Sonuçta senaryomuz basit: Dünyaya gel, imtihana gir, sabır göster ve ahrette hesabın kesilsin. Ama bu senaryo, Allah sabır gösterirse geçerli. Yoksa oyunun kuralları her an değişebilir. Bunu Kuran’da görüyoruz:
Demek ki imtihan, vaat edilenin aksine her an kesintiye veya bir sona uğratılabilir. Allah, kişiler imtihana uyuyor mu, sabır gösteriyor mu diye uğraşmaktan imtina edip, her an “yıldızlı pekiyi sahibi” bir insanlık gönderebilir.
Eee, sabra ne oldu? Hani sabır lazımdı? Tehdit ettiği kişiler dinlerinden dönmüş olabilirler ama belki de bir gün dine ve hayırlı amellere geri dönecekler. Zaten imtihan maksadı o değil miydi? Ve bunun için de sabır gerekiyordu.
Allah, kendisinin gösteremediği sabrı kullarından neden bekler?
İmtihanı henüz sona ermemiş kimselerin dünyadan bir anda silinmesi, oyunun kuralına aykırı değil midir?
Allah, kendi sözünü dinleyecek bir insanlık gönderecekse, onların neyini imtihan edecektir? Zaten bu “örnek insanlık” onun her sözünü dinleyecek değil midir?
Kuran’da tehdit edilen bu insanların, aslında bu emirlere uyma zorunluluğu bulunmuyor. Çünkü imtihan meselesi söz konusu olduğunda Müslümanlar, Allah’ın bu imtihan sürecine müdahale etmediğini, sonuç itibariyle insanların özgür iradeye, dolayısıyla kurallara uyma/uymama konusunda serbestiye sahip olduklarını savunurlar.
Sayın AhbAp,
İnsanların dünyada imtihanda olduğunu kabul ettik, bu hayatın bir sınav olduğunu kabul ettik, sabırlı olmaları gerektiğini kabul ettik diye bunları kabul ediyorum diyorsunuz ama sorduğunuz soru ile kabul etmediğinizi gösteriyorsunuz. Bu nasıl bir çelişki böyle?
İmtihanı henüz sona ermemiş kimselerin dünyadan bir anda silinmesi ne demektir İslam'a göre bir açıklar mısınız?
Ölen birisinin imtihanı devam mı ediyor?
Eğer İslam çerçevesinden bakacaksanız, yaptığınız çıkarımlar yanlış.
Ayrıca, sabır boyun eğmek değil, sabır mücadele etmektir.
Saygılarımla
Rabbim; Ben hiçim, Azametin karşısında acziyetimin bilincindeyim. Sen ne yazarsan güzel. Sen neyi silersen güzel. İstediğin gibi yaşat. İstediğin gibi öldür.
İnsanların dünyada imtihanda olduğunu kabul ettik, bu hayatın bir sınav olduğunu kabul ettik, sabırlı olmaları gerektiğini kabul ettik diye bunları kabul ediyorum diyorsunuz ama sorduğunuz soru ile kabul etmediğinizi gösteriyorsunuz. Bu nasıl bir çelişki böyle?
İmtihanı henüz sona ermemiş kimselerin dünyadan bir anda silinmesi ne demektir İslam'a göre bir açıklar mısınız?
Ölen birisinin imtihanı devam mı ediyor?
Eğer İslam çerçevesinden bakacaksanız, yaptığınız çıkarımlar yanlış.
Ayrıca, sabır boyun eğmek değil, sabır mücadele etmektir.
Saygılarımla
Sayın EnvyMe,
Bence alıntıladığınız yazımı tekrar okumalısınız. Zira herhangi bir şeyi kabul ettiğimi belirttiğim bir sözüm, dolayısıyla her nerede olduğunu sanıyorsanız bir çelişkim söz konusu değil. "Bir an için böyle kabul edelim" sözünü "başımla beraber" olarak mı karşıladınız?
