Ne hazin bir durum.
Analarımız,bacılarımız,kızlarımız olan "Kadın"lar için.
Özellikle de dedeleri Çanakkale,Dimetoka ve Üsküp'te şehit düşen kadınlarımız için.
Bilmezler ki ;Kurultaylarda erkekleri ile birlikte toplum'un işlerinde "Söz" sahibi olan,büyük büyük neneleri ile,"Çanakkale'de,Dimetoka'da ve Üsküp'te" şehid olan dedelerinin,dedeleri ve nineleri ve onların çocukları,yaklaşık 1330 yıl önceden başlayan bir süreçten itibaren 70 yıl boyunca çeşitli zulümlerle öldürülmüş,esir edilmiş ve esir pazarlarında satılmışlar.
Oysa onlar,yani bu zulüme maruz kalanlar kimseyi ama hiç kimseyi, inançları yüzünden ne "Yurtlarından" ne de "Evlerinden" etmemişlerdi *
Bilmezler ki,zorla inandırıldıkları kitabın içindeki,"Ayet"lerde *olmayan,ama "Dayatmacı" "Zorba" bir anlayışın,"Hadis"ler vasıtasıyla,bunları egemenlerin isteklerine göre kanalize eden,sözde alimlerin!!! kanalı ile,onları zorla,dedelerine çeşitli zulümler yapan "Arap"ların bir "Örf"ü olan *"Örtüye" büründürdüklerini.
Ellerinden alınan "Hak"larının,"Gasp"çılarını,"Meşru"laştırmak adına,O ataların torunları meydanlara dökülürler.
Kurt oldukları halde,koyunlara çobanlık iddiasındakilerin,peşinden giderler...
Oysa, Ulu önder M.Kemal Atatürk onlara,"Hak"larını,"Gasp"çılardan alıp bir güzel de teslim etmişti.
Ne hazin ne hazin.....