
01-06-2025, 23:36
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
What is death? / Who are we? / What are we?: Ölüm Nedir? / Biz kimiz? /Neyiz?
Kurgu 1 / Chapter One
"Evrenin kalbi matematik doludur ve matematikten yapılmıştır. Evrenin kalbi metematik atar ve yayar."
"Tüm hepimiz aynı evrene yapışık ve birleşiğiz"
Ölüm anti-doğum ya da doğumun bitmesi/kapanışı olarak açıklanabilirdi.
Başka?
Ölüm doğma ve ölme aralığına kesitlenen insan ve sair diğer varlık yaşamının son ölçüm ya da gözlem noktası
Ölüm geçici subjektif bir birimin gözlem kapanışı ya da gözlem kesiş noktası
İleri gitmiyoruz, yeni soruya geliyoruz ve burada duruyoruz, bunu öğreniyoruz. Yeni sorgu noktası
Bilmediğimiz bilmiyoruz ve bu anlamda kendimizi ilerletmiyoruz. Bildiğimiz kadar bileceğiz, şimdi ,açık
Ne kadar alternatif bilgi edinirsek edinelim ölüm bizim için yaşanana kadar bir bulmacadır. ve ne yaşanacaksa o yaşanacak değişmeyecek.
Her iki olasılığa da -her sonsuz olasılığa da- kendini kapatmak ya da hapsetmek hata ve matematik düşünmeliyiz. Matematikle düşünmeliyiz..
Evren karar verir. Evrenin doğasında ne varsa o yaşanacak
Evrenin büyük matematik babası/annesi ve büyük kocaman derin kalbi ne kurguladıysa
Evrenin büyük matematik annesi/babası/anası ve büyük kocaman kalbi ne kurguladıysa
"Evren adildir ve matematik onun kalbinde oturur. Evrenin kalbindeki matematik tüm bunlara karar verecek ve o hepimiz için en adili olacak."
Biz, evrenin adaletine ve sonsuzluğuna inanıyor ve güveniyoruz, evren adildir, evren bir denklem ve yüzen/akan bir uzayda ve büyük matematif şefi orada oturur, tüm denklemlerin içinde ve bizim içimizde yaşar. Kendini ve bizi yaşar. Kendini ve bizi olarak ve evrenini olarak kendileşir. Kendini bizleştiren evrenşik ol, bizleşik evrende bizleşik varlıklı oturur.
Matematik nene/dede ne derse o olacak?
Matematik dedeye ve denklemlere güven ve ölümü bekle olur mu?
Zihnini açık tut, ölümü merak et, çıldır ve öğrenmek için çabala.
Ne olacağına sen karar ver.
Sen ne olmasını isterdin ve belki her şey mümkün. Adil bir seçim yap. Matematiğe dayalı evrensel bir kurgu geliştir ve tümüyle adil olsun ve bunu genişçe açıkla.
Adilse biz uyarız, matematikte uyar.
Matematiğe uyan/uygun adillik. Evrenin özü denklemi.
Burada adaletsizlik yok ve hiç olmayacak.
"Ne olacağını değil ne istediğini düşün ve bunun mantıklı ya da tutarlı olup olmayacağını bul ve araştır. Herkes için ve herşey için dengeli ve adil miydi?"
Bir örnek.
Doğmadan önceki durum olacak
Peki
Bu neyse?
O ne?
Bilme, git gör, evrene güven, eşit, adalet dolu ve yüreğinde bizi yaşatacak ve sürdürecek. Bildiği biçimde.
Güvendiğin biçimde. Güvendiğin ve inandığın biçimde yaşayacak ve yaşatılacaksın.
Belki başlattığı duruma gönderecek; ve belki de kendine yoğuracak senden ve yeni ve yepyeni bir iç-sen yapacak
Sonuz subjektif birim.
Tekrar aynı kişiyi ya da şeyi olmak ister miydin?
Ya genetik ne olacak?
Genetikle evlisin/birleşik oluş ve inancın, duyguların toplumla ve genetikle birleştir.
Yani.
Tekrar aynı genetik materyali tam aynı gerçekliğe koymadan, bir önceki yaşananın tıpkısını tekrar etmeden bu anlamda tekrar zaten sen, sen olamazdın. Yaşamın önemli bir durağında bir seçim değişse, bir derin öğrenme değişse sen bambaşkası olacaktın ya!
