Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dünya Dinleri, Mitoloji & Antik Uygarlıklar > Dünya Dinleri

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #9  
Alt 21-08-2017, 17:49
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Bu gözlemler bizi, bir kere daha, Tao Tê Çing'in yazarının kim olduğu ve Lao Tzû diye bir kimsenin gerçekte yaşamış olup olmadığı meselesine sevketmektedir.
Şamanizm'in bu kabil bir metafizik olgunluğunun, sıra-dışı bir felsefe dehâsıyla donatılmış bir düşünürün bilfiil bir müdâhalesi ve katkısı olmaksızın kendi doğal gelişmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkmış olabileceği hiç tahayyül edilebilir mi?

Ben, kendi hesabıma, bunun böyle olamıyacağını düşünüyorum. Şamanizm, eğer bir dâhînin düşünce gücüyle daha yüksek bir düzeye ref edilmemi olsaydı [bir takım] dinî hislerin avâmî bir ifâdesi olarak kendi ilkel hamlığında kalmağa devâm etmiş olacak, ve muhtemelen Evren ile ilâhların ve cinlerin ortaya çıkışlarını açıklamağa yönelik kozmogonik efsânelerden başka bir şey de üretmemiş olacaktı. Bu kabil efsâneler felsefî bir Âlem'e bakı açısını geliştirecek malzemeyi temin etmeleri bakımından başlıbaşına bir öneme sâhiptir. Ama her şeyden önce bunların da belirli bir kemâle erdirilmesine çalışmak gerekir. Ve bu kapsamda bir emek de çok büyük bir entellektüel gayret ister. Ç'u'nun Mersiyeleri'nin ortaya çıkabilmesi için ilkel bir Şamanist Âlem vizyonunun Ç'ü Yüan'ın zihninden geçmesi gerekmiştir. Benzer şekilde, aynı bir Şamanist Âlem vizyonu da bu sefer, ancak münferid bir felsefe dâhîsi tarafından, Tao'nun derin metafiziğine yükseltilebilirdi.

Bu gözlemleri göz önünde bulundurarak Tao Tê Çing'i okuduğumuz zaman olaanüstü bir zâtın bütün kitaba sirâyet etmiş olan nefesini, ve rûhâniyeti kitabın her kelimesinde zong zong atmakta olan sıra-dışı bilge bir ki iyi hissedebiliyoruz. Daha sonra yapılmış olduğunu rahatlıkla kabûl ettiğim mümkün bütün eklemeleriyle bile Tao Tê Çing'in biribirleriyle uyumsuz farklı kaynaklardan alınmış düşünce parçalarından oluşan bir terkib eseri olduğu görüşüne katılmam imkânsızdır. Zîrâ kitabın her yerinde elle tutulur temel bir birliğin mevcûd olduğu görülmektedir. Ve bu birlik de tek bir şahsın eseri olan bir birliktir. Gerçekten de bir bütün olarak Tao Tê Çing, sıradışı tek bir zâtın, bilge bir Şamanın şahsiyetiyle belirgin bir biçimde renk kazanmış olan ve bir eşi daha bulunmayan bir eserdir.

Zâten kitabın XX. Bölümünde bu zât kendi portresini de bizzât kendisi çizmektedir:
10 Henri Maspero: Le Taoïsme (Mélanges Posthumes Sur Les Religions Et L'Histoire De La Chine II), Paris, 1950, III. Bölüm.
İnsanların çoğu, tıpkı mükellef bir ziyâfete dâvet edilmişler ya da ilkbaharda yüksek yerlere tırmanıyorlarmış gibi, neşeli ve şevklidir.
Yalnızca ben, henüz daha gülümsemeğe başlamamış bir bebek gibi, hiçbir faaliyet emâresi göstermeden sessiz ve sâkin kalırım.
Yalnızca ben yeri-yurdu, gidecek yeri olmayan biri gibi me'yûs ve gâyesiz bakarım.
Diğer kimseler (ümit ve beklentilerle) dolup taşarken ben bomboş ve fakirim.
Benimkisi aptal bir kişinin dimağıdır. Ne kadar da ağır, ne kadar da karmakarışıktır!

