
20-08-2005, 01:24
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Aug 2005
Bulunduğu yer: Belli değil...
Mesajlar: 77
|
|
öncelikle teşekkürler sargon kardeş.
yazdığın sözün paradoksu andıran mantık yolunu es geçiyorum.
verdiğin örnekler için çok teşekkürler ama benim de anlatmak istediğim oydu zaten. ne için? amaç çok önemli.. amaçlar eylemleri mantıklı kılarlar. bir insan aş bulamadığı, bulsa da daha aç olan biriyle paylaştığı ya da tamamını ona verdiği için açsa bu eylemini düşünce tarzına bağlı olarak tutarlı kılar. ama bir insan bunu sanki bir meziyetmiş gibi yaparsa ya da sadece gelenek olduğu için yaparsa veyahut cayist rahipleri gibi yaparsa işte bu üzerine düşünülmesi gereken bir mevzuu olur.(İsa örneği de düşüncem paralelinde olan bir örnektir. Zira İsa da Allahın elçisidir.)
Peygamberin sözü de büyüklenmeyi ifade etmez. Orada anlatılmak istenen en büyük eziyet Muhammede yapılmışken ve o sabır etmişken bizim şükürsüzlük etmemiz olmaz düşüncesidir. Yoksa büyüklenmeyi istese Muhammed en alasını yapardı..
tekrar söylüyorum iyi niyetle sorulmuş bir soruya iyi niyetle cevap verdin. ama verdiğin örneklerle bir farkı var gibi Muhammedin.. yani hepsinin gösterdiği sabır yaptığı fedekarlık bir yerde kendilerine dönüyor. ama Muhammed hiç görünmeyen hatta bazı iddialara göre uydurduğu Tanrısını halka tebliğ etmek için çekiyor tüm bunları.. bir an olsun geri atmadan, of demeden.. neden? ne gibi bir ruh hali bunu yaptırabilir bir insana?
kafasında tüm bunları uyduracak kadar dahi aynı zamanda paranoyak hatta şizofren İslam hukuku denen hukuku yine bazı iddialara göre uydurma olan kitabında yazacak kadar hukukçu, cebelitarıktaki suyun birbirine karışıp karışmadığını bilecek kadar gezgin ya da bilgin, sümer tabletlerini okuyup anlayacak kadar arkeolog ya da grafolojiye vakıf, aynı zamanda sosyolog, aynı zamanda siyaset bilimcisi, aynı zamanda demirin gökten indiğini bilecek kadar simya ya da kimyadan anlıyor ama tüm bunlara rağmen okuma yazma bilmiyor... neden? paraysa Hatice'nin kervanları neyine yetmezdi, erkse veya cinsel açlıksa neden 40 yaşında?
ve neden etrafın ümmi dolu olduğu bir mekanda Kitabı getiriyor. yani o kadar dahi ki bu kitabın o ümmilerin elinden 1400 sene sonra ümmetine kalacağını biliyor ve aynı zamanda evrensellikten de bir o kadar haberi var.. işin ilginç yanlarından biri de bu adama o dini getirene kadar herkes güvenilir diye isim takmış..
baştan birazdan söyleyeceklerimin önünü kapamaya yönelik bir deneme miydi? günahını almayayım ama Muhammedi bunlarla nasıl karşılaştırırsın demenden korkuyorum yazmışsın. ama kardeşim ben sana bu koşullarda bir örnek istedim. Kölelikten sıkılan Spartaküsün köleleri peşine toplamasını sonrasında kazandığı askeri başarıları (sonunda öldürülmesini es geçmeyelim), cayist rahiplerin doğaya hayran kalıp herşeyi bir yapanın olduğuna göre bunu kim yaptı kim bunun yaratanı kim benim yaratanım demeyi unutmalarını örnek göster demedim.
Muhammed gibi örnek göster dedim. verdiğin tek benzer örnek Muhammed gibi Allahın elçisi İsa..
cezayirli askerler, Şeyh Bedrettinler, yazarlar, düşünürler, uzakdoğudaki rahipler vs. bunların hepsi zaten var olan etik değerler adına birşeyler katlanır fedekarlık yaparlar. bunları yapmalarında kötü birşey yok birşey var ki o da asıl gerçeği gözden kaçırmaları.. görünenin ardındaki görünmeyeni düşünememeleri..
işte başlıca bu sebepler farklı kılar benim peygamberim Hz.Muhammed(s.a.v.) ile gözü kara bir asiyi ya da vatanseveri ya da deli bir aşığı veyahut soluk benizli bir rahibi..
hepsi düşündüğünü düşünenler gibi hareket etmiş, etik değerler uğruna mücadele etmiş, aç kalmış acı çekmiş de bir kez olsun niye diye sormamış
sorsa da etik demiş, ahlak demiş ötesini ötesinin olabileceğini düşünmemiş.işte bu noktalarda Muhammed bir hatta birkaç milyon adım öne çıkar diğerlerine nazaran..
kıssadan hisse benim en çok ne düşündüğünü merak ettiğim mevzuu bir ümminin nasıl olur da İslamla Kitapla geldiği.. ya da az önce bir paragrafta anlattığım durumların bir arada olma olasılığı.. nasıl olur niye yapar? bu konuda her türlü hipoteziniz (her türlü derken biraz abarttım galiba: mantığa fazla irdelemeden de olsa uygun görünen her türlü hipoteziniz) benim için kıymetlidir..
selametle bereketle hidayetle
How can you be so sure?
|

