Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Ateizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #101  
Alt 22-12-2023, 21:30
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.688

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben, maddeye ait konumsal hareketin belirli bir zamana bağlı,sonlu bir hareket olduğunu savunuyorum. konumsal hareketin başlangıcını, sonunu ve zaman içindeki değişimini vurguluyorum. Bu, zamanın bir tür süreklilik olarak düşünüldüğü klasik bir bakış açısını yansıtır, değişimlerin ve hareketlerin meydana geldiği bir süreklilik olarak.

Çünkü benim için maddeye ait konumsal hareketin sonlu bir hareket olduğu açıktır ve bu nedenle konumsal hareketin başlangıcına, sonuna ve sınırlılığına odaklanırım. Örneğin, bir top atarsam, bu konum hareketi sona erecektir.
Hem ifadelerimi anlayamamış -tam tersi anlamış-, hem de kelime oyunlarından anlamsız cümleler kurmuşsun. Zaman hareket-değişime bağlı soyutladığımız ölçü-kıyas birimidir diyorum, bunu anlayamıyorsun.

Örneğin 1kg patatesin varlığı, kilogam-ölçü birimine- bağlı değildir, ölçü birimimiz, patatese bağlıdır, orada esas alınan ölçüt, "ne kadar" sorusudur. Demek ki böyle bir soru için, öncelikle patatesin bu sorudan bağımsız ortada olması gerekir değil mi?

Sen ise her kavramı tersine çeviriyorsun, biz ne kadar patates var diye sorup, ölçtüğümüz için patetes vardır gibi bir düşünme, kavrama, anlama yapısına sahipsin. Örneğin uzunluk birimini ele alalım, bir kavağın boyu, uzunluk birimine, uzunluğuna bağlı değildir, uzunluğu, kavağın boyuna(form-yapı) bağlıdır. Şeylerin değişimi zamana bağlı değildir, ama zaman kavramı şeylerin değişimine bağlıdır...

Yani burada ölçme işi, ne "kadar patates" gibi sorulara aranan cevapla anlam kazanır. Patateslerin varlığı da, adedi de yani niteliği-niceliği de, ne kadar olduğunu ölçmemize bağlı değildir. Zaman kavramı da diğer ölçü birimleri gibi, şeylerin şu ya da bu özellik, nitelik, hareket, değişim, miktar gibi değişkenlerini ölçmek için kullandığımız bir birimdir.

Tekrar edeyim, şeyler zamana bağlı değişmiyor, değiştikleri için zaman kavramını soyutluyoruz... Patates örneği gibi. Kaç kilogram patates diyebilmen için, önce patatesin varlığı gerekir. Ne kadar sorusunu sorabilmen için önce şeylerin varlığı gerekir. Formül olarak ifade edeyim, A ne kadar ilerledi, B ne kadar değişti, C'nin hareketi nedir gibi sorulardan, bu tür ağırlık, uzunluk, hız, zaman vb. ölçü, birimler, kavramlar geliştiriyoruz. Ve tüm bunlar görecelidir, örneğin 1 peyniri açıkta bırakırsanız form-yapısı daha erken değişir, bozulur, ama buzluğa koyarsanız daha geç. İşte kavrayış sahibi olduk, gözlemledik, gördük ve buradan da kavramı soyutladık, zaman. İlk cevabımda ne demiştim, hareket-ilişki-değişim, hareketle ilgili ifadelerimi dile getirirken de, çelişki, çatışma, ayrışma, birleşme vb demiştim... Peynir zaman geçtiği(ki zaman geçmez, daha doğrusu zaman şey değil) için küfe dönüşmüyor, ortamda bulunan diğer şeylerle ve kendi yapısında bulunan çok çeşitli form-yapıların da birbiriyle olan ilişkisinden dolayı değişime uğruyor, form-yapısına çok çeşitli farklı maddeler giriyor, çıkıyor haliyle bu form-yapının stabil-kalıcı olmasına engel oluyor... Demek ki, buradan bir başka durumu da kavramış oluruz, şeylerin biribiriyle olan ilişki, çelişki düzey ve oranları da ortama göre değişmektedir, göreceldir, dolayısıyla tüm ölçü birimlerimiz, kavramlarımız da görecelidir.

