Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 04-12-2024, 07:41
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.686

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bak, sen diyorsun ki: "Elektron var ve davranıyor." Ama iş öyle değil. Elektronun var olması, onun hareketine ve enerjisine bağlı. Eğer elektron hareket etmiyorsa, enerjisi yoksa, hiçbir özelliği de olmaz. Yani ne kütlesi, ne yükü, ne de "varlığı" ölçülebilir.
Yine çarpıtmışsın, hiç bir şey yok frekans var saçmalığın irdelenirken, şimdi de muğlaklaştırma safsatalarıyla harekete mi atladın? Yazdığını okuyor musun? Ölçüp, ölçememen senin sorunun, kendi sorununu varlık-yokluğun dayanağı haline getirirsen zırvalarsın. 1 şeyin varlığı-yokluğu meselesi senden bağımsızdır öyle değil mi, kavramak için 3 gram zeka kullanman yeterli -sen farketmesende Dünya dönmüş, bunu anlayabiliyor musun? sen farkedip, tespit ettiğinde dönmedi, zaten dönüyordu ki farke ettin... Zaten ölçemiyorsan şahsına münhasır İYELİK EKİYLE dile getirdiğin hareketi ve frekansından da söz edemezdin. Şöyle soralım, evrende 1 tane bile elktron(A) olmasın, bu halde olmayan elektronun hareketinden söz edilebilir mi? Açıklayacağım;

Sen de, HAREKET VE İLİŞKİLERİN ve haliyle maddi organik, inorganik form-yapıların, ÜRÜNÜSÜN, öyle değil mi? Spermlere değin gitmeye gerek var mı? Yani iddia ettiğin gibi, önce boyun, posun, kilon, özellik, yeti, niteliklerin oluştu da, sonra sen oluşmuş olmuyorsun, bu mefhumlar senle, senin oluşunla birlikte anlam kaznıyor! Sen ise önce kilom, boyum vb. vardı, onlar sayesinde de ben oluştum demiş oluyorsun, işte zırvaların böyle saçma... Sen yokken de tabi ki madde, çeşitli form yapılar, hareket, ilişkiler, etkileşim, böylece İŞ(ve iş kapasitesi->enerji) ve sarfı(iş halinde kapasite -enerji- sarfı) var! Bu başka, özelde kendi, SANA ÖZGÜ, HAS, DAİR hareketlerin, özellik, niteliklerin, zevklerinden vb. söz edeceksen başka bir zemin, muhataplık içerir... bu halde tüm bu sana özgü, has olarak dile getirdiğimiz ölçtüğümüz özellik, yeti, nitelikler, SENİN OLUŞUMUN VE BUNLARI SERGİLEMENE BAĞLIDIR. Neden sürekli çarpıtıyorsun, zeka sorunların mı var? Daha kaç kez bu türden safsatalar, özelden genele, genelden, özele indirgemeler, çarpıtmalarla trolleyeceksin? Eline ne geçiyor?

Defalarca dile getirdim, madde okyanusu diye, yani muhtevaca çok çeşitli hareket, etkileşimler, ilişki ağları vb. çeşitli oluşumlara anlam veriyor -OLUŞMAK, o etkileşimler, o ilişkiler yoksa, ilgili oluşum da yok. elektron olsun olmasın, farketmiyor. Oluş ile varlık meselesi de karıştırılmamalı, yani elektron da oluşumdur oluş ve süregiderliğin de koşulları olur ve yukarıda dile getirdim... o koşullar hareket, ilişki, etkileşimler, İŞ, enerji(iş kapasitesi) sarfı... içerir - oluşlar da bir nevi hareket hali, mahsulüdür, bu başka, bir şeyin kendi şahsına münhasır sergilediği veya ifade edilen davranış, hareket, özellik, nitelikleri başka.

