Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Ateizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #41  
Alt 19-02-2026, 21:09
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Andrew´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
O zaman
Bu kafama takılan bir şey
Konuyla ilgili olmayabilir ama

İnsan akciğeri ve diyaframı.. Bunun bir pompa, hidrolik sistem (nasıl açıklanır bilmiyorum ama) gibi çalışarak omurgaya tendonlara/bağlara kasılma gerilim (dolayısıyla hareket) vb aktarıyor olabileceğini düşünüyorum
Tam uygun olmayabilir ama elektriksiz pompa (bunyip pump) vb gibi
İç dış basınç farkı, basınç eşitleme gibi bir şey

Birilerinin daha kafasına takılır diye yazıyorum

Diyafram bir basınç pompası, bu şey mekanik

Herkes yemek düşüncesiyle ilgileniyor, bu şey son derece mekanik

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #42  
Alt 19-02-2026, 23:06
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

"ictenlik"´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu kafama takılan bir şey
Konuyla ilgili olmayabilir ama

İnsan akciğeri ve diyaframı.. Bunun bir pompa, hidrolik sistem (nasıl açıklanır bilmiyorum ama) gibi çalışarak omurgaya tendonlara/bağlara kasılma gerilim (dolayısıyla hareket) vb aktarıyor olabileceğini düşünüyorum
Tam uygun olmayabilir ama elektriksiz pompa (bunyip pump) vb gibi
İç dış basınç farkı, basınç eşitleme gibi bir şey

Birilerinin daha kafasına takılır diye yazıyorum

Diyafram bir basınç pompası, bu şey mekanik

Herkes yemek düşüncesiyle ilgileniyor, bu şey son derece mekanik
Beyinle ilgileniyorlar, kalple ilgileniyorlar oysa diyafram, bağlar, fasya, tendonlar ve omurgayla ilgilenmeliler

Mekanik olarak -yaklaşık olarak- tekrar edilebileceğini düşünüyorum

Yani mesela yılanın anatomisiyle ilgilenmeliler. Temelde yapay mekanik bir diyafram omurga ve temel tendonlar içeren bir şeyde hareket gerçekleştirme, basit bir tikte olsa

Yani robot mekaniği ve onun gelişimi için

Diyafram, eklemli omurga ve tendon.. ve hareket gerçekleştirme. Bunu modellemeliler.

Diyaframınızın bu basit ayak pompasının mesela araç lastiğine hava basken lastik şişip dolduğundaki gerginlik gibi içeride gerilim ürettiğini görebilirsiniz. Muhtemelen tendonlar gerilimi tutuyor olmalı. Hafif elastik bir şeyin gerilmesi gibi

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #43  
Alt 19-02-2026, 23:47
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Arılar, kuşlar karıncalar ve böcekler -özellikle uçanlar- bana insandan kompleks geliyor. İnsan olmaktan kompleks algılıyorum.

Temelde avatar düşüncesi. Yani kullanıcısı oto-pilotu olma anlamında (Avatar filmine gönderme) bir sinek olmak bana insan olmaktan karmaşık görünür.

Yani bu bir bilgisayar oyunu olsaydı, kontrolleri daha karmaşık olacaktı, görevler daha karmaşıktı.
Yani arabanın pilotu olmak, helikopterin pilotu olmak ve insanın pilotu ve sineğin pilotu ya da sürücüsü olmak.
İnsan görevlerini yerine getirmek ve sinek görevlerini getirmek. Bana "b" karmaşık görünür. Üst alt diye bir şey yok, ben de yok, benim gibilerin kafasında o yok

İnsandan evrimsel kompleks canlılar olup olmadığından kuşkuluyum

Mekanik ya da mühendislik olarak kompleks mi değil mi? Yerçekimine karşı boşlukta beden kullananlar. Bu iki ayaklıdan -yerçekimine karşı ayağının üzerinde zor durandan- neden kompleks değil?
Uçabilen canlılar. Ağzı dili olmadığı için mi? Teknoloji geliştirip doğayı sömürmediği ve kirletmediği için mi?

İnsanın ilk isteyeceği uçmaktı. Uçmak insan dileği. Yani bu dilek gözünden uçabilen canlı hayaliydi.

İki ve dört ayaklı robotlar üretiyoruz. Bir gün bir sineği üretin. Kuş gibi bir şeyi üretin.
Yani mekanik olarak açıklamaya çalışıyorum neden karmaşık.

