Bu da Hasan Karakaya'dan;
MİLYON DA, GÖRMEYELİ EPEY KÜÇÜLMÜŞ!
Ne dersiniz; Hamit Yıldırım’ın bu sözleri, sadece Akdeniz Üniversitesi’nden “500 öğretim üyesi ve öğrenci”nin, niçin “Tandoğan’daki mitinge” seyirttiğini anlatmaya herhalde yeterlidir!..
Yine aynı şekilde;
“Mitinge katılanlar”ın sayısının, “neden bu kadar abartıldığını” anlamaya da kâfidir!..
Biliyorsunuz, bazı rektörlere göre, mitinge katılanların sayısı “2.5 milyon”du, bazıları ise “milyonlarca” diyerek, “avcı palavraları”na taş çıkarttılar!..
N’aapsın adamcağızlar;
“YÖK Krallığı tehlikede!”
Sayıyı iyice abartmalılar ki, “AK Partili birinin Cumhurbaşkanı olmasının istenmediği”ne bahane oluşsun!..
Gerçi Tayyip Bey, önceki gün bu “milyonlar”(!)ın cevabını verip;
“Gazetelerde farklı farklı rakamlar. Aman Yarabbim, milyonlar filan!.. Milyon da çok basite indi. Aynen bizim 6 sıfır attığımız banknottaki milyonlar gibi... Ne kadar uçuk.
Herhalde bunlar bir alanın yüzölçümünden bihaber... Biz bu işin kompetanıyız. Ömrümüz bu işlerle geçti, ölçüp biçmekle geçti. Başka sermayemiz yok.
Karadeniz sahil yolu açılışına gelip, bunu fotoğraflayıp koymuş olsaydılar, neyin ne olduğunu gayet iyi görürlerdi. 81 vilayetten bindirilmiş kıtalarla değil, tamamen o bölgenin insanlarının sevdasını, aşkını ortaya koyduğu bir yürüyüştü o.”
Dedi ama, bizim Serdar Arseven; “Gidip, bir de kendi gözlerimle göreyim” deyip, Anıtkabir’e gitmiş!..
ANITKABİR’İN KAPASİTESİ 41 BİN KİŞİ
Giderken de, bir yandan, merhum Üstad Necip Fazıl’ın şiirini mırıldanıyormuş:
“Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul
Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!”
Evet, bu şiiri mırıldanıyormuş... Çünkü, daha önce, çeşitli vesilelerle defalarca gittiği Anıtkabir’in “kapasitesi”ni gayet iyi biliyormuş!..
Ama, öte yanda da koskoca Genelkurmay’ın açıkladığı “ziyaretçi sayısı” varmış kafasında!.. Malûm, “Tandoğan mitiginin bittiği” ve dolayısıyla “mitinge katılanların sayısı”yla ilgili farklı rakamlar telâffuz edilmeye başlandığı saatlerde; “Genelkurmay’ın internet sitesi”nden bir açıklama yapılmış ve denilmişti ki; “14 Nisan günü Anıtkabir’i ziyaret edenlerin sayısı 370 BİN’dir!”
İşte bizim Serdar, Tayyip Bey’in grup konuşmasındaki sözlerinin doğru olduğunu ve “Anıtkabir’in insan kapasitesi”ni de bildiği halde; “Kurmay yapmaz bu hesabı, ulusalcılara şah olsa” deyip, düşmüş Anıtkabir’in yollarına!..
Alana, mümkün olduğunca fazla sayıda vatandaşın sığması için her türlü özeni gösteren Arseven, en fazla 41 bin rakamına ulaşabilmiş!. Çünkü efendim; kitlenin büyük bir bölümünün bulunduğu “tören alanı”nın kapasitesi, “resmî rakamlara göre 15 bin” imiş!..
Arseven, bu rakamın “tören duruşu”na göre hesaplandığını göz önünde bulundurarak, biraz da “bonkörlük” yapıp, alanın kapasitesini sıkışık nizam 32 bin 895’e yükseltmiş!..
“Aslanlı Yol”la birlikte ortaya şöyle bir hesap çıkmış:
Tören alanı boyutları: 129x84.24=10.965 metrekare.
Metrekareye düşen vatandaş sayısı: 3...
Tören alanına sığabilecek azami vatandaş sayısı: 32 bin 895...