Kısaca değil elektron, bütün form yapılar, MUHTEVANIN(MADDENİN) hareket, ilişki, etkileşimler -> haliyle İŞ, İŞ KAPASİTESİ(enerji) VE SARFIYLA -oluşuyor veya kayboluyor(muhteva değil kaybolan form-yapı)

ELEKTRONUN hareketi, A'nın, B'nin hareketi, frekansı vb. diyecek ve iyelik eki kullanmaya devam edeceksen, işte o halde kastettiğin hareket, ELEKTRONUN hareketidir ve elektrondan bağımsız var olamaz, elektron da madde okyanusu, hareketi, etkileşim, ilişki, İŞ(ve enerji), devinim ve yoğurumlarından bağımsız var olamaz Genelleyip, muğlaklaştırıp, safsata üretmeyi, çorba edip, akıl, mantık, bilinç dışı, ama aklınca çarpıtmayı bırak...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 05-12-2024, 21:03
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yine çarpıtmışsın, hiç bir şey yok frekans var saçmalığın irdelenirken, şimdi de muğlaklaştırma safsatalarıyla harekete mi atladın?
Madde, enerjinin yoğunlaşmış hali. Fiziksel anlamda, maddeyi oluşturan parçacıklar sürekli hareket halinde ve bu hareket, enerjinin bir biçimi zaten. Hareket dediğin, aslında maddeyle özdeş. Elektronu konuşuyorsak, hareketten nasıl bahsetmeyi atlayabilirim?
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 06-12-2024, 09:26
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.686

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Madde, enerjinin yoğunlaşmış hali. Fiziksel anlamda, maddeyi oluşturan parçacıklar sürekli hareket halinde ve bu hareket, enerjinin bir biçimi zaten. Hareket dediğin, aslında maddeyle özdeş. Elektronu konuşuyorsak, hareketten nasıl bahsetmeyi atlayabilirim?
İşte yine çarpıtmışsın, elektronu var eden elektronun hareketi diye saçmalayıp, iyelik ekiyle kullandın, ne kadar pişkinsin yahu! Ben hareketi atla demedim -zaten her mesajımda yazıyorum hareket, ilişki, etkileşimler, değişimler, oluşlar vb. İYELİK EKİYLE KONUŞACAKSAN, hem iyelik ekiyle konuşup, hem de şeyden ayıramazsın, bu geri zekalılık! tekrar neden izah ediyorum ki, zaten açıklamıştım... Şeyler muhteva, madde-varlığın.... çeşitli hareket, ilişki, etkileşimleri, hareket halinde oluşur(form-yapı), ama bir şeye has iyelik ekiyle o şeyden söz edeceksen, o özellik, nitelik her ne ise O ŞEYLE BİRLİKTE VAR OLUR... Kısaca elektronu var eden elektronun hareketi değil, muhteva, muhtevanın çeşitli hareket, ilişki, etkileşimleri... Devinen, yoğrulan, MADDE, ilişki, etkileşim, tepkileşim, titreşim, salınım... OKYANUSU...

Hareket, etkileşim, ilişkiler, iş, enerji(iş kapasitesi!!!!!).... maddeden bağımsız şeyler değil! kaç kez izah edeceğiz?

Madde enerjinin yoğunlaşmış hali değil, enerji maddenin, maddi form-yapıların iş kapasitesine denir. Bu halde iş, enerji vb. maddenin hareket, ilişki, etkileşimler, sonuçlarından soyutlanır. Bu halde demek ki hareketi, ilişki, etkileşimleri maddeden bağımsız düşünemeyiz, bu bir bütün.

Kaç kez anlatılacak?

Ne kadar madde -> kütle -> o kadar enerji(iş kapasitesi), kaç kez daha anlatacağız ki bunu?

Madde yoksa -> enerji(iş kapasitesi) yok, bu kadar basit, neresinden evirsen, çevirsen, devirsen de fark etmiyor... Enerji yoksa, madde yok mu dedin, peki, maddenin olmadığı koşulda, enerji de yoktur, o halde enerji yok, madde yoktur. Yok madde yoğunlaşmış enerjidir mi dedin(o halde madde=enerjidir, ama bu mantıken yanlış, formül olarak da yanlış, orada olsa, olsa kastedilen kütle olabilir ki, bu bile doğru olmaz), ya da enerji, yoğunlaşmış maddedir de diyebilirsin, laga, luga, gereksiz kelime oyunları, oysa enerji iş kapasitene denir, neyin iş kapasitesi->cismin... Yani bir daha söyleyim, İŞ, enerji, kütle, kuvvet, ilişki, etki ,tepki... ve bunlara dayalı bütün kavramlarımız maddeden ayrı, bağımsız düşünülemez...

Olaylar, olgular vb. ele alınırken biz ilişki, etki, tepki, kuvvet, iş, enerji kavramlarını kullanırız, oturup depremin sebebini ele alırken, dünya maddedir de ondandır diyemeyiz, değil mi? O yüzden bütün konular, olgular, başlıklar ele alınırken, ilgili kavramlar seçilir ve kullanılır, maddedendir de ondandır denmez...