Örneğin araziye yağmur yağdığında, toprak ve su, çamuru oluşturur. Çamur zaman geçtiği için oluşmuyor, toprak ve su birleştiği için oluşuyor, zaman geçtiği için kurumuyor, çamurdaki su buharlaşınca kuruyor, çamur halden çıkıyor... Ne diyorum, OLUŞMAK, YARATMAK diye bir şey yoktur, sadece oluşlar ve kayboluşlar vardır ve bu da VARLIK namına değil, şu ya da bu form-yapılar, biçimler namınadır, böylece zaman kavramı da anlam kazanır... Önce varlık-madde->form-yapılar -oluşlar, hareket-değişimler- sonra zaman kavramı gelir. Önce patates sonra "ne kadar" patates sorusu gelir.

Bir insan 3 yazıdır açıkca ifade etmişken, nasıl olur da bu kadar basite indirgediğim ifadelerimi anlayamaz ve üstelik tam tersini anlar?
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ancak senin görüşün daha çok bir varsayıma veya tahmine dayanıyor, çünkü zamanın sonsuz bir sürekliliğini varsayarak, Zamanın sonsuz veya sonsuz doğasını açıklamaya çalışıyorsun.
Ben diyorum ki, sonsuz zaman diye bir şey yoktur, zamana vurmak istersen sadece an vardır, öncesi, sonrası yoktur, anladığın ise tam tersi. Üstelik benim adıma da söylediğimin tam tersini söylüyorsun, ifadelerimi tekrar oku

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #102  
Alt 23-12-2023, 01:19
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Örneğin 1kg patatesin varlığı, kilogam-ölçü birimine- bağlı değildir, ölçü birimimiz, patatese bağlıdır
Daha nasıl anlatılabilirdi ki ?

Ölçü birimi Zamanı kutsallaştırdıkları gibi , ağırlıgı , uzunluğu , ısıyı v.s de kutsalaştirabilirler.

kilo da geriye gidebilirler.
Hatta uzunlukta ileriye , ısıda cennete gidebilirler.
Kilonun içinden evren , uzunluğun içinden big bang bulunabilir !!!!

Insanların , ölçmek adına isim verdigi şeyleri varlık haline çevirmek teist ve idealistlerin hüneri diyebiliriz.

Bir kilo varsa , patates VAR olabiliyor
1 saniye varsa , madde VAR olabiliyor
Bunları söylemek gerçekten hüner ister.
Hokus pokuscuların tamamı hünerli insanlardir zaten.
Alıntı ile Cevapla
  #103  
Alt 23-12-2023, 11:46
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
Standart

haydi KİLO ile açıklayalım

"Fizikte, KİLO genellikle uzay ve maddeden farklı olarak bağımsız bir boyut olarak kabul edilir ve bu, İzafiyet Teorisi gibi çeşitli teorilerle açıklanır"
( bu cümleyi kuran için anlaşılırmıdır?)

Zaman ile kilo arasın da kişinin kutsallaştırması haricin de fark var mıdır? " kilonun boyutu " " zamanın boyutu "
Komik durmuyor mu ?
Biraz daha güldüreyim sizi
Dunya da ki kütle cekimi ile 1 kilo , jüpiterde ki kutle çekimin de boyutmu degiştiriyor? Yada madde miktari!

1 kilo pamuk mu ağırdır , 1 kilo demir mi ağırdır ?
Dünya da ki kilo ile mars da ki kilo farklımıdır ? Evet farklıdır. göreceli diyebilirmiyiz? Zaman içinde aynı şey söyleniyor ya !

Bakın armut ile elmaları karıştırıyorsunuz muhabbetine girmeyelim.

Mesele , kilo ile zaman arasın da fark olup olmadığina dairdir.
Bu iki kelime , öznenin( sadece insan) maddenin ölçülmesi için kullandiğı , madde den soyutladigi , kendine ait bir varlıgı olmayan şeylerdir.

maddenin niteligine niceligine fonksiyonuna nesnelligine gercekligine bakıp ölçerek, ölçüye varlik isnat etmek ahmaklik deilde nedir ?

