
03-02-2008, 17:54
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: Bilim ve Gelecek Dergisi
Bilim ve Gelecek’in Şubat sayısı bayilerde!
Adem ile Havva’nın
uzun yürüyüşü
.
İnsanın tarihini anlamanın yeni ve kesin yolu: Genlerimize bakmak…
Hepimizin kökeni Afrika… Neden yollara düştük?... Homo sapiens’in 200 binyılda dünyaya yayılışının temel rotaları… Türümüz kaç kez yok olma tehlikesi geçirdi?... Modern insan Avrupa ve Amerika kıtalarına nereden geldi?...
Bilim ve Gelecek, Şubat 2008 tarihli 48. sayısında, Homo sapiens’in tarihi, göç yolları, hangi coğrafyaya ne zaman ulaştığı, iklimdeki ve dünyanın coğrafi yapısındaki değişikliklerin insan üzerindeki etkileri ve insanın dönemlere göre yaşam biçimlerine dair son bilgileri, bu alandaki arkeolojik ve antropolojik çalışmaların desteğini de alarak kesin sonuçlara ulaştıran yeni genetik bulgular ışığında ortaya koyuyor…
Nasuh Mahruki ile Everest fatihi Edmund Hillary
ve zirve tutkusu üzerine konuştuk
Elif Dastarlı’nın geçtiğimiz ay kaybettiğimiz Edmund Hillary hakkında Nasuh Mahruki’den dinlediklerinden: “İngilizler Everest’e çıkmayı egemenlik yarışına dönüştürmüştü. Everest’i alt etmek gerekiyordu. Bu nedenle Hillary’nin tırmanışı başardıktan sonra aşağı inerken söylediği ilk söz, ‘Piç kurusunu alt ettik’ olmuştur. Bugünün dağcıları böyle söylemez. Olayı kendileriyle rekabet olarak tanımlarlar. Bu kadar tırmanış yaptım, derdim hiçbir zaman dağla itişmek olmadı. Dağ ile sıcak bir ilişki kurdum. Ama Hillary böyle söyledi diye onu suçlayamayız; çünkü o günün anlayışı buydu.”
İtalya’da bilimciler ve öğrenciler Galileo’dan,
siyasetçiler ve medya Papa’dan yana
Ender Helvacıoğlu yazdı:
Türbanlı Galileo demokrasisi
Papa, Galileo’nun üniversitesinde konuşma yapmaya çalışıyor. Bilim insanları ve öğrenciler karşı çıkıyor. Bunun üzerine bütün İtalyan siyasetçileri ve medya, “mazlum” Papa’dan özür dileme kuyruğuna giriyorlar. Bu habere neden vurgu yaptık? Ülkemizdeki “Türban Davası”nı anımsattı da ondan. “Özgürlüğü yok etme özgürlüğü”, emperyalizmin günümüzde tüm dünyada sahneye koyduğu bir oyun. “Oyuna” gelmeyelim…
Aslı Kayabal’ın haberi:
Dünya yine de dönüyor!
Tarihi Roma La Sapienza Üniversitesi, Papa XVI. Benediktus’u açılış törenine davet etti. Emekli Profesör Marcello Cini, kilisenin Galileo hakkındaki kararını savunan bu konuğu “uygunsuz” bulduğuna dair bir mektup yayımladı. Üniversiteden 70 fizikçi mektubu destekledi. Öğrenciler Papa’yı protesto ederek konuşturmadılar. Bunun üzerine sağlı sollu siyasetçiler ve medya “demokrasi” adına Papa’ya destek verdiler. Galileo’ya ise “Dünya yine de dönüyor” demek kaldı…
Türkiye’nin ilk kopya koyunlarını klonlayan
Prof. Dr. Sema Birler ile söyleşi
T.C. Koyun Doğum Belgesi
Ana Adı: OYALI, Baba Adı: OYALI, Adı: OYALI
Türkiye’nin ilk kopya koyunları Oyalı ve Zarife’nin macerası, hangi hücreden başlıyor? Hayvancılıkta, tekstilde ve gıdada “fare” ile kıyaslanamayacak olan “koyun”, transgenik hayvan üretiminde “fare”nin ününü yakalayabilecek mi? İnsan sağlığı için vazgeçilmez olan ilaçların ucuzlaması mümkün mü? Klonlama soyu tükenen hayvanlara çare olabilecek mi? Pandalar kurtarılabilir mi? Organ naklinde yeni bir umut ışığı mı doğuyor?