Yani insan evrimsel sıçrama arıyor. Bu arada ben bir kelebek olup uçmayı ve sinek ya da kuş olup uçmayı merak ediyorum ve hala insandan karmaşık olup olmadığı konusunda tereddütlerim var.
Uçan bir böceğe dönüşmeyi insandan kompleks bir şeye dönüşmek olarak algılardım.

Bazı türler yokolur, nesli tükenirdi ve mesela arıyı-karıcıyı ve kimi böceği doğadan çıkarmayı düşünelim. Açık işlevleri var. Kompleks görevler üstleniyor.

Beyaz üstünlükçülüğü ya da ırkçılık gibi insan üstünlükçülüğü düşünün. Hayvanlara karşı bunu yapıyoruz ama doğaya da yapıyoruz ve temelde ırkçılık ne kadar hataysa bu kadar hata.
Biz hiç bir hayvanın iyesi değiliz, biz doğanın azasıyız ve bizden başka çarpıtan hayvan yok.
Bizim hayvanları denetlememiz, hayvanlardan daha aşağı olduğumuzu gösterir.

Başka bir tür iye olmaya kalksaydı? İnsanın hiç bir etik ... İnsan ?...

İnsanın etiği yoktur ve hiç bir düşünce sistemi ve ideolojisinin etiği yok ve ideolojileri dinleri kadar kaba ve bilimi de öyle

Ben insanın neredeyse hiç bir bilgi tartışması yapmadığını düşünüyorum. Evrimsel etik çerçeve

Materyalizm ben bazıları kırılmasın diye söylemiyorum. Yani uygun olanı ama. Materyalizm yabancılaşma.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #44  
Alt 20-02-2026, 13:15
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.673

Onur Üyeliği 

Standart

ictenlik´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Başka bir tür iye olmaya kalksaydı? İnsanın hiç bir etik ... İnsan ?...

İnsanın etiği yoktur ve hiç bir düşünce sistemi ve ideolojisinin etiği yok ve ideolojileri dinleri kadar kaba ve bilimi de öyle

Ben insanın neredeyse hiç bir bilgi tartışması yapmadığını düşünüyorum. Evrimsel etik çerçeve

Materyalizm ben bazıları kırılmasın diye söylemiyorum. Yani uygun olanı ama. Materyalizm yabancılaşma.
Materyalizmi ne sanıyorsunuz acaba? Gözlem, veri, yorum, bilgi. Nesnelliğin esas alınması, doğaüstücü, metafizik zırvaların somut anlamsızlığı => özü, temelde olanı bu, sen gözleme, bilgi edinimine karşı mısın? Sebep? Etikle zerre ilgisi yok, etik dediğin de zaten insana ve ilişkilere özgü, ne alaka bu konuyla. Kısaca ifadelerin kadar yargıların da kendinle çelişiyor...