Tanrı mevzuuna girmiyorum çünkü tanrı mevzuu ölçme biçme meselesinin içinde yer alamaz.
Tanrı nın mekanı yok , kilosu yok , zamanı yok , nesnelligi yok.
Çünkü tanrı diye bir şey yok. Siz teistler idealistler bile böyle derken neden zaman boyutu uydurmasını kullandığınız gibi , "kilo boyutu" olarakta dile getirmiyorsunuz?
Ben biliyorum , zaman sizler icin gizemli ama kilo gizemli degil.
Alıntı ile Cevapla
  #104  
Alt 23-12-2023, 14:01
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
Standart

konuyu AĞIRLAŞTIRALIM

"Ben, maddeye ait konumsal hareketin belirli bir AĞIRLIĞA bağlı,sonlu bir hareket olduğunu savunuyorum. konumsal hareketin başlangıcını, sonunu ve AĞIRLIK içindeki değişimini vurguluyorum. Bu AĞIRLIĞIN bir tür süreklilik olarak düşünüldüğü klasik bir bakış açısını yansıtır, değişimlerin ve hareketlerin meydana geldiği bir süreklilik olarak " bıdı bıdı


ne anladık ?
Hokus pokus aaaa şapkadan ne çıkdı ?
Alıntı ile Cevapla
  #105  
Alt 23-12-2023, 14:09
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
Standart

KONUYU UZATALIM

"Ben, maddeye ait konumsal hareketin belirli bir UZUNLUĞA bağlı,sonlu bir hareket olduğunu savunuyorum. konumsal hareketin başlangıcını, sonunu ve UZUNLUK içindeki değişimini vurguluyorum. Bu, UZUNLUĞUÑ bir tür süreklilik olarak düşünüldüğü klasik bir bakış açısını yansıtır, değişimlerin ve hareketlerin meydana geldiği bir süreklilik olarak " bıdı bıdı

Üstteki cumle zamanda mi , ağırlıkta mi , uzunlukta mı daha komik duruyor ?
Alıntı ile Cevapla
  #106  
Alt 24-12-2023, 10:34
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Örneğin 1kg patatesin varlığı, kilogam-ölçü birimine- bağlı değildir, ölçü birimimiz, patatese bağlıdır, orada esas alınan ölçüt, "ne kadar" sorusudur. Demek ki böyle bir soru için, öncelikle patatesin bu sorudan bağımsız ortada olması gerekir değil mi?

Sen ise her kavramı tersine çeviriyorsun, biz ne kadar patates var diye sorup, ölçtüğümüz için patetes vardır gibi bir düşünme, kavrama, anlama yapısına sahipsin. Örneğin uzunluk birimini ele alalım, bir kavağın boyu, uzunluk birimine, uzunluğuna bağlı değildir, uzunluğu, kavağın boyuna(form-yapı) bağlıdır. Şeylerin değişimi zamana bağlı değildir, ama zaman kavramı şeylerin değişimine bağlıdır...

Yani burada ölçme işi, ne "kadar patates" gibi sorulara aranan cevapla anlam kazanır.
Ölçü birimleri de diyalektik ilişkilere dayalı bir kavramdır ve bir şeyin ölçülmesiyle ilgilidir. Ancak bu diyalektiği formlara uygularsak, ölçü birimlerinin gerçekliğinin nesneler arasındaki çekim ve itim kuvvetlerine dayandığını fark ederiz. Bu gerçekliği karakterize eden mesafe ve güç maddi değil, nitelikseldir ve niceliksel ilişkilere dayanır.

Fizik ve diğer bilimsel alanlarında, niceliksel ilişkiler boyut, kütle, hız, zaman veya enerji gibi ölçülebilir nicelikler arasındaki etkileşimleri veya bağımlılıkları ifade eder.

Bu ilişkiler, bu nicel büyüklükler arasındaki ilişkiyi tanımlayan matematik denklemleri, yasalar veya formüller aracılığıyla ifade edilebilir. Örneğin, kütleleri arasındaki ve aralarındaki çekim kuvveti arasındaki nicel ilişkiyi açıklayabilen yerçekimi yasası gibi.

Kuvvet, maddenin değişimlerinden soyutlanan bir kavramdır ve fiziksel olaylardaki etkileşimleri, değişimleri ve hareketleri açıklamak için kullanılır. Kuvvet gibi özellikler fiziksel gercekligin bir parçasıdır, nesnelerin etkileşimlerini ve değişimlerini temsil eder, Maddi olarak kabul edilmeseler de, fiziksel dünyada ortaya çıkar ve maddi nesneler üzerinde etkileri vardır.