Tüm bunların yanıtı ve daha fazlasını, arkadaşımız İrem Afşar, Türkiye’nin başarılı klonlama ekibinin perspektifinden öğrenmeye çalıştı.
İZ BIRAKANLAR / Türkiye klasik arkeolojisinin öncüsü: Arif Müfid Mansel
Arif Müfid’in yaşamına ve çalışmalarına, sarayla ilintili bir Osmanlı ailesinden gelmesi, Almanya’da aldığı sağlam arkeoloji eğitimi ve Atatürk’ün tarih ve arkeoloji seferberliğine yoğun biçimde katılması damgasını vurmuştur. Side ve Perge antik kentlerini ortaya çıkaran kişidir. Sağlam mesleki birikimini geniş kültürüyle tatlandırarak anlattığı derslerine müptela ettiği öğrencilerinin de unutulmaz hocası…. Nalân Mahsereci’nin kaleminden…
Deterministik bir dünyada seçimlerimizde ne kadar özgür olabiliriz?
Prof. Dr. Oğuz İnel makalesinde, felsefi açıdan özgür irade kavramını irdeliyor, farklı filozofların ve felsefi akımların konuya nasıl yaklaştığını ele alıyor.
“Bilim bir çözüm getirene kadar, deterministik bir dünyada yaşamasına rağmen, insanın özgür iradeye sahip bir varlık olduğunu kabullenmemiz gerekiyor. Ancak halen bunun nasıl gerçekleşebildiğini bilmiyoruz. İleride belki kuantum kuramının daha iyi anlaşılmasıyla veya kuantum kuramını da aşan daha mükemmel yeni bir bilimsel paradigmanın ortaya çıkmasıyla bu problem çözülebilecektir.”
Bilim ve Gelecek’in Şubat 2008 sayısında dikkat çeken diğer bazı makaleler şöyle:
Doç. Dr. Ergi Özsoy / DNA düzeyinde doğal seçilimi saptamak…
Hasan Birson / Yenilmeyi bileni yenmek zordur
Nalân Mahsereci / Fuat Sezgin ve İslam’da Bilim ve Teknik eseri
Bilim ve Gelecek’in son sayısında, her zaman olduğu gibi Ali Nesin’le Matematik Sohbetleri, Bilim Gündemi, Yayın Dünyası, Briç, Forum, Bulmaca gibi bölümlerde canlı haberler, bilimsel bilgiler, bilim tarihi öyküleri, söyleşiler, kitap tanıtımları ve tartışmalar yer alıyor.
Bilim ve Gelecek Dergisi
Adres: Sakızağacı Cad. Nane Sok. 15/4 Beyoğlu-İstanbul
Tel: 0212-244 97 95 * www.bilimvegelecek.com.tr
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

07-02-2008, 19:46
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Re: Bilim ve Gelecek Dergisi
Bilim Ve Gelecek dergisinin son sayısındaki kapak konusu "Adem Ve Havva'nın uzun yürüyüşü
gerçekten güzel bir çeviri-dosya. Bu konu ile ilgili herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Bu çevirilerin orijinal metinleri ise aşağıdaki linkte güzel bir animasyonla verilmiş:
Adem Ve Havva'nın uzun yürüyüşü
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

07-02-2008, 20:07
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
|
|
Re: Bilim ve Gelecek Dergisi
karsit";p="´isimli üyeden Alıntı
Hocam bilim ve tekniğin tarikatler eline geçtiğine eminmisin? Epeydir almıyorum ama eskiden çok sıkı takip ederdim sonra ara ara almaya başladım şimdiyse hiç almıyo gibi bişeyim. Bilimvetekniğin bilimdışı saçmalıklara tenezzül ettiğini görmemiştim hiç. eğer öyleyse çok kötü olmuş yılların bilimveteknik dergisine.
bilimveütopya almam hiç ama kapaklarında islam bilimadamları marx vs. gibi salakca şeyler görmüştüm o dergi bilim ve ütopya olmasın!
|
O bahsettiğiniz sayıyı almıştım. Konusu İbn-i Haldun'du. Marx'a dahi ilham kaynağı olmuş olması yönüyle kapağına işlemişler. Güzel yazılar vardı.
|

02-03-2008, 02:41
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: Bilim ve Gelecek Dergisi
Bilim ve Gelecek’in Mart sayısı bayilerde!