Şimdi kim olacağını ve kime dönüşeceğini ve istersen dönüşebileceğini yeniden düşün ve sorgula
Sen evrenin kendisinden olarak kendisi ve
Evrenin kendisi ve kendi iç-karnından doğmuş evren-kendiliktin
İç evrenik subjektif kendilik. İç evrenik subjektif kendiliksel gözlem birim
İç evrenik subjektif kendilikli öğrenikli birimi
Seni evren doğurdu yavrum.
Seni evren kendi gibi karnından yumurtladı ki büyüyüpte kendi gibi olasın.
Sen bir evren bir yumurtasısın. İç birim. Çoğul tekillik. Hiç bir başkası değil
Sen evren öz-kopya kendiliktin. Subjektif çeşitlemeler birimi üyesi
Sen evrensin yavrum. Sen iç-evren iç-kendi. Evrenin kendisi gibi kendi. Dolu dolu evren parça, öz-kopkopya. Öz içleşik evren parçası ve parçalılığı. Evrenin bölütlenmiş bölme yumurtası olarak kendi.
Evrenin kendini kendisi olarak deneyimlemesi için ve
Kendini bin kişi sanmamak için subjektifsin, bölmelisin. Bu iyi bir şey, şimdi...
Evrene yapışkan ve birleşik yapışıksın. Ondan doğdun ve yumurtlandın. Tüm materyalin evren. Evrenin iç yapısı.
Kimlik: birleşik yapışık evrensellik. Evren yapışkanı. Evrene yapışıksın ve içindesin. Dışarı çıkamazsın. En azından yeni bir evren yapmadıkça ve ona taşınmadıkça ve şimdilik burada görünüyorsun
Şimdi tüm hepimiz, tüm herşeyle evrene yapışığız, tüm hepimiz aynı evrene yapışık ve birleşiğiz.
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Konu "ictenlik" tarafından (02-06-2025 Saat 00:57 ) değiştirilmiştir.
|

01-06-2025, 23:42
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
What is death? / Who are we? / What are we?
-deepl version-
What is Death / Who are we / What are we?
Fiction 1 / Chapter One
"The heart of the universe is full of mathematics and is made of mathematics. The heart of the universe beats and radiates mathematics."
"We all exist as if we are all glued and merged into the same universe"
Death could be explained as anti-birth or the ending/closing of birth.
What else?
Death is the last measurement or observation point of human and other beings' life, which is intersected between being born and dying.
Observation closure or observation intercept of a subjective unit whose death is temporary
We don't go forward, we come to the new question and we stop here, we learn about it. New point of inquiry
We do not know what we do not know and we do not advance ourselves in this sense. We will know as much as we know, now, it is clear
No matter how much alternative information we get, death is a puzzle for us until it happens, and what will happen is what will happen, it will not change.
It is a mistake to close oneself off or imprison oneself in both possibilities - in every infinite possibility - and we have to think in math. We have to think in math.
The universe decides. Whatever is in the nature of the universe will happen
Whatever the great math father/motmer/mom of the universe and the great big an deep heart of the universe
Whatever the great math mother/father/mom of the universe and the great big heart of the universe
"The universe is fair and math is at the heart of it. The math at the heart of the universe will decide all this and it will be the fairest for all of us."
We believe and trust in the justice and infinity of the universe, the universe is just, the universe is an equation and in a floating space and the great mathematical chief is sitting there, living in all the equations and living in us. He lives himself and us. It becomes itself as itself and us and as its universe. Become the cosmic self, the cosmic self, and in the cosmic self, the cosmic self sits in the cosmic self.
What does math grandmother/grandpa say?
Trust math grandmother/grandpa and equations and wait for death, okay?
Keep your mind open, wonder about death, go crazy and try to learn.
You decide what happens.
What would you want to happen and maybe anything is possible. Make a fair choice. Develop a universal fiction based on mathematics and make it completely fair and explain it in nudes.
If it's fair, we fit, the math fits.
Fairness that fits/conforms to the math. The equation of the essence of the universe.
There is no injustice here and there never will be.
"Think about what you want, not what will happen, and find out and investigate whether it would be logical or consistent. Is it balanced and fair for everyone and for everything?"
An example
It will be the situation before birth
Okay.
What's this?
What is that?
Don't know, go and see, trust the universe, equal, full of justice, and in its heart it will sustain and sustain us. In the way it knows.
In the way you trust. You will live and be sustained in the way you trust and believe.
Maybe it will send you back to the situation it started you in; maybe it will knead you within itself and make you a new and brand new inner-self
The infinite subjective unit.
