Etki- Tepkiden mekanik, zincirleme, neden-sonuç determinizmini anlıyorum.
Belki salt madde dünyasında, biyolojik formların işleyişinde, coğrafi ve jeolojik oluşumlarda bu doğrudur.
Fakat konu insan ve toplum olduğunda bir yere kadar haklılık payı olduğunu düşünsem de birçok açıdan yetersiz buluyorum.
İnsan bilişsel bir varlık aynı zamanda. Her eylemini bir etkiye bir tepki yoluyla oluşturmuyor. Hermeneutik günümüzde önemli bir düşünsel alandır; yorum ve anlama kabiliyeti insana has ise insanın var oluşunu bundan ayrı olarak tam tanımlayamayız.
Mesela davranış ve edim kelimeleri bile aynı şeyler değil.
Davranış bir uyarana verilen tepkidir. Fakat edimde kavrayış, algılama, bellek, ödül, ceza gibi faktörler de yalın bir tepkiden öte farkındalık içeren eylemleri gösterir.
Psikanalizm bir adım daha öteye ilerletiyor davranışların nedenini. Bilinçaltı, geçmiş yaşantılar, ruh sağlığı faktörlerini de dikkate alarak eylemin analizine girişiyor.
Toplumsal olgularda bile birey- grup, toplum- birey ilişkisi önemlidir ki toplumu bir organizma gibi açıklayamayız.Sosyal psikoloji tutumların kökenine, modaya, reklama, kitle etkinliklerine, propaganda, mitinglere varıncaya kadar bu etkileşimin psikolojik boyutlarını da dikkate almak zorunda kalmıştır.
Kişiliği tanımlarken üç ögeden bahsederiz: Davranış, düşünce ve duygusal katmanlar.
Hepsi birbiriyle ilişkilidir. Dengeli bir bütünlük gösterebildikleri gibi birbiriyle çelişen ayrıklıklar da gösterebilir ki biz buna tutarsızlık adını veririz.
Kısaca insan çok boyutlu kişilik yapısı ile salt bir uyarandan aldığı etki ile hareket oluşturmuyor.
Zihinsel süreçleri, karar mekanizması bu kadar net ön görülemez.
|