Ortaçağ’dan çıkışta
BİLİMİN ROLÜ
İnsanlık Ortaçağ’dan kolay çıkmadı. Bu yaklaşık 1500 yıllık bir süreçtir. Bilim etkinliğinin ve bilim insanlarının bu süreçte özgün bir yeri vardır. Gerici güçler bu çabaları bastırmaya çalışmış, ancak her çabada ortaya çıkan yeni kavramların Bilimsel Devrim’e giden yolu döşemesini engelleyememiştir. Kuşkusuz, bu devrim ancak tüccar, zanaatkâr, fabrikatör ve özgür köylülerin toplumunda gerçekleşebilirdi. Ünlü astronom Eric J. Lerner, Bilimsel Devrimin 1500 yıllık öyküsünü Toplumsal Devrimle ilişkisi içinde anlatıyor.
Milliyetçilik nedir?
Etnisite nedir?
Somut örneğini Fransız Devriminde bulan Aydınlanma felsefesinin ulus ve ulus-devlet anlayışı ile 19. yüzyıl Alman modelinde somutlaşan ulus-devlet anlayışı farklıdır. Etnisite, belirli değerler ve nitelikler yüklenmiş bir soyun tarih içinde ilerleyişi olarak kurgulandığı vakit, “hayalî bir cemaat”in “hayalî cevheri” olmaktan öteye bir anlam taşımaz. Ancak, milliyetçilik bu sanal cevhere bağlayabildiği bütün halkları akraba, hatta kendinden sayar, onun tarihini ve coğrafyasını da kendisine ilhak eder. Bunun ifrata varan örneklerini son zamanlarda gazetelerde çıkan “DNA analizleri”ne bağlı “bilim haberleri”nden izliyoruz.
Doç. Dr. Suavi Aydın, tarihsel süreci içinde milliyetçilik ve etnisite kavramlarını inceliyor.
Yard. Doç. Dr. Hasan Aydın
Aydınlanma bağlamında türban tartışmaları *
Aydınlanmanın kökleşmesi için, özgürlüğün seküler temelini görmek, bilgi ve değerleri dinsel olandan uzak tutmak gerekir. Nasıl yarı hoca imandan, yarı doktor ise candan ederse; yarı aydın da Aydınlanmadan ve bilimden, sınırsız özgürlükçü liberal de özgürlükten eder.
Mehmet Taki Yılmaz
Profesör kimdir? Üniversite nedir?
Profesörlere dersler *
Türban ile ilgili başlayan özgürlük, demokrasi, laiklik, anayasa, hukuk, rektörler, üniversite tartışmaları bir gerçeği ortaya çıkardı.Bu tartışmalar, birtakım profesörlerin bilimselliklerini, olayları algılayış, değerlendiriş ve çözümleyiş tarzlarını ortaya koydu.
Gül Atmaca
Dünyadaki tek kadın dili: Nu Şu *
Hunan Eyaleti’ne bağlı Jiangyong İlçesi’nde dağlık bir yerleşim alanında konuşulan Nu Şu, kadınların “aileye ait herhangi bir mal” gibi görüldüğü Çin geleneksel yaşamında, onlar için adeta “sessiz bir haykırış” olmuş. Nu Şu, “ebedi kız kardeşlerin” diliymiş.
Prof. Dr. Mehmet Dağ
İslam öncesi Ortadoğu’da kültürel durum *
İslâm fetihleri önce¬sinde Ortadoğu’da başta eski Yunan kültürü almak üzere, İran ve Hint kültürlerinin etkisinden söz etmek mümkündür. Yunan kültürünün Ortadoğu’ya girişi iki ayrı dönem olarak ele alınabilir. Selevkoslar ve Roma İmparatorluğu dönemi ile Hıristiyan kilisesinin egemen olduğu dönem.
Doç. Dr. İsmihan Yusubov
Zor problemlerin kolay çözümleri *
Bir arpa çuvalını kocaman bir atın boynuna asmanın iki yolu vardır. Ya kendin de en az “at kadar” kocaman olup, çuvalı atın boyun hizasına kadar kaldıracaksın ve boynuna asacaksın. Veya bir avuç arpa alıp, onunla atın başını aşağı eğmesini sağlayacak, tam bu arada da çuvalın ipini atın boynuna geçireceksin.