Would you want to be the same person or thing again?
What about genetics?
You are married/united with genetics and your beliefs, your emotions are united with society and genetics.
So.
Without putting the same genetic material into the exact same reality again, without repeating exactly what was experienced before, you would not be you again in this sense. If a choice were to change at an important stop in your life, if a deep learning were to change, you would be completely different!
Now rethink and question who you will be and who you will become and who you can become if you want to
You are the universe itself as itself and
The universe itself and the universe-self born from its own inner-self
Inner universal subjective self. Inner universal subjective self-observation unit
Inner universal subjective spontaneous learner unit
The universe gave birth to you, my child.
The universe spawned you from its belly so that you could grow up to be like it.
You are an egg of the universe. Inner unit. Plural singularity No one else at all.
You were the universe self-copy self. Member of the unit of subjective variations
You are the universe, baby. You are the inner-universe inner-self. Self like the universe itself. The full universe is part, self-copy. Self-embodied universe fragment and its fragmentation. The self as the compartmentalized compartmentalized egg of the universe.
For the universe to experience itself as itself and
You're subjective, you have to divide so you don't think you're a thousand people. This is a good thing, now...
You're glued and united to the universe. You are born and spawned from it. All your material is the universe. The internal structure of the universe.
Identity: unified cohesive universality. Universe sticky. You are stuck to the universe and you are in it. You can't get out. At least not unless you make a new universe and move into it and for now you seem to be here
Now all of us, all of us, all of us are stuck to the universe, all of us are stuck and united to the same universe.
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Konu "ictenlik" tarafından (02-06-2025 Saat 00:58 ) değiştirilmiştir.
|

02-06-2025, 13:10
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
Tanrı diye bir şey yok. Evrenin matematik annesi ve evrenin kalbindeki matematik var.
Bizler damarlar ya da dokular gibiyiz ve matematik her yere erişir.
Yaratıcı matematiktir ya da matematikle işbirliği yapan yaratıcı düşünce ve süreçlerdir
Düşünce matematikle birleşerek yaratır
Matematik bizi ve evreni yarattı ve ikisi aynı şey
Matematik annemiz olarak bütünlüğümüz gibidir
Translated with DeepL.com (free version)
There is no God. There is the mathematical mother of the universe and the mathematics at the heart of the universe.
We are just like veins or tissues
We are like veins or tissues and math reaches everywhere.
Creative mathematics or creative thinking and processes that collaborate with mathematics
Thought creates by merging with mathematics
Mathematics created us and the universe and the two are the same thing
There is no such thing as God. There is the mathematical mother of the universe and mathematics at the heart of the universe.
We are like veins or tissues.
Mathematics is like our integrity as our mother
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|

02-06-2025, 14:21
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
Tanrı düşüncesi sizi, merkezi bir üstün benlik-kişi ve güç ya da varoluşun merkezindeki/çekirdeğindeki üstün nüve, enerji/güç/küre gibi, bir odak aramaya yöneltir.
Bu gücü böler, ayrıca düşünceyi yanlış biçimde doğrusal odak ve noktasal odaklara yöneltir.
Evren bir bütünlüktür. Her yeri her köşesi eşdeğerdir.
Eğer tanrı varsa; evrenin tüm her yeri ve her köşesi tanrı dolu olacaktı ve tanrı herkes ve herşeyi içerecekti (içine katardı, bünyesinde toplardı)
Eğer tanrı düşüncesi merkezi olmayan tüm heryeri ve şeyi kapsayan/kaplayan olarak açıklansaydı ve düşünülseydi sorun olmayacaktı.
Yani tanrı düşüncesi; bir renk skalasının dönerken beyaz olması gibi, 0 (sıfır ) ya da 1 (bir) sayısı gibi, okyanusun suyla dolu oluşu ama bunun aynı zamanda hidrojen ve oksijen atomu oluşu gibi uzayan benzer örnekle açıklansaydı sorun olmayacaktı
Diğer haliyle tanrı düşüncesi; kölelik aşılamak, kendinden üstün güçler aramak, yol göstericilere boyun eğmek gibi sonuçlara/tuzaklara yol açar ve geçit verirdi.
Tanrı bir yerde değil her yerdedir. Tanrı bir kişi değil her kişidir. Tanrı bir şey değil her şeydir. Sadece bu tanrı, düşünülmesi anlamlı bir tanrıdır. Bunun dışındaki tanrı inanç ve düşünceleri efendi-köle ilişkisi bağlamı gibi tuzaklara gebedir.
