Nero´isimli üyeden Alıntı
Neden sorulmasın? Spartacus da tam o kısımda tıkanıyordu. İlk var oluşu inkar ediyordu ve o da "hep" var olduğunu iddia ediyordu. İyi ama nasıl hep var olabilir?
Üstelik bu var oluş ne kadar da müthiş, ne kadar da muhteşem, ne kadar da olağanüstü! Tesadüfen veya "hep" var olagelen bir şeyden çok büyük bir yeteneğin ürünü olarak ortaya çıkmış gibi.
Yâni basit bir atomun içi bile böyle çarpıcı olsun, sıradan bir molekül bile böyle etkileyici görünsün, basit bir tek hücreli canlı bile bu kadar inanılmaz işlevlere sahip olsun...
Ve evrende en kıytırık bir galaksi bizim samanyolu olsun da onun binlerce katı kadar büyüklükte başka pek çok galaksiler olsun. Dahası da olsun hatta...
Beynimiz nasıl bir evrim süreci sonunda bu kadar müthiş ve olağanüstü bir güce, kapasiteye erişmiş olabilir acaba?
Bunun maddî altyapısı ne olabilir? Hangi maddî zorunluluklar beynimize bu kapasiteyi kazandırmış olabilir?
Hiç!.. Böyle bir zorunluluk yoktu. Bir maymunun beyni için de yok, bir ağaçkakanınki için de... Ama hepsi muhteşem!..
Nasıl olabilmiş bu? "Hep"... 
|
Evren muhteşem, harika,olağanüstü, kusursuz, muazzam değil. Özellikle biz canlılar için hiç değil. Oldukça uğraş gerektiren bir macera yaşam. Ayrıca kıyımların ,yok oluşların , soy tükenişlerinin tarihini yazmak istesek (ki sadece dünya için) ansiklopediler dolusu kitap çıkar. ''E göre '' yargı gerçeklik ifade etmez sana göre muhteşem, harika,kusursuz,muazzam, tam da olması gerektiği gibi olabilir ama canlılık için aynı şey söz konusu bile değil. Yani boş bir argüman geçiniz.