Dr. Alev Erarslan
Anadolu’da yönetici sınıfın ortaya çıkışı *
Tabakalı toplumun varlığı Anadolu’da MÖ 11. binyıldan itibaren görülür. Tarımsal artı, asal üretim araçları, yerleşmelerin sosyal, politik, ekonomik ve dini liderlerini oluşturan otorite figürü kişi ve gruplar, sınıflı toplumların ne denli erken dönemlerden itibaren var olduğunu ortaya koymaktadır.
Çeviri: Aslı Kayabal
Dünyanın sesini dinleyen adam: John Bullitt
“Yerkabuğu sürekli hareket halinde. Okyanuslardaki fırtınalar, kıtasal platformları sarsıyor. Yerçekimi, yerkabuğunu dikey yönde yani aşağıdan yukarıya doğru itiyor. Hepimizi kucaklayan eşsiz bir armoni. Sırada vücudumuzun içini dinlemek var.”
Bilim ve Gelecek’in Mart 2008 sayısında dikkat çeken diğer bazı makaleler şöyle:
Der: Nalân Mahsereci / Prof. Dr. Ufuk Esin’in ardından…
Hasan Birson / Tarihte elmanın rolü
Ender Helvacıoğlu / Beşinci yılımıza girerken…
Bilim ve Gelecek’in son sayısında, her zaman olduğu gibi Matematik Sohbetleri, Bilim Gündemi, Yayın Dünyası, Briç, Forum, Bulmaca gibi bölümlerde canlı haberler, bilimsel bilgiler, bilim tarihi öyküleri, söyleşiler, kitap tanıtımları ve tartışmalar yer alıyor.
Bilim ve Gelecek Dergisi
Adres: Sakızağacı Cad. Nane Sok. 15/4 Beyoğlu-İstanbul
Tel: 0212-244 97 95 * www.bilimvegelecek.com.tr
----------------
* *Bu arada dergi bir kampanya yürütüyor, Derginin çıkmış olan ilk 48 sayısını 100 Ytl bedel ile sahip olabilmek mümkün. Eksik olan sayıları ise % 50 bedel+ kargo ile sahip olabilmek mümkün.
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

01-04-2008, 22:54
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: Bilim ve Gelecek Dergisi
Bilim ve Gelecek’in 50. sayısı (Nisan) bayilerde!
Aydınlanma nedir?
Afşar Timuçin ve Ali Timuçin, Aydınlanma hareketinin kaynaklarını, özünü ve toplumsal boyutunu yazdı: 18. yüzyıl, felsefenin ilk olarak siyasallaştığı yüzyıldır. Her şeyden önce siyasal ve dinsel yetkelerin tartışılması gerekiyordu. Aydınlanma böylece bir eylem felsefesi oldu. Felsefe hiçbir dönemde bu kadar somutlaşmamış, bu kadar kavgacı olmamış, insanlığı bu kadar geniş biçimde kucaklamaya çalışmamıştı. Aydınlanma, Sanayi Devrimi’ne açılan bilimsel atılımların, sermayeciliğin gelişimini sağlayan atılımların getirdiği olumlu ve olumsuz değerlerle ilgili bir genel eleştiriydi.
Aydınlanma filozoflarından seçme metinler
Aydınlanma hareketinin simge isimleri olan büyük düşünürler Locke, Montesquieu, Voltaire, Rousseau, Diderot, Kant ve diğer filozofların *eserlerinden seçme metinler.
Çağına öfkeli, çözümleri zıt iki düşünür
Marx ve Nietzsche
Nietzsche’nin de, Marx’ın da emin olduğu bir şey vardı: Yaşanılabilir ve sevinçli bir hayat, insanoğlu için imkânsız hale gelmişti. Nietzsche, saldırısını varolan ahlak anlayışı ile ondan kaynaklanan ilişki biçimlerine yöneltti. Marx’ın saldırısı ise, kapitalist üretim ilişkileri ile bundan kaynaklanan tüm tahakküm biçimlerine yönelmişti ve ancak özel mülkiyetin ortadan kaldırılmasıyla özgür bir hayatın kurulabileceğini düşünüyordu. Fatih Yaşlı, yaşadıkları çağı eleştiren, ama zıt çözümler öneren iki düşünürü karşılaştırarak yazdı.