Kuvvet gibi fiziksel kavramların soyutlanması, bu fiziksel etkileşimleri ve değişiklikleri tanımlamanın veya modellemenin bir yoludur, ancak salt kavramlarımız gibi maddenin ötesinde ve Maddi dünyanın fiziksel özelliklerini ve davranışlarını anlamamızı, ve kavramamızı sağlar.

Einstein'ın genel ve özel görelilik teorileride, zamanın ve uzayın doğasını,nasıl etkileşim halinde olduğunu, zamanın sadece bir ölçü birimi olmadığını, aksine uzayla birlikte bir bütün olarak ele alınması gerektiğini öne sürer.

Zamanı bir ölçü birimi olarak değil, uzayla birlikte dört boyutlu bir yapı olan "uzay-zaman"ın bir parçası, uzayla birlikte hareket ettiğini ve belirli bir hızda hareket eden gözlemcilerin zamanın akışını farklı şekillerde deneyimleyebileceğini açıklar.

Hızlı hareket eden referans çerçevelerinde zamanın nasıl değiştiğini, kütleçekimsel etkilerin zaman ve uzayın yapısını nasıl büküp değiştirebileceğini, Örneğin, güçlü bir kütleçekimi olan bir yerçekimi kuyruğunda zamanın daha yavaş aktığını gözlemleyebiliyoruz.

Yani bu adamin teorileri, zamanı sadece bir ölçü birimi olarak değil, uzayla etkileşim halinde olan zamanın nasıl değişebileceğini ve değişiklik gösterebileceğini gösterir. Dolayısıyla zamanın farklı akışı ve algılanışı, uzay-zamanın yapısı ve etkileşiminin bir sonucudur. Eğer zaman olmasaydı, bu tür göreceli etkiler ortaya çıkmazdı.
Alıntı ile Cevapla
  #107  
Alt 24-12-2023, 14:47
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.688

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ölçü birimleri de diyalektik ilişkilere dayalı bir kavramdır ve bir şeyin ölçülmesiyle ilgilidir. Ancak bu diyalektiği formlara uygularsak, ölçü birimlerinin gerçekliğinin nesneler arasındaki çekim ve itim kuvvetlerine dayandığını fark ederiz. Bu gerçekliği karakterize eden mesafe ve güç maddi değil, nitelikseldir ve niceliksel ilişkilere dayanır.
Hasılı, ilişkiler, kuvvetler maddi, fizikidir, zaten ne anlatıyoruz, ölçme, kıyas, birimlerimz, kavramlarımız maddenin şu ya da bu niteliği, niceliğine bağlıdır
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Einstein'ın genel ve özel görelilik teorileride, zamanın ve uzayın doğasını,nasıl etkileşim halinde olduğunu, zamanın sadece bir ölçü birimi olmadığını, aksine uzayla birlikte bir bütün olarak ele alınması gerektiğini öne sürer.
İnsanlar ifade edebilmek namına kavramları kullanır. Cümleler kelime ve kavramlardan oluşur. İnsanlar kelime, kavramların NASIL SOYUTLANDIĞINI BİLMEZ ise, cümleden ziyade kelimelere anlam yüklemeye başlarlar ve çarpıtırlar. İster bilerek-aldanarak(ki bu çok fazla sayıda, sebebi menfaat ve menfaatçilerce aldatılanlar), ister bilmeyerek.

BOYUT NEDİR?

https://tr.wikipedia.org/wiki/Boyut

"Fizik ve matematikte bir uzayın ya da nesnenin boyutu, gayriresmî olarak bu uzay ve nesne üzerindeki herhangi bir noktayı belirlemek için gereken minimum koordinat sayısı olarak tanımlanır."

Basit dilde tanımı;
"Bir cismin herhangi bir yöndeki uzanımı, bir cismin en, boy ya da yüksekliğinden her biri."

Oysa daha ilk/her cevabımda izah ettim, ölçme işinin temelinde yatanın madde ve maddi ilişkiler olduğunu dile getirdim. Daha genel ifadeyle, varlığın, tüm bu kavramlardan bağımsız olduğunu, çünkü tüm bu kavramlarımızın, birimlerimizin varlığa BAĞLI-dayalı olduğunu, dolayısıyla varlığın, varlıktan soyutladığımız, varlığa BAĞLI kavramlarla varlığa-yokluğa-uzaya bir başlangıç tayin edilemeyeceğini, bunun bir akıl-mantık hatası olduğunu dile getirdim. Yani B->A ya bağlı, dayalı-muhtaç ise, A, B tarafından belirlenemez, ama B, A'ya bağlı olarak anlam kazanabilir. A=madde-varlık, B=ölçme birim-kavramlarımız olarak düşünülmeli.

