
30-11-2005, 22:54
|
|
|
Çok güzel açıklamışsın
Ben sendeki cevheri görememişim, affola.
Olgudur, yorumlar kişiden kişiye değişir (Kasap et derdinde koyun can derdinde yanlış anlamadıysam)
Bilgi mümkün değildir (Şüpheciler dışında buna prim verene rastlamadım ama elbette olgudur, kişiden kişiye değişir)
Zamanın başlangıcının öncesi olamaz bu düşünülemez (Kusura bakma, nasıl aşk ota da boka a konarsa, düşünce bu düşünülüyor işte)
Sende gördüğüm cevher şu. Seni dinleyen bir insanın düşünmede kullanılan nöronlarının bağlantılarını kaybetmemesini mümkün değil.
Içki içip karaciğeri harap etmeye gerek yok. Seni dinlemek yetiyor.
Sen gerçekten ehli-müslümansın.
Bunu derim bunu bilirim.
|

30-11-2005, 23:47
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
|
|
1 000.'ci Üyemiz
1000. ci üyemiz aysegül ile birlikte bayağı büyük bir Site olduk.
Nice binlere.....
|

01-12-2005, 13:31
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
|
|
Mamuli harbiden paso yanlış anlıyosun hocam ya da anlamak istemiyorsun.
Dil-Düşünce ilişkisine kafa yoran adamların sonunda gelecekleri nokta nedir sana bi ipucu veriyim bak;
"İnsan tarafından Dile getirilen herşey, dile getirilenin ya eksik ya da çarpıtılmış halidir."
Dön baba Bilgi Kuramına, kafa yoranların sonunda geldikleri nokta şu;
"İnsan bildiğini değiştirir."
Hadi buyur.
Bunlar uçurtma laflar değil. Bedir savaşı hakkında Cem'in yazdıklarının doğruluğu tartışılır. Herkes üzerinde uzlaşmaz, herkesin tekbir şey üzerinde uzlaştığı görülmüş şey değildir dünyada. İnsan sayısınca Alemler vardır diyenler bunu demek ister. Ama dünya tektir. Napacan şimdi?
|

01-12-2005, 14:56
|
|
|
aliminyum "demek ister" demişsin. allahın kelamında "demek istemek" olmamalıydı. demeliydi direk olarak demek istemek yerine. böyle bir kelam olsa kimseyi decoder konumuna getirmezdi, hepimiz denileni anlardık, demek istenileni anlamak zorunda kalmazdık. alemden kastettiğinin ne olduğunu yazıversin o zaman tanrın oraya, nolurdu? kitap şiirsel ve sanatsal yönünü mü kaybederdi? herşeye kafiye bulacam diye kasarsan içerikten özden koparsın tabi, anlatım gücün azalır, o yüzden düz yazı vardır zaten, başta şiir gibi bir kitap olması işin en kötü yanı zaten, bir de buna mucize diyorsunuz.
|

01-12-2005, 15:48
|
|
|
Pek çok şeyin felsefesi yapılabilir tabiki ama üstünü örtmek istediğimiz şeyleri de felsefe yapıp bulandırmaya çalışmanın, felsefenin ucu açık belirsizlikleri içinde konuyu örtmeye çalışmanın bir savunma mekanizması olabileceğine dikkat çekmek istiyorum.
Olgu oldukça açık, pratik bir olgu karşımızda. 300 kişilik çetenin yağmalamaya çıkması söz konusu. Bunun felsefe yapılacak fazla bir yönü yok. İleri sürülen gerekçeyi de geçersiz kılan nedenleri maddeler halinde sıraladım. Ele alınacak ise bu maddeler ele alınmalı. Oldukça somut bir olayı soyut fikirler arenasına çekip bulandırmaya çalışmanın alemi yok bence.
|

