Kutsal kitapla ilgili böyle bir şey var. Yani kutsal kitapta yer alan pek çok şeyin aslında tarihsel ve arkeolojik doğruluğu söz konusu. Kutsal kitabın içindeki karakterler bazı olaylar yerler madeni paralar konuşulan diller ve farklı medeniyetlere ait verilmiş bilgiler genelde doğrudur. Tabii eski antlaşmada yer alan özellikle daha sembolik olan ve hikaye tarzı içeriklerin mantıksal bilimsel bir karşılığı yok.
Fakat yine de yeni antlaşma adı verilen e yurdumuzda İncil olarak bilinen kitabın genel olarak bahsettiği olaylar, kişiler ve tarihsel süreç gerçek gibi görünüyor. Örneğin Roma Valisi bile gerçekten de bahsedildiği zaman da o bölgede Vali olduğu tarihsel bir gerçek. Elde edilen arkeolojik bulgulara göre Platus'un varlığını kanıtlayabiliriz. Yüzük örneği sadece bir tarihsel örnektir. Bunun gibi daha pek çok örnek vardır. Engelli birini mucizevi bir şekilde iyileştirdiği, bu kişiyi spesifik bir havuza yönlendirdiği, engelli kişinin burada yıkanması gerektiği yeni antlaşmada bahsedilir. Bahsedilen Havuzun ismi Şilo mudur. Yapılan arkeolojik bulgulara göre bu havuz gerçekten de vardı ve ilk yüzyılda insanlar Şifa bulmak için bu havuza gider ve orada yıkanırdı. Aynı tarihsel gerçekliği pavlus'un yazılarında da görürüz. Pavlus'ta kendi yargılanmasına ilişkin bazı ayrıntılardan bahseder. Örneğin nerede ve kim tarafından yargılandığını anlatır. Yargılamanın içeriğine dair bilgi verir ve ortaya çıkar ki gerçekten de öyle bir yer var ve kendisinin yargılayan insanların ismi de doğrudur. Sadece ismi değil ünvanı da doğrudur. Bu konuda bazı örnekler verebilirim . Örneğin coğrafya ile ilgili verilen bilgilerin pek çoğunun doğru olduğunu biliyoruz . Örneğin Celile, Celile Gölü hakkında verilen bilgiler doğrudur hatta vaftizci Yahya'nın varlığı bile tarihsel kayıtlarla doğrulanabilir. Yeruşalım ve çevresinde de pek çok arkeolojik kazı yapılmıştır ve bu arkeolojik kazılar genel itibariyle Incil'in tarihselliğini doğrular . Hatta var olan arkeolojik belgelerden yola çıkarak Isa'nın da varlığını kanıtlayabiliriz. Örneğin bu konuda ilginç bir şey vardı o da şu ki Richard Dawkins bile Isa'nın varlığını reddediyorken son zamanlarda yaptığı röportajlarda Isa'nın gerçek bir kişi olduğunu kabul etmiştir.
Evet bunlar doğrudu. Fakat bu kutsal kitaplarının bütününün Tanrı sözü olduğunu kanıtlar mı? Yani tarihle ilgili ya da tarihle ilişkili bilgilerin var olması bir şey Tanrı sözü yaparlar? Bu soru Önemli çünkü bu soruyu genel olarak insanlar kutsal kitabının Tanrı sözü olduğunu kanıtlamak için kullanıyor. Pontius Platus gerçekten de bir vali miydi? Evet bir valiydi ve 1. yüzyılda yaşadı bunun kanıtları var. Pek çok şeyin olduğu gibi. Bu bilgilerin gerçek olması verilen mesajın doğruluğunu kanıtlar mı?
Kur'an'ı düşünelim. Kur'an'da bahsedilen coğrafyanın gerçekten de var olduğunu ve bahsedilen olaylara ilişkin verilen ayrıntıların tarihsel olarak doğrulanabildiğini farz edelim. Örneğin Arapların yaşadığı coğrafyada ve tarihte komşu olduğu medeniyetlerle olan ilişkileri, alışverişleri, savaşları, barışları, antlaşmaları vb. Ilişkileri tarihsel olarak doğru olsun. Bu durum Kuran'ın Allah'ın sözü olduğunu kanıtlar mı? Bu konuyu pek Araştırmadan ama eminim ki Kur'an'ın bahsettiği dönemdeki olaylarin tarihsel ve arkeolojik bir arka planı vardır. Fakat bu Kur'an'ın Allah'ın sözü olduğunu kanıtlamaz. Bu neyi Kanatlar? Bu durum Kur'an'ın tarihsel olarak doğru olduğunu kanıtlar. Ya da bir başka deyişle Kur'an'da anlatılan bazı olayların Arkeoloji ve antropoloji ile desteklenebileceği anlamına gelebilir.
Bir şeyin tarihsel doğruluğu başka bir şeydir, o şeyin direkt Allah'tan Geldiğini iddia etmek farklı bir şeydir. O halde ne yapmalıyız? Nasıl karar vermeliyiz? Buyurun isterseniz buradan Siz devam edin.
'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...
no matter how far we go intellectually or how much science we do, we are not even close to understanding the truth
'kimi dinde imanda buldu yolu, kimi akil, bilim yolunu tuttu derken ses geldi karanliklardan; gafiller! dogru yol ne odur, ne bu' - Hayyam
|