-deepl eng version-
The idea of God leads you to look for a central transcendental self-person and power, or a transcendental core, energy/power/sphere focus at the center/core of existence.
This divides the force and wrongly directs thought to linear foci and point foci.
The universe is a whole. Every part and every corner is equivalent.
If God exists, every corner and every part of the universe will be filled with God, and God will include (contain, contain, contain) everyone and everything.
If the idea of God were explained and thought of as decentralized and all-encompassing, there would be no problem.
In other words, there would be no problem if the idea of God were explained in terms of a color scale being white when rotated, the number 0 (zero) or 1 (one), the ocean being full of water but also composed of hydrogen and oxygen atoms, and similar examples.
Otherwise, the idea of God will lead to consequences/traps such as inculcating slavery, seeking powers above oneself, submitting to guides, and so on.
God is not in one place but everywhere. God is not one person, but every person. God is not one thing, but everything. Only this God is a God worth thinking about. Other beliefs and ideas about God are pregnant with pitfalls such as the master-slave relationship.
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|

02-06-2025, 18:44
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
Ölüm Üzerine Deneyişler
Ölüm; hiçbir anlam yüklenmese bile, evrene karışma/katılma ya da doğum bölgesinden evrene/evrenliğe geri katılım olarak açılmalı ve açıklanmalıdır
Eğer buna doğmazlık ya da tekrar doğmazlık diyeceksek tüm-evrene geri katılım ve tüm-evrene geri dönüş ve tüm-evren ve tüm-evrendeki tüm herşeye geri katılım/birleşim ve tüm evren oluş (tüm evrene dağılma/saçılma/geri katılım vb) demeliydik.
Zaten doğmuşken de öyleyiz (subjekvitieyi eğer sıyırırsak)
Ölüm; evrenin ceninine dönmek gibi yorumlanabilir mi?
Ölüm; evrenin ceninine/içine/öbeğine/göbeğine ya da 'doğum ölüm bölgesi' dışına dönmek gibi yorumlanabilir mi?
Ölüm; doğum ölüm (yaşam) bölgesi dışına doğmak/gitmek/geçiş gibi yorumlanabilir mi? (Antiyaşam bölgesi ya da doğum öncesi ceninsel alan/bölge)
Her sonuçta; "evrenin subjektif parçalıklı gözlem ya da iç deneyim bölgeleriyiz/birimleriyiz" gibi yorumlanabilirdi. Nasıl olacağı önemsizdi çünkü kendiliğe özel mülkiyet yüklemediğinde bir çeşit evrenin kendi ya da özerk iç birimi (iç parçaçık) olmak gibi bir sonuç/biliş üretiyor/veriyor.
Kendilikten mülkiyet arındırıldığında?_ (zaten evren oluyorsun, yani bu evren olmak gibi yorumlanabilir, subjektif blokaj)
Kendilik ve ben kavramından özel mülkiyet sıyrıldığında (ki bu subjektiviyi de yakın sıyırmak) evrensel bakış/görüş gibi hissediş. Evrenin kendi iç organı gibi, gözü gibi, göz parçalarından biri gibi oluş ve benlik kavramı?
Benlik kavramının özel mülkiyeti yitirdiğini düşün. Ölüm neye dönüşürdü?
Benlik kavramının subjektiviteyi dışladığını düşün. Ölüm neye dönüşürdü?
Özerk birim olarak, evrenin iç birimi algısı,
- deepl english version -
Experiments on Death
Death, even if no meaning is attributed to it, must be opened and explained as a merger with the universe/joining the universe or rejoining the universe/universe from the place of birth
If we were to call it non-rebirth, we should call it rejoining the whole universe and returning to the whole universe and rejoining/uniting with the whole universe and everything in the whole universe and becoming the whole universe (dispersing/disintegrating/joining the whole universe again, etc.).
We already are when we are born (if we strip away subjectivity)
Can death be interpreted as a return to the fetus of the universe?
Can death be interpreted as returning to the fetus/inside/embryo/embryo/embryo of the universe or outside the 'birth-death zone'?
Can death be interpreted as being born/going/transiting outside the birth-death (life) zone? Anti-life zone or prenatal fetal area/zone
We could ultimately be interpreted as subjective fragmentary regions of observation or inner experience/units of the universe. It didn't matter how, because when you don't attribute private property (ownership) to the self, it produces the result/consciousness of being a kind of self or autonomous internal unit (internal particle) of the universe.