Postmodernizmin fikir babası: Nietzsche
Önceleri Nietzche hayranı, ama sonra ona karşı olan Macar filozofu Georg Lukacs, “Nietzsche pratikte hem efendilere hem de kölelere hizmet edecek, ancak yalnızca efendilere yararlı olacak düşünceler ileri sürmektedir” diyor. Nietzsche, kapitalizmin tekelciliğe geçtiği dönemde yaşadı ve sonuçta tekelci burjuvazinin çıkarlarını yansıttı. Postmodern düşünürlerin bugün Nietzsche’yi yeniden güncelleştirme girişimlerini bu çerçevede anlamak gerekir. Yener Orkunoğlu, Nietzsche’yi ve günümüzdeki etkilerini irdeliyor.
Ender Helvacıoğlu
Burjuva Aydınlanmasının serüveni ve Emekçi Aydınlanması * *
Burjuva uygarlığının şafağında Modernizm, Bilimsel Devrim ve Aydınlanma, insanlığa büyük kurtuluş umutları, büyük çözümler ve yepyeni bir toplum ve evren modeli sundu. Günümüz burjuvazisi ise, gençlik dönemindeki bütün bu niteliklerini küpeşteden attı. Burjuva Aydınlanması, emek-sermaye çelişkisinin sermayenin önderliğinde çözüleceği ilkesine dayanmıştı. Barutu çabuk tükendi. Emekçi Aydınlanması, emek-sermaye çelişkisinin emek lehine çözülerek ortadan kaldırılması zemininde oluşabilir.
Ünlü evrim bilimci Jerry Coyne ile söyleşi * *
‘Doğayı anlamaya çalışalım’
“Evrimin reddedilmesi bilimin ve genel olarak bilimsel yöntemlerin reddedilmesi anlamına gelir. Yaratılışçılar doğaüstü güçlerin bilimin bir parçası haline gelmesini istiyor. Yaratılışçılığın yol açabileceği en büyük tehdit budur.”
Dr. Deniz Akgün
İslam kültürü doğum kontrolüne engel olur mu? *
Neo-liberal küreselleşme sürecinin insan ve toplum yaşantısı üzerindeki olumsuz etkilerini yamamaya yönelik ideolojik, felsefi amaçlarla, İslam dininin liberal yönelimli yorumlarının şaşırtıcı bir şekilde birbiriyle örtüşebildikleri görülüyor.
Doç. Dr. İsmihan Yusubov
Matematikte inanmak ve anlamak üzerine *
Herhangi bir şey anlatılırken, kafada var olan bir modelden yola çıkılır. Anlamak isteyen kişi de o modelin benzerini inşa etmekle uğraşır ve eğer inşa edebildiyse, anlamış demektir. Bu yazıda amaç, anlamak için gerekli matematik yapıları gözler önüne sermek.
Aslı Kayabal
Da Vinci’nin satrancı
Rönesans Dönemi matematikçisi Pacioli’nin satranç kitabını inceleyen uzmanlar, kitaptaki desenlerin çoğunun bir sanatçının kaleminden çıktığını belirttiler. Akla hemen Pacioli’nin arkadaşı Leonardo geldi. Araştırmalar, desenlerin Leonardo’ya ait olduğunu kanıtlamış gibi.
Bilim ve Gelecek’in son sayısında, her zaman olduğu gibi Matematik Sohbetleri, Bilim Gündemi, Yayın Dünyası, Satranç, Briç, Forum, Bulmaca gibi bölümlerde canlı haberler, bilimsel bilgiler, bilim tarihi öyküleri, söyleşiler, kitap tanıtımları ve tartışmalar yer alıyor.
Bilim ve Gelecek Dergisi
Adres: Sakızağacı Cad. Nane Sok. 15/4 Beyoğlu-İstanbul
Tel: 0212-244 97 95 * www.bilimvegelecek.com.tr
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

02-05-2008, 13:40
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Re: Bilim ve Gelecek Dergisi
Bilim ve Gelecek’in 51. sayısı (Mayıs) bayilerde!
