Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #161  
Alt 09-10-2021, 22:13
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Waterloo Üniversitesi'nde (UW) farmakoloji eğitimi veren kurul onaylı bir tıbbi mikrobiyolog olan Prof Dr. Michael Palmer, 5 Ekim tarihli bir mektupta, bir kez daha üniversitenin liderliğini "yasadışı" bir COVID aşısı yetkisi dayatmaları konusunda azarladı.
"Bu mektup, COVID aşılarının herhangi birine uymayı kategorik olarak reddettiğimi size bildirmek içindir. - Waterloo Üniversitesi tarafından çalışanlarına dayatılan ilgili yetkiler:

1. Tahmin etmenize rağmen COVID aşı durumumu beyan etmeyeceğim (ayrıca aşağıdaki 3. maddeye bakınız).

2. Waterloo Üniversitesi veya eyaletin şarlatan doktorları ve halk sağlığı şamanları tarafından düzenlenen sanal COVID yeniden eğitim kamplarının hiçbirine katılmayacağım. Tıbbi mikrobiyoloji alanında kurul sertifikasına sahip bir MD (tıp doktoru) olarak, bu konuda yeterince bilgili olduğumu düşünüyorum.

3. Kamuoyuna yanlış şekilde COVID aşıları olarak tanıtılan etkisiz ve zehirli karışımların hiçbirinin kendime enjekte edilmesine izin vermeyeceğim.

4. Herhangi bir "konaklama" veya "muafiyet" talep etmeyeceğim çünkü bunu yapmak sadece UW yetkilileri tarafından dayatılan kanunsuz önlemleri meşrulaştıracaktır.

5. Sıkıntı veya endişeden dolayı tıbbi izin isteyerek zaman kazanmayacağım. Çok şükür sağlığım yerinde ve her zamanki çalışma kapasitemi koruyorum.

https://www.lifesitenews.com/news/ca...use-to-comply/

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #162  
Alt 09-10-2021, 23:40
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart



Neye dayanarak!? (öğrenciyi dersten attı-n?)
Tabi ki yazılı ve meşru hukuka dayanarak (ya da 'bilim' ve emredici iktidar koalisyonu gücü işbirliği ve buyrulan fermanlar)


Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #163  
Alt 10-10-2021, 12:13
Pasteur Pasteur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 06 Jul 2021
Mesajlar: 601
Standart

erata Diyor ki
- Aşının koruyuculuğu nedir tam olarak bilinmiyor.
- Aşı hasta olmayı engellemiyor. (What???)
- Bilim bilim bilim diye geveleyen bilim dini tapıcıları, faz çalışmasını, istatistiği falan komple çöpe atmış durumdalar. (malum acil durum ya...)
- Virüsün 65 yaş altında öldürücülüğü o kadar düşük ki, haberlerde gördüğünüz haberlerin hepsi seçmece ve her haber merkezinde aynı haberler. "Virüse inanmıyordu köpükler saçarak öldü.", "Annesini aşı yaptırmadı götünde büyük ur çıktı". Bilmem bu dil neye benziyor fark edebiliyor musunuz? (Dincilerin hikayelerine.)
- Virüsü test eden sistemlerin pek çoğu hatalı çalışıyor. Pek çok şeyi covid-19 sanıyorlar.
- Pfizer Biontech'in Alman gayri safi milli hasılasına toplam hasılanın sekizde biri kadar katkı sağladığını biliyor mudunuz? Almanya'dan bahsediyorum hani şu otomotiv, beyaz eşya, kimyasal ürünler ve daha başka bir çok konuda dünyayı dominasyon sahibi ülke.
- İlk tartışmaların aksine virüsün insan eliyle üretilip üretilmediği konusu havada kalmış durumda. Çin ve ABD sürekli birbirini suçluyor, raporlar yayınlıyor. Sözde toplum sağlıyla ilgili bir mevzu ama bunu dahi küresel siyasette kullanmakta beis görmüyorlar.

Şimdi oturun bu kadar palavra içinde güçlü ülkelerin, kâr için sizi lime lime edebilecek şirketlerin, az paraya sizi allah dahi ilan edecek medyanın havuza pompalanan büyük PR paralarına neler yapabileceğini bir düşünün.

bla, bla, bla...


