.gg/Zihin-S.ue...tum-Boyutu.htm
http://semrakozanli.com/kuantum-meditasyon.html

Sırf KUANTUM dedikleri için, ve benim aynı mantıkla ve aynı temelde öne sürlen her türlü varsayıma itirazlarımı, Kuantum karşıtlığı olarak okumuş oldun...

Katılmıyorum demişsin ya, katılmayabilirsin bende bu tür üfürklere katılmıyorum, lakin mantık ve bilimin metodunda senin çıkarımına yer yok ve evet, o halde teknolojde hidrolik sistemleri kullanmamız, kimyevi enerjiler elde edip dönüştürmemize bakarak hepimiz sıkıştırılamaz sıvıyız, her şey buhar, her şey elektrik, her şey plazma, her şey ısı enerjisi, her şey dalga diye, diye, ayıra, parçalaya, yalıtık devam edebiliriz, sonuç? ne olduğunuza karar verebildiniz mi?.

hala dile getirdiğim meseleyi anlamamamışsın yada anlatamamışım... Lütfen yazımda koyulaştırdığım paragrafların üzerinden tekrar geç.

ÜFÜRÜK SİCİMDİR, HOLOGRAMDIR, üfürüktür sebebini de dile getirdim, ben dediğim için değil, çok basit ve indirgenmiş bir alandan GENELLEME yapacak düzeyde uçabildiği için, sonrada farazi çözümler sunduğu için. Siz evreni 1 görür, ama hayır bu bir sorun 0 olmalı derseniz, biriside gelir çıkartma işlemini yapar, 1-1 = 0 der, aha sorunun çözüldü... Yani baştan nasıl şartlanırsak insan olarak biz ona göre sonu üretebiliyoruz... KURAM da değillerdir.

Evren basit ışık denklemiyle, yalıtılmış kuantum parçacıkların(parça değil parçacık) garip davranışlarıya formüle edilemez, ama istersen elindeki malzeme zaten salt ışık ya da salt parçacık olduğu için elbette herhangi bir matematiksel işlemle dilediğini kağıt üzerinde ispatlarsın, çünkü, elindeki malzeme bir ya da iki tane faktördür, evren ise maddeden başla, kuvvetlere değin, bin faktörlüdür.

Gerisi içinde yazıyı tekrar oku lütfen, cevabınla, görüşüm arasında iğne kadar olsun alaka kuramadım, tekrar okur dönersen devam edebiliriz. Her ifadende kuantum lafzına sığınma, zira mesele o değil, hem şartlanabiliriz, yalıtık, indirgeme değil bir bütün halinde bağıl ilişkiler kurmalıyız... Ben sana şimdi sırf 1 sorunum dediğin ve çözümüne dayanıp, sana içinden çıkılamaz düzinelerce sorun ürettiğine dair sorular sorabilirim... Çünkü sen baştan dalgayız diye şartlanıyorsun, önkabulün var gerisi çorap söküğüdür, 1 sorunun vardı şimdi 100 etmiş durumdasın ama görmüyorsun(sebep?)...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 17-02-2016, 03:08
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

https://www.turandursun.com/forumlar...d.php?p=394084

Alıntı kısımı ve kaynak(ki evvelde -o zamanlar ısrarla Big bang derdim- çok daha fazla sayıda kaynaktan okudum, alıntıdaki bilim insanının aldığı ödüller gerçek, gözlem yapmasının engellenmesi, dergilerde Big bang'in dayanaklarını çürüten ispatlarını yayınlaması engelleniyor (elbette güvenmeyeceğim) -ki gerçek, o modeli ilk ortaya atan bilim insanıda Nobel Ödülü alıyor)

Geriye sadece radyo sinyali meselesi kalmış ki, o galaksi sistemleri oluşumuyla bile öngörülebilir bir zeminde de ifade edilebiliyor.

https://www.turandursun.com/forumlar...d.php?p=394125

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:32 .