Elbette biz şu ya da bu cismin, olgunun, olayın, şu ya da bu yönü, şu ya da bu niteliği, niceliğini ifade edebilmek için, bu kavramları, ölçü birimlerini kullanıp, formüle edeceğizdir.

Ben bu ifadelerimi, boyut nedir, ölçmek nedir, şu forumda, belkide 100 defa açıklamışımdır.

Başından beridir söylüyorum, eğer yeterli ama doğru, safsatadan uzak, bilgi, veri, akıl-mantık süzgecine sahip değilseniz, bilimsel metinleri anlamaktan ziyade, yanlış anlar ve cümlelerdeki anlam yerine, kelimelere hayali, ideal-ist, işinize geldiği gibi YANLIŞ anlamlar yüklemeye başlarsınız. Bazı uyanıklar da bu zaafları kötüye kullanarak ya popüler ya da zengin olur(cehaletin sömürülmesi)...

Şimdi patates ve 1 kilogram patates örneğine geri dönelim.
Eğer TEORİK bir ifade kullanacaksak, biz her cümlemizde, her defasında kilogram nedir, nasıl soyutlanır anlatamayız.

Nedir? Zaman maddenin, hareket-değişimlerine bağlı olarak soyutladığımız bir kavramdır, öyleyse madde, zaman kavramınca belirlenebilir bir şey değildir, ama zaman kavramımız madde ve maddi ilişkiler-değişimlere bağlıdır, demek ki madde ne zaman başladı gibi bir soru, sadece gerçek-dışı, fizik-dışı değil akıl-mantık dışıdır da. Biz bu birimleri kavrayış geliştirmek, kıyas, sınama, ölçebilmek namına kullanıyoruz. O zaman soracaksın, ney'i ölçmek, ney'i sınamak gibi, bunu bilmez veya unutursan cümleleri, formülleri doğru anlayamazsın...

Biliyorum senin derdin üzüm yemek değil...

Ama zaman dediğimiz de, maddi hareket-değişimlere BAĞLI, DAYALI soyutladığımız bir kavramdır, dolayısıyla önce, madde-varlık-yokluk-uzay, bunlara dayaşı maddi form-yapılar, yapılar arasındaki ilişki-etkleşimler ve sonra bu etkileşimlere dayalı olarak da ölçü birimleri, kavramları soyutlarız...

Tabi ki boyut kavramını, kelimesini kullanacağız, o kavramın bir dayanağı, zemini var, o kavram kullanmak içindir, kendi başına fiziki bir yapı, şey değildir, maddeye, maddi formlara, maddi yapılara dayalı, şu ya da bu kriterle tanımladığımız kelime, kavramlardır.

Einstein zaman ile ilgili sorularda hafif dalga geçmiştir. Şimdi ilgili paragrafı tam hatırlayamadım. Zaman nedir başka bir şey, hareket-değişimlerden soyutlandığını bilerek, zamanı bir ölçü birimi olarak ele alıp, ifadelerde, cümlelerde, formüllerde kullanmak başka.

Sürekli değişen ardışık görüntüler, ardışık fotoğraflardır. Görüntüler arasındaki bu farklılık, her bir anın kendi içinde, eksiksiz ve bütün olarak var olduğu bir zaman yanılsaması yaratır. Eşyaların pozisyonlarını değiştirme ölçüsünden başka bir şey değildir zaman. Barbour

Geçmiş denen kavramın zaten gerçekleştiği, geleceğin henüz mevcut olmadığı ve olayların değişiyor olduğu şeklinde bir yanılsamaya sahibiz. Oysa benim farkında olduğum tek şey, beynimin şu andaki durumu. Bir geçmişim varmış gibi hissetmemin sebebi, beynimin anılar barındırması. Max Tegmark

Ve elbette değişen maddi formlar da, üzerlerinde emareler taşır, böylece bizler de ister hafıza-kayıt, isterse maddi formlar, nesneler üzerindeki emare değişimleri olsun, buradan kavramlarımızı, ölçü birimlerimizi soyutlar ve oluştururuz.