Demek 65 yaş altına nezle gibi geliyor bu meret.... Hımmm! İntihara yeltenen birisine köprüden, damdan atla desen, teşvikte bulunsan suç oluyor. Sen geniş geniş aşı olmayın, önleme gerek yok, desen bu suç olmuyor öyle mi?



Madem öyle bile isteye bu virüsü yüklüce alıp bize kanıtla hadi.
Alıntı ile Cevapla
  #164  
Alt 10-10-2021, 14:29
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Asya Gribi /1957



Hong Kong Gribi 1968-69



Woodstock 1969 (Hepsi aşılarını almış keyifle eğleniyorlar)
(Ona 50 yıldır unutulmayan festival deniyor. Tarihin bilinen en özgürlükçü müzik sanat festivali ya da insan organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. 68 kuşağı denince akla gelen ilk şeylerden biri Woodstock'tur.)



Woodstock kesinlikle milyonlarca insanın öldüğü (ve bu ölümün dünya genelinde yüksek ölüm eğrisi olarak matematiksel grafiklere net yansıdığı/görülebildiği) bir salgın sırasında yapıldı, kimse onları linç etmedi, durun demedi. vs vs
Kesinlikle salgın Amerika'ya ulaşmıştı ve ünlü oyuncular, eski CIA direktörleri, söz yazarları ,oyun yazarları gibi ünlü insanların canlarını aldığı söyleniyor yani bir salgın var ve Amerika da biliniyor.
Buna rağmen ne aşı konuştular ne salgın. Salgın gazetelere doğru düzgün haber bile olmuyordu. Arka sayfalarda küçük bir köşe ayrılıyordu . Hayat tamamen normaldi.
Öksürük, nefes almada zorlukla seyrediyordu ve iyileştiğinde bile akciğerde iz kaldığı söyleniyor..
Bugün bu salgını yaşadığı bilinen geçmiş kuşakların salgından neredeyse haberi bile yok.



1969'daki katil salgın sırasında Amerikan hayatı neden normal bir şekilde devam etti?
https://nypost.com/2020/05/16/why-li...demic-of-1969/

ve 2021 kuşağı?

Yazmak konuşmak, sorgulamak düşünmek eleştirmek ve aşı almamak yasak! (ya da tamamen yasaklanmak üzere)

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #165  
Alt 10-10-2021, 15:03
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Salgın ve virüs genç sağlıklı bireyleri ilgilendirmiyor etkilemiyor ya da çok az ve nadiren ilgilendiriyor ve etkiliyor.
Çocuk ve gençlerin yaşamı kısıtlandı maske takma zorunluluğu getirildi ve özgürlükleri linç ettiniz
Gençlerin kilitlenmesinden sözediyoruz. Bu sadece kürelsel histeri ya da geleceğin denetimlerine yönelik sistemli otorite denetim ve tacizleri. Başka bir anlama gelemez. Bugün buna ayak uydurmanız bekleniyor.
Çocukların aşılanması saçmalıktır bu salgınla ilgili değil ,salgınla ilgili diyen vicdanını/aklını neresine sakladı soktuysa bir çıkarsın

Hiperinsülinemi (diyabet ve kalp hastalıkları görünümünde) dünyadaki başlıca ölüm kronik hastalık ve yaşam kalitesi düşüş nedeni. Üssel olarak bu salgının binlerce katı çapında her yıl can alıyor ve milyonlarca insanın hayatını karartıyor.
Salgına karşı kimse ağzınıza şeker ve karbonhidrat geçirmez maske takmanızı istemediği gibi önlem olarak şekeri parçalayan aşılar ya da günlük 800 ünite karbonhidrat/şeker işleyebilmenizi sağlayacak antikorlar üreten ya da genetik yapınızı buna göre modifiye eden araçlar vs aramadınız

Bugün -size göre- aşı karşıtı epidemiyologlarınız ,ilaç bilimcileriniz ve bilim insanlarınız var. Nobel ödüllü virolog ve bilim insanlarına kadar aşı karşıtı dediniz. Linç var, sansür var, aforoz var. Sınıf düşürme tehditleri, iş ve toplumsal özgürlük sınırlamalarıyla tehdit var.