İslam'a göre imtihanı bitmemiş insanların veya kavimlerin, bir anda yeryüzünden silinmesi tehdidi altında olduklarının nasıl bir şey olduğunu, iyisi mi siz bana açıklayın. Zaten ben bu başlığı, bunu anlayamadığım için, biri bana anlatsın maksadıyla açtım.
Allah, "Şu lafımı dinleyin, dediğimi yapın. Yapmazsanız öyle bir topluluk getiririm ki, onlar sizin gibi korkak ve lafı ikileten cinsten de olmazlar. Derhal uygularlar" diyor bu ayetlerde. Yapılmasını söylediği şeyleri de "imtihan" maksadıyla yapıyor. Bunun için "sabır" gösterilsin istiyor ve de ekliyor "Bakalım sabredecek misiniz?".
Mevzu hala anlaşılamadı sanırım, ki Allah bakmaya, görmeye çalışmaya devam ediyor olmalı.
Aynı fikirde olmasak dahi EnvyMe (ki olmadığımız aşikar), öncelikle ne dediğimi ve ne demediğimi iyi okuyun. Hemen çıkarımlarımın yanlış olduğunu söylemeyin. Doğru anlayın, hala yanlış çıkarımda bulunduğumu düşünüyorsanız, doğrusunu anlatın.
İmtihan, sonucu önceden belirlenemeyecek ve sonuca göre yaklaşımların uygulanacağı bir araç ise, Tanrı gibi bir kavramın imtihan yoluna gitmesi mantıksızdır. Ya da kadr-i mutlak özelliği yalandır. Böylesi bir tanrıya, kızıp sinirlenmek, tehdit etmek, sözünü dinleyecek bir kavim yaratıp "Ohh be, işte bu! Ne uğraşıyormuşum eskilerle" demek de yakışmaz.
Kuran'daki bir çok bölüm gibi, buradaki ayetlerde de fazlasıyla beşeri bir hava söz konusu. Kuran, inanıldığı gibi Tanrı sözü değildir. Benzerleri gibi, birilerini gütmek ve sömürmek amacıyla oluşturulmuş, uydurulmuş ve derlenmiş bir kitaptır.
Saygılarımla
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
Demek ki imtihan, vaat edilenin aksine her an kesintiye veya bir sona uğratılabilir. Allah, kişiler imtihana uyuyor mu, sabır gösteriyor mu diye uğraşmaktan imtina edip, her an “yıldızlı pekiyi sahibi” bir insanlık gönderebilir.
Sn Ahbap
Örnekler getirmişsiniz güzel de eksik olmuş ne yazık ki, onu da biz tamamlaya gayret gösterelim İnşaAllah.
"İnsanlar arasında öylesi de var ki, sınırlı ve somut bir amaç uğruna Allah'a kulluk eder. Eğer işleri iyi giderse hoşnut olur. Fakat eğer sınav amaçlı bir sıkıntı ile karşılaşırsa yüzgeri eder, sırt çevirir. Böylesi hem dünyayı hem de ahireti kaybeder ki, işte apaçık hüsran budur."
Hacc 11
"Sizden önceki (münafıklar ve kafirler) gibi. Onlar sizden kuvvet bakımından daha güçlü, mal ve çocuklar bakımından daha çoktular. Onlar kendi paylarıyla yararlanmaya baktılar; siz de sizden öncekilerin kendi paylarıyla yararlanmaya kalkışmaları gibi, kendi paylarınızla yararlanmaya baktınız ve siz de (dünyaya ve zevke) dalanlar gibi daldınız. İşte onların dünyada ahirette bütün yapıp ettikleri (amelleri) boşa çıkmıştır ve işte onlar kayba uğrayanlardır."
Tevbe 69
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
Eee, sabra ne oldu? Hani sabır lazımdı? Tehdit ettiği kişiler dinlerinden dönmüş olabilirler ama belki de bir gün dine ve hayırlı amellere geri dönecekler. Zaten imtihan maksadı o değil miydi? Ve bunun için de sabır gerekiyordu.
