Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 13-04-2006, 01:19
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Dini Vahşet ve Katliamlar

Bugün bize çok saçma gelebilir ama Ortaçağ Avrupasında birçok insan sırf hasta oldukları için işkenceden geçirilmiş ve katledilmişti. İşte size kilisenin vampirlerle mücadelesi denen tüyler ürpertici cehalet örnekleri.

VAMPİRLER ve KİLİSE

Orta çağ Avrupası’nda kilise, vampirlerin varlığını onaylamış ve bir inanca bağlı olmayan mitlerden alıp vampir kavramını şeytanın yaratıklarından biri olduğu yönünde değiştirmiştir. Vampir açıkça kötülüğün ve dinsizliğin bir parçası olsa bile, ölümden sonra hayat, bedenin dirilişi, maddesel değişim (ekmekle şarabın İsa peygamberin etiyle kanına dönüşmesi) gibi Hıristiyanlık öğretilerini destekleyen bir inanılabilirliğe sahipti. Ekmek ve şarap kavramı İsa’nın son yemeğine dair genel bir kavramdır ve Hıristiyanlar arasında İsa’nın kanı ve bedeninin paylaşımının bir simgesidir. Bu inancı benimsemiş ve İsa’nın kanını içen insanlar, kendi kanlarını içen şeytanlara yani vampirlere karşı daha güçlü olurlardı. Orta çağ boyunca kilise vampirlere olan inancın doğruluğunu kabul etti ve vampirizmi yalnız başına sona erdirmek için gereken yetiyi kazandı.Bu durum giderek güçlenecek ve 2 yüzyıl sonra 1489’da bir dönüm noktası olan “Malleus Maleficarum”adındaki kitap ortaya çıkacaktı. Bu aslında cadıların zulmünü anlatan bir kitap olarak tasarlanmış olmasına rağmen aynı şekilde kötü kalpli vampirler içinde uygulanmış olabilir. Ne yazık ki bir çok cahil insan yazılanlar nedeniyle boş yere işkence görmüş ve hiçbir iyi neden olmadan idam edilmişti. Bu kitap İngilizce’de “The Hammer Against Witches” olarak biliniyor ve sözde şeytanla işbirliği içindekileri tanımak, zulümlerinden korunmak için yol gösteriyordu.

Tanrı bilimci olan Leo Allatius’un 200 yıl sonra bulunan yazıları, kilisenin hala vampirlere karşı olan inancını sürdürdüğünün bir kanıtıdır. Allatius kilisenin öğrencisi olarak Yunanlılardaki vampir kavramı üzerinde çalıştı. 1645’te yaptığı “On The Current Opinions Of Certain Greeks” isimli çalışmasında vampirlerin sık sık aforozun sonucu olduğu kararına vardı. Vücudun çürümemesi ve bedenin maddesel olarak dünyayı terk edemediği görüşü Yunanlılarda vampirizmin ispatıydı. Şişmiş bir vücut da aynı şekilde olası vampirizmin bir kanıtıydı. Bazı vücutlar yeteri kadar hızlı bir şekilde çürümeyebiliyordu.Bu da aslında toprağın kimyasal tipiyle ya da soğuk hava derecesiyle bağlantılıydı. Bedensel şişkinlik ise tümüyle ölünün doğal olarak ürettiği gazların bir sonucuydu. Birçok insan haksız yere vampir olmakla suçlandı. Bedenin çürümemesinin bir eksiklik olarak nitelendirilmesine karşın bu durum aynı zamanda kutsallığın ve azizliğin işaretiydi. Aralarındaki fark ise vampir olarak varsayılan bedenin tam anlamıyla bozulmamış olsa da garip, soluk ve şişkin bir şekle dönüşmesiydi .Oysa azizin kutsal bedeni neredeyse mükemmel, el değmemiş ve sanki hala yaşıyor izlenimi verirdi. Ayrıca vampirler çürümenin olmadığı süre içinde bile kutsanmış bedenlerin aksine kötü kokarlardı, sarımsağında bu kokunun üstesinden gelmek için kullanıldığını hatırlatmakta fayda var.