2005 tarihli Nature makaleniz SARS salgını da aşının yeni suş (varyant) sebebi olabileceğini söylüyor. Bu o zaman bilimdi.

Örneğin Luc Montagnier aşı suş/varyant sebebi derse bunun için bir doğrulama yapılıyor ve birileri buna yanlış diyor.
Kim?

Bilimi kim ve ne temsil ediyor? İnsan insana karşı ve insan düşüncesi insan düşüncesine karşı. Bilim diye bir insanüstü kişilik yetke ya da otorite yok. Bunun merkezi yok.

Eğer Luc Montagnier gibiler çoğunlukta olsa ya da onların düşünceleri iktidarda olsa ya da onlar güç ve erk sahibi olsa o bilim olacaktı. İki sınıflamayı yapanda insan ve ikisi de subjektivite taşır. Yani aşılama bilim de diyemezsiniz. Ülke de bir kamu spotu geziyor. Bilim seçi v e aşı alın. Aşı almadım tam aksine bilimi seçtiğim anlamına geliyor. Kendi edindiğin bilim/bilim/bilinç bunu sağlıyor başka bir şey değil.

Luc Montagnier gibilerin yanlış düşündüğünü ve onların ifade ettiği şeyin bilim olmadığını ifade eden ne?
Aşılama sürecinin arkasında otoritenin emirleri ve hızlıca buna girişiminden başka hiç bir bilim yok ki olsaydı risk gruplarının aşılanmasından sözedebilirdik. Olgu bu sınır aştığı an da başka türlü yorumlanmalı..

Yani bana/bize göre aşılanmamak bilimsel ve ortada bir aşı karşıtlığı yok. Ortada bir bilim karşıtlığı var ve bu aşı dayatmacıları tarafında yapılıyor.

Tarihsel olarak şimdi istediğiniz kadar çarpıtın.

Özgürlük düşmanları/karşıtları ve bilgi-bilim düşmanları/karşıtları var ve bunlar bügün zorunlu aşıdan sözeden herkesi aşılamaya girişenlerdir.

Sadece otorite arkanızda ve otoriteye sırtınızı yaslayıp ötüyorsunuz.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #166  
Alt 10-10-2021, 19:32
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Aşı dayatanların, zorunlu aşılardan sözedenlerin söylemi sağlığım ya da kendi sağlıkları ve toplum sağlığı
Aşıyı almama gerekçem sağlığım (bağışıklık sistemini baskılama, doğal bağışıklık tepkileri -oto immun- ile çelişkisi, olası yan etkiler (mrna tekniğinin yeni uzun vadede etkileri bilinmez oluşu vücuda dışarıdan verilmesi kendi oto immun ile çelişik virüs vb gibi algılanma ihtimali bu uzuyor ki hepsini geçtim birincil risk grubu olmayışım) vb)
Hiç bir kimse bunu bükemez ve bükmemeli. Net. Aşıyı almama gerekçem sağlık endişesi, aşıdan uzun/kısa vadede zarar görme riski, sağlık kaybı endişesi ve aşıdan korkma vb. Net. Bu bir şeyin karşıtlığı değil, ben bir şeye karşı değilim. Kendi sağlığımı düşünüyor savunuyorum, kendi bilincimle kendi adıma seçim yapıyorum. Doğal seleksiyondan, yaşam savaşından ve yaşam içgüdüsünden ve yaşamın devamlılığı onu koruma sürdürme içgüdüsünden vb.den sözederiz. İşte aşı almama gerekçem. Yaşamımı sağlıklı sürdürme endişesi bana en az müdahaleyi ve aşı almamayı buyuruyor. Ben neredeyse hiç antibiyotik ecza vb kullanmam. Bu yıllardır böyle. Yılda iki aspirin ya alırım ya almam. ​

Hiç kimsenin aşılanmasına karşı değilim. Ha toplum sağlığı adına ben de birlikte yaşadığım toplum aşılanmasın isterdim ama aşı alan/olana ne karşılaşabilirim. Aşının yeri eczaneler. Bu tıpkı Uğur Şahin'in İsrail saha verilerini gördükten sonra şu an için üçüncü doz öneremeyiz ve şu an aşılar devlet kontrolünde yapılıyor esasen aşı eczanelere gitmeli ve isteyen olmalı demesi gibi. Ne değişti? Uğur Şahin de çark etti. (Pfizer la yeni görüşmeler sürdürüdüler yeni vahiyler aldı)