Her şeyin ölçütü, kıyası olarak kendi BEN'ini esas alıyor ve oradan da üstünkörü bir biçimde kendine, işine geldiği gibi anlam yüklüyor ve ardından da etikten söz ediyorsan, bu bile çelişki olur. Konu bilgi ise insan -içsel hislerine, salt kendine mahsus hayal, kurgular, arzular, inanç şartlanmaları, istenç, başkasının yalan, dolan, metafizik uydurma-yalanları ve yalancılığı, asalaklığı, sömürgeci tüccarlığına vb.- değil, etrafına, çevresine, kendinden ötesine bakmalı. Dışı cilalı, içi çürük satan bir satıcı malının çürük olduğunu söylemez, ama alıcısı çoksa -ki çok!- çürüğü cilalayıp, cilasının güzelliğiyle cezbolmuş ve böylece irdeleme, akıl, mantık yürütme yetilerini kaybetmiş veya kör olmuş olanı kazıklamaya devam eder. Materyalisler de çıkıp bakın inceledim, gözlemledim, dışı cila, kabuk, boya, içi çürük dedi diye suçlu, vurun abalıya ilan edilir... Yani materyalistler, gözemleyip, elde ettiği veriyi yorumlarlar, sizin hoşunuza gitsin, gitmesin, beğenin veya beğenmeyin bunlar kriter alınamaz. Ne gözlemleniyor, ne elde ediliyorsa o yorumlanır, neyse odur yani. Güneş bir gün sönecek o halde bu hiç hoş bir şey değil, biz bunu kabul etmeyelim, Güneş sonsuza kadar parlayacak diyelim, inanalım diyemezler, siz materyalistlerden gerçeği, veriyi, yorumu saklaması veya işinize nasıl geliyorsa o şekilde değiştirmesini umuyor, bekliyorsunuz... Dünya'nın şu halde oluşunun sorumlusunun materyalizm olduğunu sanıyorsunuz(çünkü dinci, idealist, yobaz çevreler bunu propaganda ediyor), oysa materyalistler veya materyalist yöntem(doğrusu bu), tam tersine tarih boyunca çoğu saray şarlatanı metafizikçiler, dinciler, idealistlerin şu hale getirip, içine ettikleri dünya, doğa, yaşam ve cehalet biçimleri, bağnazlığıyla mücadele ediyor. Çünkü insanları masallalar(kolay olan bu değil mi?), subjektif kurgular, her türlü algı, kriter, kıyas ve irdeleme, sorgulama, gözlem ve verinin, akıl, mantığın esas alınması -yani materyalist yaklaşım- araçlarını ellerinden almakla uyutup, menfaatlerine nasıl geliyorsa öyle güdebiliyorlar. Kaldı ki ve çünkü gözlem, veriye dayanırlık, objektif kıstas, dayanak, kriterler, böylece bağlı yorum, bilgi olmazsa, sorgulamak da mümkün olmayacak... Hoşunuza gitmeyen gerçekler veya doğruları söylemiş olmaları ve gerçeklerin insanlarda oluşturduğu hayal kırıklıkları-oto-refleks, asılsız, fasılsız bir karşıtlığa, karalamaya dönüşüyor. Artık kişiler reddiyede o düzeye geliyor ki; oturup "gerçek de neymiş ki, gerçek nedir ki" diye mıncıklamaya, kavramları çarpıtmaya çalışıyor, başlıyor(tüm kıstasları yıkacak). Oysa iradeden(zihin, hayal, kurgudan da) bağımsız gözlemlenen, ortada olan, verisiyle bilinen, fark edilen, kısaca gözleme yansıyan gerçektir, öyle çokca mıncıklanacak bir tarafı yok. Gözlemi olmayanın da zaten "hakkındalığı" olmaz, hakkındalığıyla lafazanlık yapılıyorsa, o da yalandır(İşte en temelde hazmedemediklerinden birisi de budur). Söylemlerinin, masallarının yalan olması ve materyalist yöntemlerin de yalanlara dair farkındalık oluşturması.......

Eğer veriyi, gözlemi, bilgiyi ve bilgi edinimi, farkındalık, algılama, anlama çabasını esas almayacaksanız tabi ki öznel darlığınızla bilginin karşısına konumlanacaksınız... Elbette ANLAMAK VE ALGILAMAK, farkındlaığa karşı konumlanacak ve kendinize öznel zeminler uyduracaksınız. Çünkü derdiniz ANLAMAK, KAVRAMAK, FARKINDALIK değil, veya belkide hali hazır dünyayı olduğu gibi göremiyor veya kabul edemiyorsunuzdur(fakat çözme, analiz, anlamayı da ret ediyor, analiz edene de antipati besliyorsunuzdur, çünkü memnun olunmayanın kavranması, değiştirilmesi yönündeki mücadele her türlü konforunuzu bozuyor veya beğenmediğiniz mevcut dünyadan siz de bir şekilde nemalanıyor veya kötü dünyanın size yapacakları, kaybettireceği şeylerden korkuyor, yapana karşı bir çeşit komplekse, ilkel-benlik konumlanışı-savunusu, konforu, kompleksine giriyorsunuzdur). Her bir şeye işinize nasıl geliyorsa, kendi kendinize anlam yüklecek, anlayana, kavrayana, farkında olana karşı da alttan alta antipati, karalama yollarına gireceksiniz. Ama ne zaman bir yerinizde sorun olsa, hastanelere koşacaksınız, gözlemliyor, çözümlüyor, veri topluyor, bilgi ediniyor, deneyliyor, araştırıyor diye itin dibine soktuğunuz alanlarda, kendi bencilliğinize çare arayacaksınız...