Daha gerilere bakacak olursak ilk Hıristiyan Yunanlılarda aforoz etme yetkisi olan rahip yada piskopos, aynı şekilde günahkarın vücudunun çürümesine engel olunmak içinde izin verebilirdi. Böylelikle günahkarın ruhu cennete gitme özgürlüğünden yoksun olacak ve günahları affedilinceye kadar yeryüzünde kalacaktı. Görünüşe göre batı kilisesi de bu inancın aynı şekilde etkisi altındaydı.

10. yy’da Bremen’in başpiskoposun St. Libertius’un da buna benzer bir yetkisi vardı. Ona göre; bazı korsanları aforoz etmek için; iddiaya göre içlerinden birinin vücudunun yıllar sonra bile hala bozulmamış olduğunun tespit edilmesi gerekmekteydi. Görünüşe göre bedenin küllere dönüşmeden önce, günahları için piskopos tarafından bir bağışlanma isteğine inanılıyordu. Bu nedenle rahip, olası vampirleri aforoz etmek ya da bu kararı bozma gücüne sahipti.

Leo Allatius belki de, vampirlerin şeytanın hizmetinde olan ve geceleri av peşinde koşan yaratıklar olduğunu resmen ilan eden ilk bilgindir.

Kilisenin vampirler üzerindeki gücünün kanıtlarının (vampirleri korkutmak için kullanılan kutsal haç vb.) hepsi en azından Ortaçağ İngiltere’sinde belgelenmiştir. Newburgh’lu William adı verilen yazar M.S. 12. yy’da ölen bir adamı ele almıştır. Söylendiğine göre bu adam karısına eziyet etmek için ölümden geri dönmüştür. Bu olayın yerel halk ve rahip üzerinde oluşturduğu dehşet nedeniyle bölgenin piskoposu, ölenin geçmişte işlediği tüm günahları affetmiştir. Mezar açılmış ve gerçek yazılı bağışlama, “vampir”in vücudu üzerine yerleştirilmiştir. İnsanlar cesedin vücudunun çürümeye dair hiçbir iz taşımaması ve oldukça iyi bir durumda olması nedeniyle şaşırmışlardı – ya da tam tersi - ama neyse ki yazılı bağışlama herkesin iyiliği için bir kez daha mezarın içine yerleştirilir, bu şekilde vampir bir daha kimseyi ziyaret edemeyecektir!

Şunu not etmek gerekir ki, vampirleri yok etme metodu – resmi kilisede belgelendiği şekilde- köylülerin mezarda bulunan vampirlere uyguladıkları olağan metotlardan (cesedi yakma, kalbini çıkarma,kafasını kesme ya da kalbine kazık çakma vb.) daha uygar ve yasalara uygundu.

1700’lü yılların başlarında Paris’teki Sorbonne Üniversitesi, toplumsal uygulamalardan biri olan, ölünün vampire dönüşmesini engellemek için bedenin biçiminin değişmesi fikrine resmi olarak karşı çıkmıştır. Bunun ardından Sarbonne Üniversitesi belirgin bir şekilde temelinde mantıksız batıl inançların yattığı bir uygulama olan, vampir olduğu varsayılan cesetlerin şeklinin değiştirilmesi fikrine karşı koyarak radikal bir pozisyon almış oldu. Bunun dışında vampirlere inanış hakkında akıllı eleştiriler de yapılmıştır. Örneğin Fransız rahip olan Dom Augustine Calmet 1746’da “A Treatise On Apparations Spirits And Vampires a.k.a The Phantom World” – Hayaletler ,Ruhlar Ve Vampirler hakkında bilimsel bir kitap – Hayali Dünya – adında vampirlerin varlığını sorgulayacak kadar cesur bir kitap yazmıştır. Calmet o günlerde kol gezen, vampirler hakkındaki tüm söylencelere meydan okuyarak bir inancı benimseyebilmesi için ilk önce kanıta ihtiyacı olduğunu belirtmiştir. Calmet özellikle vampirlerin ölümden geri dönme gibi insanüstü işler yapabilmeleri konusuna şüpheyle bakmıştır. Bunun yanı sıra Avrupa’nın her tarafında, varsayılan vampir salgınının gerçekte neye dayandığı hakkında analiz ve kritikler yapmıştır.