20-08-2005, 04:56
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Bence soruya bir cevap verdim. Birileri etik değerleri için fedakarlıkta bulunuyor, diğerleri dini anlayışları için, başkaları siyasi amaçları için, şöyle yada böyle. Sen zorlaya zorlaya bunları birbirinden ayırmışsın. Ama bence ayrımların nesnel değil. Birisi niye hepsinden daha büyük fedakarlıkta bulunmuş sayılsın. Amaçları farklı, evet. Eğer sadece İslam yada Allah inancı için fedakarlıkta bulunanları soruyorsan beni aşan bir tartışma bu. Benim için hepsi birdir.
Fedakarlığın ölçütünü belirlemenin de zor birşey olduğunu söylüyorum ayrıca. Burayı es geçme.
|

20-08-2005, 10:44
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Jun 2005
Bulunduğu yer: ist
Mesajlar: 243
|
|
selamlar
sargon kardeş bir adam hem sahtekar olacak kara cahil bir çöl bedevisi olacak hemde dünyadaki menfaatleri reddedecek.amaç ne olabilir?bir çöl bedevisinin hayattan beklentisi ne olabilir ki başka?idealist insanlarla kıyaslıyorsun iyide bu dediklerinin pek çoğu aydın insanlar peygamber sav ile kıyaslanamaz.
|

20-08-2005, 10:52
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Aug 2005
Bulunduğu yer: Belli değil...
Mesajlar: 77
|
|
soruya verdiğin cevap için şükranlarımı sunmuştum zaten sargon kardeş. yalnız Muhammedle örneklerin arasında bir fark gördüğüm için yazımın içeriği şükrandan başka şeyler de kapsadı.
ben sana dini konusunda fedakarlıkta bulunan bir müslümanı örnek vermiyorum ki ayrıca. Tüm bunları başlatanı örnek gösteriyorum. ayrıca soruma şunu da ekliyorum o yazdığım koşullarda öyle bir adam eğer iddiaya göre sallıyorsa nasıl böyle bir maya tutturabilir?..
yazdığım koşullarda sabredip başarılı olmuş birini örnek istiyorum.. görecelilikten bahsedersek herşey görecelidir hatta herşeyin göreceli olup olmadığı da bir görecelilik barındırır. anlatmak istediğim hepimizin bildiği bir takım yargı değerleri vardır açık olan AKLIN inkar etmeyeceği o tür bir örnek istiyorum..
selametle bereketle hidayetle
How can you be so sure?
|

21-08-2005, 13:02
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Jun 2005
Bulunduğu yer: ist
Mesajlar: 243
|
|
selamlar
bu kadar basit bir soruyu cevaplayacak bir ateist yokmu?
|

21-08-2005, 13:55
|
|
|
mehmet
soruna cevap veriyorum. Peygamberin sopa yemekten korktuğu için teklifi kabül etmemiştir.
Peygamberinin öyle bir astroloji bilgisi var mış ki, teklife bir elime ay'ı bir elime güneşi verseler de davamdan vaz geçmem demiş. Güneş ve ay ele sığacak kadar küçük herhalde.
|

21-08-2005, 14:02
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Aug 2005
Bulunduğu yer: Belli değil...
Mesajlar: 77
|
|
mehmet kardeş herhangi bir sinirlenme olasılığına karşı sana sabretmeni tavsiye edebilirim. sabır Peygamber mirasıdır.
beyni kardeş,
hipotezini, iddianı -bana göre ikisine de benzemese bile- açıklamakla mükellefsin. mehmetin söylediği koşullardan bu sonucu çıkarman da ayrıca bir ilginç. yoksa önyargıların mı kafanı karıştırdı? orasının ilmi sınırdan münezzeh olan bilir.
son yazdığınla da inşallah -benzemese de- bir şaka yapmaya çalışmışsındır. yoksa hakikatten mantık sisteminden, düşünce sisteminden ciddi ciddi şüphe etmeye başlayacağım..
selametle bereketle hidayetle
How can you be so sure?
|

21-08-2005, 14:16
|
|
|
Justhinking
Muhammed'i siz peygamber olarak kabul ediyorsunuz, ben ise kabul etmiyorum.
Muhammed ben peygamber değilim, söylediklerim yalan, artık vaz geçiyorum dese. Müşrikler ona servet verirmiydi? Ya inanırları ne yapardı?
|

21-08-2005, 19:44
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Apr 2005
Mesajlar: 611
|
|
Anladığım kadarıyla beyni bazı şeyleri olduğu,söylendiği gibi anlıyor.Mesela enginlere sığmam taşarım desem benim çok büyük bir vucuda denizlere sığmadığımı düşünecek...Senin burnun nede büyük desem.Gerçekte burnunun büyük olduğunu düşünecek.Aslında bu kibirli manasında kullanılır..Ne kadar kibirlisin demeye gelir bu..
Ne verirseniz verin ister yapamayacağınız halde ayı bir elime güneşi bir elime verecek olsanız dahi davamdan vazgeçmem demektir bu..
Beyni gerçekten rencide etmek amacıyla söylemiyorum bunları..Böyle bir hastalık olabilir...Bu yüzden kendi düşünce yapınızı bir gözden geçirseniz kendiniz için iyi olur..
|

21-08-2005, 20:30
|
|
|
ensareo
abartmanında bir ölçüsü olur.
Fakat, ay'ı ortadan ikiye bölen bir peygamberden de daha küçük bir abartma beklemek hayal olur.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:49 .
|