Yaşamın tarihi
Dünyanın 3.500.000.000 yıl önceki durumuna yani yaşamın başladığı zamana geri dönmek mümkün olsaydı sadece bakteri benzeri hücreler görebilirdik. Eğer zaman içinde yolculuk yapabilseydik, günümüze kadar geçen zamanı konu alan bir tiyatro oyunu tahmin edebileceğimizden çok daha muhteşem olurdu; bir yazarın hayal edebileceğinden çok daha şaşırtıcı özellikleri ve rolleri olan milyonlarca türün sahne aldığı, oynadığı ve genellikle öldüğü bir gezegen tiyatrosu. Douglas J. Futuyma’nın kaleminden biyolojik evrimin öyküsü
Evrimin kanıtları
Darwin’den bugüne dek taşılbilim, türlerin coğrafi dağılımı, karşılaştırmalı anatomi, embriyoloji, genetik, biyokimya ve moleküler biyolojiden elde edilen sayısız gözlem ile evrim doğrulandı. Evrim bir olgudur. Evrim gerçeğini açıklayan kuram da Evrim Kuramı’dır.
Evrimsel Biyolojinin Türkiye çıkartması
Evrimsel biyolojiye her düzeyde merak duyanların temel başvuru kaynağı olarak kullanabilecekleri bir kitap olan, ünlü evrimci Douglas Futuyma’nın Evrim’i Türkçe’ye kazandırıldı. Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy, Futuyma’nın kitabını tanıtıyor. .
Bir uzlaşmanın tarihçesi
Türk Sağı, devlet ve AKP
Komünizme karşı devleti koruma misyonuyla harekete geçen milliyetçi-muhafazakâr entelijansiya ve elit, komünizm tehdidinin ortadan kalkışından sonra da, hem yeni İslami burjuvazinin ve devlet içerisindeki kadrolaşmanın gücünü hem de küresel konjonktürü arkasına alarak, devlet eliti ile oluşan uzlaşıyı devam ettirdi. Üstelik bunu yeni mevziler kazanarak, batıcı/laik devlet elitini dar bir alana hapsederek gerçekleştirdi; ancak bunu yaparken kendisi de dönüştü ve merkeze geldi. Peki bu uzlaşı devam edecek mi, yoksa bozuluyor mu? Fatih Yaşlı, Türk Sağı’nın ve AKP’nin öyküsünü yazdı.
Yrd. Doç. Dr. Hasan Aydın
İbn Rüşd’de nedensel zorunluluk bağlamında irade özgürlüğü
Tanrı’nın saltık kudretini koruma ve mucizeyi temellendirme adına nedensel ilişkinin zorunluluğunu yadsıyan Gazzâlî karşısında, nedensel zorunluluğu onaylayan ve savunan İbn Rüşd bu zorunluluk içerisinde insanın irade özgürlüğünü nasıl temellendiriyor?
Ali Timuçin
Yeniçağ’ın başlarında doğa yasası ve doğal durum anlayışları
17. yüzyıl düşünürleri hem insanın özyapısını göstermeye çalıştılar hem de uygar ya da siyasal toplumun oluşumundan önceki zamanlarda yaşadığı düşünülen insanın durumunu ve uygar topluma geçiş koşullarını vermeye çalıştılar.
Prof. Dr. Korhan Kaya
Karşılaştırmalı olarak Hint, Çin ve Ortadoğu kutsal kitapları
Düşünceler nasıl birbirleri üstüne eklene eklene gelişmişlerse, kutsal kitaplar da öyle gelişmişlerdir. Eski söylemler üstüne yeniler eklenerek “mükemmel” yakalanmaya çalışılmıştır. Hint ve Çin kutsal kitapları ile Kuran’ı bu açıdan irdeleniyor.
Prof. Dr. Önder Bilgi
Hitit Öncesi Anadolu’sunun etnik yapısı
Hititler’in Anadolu’ya MÖ 2. binyılın başlarında, kuzeydoğu Anadolu üzerinden geldikleri genellikle kabul görmüş bir teoridir. Gerçek böyle miydi?
Bilim ve Gelecek’in Mayıs sayısında dikkat çeken diğer makaleler
Aslı Kayabal / İtalyan Partizanlar Derneği’nin kurduğu bir okul: Rinascita
Hasan Birson / Halkımızın 11. Tezi
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Çebi / Hasan Aydın ile “Postmodern Çağda İslam ve Bilim” adlı kitabı üzerine söyleşi
Nalân Mahsereci / Arkeoloji kitaplığına değerli bir armağan: Hattuşa
Bilim ve Gelecek’in son sayısında, her zaman olduğu gibi Bilim Gündemi, Yayın Dünyası, Satranç, Briç, Forum, Bulmaca gibi bölümlerde canlı haberler, bilimsel bilgiler, bilim tarihi öyküleri, söyleşiler, kitap tanıtımları ve tartışmalar yer alıyor.
