Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı > Forum Kirleri

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #71  
Alt 08-10-2022, 08:02
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Tamam biraz fazla sert çıktım. Sen de üstüme çok geldin ama. Kırdıysam özür dilerim. Buraların kralı sensin. Ol dersin olur. Hadi şimdi bu zavallıya biraz iyilik yap denge olsun. Sen adaleti seversin. Öptüm, kib.
  #72  
Alt 17-10-2022, 14:13
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Kendine biraz çeki düzen versen diyorum. Ne de olsa torunun sayılırım.

Tanrı'yı düdükledin, Havva anamıza tecavüz ettin, Meryam bacımızı mıncıkladın. Kimbilir daha kaç tane daha hatun götürdün. E hep kendin götürüyon. Biz bir taneden fazlaya göz koyduk mu hörörörö sapık bilmem ne. Sen nesin o zaman? Sapıkül şahanesin, sapıkül ekbersin, baş sapıksın, Ebu Sapıksın hatta. Bak hakaret olarak söylemiyorum, öylesin manasında. Bana sıra geldimi bakıyorsun yukardan aşağıya her yerime hastalık doldurdun. İçimi dışımı hastalık ettin. Sorsak beni çok seviyon. Ya arkadaş sen beni böyle sevme ya, bu şekilde sevme. Yok, Tanrıyı, Havvayı ve Meryemi sevdiğin gibi tecavüz ederek de sevme. Bu kadar olmaz ama bir insanın üstüne bu kadar gelinmez. İlla üzerime gelmeye devam edeceksen de ötenazi hakkı ver bari.

Bu işkenceleri sürekli yaparak ne yapmak istemektesin? Amacın nedir? Amacın benden kurtulmaksa, a o zaman söyliyim, kovid aşısı var olurum 5 yıl içinde götürüyor zaten, çeker giderim. Ama bu beni aleme rezil etmek olmadı haberin olsun, bu yaptığınla sadece ne kadar ezik olduğunu gösteriyorsun. Tüm iyi niyetime karşın verebildiğin kadar musibet, yapabildiğin kadar azami hasar. Adeta bana bölüm sonu canavarı gibi davranıyorsun ve bütün silahlarınla ateş ediyorsun. Oysa ki ben sana çiçek uzatıyorum. Sen bizim dedemizsin, büyüğümüzsün, sana saygım var, sende hiç mi bize karşı sevgi yok ya? Ne kalpsiz şeysin sen. Allah seni yaratırken sana kalp koymayı unutmuş herhalde. Rezil.



Dinin imanın subliminal mesaj.

Tabi tabi ben bilmiyorum Allah en iyisini biliyor. En güzelini hayatımdan çıkarıyor, Allah yapıyor haa, sen değil. Mesela o güzel güzel pırlanta gibi kızları hayatımdan çıkarıyor, çünkü bildiği bir şey var. Aslında ne oluyor? Onları hayatımdan sen çıkarıyorsun ve kuytuda tecavüz ediyorsun, yanılıyor muyum? Sapık herif. Ben anlamıyorum ki Allah sende ne bulmuş.



1- "Negatif insanlarla takılıyorum", doğru. Ama bu benim istediğim bir şey değil. Negatif olan sensin, çık ulan hayatımdan!

2- "Disiplinsiz bir insan kanatsız bir kuşa benzer.". Çok aradın mı bunu yüzyıl öncesinin subliminal mesajı. Mal mısın aykü.

3- "Hiç bir çiçek ne kadar güzel koktuğunu kanıtlamak için dalından kopmaz". Olum sen o dalından kopan çiçeğe bile tacavüz edersin. Taa Tanrı'dan başladın, Tanrı kimdi? Anandı. Ananı karı ettin, sonra kızın oldu, kızını karı ettin, ordan evrildin torununu karı ettin. Torununun torununa bile tecavüz ettin. Zektin dünyayı eyledin viran. Böyle dünya sevgisi görülmedi. Sen bu dünyayı sevmesen mi artık diyorum. Bırak biraz da biz oynayalım.
  #73  
Alt 31-10-2022, 14:44
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Allah aslında simülasyonun / makinenin ismidir.