Diğer kimselerin hepsi de zekî ve parlaktır, ama ben sönük ve kalın kafalıyım.
Diğer kimselerin fehâmetleri yüksektir, ben ise tıpkı sürekli dalgalanan derin bir okyanus gibi, tıpkı dur-durak tanımadan esen rüzgâr gibi yavaş ve içime kapanığım.
Diğer herkesin yapılacak bir işi varken ben tıpkı bir köylü gibi beceriksizim.
Ben herkesden farklıyım; çünkü ben, beni, Ana'nın[11] beslemesine değer veriyorum.
Başka bir pasajda (LXVII) da kendisi hakkında, benzer şekilde, şunları beyân etmektedir:
Göğün altında kim varsa hepsi de beni târif ediyor ve benim büyük olduğumu ama ilgisiz göründüğümü söylüyor.
Evet ben ilgisiz görünüğlüyüm ama büyük olduğum için ilgisiz görünüşlüyüm.
Eğer her işe karışan, ilgi duyan biri olsaydım çoktan küçülmüş olurdum.

Kezâ LXX'de de unu okumaktayız:
Benim kelimelerimi anlamak çok kolay, izlemek çok kolaydır.
Ama Gök altında kimse onları anlamamakta ve kimse onları izlememektedir.
Kelimelerim bir ilkeye dayanmakta, ef'alim ( fiillerim) ise hâkim bir kuraldan neet etmektedir.
Ama halk (bu ilkeyi) anlamamaktadır.
Ve ben de bundan dolayı halkın idrâkinin dışında kalmaktayım.
Beni [mâhiyetimi] idrâk edenlerin nâdir olduğu, hiç kuşkusuz, benim değerimin yüceliğinin ölçüsüdür.
İşte bunun içindir ki "Kutsal İnsan"ın kaba-saba giysileri vardır ama içinde değerli bir yeşim taşı taşır.
Bu pasajlar çok özgün bir rûh hâletini, zamanlarını hayatın âdî zevkleriyle geçiren "zekî" kimselerden kendini uzakta tutan meyûs, ilgisiz ve beceriksiz gibi görünen bir zâtı târif etmektedir. Bu zât, kendisinin, sıradan bir kimseden tamâmen farklı olduğunun bilincine sâhip olduğu içindir ki bu kabil bir davranış sergilemektedir.

Burada bizim sormamız gereken önemli soru şudur: Bu farklılık ne zaman ortaya çıkmaktadır?
Buna bizzât Tao Tê Çing ve kezâ Çuang-Tzû kesin bir cevap vermektedir

11 Burada Ana, Tao'yu remzetmektedir. Tıpkı bir bebeğin hiçbir ey yapmaksızın ana rahminde beslenmesi gibi Tao-cu bilge kişiler de Tao'nun sînesinde herhangi bir fuzûlî faaliyet göstermeksizin hür ve kaygısızca yaşarlar.

Bu zâtın kendisini diğer kimselerden farklı görmesinin sebebi Varlığın gerçek anlamına yalnızca kendisinin vâkıf olduğunun bilincine sâhip olmasıdır. Ve bu zât bunu, Çuang-Tzû'nun tso wang ya da "nisyânı kendisine mesken edinmiş olmak" diye isimlendirdiği, yâni istiğrâk hâlinde Tao ile birlik içinde olmasına dayanan derûnî metafizik şuhûdu [görüşü, şâhit oluğu] aracılığıyla bilmektedir.
İşte bu açıdan bakıldığında, yukarıda beyân ettiğimiz ifâdelerin ötesinde kalan zât Şamanist bir bilge kişidir; ya da, başka bir deyimle, bir bilge düzeyine yükselmiş ve yakaza hâlinde tecellî eden bir rü'yete [görüşe] sâhip olan bir Şamandır.

Bu kabil bir tasvîre uyan felsefî açıdan gelişmiş bir Şamanizmin özünün Tao Tê Çing'in her yerine sirâyet etmiş olduğunu kaydetmek incelememizde güttüğümüz amaç için çok anlamlıdır. İster Âlem'in metafizik [batınî] yapısıyla, ister insanın tabîatıyla, ister halkı yönetme sanatıyla, isterse de hayâtın pratik ideali ile ilgili fikir olsun kitapta rastladığımız bütün temel düşüncelerin çepeçevre bir düzen içinde bulunduğu (tâbir câiz ise) yaşamakta olan şahsî bir "merkez" vardır. Ve böylesine organik bir birlik-bütünlük ancak, Tao Tê Çing'in aslı şuradan buradan rastgele toplanmış uyumsuz fikir kırıntılarının bir terkîbi olduğu iddiasıyla değil fakat kitabın bütünüyle tek bir müellifin eseri olduğunun kabûlüyle izah edilebilir.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:36 .