Bugün TV lerin abonesi Meymet Ceyhan'a bakın. Bilim kurulunun bazı üyelerine bakın. Salgın başında ilk yorumlar solunum yolları virüslerinin aşısı olmaz sürekli mutant geçirirler bir aşı 4-5 yıl da üretilir ve salgın zaten doğal seyrine bırakılırsa 2 seneye sönümlenir idi. Kendileri tarafından verildi. Ne oldu ya da ne değişti? Bağlı oldukları otorite emir veriyor. Başka bir izahı yok. Olgu gözlemi bu, durumun olgusal tabanı o: Bilim değişmedi hayır.
Kamu karşısına çıkarılan yetki verilen a da TV de ki sözde uzmanların çoğu zamanında Çillerin ekonomi profesörü olduğu kadar sağlık uzmanı, yaptıkları gaflar ona eşdeğer.

Koruyuculuk iddiası da bir şeyi açıklamaz. Velev ki koruyucu olsun yine de uzun vadeli risk fayda analizi için yetersiz veri. Kaldı ki yine seçime bırakılır.

Yapılması gereken şu idi. TV ye her zaman ki gibi herşeyi söyleyen düşünen her türden insan çıkardı düşünce açıklardı özgürlükler kutsanırdı isteyen istediğini yapardı.

İnsanlar işlerinden ediliyor. Başka bir sürü hukuk gaspı. Tüm dünyada hukuk askıya alındı. Bunlar karşı tepkisiz/suskun bir güruh hala aşı linci peşinde. Özgürlük ve demokrasi gidiyor rafa kalkıyor demektir bu çok açıktır. Hak hukuk a'ya b'ye gelince ayrı savunulmaz .Kişi ya da olgu farketmiyor objektif taban neyse odur. Şu an subjektif hukuk tabanları hava da uçuşuyor ve bu resmi artık. Nerdeyse tamamen artık otoritelere yönetim, erk ve özgürlük devri yapıldı.

Bugünkü hukuk zeminin bin yıllık evrimi var. Şu an özgürlükleri teslim ediyorsunuz.
Ortalama bir düzenbaz ve dolandırıcıyı düşünün ve iktidar penceresinden geri bakın. Salgın var yok farektmiyor özgürlükler konusunda kandırılıyorsunuz. İktidarın, bir elit grubun farkemiyor üzerine çökeceği bir noktaya gelecek.

Zorunlu aşı baskısı olan demokrasilerin hepsinden yoğun ciddi protestolar var. Bunlar ana akımlarda yok. Aşı çocuklara bebeklere indi risk grubu değiller. Sözde aşılanmaları gerekiyormuş niye? Toplum bağışıklığı ya da salgının yokedilmesi için. Risk grubu değiller çocukları koru. Çocukları sözde yetişkinleri korumak için mi aşılıyorsun?

Benim sağlığımı benden iyi düşündüğünü düşünen varsa benim adıma karar vermek isteyen varsa özgür iradeyi, bireysel mülkiyeti özel hakları bugün savunulan modern toplumlardaki değerleri haklarını özgürlükler tartışmaya açıyor ve farkında değil ve ne bulacağını ben biliyorum

İktidara ben kendimi yönetemem al sen yönet diyor

Orta çağ karanlığı bataklığı, artan sınıflı yapı ve kast bilinci. Sınıf ayrımı belirginleşecek ve eminim kastlar olacak. Tabi ki adı bu olmayacak (hepsi sizin iyiliğiniz için gibi olacak) ama göreceksiniz.
Muhtemelen herkesin sınıfı belirginleşecek. Fiilen var ama özgürlük bildirgeleri tersini söylüyor ve kağıt üstünde belli haklar var. Bugün

Virüs ya da hastalık yok demiyorum. Histerik bir aldı diyorum korku propagandasına dönüştü neden?