02-12-2005, 13:45
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
|
|
Ya usrenin demagoji yapma gözünü seviyim be.
"Demek ister." lafı, "Aslında öyle demek istememiş de böyle demek istemiştir." değil. "Demek ister" demek; "Denilen budur arkadaş, bunu böyle anlayacaksınız, kıvırmayacaksınız" demektir. Kuranda elbette istiareler, benzetmeler, teşbihler vardır ama bunlar herkes kendi kafasına göre yorumlasın demek değildir.
Ayrıca Cem Efendi.
300 kişilik çete dediğin adamların karşısına kaç kişi çıkmıştı? Onların Mekkedeki yok saydığın mallarını kim yağmalamıştı? Onlara Mekkede kim zulmetmişti? Kim onları vatanlarından göç etmek zorunda bırakmıştı? Ne felsefesinden bahsediyon sen? Olayın önüne arkasına bakma, kafana göre takıl, yorumlamada bütün ilkeleri salla, ondan "Al sana gerçek yorum" diye bizi kandırmaya çalış he? Çocuk mu var karşınızda?
|

02-12-2005, 14:12
|
|
|
aliminyum kardeş inanmak istediğin için böyle yazıyorsun kabul et, inanmak değil seninki inanmak istemek, ölümü vs yi hayattaki saçmalıkları kabul edinememek, kendin için korunaklı ve kolay olduğunu düşündüğüne yöneliyorsun hepsi bu. yoksa oradaki 300 kişinin niteliği seni pek de ilgilendirmiyor aslında..
|

02-12-2005, 19:09
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
|
|
usrenin net üzerinden psikanalize bidaha teşebbüs etme bence vallaha bi acayip oldum ya. Bahsettiğin mevzular aslında uzmanlık alanıma giriyor desem yalan söylemiş olmam birkaç yıl varoluşçu takılmıştım çünkü ve varoluşçu psikanalizin ne menem birşey olduğunu iyi bilirim. 4-5 sene evvel varoluşçu psikanalizmin ateşli savunucularından birisiyle en çok laf dalaşı yaptığımız mevzuydu bu, o adamcağız da inançlı kimselerin ölüm korkusunu bastıramayıp da icad ettikleri dinlere inanmak suretiyle bu anksiyetelerini bastırdıklarını iddia ederdi, varoluşçular da bu bunalım sınavından geçerler ama geçtikleri anda dinlere minlere ihtiyaçları olmadığını anlarlar diye güdülenmiştik. Adama dediydim ki; Bastırılmış anksiyetelerin açığa çıkma oranları bastırılan şeyin nitel büyüklüğüne göre ne kadardır? Dediydi ki en fazla birkaç yıl. Yani öfkenizi bastırırsınız, bastırırsınız, bastırırsınız enf azla birkaç yıl yapabilirsiniz bunu, birkaç yıl sonra depresyon etkilerini göstermeye başlar ve afbuyrun ota poha sinirlenirsiniz, gömleğinizin düğmesini iliklemekte zorlansanız bile hayatın anlamsızlığını, intihar etmeyi bile düşünürsünüz.
Şimdi bu duruma göre ölüm korkusunu İman bastırıyorsa eğer bastırıcı bi özelliği olması hasebiyle gerçek olmamalı. Eğer gerçek değilse o da biryerlerden patlak verecektir.Ama Müslümanların çoğu ölüm korkusu yüzünden dinlerini terketmiyor. Ne buyrulur? Bu bahsettiğim işin en basit kısmı. Bu hamur çok su götürür. O yüzden sen sen ol yüzünü görmediğin, başından neler geçtiğini bilmediğin bi adam hakkında üstelik de klavyenin öbür ucundan "Ölümü kabullenemediğinden dolayı Müslümansın işte kabul et, kendini kandırıyorsun" gibi uçurtma laflar etme abi. İslam, ölüm korkusunu bastırmak için icad edilmiş bir din olsaydı "Lezzetleri azaltan ölümü çokça anınız" demezdi Peygamber.
|

24-03-2007, 16:11
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Feb 2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 341
|
|
Re: Bedir Savaşı' nın Tahlili
Cem";p="´isimli üyeden Alıntı
Bu savaşın nedeni Müslümanlara göre Mekkeden göç eden 80-100 civarındaki müslümanın evlerinin ve mallarının Mekkeliler tarafından yağmalanmasıdır. Oysa bu gerekçeler aşağıdaki nedenlerden dolayı kabul edilemez
|
Bu gerekçeyi ilk defa duydum.Sen hangi kaynaktan alıntıladın bunu sevgili Cem ?
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:09 .
|