İslamcılar neden İsrailci?
İslamcılar örgütleniyorlar, silahlanıyorlar, maaş alıyorlar, şirketleşiyorlar, iş alanlarına çöküyorlar, tecavüz ediyorlar, ganimet topluyorlar, işgal ediyorlar, ülkelerin başına geçiyorlar. Bütün bu olanakları kendilerine İsrail ve ABD sağlıyor. Dünyada ne kadar müslüman varsa hepsi İsrail'e bağımlı. İsrail'den izinsiz bir miting bile yapamazlar. Gazze için sokaga çıkarlar ama İran için çıkamazlar. Çünkü Gazze uyuyan müslümanlara verilmiş bir deşarj toleransından ibarettir. Hiçbir müslüman ait olduğu halkın ve ülkenin üyesi olarak kendini görmez. Hepsi kendini Arabistan çöllerinin üyesi olarak görür ve öyle hayal eder. İslamcıların bedeni başka yerde, kafası başka yerde olduğu için yurt ve yurttaş anlayışına sahip değildir. Bu boşluk yaşadıkları yerin kalkınmasını önler ve gelişmiş ülkelere muhtaç bırakır. İsrail, islamcıları tam da buradan bu noktadan hem teknoloji (özellikle silahlanma) olarak hem maddi olarak kendisine bağlar. Çeşitli örgütler adında İsrail'e bağımlı olan islamcılar elbette bunu açık etmezler. Sözde İsrail karşıtı gibi görünürler ama bütün işleri İsrail ile yaparlar. İslamcıların İsrail aşkı o kadar ileri boyutta ki, çatışmada yaralananlar bile İsrail hastanelerinde tedavi olur. Deyim yerindeyse, islamcılar İsrail'i bir geçim kaynağı tanrının bir lütfu ve bir nimet olarak görürler. İslam ülkelerinden İsrail'e giden tırlar daha sonra islamcılara verilmek üzere silah olarak döner. İsrail'in bir islam ülkesine saldırmasına hiçbir islam ülkesi sesini çıkarmaz. Korkudan değil, beslenme kaynağını kaybetmekten çekindikleri için. Zira islam ülkelerini yönetenler Mossad ve CIA tarafından oraya getirilir. Şu anda İsrail'in saldırdığı İran'ın başındaki molla rejimi bile Mossad-CIA işbirligiyle oraya getirilmiştir. İsrail'den bağımsız olan Kaddafi gibileri ise ortadan kaldırmışlardır. Bu Orta Doğu müslüman ülkelerde de böyledir, Asya'da, Afrika'daki müslüman ülkelerde de böyledir. Müslümanların birbirini boğazlaması İsrail'in işine geldiği gibi müslüman örgütlerin de işine geliyor. Bir yandan İsrail destegi bu sayede rakiplerine karşı güçlü olmayı bir avantaj olarak görüyorlar. Oysa sürekli kazanan İsrail'dir. Müslüman ülkeler zayıflar ve bölünürken İsrail sürekli güçleniyor. Lakin müslüman örgütler bunu umursamıyor, günlük kazancı kâr sayıyorlar.
Denebilir ki, İsrail yokken müslümanlar birbirini boğazlamıyorlar mıydı?
Elbette o zamanda birbirlerini yok ediyorlardı. O zamanlar diğer emperyalist ülkeler bu rolü yürütüyordu. Şimdi ise en aktif rolü İsrail üzerine aldı. Yani ABD-AB ülkeleri yine bu işin içinde. İsrail ile bu işi daha etkin yürütme imkanı buldular. Zaten ABD-AB ülkeleri İsrail'i bunun için kurdular. Orta Doğu, Avrasya ve Kuzey Afrika'daki hegemonyalarını güvendikleri, tam kontrol sağladıkları bir ülke ile yürütmekti amaçları.
Dolayısıyla müslümanlar ve özellikle müslüman örgütler, gelen ağam giden paşam misali İsrail'i baştacı ettiler.
Bu nedenle müslümanların İsrailci olmaları belki onların sonunu getirecek ama ondan da vazgeçemezler.
Bunu kendilerini sürekli açbilaç bırakmalarına rağmen sağcı partilerden vazgeçemeyen halk gibi düşünün. Sağcı partiler ekmeklerini, topraklarını, canlarını alıyorlar yine de onlardan vazgeçemiyorlar. Müslümanların İsrailci olmaları da aynen bunun gibidir.
|