Yani materyalizme "robotça, düşünen madde miymiş, insanı, hisleri, duyguları ret eden,,, maddeci hıh!" vs. gibi saçma sapan "yuh dedirten!" yakıştırma, anlamlar yüklüyorsunuz.(maddeci derken, her türlü özel, özgü, neye göre maddi temelden bakılmış, neleri kapsamış, "en genel, temelde olanı", götürüp, en özel, öznel meselelere, madee, maddi ilişkiler, maddi süreçlerden söz edilirken, kişisel bir yakıştırma, aidiyet temsiliymiş gibi "maddeci!" diye boca ediyorsunuz. Örneğin, insanı mutsuz eden sebepler ve etkileri incelenirken, hangi ilişkiler, ne tür etkilenmeler, tepkilenmelerle hiissyata dönüştüğü, yani orada gerçekte ne oluyor, ne yaşandığı vb. üzerine, nesnel, yapısal gözlem, çözüm ve analizler yapmasını, duygusuzluk, insan ve duyygularını ret etmekmiş gibi alakasız biçimde çarpıtıyorsunuz. Her konuda neye göreliği silerek, o kadar çok çarpıtıyorsunuz ki, sonunda elinimizde kalan bir garabet oluyor ve kendi garabetinize de öylemiş gibi inanıyorsunuz. Örneğin bir cismin varlığı, formu-yapısı, muhtevasında bulunan madde ve formun maddi biçimi, yapısı başka bir şey, şu ya da bu kişiye neye göreliği de yok edilmiş biçimde "maddeci" demeniz başka. Daha bu ayrımın bile farkında değilken, materyalizmi eleştirdiğinizi sanıyor, gözlem, veri, inceleme, irdeleme-kıyas, temellere inilmesininin mantığını kavrayamıyorsunuz. Oysa, peki, herhangi bir şeyi, yapısını, ilişkilerini, o şeyin muhtevası, bileşiği, yapısını, formunu, bağlı nitelik, özelliklerini neye bakarak, nasıl tanımlarsınız? Örneğin siyanür, insanı neden, nasıl zehirler(bak hele şu densize, seni gidi hınzır seni, kafanı kırarım bir daha insanı zehirleme falan mı dersiniz?! Yoksa bir Zeus uydurup ona mı havale edeceksiniz? Hiç bir gözlem yapmayacak mısınız, peki siyanürü siyanür yapan veya öyle olmasını sağlayan ne?)? Peki o halde buyrun, "siyanürün, insanın vb." formu-yapısı, kimyası, ilişkiler, elementlerine değin girmeden, siyanürün insanı nasıl zehirlediğini siz anlatın...). Oysa materyalizmde objektif olmak esastır, yani niyetten bağımsız, gördüğünü, veriyi, edindiğini kişiselliştirmeden yorumlamak. Kısaca materyalist yöntemle bilgiye ulaşırsınız, ancak bundan sonrası sizin o bilgi ile ne yapacağınız, nasıl kullanacağınızla ilgilidir ve materyalizm kişilerin keyfi tutumlarından sorumlu değildir, ancak işin bu yönününe de açıklık, kriter, disiplin getirir, "objektif olmak", kişi objektif olmuyorsa kişiyi bağlar ve o an zaten materyalizmden uzaklaşmıştır. Kısaca "materyalizm gözlem, veri, deney, yorum, bilgi, akıl mantık, OBJEKTİF olmak" mı demiş, burada bir eksiklik görüyorsanız, bu temeli, yöntemi eleştirebilirsiniz, lafla olmaz ve yerine de ne önerdiğinizi sunmanız ve sınanması lazım...[/B] Siyaset ise başka bir şeydir, siyaset özünde sorunların nasıl çözüleceği üzerine, çözüm üretme yol-yöntem bulma işi. Bununla birlikte çeşitli farklı görüşler arasında rekabet olabilir. Amacı çözüm bulmak değil, menfaat sağlamak olan, siyaseti istismar, alet ederek yapılan da ne yazık ki kendi özgülünde yine siyasete girer ve başka türlü sebeplerle de eylemler siyasete girebilir. Örneğin başkaları üzerinden -mahrum bırakma, gasp- menfaatimi nasıl sağlarım sorusuna verilen yanıt da kaçınılmaz olarak siyasete girer, çünkü kişinin menfaat edinmesi istemi de artık bir sorundur ve bu menfaati başkalarını ezerek veya onlardan faydalanarak sağlayacaksa, izlediği yol da siyaset haline gelir. Yani demek ki burada NESNELLİK-doğa-l, toplumsal(doğa, genel geçerlilik), kamu yararı ile ÖZNELLİK, kişisellik, bireysel yarar konusu da ayrı, ayrı değerlendirilmelidir. Demek ki kavramları karıştırmamak kadar, kavramların da neye göre, kime göre, nerede, ne zaman, nasıl kullanıldığının da ayırdımı, farkına varmak gerekir(lokasyon, lokasyon, lokasyon).