A(cisminin)-> B(Cismi) ye dönüşmesi İŞ'tir, öyleyse A->B ye dönüştüren iş kapasitesi(enerji) söz konusudur, bu halde A->B'ye dönüşüyorsa demek ki enerji sarfediliyordur(iş kapasitesi)... Bu kapasite A'nın iç dinamik(form yapı ve yapı parçalarının ilişki, etkileşimlerinden vb. geliyorsa), bu A'da enerji, A'nın enerjisidir, A'nın B'ye dönüşmesinde bir başka ilişki, etki, çevre varsa ve bu da C, D vb. nesnesine ait ise, bu halde C nesnesinin, A'yı, B'ye dönüştürme enerjisinden(iş kapasitesi) söz edebiliriz, C, A'ya etkidiği ve A, B'ye dönüşürken GERÇEKLEŞEN değişimdir, İŞTİR, sarfedilen ise C'nin, A'yı, B'ye dönüştürebilme kapasitesi(enerjidir).

Oduna anlatır gibi anlattım, yukarıdaki örneğe uyan bir olay, olgu veya öngörü, hesap vb. olsun, direk enerji der geçerim. Her paragrafımda yukarıdaki gibi, her defasında enerji nedir diye açıklamak zorunda olduğum ifadeye gereksinim, gerekirlik, ihtiyacım yoktur

Hareket, ilişki, etki, tepki, iş, iş kapasitesi(enerji), BÜTÜNDEN -maddeden- AYRI, GAYRI, BAĞIMSIZ ifade edilebilir şeyler değil... Böyle ayırmak gibi bir amacımız da yok.
Sonuç olarak konu varlığın devinimleri ve değişimler olması gerekirken, saçma, sapan şeyler uydurup, çarpıtıp, lafazanlık üretiyor, yine trol görevini icra ediyorsun...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 07-12-2024, 05:24
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

İyelik ekiyle konuşmamın sebebi, şeyin varlığını onun niteliklerinden ayırmanın mümkün olmamasıdır. Yahu asıl meselede bu zaten.

Sen hareketi maddeden ayırmamam gerektiğini söylüyorsun, ama aslında ben de hareketi maddeden ayırmıyorum. Hareket ve madde bir bütün, bu konuda hemfikiriz. Ancak benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta şu: Elektron gibi bir şeyin durgun olduğu bir durumda ne anlam ifade ettiği. Eğer elektron hareket etmezse, yani potansiyel bir enerji durumuna geçerse, artık fiziksel bir varlık olarak elektron diye bir şeyden söz edemiyoruz. Bu durumda elektronun bir "şey" olmaktan ziyade bir frekans potansiyeli haline dönüşüyor. Yani varlık dediğimiz şey, ancak bu hareket ve frekanslarla anlam kazanıyor.

Senin "iyelik ekinden" bahsetmen de bu noktada meseleyi saptırmak gibi geliyor. Çünkü benim sorguladığım şey, maddenin temel varoluş biçimi. Eğer elektron hareket etmediğinde, potansiyel bir frekans gibi oluyorsa ve bu durumda "şey" olmaktan çıkıyorsa, burada hareket ile madde arasındaki ilişkiyi daha derin bir şekilde düşünmeliyiz. Bu sorgulama, hareketin maddeyle bütünleşik olduğunu zaten kabul ederek yapılır, ama hareketin olmadığı bir durumun maddesel anlamını irdelemek, materyalist bir bakış açısından da sorulması gereken bir sorudur.

Mesele, elektronu veya hareketi ayrıştırmak değil, durgunluk halinde maddenin anlamını tartışmaktır. Bu tartışmayı, maddenin kendi doğasını anlamak için yapıyorum, dolayısıyla açıklamaya çalıştığım şeyin anlamını çarpıtmanın bir anlamı yok. "Maddenin olmadığı koşulda enerji de yoktur" demekde doğru olmaz, çünkü potansiyel enerji, vakumun varlığını korur.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 07-12-2024, 08:07
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.686