Einsten ise zamanın madde-uzaya bağlı olduğunu, GÖZLEMCİYE GÖRELİĞİ bilir, yani gözlemci faktörü de esastır. Kısaca maddi değişimler, değişim, hareket başka bir kavramdır, bunlara bağlı soyutladığımız kavramlar başka, Einstein zamanın maddenin hareket ve değişimine bağlı soyutlandığını, dolayısıyla öznelliğini bilmektedir, ama sorun şu ki, O'nu yanlış anlayanlar bilmemektedir.

Teorilerde amaç kelimeleri, kavramları tanımlamak değildir, kavramlar ve kelimeler sadece, ama sadece birer araçtırlar...

Basite indirgersek, varlık-yokluk-uzay, zaman kavramıyla ele alırsak, başlayıp, biten, öncesi, sonrası olan bir şey değildir, sadece ortada ve mevcutturlar, ancak durağan, stabil değillerdir. Tüm kavramlarımızın merkezindedirler. Haliyle ifade ve tanımlarda biz kavramları kullanacağız, başka türlü kavrayamaz, izah edemeyiz. Kaldı ki bu kavramlarımız zaten madde ve maddi ilişkilere bağlıdır, madde ve maddi ilişkilerden soyutlanmışlardır, yani temelde somuta, gerçekliğe dayanırlar. insanlar neyin, neye bağlı-dayalı soyutlandığını bilmezse, yanlış sonuçlar üretir, bu başlıktaki sorunumuz da budur...

Sana bir soru;
Sıradan bir otomobil mi daha hızlı yol alır, yoksa savaş uçağı mı? Nasıl ve neden? Birisi diğerine göre hız ve zaman kavramını kendisine köle mi yapmış?

Demek ki neymiş, hız, zaman gibi kavramlarımızın değişkenliği, göreliği DE, özünde maddi form-yapılara bağlıymış. Bir cismin hızı, o cismin hareketine bağlıdır, o hareket potansiyeli de daha alt zeminde daha başka faktörlere bağlı ve bu faktörler, şeyin formu-yapısı gibi, çevre-ortam değişkenlerine de bağlı ele alınmalıdır.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (24-12-2023 Saat 15:51 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #108  
Alt 24-12-2023, 20:03
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Dön dolaş, hep aynı yerdeyiz, ölçü birimlerinin doğasından, nesneler arasındaki ilişkilerden ve bunların niteliksel veya niceliksel özelliklerinden bahsediyoruz. Neden beni anlamamış gibi yapıyorsun? Sen kaliteyi maddeyle ilişkilendiriyorsun, oysa ben kalitenin maddi olmayan, niceliksel kuvvetlere dayandığını savunuyorum.

Diyalektik bir bakış açısıyla bir nesnenin niteliğinin yalnızca nesneler arasında etkili olan kuvvet tarafından belirlendiğini söylüyorum ve bu kuvvet, senin düşündüğün gibi, diyalektik açıdan maddi olarak değerlendirilemez olduğunu söylüyorum.

Bunu yanlış buluyorum çünkü diyalektik bir bakış açısıyla nitelik sadece maddeye bağlı olmak zorunda değildir. Kaliteyi oluşturan kuvvettir, madde değil; kuvvet, maddenin özelliklerini değiştirerek onun kalitesini belirler. kuvvet veya etki kavramı yalnızca maddenin varlığıyla sınırlı değildir. Bunun bir örneği yerçekimidir.


spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Sana bir soru;
[B]Sıradan bir otomobil mi daha hızlı yol alır, yoksa savaş uçağı mı? Nasıl ve neden? Birisi diğerine göre hız ve zaman kavramını kendisine köle mi yapmış?
Tektaş da erol taş değil, adamı rahat bırak; zamanla ilgili görüşün doğru olsaydı, saatler gibi ölçüm cihazların hareketi, yerçekim alanına bağlı değişmezdi.
Alıntı ile Cevapla
  #109  
Alt 24-12-2023, 20:26
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Biliyorum senin derdin üzüm yemek değil...


spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Demek ki neymiş, hız, zaman gibi kavramlarımızın değişkenliği, göreliği DE, özünde maddi form-yapılara bağlıymış.
zaman/mekânda maddeye bağlı ; elbette, form ve yapılarla ilişkili. Fakat konu bu değil; konu, ölçüm hareketinin zaman/mekânda değişmesidir. Aynı çift yarık deneyi gibi.
Alıntı ile Cevapla
  #110  
Alt 25-12-2023, 02:06
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.688

Onur Üyeliği 

Standart

Önceki yazını ciddiye almıyorum, söylemlerimle ilgisi yok, yine anlamsız, yanlış-keyfi tanımlar- ve ifadelerimi anlamadığını gözler önüne serdiğin cümleler... (maddi nitelikten söz edilirken, bunu kalite meselesine çarpıtmak gibi.)
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

zaman/mekânda maddeye bağlı ; elbette, form ve yapılarla ilişkili. Fakat konu bu değil; konu, ölçüm hareketinin zaman/mekânda değişmesidir. Aynı çift yarık deneyi gibi.
Onu da ifade ettim ya zaten(yazımda mevcut). Kavramların bağlı olduğu maddi form, yapı, ortam, ilişkiler değişince, ölçümlerde, kriterler de değişir... Hatta bırak bunları dile getirmemi, peynir ve buzdolabı örneği dahi vermiştim. Kaldı ki mekan dediğimiz salt uzayla değil, madde ve maddi ilişkilerle mümkün, bütündür.

Konu senin, yine varlık-yokluk/madde-uzay zemininden soyutladığımız kavramlarla, başlangıcı, sonu, öncesi, sonrasından söz edilemeyecek olan varlık-yokluğu, fiziği, uzayı, maddeyi, keyfince ve akıl-mantık dışı bir biçimde yok edip, sonra keyfince bir nevi kendi-başına var olduğunu iddia ettiğin bir üfürüğe, tekrardan üstelik hokus-pokus yoluyla yarattıyor olman, böylesi mantık dışı bir paradoksa neden gereksinim duyasın ki? Varlığı-maddeyi zaten gözlemliyorsun, kavramlarının bunlara bağlı anlam kazandığını biliyorsun, ama hayali bir biçimde önce yok edip, hayalinle akıl-mantık dışı bir varlık üfürüp, sonra her bir şeyi tersin geri ona yarattırıp, tekrar var etme masalı saçmalık değilse nedir?...

Üstelik bunu maddi varlıktan bağımsız düşünemeyeceğimiz kavramlarla yapıyorsun ve zaman kavramını bağlı olduğu zeminden kopartmak zorunda kalıyorsun, o sebeple de kavramları çarpıtmaya meyillisin.

Ben zeminlerden söz ettim, düşün, temel zemin varlık-yokluk zemini, zaman ise bu zeminden sonra gelen zemin-basamaklarda anlam kazanır. Varlık-yokluk, madde zemininde zaman kavramı öncül değil, ardıldır. Önce madde(genel olarak varlık da diyebilirsin) gelir, sonra zaman vb. Hasılı maddi varlığı, zamanla sınırlayamazsın, ama anlaşılması için biz ezeli-daim kavramını kullanırız. Oysa bu da zaman kavramıdır, hatalıdır ama başka çaremiz yoktur(yani daima ortada, mevcut olanı, ancak hatalı kavram, kelimelerle ifade edebiliriz, oysa daima ortada değildir, sadece ortadadır). Kısaca anlamak için ZAMAN kavramıyla şöyle ifade edebiliriz, madde-varlık/uzay daimdir, ezelidir. Yani katilyonlarca kez katrilyonlarca kez katrilyonlarca kez....... katrilyonlarca kez katrilyon, katrilyonlarca kez katrilyon.......+n yıl mevcudiyetin, süreğen devnimiyle, katrilyonlarca kez katrilyonlarca kez katrilyonlarca kez katrilyon....+n maddi form-yapıların, zaman kavramıyla katrilyonlarca kez katrilyonlarca kez katrilyon, katrilyonlarca kez katrilyonlarca katrilyon....+n ilişkisi, böylece çok çeşitli form, yapılar, biçimler, olasılıklar, canlı, cansız formlar anlam kazanır-kazanabilir.

Ben yine bir metafor yapayım;

Biraz un al, biraz su ve yoğurmaya başla, her yoğruşunda, hamur farklı biçimler alacaktır, sen dilersen bu biçimlere şu ya da bu ismi ver, sonuç olarak o biçimleri açığa çıkartan hamurun devinimidir. yani şekil ne olursa olsun, hamur yine de hamurdur... Başından beridir diyorum ki, burada yanılgı içinde olan ateistler değil ne yazık ki sensin.