Aslanlı Yol’un boyutları: 262x11=2.882 metrekare...
Tören alanına sığabilecek azami vatandaş sayısı: 2 bin 882 çarpı 3, eşittir 8 bin 646 kişi!..
Tören alanı ile Aslanlı Yol’a sığabilecek toplam vatandaş sayısı 32 bin 895 artı 8 bin 646 eşittir 41 bin 541 kişi!..
GİRİŞ-ÇIKIŞ, TOPLAM 16 SAAT!
Evet, gördüğünüz gibi, “Serdar’ın bonkörlüğü” bile, “ziyaretçi sayısı”nı yükseltmeye yetmiyor!..
Genelkurmay’ın “370 bin” rakamına ulaşabilmek için, “Anıtkabir’in 9 defa dolup-boşalması” gerekiyor!..
Peki, bunun mümkünü var mı?..
Serdar Arseven, onu da takmış kafaya ve gitmiş, “Şeref Holü”nde bir “sinüs-kosinüs hesaplaması” yapmış!..
Malûm;
Miting günü, Tandoğan Meydanı’ndan ayrılıp Anıtkabir’i ziyaret eden vatandaşlar, gruplar halinde Şeref Holü tabir edilen bölüme girerek, Atatürk’ün sembolik lahdinin önünden geçtiler... Vatandaşlardan bazılarının, sembolik lahde yüz sürdüğü, öptüğü gözlendi.
Hole giren bir vatandaşın ne kadar sürede çıkabileceğini tespit etmek için alanı turlayan Arseven, dışarı hızlı adımlarla yürüdüğünde 1, normal adımlarla yürüdüğünde ise 2 dakikada çıkabilmiş!.. Çevresi 120 metre olan salona beş metre genişliğindeki bir kapıdan giriliyor. Bu kapıdan aynı anda en fazla 7 kişi geçebiliyor.
Uzatmayalım... Bütün “ihtimal hesapları”nı düşünen ve üstelik “ziyaretçiler lehine pozitif ayrımcılık” yapan bizim Serdar, sonunda şu kanaate varmış:
“370 bin kişinin, gruplar halinde Şeref Holü’ne girmeleri, lahdin önünden geçmeleri ve tekrar kapıdan çıkmaları gereken süre, en iyimser hesaplamalarla 980 dakikadır!.. Yani, 16 küsur saat!”
Bu da demektir ki; Anıtkabir’e ziyaretler, “sabahleyin 07.00’de” başlasa, Anıtkabir ancak ve ancak “gece 23.00’te” boşalır!..
Peki, Genelkurmay, “ziyaretçi sayısının 370 bin olduğunu” ne zaman açıkladı?..
“Mitingin dağılması”ndan hemen sonra!..
Yani, “saat 20.13”te!..
Buyrun, çıkın işin içinden!..
BU DA, YÖK’ÜN HESABINA BENZEDİ
Size bir şey söyleyeyim mi;
Bir yanda “Genelkurmay’ın açıklaması”, öte yanda “Serdar’ın hesaplaması”na bakınca, kafam iyice karıştı!..
Sonra düşündüm de;
Genelkurmay’ın, “mitingçilere zımnî destek” verme anlamı taşıyan rakam açıklaması, bana biraz, içlerinde “rektör”lerin de bulunduğu “YÖK hesabı” gibi geldi!..
Malûm, YÖK de; rektör atamalarında, “1 oy, 600 oydan fazladır” diyor!.. Yani, işine geldiğinde, “BİR”i, “600” ile denk tutabiliyor!..
Eee, bu “hesaplama yöntemi” ile; Serdar’ın “41 bin 541” rakamı da, Genelkurmay’ca “370 bin” olarak niye gösterilmesin?!?
Nereden bilsinler;
Serdar’ın Anıtkabir’e gidip de, “milim milim ölçüm” yapacağını?.. Yapıp da, “balon”ları patlatacağını?!?
Olmuyor işte, “çalınan minare”ye her zaman “kılıf” uydurulamıyor!..
“Meydan”a kılıf bulunsa, “Hol” açıkta kalıyor!..
Olmaz ki, böyle de “gol” yenilmez ki!..
http://www.vakit.com.tr/News.aspx?NID=15993