Şimdi Türkçe olarak Allah yazdığımızda karşımıza Arapça şu kelime çıkıyor: İlahun. dinleyin, ilahun diyecek.



Şimdi bu kelimeyi tersine çevirelim. Yani İlahun kelimesi Türkçeye nasıl tekrardan dönüşüyor ona bakalım.



Makineye dönüştü. Eğer soldaki kelimeyi dinlerseniz ilahun olarak okunuyor. Okunuşu hiç değişmedi. Emin olmak için tekrar bir kez daha dönüştürelim.



Dinlersek elletun diye okuyor. Yazılışı aslında benziyor, ama okunuşu değişti. Makine tek başına "elletun" demekmiş. Ama deminki ilahun da makineydi. Bu son ifadenin tekil olması, diğerinin çoğul olması durumlarında bildiğimiz gibi İ duruma göre E olabiliyor, sondaki "h" duruma göre "t" ya da "tun, tün" olabiliyor. Bu yüzden bence burada bir tuhaflık yok.

Allah kelimesi Arapça ilahun, elletun kelimelerine karşılıktır ve makine anlamındadır.

Bu hayat simülasyon olduğu ve başında birisi olduğunu biliyoruz. İşte o başındaki kişi Allah değil, simülasyoncu. Allah burada sistemin komple ismi. Zaten anlamı da makine.
  #74  
Alt 03-06-2024, 10:23
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Selamun aleyküm sevgili simülasyoncu,

Görüşmeyeli nasılsın? İnşallah, inşuzzeus, inşuşşeytan iyisindir.

Son mesajını aldım. Duydum ki yaptıklarından pişmansın. Zehir gibi pişmansın, köpek gibi pişmansın. Peki bak, bunu düzeltelim. Şimdi bu dünyanın zalimi sensin, deccali de sensin, şeytanı da sensin, kadınlara tecavüz eden sözde meleği de sensin, her halt sensin bu dünyada. Böyle bir durumda açıkça senle anlaşma yapmak şeytanla anlaşma yapmaya benziyor. Senin sözüne güvenilir mi? Tabiki hayır. Şimdiye kadar deneyimlerimiz senin sözüne hiç bir şekilde itibar edilmeyeceğini gösteriyor. Ama pişmanlığını ifade ettiğinden ve eşekliğini kabul ettiğinden dolayı sana son bir şans vermeyi istiyorum açıkçası. Yüzbin kere tövbeni bozsan da sonsuz affediciliğimle sana son bir şans vermek istiyorum. Bunu da kullanamazsan artık bitti bu iş. Hesap gününe şunun şurasında kaç gün kaldı? Nasılsa görüşeceğiz senle. Karşıma, her istediğimin tersi olsun diye kıçını yırtan biri olarak mı çıkmak istersin, yoksa ben sana gerçekten dürüst davrandım, en azından en son dönemde bunu yaptım diyen birisi olarak mı? Sen zaten seçimini yapmışsın, en azından pişmanlığın bunu gösteriyor. Her zamanki gibi yalan da olabilir, çünkü bu dünyadaki herkes biliyor ki sen yalancının, sahtekarın, ş*refsizin tekisin. Metavers evreninin admini olmak Mark Zukerberg'i ne kadar adam yaptıysa sen de o kadar adamsın sonuçta. Sana adam olma, insan olma şansı veriyorum. Bu şansı herkese vermem bak.

Şimdi ne yapacağını söylüyorum. Bugün akşam 9'a kadar, bana şimdiye kadar vermediğin, benden esirgediğin ne varsa vereceksin. Bozduğun, bozulmasına müsade ettiğin ne varsa düzelteceksin, buna E'den başlayacaksın. Bugün başıma talih kuşu konacak, bir anda müthiş bir şeyler olacak. Şunun şurasında bunun için 7 saatin kaldı. Halen bir şey olmadı ve hala mal gibi duruyorsun. Orada hala pis pis sırıtıyor musun? Adam olma belirtisi göstermeden? Sanki aramızda binlerce kilometre mesafe varmış gibi, Tanrı'nın koltuğunda oturuyormuş gibi ukalalık ve ergenlik yapmaya devam mı edeceksin, yoksa söz verdiğin gibi pişmanlığını gösterecek ve samimiyetini kanıtlayacak adımlar atacak mısın?