Allah, kendisinin gösteremediği sabrı kullarından neden bekler?
İmtihanı henüz sona ermemiş kimselerin dünyadan bir anda silinmesi, oyunun kuralına aykırı değil midir?
Allah, kendi sözünü dinleyecek bir insanlık gönderecekse, onların neyini imtihan edecektir? Zaten bu “örnek insanlık” onun her sözünü dinleyecek değil midir?
Şimdi sevgili Ahbap, şimdi size sorum şu; imtihan ne zaman biter? ahirette mi bitecek dünyada mı? amel defteri nerede dürülüyor ise orada öyle değil mi? yani dünyada. Sanırım sizde vaktiyle ölünüp ölünmediğini savunanlardansız bazıları ecel kavramını bu şekilde yorumlar, sanki ecel yatakta ölüm gibi ifade etmeye çalışılır, oysa bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Helak kavramını biz günümüze göre yorumlamaya bakalım, bir şiddetli deprem sonucunda ölen insanları düşünelim, şimdi bu insanlar eceliyle mi öldüler? yoksa (haşa) Allah'ın sabırlsızlığının göstergesi mi olur? İmtihanın sona ermesi için zaten "ÖLÜM" şarttır.
Ha ölüm anını tartışalım diyorsan evet bazı insanlar kolay şekilde can verebilir, bazıları ise ızdırap çeker gibi can verir. Kolay bir şekilde can verene misal getireceğim de bana birçok ithamda bulunacaksınız ama olsun zaten sizlerin bu tutumuna bizler alışkınız.
Izdıraplı ölümü paylaşmaya gerek yok sanırım zaddet şiddet görüntülerine onay da yok sitenizce.
Gördüğünüz gibi "ölüm" kavramı her ne kadar korkutucu bir olay gibi görünsede videoda da gördüğümüz gibi bazen hiç de korkutucu bişey olmadığını görebiliyoruz, şimdi yukarda bir soru yöneltmişsiniz "Neden öldürüyor belki tevbe edecekti?" diye paylaşmış olduğum video üzerinden örnek vermek istiyorum. Farz edelim ki Video da ölen kişi müslüman olarak can verdi (Allah'ü Alemü) bu durumda sorabilir miyiz ki, neden öldü belki ilerde kafirlerden olacaktı diye? Veya Osmanlı İmparatorluğunu düşünelim madem Allah'ın istediği gibi yaşıyorlardı da neden Dünya'dan tamamen silinip tarih oldular? Demek ki imtihana yenik düştüler son zamanlarda ki Allah daha fazla yaşamasına müsade etmedi.
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
Kuran’da tehdit edilen bu insanların, aslında bu emirlere uyma zorunluluğu bulunmuyor. Çünkü imtihan meselesi söz konusu olduğunda Müslümanlar, Allah’ın bu imtihan sürecine müdahale etmediğini, sonuç itibariyle insanların özgür iradeye, dolayısıyla kurallara uyma/uymama konusunda serbestiye sahip olduklarını savunurlar.
O halde, Allah neden “Uymazsanız uymayın. Ben size yapacağımı bilirim” deyip ahreti beklemek yerine, bu sürece her an son verebileceği ile tehdit ediyor?
Olay imtihan değilse ve Allah sabırsızca emirlerinin derhal yerine getirilmesi peşindeyse, bunun için de her sözünü dinleyecek bir insanlık getirebileceğini söylüyorsa, neden bunu yapmıyor? Bu düpedüz sabırsızlık değil midir? Bunlar Kuran ayeti olduğuna göre, Allah bu sözleri henüz İslam’ın emekleme döneminde bildiriyor; o halde nedir bu sabırsızlık?
İmtihan sürecini iyi analiz etmemiz gerekiyor Ahbap kardeşim her insan bir şekilde ölecek zamansız ölüm diye birşey yok herkes zamanı geldiğinde ölüyor, dolayısıyla ortada bir sabırsızlık yoktur Allah adına.