Ha materyalizme karşıyım çünkü ben mitolojistim, metafizikçiyim, dindarım, idealistim, bilgi edinme yolunda yöntem olarak farklı yöntemlerim var diyebilirsiniz(biz de o zaman oturur irdeleriz, gerçekten de yöntemleriniz bizi bilgiye ulaştırıyor mu?) Ayrımınızı YOL-YÖNTEM, bilgi edinimine yaklaşım, nasıl, hangi yöntemlerle bilgi ediniriz vb. üzre kurmanız gerekir. Bu kişisel kanılar, masallar, kurgular, hurafeler türetmekle olmaz, bunlar bilgi değil ve ancak bilgi, "veriye" dayandığında bilgi olur... Gerçi materyalist olmayacaksanız sizin için objektif, tutarlı, veriye, gözleme, kaynağa, dayanağa, ispata vb. dayalı olmanın ne anlamı var ki değil mi? İşinzie nasıl geliyorsa öyle olabilirsiniz ve işte bu görüşlerle teati, tartışmak, havanda su dövmek gibi oluyor, sonsuza kadar da sürse sonuç alınamaz, çünkü kişilerin dayanağı, ölçütü kendileri, kurguları, cehaleti, sanrıları, zanları, inançları oluyor.
Eklenen Resim Ön İzlemesi
Dosya tipi: png yalanlar-gercekler.png (527,9 KB (Kilobyte), 11x kez indirilmiştir)

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (20-02-2026 Saat 15:48 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #45  
Alt 22-02-2026, 19:16
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Materyalizmi ne sanıyorsunuz acaba?
İktidar, buyruk, vaaz, din, dogma, papazların bildirimi, aristokratik köleye ahlak buyurma aracı, üretim metaları için ahlak kurgusu, metaya -üretim metasına- -kula- dönüştürelecek insana verili dini tahakküm, doğal olanın küçümsenmesi, anti-doğal yapay kurgu iktidar, yıkılması gereken sahte iktidar, öznel tahakküm, iktidar aracı

Sosyalizmin toplama ve üretim kamplarının inşa edilmesi için uysal koyun güdülen halkın dini

Sosyalizme biat ya da itaat için kullara ve kullarına paket din girişimi çünkü kendileri kendi adlarına düşünemezlermiş

Materyalizm doğala pagan animist adı takanların ad silme doğallık giderme üstünlük taslama için ikinci versiyon dini
Hirstiyanlık olmayan yeni hristiyanlık, yahudilik/musevilik olmayan yeni yahudilik/musevilik ve İsa olmayan yeni İsa nın sahte yeni dini

Doğala karşıt kör ideoloji, materyalizm kavramsal zorbalık girişimi, tahakküm, serbest özgür düşünceye ifadeye saldırı girişimi, din

Ne sanmıyorum ne olduğu bu ve sen ne sanıyorsan doğrusunu öğren oldu mu?

Yönetimi paramparça etmek istemeyen ve bu b.. un içinden çıkmak istemeyen hiç kimse dürüst değil,

Materyalizm yönetimi paramparça etmeyen hiç bir kavram

Özgürlük. Tek bir kavram her şeyi sağlar. Tüm dini ideolojik ihtiyaçlar. Mesela özgürlüğe göre ya da Özgürlükizm gibi...

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #46  
Alt 22-02-2026, 20:10
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.673

Onur Üyeliği 

Standart

Sonuç olarak hiç bir şey bilmediğinizi, cahil cesaretini, yine bağnaz kafir edebiyatınızın yaftalarınızla alakasızlığını ispatlamışsınız. Harun Yahya'da böyle uydurur-buyururdu ve belli ki iktidar olsanız hepimizi ipe dizermişsiniz...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:36 .