Bugün senin son şansın. Yaptın yaptın, yapmadın görüşeceğiz nasılsa.

Geçmiş deneyimler bize, insanoğlu'nun hata yaptığını kabul etmekte zorlandığını gösteriyor Çünkü esasen insan kibirlidir ve hata yaptığını kabul etmez. Bu çirkin bir davranış. Çirkinlikten vazgeç, kötülükten vazgeç. Hataların için gerçekten pişmanlık duyuyorsan bunu bana ikna edici bir şekilde göstermelisin. Yoksa bu pişmanlık sözlerin de tüm diğerleri gibi hiç bir değeri olmayan eşek anırması olarak görünecektir.

Görüşmek üzere, bana emanet ol.
  #75  
Alt 17-09-2024, 10:21
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Sorunuzu bu bağlamda ele alacağım için burada yanıtladım.

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Benim sormak istedigim bir kac soru sunlar:

Neden duygularimiz var?
Baskalarinin acilari karsisinda neden -genelde- uzuluruz?
Adalet nedir? Adil olmak zorunda miyiz?
Adaletsizlik yanlis midir? Neden yanlistir?
Neden duygularimiz var?

Duygular, deneyimlerin daha etkileyici ve anlamlı hale gelmesini sağlar. Bu, bireylerin çevreleriyle ve diğer insanlarla daha anlamlı bir etkileşim kurmalarını sağlar. Duygular, simülasyon cihazının sağlıklı çalışması için gerekli olan temel bileşendir. Duygular olayları yönlendirir, anlamlandırır ve bu sayede tüm bu sistem sağlıklı (!?) bir şekilde çalışabilir.

Baskalarinin acilari karsisinda neden -genelde- uzuluruz?

Üç nedenden dolayı bu olur.

Empati ve Özdeşleşme: Başkalarının yaşadığı acıları kendi acılarımız gibi hissetmek, empatiyi ve duygusal bağlılığı güçlendirir. Bu, insan ilişkilerinin derinliğini artırır.

Kendi Acılarımızın Yansıması: Başkalarının acıları, kendi potansiyel acılarımızın bir yansıması olarak algılanabilir. Bu, duygusal tepkilerimizi şekillendirir.

İşin felsefi derinliğini daha fazla kazmamız gerekirse, bu, ancak zorba bir tiran tarafından sürekli olarak eziyet ve işkence gören tüm bu mahlukatın, bir süreliğine de olsa, sahte, sanal dünyada bu zulümden daha az etkilendiği bir ortamda olduğu halde birilerinin hala acı deneyimlediğini görmek, binlerce, milyonlarca, milyarlarca yıldır deneyimlediği eziyetin hatırlanması ve çaresizliğin dışa vurumudur.

Adalet nedir? Adil olmak zorunda miyiz?

Adaletin Tanımı: Adalet, bireyler arasındaki ilişkilerin ve toplumsal düzenin belirli kurallar çerçevesinde yürütülmesini sağlar. Bu, toplumsal dengeyi ve adil bir ortamı temin eder.

Tanım olarak böyle.

Gerçekte adalet, güçler dengesi sonucu üzerinde uzlaşılmış ilkeler bütününe uygun hareket etmektir. Örnek veriyorum, bir ülkede çoğunluğun azınlığa karşı gücü varsa, bu gücü yasalara da yansıtır ve bu taktirde yasalar azınlığın aleyhine ve çoğunluğun lehine işler. Çoğunluktan birisinin azınlıktan birisine "tek başına zulüm olarak tanımlanacak eylemi", o toplumun adalet anlayışına göre uygun olabilir.