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İyelik ekiyle konuşmamın sebebi, şeyin varlığını onun niteliklerinden ayırmanın mümkün olmamasıdır. [COLOR="Red"][U][B]Yahu asıl meselede bu zaten.
Tamam, bu da bir gelişme, yine de doğrusu; şeye ait, dair -iyelik- nitelik, özelliklerden söz ediyorsak, şeyden ayrı ve bağımsız olamaz, bu halde şey, yansıttığı nitelik, özleliklerin ürünü olarak değerlendirilip, iyelik olarak ifade edilemez... Yazılarımda kaç kez söyledim? Neden uzuyor?
spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bu halde tüm bu sana özgü, has olarak dile getirdiğimiz ölçtüğümüz özellik, yeti, nitelikler, SENİN OLUŞUMUN VE BUNLARI SERGİLEMENE BAĞLIDIR.
spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şeyler muhteva, madde-varlığın.... çeşitli hareket, ilişki, etkileşimleri, hareket halinde oluşur(form-yapı), ama bir şeye has iyelik ekiyle o şeyden söz edeceksen, o özellik, nitelik her ne ise O ŞEYLE BİRLİKTE VAR OLUR...
Bunu da anlarsan ne mutlu - yani tanımları, kavramları tersine, tepe üstüne çevirmenin yararı yok, zararı çok...
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Elektron gibi bir şeyin durgun olduğu bir durumda ne anlam ifade ettiği. Eğer elektron hareket etmezse, yani potansiyel bir enerji durumuna geçerse, artık fiziksel bir varlık olarak elektron diye bir şeyden söz edemiyoruz. Bu durumda elektronun bir "şey" olmaktan ziyade bir frekans potansiyeli haline dönüşüyor. Yani varlık dediğimiz şey, ancak bu hareket ve frekanslarla anlam kazanıyor.
YANLIŞ. Elektron mercekli mikroskoplarla gözlemlenmiyor, gözlem araçları kullanılan malzemeler üzerinde bıraktığı emare, etki vb. dayalı, ETKİLEŞİM (İŞ -> ENERJİ-iş kapasitesi- SARFI) ESASLI (ETKİ-TEPKİ!). haliyle etkileşimler elde edildiği sürece elektrondan söz ediliyor, tespit edilemezse, bu elektronun olmadığı veya A etkisi ölçülemiyorda sırf B etkisi ölçülüyor diye de B'ye dönüştüğü anlamına gelmez(tamam mı?)... Bu halde etkileşim elde edilecek düzeyde İŞ gerçekleşmiyorsa = elektron ŞEY olmaktan çıktı denemez... Bu senin çapsızlığın, yetersizliğin...

Elektron frekansa dönüşmez, dönüşemez, ancak sen kavramları çarpıtmaya devam ediyorsun,, enerji, frekansın ne olduğu defalarca açıklandığı halde sürdürüyorsun.
gece odanın ışığını kapat, tamamen karanlık olsun, ne görüyorsun? Bu halde gözlerin ETKİ ALMADIĞI İÇİN, TEPKİ VERMEYECEKTİR, dolayısıyla VERİ'de elde edilemeyecektir. Bu durumda DOKUNMA DUYUNU DEVREYE SOKARSIN, odadaki eşyaları dokunma, kuvvet -fiziki etki-tepki- uygulayarak tespit ediyorsun diye, odadaki eşyalar yok olmuş, uyguladığın kuvvete, enerjiye veya dokunma duyusuna vb. dönüşmüş omuyor... sadece sen dokunarak(etki-tepki) tespit edebilmiş,veri elde etmiş, bu veriyi yorumlamış olursun... Sırf sen böyle yorumladın diye, ilgili eşyalar frekansa vb. dönüşmüş olmuyor. Frekansın tanımını kaç kez daha yapmalıyım? Ama diyelim eşyalar hareketli ve belirli aralıklarla koluna dokunuyorlar, bu halde frekans, ilgili eşyanın birim zamanda koluna kaç kez dokunduğuyla ilgilidir. Bu dokunuşları sayesinde varlığını tespit ediyorsun(çünkü zifiri karanlık), o halde sen bu etki ve aralıkları tespit edebiliyorsun diye, eşya, sana etki etme sayısına(frekansa) dönüşmüş olmuyor...
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Mesele, elektronu veya hareketi ayrıştırmak değil, durgunluk halinde maddenin anlamını tartışmaktır. Bu tartışmayı, maddenin kendi doğasını anlamak için yapıyorum, dolayısıyla açıklamaya çalıştığım şeyin anlamını çarpıtmanın bir anlamı yok. "Maddenin olmadığı koşulda enerji de yoktur" demekde doğru olmaz, çünkü potansiyel enerji, vakumun varlığını korur.
Yukarıda izah ettim, aynı safsata taktiklerle devam ediyorsun, çarpıtıyorsun.
Potansiyel enerji diyorsun, cisimlerin bulundukları alanda depoladığı öngörülen İŞ KAPASİTESİ olduğunu bilmiyosun, enerjinin ne olduğunu daha kaç kez izah edeceğim?