Olgu tamamen Ivan ıllich'in hastalık ve ölümün medikalize edilmesi vb dediği gibi. Yan iki olasılık. Ya gerçekten bir solunum yolları virüsü salgınını aşı ile durdurabileceklerini sanacak kadar çatlaklar/delirdiler ve kafayı yediler ya da başka bir şeyle karşı karşıyayız. Her iki durumda çatlakça. Kitle histerisi.

Hastalığın medikalize vb edilmesi şu. Hastalık ve ölüm doğal olgulardır. Mesela ölüm engellenemez. Korku duyulması ya da olağanüstü olağandışı tepki verilmesi hatta çözülmesi/önlenmesi gereken değildir doğal olgudur ve doğumun diğer yüzü gibi. Ölüme karşı insan çaresizleştirilmiştir pasifize edilmiştir. Ölümden yoğun biçimde korkması sağlanmıştır. Ölüm size göre çözülmesi yenilmesi gereken bir derttir. Bu sizin akıl sağlığınızın ne halde geldiğinin bir örneği.

İkincisi diyabet diyelim. Etiyolojisini çözümlersin. Karbonhidrat şeker yemek ve ya da uygun olmayan yaşam düzeni ve belki de bu ikisinin birlikteliği buna yol açıyor. O halde insana diyeti yanlış . Buna genetik nedenler aramazsın. Tamamen big pharma referanslı uydurmalar. Diyabette genetiğin payı olsa bile uygun diyeti yesek sanırım bu oranda diyabet olamazdı değil mi? Diyabet her yıl artıyor?
insan diyabeti çözmüyor. Diyabeti ilaçlıyor. Diyabeti ortaya koyan nedenle de savaşmıyor. Üstüne diyabeti yaşam zevklerinden (tatlı yemekten) mahrum kalmaya dair tuhaf bir hastalık olarak tanımlar ve aslında size diyetik hala aynı kategorik diyeti uygular ve önerir. (Kalori kısıtlaması ve lif artırma gibi bir kaç yeni önlem çünkü et ve yağ olmaya herşey az ya da çok şekerdir İçinde şeker olmayan et ve yağı hayatınızdan çıkarmanızı isterler.

Korku, stres ,yaşamı ya da özgürlüğüyle ve işiyle tehditler. Kilitlenmeler soyla izolasyon kısıtlamalar ve depresyon .. Bunlar insan bağışıklık sitemine, insana açılmış savaş gibi . Bunlar salgından daha tehlikeli. Bağışıklık sistemine de salgında fazla zarar vereceğine eminim. Bunların bazıları öldürmeyebilir ay da görünüşte sakat bırakmayabilir. Bir kere travma kavramı üzerinde yeterince durursak bu insanın en derin yaralanmalarında biridir ve medikalize ederek onu çözemezsiniz ve ilaçlarla travma iyileştiremezsiniz. Bunların çoğu şiddet maruz kalma özgürlük kısıtlamaları ve

Söylemek istediğim aşıyı (zorunlu aşıyı) benim alıp almamam da değil. Toplumunuzu yok edeceksiniz.

Green Pass
Nüfusu kontrol altına almalıyız
Gıdaları denetlemeliyiz
İklimi ve enerjiyi kontrol etmeliyiz

Bu doğduğum dünya değil. Dereye balığa gittiğimde kimse sormuyordu şimdi devlet var artık izin belgesi çıkarıp gidiyorsun
Nereye gittiğinizi gördüğümü sanıyorum.
Tamamen kafayı yemişsiniz. Kent devletlerinden kurtulup doğayla yüzleşin korkuyla/ölümle başka türlü başedemeyeceksiniz. Doğaya karşı hiç bir zafer kazanamazsınız.
Örneğin insan ömrünü bin sene yapsanız başka dertleriniz olur. Bin sene kimse kimse ölmeyeceği için bin sene nerdeyse çoğalamazsınız mesel ama diyelim insan ömrü bin sene olmuşsa doğum da belki yapay olacak .
Tüm bunları ve fazlasını başardığınızı varsayalım. Bu türü güçlendirmeyecek. Bu doğa ve varoluş karşısında yaşanan deneyime atfedilen keyfi artırmayacak.