Sonuç olarak cehalet çağları ve buna bağlı batıl inançlar, bilimsel metotların kullanıldığı akıl ve aydınlanma çağına yol vermiştir. Tıp bilimi “Black Death” gibi vebaların şeytan ve metafiziksel vampirler tarafından yayılmadığını kanıtlamaya muktedir olmuştur.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Vampir
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 13-04-2006, 08:33
servet servet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Jan 2006
Mesajlar: 106
Standart Re: Dini Vahşet ve Katliamlar

dinler ne zaman insanlara huzur getirmiş ki... her dönemde vahşet, katliam, kısıtlamalar yaşanmıştır ve yaşanıyor. dinlerin insanları ne olursa olsun kucaklaması gerekirken bölmüş, ezmiş, sömürmüştür. laftan öte geçemeyen; *adalet, hoşgörü saygı gibi boş sözler slogan yapılmıştır. din denilen şey insanın insanca yaşamasını ve düşünmesini engelliyor. din adına laf salatası yapanlar gerçek sufileri hiç mi dikkate almaz.
dindar arkadaşlar hiç kusura bakmasın ama din denilen şey insanları bölmekten başka birşey değildir. sadece din'lede kalmamışlar mezheplere tarikatlara bölünmeler yaşanmış ve buhranlar hiç bitmemiştir. din insanların elinde oyuncak olmuştur, bir silah olmuştur.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 13-04-2006, 11:10
AMD AMD isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 115
Standart Re: Dini Vahşet ve Katliamlar

Vahşeti yapan, din değildir.İnsandır.
Hala akletmeyecekmisiniz?
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 13-04-2006, 11:21
AMD AMD isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 115
Standart Re: Dini Vahşet ve Katliamlar

psiko,

anlıyorum biliyorum.aklediyorum.Ben bu sitede kafirlere yazıyorum.müslümanlarla didişmek üzerime vazife değil.sende öyle yap derim.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 13-04-2006, 11:39
AMD AMD isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 115
Standart Re: Dini Vahşet ve Katliamlar

hımmm, evet değerli ve sayını bir kenara bırakmak ha...
Ya kardeşim şimdi senlemi uğraşacam.
Sen mümin ile müslüman arasındaki farkı biliyonmu?O farkı bana ayet ile açıkla.Ondan sonra devam edelim.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 13-04-2006, 11:45
AMD AMD isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 115
Standart Re: Dini Vahşet ve Katliamlar

evet iman ettik diyen bedevilere, iman etmedimiz islam olduk deyin diyor.
sonuç: islam olan, iman sahibi değildir.henüz imana ermemiştir.İman kalbine girmemiştir.Sorun var mı buraya kadar?
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 13-04-2006, 12:12
AMD AMD isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 115
Standart Re: Dini Vahşet ve Katliamlar

psiko,

kendi nefsine göre bir islam uydurmaya mı çalışıyorsun.Dediklerim gayet net.Sende bir anlamaya çalışırsan...Ben sana ne sormuşum neler anlatmışsın..
Neyse, sen müslümansın, sana cevap yazmam bundan sonra.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 13-04-2006, 15:03
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Dini Vahşet ve Katliamlar

psiko, AMD ile ilgilenmek sana farz oldu abiciğim. Bizim sözlerimizi kaale alacağını hiç zannetmiyorum. Bizzat senin konuya el atman gerekiyor hatta özel mesajla falan iletişim kur anlat ona doğru ve güzel olan ne varsa din adına, insanlık adına yoksa bu arkadaş bu yaklaşımı ile çok sıkıntıya düşer hem bu dünyada hem öbür tarafta.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 13-04-2006, 15:12
AMD AMD isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 115
Standart Re: Dini Vahşet ve Katliamlar

Sodomo senin bir kere ahiret inancın yok!
Psikoya gelince, benim rehberim Kuran.Psiko o terapileri kendisine uygulasın.Kendi içinde bir sürü çelişkisi var zaten.İslam diyor Allah'ın kanunu diyor, nasıl uygulanacak diyor.İslamda çok açık mümin-müslüman-kafir ayrımı var, adam o ne diyor?
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 13-04-2006, 15:20
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Dini Vahşet ve Katliamlar

Sodomo senin bir kere ahiret inancın yok!

İslamda çok açık mümin-müslüman-kafir ayrımı var

AMD inanç konusu öyle bölümlere ayrılmaz, önce bu kategorileştirme merakını yok et.

Ayırımların olmadığı, yetmiş iki millete ve DİNE bir gözle bakıldığı yere gel. Gel ki senin için bir umut ışığı doğsun, yoksa *TEK olana doğru gidemezsin.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:25 .