Cisim = MADDİ FORM-YAPIDIR, durağan ya da hareket halinde vb. kriterlerle ifade ettiğimiz enerjisi de(İŞ KAPASİTESİ) İYELİK halindedir. Kaç kez daha ifade etmeliyim? Nasıl bir düzenbazlık, kelime oyunalrıyla karşı, karşıyayız?

Cisimler -FORM-YAPILAR, BİÇİMCE ELE ALINAN, sadece YER DEĞİŞTİRME şeklinde HAREKETLİ olarak düşünülemez, FORM-YAPI, bir çok parçadan oluşur ve ilişki, etkileşimler vb. -> İŞ yüküne sahiptir. Yani İŞ'in gerçekleşmesi, haliyle enerjiden(iş kapasitesinden) söz edebilmek için MADDE ŞARTTIR. iş, enerji şusu, busu, İYELİK EKİ ALIR, bunlar MADDEDEN YALITILIP, AYRIŞTIRILAMAZ. Atmosferi, uzayı da BOŞ OLARAK düşünmemeli, boş değildir, o sebeple 1 işin altında salt A form-yapısı olduğu düşünülemez, ortada muhteva, madde okyanusu(gibi) DOKU, iri form-yapılar, bir çok küçük form-yapılar, parça, parçacıklar okyanusu akıntısından yalıtılamaz, etkilenirler ve bir çok küçük form-yapı, parçalar, parçacıklar, iri formların salt dışında değil içinden de akış, etki, ilişki halindedirler. İlişkiler, etkileşimler, tepkimeler, bileşim, ayrışımlar vb... İŞ'i dolayısıyla da kapasitesini(enerji) anlamlı kılar. tüm bunlar bir bütün olarak düşünülmeli -Örneğin A cismi salt kendini meydana getiren parçalar değil, hem çevre ilişkileri, hemde iç dinamikleri ve bu iç dinamiklere etkiyen tüm parçacık, ilişki, içi ve dışında AKIŞ halindeki diğer çok daha küçük parçacıklar okyanusu, faktörlerle düşünülmeli... [B]Örneğin okyanusun içinde kendi halinde file, ağ biçiminde bir cismi düşünelim. Kendisi açığa özel bir iş, hareket çıkartmasa dahi sabit olarak, dahi içinden, dışından geçen, etkiyen akıntıdan bağımsız, okyanusun dışında ve ondan bağımsız düşünülemez. Yani durağan olduğunu düşündüğümüz 1 cisim dahi aslında durağan ve çevreden, iç, dış dinamiklerden, kütle çekiminden vb. etkilerden de yalıtık değildir...

VAKUM nedir, ne değildir bunu da bilmiyorsun, aslında vakumun imkansız olduğunu, ancak farzedilebilir -farazi- düzeylerde, varsayımlarla, iri form-yapılar elenerek sanki öyleymiş gibi kabul edildiğini de... Süreğen safsata halindesin bunu mu ele almalı, kavramları bilmemen veya çarpıtmanı mı? Sahtekarlığını mı?(Çarpıtarak yalan söylüyorsun) Daha kaç kez?

NEDEN konumuz evrim ve üfürük tanrı değil de madde yahu?

Bırak bunları, masal tanrının muhtevası nedir, nasıl var olmuştur? O'nu var eden nedir? Yapısı nedir, nasıldır? Kaç kez gözlemledin, inceledin, incelemelerine dair bizimle ne paylaştın, hangi işini gözlemledin, enerjisi -iş kapasitesini- ölçtün, hesapladın, eylemlerini ne ile ölçtün, potansiyel, kinetik enerjisine dair varsayımalrın nedir, dayanağın, kaynağın, ölçün nedir... konu bu... Senden akıl, mantık, zeka içeren bir cevap bekliyoruz, imkansız ama olsun, haydi...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (07-12-2024 Saat 21:25 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 07-12-2024, 21:48
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Benim bahsettiğim, elektronun durgun olduğu bir durumda ne anlam ifade ettiği meselesiydi. Buradaki konu, elektronun bir "şey" olarak var olup olmadığı değil, onun hareketinin ve etkileşimlerinin varlıksal anlamını nasıl şekillendirdiğiyle ilgiliydi.