Teknik yöntem bulup insanı onbin sene de birmilyon sene de yaşatsanız ölür ve ölüm bir sondur. Doğal özgür türünüzü robota mı çevirmeye çalışıyorsunuz. Tersine müdahaleler

Bir milyar sene de yaşasanız o kadar ömrünüz de olsa ölümden kaygı duyarsınız ve ölümü sorgulayacaksınız . Ölümün erkeniyle geci arasında hiç bir fark yok ve ölümü bir kez yenin . Yaşam anlamsızdır.

Ölen ölür kalan sağlar bizimdir arkadaş. Hepsi bu..

Mesela neyi anlamıyorsunuz?
Düzeysel ölçme.

Diyelim hastalıktan zarar görme ya da ölme riskim "x" olsun
Diyelim aşıdan zarar görme ya da ölme riskim "y" olsun
ve X Y den büyük olsun. Bu benim aşı alacağım anlamına gelmez. Ben bunu öyle ölçmüyorum

Aşı için risk almak doğal olmayan bir olgudan risk almak. Ben bunu yanyana ölçmem mesela

İnsanlar göktaşı düşme riski var diye göktaşı geçirmez çatı inşa etmiyor. Örneğin yıldırım düşüp öldüğümü varsay. Bu doğal ölümdür. Hastalık doğal ölümdür. Başka bir yolla şiddet maruz kalarak vs ya da bir savaşta öldüğümü düşün. Asker olmayı seçmem ama diyelim Afganistana bir gezi yapıp Taliban tarafında öldürülme riskini macera adına göze alabilirim

Bu benim özgürlüğüm ve özgülüklere ne oldu derken denen bu

Hastalıktan ölmek bana koymuyor, hastalıktan ölüm riskimle aşıdan yaralanma ya da ölüm riskimi anyana ölçmem bile anlamsız

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #167  
Alt 10-10-2021, 21:11
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Olgu İncelemesi -Bir kaç twitter gönderisi

Dün pozisyonumu desteklemek için eski sevgilime bir NIH çalışmasından alıntı yaptım ve beynimin yıkandığını söyledi. Çift aşılı ve dışarıda cerrahi maske takıyor.

Eski sevgilime, gençler için miyokardit riskinin kabul edilemez derecede yüksek olduğunu, bu yaş grubunun C19 için risk altında olmadığını söyleyen bir NIH çalışmasından alıntı yapıyordum (kızım 14 yaşında). Bana cevap veriyor, vax olmadığı için ölürse nasıl hissedeceksin?

Alt Yorumcu

Peki aşının herhangi bir yan etkisi olursa ne hissedeceksin? O zaman kendimize bunun önlenebilir mi yoksa kaçınılmaz mı olduğunu sorabiliriz?

Yorumların çoğu eski sevgilisinin eski oluşunun ne kadar uygun olduğuna vurgu yapıyor

https://twitter.com/AndrePitre_LUX/s...62142914928645
14 yaşında birinin Covid alma Covidden ölme riski endir ama soru bile anlamsız ?
14 yaş için bir aşı koruyuculuk öne süremez çünkü 14 yaş için risk 0,0x diye gidiyor olmalı..

Bunu başkalarını koruyacağı iddiası. Aşıyla ilgili aşılananın hafif atlatacağı dışında tutarlı bir iddia ve bunun dayanağı varsa lütfen getirip açın.

Aşıyla ilgili iki iddianız var.

1- Aşı alan hastalığı hafif atlatır.
2- Hepimiz aşı alırsak özgür oluruz.

Bu ikincinin altında hangi türden bir bilim var?

Aynı gemide aynı kaderi paylaşanlar birliği mi?

Bu dünyanın sahibi olduğunu zannediyor. (Başkalarının yaşam ya da özgürlük haklarını tartışma.(k legal).
Dünya benim gibilere kalsın istiyor .Ben de aynı şeyi istiyorum mesela bunları yazanlardan bunaldığım da diyorum özgürlükleri son kuruşuna kadar harcar bittiğinde çekip giderim size kalsın çünkü ne görüp çekeceğinizi orada ne yaşanacağını biliyorum ve bunu düşünmek benim içimi soğutmaya yetiyor. )



Yukarıdakine bakıp buna bakalım.