İmtihan sürecine karışmamak gibi bir durumda yok kimden duyduysanız bu yorum eksik olmuş, Allah imtihan sürecine karışır yoksa nasıl imtihan edecek? Gün gelir kuluna yiyecek içecek vermez de kulum ne yapacak diye bakar, gün gelir aynı kuluna bolca rızık verir de israf ediyor mu diye ölçer...
Sanırım farklı şeylerden bahsediyoruz. Konu ölüm değil. Siz, ölümün nasıl bir son olduğuna İslami bakış açısıyla yer vermişsiniz. Ben ise, Allah'ın koca bir kavmi yeryüzünden silip, bunun yerine her sözünü kayıtsız şartsız dinleyecek bir kavim getirme tehdidinden söz ediyorum. Bir hayli farklı mevzular.
Yukarıda açıklamaya çalıştığım ölçülerde, imtihan denen şeyin mantıksız olduğunu düşünüyorum. Sonucu bilen, zaten imtihan yapmaz. Kendi sözünü harfiyen yerine getirecek bir kavmin de imtihana ihtiyacı yoktur. Bu imtihan konusu, baştan sona mantıksızlık örgüsüdür.
Ben herhangi bir kişinin zamansız ölümünden, neden ölüyoruz gibi bir şeyden bahsetmiyorum. Sorularımı tekrar okuyun lütfen.
Saygılarımla
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
İmtihan sürecine karışmamak gibi bir durumda yok kimden duyduysanız bu yorum eksik olmuş, Allah imtihan sürecine karışır yoksa nasıl imtihan edecek? Gün gelir kuluna yiyecek içecek vermez de kulum ne yapacak diye bakar, gün gelir aynı kuluna bolca rızık verir de israf ediyor mu diye ölçer...
Bu her zaman böyle mi olur? Her insan hayatının bir bölümünde fakir ve bir bölümünde zengin midir?
Bu, fakirlerin "Yahu biz neden fakiriz" diye çıkışmalarını engelleyen, egemenlerin işine gelen bir yalandan başka bir şey değildir. "Öteki tarafta alacaksın kardeşim mükafatını. Şimdi bırak da dünya nimetini biz yiyelim."
İmtihan, daha önce saydığım özelliklerine ek olarak, eşit şartlarda da olmalıdır. Üniversite sınavına giren iki kişiden birine en kazık trigonometri ve geometri soruları soruluyor ve diğerine çarpım tablosundan çerez sorular soruluyorsa, bu durum imtihan sonucunu etkiler.
Sabır ve imtihan söz konusu olduğunda, müslümanların bir görüşü de "Allah, hiçbir kuluna taşıyamayacağı yük yüklemez"dir. Bu ve diğer sabır-imtihan anlayışına göre, aşağıdaki çocukların imtihanı ve taşıyamayacağı yük nedir?
Bunun imtihan ile ilgisi yok. İmtihan söylemi, birilerinin diğerlerinin ağzına bir parmak bal çalmasıdır. Tıpkı, askerde oğlu ölen kadının başına her üşüşenin, "Yahu sevin! Oğlun şehit oldu ve artık cennette" diye onu avutması gibi.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
Sanırım farklı şeylerden bahsediyoruz. Konu ölüm değil. Siz, ölümün nasıl bir son olduğuna İslami bakış açısıyla yer vermişsiniz. Ben ise, Allah'ın koca bir kavmi yeryüzünden silip, bunun yerine her sözünü kayıtsız şartsız dinleyecek bir kavim getirme tehdidinden söz ediyorum. Bir hayli farklı mevzular.
Yukarıda açıklamaya çalıştığım ölçülerde, imtihan denen şeyin mantıksız olduğunu düşünüyorum. Sonucu bilen, zaten imtihan yapmaz. Kendi sözünü harfiyen yerine getirecek bir kavmin de imtihana ihtiyacı yoktur. Bu imtihan konusu, baştan sona mantıksızlık örgüsüdür.