(you are already becoming the universe, so this becoming the universe can be interpreted as subjective blockage)
When private property is stripped of the self and the concept of self (which is a stripping close to stripping subjectivity), it becomes like a universal gaze/view. To be like an internal organ of the universe, like an eye, like one of the parts of the eye, and the concept of self?
Imagine if the concept of self lost its private ownership. What would death become?
Imagine if the concept of the self excluded subjectivity. What would death become?
Perception of the internal unit of the universe as an autonomous unit, -window-
-approx.
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|

12-01-2026, 19:08
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
Neyiz -Kimiz? ya da senin ontolojin kozmolojin ne ve bunlar hakkında ne düşünüyorsun?
Ben aslında düşünmüyorum, ne hissediyorsam o ,yani duyduğum gibi. Önemli değil. Farkı yok. Adı yok.
Dil bazında resmi bir tanım olmasına gerek yok. Bunun "meydan larus" açıklaması önemsiz, üzerinde durmakta anlamsız, kafandaki çorbayı ayrıştırmak gibi.
Biz, dil bazında çok fazla ifade itekliyoruz ve kavramsallaştırmalar yoluyla birbirimizle gereksiz kavga ederiz/ediyoruz.
|
ne hissediyorsam o ,yani duyduğum gibi.
|
Peki bu nedir?
Bilmiyorum, tam olarak emin değilim
Bunun da nasıl açıklanabileceğinden ya da açıklama çabasının uygun ifadeleri ve aktarımı sağlayıp sağlayamayacağından emin değilim ama yaklaşık olarak
Neyiz -Kimiz?
Ben bunu kendi içime yaptığımda yani kendime bunu sorup sonra içimde oluşan düşünce sürecine bakar gibi yaptığımda kısa bir zincir düşünce reaksiyonu gibi, bir problemi çözme gibi, bir şey oluşup sonra şu oluyor. Ben aslında ben değilim, kendim değilim, evrenim gibi. Yani ben diye bir şey yok, evrenin içindeyim ona katışık katılmışlık gibiyim, ayrılamaz ki (bu parça değil) gibi bir şey oluyor.
Yani biz kimiz sorusuna, "biz evreniz" diyebilirdim ama bunu yine de açamazdım
Biz evreniz diyebilirim. Öyle oluyor. Bu öyle. İçim. Bilişimin kendi hali, doğal
Evrenin parçasısın (ama bütününe eriyerek katılmış gibi ama katılmadan önce zaten sen yoktun, bütün, sen olarak eriyen sen diye ayıralabilir yok ) sen o'sun gibi işte
3-5 yaşında iki çocuğuz ve bunu konuşuyoruz ve içime öyle doğduğu -içimden öyle söylemek geldiği- için öyle söylüyorum gibi düşün
Evrende süspansiyon çözeltisi gibi ayrılabilir ben diye bir parça var mı ?
Zaten olsa bile evrenden bölünmedi mi? ama evren onu kopardı mı?
Peki bir ormanda bir ağaç var. Bir okyanusta bir balık var. Bunlara bakıp: "o nedir kimdir" diyor muyuz ve ne yanıt alır verirdik?
Balık balıktır ve ağaçta ağaçtır der geçerdik. Bu yeterli bir kimliktir diyecektik
O halde bi kimiz?
Biz insanız ve bu yeterli bir kimliktir. Neyse odur.
Bunu demiyorsak bu kimliğin daha genişini arıyorsak daha geniş aidiyet, kapsamlı bir tanımlamak istersek?
Biz evreniz diyebilirdik. Yani bir ağaç için: "ağaç ormandır" ve balık için: "balık okyanustur" demek gibi.
Eğer bu saçmaysa o halde biz sadece insanız ve bu yeterli bir kimlik.
Peki atom altımız var ,artık biliyoruz ve ağaçlardan fazlasını gördüğümüz kesin.
Bir ormana atomlarından bakınca ne görüyoruz?
Ağaç yok, atomlar var. Ağaç ağaç mı?
Yani "biz atomlarız", "biz insanız", "biz evreniz", seçin birini ve neyi seçerseniz, hangisi işinize geliyorsa
------
Ölmek diye bir şey yok, doğmadık, bölüm yok, subjektif
Ölmek doğmak subjektif
Ölen ben değilim doğan ben değilim, evrenin işleri
.