Eğer bunun doğal seleksiyon olduğuna ve aşı almayanların ölüm riskinin çok net yüksek olduğuna inanıyor olsaydınız göbek atardınız. İlk yorum doğruluyor.
Şu an dünyanın faşist iktidarlarıyla bilimcilerin kolkola ya da hemfikir olduğu bu konu da zıtlaşılan kitleyi doğal kader yok ediyor ama alın/olun diyerek onları korumaya çalışıyorsunuz öyle mi?

Hayır. Özgürlüğümü gaspettiler sen de aşı olmazsan geri vermiyorlar diyorsun
Özgürlüklerimizi kısıtladılar ve geri almak/vermek için aşı almamızı söylüyorlar aşı alın diyorsunuz. Tamam biz de diyoruz ki bu kafayla daha çok gidecek. Eldekinden de olacaksınız..

Aslında herkesin aşı alması almaması iktidar açısından/tarafında sanırım sadece bir şeylerin tarihini değiştiriyor. Yani 2008 de deneyebilecekleri yapmak istedikleri bir şeyi başaramazlar ya da uygun konjonktür oluşmazsa 2017 de olmadı 2025 te olması 2030 da oluşturacaklar yapacaklar vs kader değişemeyecek


Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #168  
Alt 11-10-2021, 13:37
Pasteur Pasteur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 06 Jul 2021
Mesajlar: 601
Standart

aşı almayanların ölüm riskinin çok net yüksek olduğuna inanıyor olsaydınız göbek atardınız.

İnanmak sizlere mahsus bir özellik.



Bilime kulak vermek, bilgiye dayalı konuşmak ise akıl işidir.



twittlerden yola çıkarak, kişilerin üfürüklerinden medet ummak; inançla hareket edenlerin işidir.



Virüsü tanıyıp(aşı sayesinde) anında tepki veren vücutla, tanımayamadan saldırıya maruz kalmış vücudun, aynı yaşama şansına sahip olduğunu, ilkokul çocuğu olsa iddia etmez. Bu cehaletten, inattan başka bir şey değildir.
Alıntı ile Cevapla
  #169  
Alt 11-10-2021, 14:38
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Bacon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İnanmak sizlere mahsus bir özellik. .
Bizler kim bilmiyorum yani bizler derken kapsadığın genelleştirdiğin küme. Eminim o kümenin elemanı değilim. Kapsadığın kümeyi kestirebiliyorum.

Bacon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bilime kulak vermek, bilgiye dayalı konuşmak ise akıl işidir.
Kime göre ve neye göre?
Bilim derken
Sanırım ben anti-bilgiye dayalı konuşuyorum.
Bilim Bacon'un bilim kabul ettikleri değil

Bacon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
twittlerden yola çıkarak, kişilerin üfürüklerinden medet ummak; inançla hareket edenlerin işidir
Birincisi bir şeyden medet ummuyorum. İnançla hareket etmek ya da inanca dayalı hareket? Her şey bir bütün...

Bacon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Virüsü tanıyıp(aşı sayesinde) anında tepki veren vücutla, tanımayamadan saldırıya maruz kalmış vücudun, aynı yaşama şansına sahip olduğunu, ilkokul çocuğu olsa iddia etmez. Bu cehaletten, inattan başka bir şey değildir.
Neden iddia mı alıntılamıyorsun. Ben öyle bir iddia göremedim.

Cehaletle ve inat?

Benim yüceleştirdiğim tek şey bilgi. İnsanlar konfor para şu bu peşindeyken ben bilgi peşindeydim. Onun uğruna yaşamımı çöpe çevirdim.

Bilgiye bir gün ihtiyacınız olacağı kesin.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #170  
Alt 12-10-2021, 01:10
Pasteur Pasteur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 06 Jul 2021
Mesajlar: 601
Standart

içtenlik Diyor ki
Neden iddia mı alıntılamıyorsun. Ben öyle bir iddia göremedim.

içtenlik Diyor ki
aşı almayanların ölüm riskinin çok net yüksek olduğuna inanıyor olsaydınız göbek atardınız.

İnsanların ölmesine, kim niye göbek atsın? Zırvalıyorsun.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:12 .