Eveettttttttt,
Değerli Öz Nar Hakikat Seyahat Yolcuları;
Kaptanınız konuşuyor…
Gişelerin işletme hakkının 4 ayrı kişiye aynı anda devredilmiş olduğunun deklare edilmesi bir nebze biz cefakâr bu nar yolunun yolcularının yüreğine su serpmiştir.
Kaptanınız ben Okinono, bu otobüse binmeden evvel aracı iyice kontrol etmek için aracın motor kaporta ve diğer bilumum aksamlarını test etmek için diğer markalar ile mukayese yaptım. Aslında ilk bineceğim araç ateorg markaydı. Bu nedenle ilk önce o markayı uzaktan gözledim. Motordan gelen sesleri dinledim. Araba çok fiyakalı gibi duruyordu. Speed yarışlarında açık ara önde gibi ses çıkarıyordu.
Kural mural yoktu. Tek kural vardır. Karşıdakine sövmek övünç kaynağıydı. Sonra TD markayı gözlemledim. *Ve akabinde şimdiki memleketime geldim. *Burada da çok sık olmasa da incelemelerimi yapmak için bolca arşiv yazılarını okudum. Sonunda kararımı verdim. Daha önce de bir arkadaşımın önerisini de dikkate alarak. TD markayı seçtim.
Diyeceksiniz ki, Yalama oki, nasılsa binmek bedava ikisine de binseydin ne olurdu ki…
Hayır değerli yolcular sandığınız gibi bu otobüse binmek bedava değil. Hatta dünyanın en değerli şeyi ile ücretlendiriliyor. Ben bunun adına asırlardır köklerimden gelen kültür gereği ZAMAN diyorum. *Zira zaman öyle bir şeydirki bitince harcandığını anlıyorsunuz. *İşte bu otobüsün bileti bence bu nedenle çok değerlidir.
Sonra, 19/06/07 tarihinde ateorg marka aracın içerisinden gelen bir sesi kayıt ettim. Zira o zamanlar dinlerken TD markasının sahibine yenilir yutulur cinsten olmayan hakaretler (küfür değil) ve TD markanın dışa bağımlılığı ve siz yolda giderken uzaktan motor kilitlenebileceği vs gibi konularda sesler duymuştum. TD marka bu seslere karşılık olarak çok dik ve edepli ve demokratik bir duruş sergilemişti bana göre.
Çünkü üslup kişilerin düşüncelerinin dışa yansımasında en belirgin etmendir.
Ateorg markasında henüz binmediğim ama araştırdığım bir markanın yolcuları için, KOYUN tabiri kullanılmaktaydı.
Onlara göre şahin olabilmek için illa da küfr edilmeliydi. Ve amaç kendi düşüncelerinin arkasında durmak değil, bir nevi terapi gibi günün belirli saatlerinde buluşup karşı tarafa küfür etmekti. En azından benim dinlediğim zamanlarda bu ses böyleydi. Hatta merak edenler bu sesi gramofon of google dan *dinleyebilirler.
Kısa keseyim bari;
İşte ateorg dan gelen bu bozuk seslere karşı TD markasının konseptik bakışı beni bu otobüse bindirdi.
Ve bindiğime ne iyi ettim derken; birden Cumhuriyetin aniden Cem-huriyet şekline döndüğünü esefle gördüm.
Eski seslerin bozuk tınıları henüz gitmemişken kulağımdan bir an beynimde zonklamaya başladı. Ve ve ve; *olaylar gelişti.
19/06/07 tarihinde sayın Cem’in şu sözünü not etmişim.
"Lib..... arkadaş, ..ci bize açıkça sapık diyor, forumumuza yazanlara ise koyun diyor. Hani kurallarınız? Ama ..ci'nin dokunulmazlığı var tabiki. Ona engel koyamazsınız. Tüm kurallarınızın üsütündedir o tabiki. "
ateizm.org un *şu iddialarına karşı bozmadı terbiyesini;
“Cizgisi ise bir holdingin yonetim kurulu baskananinin istegi sekilde korkakca degistirilmeyecektir.. Bunu da burada dosta dusmana ilan ediyorum..” jun.19.2007 12:10 PM
Bu otobüse binmem için gerekli şartların en büyüğü olan; site sahibi birisinin bu kadar eşitlik dolu söylemi ve üslubu benim için vazgeçilmezdir.
Bu nedenle, benimle hiç uzaktan yakından alakası olmayan Sayın Cem’in çıkışının bende bıraktığı iz bu otobüste kalıp kalmamam ile yakından alakalıydı.
Zira güvenmediğiniz bir şoförün sürdüğü koltukta hep tedirgin sürer yolculuğunuz.
İşin kötüsü başka bir otobüste yoktu etrafta. Yani bu otobüsten inersem yaya kalacağım kesindi. Ben bu yüzden bir yol seçtim. Otobüs firmasını sert bir ikaz yolu.