Şimdi hamur devindikçe çeşitli biçimler açığa çıkar, biz buna ne demiştik? Oluşmak, yine devindikçe, başka biçimler açığa çıkar-oluşur, o halde eski biçim kaybolmuştur, zaman'da veya herhangi bir hayali uzamda yok olup gitmemiş veya geçmişte falan kalmamıştır, mevcut olan(hamur) değişmiştir, ok. Yani bir form-yapı değişirken, başka bir form-yapı da olgunlaşır, değişim öyle bir noktaya, eşiğe gelir ki, o şey artık eski şey olmaktan çıkar, bu bahisle değişene kayboldu deriz, yeni form-yapı, biçime de başka şey - böylece zaman kavramı da anlam kazanır.

Bu bir metafordur, varlık-yokluk zeminini de böyle düşünmek için. Ortada devinen, devindikçe çeşitli form-yapılar, biçimleri meydana getiren, bu sayede de zaman vb. gibi kavramlarımızı anlamlı kılan bir hamur gibi...

Örneğin peynir küflenir, ne olur, küf açığa çıkar. Kısaca form-yapılar oluşur, değişir, kaybolur, ancak muhteviyat(madde ve maddi ilişkiler), form-yapılara göre yok olmaz veya var olmaz, ortadadır, devinir. Madde, maddi zemin, uzay, zaman olarak bir yerden gelmez, zaman olarak da bir yere gitmez, ne geçmişi, ne geleceği söz konusu değildir, ortadırlar, geçmiş, gelecek gibi mefhumlar, devinen muhtevanın açığa çıkardığı(yaratılmazlar, oluşur-kaybolurlar) form-yapılara nazaran-dair anlam kazanır. Böylece her bir form-yapı, maddi ilişkiler namına-sayesinde nasıl oluştu, nasıl başladı, nasıl değişti, nasıl evrildi, nasıl sona erdi, boyu nedir, ölçüsü nedir gibi sorular anlam kazanır ve bu form-yapılar, biçimler işaret edilebilirlik vasfı kazanır. Ne için, hangi zeminde geçerli? FORM-YAPILAR için ve form-yapı zemininde... Daha alt zeminde değil. Daha alt zeminde (genel madde/uzay/varlık zemininde) ne başlamak, bitmek ne de o ya da şu diye şahsına münhasır bir işaret edilebilirlik yaklaşımı anlam taşımaz... Artık bu zeminde başlamak, bitmek, var olmak, yok olmak, neden, nasıl gibi kavramlar anlam taşımadığı gibi, o ya da şu işareti(şu ya da bu nesne!), o ya da bu yerdelik söylemleri de anlam taşımaz. Ne her yerde, ne de şu ya da bu yerde değildir, ne başlar ne de biter, ne sonsuzdur ne de sonlu, ne öncesi vardır ne de sonrası, zira bu kavramların, bu temel zeminde muhatabı yoktur.

Örneğin uzayı düşünün, şurada başlar, burada biter veya batı yönünde, doğuda, kuzeyde, güneyde diyemezseniz, ama her yerededir de denemez, bunlar anlamsızdır(çünkü uzay yönden bağımsızdır bu bahisle, madde de zamandan bağımsızdır, ama zaman maddeye bağlıdır, tamam?). Uzay, ne her yer'de, ne de herhangi bir yer'de değildir, bir yerdelik mefhumuna MUHATAP değildir... Ne demiştik, her yerde olan hiç bir yerde değildir, bir yerdelik ancak form-yapılara, özneleştirilebilir, işaret edilebilir, görece birbirinden farklı şeylere dairdir.


Hamur metaforu vermiştim, şekilden, şekile girdiğinde, o ya da bu şekile, biçime dayalı işaret edebilir, isimlendirebilirdik, o sayade zaman v.b. kavramlar da anlam kazanırdı, ama ne şekil alırsa alsın sonuç olarak her halükarda yine de hamurdur değil mi? Tekrar ediyorum, hamur kelimesini metafor olarak kullanıyorum, kelimeyi kaldırın, şunu düşünün, varlık, madde-uzay ortadadır ve devinir....

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:37 .