Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #121  
Alt 25-03-2007, 03:27
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Re: ŞEYH Uçmaz ..Mürit uçurur..

İran'ı dikkatle izliyorum.
Dünya tarihini yönlendirecek tavırlar ortaya koyuyor.

Nükleer faaliyetler konusundaki tutumunu,
çok onurlu ve yürekli buluyorum.

Nükleer silahlar sadece batı insanı için "uygun"
ortadoğu insanı için"tu- kaka" bir şey addedilemez.

Kötü,
herkes için kabul edilen ortak yargı ise;
herkes buna uymalıdır.

İran ABD güdümündeki BM kararlarını da tanımıyor.
Son *"Basra Körfezinde 15 İngiliz askerini tutuklaması" da
batı hegemonyasına başkaldırısının ardında sonuna kadar duracağının bir işareti.

ABD'nin şımarık zengin çocuğu havalarına son vermek,
kabadayılığına direnmek kolay değil.

Ama Acemler de hiç acemice davranmıyorlar.
Çok zorlanacaklarını bilmelerine rağmen,
dünya tarihine,
ileride de anılacak bir şeyler bırakacaklar gibi.

Aldostu.

*İran güçleri 15 ingiliz askerini tutukladı *
LONDRA (İHA) - İngiliz Savunma Bakanlığı, Irak sularında seyir halinde olan Deniz Kuvvetleri'ne ait 15 askeri personelinin İran güçleri tarafından tutuklandığını açıkladı.

İngiliz askerlerin, Irak suları açıklarında otomobil kaçakçılığı yaptıklarından şüphelendikleri bir gemide arama yaptıkları sırada yerel saatle 10:30 sıralarında İran güçleri tarafından tutuklandıkları belirtildi.

İngiliz Kraliyet Donanması, askerlerin serbest bırakılması için ellerinden gelen tüm gayreti gösterdiklerini bildirdi.

Savunma Bakanlığı açıklamasında, İngiliz askerlerin şüpheli gemide arama yaptıktan sonra bindikleri botların İran güçlerine ait gemiler tarafından kuşatılarak İran kara sularına götürüldüğü bildirildi. Savunma Bakanlığı yetkilileri, sorunun çözümü için İranlı yetkililerle en üst seviyede temas halinde olduklarını belirtti.
Bu arada Dışişleri Bakanı Margaret Beckett'in, İngiliz askerlerin kısa sürede serbest bırakılmasını sağlamak için İran Büyükelçisi'ni ofisine çağırdığı öğrenildi.
Alıntı ile Cevapla
  #122  
Alt 31-03-2007, 22:24
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Re: ŞEYH Uçmaz ..Mürit uçurur..

"Hepimizin isteği,
görebilen kişiler olabilmektir.
Ve bizi ancak o sözünü ettiğim gizli acı, deneyimlerin karşısında,
özellikle de gerçeğin karşısında duyarlı kılar.

Bu konuma girdiğimizde,
acının üretkenliğe dönüştüğü o uyanıklık konumuna geldiğimizde,
çok yalın ve doğru olarak şöyle deriz:
Gözlerim açıldı.

Bunu bir şeyi veya olayı dışa dönük yönüyle algıladığımızdan değil,
fakat göremeyeceğimiz şeyi kavradığımız için söyleriz.
İşte sanat bunu,
yani bu anlamda gözlerimizin açılmasını sağlayabilmelidir.

* * * "Üstünde yaşadığımız bu kararmakta,
dilsizleşmekte ve çılgınlığın önünde geriye çekilmekte olan yıldızda,
yüreklerdeki ülkeler boşaltılırken,
onca düşünce ve duyguya veda edilirken,
insanoğlunun sesi bir kez daha yankılandığında,
bizler için yankılandığında,
bunun insanoğlunun sesi olduğunun bilincine varamayacak biri düşünülebilir mi?
"

Ingeborg Bachmann
Bu Tufandan Sonra
Ingeborg Bachmann'dan Seçme Yazılar
Çeviri: Ahmet Cemal


Dünyayı böyle algılayabilmek ne kadar güzel.

Aldostu.

