Toplum sevgisi ve korkusu değil aslında, beynin yargılama, suçluluk duygsu kısmı pek gelişmemiş. Yoksa seri katillerin toplum korkusu olduğunu yada toplum sevgisi olduğunu pek sanmıyorum. Daha çok bu kafaya takmama durumu.
yinede detaylı açıklama yapma ihtiyacı duyuyorum konu yanlış anlaşılmasın diye..
ana duygular ve bu ana duyguları oluşturan küçük duygular vardır...
ben
anne
baba
bu duygular ana duygulardır
Ben duygusunun küçük duyguları:
yapabilirim+yapamam
güzelim+çirkinim
başarılıyım+başarısızım
gibi birsürü eklenebilir.
şimdi senin verdiğin katil modelini inceleyelim...
bu katilde ''ben'' duygusunun hasarlı olduğunu anlayabiliriz ve burada aslında suçluluk duygusu kendi ''ben''ine değil toplumun ''ben'' e zarar verdiğini ve toplumu suçlayan bir ''ben'' olduğunu anlayabiliriz. çocukça bir mantıkla toplum korkusundan kurtulmak için onu yok etmeye yönelmiş. ve burada her defasında kendine ''ben'' in ne kadar güçlü olduğunu ispatlarcasına bir seri katil modeli çiziyor.
''ben''i o kadar çok seviyor ki ona zarar verecek her şeyi ortadan kaldırabilir.
toplum korkusu + ''ben'' aşkı
aslında öldürürken ''ben''ini ne kadar sevdiğini göstermek için ona kurban veriyor. burada tanrısal bir duygununda ortaya çıktığını anlayabiliriz. artık ''ben'' onun için tanrısal ve hizmete değer.
Bence bu olay için bukadar senaryo yazmak gerekmiyor. Bunu beyninde görme kısmı hasarlı olan kör bir insanın görememesi yada parkinson hastalığı gibi bir eksiklik olarak düşünmek yeterince açıklayıcı ve basit.
size bir teori daha sunayım...
insan öğrenerek büyüyor... aşklarla ideallere kavuşuyor...
idealler tükenince ihtiyarlık ve artık terk ediş başlıyor...
.................................................. .............................
ölümsüzlük her zaman yeni aşklar yakalamakta....
Sevgili osanica, astığın başlığın bu sitenin formatıyla nasıl bir ilintisinin, bulunduğunu açıklarmısın.
senin başlığın ''pedagojik'' formatı olan bir site için uygun olabilir. yazıdan amaçladığın çocuklarımıza
(tabiki olanlar için) yeni bir eğitim sistemi mi uygulayalım?
bu yazılarını ne ''amaçla'' *buraya astığını açıklarsan iyi olur.
doğru söylüyorsun aslında bu tip konuları burada internet üzerinde paylaşmamam gerekiyor... yapılan *eylem masturbasyondan öteye geçemiyor...
sizin burada ne yapmak istediğiğnizle alakalı değilmi siz sadece burada geyik ve fikir masturbasyonu yapıyorsunuz sizin bundan ötesi bir anlayışınız yok.
bana sorduğunuz sorudan bu anlam çıkıyor...
sizin destekçiniz de olursa ben birdaha bu siteye girmeme sözü veriyorum...
ossanica, sen benim anlatmak istediğimi anlayamamışsın. cevap vereceğine ''gönül koyma'' şıkkını seçmişsin.yazının içinde öyle bir şık olmamasına rağmen.
''sizin destekçiniz'' ne demek. yani ben senin yazılarına *'övgüler'' düzmek zorundamıyım.?
ben sana ''çanakkale boğazı ''diyorum. sen burdan gemi geçmez'' diyorsun.
kendine göre ''yön verici'' yazılar yazıyorsun ama, *kendin *mevzu bahis olunca es geçiyorsun.
yani ''ilminle amel etmiyorsun''
kimseyede herhangi bir söz vermene gerek yok. girip girmemen senin iradene kalmış.
''ben giderim, ha'' tavrı yanlış.
Sosyopsikolojik insan davranislarini arastirmanin, kendimizi tanimamiza faydali olacagina eminim. Yalniz kendimizi degil, toplumun da hangi baskilar altinda yonlendigine bir aciklik getirebilir. muhim olan bu tartismalari bir fikir mucadelesi degil, bir fikir alisverisi haline getirebilmek.
Buraya asılan o kadar farklı başlıklar var ki, keşke niye diye sormasaydın diyeceğim. Konuyu belki derinleştirmek istedin ama böyle sorunca yanlış anlaşılabiliyor.
Bizim siteye ne oluyor? Herkes birbirini yanlış anlıyor ya da anlamıyor. Bu arada başlıklardan birinde okudum, Burlap gitti mi? Neden gitti?
"Aptalların sorup akılı insanların cevap veremediği pek çok soru vardır."
Polya, George (1887, 1985)