Bilim ve Gelecek Dergisi
Adres: Sakızağacı Cad. Nane Sok. 15/4 Beyoğlu-İstanbul
Tel: 0212-244 97 95 * www.bilimvegelecek.com.tr
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

22-05-2008, 21:52
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Mar 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 28
|
|
sevgili Dilaver;
"Politik amaç ve çıkarların, insanların ürettiği karbondioksitin hızlı iklim değişikliklerine neden olduğuna ilişkin kesin kanıtların yadsınmasına neden olduğu ve toplumun büyük bir bölümünü evrim ve dini inançların çeliştiği yanılgısına düşürdüğü Birleşik Devletler... "(Douglas J. Futuyma önsöz)
Eğer çeviri hatası değilse bu tümce hakkında görüşünüz nedir?
??????
|

22-05-2008, 22:10
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Şimdi yazının devamında şöyle yer alıyor :
"Ancak evrimi yadsımak, bilimsel yöntemn kendisi kadar, diger bilimlerdeki ilkeleri ve buluşları da yadsımak anlamına gelir."
Evrimi yadsırsanız bilimi yadsırsınız denmeye çalışılmış. Herhalde takıldıgınız konu evrim ile dini inanışın çelişmesi meselesi. Kitabı okumadıgım için üstünkörü yorum ile şunu diyebilirim. Kast edilenin dini inanıştan ziyade tanrı düşüncesi olması gerekir. Yani teistlerin kast ediliyor olması gerekir.
Elbette tercüme hatası var mı bilemiyorum.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

23-05-2008, 00:09
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 03 Jul 2007
Mesajlar: 2.842
|
|
Bence bir tercüme hatası yok. Bu durum belki de "Brooks yada çevirmen tarafından anlam ayrıntılarına yeterince yer verilmemiş olması" olarak tanımlanabilir. Böyle yazılmasına sebep olarak da "hedef kitlenin aynı görüşte birleşmiş ve stabil olduğunun kabulü" öncelikle düşünülebilir.
Nitekim başlarda " Tanrı'nın doğa kanunlarını koyduğu ve kendi akışına bıraktığını varsayan "deist", tanrıtanır anlayış yayılmış, böylece güvenilebilir insan bilgisi doğaüstüne gönderme yapmaksızın olduğu gibi doğa olaylarının çözümlenmesinden edinilebilmiştir" denilerek deizm'in bilimi dolayısıyla da 'evrimci görüş'ü engelleyici olmadığı savunu yarım ağızla da olsa dile getirilmiş...
Sevgili dialektik,
Dikkatin övgüye değer doğrusu..
Düşünebildiklerinin hepsini düşünülebileceklerin tamamı zannetme!
|

02-06-2008, 01:51
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Bilim ve Gelecek’in Haziran sayısı bayilerde! Toplumların genetik geçmişi nasıl belirleniyor? ANADOLU’NUN GENETİK YAPISI Popülasyon genetiği insanlığın ve toplumların geçmişini ortaya koyuyor. Cavalli-Sforza ve arkadaşları “The History and The Geography of The Genes” adlı kitapta, insan topluluklarının genetik tarihini ortaya çıkarmayı amaçladılar. Tüm dünya ve ayrı ayrı kıtalar düzeyinde insan topluluklarının genetik çeşitliliklerinden kaynaklanan farklılıkları incelediler. Anadolu insanı genetik mercek altına alındığında, alışılageldik görüşlere oldukça ters sonuçlar ortaya çıktı. İrem Afşar’ın geniş çalışması…
Anadolu insanı kime, ne kadar yakın? En melez coğrafya: Anadolu Orta Asyalılar genetik olarak Türkiye’nin yaklaşık yüzde 12’sini oluşturuyor, yani her 8 kişiden 1 tanesi Orta Asya kökenli. Geri kalan yüzde 88 ise, Anadolu, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu popülasyonları ile benzerlikler paylaşmakta. Sonuç olarak Anadolu, birçok farklı gen frekansının buluştuğu ve melezleştiği bir coğrafya. Dr. Ferhat Kaya ve Dr. Kambiz Kamrani’nin makalesi…
Genetik bilimi ‘ırk’ kavramını reddediyor DNA’mızın deri rengi yok! Toplumların insan ırkları şeklinde biyolojik-genetik temelde ayrılamayacağına ilişkin ilk çalışma, 1972 yılında Richard Lewontintarafından yapılmıştı. Lewontin, bir siyahi toplum olarak, örneğin Bantuların, bir Fransızdan, Almandan ya da bir Tatardan genetik açıdan pek farkı olmadığını ortaya koydu. Son araştırmalar da gösterdi ki, bilim açısından “ırk” kavramının hiçbir anlamı yok. Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy’un çalışması…
Nalân Mahsereci
Bilim ve Gelecek Kitaplığı’ndan yeni kitap:
‘Harun Yahya Safsatası ve Evrim Gerçeği’
Bilim ve Gelecek Kitaplığı’nın 5. kitabı çıkıyor: “Harun Yahya Safsatası ve Evrim Gerçeği”. Kitabın ana gövdesi, Harun Yahya’nın safsatalarla dolu Yaratılış Atlasları’ndaki iddialara bilim insanlarının verdikleri yanıtlardan oluşuyor.