*
Ingeborg Bachmann 1926’da Avusturya’nın Klagenfurt kentinde doğdu. 1945-1950 yılları arasında Innsbruck, Graz ve Viyana Üniversitelerinde felsefe, psikoloji ve Alman filolojisi okudu. Çalışmalarında özellikle Heidegger ve Wittgenstein üzerinde yoğunlaştı. Heidegger’in varoluşçuluk felsefesi üzerine yazdığı tezle doktorasını verdi. İlk şiirleri 1948/49 yıllarında yayımlandı. 1959/60 yıllarında doçent unvanıyla Frankfurt Üniversitesi’nde şiir konulu dersler verdi. 1964’te Georg Büchner Ödülü’nü aldı. Aralarında Fransa, İngiltere, İtalya ve A.B.D.’nin de bulunduğu pek çok ülkeye yolculuk etti. 1965’ten itibaren Roma’da yaşamaya başladı. 1973’te çıktığı Polonya yolculuğunda Auschwitz ve Birkenau toplama kamplarını gördü. Aynı yıl Roma’daki evinde çıkan yangında ağır yaralanarak hayatını kaybetti.
Alıntı ile Cevapla
  #123  
Alt 05-04-2007, 12:10
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Re: ŞEYH Uçmaz ..Mürit uçurur..

Bazı genellemelerde gizli/derin güzelliklerde var:

" Dünyanın hali bu işte ";

doğru da var; yanlış da.
Güzel de var; çirkin de..

Hilkatin/yaratılışın sırrı-gereği galiba bu.
Neden sadece güzel yaratılmamış / çirkine gerek var mıydı?
Neden doğrunun yanına; gereksiz olan yanlış da katılmış?

Bunların cevabını olumlu/olumsuz hemen vermek,
insanı yanılgıya düşürür;veya
gereksiz tartışmalara götürür ki,
bunların başında
yaratıcının adil olmadığı,
her tür müdahaleden uzak/yetersiz kaldığı,
veya İslami söylem içerisinde,
hiç bir mezhebin doğru/doyurucu açıklayamadığı/açıklayamayacağı;
“Kader” tartışmalarının,
dipsiz/sonuçsuz kargaşasına götürür.

Tartışmanın/düşünmenin en güzel sonucu,
mümkün olduğunca yansız/yönsüz,
önyargısız,
söylenenleri değerlendirebilmek ve
doğruları ayıklayıp, almak.

İnanç ; "yaratılış veya yaratıcının olmadığına inanmak" da,
subjektif değerlendirmelerdir.
Asla gerçek değildir.
Zayıf kanıtlara / kuvvetli zanlara dayalı,
iddialardır.

İddia,
pozitif bilimlerde ön kabullere;
felsefede ön zanlara/kanaatlere bağlıdır.

Kabuller ve kanaatler zaman içerisinde değiştiğinde,
sonuçlarda da sapmalar olur.

Zaman içerisinde,
doğrulara *daha çok yaklaştırabilecek değişimlerde,
“dönmelerde “ bulunmak, bence pozitifdir.
Yargı/kanaat değişimleri,
bizim toplumumuzda pek hoş karşılanmaz.
“Dönek” gibi “küçümseyici/alçaltıcı” bir yargıyla
vasıflandırılırlar.
Yanlış ve zararlı bir tavsifdir.

Bizim Üniversite yıllarımızda,
68 kuşağının, bilip bilmeden çok kullandığı
bir yargı idi “dönek” ve “döneklik”

Hani genciz ya;
ateşliyiz,sabırsızız.
Bir an önce doğruları topluma iletip,kabul ettirip,
vatanı kurtaracağız.
Kanaatlerinde biraz sorgulama/değişim olan insan için,
hemen hazır yafta idi"dönek"

Toplumlar bir “transatlantik”.
10 metrelik bir tekne veya şehir hatları vapuru değil.
Onlarda bile, dümeni çevirdiğinizde,
bir otomobil gibi, net keskin manevra yapamıyorsunuz.

Bir transatlantiğin veya super bir petrol tankerinin,
hız kesme tornistanına 3 kilometre önceden başlanıyor.
Dümen tepkimelerini gerçek olarak bilmek de ayrı bir ustalık/kaptanlık.

Bunları yazmak,
nerden aklıma geldi:
Gameover arkadaşımız,
dönüşü ile ilgili başlık açmış,
yargılarını anlatmış.