Ben herhangi bir kişinin zamansız ölümünden, neden ölüyoruz gibi bir şeyden bahsetmiyorum. Sorularımı tekrar okuyun lütfen.
Saygılarımla
Sevgili Ahbap
Bunu nasıl tehdit algılıyorsunuz anlayamadım doğrusu.
Oysa Allah tehdit etmiyor, dilersem sizi yok ederim de yerinize daha hayırlılarını getiririm diyerekten o kötü toplumu uyarmaktadır. Demiyor ki siz bu şekilde yaşamaya devam ederseniz sizi yok ederim, oysa Allah o kötü topluluğu bir an önce yok etme gayretinde değil bilakis sabrını kullanarak kötülüklerinden dönmesini istemektedir.
Mesela Süper Güç Amerika'yı düşünelim öyle bir topluluk ki Dünya üzeride müslim veya gayrimüslim tarafından sevilmeyen bir topluluk, Allah'a karşı isyanını her kulvarlarda kullanan bir topluluk, ürettiği bir bilgisayar oyunu dahi var müslümanları öldürme oyunu ve en sonunda güya (haşa) Allah'ı öldürüyorsun felan filan, şimdi Allah sabırsız olsaydı Dünya üzerinde Amerika kalırmıydı? Belirtmeliyim ki ilerleyen yıllarda Amerika diye bir ülke kalmayacak ama siz bu konuda Allah'ın sabrından bahsettiğiniz için bu örneği uygun buldum. Allah sabırsız ise ve imtihanı tam anlamıyla uygulamıyorsa neden Amerika'nın hala ayakta durmasına izin veriyor? Bu nasıl bir sabırsızlık?
İnşaAllah ömrümüz yeterde Amerika'nın yok oluşuna beraber şahitlik ederiz ve tekrar bu konuda müteala yapma fırsatımız olur.
Bunu nasıl tehdit algılıyorsunuz anlayamadım doğrusu.
Oysa Allah tehdit etmiyor, dilersem sizi yok ederim de yerinize daha hayırlılarını getiririm diyerekten o kötü toplumu uyarmaktadır. Demiyor ki siz bu şekilde yaşamaya devam ederseniz sizi yok ederim, oysa Allah o kötü topluluğu bir an önce yok etme gayretinde değil bilakis sabrını kullanarak kötülüklerinden dönmesini istemektedir.
Mesela Süper Güç Amerika'yı düşünelim öyle bir topluluk ki Dünya üzeride müslim veya gayrimüslim tarafından sevilmeyen bir topluluk, Allah'a karşı isyanını her kulvarlarda kullanan bir topluluk, ürettiği bir bilgisayar oyunu dahi var müslümanları öldürme oyunu ve en sonunda güya (haşa) Allah'ı öldürüyorsun felan filan, şimdi Allah sabırsız olsaydı Dünya üzerinde Amerika kalırmıydı? Belirtmeliyim ki ilerleyen yıllarda Amerika diye bir ülke kalmayacak ama siz bu konuda Allah'ın sabrından bahsettiğiniz için bu örneği uygun buldum. Allah sabırsız ise ve imtihanı tam anlamıyla uygulamıyorsa neden Amerika'nın hala ayakta durmasına izin veriyor? Bu nasıl bir sabırsızlık?
İnşaAllah ömrümüz yeterde Amerika'nın yok oluşuna beraber şahitlik ederiz ve tekrar bu konuda müteala yapma fırsatımız olur.
Örneğin şöyle bir tehdit sevgili barudi:
Tevbe 39:Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Burada Allah, "Sefere çıkmıyor musunuz? Peki, imtihan sonucunu bu durum etkileyecektir. Ahirette görüşürüz" demiyor. "Siz çıkmazsanız sizi silerim ve yerinize başkasını getiririm" diyor. Burada bir imtihan da değil, tehdit dolu bir yaptırım söz konusu. "Ya çıkacaksınız ya da çıkacaksınız" diyor Allah. Çıkmazsanız kökünüz kazınacak. Bunu ciddiye alan kişinin sefere çıkmama gibi bir şansı var mı?