Dialektik düşünce, hareket ve durgunluk arasındaki farkın yarattığı çelişkiyi incelemekle ilgilenir. Bu yüzden, elektronun durgun olduğu hali de değerlendirmek istedim. Amaç, hareketi anlamak değil, elektronun "kendiliğini" kavramaktı. Yani, durgunluk halinde bile bir varlık potansiyeline sahip olduğunu anlamak için. Hareket ve durgunluk, birbirini tamamlayan ama aynı zamanda çelişen kavramlardır ve diyalektik düşünce bu çelişkileri çözümlemek için gereklidir.

Sen ise ışığı kapatıp karanlıkta ne olacağını anlatıyorsun. Bu, benim söylediklerimle doğrudan bir bağlantı kurmuyor. Elektronlar ve parçacıklar zaten her durumda hareket halindedir. Işığın açılıp kapanmasıyla elektronların hareketinin durmadığı ortada. Benim vurgulamak istediğim, hareket ve durgunluk arasındaki ilişkiyi diyalektik bir perspektiften anlamaktı. Işığı açıp kapatmakla ne alaka?.


Benim dayanağım, deneyimleme yetisinin ispatlanamaz ve ölçülemez olmasıdır. Tıpkı çift yarık deneyinde olduğu gibi, bir gözlemci yoksa, bir olayın belirli bir şekilde gerçekleştiğini kesin olarak söylemek mümkün değildir. Burada mesele, deneyimin ve bilincin doğasıyla ilgilidir; deneyimlerimiz dışsal gözlemlerle tam anlamıyla ölçülüp hesaplanamaz. Bilincin ve deneyimin nasıl işlediği, tamamen kişisel bir içsel durumdur ve bu yüzden evrimsel ya da fiziksel süreçlerle açıklanması zor olan bir boyut içerir.

Bununla birlikte, deneyimlerimizin ve algılarımızın derinliği, maddesel dünyanın ötesinde bir şeyler olabileceğini düşündürür. Ancak, bu tür düşüncelerin net bir şekilde fiziksel gözlemlerle ortaya konamaması, onları geçersiz kılmaz.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 07-12-2024, 22:36
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.686

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Benim bahsettiğim, elektronun durgun olduğu bir durumda ne anlam ifade ettiği meselesiydi. Buradaki konu, elektronun bir "şey" olarak var olup olmadığı değil, onun hareketinin ve etkileşimlerinin varlıksal anlamını nasıl şekillendirdiğiyle ilgiliydi.

Dialektik düşünce, hareket ve durgunluk arasındaki farkın yarattığı çelişkiyi incelemekle ilgilenir. Bu yüzden, elektronun durgun olduğu hali de değerlendirmek istedim. Amaç, hareketi anlamak değil, elektronun "kendiliğini" kavramaktı. Yani, durgunluk halinde bile bir varlık potansiyeline sahip olduğunu anlamak için. Hareket ve durgunluk, birbirini tamamlayan ama aynı zamanda çelişen kavramlardır ve diyalektik düşünce bu çelişkileri çözümlemek için gereklidir.
Bütün form yapılar sadece dış değil, iç dinamikleriyle de çelişirler, salt iç dinamik değil dokuyla birlikte akıntıda, etkileşimdedirler, -haliyle hareket hali sergilenir, bu tespit edilsin veya edilmesin...
Kastın tüm dış etkilerden, ortamdan bağımsız haldelik ise, -ki mümkün olmasa da- bu halde dış etki-tepkileşimler elde edilemeyeceği için, veri de olmayacaktır... Farazi lafızlardan kaçınmak gerekir.

Zifiri karanlıkta etraftaki eşyalarla, göz teması -yani ışık dalgaları ve etkisiyle ilişki halinde olamayacaksak, bu halde ilgili eşyalar namına faraziden kaçınmak gerekir... Yine de eşyalar hakkında ışığın olduğu, gözlemin yapıldığı ortam veya dokunma duyularıyla elde edilen veya etttiğimiz verilerden yararlanabiliriz ve yorumalrımız, bu verilerle uyum içinde olmalıdır...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:09 .