Dönmek,
doğruyu bulmak gayesi ile yapılıyorsa,
güzeldir.
Bu arkadaşımız da,
anlaşıldığı kadarı ile,
doğruyu bulma yönündeki araştırmalarını sürdürüyor.
Ne kadar güzel.

Sorgulamayı kesmemek.
Bence işin özü bu,
zannederim,
en doğrusu da bu.

O topikde,
bir çok güzel yazı ve öneri var.

Pante ,
her zamanki aklı selimi ve güzellikleri ile,
yine bir yıldız olmuş bizim için.
Her zaman yön bulmada müracaat edilecek “Kutup Yıldızı”

Sargon’da da sanki daha esnek yaklaşımlar var.
Hani bütün sert/tavizsiz görünüşüne rağmen,
O da sorgulamayı bırakmamış, gibi geldi bana.

Sodomo, dine olan nefretinin tesirinden kurtulduğu oranda,
yargılarında doğruyu,
duygularında güzelliği yakalıyor.

Zaten,
”maddenin” hiçbir zaman sahip olamayacağı,
iki müstesna özellikle donatılmış insan yaratılırken:
Akıl ve duygu.

Akıl , doğruyu
duygu güzelliği doğuruyor.

Akıllı ve duygulu insan da,
dönerek veya dönmeden bu noktaya gelebilmişse,
bence güzel insan oluyor.

İnanmak veya inanmamak o kadar önemli ve “gerçek doğru” değil.
İnanç subjektif/içe dönük bir değerdir.
İnanmamak da buna dahildir.

İnanç objektif bir değer olsaydı,
bütün akıllı insanlar aynı inanç sistemine dahil olurdu.

Bırakın aynı dinde olmayı,
aynı dini;
Hristiyanlığı / Müslümanlığı kabul etmiş olmak bile,
mezhep farklılıklarında,
birbirlerinin gözünü oymayı engellemiyor.

Akla ve duyguya sahip olmak ne güzel.
Bir gün *biz de akıllı ve duygulu oluruz ümid ederim.

Aldostu.
Alıntı ile Cevapla
  #124  
Alt 05-04-2007, 14:40
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: ŞEYH Uçmaz ..Mürit uçurur..

aldostu-İnanç ; "yaratılış veya yaratıcının olmadığına inanmak" da,
subjektif değerlendirmelerdir.
Asla gerçek değildir.
Zayıf kanıtlara / kuvvetli zanlara dayalı,
iddialardır.


bir tanrı, bir yaratıcı olmadığı *gerçektir, tartışılacak, yeniden değerledirelecek bir tarafı yoktur
evrende keşvedilmiş gerçekler vardır, bir matematik hesabında 2+2 = 4 ediyorsa bu bin yıl
sonrada, bir milyar yıl sonrada aynı sonucu verecektir, ancak okuma yazma bilmeyenlerin
bu hesaptan haberi yoksa 2+2=4 ün sonucunu değiştirmez
Alıntı ile Cevapla
  #125  
Alt 06-04-2007, 16:54
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Re: ŞEYH Uçmaz ..Mürit uçurur..

Pante *,
her *zamanki *aklı *selimi *ve *güzellikleri *ile,
yine *bir *yıldız *olmuş *bizim *için.
Her *zaman *yön *bulmada *müracaat *edilecek *“Kutup *Yıldızı”

hokusai sen de sağol,güzel bir söz kattın dağarcığımıza.

"Bilimde *aslinda *hicbirseyden *tam *olarak *emin *degilizdir. *
Bildigimiz *tek *sey *bilmedigimizdir. *
Daha *cok *ögrendikce, *daha *da *emin *oluruz; *ya *da *daha *az. *
Hatta *bir *fikrin *tamamen *yanlis *oldugunu *da *görebiliriz. *"

Richard *Feynman

Akıllı ve kendini bilen insanları severim.

Aldostu.
Alıntı ile Cevapla
  #126  
Alt 06-04-2007, 17:54
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: ŞEYH Uçmaz ..Mürit uçurur..