"Efendim, ben sefere çıkmayacağım. Günahı benimdir. Fakat kalan ömrümü ibadet etmeye, fakirlere yardım etmeye, insanlığa iyilik etmeye harcayacağım. Sonuçta günah-sevap terazisi ne çıkarsa razıyım" demek yok. "Sefere çıkmazsan zaten bittin".
Sefer konusunda Allah'ın ne kadar sabırsız ve sinirli davrandığını iyi görmek lazım. "Sonra görüşürüz" demiyor. Diyeceksin ki "sonucu biliyor, sonra görüşmeye ne hacet". E sonuç biliniyorsa, imtihana ne hacet?
Sevgili barudi, bu laflar, sefer sonucunda büyük cukka bekleyen bir adamın boş sözleri, boş tehditleridir. İman ettiğin kitap, baştan sona beşeri bir çabanın sonucudur.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
Bu her zaman böyle mi olur? Her insan hayatının bir bölümünde fakir ve bir bölümünde zengin midir?
Bu, fakirlerin "Yahu biz neden fakiriz" diye çıkışmalarını engelleyen, egemenlerin işine gelen bir yalandan başka bir şey değildir. "Öteki tarafta alacaksın kardeşim mükafatını. Şimdi bırak da dünya nimetini biz yiyelim."
İmtihan, daha önce saydığım özelliklerine ek olarak, eşit şartlarda da olmalıdır. Üniversite sınavına giren iki kişiden birine en kazık trigonometri ve geometri soruları soruluyor ve diğerine çarpım tablosundan çerez sorular soruluyorsa, bu durum imtihan sonucunu etkiler.
Sabır ve imtihan söz konusu olduğunda, müslümanların bir görüşü de "Allah, hiçbir kuluna taşıyamayacağı yük yüklemez"dir. Bu ve diğer sabır-imtihan anlayışına göre, aşağıdaki çocukların imtihanı ve taşıyamayacağı yük nedir?
Bunun imtihan ile ilgisi yok. İmtihan söylemi, birilerinin diğerlerinin ağzına bir parmak bal çalmasıdır. Tıpkı, askerde oğlu ölen kadının başına her üşüşenin, "Yahu sevin! Oğlun şehit oldu ve artık cennette" diye onu avutması gibi.
Ahbap Kardeş
Ben sadece bir örnek getirdim ve bu örneği rızık üzerinden verdim.
Bu demek değildir ki sadece rızık üzerinden imtihan ediyor. Üniversiteyi kazanmak için kazık soruları da bilseniz kolay sorularıda bilseniz kazanma şansınız var öyle değil mi? Ama bir kişi hiç çalışmamızsa kolay soruların cevabını da bilmesi mümkün olmaz doğrumudur? Adam 2x2 kaç ederi bilmiyorsa 4 diyebilir mi?
Zaten sıkca kullandığınız bir taktiğe müracaat etmişsiniz sonuç itibari ile, sanki ölçtünüz biçtiniz de bu çocukta taşıyamayacağı yük yüklenmiş diyerekten karşıma çıkmışsınız, bugün nice insanlar var kör olduğu halde proje cizebilen, kolları olmadığı halde ayaklarıyla kalem tutup eser yazan, boyu kısa olduğu halde güçlü olan örnek cep herkül..
"Taşıyamayacağı yük" kavramına kim kara veriyor Ahbap? Buna siz mi karar veriyorsunuz?
Ben sadece bir örnek getirdim ve bu örneği rızık üzerinden verdim.
Bu demek değildir ki sadece rızık üzerinden imtihan ediyor. Üniversiteyi kazanmak için kazık soruları da bilseniz kolay sorularıda bilseniz kazanma şansınız var öyle değil mi? Ama bir kişi hiç çalışmamızsa kolay soruların cevabını da bilmesi mümkün olmaz doğrumudur? Adam 2x2 kaç ederi bilmiyorsa 4 diyebilir mi?