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|

15-01-2026, 20:41
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
Ölümle ilgili sorun, travma ya da numara şudur
Bu son bir kaç bin yıldır
Bir soylunun gelip hayatını denetlemesi, bir eşkıyanın gelip köyünü yakması, bir kralın seni askere alması ve cepheye zorla ölüme göndermesi (bir kurbana dönüşmek)
Bu travmalar öncesi ölüm insan zihninde aynı olmamalı
Yani hayatın kendi kontrolümüzde olduğu ve yaşam ve ölümün doğayla bizim aramızda olduğu zamanlar
Ek olarak cehennemin ve yargının icadı
İnsan zihnine baskı sunan bunlardır
Her zaman yeterince zaman yok gibi hissederiz. Şu an da çalışma ve okul denenden yaşama zaman kalmıyor ve pek azı bunun farkında
Gerçekte bir insan ömrü yaşama yeten bir şey (zaman anlamında) ve çoğu durumda bırakta gideyim'le, bu bitsin artık'la, yeterince yaşadım'la sonlanırdı
Çocukluk zamanı okul ve denetimle tüketilememesi gereken, çoğu insanın yaşam boşluğu buradan gelir
Ölüm; yaşama yetişememişlik, yaşamı yapamamışlıkla ilgili. Daha açığı verili süre ziyanı. Ona bir şey katamamış gibi
Modern insanın çok yaşaması az yaşamışlık, bomboş, içi esaret çalışma okul ve yoksulluk dolu ve bu saman balyası gibi
**
Yaşamlar ve ölümler döngülerle, birlikle, birlik oluşla, birlikte oluşla, doğayla ve evrenle bütünlükle, aynı şeyin yansımaları ve parçalı yüzleri oluşla, evrene/doğaya geri katılımla, tekrar kazanımla, doğanın ceninine merkeze geri dönüşle ya da yeniden doğuşlarla ilişkilendirildiğinde ölüm hiçte travmatik değildi ve olamaz da
Yaşamı tek bir kerelik ve kendini soyuk bir parça ve bölünmüş, dışa atılmış görmek travmayı üretiyor
Eğer bu doğaysa ölüm doğum kadar normal karşılanabilendi-r.
Eğer bu doğaysa ölüm doğum kadar normal, gerekli ve olağan karşılanabilendi-r.
Doğada ölüm doğum gibi karşılanandır
Bir ağacın tohumu çimlenir ya da kökü yeniden filizlenir ve bir insan doğurur ve bu aynı şey. Ağacı kapsayan orman gibi insanı içeren insan toplumu/grup şenlikli sevecen birlikteli ise bu en güzel doğumdu ve ölümdü. Hiç bir ayrılık, ötekilik ve ikincilik hissetmeden doğdun öldün neşeyle, dostlar başındaydı.. Kendini ormana yabancı hissetmeyen ağaç gibi seni hiç yabancı hissettirmeyen dostlar.. Seni kendinden seçmeyen insanlarla varolursan doğa da kim bulamazsın
Doğa yaşamı/varoluşu Csikszentmihályi'nin akış dediği gibi başlar biter ,an kopmadan
Böyle bir zaman algılamazsın yani şöyle. Geçmişe bakıp daha dün gibi olması ve bin yıldır var gibi olma ama geçmişe bakmama
Canlılıkta bir kopma olmaz, çocuğun oyuna koşma istenci ve sonra oyunun içinde olması ve onun sürekliliği içinde zaten tam onu istiyor gibi olma gibi kopuksuz giden an
Bir kabile yaşamı yaklaşık olarak tam uyumlu ya da uyum sağlayıp birlikte hareket eden 5 çocuğun oyun oynaması gibi gider
Ölüm geldiği an duyar anlarsın, birden olur
Bu kişiler eğitim ve denetimle itilip kakılarak "Bezgin Bekir"e dönüştürülmedi, son ana kadar çocuk gibi, bizim anlayacağımız biçimi ...
Yaşama dair hoşnutsuzluk duyacak bir şey yok ki!
Oyun gibi giden yaşam
Özgürlükte bir an ile kölelik yoktur bunu unutma. Herşey yaşar gider varolur ve hiçbiri pişman, üzgün ya da hoşnutsuz değil ve bunlar yaşamın doğasından kaynaklanmaz, modern insanın yanılsamaları
.
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Konu "ictenlik" tarafından (15-01-2026 Saat 21:44 ) değiştirilmiştir.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:15 .
|