"bir tanrı, bir yaratıcı olmadığı *gerçektir, tartışılacak, yeniden değerledirelecek bir tarafı yoktur
evrende keşvedilmiş gerçekler vardır, bir matematik hesabında 2+2 = 4 ediyorsa bu bin yıl
sonrada, bir milyar yıl sonrada aynı sonucu verecektir, ancak okuma yazma bilmeyenlerin
bu hesaptan haberi yoksa 2+2=4 ün sonucunu değiştirmez "
Sevgili Gandalf;
Sana göre Tanrının olmadığı, başkalarına göre de Tanrı'nın olduğu gerçek.
Gerçek diye düşündüğün, Aldostu'nun da ifadesiyle zana dayalı bir inanç sadece.
Hiçbir kurama, kanuna, delile, ispata dayanmayan bir gerçek.
2+2 = 4 gibi olduğuna inanan, yine 2+2 = 4 gibi olmadığına inananların gerçeği.

İnsan gibi bir Tanrı, ya da kitaplarda anlatıldığı gibi bir Tanrı olmadığı, olamayacağı konusunda bir ispat mümkün olsa da, hiçbir şekilde bir Tanrı olmadığı, olamayacağı konusunda içinde bulunduğumuz şartlarda bu denli katı düşünmenin, inanmanın, gerçek olduğunu iddia etmenin anlamı yok.
Daha evrim teorisini izah edemezken, ancak akademik seviyedeki insanlar kısıtlı alanlarda konuları anlıyabiliyorken, ilk canlı oluşumu konusunda dahi belirsizlik, bilinmezlik mevcutken sıradan insanlara, kapasitesi sınırlı kitlelere mümkün mü kendi inancının gerçek olduğunu savunabilmen? Bir gözün, kulağın, böbreğin, beyinin nasıl oluştuğunu sıradan bir insana açıklayabilmen mümkün mü?
Koca evrende minicik bir gezegene mahkum olmuşuz. Daha karşımızda duran uyduyu yeterince keşfedememişiz. Kendi güneş sisteminde kaç gezegen olduğunda dahi mutabık kalamamışız. Milyarlarca galaksideki septilyonlarca güneş sistemini incelememize, çözmemize imkan var mı?
Astronot aya gitmiş de uzayda Tanrı'yı göremediğini söylemiş. Böyle mi *gerçeklenecek Tanrı olmadığı? Onun görebildiği alanın milyarlarca misli alan var göremediği.

Biz insanları hurafelerden, yanlışlardan, zararlı inançlardan kurtarmaya çalışalım.
Kendi bilmediğimizi, izah edemediğimizi asla kabul etmeyeceklere diretmenin yararı yok.
Alıntı ile Cevapla
  #127  
Alt 06-04-2007, 18:24
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart Re: ŞEYH Uçmaz ..Mürit uçurur..

Ben gandalf dostumun dinlerin tanrisi, veya ona benzer tanri kavramlarinin gercek olmadigini, bunu tartismanin anlami olmadigini dusundugunu zannediyorum.
* *Tanri adinin karsiligi bir guc bir enerji kaynagi ise, varligi yoklugu tartisilabilir. Varliginin ispati bile oldugunu farzetsek bile, boyle bir tanriya (suursuz yaratici) ibadet etmek, tapinmak geregi olmayacagindan, bizlere bir olumsuzluk saglayamayacagindan dolayi, yok farzetsek de birsey farketmez.
* Evet, bizler de ilk enerji kaynaginin ogeleriyiz. Bizim gibi, etrafimizdaki herseyi de bunun parcasi addedebiliriz. Bunun bilincinde olmak neyi degistirir? Oldugumuzde, beyin fonksiyonumuzun durmasiyla irademiz de yok olmayacak mi? Enerjimizin baska bir sekle donusecegini bilmek nasil bir mutluluk yaratir insan beyninde?
*Esas mutluluk, bir gun yok olacagimizi bilip, ailemize oldugumuz gibi enerjimizi transfer etmeden once, butun insanliga faydali olabilmektir benim icin.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #128  
Alt 06-05-2007, 11:21
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: ŞEYH Uçmaz ..Mürit uçurur..

güncelleme...
Alıntı ile Cevapla
  #129  
Alt 06-05-2007, 12:18
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart Re: ŞEYH Uçmaz ..Mürit uçurur..

Sn. aldostu,

Geçmiş olusun
Alıntı ile Cevapla
  #130  
Alt 07-05-2007, 00:23
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Re: ŞEYH Uçmaz ..Mürit uçurur..

Sevgili Muhamammet Dostum;
nazik ilgine teşekkür ederim..