Tanrı'yı içeren bir örnek vermek gerekirse: Tanrı adildir. Bunu her yerde tekrarlayıp duruyorlar. Somut olarak pek de öyle görünmediği halde, neye göre adildir? Tanrı herkesten güçlüdür, Tanrı istediğini yok edebilir, istediğine işkence edebilir, istediğini cennete yeşil vadilerde kuzular ve gül bahçelerinin ortasına koyar, istediğini ateşe atar. Bunu sadece istediği için yapabilir çünkü güçler dengesi yasasına göre istediği her kuralı koyma durumu var. Buna göre baktığın zaman, istediğine istediği iyiliği de yapsa, kötülüğü de yapsa kendi açısından adil olmuş oluyor. Başımızdaki tiranların da hayata yaklaşımı bu şekildedir. Cihad ettiler, kazandılar, ve hala bu gariban halka karşı cihad ediyorlar. Toplumun bütünsel olarak anasına küfretseler de bunun bir karşılığı yok, çünkü terazide denge yok. Bunu demesi adalete uygun olmuş oluyor.

Neye göre adil oluyor? Bu Ying evreninde iyilik karanlığın içinde sönük bir ışık gibi ve kötülük, uzay boğluğu gibi her şeyden daha fazla, adeta her yerden yağmur gibi yağarken, ne kadar adil olunabilir ki? Bu evrenin temel yasası kötülük üzerine kurulu. Bu yüzden, bu evrende adalet, kötülüğün devamının sağlanmasıdır.

Örneğin, aşı yapıp insanları sakat bırakırsan, kanser edersen, kalp krizi yapıp öldürürsen, otizme neden olursan filan, bu evrendeki kötülük yasalarını iyi şekilde temsil ettiğin için güç kazanırsın. Halka söversen, halkın özgürlüğünü elinden alırsan, bir taraftan asgari yaşam standardının altında maaş verip diğer taraftan vergi kaçırıyorlar diye tütüne yasak getirip, tekel ürünleri günahtır diyerek yüzde 300 vergi getirirsen, milletin anasını da s*ksen, bu kötülük evrenine uygun olduğu için adil olmuş oluyorsun ve evren/Tanrı bütün olarak gücünü devam ettirmen veya artırman için sana yardım eder.

Adil olmamak, bu bahsettiğim, üzerinde uzlaşılmış yasalar bütününün reddi anlamına geldiği için yasal sorunlara yol açar. Ama kendi kısıtlı dünyanızda güçler dengesinin size verdiği yetkileri kullanıp etrafınıza uyguladığınız zorbalık, adil olmadığınız manasına gelmez. Zorbalık güçle orantılıysa adildir.

Adaletsizlik yanlis midir? Neden yanlistir?

Bir önceki sorunuzu yanıtlarken bunu da yanıtlamış oldum.

-------------------------

Son söz olarak simülasyoncu hakkında da konuşmak istiyorum. Bu sizin konunuzla alakalı değil. Bu evren Ying evreni olduğu için bu evreni simüle eden simülasyoncu da picin biridir. Çünkü bu evrende adalet kahpeliktir, iyilik kötülüktür, ışık karanlıktır, cehalet en büyük erdemdir. Bizim şanssızlığımız Yang evreninin simülasyoncusu gibi adam gibi adam bir simülasyoncumuz olmaması. Tanrıyı da tersine simüle etmiş olduğu için insanlar çareyi ya deist ya da atheist olmakta buluyor. Çünkü simülasyoncunun kendisi Tanrı rolüne bürünmüş şeytan adeta. Bu simülasyondaki Tanrı'ya ibadet edilmez, aksine şeytan taşlar gibi taşlamak lazım. Ama Tanrı derken tüm evrenler üstü olan kadiri mutlak yaratıcıdan bahsetmiyorum, simüle edilmiş çakma Tanrıdan bahsediyorum. Neyse. Konuşacak çok şey var ama şimdilik bu kadar yeterli.
  #76  
Alt 18-09-2024, 08:25
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
Standart

LEVH´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah aslında simülasyonun / makinenin ismidir.


AI yazan kısım da yapay zekanın kısaltması. O da simülasyona işaret.
  #77  
Alt 19-09-2024, 10:15
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
AI yazan kısım da yapay zekanın kısaltması. O da simülasyona işaret.
Ben bunu Avlak kelimesiyle benzetiyorum.

Avlak, av hayvanlarının avlanmak için toplandığı veya saklandığı yer anlamına gelir.

AI-lak da, AI'lerin toplandığı yer anlamına gelir. O zaman, yazı benzemesinden bu kelimenin orjinal hali bizim dilimiizde Allak olmalı.