Dr. Fatih Yaşlı
Türkiye’de muhafazakâr anti-kapitalizm: Nurettin Topçu
İslamcılık ve Milliyetçilikle birlikte “Türk Sağının Üç Hali”ni teşkil eden Türk muhafazakârlığına “reaksiyoner” niteliğini veren olgu, inkılâp karşıtlığından ziyade komünizme karşı duyduğu büyük düşmanlık olmuştur. Türk muhafazakârlığı içerisinde anti-kapitalist bir damar mevcut olmuş mudur? Bu soruya Nurettin Topçu örneğini inceleyerek yanıt arayacağız.
Prof. Dr. Rennan Pekünlü
Doğadaki diyalektik
Doğa diyalektik davranıyor! Bu davranış bilim insanının dünya görüşüne aykırıysa o bilim insanı süreçteki diyalektiği görmezden gelebilir veya davranışı başka sözcüklerle, felsefeyle açıklayabilir. Bazı bilim insanları da Engels’in başlattığı gözlemleri, “Doğanın Diyalektiği”ne ilişkin gözlemleri araştırmayı sürdürür.
Doç. Dr. İsmihan Yusubov
Eşitsizliğin değeri ve matematikteki yankıları
Newton’un misafiri, çalışma odasının kapısının alt kısmında biri büyük, diğeri küçük iki delik olduğunu fark edince, “Bu da neyin nesi?” diye sormuş. Newton’un biri büyük, diğeri küçük iki kedisi varmış ve bunlar dışarı çıkmak isterken kapıyı tırmalayıp onu rahatsız ediyorlarmış. Misafirin, “Ama bir büyük delikten her iki kedi de geçebilirdi” lafına, Newton “Doğrusu ben bunu düşünememiştim” diye karşılık vermiş. Yoksa var mıdır bir bildiği?
Matematikçiler ve şairler
Goethe, matematikçiler her söylediğinizi kendi dillerine çevirebilen ve anında onu tamamen yeni bir şeye dönüştürebilen Fransızlar gibidir, diye espri yapmıştı. Aynı şekilde şiir de bütün sanatların ortak, anahtar bir faktörüdür. Güzel bir matematik formülüyle, birkaç parlak şiir dizesi arasındaki çarpıcı simetrik benzerliği fark etmek zor değildir.
Bilim ve Gelecek’in Haziran sayısında dikkat çeken diğer makaleler
Ender Helvacıoğlu / Irkçılık ve etnik milliyetçilik bilimsel olarak da çürütüldü
Söyleşi: Ceyda Çalışkan / Prof. Dr. Tümel Tanju Kaya ile EÜ Tabiat Tarihi Müzesi
Hasan Birson / Sizi artık Marx bile kurtaramaz!
Aslı Kayabal / Trieste’nin borası rüzgâr müzesinde
Bilim ve Gelecek’in yeni sayısında ayrıca, Bilim Gündemi, Ali Nesin’le Matematik Sohbetleri, Yayın Dünyası, Satranç, Briç, Forum, Bulmaca gibi bölümlerde canlı haberler, bilimsel bilgiler, bilim tarihi öyküleri, söyleşiler, kitap tanıtımları ve tartışmalar yer alıyor. Bilim ve Gelecek Dergisi
Adres: Sakızağacı Cad. Nane Sok. 15/4 Beyoğlu-İstanbul
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:01 .
|