Hem dedim ki otobüs firması olmanız otobüste istediğiniz gibi davranma hakkını size veremez. Eğer verir diyorsanız, siz yolcunun da sahibi olmuş olursunuz. *Nerede görülmüş otobüsün yolcunun sahibi olduğu. Yolcu otobüs içindeki kurallara riayet ettiği sürece istediği kadar pencereden seyrettiği manzarayı istediği gibi yorumlama hakkına sahiptir dedim.
Ayrıca otobüsün içinde yolcuların rahatını bozan bir yolcu var ise buna haddini bildirmek şoförlerin ve muavinlerin ve yolcuların görevidir. Siz otobüs sahibi olarak olay bittikten sonra bir daha böyle yolcuların binmemesi için ancak şifahen şoförlere salık verebilirsiniz.
Elhasıl,
Firma özür diledi. *
Oki bu süre zarfında epey şişlendi. Hatta kazma sapını son bir hamle ile haşırt diye yedi. Allah’tan daha önce vatandaşı olduğu ülkenin sayesinde kol böreklerini çokça manevi olarak yediği için fazla acımadı. Zaten Oki sade bir vatandaş olduğu için arkanın, kazmayı sapıyla bir bütün olarak alacak kadar geniş olması kaçınılmazdır.
Meşhurdur bilirsiniz; “Sıkma ismetttt” fıkrasını.. Biz sıkmadık şükürler olsun haşırdattılar .
Son olarak,
Sitenin yapımında emeği geçenleri tebrik ediyor ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Bu sitede demokratik olmayan hangi davranış olursa olsun karşısında olacağımı bildiriyorum.
Bundan sonra buranın CEM-huriyet olarak değil, Cumhuriyet olarak yönetilmesinin en temel görev olduğunu bütün arkadaşlara hatırlatıyorum.
Yönetimde olan arkadaşların üzerindeki diğer forum site vs lerin baskısını göz ardı etmeyin diyorum. *Bu açıdan hangi bakış ile bakarsak bakalım sonuçta buranın bir otobüs olduğunu ve devrilir ise en kıymetli hazinemiz olan zamanın da heder olacağını hep aklımızda tutalım diyorum.
Site içerisinde özelikle yönetimsel konularda ki tartışmaların sadece üyelere özel google dan görünemeyecek şekilde ayrı bir platformda tartışılmasını öneriyorum. *Bu özel başlığın adı da dinlerden özgürlük olmamalıdır. Zira özgürlük izafi bir kelimedir. En geniş kapsamında bile bir sınır vardır. Bunu Oki konu ile ilgili önceki diğer yazılarında çokça belirtti zaten.
Dinlerden özgürlük gurubu kalabilir. *BirleşmişÜyeler adlı yeni bir gurup kurulabilir. *
Unutmayalım, *inanç bir tercihtir, tercihler her an herkes için yaşamsal faktörler ile değişebilir. Hele hele var demek ile yok demek arasında ispatsal doneler açısından aslında hiçbir fark yokken.
Ben sayın cem’den evvel, yönetimde bulunup en değerli hazinelerini bu site için harcayan başta kazma sapını saplayan dostum dilaver ve ben kazma sapını yiyince arkadan vokal yapan frodo, okiyi şiş kebap yapmak için tavan arasında babanneden kalma eşyaları arayan thunderpoint ve değişim ve üçüncüyol, özgürbeyin, vartor abi , respendial, habilis,spartacus, sargon *ve diğer yönetim kurulundaki arkadaşları siteyi bu günkü üslup ve saygınlığına oturttukları için tebrik ederim.
Daha evvel yönetimde bulunmuş ve üyelikleri devam eden ve saygınlıkları her bir satırlarında belli olan arkadaşları da kutlarım.
Şunu bilirim ki, zafer ordunundur, yenilgi komutanın. Bu bir darbı meseldir.
Bu nedenle halk olmadan hiçbir şeyin olamayacağını bilmek ve güç olarak kullanmak halkların en temel hakkıdır. *
Sayın Cem’in ve diğer yönetimdeki arkadaşların tüzük dışında hiçbir şekilde fevri davranamayacağının baskısının biz sade çayır okilerin de olduğunu da belirtmek isterim.
Panteri saldık çayıra haydi mevlam kayıra *
Son bir husus daha kaldı. Onu da söylemeden geçemeyeceğim.
Lütfen özellikle siyasi içerikli yazılarınızı yazarken, Gri propagandadan nasıl etkilendiğinizi test etmek için bu sitede açılmış olan adını şu an hatırlayamadığım
(yuh eşek oki gir iki dakika bak. Ne demek adını hatırlayamadım.. yuh sana.) Hah buldum.
Mhmmd’in açtığı başlığı dikkatlice hepimizin okumasını talep ediyorum.
Son zamanlarda okuduğum en enfes yazı dizisiydi. Kendisine teşekkür ederim.
Şu yakma meselesine gelince;
Ben yaşarken yandım arkadaş. Gömün (biipppp) koyum(n)
Bakın sonunu koyun ile bitirdim. Koyunluk yokkkk unutmayın *
Selamlar.