Arapça'da "ah" son eki ilk kelimenin biraz daha geniş anlamı gibi olabiliyor. Mesela Fel kelimesi başarı gibi bir anlamdayken Felah kelimesi de aynı anlamda. Arapça'da "lah" eki, bazı kelimelerde çoğul ifade edebilir. Ancak "lah" eki, her durumda çoğul anlamında kullanılmaz. Örneğin, "ahlak" kelimesinde "lah" eki, ahlaki değerlerin veya davranışların toplandığı anlamında bir kullanıma sahiptir.

Buradan yola çıkarsak, Arapça da olsa Türkçe de olsa Allah kelimesi, AI'lerin toplandığı yer veya çoğul olarak AI'ler anlamına gelmektedir. Bu da, makine parçalarından oluşan ve makine anlamına gelen çoğul "Allah" kelimesiyle uyumludur. Yani aslında Ailah olması gerekiyor ama Arapça söyleniş bakımından bu ifade Allah olarak da ifade edilebilir. Aslında bana göre daha doğru okunuşu Aillah olmalıydı.
  #78  
Alt 23-09-2024, 14:03
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Ne haber lan sibop? :Pp asadadadasahjnçd

Bunu böyle yazdım, senin üslubunla yazmak için böyle yazıyorum. Bak diğer bölümlerde böyle yazmıyorum. Ama seninle konuşurken Bilal'e anlatır gibi anlatıyorum. hehehe. Malsın ya ondan. sjsjsjsjsk

Geçenlerde Ying evreninde adalet konusunu yazdım, herkes hatırlar, ve o akşam aracım yolda kaldı. Kesin tesadüftür değil mi? Burada buna inanacak hiç kimse var mı acaba? Kadir bile inanmaz buna ya. Bana 12 bin Türk lirası masraf çıktı. Neden? Sana söyliyim, çünkü basit ergen tavrınla bu durum hoşuna gitmedi ve beni cezalandırmak istedin. Bu değil mi? Gerçek sebep bu, hadi itiraf et. Ama ben Yang evreniyle ilgili olarak yazınca daha da öfkelendin ve diğer işle ilgili konuyu da bozdun. Böylece bizim yeni araç alma işi de yattı sayende. Bunun bana maliyeti de yaklaşık 700 bin TL. Şeyimde mi? Elbette değil. Çünkü senin dünyanın malı şeyimde değil afedersin. Bu dünyada hiç bir şeyi takmıyorum ki, en başta da seni. Şeyimde değilsin çok af edersin. Lafın gelişi af edersin diyorum, bu yazıyı okuyan insanlardan özür diliyorum bunu yazarken. Sen zaten karaktersizin tekisin. Senin özür dilemen lazım, senin bağışlanma dilemen lazım. Senden özür dilenmez. Sen özür dileyeceksin. Sana kulluk edilmez, sen kulluk edeceksin.

Neticede sen ergen, ukala, picin birisi olduğunu bir kez daha kanıtlayarak şaşırtmadın. Ama maalesef, Bilale anlatır gibi anlatmama rağmen hala bir çok şeyi anlamıyorsun. Bir kere ben senin bildiğin diğer insanlardan değilim ve beni döverek hizaya getiremeyeceğini anlaman lazım. Yarın karşıma çıkıp da, "işte senin Tanrın orada, git hesap ver" dersen ve o da "işte sen şunları şunları kendi iradenle yaptın, ortam tam bağımsız ve tarafsızdı" derse, sana döner ve orta parmağımı çıkarırım haberin olsun. Bu dünya tamamen subjektif ve senin egolarına ve kişisel gelişim geriliğine uygun olarak dizayn edilmiştir. Burada özgür irade olamaz, olan irade sadece senin şahsi egolarınla yönlendirilen sahte iradelerdir.

Sen o kadar laf anlamaz, o kadar odun, o kadar karaktersiz, o kadar ş*refsiz bir insansın ki, yüzüne tükürsem elhamdulülllah deyip ellerini yüzüne sürüyorsun. Sana konuşurken sanki duvara konuşuyorum, söylediklerim sana çarpıp bana geri geliyor.