Zaten sıkca kullandığınız bir taktiğe müracaat etmişsiniz sonuç itibari ile, sanki ölçtünüz biçtiniz de bu çocukta taşıyamayacağı yük yüklenmiş diyerekten karşıma çıkmışsınız, bugün nice insanlar var kör olduğu halde proje cizebilen, kolları olmadığı halde ayaklarıyla kalem tutup eser yazan, boyu kısa olduğu halde güçlü olan örnek cep herkül..
"Taşıyamayacağı yük" kavramına kim kara veriyor Ahbap? Buna siz mi karar veriyorsunuz?
Neden 2x2=4'tür diye bilmiyorsa zaten boştur gibi garip bir yaklaşım getiriyorsun? Ben eşitlikten bahsediyorum.
Üniversiteye AhbAp mı girecek yoksa barudi mi? Hangisini almak lazım, hangisi daha uygundur? Bilmiyoruz. Bilmek için o halde imtihan edelim.
İşte imtihan, bu gibi bir durumda yapılır. Sonucu görebilmek için. Görülebilseydi, zaten imtihana gerek olmazdı. En azından, Kuran ve benzeri kitapların tanımını yaptığı tanrıların buna ihtiyacı olmaması lazım.
O üniversiteye girmek için sen de çalışırsın, ben de çalışırım. Fakat kimin hak ettiğini anlamak için, sınavın eşit şartlarda, eşit sorularla ve eşit sürede düzenlenmesi lazım. AhbAp'a çerez sorular ve barudi'ye kazık sorular ayarlanmışsa, AhbAp'a 3 saat süre ve barudi'ye yarım saat süre verilmişse, bu işte bir terslik var barudi.
Kaldı ki sen veya ben, böylesi bir durumda "Üniversite'de okumak zorunda değilim ve sınava girmeyeceğim" deme hakkını da saklı tutuyoruz. Fakat Allah öyle demiyor; girmek ve tüm mantıksız şeylere katlanmak borç.
Tekrar ediyorum, bu durum, "Yahu bu ne menem iştir, bu nasıl adaletsizliktir" denmesinin önüne geçilmek için insanlar tarafından uydurulmuş laflardır. Buna iman etmek, tokatlanmayı gönüllü bir şekilde kabul etmek demektir. "Yahu ben sabahtan geceyarısına "it gibi" çalışıyorum, evime ekmek götüremiyorum ama sen yan gelmiş yatıyorsun ve yediğin önünde yemediğin arkanda" lafına "Allah bu kardeşim, vardır bir hikmeti bu imtihanın" cevabıdır.
Uyan kardeşim barudi!
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
bugün nice insanlar var kör olduğu halde proje cizebilen, kolları olmadığı halde ayaklarıyla kalem tutup eser yazan, boyu kısa olduğu halde güçlü olan örnek cep herkül..
sevgili dostlar...
genelleme insan beyninin karakteristik özelliği .. yaşadığı veya gördüğü duyduğu 1-2 olayı hemen "her şey böyledir"e çok rahat getirebiliyor..
aynı şey işte dindar dostlarda da mevcut .. her şeyi "takdir böyle"ye soyutlayabiliyorlar. bu beynin klasik stresden kaçma yöntemidir. Evrimsel sosyoloji buna çok sık değinir. Maalesef diyeceğim ama insan ve diğer tüm mahlukatın "stressten kaçmak" için geliştirmek zorunda kaldığı evrimsel bir olgudur bu...
o nedenle şaşırmayalım dindar dostlarımızın herşeyi takdire bırakması.. doğadan veya yaşananlardan gelen her şeyi "imtihan" argumanına dayamalarına...
ne yapalım ki bu tip düşünme tarzına insan beyninin evrimsel yatkınlığı var. bunu kırmak oldukça zor..
kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......