Bu işi niçin yaparlar anlamış değilim..
Hele özellikle silinen başlıklarda 2 tanesinin
bu seçime dahil edilmesi bana çok ilginç geldi:

-Şeyh *uçmaz *mürit *uçurur
-Unutulmuş *zamanların...
-Lafla *yürüyen *peynir *gemisi
-Yaratılışçıların....
-Din *mi *üsütün *nasihat...
-Kuran'daki...


Biri, müsadenizle , bizim başlığımız..
diğeri de Cemal-i garib'in topic'i..

Bunları diğer topiklerden daha değerli bulduğumu kimse zannetmesin.
İlginç olan,
bizim gibi mutedil görüş sahibi biri ile,
Cemal'imiz gibi espri, hoşgörü ve inanç sahibi birinin mesajlarının silinmesi..

Bu işi yapan sevgili kardeşimizden bir ricam var:
Geçici bir nick alsın, siteye girsin ve
lütfen bu iki topiği silme gerekçelerini açıklasın..

Cemal-i Garibin nesine bozulmuşlar?
Çocuk Allah ile yatar Allah ile kalkar,
sizin gibi müslüman değilse onu silme hakkı sizde nasıl doğuyor?

Biz,
adını zati bir isim olarak koymadığımız,
herşeyi yaratan,herşeyin ondan sudur ettiği bir yaratıcıya inanıyor
ve bunun açıklamalarını yapıyorsak,
sizin inancınız bundan ne zarar görüyor;
ki biz burada sizin mukaddeslerinize dil uzatıldı,
saygısızlık yapıldı diye,
yönetimden istifa ettik.

Karşılığı bu mu olmalı idi?

Ben teknik bir mesleğe sahip bir insan olmama rağmen,
insan psikolojisine de çok meraklı olan bir insanım.

Onun için rica ediyorum,
beni ve Cemal'i silme gerekçelerinizi açıklayın,
öğrenelim.

Bir Ebabil Dostumuz vardı,
aşırı dinci kesimden.
Hoş bir lafını( )anımsıyorum,
"Esas tehlikeli olan sensin." diye.
Aklıma onun ismi geliyor bu olayda.
İnşallah günahına girmiyorumdur.

Cemal,telefon görüşmemizde epey döktü içini..
Yazdığı yazıya da hak vermemek elde değil,
küfürlü kısımları hariç.
Onu da zaten kendi kıvrak zekası içerisinde,
çok güzel saklamış.

Yıllar geçti,unuttum.
Lisede fen kolunda olmamıza rağmen bize de
oturaklı bir şekilde edebiyat okuturlardı.
Oradan hatırladığım "Alegori" diye bir edebiyat deyimi vardı.
Onu kullanmış gibi geldi farkında olmadan,bana.
Tarifi yanlış hatırlamış da olabilirim..
Edebiyat ile ilgili olanlar daha iyi bilir bu konuları..

Neyse ;
bu tip olaylar hoş olmuyor.
Gelin burada fikir serdedin.
Kabul görür veya görmez.
Fazla ısrara,
doğrunun "illa bu" olduğunda iddiasına gerek yok.

Zaten akıllı Müslüman,
böyle sersemlikler yapmaz.
Tahminim onlar da ,
bu sersem ve aciz dostlarından ziyade,
buradaki ateist veya farklı inançtaki dostlarını daha çok seviyorlardır.

İslami güzel bir deyim var,
onu söyleyelim ve konuyu kapayalım:
"Allah ıslah etsin."
Sizde kendini cahil olarak tavsif eden Cemal'in onda biri kadar akıl yok..
Terbiye yok , kültür yok.

Siz zavallısınız..

Aldostu.

Düzeltme:Yukarıda bahsettiğim edebiyat deyiminin doğrusu "cinas" imiş.
Alegori,müşahhas(Görünür) hale getirme/benzetme için kullanılan bir deyim imiş.
Cinas: Çok anlamlı bir sözcüğün, her kezinde başka bir anlamını öngörerek yapılan bir söz oyunu sanatı. Değişik cinas biçimleri vardır. [Tam cinas, birleşik cinas (benzeşmeli cinas, farklı cinas), basit cinas, eksik cinas...] Eski Edebiyat'ın bu yaygın söz oyunu sanatından Halk Edebiyatı da nasiplenmiştir. Özellikle manilerde cinasa çok rastlanır.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:32 .