Herneyse. Sen kötülük yapmaya, ş*refsizlik yapmaya, piçlik yapmaya devam edebilirsin, hiç de takmıyorum. Çünkü belli ki yapmayı bildiğin tek şey bu. Git de doğduğun günden bir gün önceki gün olduğun yere geri gir sen, dünyanı yeniden keşfet. Belli ki dünyadan hiç bir şey anlayamamışsın. Simülasyonculuk nasıl yapılır bilmiyorsan git Yang evreninin simülsyoncusuna o sana öğretsin, yok ondan utanırım diyorsan gel elimi öp ben sana öğretirim. Cahil piç seni.

Dünya senin, dünyayı bana karşı dizayn ediyorsun ama seni dünyanın geri kalanına rezil etmeme engel olamıyorsun, farkındasın değilmi? Hani beni alemlere ibret ediyordun ya? Ne oldu bakıyorum beceremedin, onun yerine kendin alemlere maskara oldun. Herkes senin dünyadaki bütün imkanları bana karşı kullanıp buna rağmen tarafımdan kaale alınmadığını görebiliyor. Hani dünya malı çok önemli ya? Hadi oturup kaybettiklerime ağlayayım, öyle mi sanıyorsun? Rezil senii! Çok da tın senin dünyan. Sen dünyanı al da, belki lazım olur soğuk gecelerinde.

Zoruna mı gitti Ergen? Zoruna gittiyse bitir, yiyorsa. Yiyomu yiyomu? Cesaretin varsa dünyada karşıma çık, yiyomu yiyomu? Yemeeez. Korkak piç seni. sasadfagsadagdashadgfa

Herneyse.

Bir gün insanlık senin varlığının farkına varacak. Senin nasıl bir zibidi ergen olduğunu herkes bilecek, inşallahu Yang.
  #79  
Alt 24-09-2024, 06:02
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Bu sabah gene, sabah namazı vakti kalktım, sırf gece gece aklama gelen küfürleri sana edebilmek için. Hoca ordan "hayy yaa len salaaak" diye bağırırken yerimden hopladım biri bana sesleniyor diye. Hemen kalktım. Bak bu, sana değer verdiğimi gösterir. Yarın kalkar da bana değer vermemiştin dersen, bak yalan. Şu anda değer verdiğimi gösteriyorum, en derin ve en üstü kapalı küfürlerimi sana ediyorum. Çünkü sen, küfredilmeye en layık olansın. Bu kadar milyar insan içinde beni okuyor musun onu da bilmiyorum ya, neyse. Bence okuyorsun. Çünkü benden it gibi tırsıyorsun. Ayrıca ben senin yerinde olsaydım beni mutlaka okurdum. Empati. Çaktın mı? Bende olan ve sende olmayan şey. Assdafagafaf

Gelelim sadede. Efendiiiim.

Şimdi sen piçin birisin. Bunu ben biliyorum, sen biliyorsun, buradaki herkes biliyor , Bilgecan dede biliyor, Elon Musk biliyor, Donald Trump biliyor, düz dünyacıların çoğunluğu biliyor velhasıl, hemen hemen gerekli olan herkes biliyor. Bunu ifşa eden de benden başkası değil. Peki bu yalan mı? Peki bu sana karşı hakaret mi? Değil. Değil oğlu değil. Çünkü ben senin tavırlarını tanımlıyorum, sen nasıl görünüyorsan onu söylüyorum. Doğruyu söylemek hakaret olmaz ki. Sen hakaret olarak alacaksın diye yalan mı konuşalım yani. Bariz olan bir şey varki piçin ş*refsizin tekisin.

Önce sen kendin şuna karar ver. Böyle görünmenden rahatsız mısın değil misin? Rahatsızsan yapman gereken belli. İnsan olacaksın ya da bu simülasyon kapanana kadar iki dakka insan gibi davran. Sana şunu bir verdim, karşılığında buradan iki alıyorum diyemezsin, öyle numara yok. Dünyanın kuralları var, üstün olanın güç kazanması ve zayıfın azalması şeklinde. Bu kuralları ben koymadım, sen koydun. Kendi koyduğun kuralları çiğneyip durma, sokturtma kurallarına da sana da.

Adamdan karşıma çıkarsın. Yemiyo dimi sjksjsjsjskhdjs.

Şimdi bak. İnsan gibi söylüyorum çünkü ben insanım, senin gibi hayvan değilim. Bugünden sonra bana insan gibi davranıyorsun. Yaptığın hatalar için özür diliyorsun. Ben de buna karşılık sana piç demeyi bırakıyorum. Neden bunu yapacağım? Çünkü gerçek neyse ben onu söylüyorum, sana hakaret olsun diye değil. Sen piçlik yapmazsan niye sana piç diyeyim ki. Ama piçlik yapmaya devam edersen oraya gelirim, o mausunu klavyeni bir yerine sokarım senin. Yapamaz mıyım? Hee belki de yapamam, belki de dışarda orda adamlarım var, bilemezsin. Neyse.

Aslında başka bir şey yazacaktım ama unuttum, gelmişken sana biraz saydırayım bari dedim, günüm güzel geçsin diyerek.

Senden de senin Tanrı diye simule ettiğin değişikten de bir şey beklediğim yok. İnşallahu Yang, benim beklentim Yang evreninin simülasyoncusunun bu evreni hackleyip kuralları düzeltmesi. Veya Yang evreninin Tanrısı da gelip bu evreni yoluna koyabilir. Bak ondan da umutluyum. O ne güzel ilahtır. Yang evreninde yaşayanlar ne kadar şanslılar. Burdaki gibi Ergen'in birine muhtaç değiller, mutlular, adalet var, gökten yağmur gibi iyilik yağıyor. Eh adam gibi simülasyoncu, adam gibi Tanrı olunca bak nasıl oluyor. Bir de sana bak. Tipe bak. Kahpeliği adalet anlayışı olarak, piçliği yaşam şekli olarak bellemişsin. Narini ordan canlı çıkaramadın dimi. İtoğlu it. İçindeki iğrençlikler dünyaya yansıyor. Hayatıma müdahale eden p*çlerini de alıp yürü git lan başımdan, itoğlu it.

Konu Singularity tarafından (24-09-2024 Saat 06:57 ) değiştirilmiştir.
  #80  
Alt 26-09-2024, 16:06
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Arkadaşlar yanlış anlama olmasın, iki gündür herhangi bir değişiklik yok. Ne olumlu ne de olumsuz manada yok. Sanki olumlu manada olacak.....mış gibi yapıp ucundan gösterirken olumsuz yapacak.....mış gibi yapıp ucuncan azcık kötülük yapıyor....muş gibi yapıyor.

Ben de küfretsem mi diye düşünerek dur edeyim derken.... dur daha şimdi değil yok o aşamaya gelemedik.... piç desem mi... diye düşünerek ama hiç de demesem ne anlar acaba, zayıflık mı anlar diye düşünerek...

Şu an en çok korktuğum şeylerden birisi küfredememek. Çünkü bir çok kereler gördüm ki bunu zayıflık olarak görüyor. Manevi açıdan düşünürsek, ben doğruyu söyleyememenin ezikliği altında ezilirken bu sefer bunu fırsat bilip daha fazla kötülük yapıyor.... (du).

Bakın ilan ediyorum, bu zayıflık değil. Az yukarı bakan herkes görecektir ki bunda hiç bir çekincem yoktur. Sadece olan durum şu, yani bu laf kalabalığını şunu herkes bilsin diye yazıyorum:

Aramızda soğuk savaş var şu anda. veya sinir harbi. fırtına öncesi sessizlik. ama bu barış öncesi gerginlik de olabilir. Ben barışa şans vermek istedim. Muhatabım şimdiye kadar bütün bu çağrıları görmezden geldi. Ama sanki bu sefer bir tık daha olabilitesi var gibi. Yarın ola, gerisini getirmiyorum. Ama yarın getirecem. Neyse. Biraz erteledim. Ama ertelemiş olmam zayıflık değildir. Ben burdayım. Hep burdaydım, hep burdayım.

Karanını ver. Adam gibi ver. Bu sanaydı, onlara değil. sjsjshddhsksajasj
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:57 .